Insanlara Karşılık Beklemeden Yardım Yapmalı mıyız?

Bütün dinlere bakın, sürekli yardımlaşmayı, ihtiyacı olanlara karşılıksız yardım yapmayı teşvik ederler, bunu bir erdem olarak pazarlarlar. Tanıdığımız Birisine Kefil Olarak Imza Atmalı mıyız başlıklı yazımızda bu konuya kısaca değinmiştik ama çok önemli bir konu ve milyarlarca insan tarafından yanlış biliniyor. O yüzden bir açıklama yapalım istedik.

Insanlara karşılıksız yardım ederseniz harcadığınız kaynaklar (zaman, para, vs.) bir seferde tüketilir, biter gider. Ihtiyacı olan diğer insanlara yardım edebilmek için yeni kaynak yaratmanız gerekir. Oysa bundan çok daha verimli bir yaklaşım var ve Erke Dönergeci gibi sonsuza kadar kendi kendine yetecek kaynağı yaratarak tüm toplumu değiştirebilecek bir güce sahip olmanızı sağlayacaktır. Daha fazla insana yardım etmenizi ve daha fazla insana yardım edilmesini sağlayan bu gizemli yaklaşımın adı “karşılık bekleyerek yardım” etmektir.

Diyelim ki amacınız maddi imkanı olmayan yoksul gençlerin eğitimi olsun. Yoksul bir gence burs vererek eğitimini sağlayacak kaynağınız olsun. Siz bu gence karşılıksız yardım ederseniz, ancak bir kişiyi kurtarmış olursunuz. Eğer siz bu gence karşılık bekleyerek yardım ederseniz ve mezun olduktan sonra kendisinden size iki gence karşılıklı yardım etmenize yetecek miktarda bir ödeme yapmasını zorlarsanız bir kişiyi değil uzun vadede milyonlarca kişiyi kurtarmış olursunuz. Çünkü birinci genç mezun olduktan sonra iki kişiye yardım edecek kadar ödemeyi size yaparken siz bu miktarla iki gence karşılıklı yardım yapacaksınız. O iki kişi de mezun olduktan sonra size 4 kişiye yardım etmenize imkan veren ödemeyi yapacak. Eğitim üzerine yapılan yardımlarda 4-5 senede elinizdeki kaynakları ikiye katlama şansınız var, ama diğer alanlarda yaptığınız yardımın geri dönüş süresi çok daha kısa olabilir.

Karşılık bekleyerek yardım yapma yaklaşımının felsefesini anladınız mı? Kendi hayatınızda uygulamaya başlayın o zaman. Karşılık beklemeden yardım yaptığınız zaman yardım ettiğiniz insanlarla aranızda eşit bir ilişki şansı ortadan kalkmış oluyor, evebeyn-çocuk ilişkisine dönüşüyor. Aynı kişilere karşılık bekleyerek yardım ederseniz ilişkiniz yetişkin-yetişkin ilişkisi oluyor ve onların size bağımlılığı ortadan kalkıyor, daha olgun ve verimli bir ilişki kurma şansınız yükseliyor. Karşılık beklemeden yardım etmek tembelliği teşvik ederken, karşılık bekleyerek yardım etmek çalışmayı, gayret göstermeyi ve çevrenize faydalı olmayı teşvik ediyor.

Ekonomi Türk blogunda yazı yazarken de aynı mantıkla hareket ediyorum. O yüzden sizleri iğrenme noktasına getirecek derecede reklam yapıyorum, bloga ziyaretçi çekecek iğrenç yazılar yayınlıyorum. Iki tane amacımız var. Birincisi blogun geçmiş yazarlarının isteği doğrultusunda blogda yazılmış öğretici ve ufuk açıcı niteliğe sahip eski yazıları ve blogun çıkardığı kitabı mümkün olduğunca çok kişiye ulaştırmak. Ikinci amacımız ise blogdan gelecekteki faaliyetlerimizde kullanmak üzere kaynak yaratmak. Karşılık bekleyerek yazı yazıyorum çünkü gelecekte çok daha fazla yardımı karşılık bekleyerek yapmak istiyorum. Bir kaç kişi blogdan kazandığımız paralara burun kıvırıyor, bunlar matematikten ve bileşik faizden anlamayan kişiler. Sırf Ekonomi Türk 2 blogunun senelik geliri $2000’ın üzerinde seyrediyor. Her sene $2000 getiri sağlayıp bunu 30 yıl senede %20 reel getiri sağlayan alanlarda değerlendirirsek 30 yıl sonunda ne kadar paramız olur tahmin edin? Cevap 2.8 milyon dolardır.

Yoksul insanlara karşılık bekleyerek yardım ederek senelik %20 reel getiri sağlamak çok zor değil. Bunun teknik adı mikro finanstır. Ekonomi Türk blogunun geçmişine bakarsanız kuruluşundan benim yönetimime geçtiği 4 yıl boyunca TEGV ve Çocuk Esirgeme Kurumu gibi yerlere bağış yapılmasını teşvik etmeye çalışmışlar, bir iki hayırseverin dışında bağışların çoğunu da blogun kendi yazarları yapmış zaten. Bu karşılık beklemeden yardım etmektir ve başarısız bir yaklaşım olduğu 4 yıl boyunca görülmüştür. Benim yönetimimde Ekonomi Türk blogu karşılık bekleyerek hizmet verecektir, şimdiye kadar yaptıklarımız da bu konudaki kararlılığımızı sizlere göstermiştir zannedersem.

Ekonomi Türk 2 bloguna ücretsiz üye yaptığımız yazar arkadaşlarımız ile blogda gönüllü olarak yazı yazan arkadaşlar reklam faaliyetlerine katılmıyorlar. Onların yazdığı güzel yazılara sayfamızın sağ üst köşesindeki “Kaliteli Yazılar Burada” linkine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Böylece benim anasayfaya dolduracağım reklam, tanıtım ve bloga ziyaretçi çeken iğrenç yazılara bulaşmadan alıştığınız yazıları okumaya devam edebilirsiniz.

Blogun gidişatından memnun değilseniz, yeni blogumuza üye değilseniz ve kitabımızı da almadıysanız benim tercihim sizin bir daha blogumuzu ziyaret etmemenizdir. Bu isteğimde samimiyim. Okuduğunuz yazıların karşılığını vermek istemiyorsanız gelmeyin, okumayın, faydalanmayın. Herkesin maddi durumu para vererek destek olmaya imkan tanımayabilir, bu kişiler de gönüllü yazar olarak veya çevrelerindeki insanlara blogumuzu ve kitabımızı tanıtarak destek olabilirler. Burada bir çeşit komünizm uygulamaya çalışıyoruz gördüğünüz gibi ama free rider problemi ile uğraşmak durumundayız.

Özetlersek, Ekonomi Türk blogu artık karşılık bekleyerek hizmet veren bir blogdur. Blogda 2500 tane yazı var ve bu yazılarda dile getirilmemiş bizim yeni yazılarla dile getirebileceğimiz yeni fikir sayısı çok az. Biz vaktimizi eski yazılarda söylenmiş sözleri tekrar etmek yerine bu fikirlerin süzülüp güzel bir formatta okuyuculara sunulduğu Ekonomi Türk Kitabını tanıtmak ve geniş kitlelerce okunmasını sağlamaya harcamak istiyoruz. Eğer Ekonomi Türk kitabını almadıysanız alın, aldıysanız da şehrinizdeki veya okulunuzdaki kütüphaneye bağışlayın, tanıdıklarınızla paylaşın, veya bir cafeye bırakın, tanımadığınız insanlar alıp okusun (kitabın üzerine de not düşün ki kitabı bulan okusun ve okuduktan sonra aynı yere geri bıraksın).

Sizlerden beklediğim karşılık budur. Read More!

Tatilde Okumak için Tavsiye Kitaplar

Tatilde okumak için tavsiye kitaplar arıyorum, tatilde kafamı dinlemek için hangi kitapları okumalıyım diye soruyorsanız yormayın kafanızı derim, tatile gitmişsiniz ağır bir kitap okuyarak tatilinizi zehir etmeyin. Tatilde değil de tatile giderken yolda okuyabileceğiniz, ufkunuzu açacak, açarken de eğlendirecek bir kitap arıyorsanız Ekonomi Türk kitabını tavsiye ederim. Kitap Türkiye’deki ekonomi anlayışını gözler önüne sererken bir yandan medyada kalem sallayan ekonomi cahillerinin gerçek yüzlerini ortaya çıkarıyor, diğer taraftan da ekonomide olan biteni anlamanızı kolaylaştıran yazılarla sizleri sıkmadan bilgilendiriyor. Bir solukta okuyacaksınız diye palavra sallayabilirim ama öyle değil, muhtemelen 6 saat içerisinde kitabı bitirebilirsiniz.

Kitabın ilk baskısı bir ayda tükenmiş durumda, o yüzden internetten almanız çok daha pratik olacaktır. Zaten ilk baskısı sadece 1000 adet basıldığı için bir çok kitapçıya da dağıtılamadı. Kitabı alabileceğiniz websiteleri ile kitap hakkında yorum yapan Deniz Gökçe ve Uğur Gürses gibi köşe yazarlarının görüşleri burada. Read More!

Deniz Baykal Video Kaset Skandalı, Nesrin Baytok ve Kemal Kılıçdaroğlu

Nesrin Baytok ile birlikte video kaset skandalı söylentileri nedeniyle CHP başkanlığından ayrılan Deniz Baykal için Gandi Kemal Kılıçdaroğlu onursal başkanımız olsun diyerek gazını almaya kalkışmış. Deniz Baykal da “Ben geniş mutabakat istemiştim. Kılıçdaroğlu’nun adaylığı benden gizlendi, saklayarak, kaçırarak bu iş yapıldı” diyerek sitem etmiş. Deniz Baykal dönme planları yaparken Kemal Kılıçdaroğlu’nun ayak oyunlarıyla planları suya düşmüş oldu böylece. Kimlere ne çelmeler takan Baykal’ın bir kaç haftada nerelerden nerelere gelmesi ve koltuğu Gandi gibi bir bürokrata kaptırması çok ilginç bir son oldu doğrusu.

Deniz Baykal’ı koltuğundan eden görüntüleri içeren bu video kasetini görmediyseniz aşağıya koyduğumuz linkleri takip ederek bu kasete ulaşabilirsiniz (bazıları kaldırılmış olabilir o yüzden diğer yazıları kontrol etmeyi ihmal etmeyin)

Deniz Baykal’ın Görüntüleri Metacafe Videosu
Nesrin Baytok ve Deniz Baykal Video Seks Skandalı Görüntüsünü Hemen Izle
Deniz Baykal Sex Kasedi Video Izle
Deniz Baykal Skandal Kaset Izle


Videoyu bulabileceğiniz diğer yazılar şunlardır:
Deniz Baykal Nesrin Baytok Seks Görüntüleri
Deniz Baykal Kaset Skandalı Son Gelişmeler
Deniz Baykal’ın Seks Videosu Görüntüsünü Kim Toronto’dan Yükledi?
Deniz Baykal ile Seks Skandalına Adı Karışan Nesrin Baytok Kimdir? Read More!

Deniz Baykal Haberleri Ziyaretci Sayısını Patlattı

Deniz Baykal skandalıyla ilgili haberleri neden hala yayınladığımı merak ediyorsanız size grafikle açıklayayım. Deniz Baykal haberleri ziyaretçi sayısını bugün dahi önemli ölçüde etkilemeye devam ediyor. Amerika saati ile 15’de Deniz Baykal hakkında bir kaç tane yazı yazdım ve yazının hemen ardından geçen bir saat içerisinde siteyi 538 kişi ziyaret edip 1806 sayfaya bakmış. Haberden önceki bir saat içerisinde ise siteyi 268 kişi ziyaret etmiş ve 721 sayfaya bakmış. Yani bir saatte 250’den fazla kişi ekstradan gelip 1000’den fazla sayfaya bakmış. Bu Deniz Baykal haberlerinin anlık etkisi.

Bundan iki hafta önce bu saatlerde siteyi ortalama 100 kişi ziyaret eder ve 180 sayfaya bakardı. Yani daha önce yazılan Deniz Baykal yazıları da hala siteye saatte 150’den fazla ziyaretçi çekmekte ve fazladan 500 sayfanın görüntülenmesini sağlamakta.

Bu benim için Google’ın yeni kriterlerini ortaya çıkarmak açısından da güzel bir deney oluyor. Google arama sonuçlarını gösterme kriterlerini değiştirmiş ve yeni yazılan yazılara ilk sayfada daha fazla yer vermeye başlamış. Bunu yaparken de amacı kullanıcılara en yeni sayfaları en önde göstermek ve bir bakıma “canlı yayın” yapabilmektir. Ama benim de burada yazdığım yazılarda gösterdiğim üzere bu yaklaşım web sayfası yöneticileri tarafından suistimal edilmeye oldukça açık bir yaklaşım. Yakında Google’ın yaptığı bu değişiklik tam anlamıyla anlaşılıp yaygınlaştığında bir çok spam sitesinin 10 dakikada bir eski haberleri allayıp pullayıp yeniden yayınladığına şahit olacağız. Özellikle Türkiye’de bulunun ve başka sitelerden yazı çalarak yayın yapan site sayısında da önemli artış olacak. Bunun nedeni de Google’ın yaptığı bu değişikliğin bu sitelerin ziyaretçi sayısını ve gelirlerini önemli ölçüde arttıracak olmasıdır.

Not: Finans alanında event study yapan araştırmacılar da yukarıda kullandığım tekniği kullanarak makale yayınlıyorlar. Read More!

Şanghay Menkul Kıymetler Borsası

Birinci Afyon Savaşının ardından 1842 yılında İngiltere ve Çin arasında imzalanan Nanking Anlaşması ile Çin, Şanghay’ın da dahil olduğu bazı gümrüklerini düşük tarifeyle İngiltere’ye açmıştır. Bu anlaşmayla birlikte Çin’deki yabancı tüccar sayısı artış göstermiştir. 1891 yılında maden fiyatlarında yaşanan yükselişin ardından, yabancı iş adamları Şanghay Borsa Aracıları Birliği çatısı altında bir borsa kurmuştur. 1904 yılında da Birlik adını Şanghay Menkul Kıymetler Borsası olarak değiştirmiştir. 1929 yılında Borsa, Şanghay Çin Ticaret Borsası ve Şanghay Menkul Kıymet ve Emtia Borsası ile birleşmiştir.

1949 yılında Çin Komünist Partisinin Çin Halk Cumhuriyetini ilan etmesiyle birlikte bütün borsalar kapatılmıştır. Ancak, daha önce belirtildiği gibi, hükümetin piyasa ekonomisi yönündeki çabalarına paralel olarak borsalar 1990 yılında tekrar açılmıştır. Çin’de yer alan bütün borsalar özdüzenleyici kamu kuruluşudur.

Şanghay Menkul Kıymetler Borsası, Uluslararası Sermaye Piyasası Düzenleyicileri Örgütü (IOSCO), Asya ve Okyanusya Menkul Kıymet Borsaları Federasyonu (AOSEF) ve Dünya Borsalar Federasyonuna (WFE) üyedir. Borsa, 1994 yılından bu yana, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok borsayla mutabakat zaptı imzalamıştır.

Şanghay Borsasının, Şanghay Menkul Kıymetler Uydu İletişimi Şirketi, SSE Veri Dağıtım Şirketi, Çin Finansal Türev Borsası, Çin Menkul Kıymetler Endeksi Şirketi ile Merkezi Takas ve Saklama Şirketi olmak üzere 5 iştiraki bulunmaktadır.

Şanghay Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören ürünler 4 kategoriye ayrılmaktadır: hisse senetleri, tahviller, yatırım ortaklıkları ve varantlar.

Hisse Senedi Piyasası


Hisse senedi piyasasında hisse senetleri, yatırım ortaklıkları ve varantlar işlem görmektedir.

Kotasyon Şartları

Çin Halk Cumhuriyeti Sermaye Piyasası Kanunu, borsaya kote olmak isteyen şirketlerin;
• Ödenmiş sermayesinin 4 milyon $’dan fazla,
• Minimum 3 yıldır faaliyette,
• Son 3 yıldır kesintisiz olarak kâr etmiş, olması şartlarını aramaktadır.

Piyasa Verileri

A tipi hisse senetleri, Çin Halk Cumhuriyetinde kurulu şirketlerin Şanghay ve Şenzhen Borsalarında Yuan üzerinden işlem gören hisse senetlerini ifade etmektedir. A tipi hisse senetleri yalnızca Çin’de ikamet eden bireysel ve kurumsal yatırımcılar ile nitelikli yabancı kurumsal yatırımcılara açıktır.

B tipi hisse senetleri, Çin Halk Cumhuriyetinde kurulu olan şirketlerin yabancı para birimi üzerinden işlem gören hisse senetleridir. İlk kez 1992 yılında piyasaya çıkan B-tipi hisse senetleriyle yabancı yatırımcılar ve 2001 yılından bu yana yerli yatırımcılar işlem yapabilmektedir.

Halka arz sistemi revize edilirken, yeni şirketlerin halka arz edilmesine dair getirilen yasak 2006 yılının ikinci yarısında kalkmıştır. Dolayısıyla, düzenlemelerde yapılan değişiklikle birlikte, borsanın 2006 yılından sonraki performansı diğer yıllara oranla büyük bir artış göstermiştir. 2007 yılı sonunda ülkenin en büyük petrol ve doğalgaz üreticisi olan PetroChina’nın halka arzı gerçekleşmiştir. 2007 yılında şirketin piyasa değeri 1 trilyon $ iken, 2008 yılı sonunda bu değer 260 milyar $’a düşmüştür. Şanghay Borsasındaki bir diğer büyük şirket ise kamu kuruluşu olan Çin Sanayi ve Ticaret Bankası’dır (Industrial and Commercial Bank of China- ICBC). 2006 yılında Şanghay Borsasına kote olan ICBC’nin piyasa değeri 156 milyar $ idi. 2008 yılı sonundaki piyasa değeri ise 174 milyar $’dır.

2008 yılında global piyasalarda yaşanan krizin Çin sermaye piyasası üzerinde de büyük bir etkisi olduğu görülmektedir. 2008 yılı sonunda 854 adet A tipi, 54 adet B tipi hisse senedi bulunmaktadır. 2007 yılı sonunda A tipi hisse senetlerinin piyasa değeri 3,7 trilyon $ iken, 2008 yılında bu değer %62 azalarak 1,4 trilyon $’a düşmüştür. İşlem hacminde ise %37’lik bir düşüş görülmüş ve 2008 yılında 2,6 trilyon $’a gerilemiştir. Geçtiğimiz yıl hükümetin 586 milyar dolarlık destek paketinin yanı sıra, 1.4 trilyon doları aşan banka kredileri, Şanghay Endeksi’nin %80 değer kazanarak yukarıya taşınmasında en büyük etkenler olmuştur.

Küresel kriz dolayısıyla yeni hisse arzlarının askıya alındığı ilk yarının ardından, Çinli şirketler 2009’un ikinci yarısında 207 milyar dolarlık halka arz gerçekleştirmişti.

Hisse senedi piyasasında aynı zamanda varantlar da işlem görmektedir. 2008 yılında işlem gören 14 varant 2,2 milyar $ piyasa değerine sahiptir. 2008 yılı sonunda Şanghay borsasında işlem gören 13 adet yatırım ortaklığı bulunmaktadır. Yatırım ortaklıkları 3 milyar $ piyasa değerine sahip olup, 2008 yılında 14 milyar $’lık işlem hacmi kaydetmiştir.

Şanghay Menkul Kıymetler Borsası’nda geçen yıl 5.01 trilyon dolarlık işlem hacmi oluşmuş, işlem hacmi bakımından Tokyo'yu geride bırakarak Asya'nın en büyük borsası haline gelmiştir. Bloomberg'e göre, Tokyo Borsası 4.07 trilyon dolarda kalarak, Asya'nın en büyük borsası olma ünvanını Şanghay’a kaptırmıştır. Dünya Borsalar Federasyonu verilerine göre ise, Şanghay borsası New York ve Nasdaq’ın arkasına yerleşerek dünyanın en büyük 3’üncü borsası haline gelmiştir.



Piyasanın İşleyişi

Şanghay Borsası açılış seansı 09:15-09:25 saatleri arasında tek fiyat sistemiyle başlamaktadır. Daha sonra, ilk seans 09:30-11:30 ve ikinci seans 13:00-15:00 arasında olmak üzere, sürekli müzayede ile devam etmektedir. 15:00-15:30 saatleri arasında blok satışların gerçekleşmesinin ardından borsa kapanmaktadır. İşlemler elektronik sistem üzerinden,
fiyat ve zaman önceliğine göre yapılmaktadır.

Hisse senetleri ile yatırım ortaklıkları için günlük ±%10 fiyat değişim limiti bulunmaktadır.

Merkezi Takas ve Saklama Şirketi menkul kıymetlerin takas ve saklama işlemlerinden sorumludur. Hisse senetlerinin takası, A tipi hisse senetleri için T+1’de, B tipi hisse senetleri için T+3’de yapılmaktadır.

Endeks

Şanghay borsası 18 endeks hesaplamaktadır. Bu endeksler arasında Şanghay Bileşik, Şanghay 180, Şanghay 50 ve çeşitli sektörel endeksler bulunmaktadır. Şanghay Borsasında gösterge endeks olarak Şanghay Bileşik Endeksi kullanılmaktadır. Bu endeks, hisse senetlerinin tamamını kapsamaktadır. 1991 yılından bu yana hisse senetlerinin ağırlıklı ortalama piyasa değerleri ile hesaplanmaktadır. 2007 yılını 5.262 puandan kapatan endeks, 2008 yılında %65 düşerek 1.821 puana gerilemiştir. 2010 yılı ilk çeyreğinde 3.000 puan üzerinde seyreden endeks son yaşanan olaylarla birlikte 2.550 puan seviyesinde işlem görmektedir.

Tahvil Piyasası

Piyasa Verileri

Şanghay Borsası tahvil piyasasında, devlet tahvili, repo, özel sektör tahvilleri ve hisse senedine dönüştürülebilir tahviller işlem görmektedir.

2008 yılı sonunda Borsada 77 devlet tahvili işlem görmektedir. 336 milyar $ piyasa değerine sahip olan bu tahvillerde 30 milyar $’lık işlem hacmi gerçekleşmiştir. Repo işlem hacmi ise 349 milyar $ olmuştur.

Borsa kotunda olan özel sektör tahvili sayısı 2007’de 68’den, 2008 yılında 100’e yükselmiştir. Bu özel sektör tahvillerinin 2008 sonunda piyasa değeri 35 milyar $, işlem hacmi ise 4 milyar $’dır. 2008 yılında özel sektör tahvillerinin piyasa değerindeki en büyük artış Petrochina’nın 2008 Temmuz’da 8.7 milyar $ değerinde ihraç ettiği tahvillerden kaynaklanmaktadır.

Borsada ayrıca 12 adet hisse senedine dönüştürülebilir tahvil işlem görmektedir. 3 milyar $ piyasa değerine sahip olan bu tahvillerde, 2008 yılında 4 milyar $’lık işlem hacmi kaydedilmiştir.




Kotasyon Koşulları


Özel sektör tahvillerinin kotasyonu için aranan şartlar aşağıdaki gibidir.
• Limited şirketler 8 milyon $, anonim şirketler 4 milyon $ net aktif değerine sahip olmalıdır.
• İhraç edilen özel sektör tahvillerinin toplam değeri, şirketin net aktif değerinin %40’ını aşmamalıdır.
• Şirketin son 3 yıldaki ortalama dağıtılabilir kârının, tahvilin bir yıllık faiz ödemelerini karşılayabilmesi gerekmektedir.

Hisse senedine dönüştürülebilir tahvillerin işlem görebilmesi için özel sektör tahvillerinde belirtilen ikinci ve üçüncü kotasyon koşullarını sağlaması ve bu koşullara ilaveten, özsermaye kârlılık oranının son 3 yıl içinde %6’nın altında olmaması gerekmektedir.

YATIRIMCILAR

1990’lı yıllarda Çin borsalarının tekrar açılması, hisse senedi ve tahvil gibi farklı yatırım araçlarının piyasaya yeniden kazandırılmasını sağlamıştır. Ancak, finans sektöründeki varlıkların ağırlıklarına bakıldığı zaman, bankacılık sektörü sermaye piyasasına oranla daha fazla tercih edilmektedir.

2007 Eylül sonunda 11 trilyon $ olan finans sektöründeki toplam tasarrufların %63’ü banka mevduatı, %31’i hisse senedi, %5’i devlet tahvili ve %1’i de özel sektör tahvillerine aittir.



2007 yılında Çin’de yer alan borsaların dolar bazında endeks getirilerine bakıldığı zaman, Şanghay Borsasının 2 kat, Şenzhen Borsasının ise 3 kat getiri sağladığı görülmektedir. Dünya Borsalar Federasyonuna üye borsalar arasında 2007 yılına ilişkin dolar bazında en yüksek endeks getirisini Şanghay ve Şenzhen Borsaları elde etmiştir. Çin sermaye piyasasının gösterdiği bu performansa yatırımcılar da kayıtsız kalmamıştır. 2006 yılında 83 milyon adet olan yatırımcı hesap sayısı 2007 yılında %70’e yakın artış göstermiş ve 139 milyona ulaşmıştır. Yatırımcı hesapları içinde hisse senedi ve yatırım fonu bulunan hesapları ifade etmektedir.

2007 yılında, Çin sermaye piyasasındaki hisse senetleri sahipliğine ilişkin veriler grafikte yer almaktadır. Bu dağılım içinde bireysel yatırımcılar %51 ile en yüksek paya sahipken, yatırım fonları %26 ile en büyük kurumsal yatırımcı sınıfını oluşturmaktadır.

Önceki bölümlerde değinildiği gibi A tipi hisse senetlerinde yerli yatırımcıların yanı sıra nitelikli kurumsal yatırımcılar işlem yapabilmektedir. Nitelikli yabancı kurumsal yatırımcılar (Qualified Foreign Institutional Investors-QFII) Sermaye Piyasası Düzenleme Komisyonunun izin verdiği yabancı fon yönetimi, sigorta, varlık yönetimi şirketleri ve aracı kurumları kapsamaktadır.

Bu yatırımcı sınıfına girebilmek için Komisyonun belirlediği kriterlerin sağlanması gerekmektedir. Bu kriterlerden bazıları aşağıdaki gibidir.

Aracı Kurumlar ve Sigorta Şirketleri: 30 yıldır faaliyette olması, ödenmiş sermayesinin minimum 1 milyar $ ve son mali yılda yönetilen portföy büyüklüğünün minimum 10 milyar $ olması gerekmektedir.

Fon Yönetim Şirketleri: Son 5 yıldır faaliyette olması ve son mali yılda yönetilen portföy büyüklüğünün 10 milyar $ olması beklenmektedir.

2006 yılında benzer şekilde yerli yatırımcılara yönelik olarak Nitelikli Yerli Kurumsal Yatırımcı sınıflandırılması getirilmiştir. Bu yatırımcıların yurtdışında sabit getirili menkul kıymet ve para piyasalarına yatırım yapmalarına izin verilmiştir. Nisan 2008’de, Çinli yatırımcıların herhangi bir sınırlandırma getirilmeden ABD’deki borsalara yatırım yapmalarına izin verilmiştir.

Bu yazımızda Şanghay Menkul Kıymetler Borsası hakkında genel bilgilere yer verilmeye çalışılmıştır. ÇİN piyasası hakkında yazılmış diğer yazılarımız için aşağıdaki linkleri takip edebilirsiniz.

Çin Piyasalarında Neler Oluyor?
Çin’de Gayrimenkul Balonu Var mı?
Hedge Fonlar: Chanos ve Çin Balonu
Reel Kur ve Ihracat: Cin
Çin işi Japon Işi Bunu Bilen Kaç Kişi?
Çin işkencesi ve Çin Setti Read More!

Deniz Baykal Skandalı: Nesrin Baytok ve Can Baytok Nerede Ne Yapıyor?

Deniz Baykal skandalının kahramanı Nesrin Baytok hakkında uydurma haberler internette dolaşıyor ve meraklıları eğlendiriyor. Bu konuda okuduğum en komik haber ise Beyaz Gazete diye bir sitede verilen Nesrin Baytok Kafasını Kaynanasının Yanında Dinliyor! başlıklı haber. Adamlardaki espri yeteneğine hayran kaldım doğrusu. Türk kadınının kafa dinlemek için gideceği son adres kaynanasının yanı olsa gerek, özellikle de tüm televizyon istasyonlarında ve internette hakkınızda seks kaseti haberleri dolaşirken bundan daha kötü bir yer Reha Muhtar’ın stüdyosu olsa gerek.

Siz internette Deniz Baykal Nesrin Baytok’a ait olduğu iddia edilen görüntüleri içeren bu video kasetini görmediyseniz aşağıya koyduğumuz linkleri takip ederek bu kasete ulaşabilirsiniz (bazıları kaldırılmış olabilir o yüzden diğer yazıları kontrol etmeyi ihmal etmeyin)

Deniz Baykal’ın Görüntüleri Metacafe Videosu
Nesrin Baytok ve Deniz Baykal Video Seks Skandalı Görüntüsünü Hemen Izle
Deniz Baykal Sex Kasedi Video Izle
Deniz Baykal Skandal Kaset Izle


Videoyu bulabileceğiniz diğer yazılar şunlardır:
Deniz Baykal Nesrin Baytok Seks Görüntüleri
Deniz Baykal Kaset Skandalı Son Gelişmeler
Deniz Baykal’ın Seks Videosu Görüntüsünü Kim Toronto’dan Yükledi?
Deniz Baykal ile Seks Skandalına Adı Karışan Nesrin Baytok Kimdir? Read More!

Abdullah Gül’ün Twitter Hesabı, Web Sayfası, Adresi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bir yeniliğe imza atarak Amerikan malı Twitter’da hesap açmış, aynı Amerikan başkanı Obama gibi internet üzerinden halkla iletişim kurmaya başlamış. Obama’nın bunu yapmasının sebebi söylediklerini ve mesajını filtreleyerek halka ileten, bazen iletmeyen bazen de çarpıtan medya ile uğraşmaktansa kendisi direkt vermek istediği mesajı twitter aracılığı ile göndermek istemesidir.

Türkiye’de de benzer şekilde, belki de daha fazla medya pisliğe battığı için Abdullah Gül’ün bu davranışı oldukça mantıklı. Abdullah Gül’ün twitter hesabı, web sayfası ve adresi şöyle: http://twitter.com/ekonomiturk

Bu yazıyı yazdığımız sıralarda Abdullah Gül’ün 784 tane izleyeni varmış. Bence fazla değil, izleyenlerin sayısına aldanıp da kitap falan yayınlamaya kalkmasın. Kitap falan yazsa o 784 izleyenin 30 tanesi ya kitap alır ya da almaz. Abdullah Gül’e izleyen sayısını arttırması için de bir tavsiyede bulunayım: sayfasına Deniz Baykal video linklerini koysun, bir günde ziyaretçi patlaması yaşar (yok Deniz Baykal’ın Skandal Seks Videolarını değil, diğer videolarını koysun, insanlar video kelimesini duyunca neye tıkladıklarına bakmıyorlar bile :)) Read More!

Deniz Baykal Seks Kasetini Nasıl İzleyebilirim? Nesrin Baytok Internet Sitesi Ne Oldu?

Deniz Baykal’ın skandal seks kasetini nasıl izleyebilirim, Nesrin Baytok’un internet sitesine giremiyorum ne oldu diye soruyorsanız size bu konulardan daha önce yazdığımız ve youtube, yahoo video, metacafe, facebook gibi sitelerdeki videoların adreslerini veren yazılarımıza göz atmanızı öneririm. Siz onca aramanıza rağmen bu video kasetini bulamadıysanız aşağıya koyduğumuz linkleri takip ederek bu kaset ulaşabilirsiniz (bazıları kaldırılmış olabilir o yüzden diğer yazıları kontrol etmeyi ihmal etmeyin)

Nesrin Baytok ve Deniz Baykal Video Seks Skandalı Görüntüsünü Hemen Izle
Deniz Baykal Sex Kasedi Video Izle
Deniz Baykal Skandal Kaset Izle


Videoyu bulabileceğiniz diğer yazılar şunlardır:
Deniz Baykal Nesrin Baytok Seks Görüntüleri
Deniz Baykal Kaset Skandalı Son Gelişmeler
Deniz Baykal’ın Görüntüleri Metacafe Videosu
Deniz Baykal’ın Seks Videosu Görüntüsünü Kim Toronto’dan Yükledi?
Deniz Baykal ile Seks Skandalına Adı Karışan Nesrin Baytok Kimdir? Read More!

Deniz Baykal Skandali Şok Kaset Video Görüntülerini Nesrin Baytokla Izlemeniz Engelleniyor

Deniz Baykal’ın skandali şok kaset video görüntülerini izlemeniz engelleniyor. Video’daki diğer kişi olduğu iddia edilen Nesrin Baytok ise internette dolaşan bu video kasetini yalanlamadı. Siz de bir türlü aramanıza rağmen bu video kasetini bulamadıysanız aşağıya koyduğumuz linkleri takip ederek bu kaset ulaşabilirsiniz (bazıları kaldırılmış olabilir o yüzden diğer yazıları kontrol etmeyi ihmal etmeyin)

Deniz Baykal’ın Seks Videosu Görüntüsünü Kim Toronto’dan Yükledi?
Deniz Baykal ile Seks Skandalına Adı Karışan Nesrin Baytok Kimdir?
Nesrin Baytok ve Deniz Baykal Video Seks Skandalı Görüntüsünü Hemen Izle
Deniz Baykal Sex Kasedi Video Izle
Deniz Baykal Skandal Kaset Izle


Videoyu bulabileceğiniz diğer yazılar şunlardır:
Deniz Baykal Nesrin Baytok Seks Görüntüleri
Deniz Baykal Kaset Skandalı Son Gelişmeler
Deniz Baykal’ın Görüntüleri Metacafe Videosu Read More!

Şangay Borsası Nedir? Ne Olur? Yükselir mi Düşer mi?

Şangay borsası nedir, bu yıl Şangay borsası ne olur, yükselir mi düşer mi şeklinde sorularınız var ise bir resim bin kelimeden iyidir sözünden hareket ederek New York Times gazetesinden aldığım resimle anlatayım dedim. Onlar da Bloomberg’den almışlar. Bu konuyla ilgili olarak hatırlarsanız 5 ay önce Jim Chanos ve her halttan (özellikle küreselleşme gibi yuvarlak ne olduğu belli olmayan, dünya düzdür şeklinde ifadeler kullanan) anlayan Tom Friedman arasında geçen atışmalar hakkında yazdığımız Çin yazılarını da okuyabilirsiniz.



Ekonomi Turk kitabinda Çin hakkinda yazi var miydi hatirlamiyorum ama yoksa bir dahaki revizyonda bir tane koymak sart oldu. Şangay borsası nedir sorusuna cevap vermedik ama Şangay borsasında balon var mi yok mu konusuna dikkatinizi cekmis olduk. Read More!

Hangi Avrupa Ülkeleri Batacak (iflas edecek)?

Hangi Avrupa ülkeleri batacak, iflas edecek diye merak ediyorsanız Deniz Gökçe’nin bugünkü yazısını okumanızı öneririz. Aynı benim Haziran 2010 sayısı için Turkishtime’a yazdığım yazıda belirttiğim gibi o da bundan 6 ay önce “dolar rezerv para özelliğini kaybedecek, herkes avroya ve yuana geçecek” diyenlerle dalga geçmiş.

Benim piyasalarla ilgili görüşlerimi merak ediyorsanız bu ayın sonuna kadar Ekonomi Türk 2 bloguna 6 ay için $12 karşılığında üye olabilirsiniz. 1 Haziran’dan itibaren geçerli olmak üzere 6 aylık üyelik ücretini yeni üyeler için $49’a yükselttim. Diğer bir alternatifiniz ise Turkishtime’da yayınlanan yazılarımı okumaktır, orada da ara ara piyasa yorumları yapıyorum.

Deniz Gökçe’nin yazısıyla ilgili bir düzeltme yapmak gerekiyor ama. Yazıda Avrupa’nın toplam borç tutarının 1.282 milyar avro olduğu söylenmiş, doğru bir rakam değil bu tahmin edeceğiniz üzere. Avrupa ekonomisinin büyüklüğü kaç trilyon euro ise bunun %84’ü toplam borç tutarıdır. Bu rakam da belki 1.282 milyar euro rakamının 10 katıdır. Yunanistan’ın toplam borcunun GSYH’a oranı %124,9 imiş. Biz de emekli maaşlarını arttıralım, devlete 40 bin yeni memur alalım, geçici çalışan mevsimlik işçilere kadro açalım, çiftçilere verdiğimiz taban fiyatları iki katına çıkaralım, işverenin vermesi gereken istihdam vergilerini devlete ödetelim. Biz de borç oranımızı yükseltelim ki Yunanistan ile krizlere girmek konusunda rekabet edebilelim. Hemen kovboy nedir yazısındaki gibi “Çankaya’nın şişmanı, borç düşmanı” diye bir slogan üretip Ankara’ya yürüyelim, meclis önünde bir milyon kişiyi toplayarak eylem yapalım. Harcayalım, harcatalım, devletin malı deniz, yemeyen keriz Yunanlı olsun. Read More!

Garanti Bankası E-Trader Uygulaması Nedir, Nasıl Kullanılır?

Garanti Bankası tarafından hizmete sunulan e-trader uygulaması nedir sorusuna daha önce “Garanti e-trader ile borsada anında al sat” ve “Garanti E-trader'i Deneyin“ başlıklı yazılarda cevap vermiştik. Garanti e-trader uygulaması nasıl kullanılır diye merak edenlere bu yazıda iki yöntemden bahsedeceğiz. Birincisi bilgisayarınızın başından e-trader kullanarak IMKB’de ve VOB’da anında al sat yaparak işlem gerçekleştirebilir, dünya endekslerini, kur bilgilerini ve piyasa haberlerini takip edebilirsiniz. Trader uygulaması yatırım dışında Cep Şubesi, Cep Bank, En Yakın Şube/ATM, Yatırım Danışmanı gibi günlük hayatı kolaylaştıran Garanti servislerine ulaşmak için de kullanılabiliyor. E-trader uygulamasının önemli bir özelliği de hiç bir ek ücret ödemeden hisse senedi yüzeysel verilerini izlemenize ve geçmiş verileri kullanarak teknik analiz yapmanıza olanak tanımasıdır.


Garanti e-trader uygulamasının getirdiği en büyük kolaylık ise bu uygulamayı bilgisayar ekranı karşısında olmadan da Apple Store’dan ücretsiz indirebileceğiniz programla IPhone’unuzdan kullanabilmenizdir. Bundan böyle öğle yemeğine dışarıya çıktığınızda ve piyasalarda anlık olarak işlem yapmanız gerektiğinde piyasaları takip edip anında al sat yapabileceksiniz. Bir kaç hafta önce Amerikan piyasalarında borsanın bir kaç dakika içerisinde %8’e varan oranlarda gerilemesi gibi durumları IPhone uygulamasını kullanarak fırsata çevirebilirsiniz.


Garanti e-trader uygulamasını denemek veya ayrıntılı bilgi edinmek için buraya tıklayınız. Read More!

Sinop Nükleer Santral Projesi

Sinop nükleer santral projesi yazımızda Sinop’a yapılması planlanan nükleer santral ile ilgili ön bilgileri vereceğiz. Akkuyu’ya nükleer santral yapılması konusunda Ruslarla anlaşılması ve anlaşmada belirlenen fiyatla ilgili olarak Akkuyu Nükleer Santrali ve Sabit Maliyetler ve Akkuyu Santrali başlıklı iki blogumuzda yayınlandı. Ruslarla kilowatt saat başına 12.35 sent ödeyerek anlaşma yapılmış, bazıları da bu fiyat çok yüksek şeklinde şikayet ediyorlar. Bu konuda en baba yazılardan bir tanesi Ocak 2009’da yine burada yazılmış olan Nükleer Santral Ihalesi ve Özelleştirme başlıklı yazıdır. Yazı şu cümlelerle başlıyor:

“Kis ayinin ortasinda nükleer santral ihalesi yapmislar, bir firma katilmis ve sirita sirita 21 sent/kwh fiyat istemis. Inek pisliginden elektrik uretsen daha ucuza gelir!! Ekonomik kis mevsiminin ortasinda millette para yokken, ozel sirketler borc bulamiyorken bunlar normal. Bunun ihalesini 2 sene once yapacaktin. Simdi sirket satma zamani degil, ne kendi zamaninizi ne de baskasinin zamanini harcamayin.”

Ne kadar isabetli bir yorum olmuş değil mi?

Blogumuza yeni yazı okumak için gelmeyin. Okuyacaksanız eski yazıları okuyun. Eski konular ısıtılıp ısıtılıp karşımıza çıkartılıyor, Ekonomi Türk’te yazılmış eski yazıları okuyup anlarsanız şimdiki gündemdeki konuları daha köşe yazarları leb diyemeden siz en doğru yorumları yapmaya başlayabilirsiniz.

Geçen hafta duyurduk, tekrar duyuralım. Blogumuzda Türkiye’ye 40 yıl yetecek kadar kaliteli yazı var, arşivlere giderek onları okuyun. Bu blog ücretsiz olduğu için bundan sonra sürekli reklamlar ve tanıtımlarla ve ekonomiden habersiz insanları bloga çekecek kel alaka yazılarla anasayfayı dolduracağız. Kaliteli yazıları sağ üst köşede yer alan “Kaliteli Yazılar Burada” linkine basarak okuyabilirsiniz.

Not: Bu yazının başlığı Sinop nükleer santral projesi olmasına rağmen Sinop’la çok alakalı değildir, nedenini anlamışsınızdır zannederim, anlamadıysanız yorum bırakmayın. Read More!

Kovboy Nedir? Kime Cowboy Denir?

Kovboy nedir, kime kovboy denir merak ediyorsanız çok güzel bir cevap vereceğiz. Aslında bu yazıyı Ekonomi Türk kitabının ikinci baskısına koyacaktım ama geçen hafta yazdığımız Deniz Baykal videosu yazılarının yarattığı hazımsızlığı azaltmak için kullanayım dedim. Geçen hafta yazdığımız Teknolojik Buluşlar ile Ücretler ve Işsizlik Arasındaki Ilişki başlıklı yazının bir benzerini şimdi okuyacaksınız.

Kovboy ingilizce cowboy kelimelerinden türkçeleştirilmiş bir kelimedir, cow inek, boy da oğlan demektir. Amerika’nın orta güney ucunda bulunan Teksas eyaletinden Amerika’nın ortasındaki Kansas eyaletine inek sürülerini götüren çobanlara Amerika’da kovboy deniliyor. Kovboyların bizim çobanlardan farkı bu 1600 kilometrelik yolu at sırtında katetmeleri ve sürülerini korumak için de silah taşımalarıdır. Iyi de bu adamlar manyak mı bu kadar uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkıyorlar?

Hikayenin ilginç tarafı bu. Teksas’ın özelliği Amerika’nın inek cenneti olmasıdır. Teksas’ta bir ineğin fiyatı 1870 senesinde $4 iken Amerika’nın doğusundaki sanayi eyaletlerinde aynı ineğin $40’dan satılıyor olması ortaya çok büyük bir ticaret fırsatı çıkarmış. O zamanlar doğudaki inek yetiştiricileri her ne kadar “Teksas’tan et ithalatı yapmak hayvancılığı öldürür; hem bu hayvanlar hormonlu yetiştirilmiş olduklarından bu kadar ucuzdur, ayrıca etleri helal kosher usüllere göre hazırlanmamıştır” şeklinde lobi yaparak et ithalatını engellemeye çalışsalar da başarılı olamamışlar:)

Teksas’ta inek ucuz ama Teksas’ta inekleri doğuya taşıyacak tren hatları yok, çünkü Teksas daha hala vahşi, medeniyetin uğramadığı bir eyalet imiş. En yakın tren hatları da 1600 kilometre kuzeydeki Kansas’ta. Iç savaş sona ermiş ve iş bulma umuduyla batıya akın eden maceracı gençler günlük $1 karşılığı kovboyluk yapmaya başlamışlar. Kovboyların üçte biri de savaştan sonra özgürlüklerini kazanan siyahi Amerikalılarla Meksikalılarmış, kovboy filmlerinde bunların zenci kovboy görmemek sizi yanıltmasın.

Kovboyluk sadece 20 sene süren,senede 4 milyon hayvanın batıdan doğuya taşındığı bir meslek olmuş. Kovboyluğu başlatan demiryolları Teksas’a tren yollarının gelmesiyle kovboyluğu bitiren teknolojik gelişme de olmuş. O sıralarda Teksas’ın Dallas kentinde kurulan Teksas Kovboylar Sendikası tüm kovboyların özlük hakları korunmak kaydıyla 38 yaşında emekli edilmesi, çalışanlara senede 30 gün ücretli tatil, yakacak yardımı, çocuk yardımı, ücretsiz sağlık sigortası, ücretsiz yemek ve servis olanaklarının sağlanması için açlık grevi başlatmış, demiryolları işgal edilerek eylem yapılmış, bir grup kovboy da “Washington’un şişmanı, kovboy düşmanı” ve “kovboyuz, haklıyız, kazanacağız” şeklinde sloganlar atarak Washington’a yürüme eylemi başlatmışlar. Ancak Washington’dan “kafayı mı yediniz siz? Burasını Türkiye mi zannettiniz geri zekalılar” cevabını aldıktan sonra eylemlerine son vermişler.

Neticede kovboyluk mesleği çok büyük ölçüde ortadan kalkmış ama doğudaki insanlar daha ucuza ve daha çok et yeme imkanına kavuşmuşlar. Eski kovboylara ne olmuş peki? Çok et yemekten kalp damarları tıkanan Amerikalıları tedavi eden şimdiki Teksaslı doktorların dedeleri olmuşlar. Yazımızı ideolojik bir cümle ile bitirelim: kapitalizm bir kapıyı kapatırsa daha büyük bir kapıyı açar. Read More!

Sabit Maliyetler ve Akkuyu Santrali

emin tolga akgoz'un, akkuyu santral'i uzerine yazdigi yazi, iktisada giris dersi ogrencilerinin sabit maliyetlerin etkilerini anlamalarina yardimci olacak guzel bir ornek iceriyor. bu yuzden orada yaptigim yorumun ilgili kisimlarini bir kez de burada yayinliyorum:

yapilan anlasmayi degerlendirirken, bazi detaylari gozden kacirmamak lazim. yazida da belirtildigi uzere burada en buyuk maliyet unsuru, santralin insa masrafi. yani sabit maliyetler. aslinda diger enerji santrallarinda da bu onemli olmali. ama nukleer santralin daha yuksek teknoloji ve guvenlik altyapisi gerektirmesi ve yakitin daha ucuz olmasi sebebiyle, burada sabit maliyetlerin toplam maliyet icindeki oraninin daha yuksek olmasi akla yatkin.

sabit maliyetin var olmasi, anlasmadaki almayi taahhut ettigimiz elektrigin fiyatinin neden yuksek oldugunu da, en azindan bir yere kadar, acikliyor. soyle ki, santral insa edildikten sonra, isleten sirket elektrigi piyasa fiyatindan satacak. bu, insa maliyeti dikkate alindiginda, sirketin zarar etmesi demek. ama santralin insa maliyeti batik maliyet oldugu, yani santral calissa da calismasa da yuklenilmek zorunda olundugu icin, santral calismaya devam edecek. dolayisiyla, bugun soz konusu sabit maliyeti cikaracagindan emin olmayan hicbir firma gelip boyle bir yatirim yapmaz. burada bizim devletimiz santralde uretilen elektrige subvansiyon uygulayarak, firma icin yatirimi akilci hale getiriyor. yani, uretilen elektrigin yarisini yuksek fiyattan alacak olmamiz kazik yedigimiz anlamina gelmez. kazik yedigimizi soyleyebilmek icin su soruyu cevaplamak lazim. biz bu santralin sahibi olsaydik ve insa masraflarini biz kendimiz ustlenseydik, bizim cebimizden cikacak para verdigimiz subvansiyondan daha fazla mi, daha az mi olacakti? ben bir enerji uzmani olmadigim icin, bu soruyu yanitlayamam. uzman okuyucularimiz varsa ve bizi bilgilendirirlerse, memnun olurum.

tabii, burada illa nukleer santral yapmamiz gerekli miydi diye de sorulabilir. yine okuyucularimizdan daha cazip enerji yatirimi alternatifleri oldugunu dusunenler varsa, goruslerini paylasabilirler.
Read More!

Akkuyu Nükleer Santrali

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta içinde Medvedev, nükleer santral kurulmasını da kapsayan birçok antlaşmayı imzalamak üzere Türkiye’ye geldi. Bu yazıda Akkuyu’ya kurulucak nükleer santralle ilgili popüler haberlerde pek verilmeyen detaylardan bahsetmeye çalışacağım.


Anlaşmaya göre yapılacak olan santral, Ruslar tarafından işletilecek ve tamamı Rus Atomstroyexport şirketine ait olacak. Şirket dilerse %49 hissesini Türk yatırımcılar dahil olmak üzere başkalarına satabilecek. Santralde 4 tane 1200 Mwe VVER tipi reaktör bulunması planlanıyor. Santralin yapılması karşılığında Türkiye, santral yapılacak alanı temin edecek ve üretilecek elektriğin yarısını 15 yıl boyunca kilowatt saat başına 12.35 cent ödeyerek satın alacak. Nükleer santralin 2016-2019 yılları arasında çalışmaya başlaması bekleniyor. Reaktörlerin ömürleri ise genellikle 40-50 sene arasında oluyor. Projenin tamamının yaklaşık 20 milyar dolarlık bir yatırım olduğu tahmin ediliyor. [1]


Ruslar daha once Hindistan, Çin ve başka ülkelere nükleer santraller yapmış olmalarına rağmen, ilk kez Rusya dışında yaptıkları bir santralin sahibi olacaklarmış. Santralde kullanılması planlanan VVER(batıda PWR olarak biliniyor) tipi reaktörler, çernobil faciasına yol açan reaktörden farklı ve daha güvenli bir teknoloji kullanıyor. Akkuyu, deprem bölgelerine çok uzak olmadığı için yapılacak santralin depreme dayanaklı olarak inşa edilmesi, güvenlik açısından en azından reaktörün tipi kadar önemli.


Nükleer enerji üretilirken karbon bazlı fosil yakıtlar(kömür, doğal gaz) kullanılmıyor, dolayısıyla zararlı karbondioksit gazı çevreye salınmıyor. Fakat nükleer reaktörler çalışırken nükleer atık üretiyorlar. Bu atıkların %95’inin yeniden işlenmesi ve zararsız hale getirilmesi mümkün. Bu konuda elektrik ihtiyacının yaklaşık %75’ini nükleer reaktörlerden sağlayan Fransa lider konumda. Kalan %5’lik nükleer atığın nasıl zararsız hale getirileceği ise tam olarak çözülememiş bir problem. Nükleer santral işleten ülkeler, çevreye ve insanlara zarar vermemesi için bu atıkları yerin yaklaşık yarım kilmotre altına gömüyorlar. Bu problem için gelecekte daha farklı çözümler üretilebilir.


Türkiye petrol ve doğal gaz açısından zengin olmadığı için nükleer enerjiye yatırım yapılması stratejik açıdan önem taşıyor. Türkiye yanlış politikalar sonucu çok fazla doğal gaz ithal ediyor ve bugün itibariyle Türkiye’nin ithal ettiği doğal gazın %60’ı Ruslara ait. Yapılmasının amaçlarından biri Rusya’ya karşı doğal gaz bağımlılığımızı azaltmak olan nükleer santralin, Rusya’ya ihale edilmiş olması eleştiri konusu olabilir diye düşünüyorum. Sinop’a yapılması planlanan nükleer santrali ise büyük bir ihtimalle Güney Kore'li Kepco şirketi yapacak.[2]


Doğal gaz ve kömürden farklı olarak nükleer enerji üretiminde temel maliyet santralin yapılmasında harcanan para. Nükleer enerji üretiminde kullanılan yakıtlar, doğal gaz ve kömüre kıyasla çok daha ucuz. Şu an itibariyle nükleer enerji ile elektrik üretimi diğer teknolojilere kıyasla -karbondioksit salınımına regülasyon getirilmediğinde- aslında çok ucuz değil. MIT’in yaptığı bir araştırmaya göre kilowatt-saat başına elektrik üretim masrafları şu şekilde: Nükleer – 8.4 cent, Kömür – 6.2 cent, Doğal Gaz – 6.5 cent. [3] Tabii, bu rakamlar ABD için hesaplanmış. Doğal kaynakları ithal etmek, teknolojiye sahip olmak gibi faktörlerin bu fiyatları aşağıya ve yukarıya çekebiliceği unutulmamalı. Uzun vadede karbondioksit salınımını azaltmak için getirilen önlemler ve gaz fiyatlarının yükselmesi ile nükleer enerjinin görece daha ucuz olması bekleniyor.


Dünyada şu an nükleer enerjide liderliğe ABD(101.000 MW), Fransa(63.000 MW), ve Japonya(46.000 MW) sahip. Bu ülkelerin hepsi şu an nükleer santral yapmaya devam ediyorlar fakat Asya ülkeleri kadar hızlı değil. Şu anda Çin – 20, Rusya – 9, Kore ve Hindistan ise 6 tane nükleer santral inşa ediyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler için nükleer enerji önemli bir kaynak. Avrupa ülkelerinin bir bölümü ise geçmişte yeni nükleer santraller kurmayacaklarına dair kararlar almışlardı. Fakat İsveç ve İtalya bu kararlarını 2009 yılında değiştirdiler ve yeni nükleer santraller kurmayı planlıyor. 21.yy'da dünya nükleersiz olmayacak gibi gözüküyor. Türkiye de Akkuyu santrali ile biraz geç de olsa -30 civarinda ülke hali hazırda nükleer enerji kullanıyor- nükleer enerji ile tanışmış olacak.


Read More!

Tavsiye Edilen Kitaplar Listesi

Okuduğunuz ve diğer üyelerimizin de okumasını tavsiye ettiğiniz kitapları veya eleştirmenlerce en çok tavsiye edilen kitaplar hakkındaki düşüncelerinizi bizlerle paylaşırsanız seviniriz. Bizim tavsiye edilen kitaplar listesinin başına yerleştirdiğimiz bir numaralı kitap Ekonomi Türk blogunun çıkardığı Ekonomide Hurafeler ve Gerçekler isimli Türkiye ekonomisini, ekonomi medyasını ve köşe yazarlarını anlatan kitabıdır. Deniz Gökçe bu kitap için “...bu kitap üniversitede okuyan öğrenciler ve kendini geliştirmeye çalışan ve ekonomiye ilgi duyan diğer kesimler için vazgeçilmez bir kaynak olacak diyerek ekonomi öğrencilerine tavsiye ediyor. Eğer siz de ekonomiye ilgi duyuyorsanız ve para vermek istemiyorsanız blogumuzun arşivlerini karıştırarak bu kitabın felsefesini ve ana fikrini anlayabilir ve kitaptaki yazılara ulaşabilirsiniz.

Çoğunluğu doktoralı ekonomistler tarafından yazılmış yazıların yer aldığı Ekonomi Türk kitabı Türkiye’de iktisat eğitimi alan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap, tavsiye ederim. Bu kitabı okuyarak hem ekonomiyi daha iyi anlayabilir, hem kazandığınız paraları daha bilinçli yönetebilir, hem de kimlerin saçmaladığını ve verilerle ölçülebilen konularda yapılan tartışmalara işkembeden ürettikleri rakamlarla ideolojik yorumlar getirdiklerini görebilirsiniz. Kitabın yazarı olarak kesinlikle tavsiye ederim, pahalı bir kitap değil, para verip okumak istemiyorsanız başkalarından ödünç alarak okuyun, ama bu kitabı mutlaka okuyun. Ideologların ve ekonomi cahillerinin sizi daha fazla yanıltmasına izin vermeyin.

Blogda yazılan en iyi yazıları okumak istiyorsanız kitabımızı internet üzerinden satın alabileceğiniz sitelerin adreslerine buradan ulaşabilirsiniz. Medyadaki yazarların kitabımız hakkındaki görüşlerine ise şu yazıdan ulaşabilirsiniz.

Iktisat Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Ekonomistlere Kitap Tavsiyeleri
Yazın Okumak için Tavsiye Kitaplar
Avukatlara ve Hukuk Fakültesi Öğrencilerine Tavsiye Kitap
Doktorlara ve Tıp Fakültesi Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Mühendislik Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Işletme Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Ekonomi Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Bedava Kitap, Bedava E Kitap
Ücretsiz Kitap, Bedava E Book Read More!

Ücretsiz Kitap, Bedava E Book

Internette ücretsiz kitap veya bedava e-book arayanlara bir müjdemiz var. Elektronik ortamda okuyabileceğiniz, istediğiniz gib not alıp, yorum yazabileceğiniz e-booklar artık Türkiye’de de yaygınlaşmaya başladı. Ekonomi Türk blogunun çıkardığı Ekonomide Hurafeler ve Gerçekler isimli Türkiye ekonomisini, ekonomi medyasını ve köşe yazarlarını anlatan kitabını buradan ücretsiz okuyabilirsiniz. Kitapta yayınlanan yazıların bir çoğu blogda daha önce ücretsiz yayınlandı. Deniz Gökçe bu kitap için “...bu kitap üniversitede okuyan öğrenciler ve kendini geliştirmeye çalışan ve ekonomiye ilgi duyan diğer kesimler için vazgeçilmez bir kaynak olacak diyerek ekonomi öğrencilerine tavsiye ediyor. Eğer siz de ekonomiye ilgi duyuyorsanız ve para vermek istemiyorsanız blogumuzun arşivlerini karıştırarak bu kitabın felsefesini ve ana fikrini anlayabilir ve kitaptaki yazılara ulaşabilirsiniz.

Çoğunluğu doktoralı ekonomistler tarafından yazılmış yazıların yer aldığı Ekonomi Türk kitabı Türkiye’de iktisat eğitimi alan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap, tavsiye ederim. Bu kitabı okuyarak hem ekonomiyi daha iyi anlayabilir, hem kazandığınız paraları daha bilinçli yönetebilir, hem de kimlerin saçmaladığını ve verilerle ölçülebilen konularda yapılan tartışmalara işkembeden ürettikleri rakamlarla ideolojik yorumlar getirdiklerini görebilirsiniz. Kitabın yazarı olarak kesinlikle tavsiye ederim, pahalı bir kitap değil, para verip okumak istemiyorsanız başkalarından ödünç alarak okuyun, ama bu kitabı mutlaka okuyun. Ideologların ve ekonomi cahillerinin sizi daha fazla yanıltmasına izin vermeyin.

Blogda yazılan yazıların hepsini ucretsiz okuyarak vakit kaybetmek istemiyorsanız ve sadece en iyi yazıları okumak istiyorsanız kitabımızı internet üzerinden satın alabileceğiniz sitelerin adreslerine buradan ulaşabilirsiniz. Medyadaki yazarların kitabımız hakkındaki görüşlerine ise şu yazıdan ulaşabilirsiniz.

Iktisat Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Ekonomistlere Kitap Tavsiyeleri
Yazın Okumak için Tavsiye Kitaplar
Avukatlara ve Hukuk Fakültesi Öğrencilerine Tavsiye Kitap
Doktorlara ve Tıp Fakültesi Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Mühendislik Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Işletme Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Bedava Kitap, Bedava E Kitap Read More!

Bedava Kitap, Bedava E Kitap

Internette bedava kitap veya bedava e-kitap arayanlara güzel bir haberimiz var. Ekonomi Türk blogunun çıkardığı Ekonomide Hurafeler ve Gerçekler isimli Türkiye ekonomisini, ekonomi medyasını ve köşe yazarlarını anlatan kitabını buradan bedavaya okuyabilirsiniz. Kitapta yayınlanan yazıların bir çoğu blogda daha önce yayınlandı. Deniz Gökçe bu kitap için “...bu kitap üniversitede okuyan öğrenciler ve kendini geliştirmeye çalışan ve ekonomiye ilgi duyan diğer kesimler için vazgeçilmez bir kaynak olacak diyerek ekonomi öğrencilerine tavsiye ediyor. Eğer siz de ekonomiye ilgi duyuyorsanız ve para vermek istemiyorsanız blogumuzun arşivlerini karıştırarak bu kitabın felsefesini ve ana fikrini anlayabilir ve kitaptaki yazılara ulaşabilirsiniz.

Çoğunluğu doktoralı ekonomistler tarafından yazılmış yazıların yer aldığı Ekonomi Türk kitabı Türkiye’de iktisat eğitimi alan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap, tavsiye ederim. Bu kitabı okuyarak hem ekonomiyi daha iyi anlayabilir, hem kazandığınız paraları daha bilinçli yönetebilir, hem de kimlerin saçmaladığını ve verilerle ölçülebilen konularda yapılan tartışmalara işkembeden ürettikleri rakamlarla ideolojik yorumlar getirdiklerini görebilirsiniz. Kitabın yazarı olarak kesinlikle tavsiye ederim, pahalı bir kitap değil, para verip okumak istemiyorsanız başkalarından ödünç alarak okuyun, ama bu kitabı mutlaka okuyun. Ideologların ve ekonomi cahillerinin sizi daha fazla yanıltmasına izin vermeyin.

Blogda yazılan yazıların hepsini bedava okuyarak vakit kaybetmek istemiyorsanız ve sadece en iyi yazıları okumak istiyorsanız kitabımızı internet üzerinden satın alabileceğiniz sitelerin adreslerine buradan ulaşabilirsiniz. Medyadaki yazarların kitabımız hakkındaki görüşlerine ise şu yazıdan ulaşabilirsiniz.

Iktisat Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Ekonomistlere Kitap Tavsiyeleri
Yazın Okumak için Tavsiye Kitaplar
Avukatlara ve Hukuk Fakültesi Öğrencilerine Tavsiye Kitap
Doktorlara ve Tıp Fakültesi Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Mühendislik Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Işletme Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi
Ekonomi Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi Read More!

Ekonomistlere Kitap Tavsiyesi

Ekonomi eğitimi alanlara ve ekonomistlere kitap tavsiyesi vermek Türkiye’de çok kolay değildi. Ta ki Ekonomi Türk blogu Ekonomide Hurafeler ve Gerçekler isimli Türkiye ekonomisini, ekonomiyi anlatan medyayı ve köşe yazarlarını anlatan kitabını piyasaya sürene kadar. Artık kitap tavsiyesi isteyen ekonomistlere veya iktisat öğrencilerine verilecek banko tavsiyemiz Ekonomi Türk kitabıdır. Deniz Gökçe bu kitap için "...bu kitap üniversitede okuyan öğrenciler ve kendini geliştirmeye çalışan ve ekonomiye ilgi duyan diğer kesimler için vazgeçilmez bir kaynak olacak" diyerek ekonomi öğrencilerine tavsiye ediyor.

Çoğunluğu doktoralı ekonomistler tarafından yazılmış yazıların yer aldığı Ekonomi Türk kitabı Türkiye’de iktisat eğitimi alan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap, tavsiye ederim. Bu kitabı okuyarak hem ekonomiyi daha iyi anlayabilir, hem kazandığınız paraları daha bilinçli yönetebilir, hem de kimlerin saçmaladığını ve verilerle ölçülebilen konularda yapılan tartışmalara işkembeden ürettikleri rakamlarla ideolojik yorumlar getirdiklerini görebilirsiniz. Kitabın yazarı olarak kesinlikle tavsiye ederim, pahalı bir kitap değil, para verip okumak istemiyorsanız başkalarından ödünç alarak okuyun, ama bu kitabı mutlaka okuyun. Ideologların ve ekonomi cahillerinin sizi daha fazla yanıltmasına izin vermeyin.

Ekonomistlere tavsiye ettigimiz kitabımızı internet üzerinden satın alabileceğiniz sitelerin adreslerine buradan ulaşabilirsiniz. Medyadaki yazarların kitabımız hakkındaki görüşlerine ise şu yazıdan ulaşabilirsiniz. Read More!

Yazın Okumak için Tavsiye Kitaplar

Ekonomi konusunda eğitimi olmayan ama ekonomik gelişmelerden hayatları etkilenen insanlar haliyle ekonomiye ilgi duyuyorlar. Eğer siz de bunlardan biriyseniz ve yazın okumak için tavsiye kitaplar arıyorsanız size ekonomi konusunda bu sene yazılmış en iyi kitabı önereceğiz. Ekonomi konusunda özellikle de Türkiye ekonomisi konusunda yazılmış kitap fazla yok, Türkiye ekonomisini nasıl takip edebileceğimizi ve ekonomistlerin gerçek yüzünü anlatan tavsiye edebileceğimiz bir kitap ise hiç yok.

Çoğunluğu doktoralı ekonomistler tarafından yazılmış yazıların yer aldığı Ekonomi Türk kitabı Türkiye’de hukuk eğitimi alan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap, tavsiye ederim. Bu kitabı okuyarak hem kazandığınız paraları daha bilinçli yönetebilir, hem de kimlerin saçmaladığını ve verilerle ölçülebilen konularda yapılan tartışmalara işkembeden ürettikleri rakamlarla ideolojik yorumlar getirdiklerini görebilirsiniz. Kitabın yazarı olarak kesinlikle tavsiye ederim, pahalı bir kitap değil, para verip okumak istemiyorsanız başkalarından ödünç alarak okuyun, ama bu kitabı mutlaka okuyun. Ideologların ve ekonomi cahillerinin sizi daha fazla yanıltmasına izin vermeyin.

Kitabımızı internet üzerinden satın alabileceğiniz sitelerin adreslerine buradan ulaşabilirsiniz. Medyadaki yazarların kitabımız hakkındaki görüşlerine ise şu yazıdan ulaşabilirsiniz. Read More!

Avukatlara ve Hukuk Fakültesi Öğrencilerine Tavsiye Kitap

Avukatlar ve hukuk öğrencileri her ne kadar ekonomik gelişmelerden fazla etkilenmeseler de para yönetmesini ve yatırım yapmasını hiç bilmiyorlar. Insanlara yasal problemlerindeyardımcı olan bu insanların birikimlerini mantıksız alanlara yatırarak sıfırı tüketmelerine ve başkalarını zengin etmelerine çok şahit oldum. Avukatlara ve hukuk fakültesi öğrencilerine kitap tavsiyesi başlıklı yazımızda Türkiye’de hukuk okuyan ama hayatlarını ve birikimlerini önemli boyutta etkileyen ekonomideki gelişmeleri takip edemeyen ve gazetelerin ekonomi sayfalarında ve köşe yazılarında gündeme getirilen konuları anlamayan avukatlara nasıl bir kitap tavsiye edersiniz sorusuna cevap vereceğiz. Ekonomi konusunda özellikle de Türkiye ekonomisi konusunda yazılmış kitap fazla yok, Türkiye ekonomisini nasıl takip edebileceğimizi ve ekonomistlerin gerçek yüzünü anlatan tavsiye edebileceğimiz bir kitap ise hiç yok.

Türkiye’de avukatlar ve hukuk fakültesi öğrencileri çoğu zaman ekonomi konusunda hiç bilgi sahibi olmadan mezun oldukları için ekonomi bilgisi olmayan insanlar olarak hayata atılıyorlar. Çoğunluğu doktoralı ekonomistler tarafından yazılmış yazıların yer aldığı Ekonomi Türk kitabı Türkiye’de hukuk eğitimi alan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap, tavsiye ederim. Bu kitabı okuyarak hem kazandığınız paraları daha bilinçli yönetebilir, hem de kimlerin saçmaladığını ve verilerle ölçülebilen konularda yapılan tartışmalara işkembeden ürettikleri rakamlarla ideolojik yorumlar getirdiklerini görebilirsiniz.

Avukatlar ve hukuk öğrencileri için ekonomi alanında bundan daha iyi ve daha eğlenceli bir kaynak kitap Türkiye’de yazılmadı. Kitabın yazarı olarak kesinlikle tavsiye ederim, pahalı bir kitap değil, para verip okumak istemiyorsanız birbirinizden ödünç alarak okuyun, ama bu kitabı mutlaka okuyun. Ideologların ve ekonomi cahillerinin sizi daha fazla yanıltmasına izin vermeyin. Hukuk mezunu olmanıza rağmen bu kitap sayesinde ekonomiden de anlayabilirsiniz.

Kitabımızı internet üzerinden satın alabileceğiniz sitelerin adreslerine buradan ulaşabilirsiniz. Medyadaki yazarların kitabımız hakkındaki görüşlerine ise şu yazıdan ulaşabilirsiniz. Read More!

Doktorlara ve Tıp Fakültesi Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi

Doktorlara ve tıp fakültesi öğrencilerine kitap tavsiyesi başlıklı yazımızda Türkiye’de tıp fakültesi okuyan ama hayatlarını ve birikimlerini önemli boyutta etkileyen ekonomideki gelişmeleri takip edemeyen ve gazetelerin ekonomi sayfalarında ve köşe yazılarında gündeme getirilen konuları anlamayan doktorlara nasıl bir kitap tavsiye edersiniz sorusuna cevap vereceğiz. Doktorlar ve tıp öğrencileri her ne kadar ekonomik gelişmelerden etkilenmeseler de para yönetmesini ve yatırım yapmasını hiç bilmiyorlar. Insanları ölümden döndüren, tekrar sağlık ve mutluluk veren bu insanların birikimlerini nasıl mantıksız alanlara yatırarak sıfırı tüketmelerine ve başkalarını zengin etmelerine çok şahit oldum. Ekonomi konusunda özellikle de Türkiye ekonomisi konusunda yazılmış kitap fazla yok, Türkiye ekonomisini nasıl takip edebileceğimizi ve ekonomistlerin gerçek yüzünü anlatan tavsiye edebileceğimiz bir kitap ise hiç yok.

Türkiye’de doktorlar ve tıp fakültesi öğrencileri çoğu zaman ekonomi konusunda hiç bilgi sahibi olmadan mezun oldukları için ekonomi bilgisi olmayan insanlar olarak hayata atılıyorlar. Çoğunluğu doktoralı ekonomistler tarafından yazılmış yazıların yer aldığı Ekonomi Türk kitabı Türkiye’de tıp eğitimi alan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap, tavsiye ederim. Bu kitabı okuyarak hem kazandığınız paraları daha bilinçli yönetebilir, hem de kimlerin saçmaladığını ve verilerle ölçülebilen konularda yapılan tartışmalara işkembeden ürettikleri rakamlarla ideolojik yorumlar getirdiklerini görebilirsiniz.

Doktorlar ve tıp öğrencileri için ekonomi alanında bundan daha iyi ve daha eğlenceli bir kaynak kitap Türkiye’de yazılmadı. Kitabın yazarı olarak kesinlikle tavsiye ederim, pahalı bir kitap değil, para verip okumak istemiyorsanız birbirinizden ödünç alarak okuyun, ama bu kitabı mutlaka okuyun. Ideologların ve ekonomi cahillerinin sizi daha fazla yanıltmasına izin vermeyin. Tip mezunu olmanıza rağmen bu kitap sayesinde ekonomiden de anlayabilirsiniz.

Kitabımızı internet üzerinden satın alabileceğiniz sitelerin adreslerine buradan ulaşabilirsiniz. Medyadaki yazarların kitabımız hakkındaki görüşlerine ise şu yazıdan ulaşabilirsiniz. Read More!

Mühendislik Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi

Mühendislik öğrencilerine kitap tavsiyesi yazımız Türkiye’de mühendislik okuyan ama hayatlarını ve mesleklerini önemli boyutta etkileyen ekonomideki gelişmeleri takip edemeyen ve gazetelerin ekonomi sayfalarında ve köşe yazılarında gündeme getirilen konuları anlamayan mühendislik öğrencilerine nasıl bir kitap tavsiye edersiniz sorusuna cevap veriyor. Özellikle mühendislik öğrencileri ekonomi konusunda oldukça zayıf kalıyorlar, kafaları matematiğe bassa da iktisattaki teorileri ve bunların etkilerini bilmiyorlar. Ekonomi konusunda özellikle de Türkiye ekonomisi konusunda yazılmış kitap fazla yok, Türkiye ekonomisini nasıl takip edebileceğimizi ve ekonomistlerin gerçek yüzünü anlatan tavsiye edebileceğimiz bir kitap ise hiç yok.

Türkiye’de mühendislik öğrencileri çoğu zaman ekonomi konusunda yeterli bilgi sahibi olmadan mezun oldukları için mühendislik derecesine sahip ama ekonomi bilgisi olmayan insanlar olarak iş hayatına atılıyorlar. Çoğunluğu doktoralı ekonomistler tarafından yazılmış yazıların yer aldığı Ekonomi Türk kitabı Türkiye’de mühendislik eğitimi alan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap, tavsiye ederim. Bu kitabı okuyarak hem derslerinizi daha iyi anlayabilirsiniz, hem kazandığınız paraları daha bilinçli yönetebilir, hem de kimlerin saçmaladığını ve verilerle ölçülebilen konularda yapılan tartışmalara işkembeden ürettikleri rakamlarla ideolojik yorumlar getirdiklerini görebilirsiniz.

Mühendislik öğrencileri için ekonomi alanında bundan daha iyi ve daha eğlenceli bir kaynak kitap Türkiye’de yazılmadı. Kitabın yazarı olarak kesinlikle tavsiye ederim, pahalı bir kitap değil, para verip okumak istemiyorsanız birbirinizden ödünç alarak okuyun, ama bu kitabı mutlaka okuyun. Ideologların ve ekonomi cahillerinin sizi daha fazla yanıltmasına izin vermeyin. Muhendislik mezunu olmanıza rağmen bu kitap sayesinde ekonomiden de anlayabilirsiniz.

Kitabımızı internet üzerinden satın alabileceğiniz sitelerin adreslerine buradan ulaşabilirsiniz. Medyadaki yazarların kitabımız hakkındaki görüşlerine ise şu yazıdan ulaşabilirsiniz. Bu kitap endüstri mühendisliği, makine mühendisliği, bilgisayar mühendisliği, tekstil mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği, gıda mühendisliği, biyomedikal mühendisliği, jeofizik mühendisliği, genetik mühendisliği, işletme mühendisliği, ziraat muhendisligi, inşaat mühendisliği, sistem mühendisliği, yazılım mühendisliği, mekatronik mühendisliği, fotogrametri mühendisliği, matematik mühendisliği, kaynak mühendisliği, ve kimya mühendisliği öğrencilerine tavsiye edilir. Çevre mühendisliği öğrencilerine ise tavsiye etmiyoruz, onlar çevrelerine daha iyi baksınlar, daha iyisini bulamıyorlarsa alsınlar. Read More!

Işletme Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi

Işletme öğrencilerine kitap tavsiyesi başlıklı yazımızda Türkiye’de işletme okuyan ama şirketlerin performansını önemli boyutta etkileyen ekonomideki gelişmeleri takip edemeyen ve gazetelerin ekonomi sayfalarında ve köşe yazılarında gündeme getirilen konuları anlamayan işletme öğrencilerine nasıl bir kitap tavsiye edersiniz sorusuna cevap vereceğiz. Ekonomi konusunda özellikle de Türkiye ekonomisi konusunda yazılmış kitap fazla yok, Türkiye ekonomisini nasıl takip edebileceğimizi ve ekonomistlerin gerçek yüzünü anlatan tavsiye edebileceğimiz bir kitap ise hiç yok.

Türkiye’de işletme öğrencileri çoğu zaman ekonomi konusunda yeterli bilgi sahibi olmadan ve kavramları sindirmeden dersleri geçtikleri için işletme derecesine sahip ama ekonomi bilgisi olmayan insanlar olarak iş hayatına atılıyorlar. Çoğunluğu doktoralı ekonomistler tarafından yazılmış yazıların yer aldığı Ekonomi Türk kitabı Türkiye’de işletme eğitimi alan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap, tavsiye ederim. Bu kitabı okuyarak hem derslerinizi daha iyi anlayabilirsiniz, hem profesörlerinize aklınıza takılan konularda sorular yöneltebilirsiniz, hem kimlerin saçmaladığını ve verilerle ölçülebilen konularda yapılan tartışmalara işkembeden ürettikleri rakamlarla ideolojik yorumlar getirdiklerini görebilirsiniz.

Işletme öğrencileri için ekonomi alanında bundan daha iyi ve daha eğlenceli bir kaynak kitap Türkiye’de yazılmadı. Kitabın yazarı olarak kesinlikle tavsiye ederim, pahalı bir kitap değil, para verip okumak istemiyorsanız birbirinizden ödünç alarak okuyun, ama bu kitabı mutlaka okuyun. Ideologların ve ekonomi cahillerinin sizi daha fazla yanıltmasına izin vermeyin. Işletme mezunu olmanıza rağmen bu kitap sayesinde ekonomiden de anlayabilirsiniz.

Kitabımızı internet üzerinden satın alabileceğiniz sitelerin adreslerine buradan ulaşabilirsiniz. Medyadaki yazarların kitabımız hakkındaki görüşlerine ise şu yazıdan ulaşabilirsiniz. Read More!

Ekonomi Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi

Ekonomi öğrencilerine kitap tavsiyesi başlıklı yazımızda Türkiye’de ekonomi okuyup da ekonomideki gelişmeleri takip edemeyen ve gazetelerin ekonomi sayfalarında ve köşe yazılarında gündeme getirilen konuları anlamayan ekonomi öğrencilerine nasıl bir kitap tavsiye edersiniz sorusuna cevap vereceğiz. Ekonomi konusunda özellikle de Türkiye ekonomisi konusunda yazılmış kitap fazla yok, Türkiye ekonomisini nasıl takip edebileceğimizi ve ekonomistlerin gerçek yüzünü anlatan tavsiye edebilecegimiz bir kitap ise hiç yok.

Türkiye’de ekonomi öğrencileri çoğu zaman ezberleyerek ve kavramları sindirmeden dersleri geçtikleri için ekonomi derecesine sahip ama ekonomi bilgisi olmayan insanlar olarak iş hayatına atılıyorlar. Çoğunluğu doktoralı ekonomistler tarafından yazılmış yazıların yer aldığı Ekonomi Türk kitabı Türkiye’de ekonomi eğitimi alan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap, tavsiye ederim. Bu kitabı okuyarak hem derslerinizi daha iyi anlayabilirsiniz, hem profesörlerinize aklınıza takılan konularda sorular yöneltebilirsiniz, hem kimlerin saçmaladığını ve verilerle ölçülebilen konularda yapılan tartışmalara işkembeden ürettikleri rakamlarla ideolojik yorumlar getirdiklerini görebilirsiniz.

Ekonomi öğrencileri için bundan daha iyi ve daha eğlenceli bir kaynak kitap Türkiye’de yazılmadı. Kitabın yazarı olarak kesinlikle tavsiye ederim, pahalı bir kitap değil, para verip okumak istemiyorsanız birbirinizden ödünç alarak okuyun, ama bu kitabı mutlaka okuyun. Ideologların ve ekonomi cahillerinin sizi daha fazla yanıltmasına izin vermeyin.

Kitabımızı internet üzerinden satın alabileceğiniz sitelerin adreslerine buradan ulaşabilirsiniz. Medyadaki yazarların kitabımız hakkındaki görüşlerine ise şu yazıdan ulaşabilirsiniz. Read More!

iktisat Öğrencilerine Kitap Tavsiyesi

Iktisat öğrencilerine kitap tavsiyesi başlıklı yazımızda Türkiye’de iktisat okuyup da ekonomideki gelişmeleri takip edemeyen ve gazetelerin ekonomi sayfalarında ve köşe yazılarında gündeme getirilen konuları anlamayan iktisat öğrencilerine nasıl bir kitap tavsiye edersiniz sorusuna cevap vereceğiz. Bu sorunun cevabı çok basit.

Türkiye’de iktisat öğrencileri çoğu zaman ezberleyerek ve kavramları sindirmeden dersleri geçtikleri için iktisat derecesine sahip ama iktisat bilgisi olmayan insanlar olarak iş hayatına atılıyorlar. Çoğunluğu doktoralı ekonomistler tarafından yazılmış yazıların yer aldığı Ekonomi Türk kitabı Türkiye’de iktisat eğitimi alan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. Bu kitabı okuyarak hem derslerinizi daha iyi anlayabilirsiniz, hem hocalarınıza aklınıza takılan konularda sorular yöneltebilirsiniz, hem kimlerin saçmaladığını ve nesnel ölçülebilen konularda yapılan tartışmalara işkembeden ürettikleri rakamlarla ideolojik yorumlar getirdiklerini görebilirsiniz.

Iktisat öğrencilerine bundan daha iyi bir kaynak Türkiye’de yazılmadı. Kitabın yazarı olarak kesinlikle tavsiye ederim, pahalı bir kitap değil, para verip okumak istemiyorsanız birbirinizden ödünç alarak okuyun, ama bu kitabı okuyun. Ideologların ve ekonomi cahillerinin sizi daha fazla yanıltmasına izin vermeyin.

Kitabımızı internet üzerinden satın alabileceğiniz sitelerin adreslerine buradan ulaşabilirsiniz. Medyadaki yazarların kitabımız hakkındaki görüşlerine ise şu yazıdan ulaşabilirsiniz. Read More!