Kaliteli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaliteli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fiyat/ Kazanç Oranı Nedir, Ne Anlama Gelir?

Ekonomi Türk 2 blogu kapandıktan sonraki o blogda yazılmış ve insanlar için öğretici olduğunu umduğumuz yazıları Ekonomi türk’ e aktarma serüvenimiz devam ediyor. İlk yazımız portföy çeşitlendirmesi ile ilgiliydi. Bugünkü yazımız çokca duyduğunuz fiyat-kazanç oranıyla ilgili. Öncelikle ilk yazıyı hatırlamak için (Fiyat-Kazanç Oranı Nedir?). Bu yazının devamını aşağıya aktarıyorum. Öncelikle burada yer alan bilgilerin yatırım danışmanlığı kapsamında olmadığını hatırlatma gereği duyuyorum.


Fiyat kazanç oranı bir şirketin normalize edilmiş fiyatıdır ama kullanırken bazı noktalara dikkat etmek gerekir.


F/K oranı tek başına şirketin ucuz veya pahalı olduğu anlamına gelmez. Burada ihtiyacınız olan diğer bir girdi ise şirketin karlarındaki tahmini büyüme miktarıdır. Büyüme potansiyeli olmayan şirketlerin F/K oranları daha düşük olur, iflas etmek üzere olan şirketlerin F/K oranları da çok çok düşük olur. Öte taraftan küçük ama çok hızlı büyüyen bir şirketin karı ya çok düşük olabilir veya eksi dahi olabilir. Bu durumlarda F/K oranı ya çok yüksek olacaktır ya da hesaplanamayacaktır bile. O yüzden tek başına F/K oranını kullanmak çok sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir.

Mesela benim geçenlerde aldığım Philip Morris şirketinin fiyatı $47 civarında idi ve şirket 2010 için $3,80 civarında bir kar bekliyordu. Bu benim bu sene $47 yatırım yaparak $3,80 kazanacağım anlamına geliyor (tabii şirket tüm kazancını temettü olarak dağıtmıyor ama kendimizi şirketin sahibi olarak varsayalım). Bu benim yatırımımdan bu sene %8,1 getiri elde edeceğim anlamına gelir. Ama ben PM şirketinin karlarının zamanla artmasını bekliyorum. Diyelim ki senede %5 artıyor olsun karları. Bu demektir ki benim gelecek seneki getirim %8,5’e, iki sene sonra ise %9’a, dört sene sonra %10, altı sene sonra %11’e yükselecek. Tabii reel getiriden bahsediyorum.

Oysa gelirleri yerinde sayan ama F/K oranı 10 olan başka bir şirkete de yatırım yapabilirdim. Bu durumda benim her sene getirim %10 civarında seyredecektir. Hisse alırken sizin için hangi durumun daha cazip olduğuna sizin karar vermeniz lazım. Tabii bu kararı vermeden önce hangi şirketlerin gelirlerinin zamanla daha çok artacağını vs. önceden tahmin edebilme gibi bir yeteneğinizin olması lazım.

Bunun haricinde F/K oranını tüm piyasa için uygulayıp borsanın genel olarak pahalı mı yoksa ucuz olduğuna karar vermekte de kullanabiliriz.


Not:Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Read More!

Portföy Çeşitlendirmesi Nedir, Nasıl Yapılır?

Editör Ekonomi Türk 2 blogunu kapattıktan sonra, o blogda eskiden yazılmış ve genellikle "devamı Ekonomi Türk 2' de" türündeki bana göre öğretici olan yazıları artık sizinle paylaşmaya karar verdik. İlk yazımızın başlangıcını okumak isterseniz: (Portföy çeşitlendirmesi nedir?)


Benzer bir yanlış da dolar milyarderi efsanevi petrolcü T. Boone Pickens tarafından yapıldı. 26 değişik enerji şirketine yatırım yapan Pickens 2008’in son üç ayında fonunun %97’sini, yani $1.25 milyar doları, kaybederek hem servetinin önemli bir kısmından oldu, hem de yatırımcılarını hüsrana uğrattı. Pickens yatırımlarını tek bir sepete değil 26 değişik sepete koymuştu ama tüm sepetler aynı arabanın içerisindeydi.


Amerika’da bireysel yatırımcılara en çok verilen tavsiye S&P 500 hisselerine uzun vadeli yatırım yapan senelik komisyonu %0.1 gibi çok düşük olan endeks fonlarını almalarıdır. Vanguard ve Fidelity tarafında yönetilen bu fonlar borsa 2007’de zirve yaptığı zaman $1 trilyona yaklaşan miktarları yönetiyorlardı. 2008’in sonunda bu fonların yönettiği para miktarı $500 milyarın altına düştü. Nedeni S&P 500 endeksinin son 1.5 yılda değerinin yarısından fazlasını kaybetmiş olmasıdır. Yani yumurtalarını 500 tane değişik sepete koyan, ve bu sepetlerini ayrı ayrı arabalara koyan yatırımcılar da servetlerini koruyamadılar. Nedeni tüm bu arabaların hepsinin aynı gemi içerisine konmasıydı.

Aslına bakarsanız paralarını sadece Amerikan hisse senetlerine değil, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin borsalarına dağıtan yatırımcıları da benzer bir son bekliyordu. Yani dünya geneline dağılmış 5000 tane değişik hisse senedine yatırım yapmak da çözüm değildi. Özellikle küreselleşmenin yaygınlaşmasıyla birlikte bu ülkeler arasındaki korrelasyon da artmıştı, yani tüm dünya borsaları benzer yönde hareket etmeye başlamıştı. Amerika’da başlayan kriz, tüm dünyaya yayılıyor ve beraberinde tüm dünya borsalarını aynı anda aşağıya çekiyordu.

Yatırım yapmanın birinci kuralı tasarruflarınızı değişik sepetlere koymak değildir. Yatırım yapmanın birinci kuralı tasarruflarınızı birbirinden bağımsız hareket eden değişik sepetlere koymaktır. Bu iki cümle arasındaki fark emeklilik yıllarında planladığınız hayatı yaşayıp yaşayamayacağınızı belirliyor. 2008 yılında Amerikan borsaları %40’a varan oranlarda değer kaybederken, bono ve tahvil yatırımcıları %14, altın yatırımcıları %2 kazanıyordu. Portfoyünün %40’ını hisse senetlerine, %40’ını bonolara, %10’unu altına ve %10’unu gecelik faize yatıran sıradan bir yatırımcının 2008 yılındaki kaybı sadece %10 civarında gerçekleşirdi.

Yatırım yapmanın diğer bir kuralı ise yaşınız ilerledikçe yatırımlarınızda daha muhafazakar davranmanızdır. Gençlik yıllarınızda daha çok çalışıp, daha fazla birikim yaparak 2008 gibi bir yılda kaybettiğiniz tutarları yerine koyabilirsiniz. Ancak yaşlılık yıllarınızda böyle bir şansınız yoktur. O yüzden bir numaralı düşünceniz elinizdeki tasarruflarınızı korumak olmalıdır. Mesela Amerika’da portfoyünün sadece %20’sini hisse senetlerine ayıran muhafazakar bir yatırımcı yatırımcılar açısından son 70 yılın en kötü getirisine sahip 2008 yılını bile çok az bir miktarla da olsa karlı kapatacaktı.

Bugünlerde gazete ve dergilerde Madoff’a milyonlarca dolar kaptıran ve devletin yoksullara verdiği yemek kuponlarını kullanmak zorunda kalan yaşları 60-85 arasında değişen yahudilerin haberlerinde geçilmiyor. İnsan bir yandan üzülürken bir yandan da kendi düşen ağlamamalı diye içinden de geçirmiyor değil. Bize düşen bu durumdan ders çıkarmak ve aynı hatalara düşmemektir.


Not:Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Read More!

2010 Yilinin Sonunda Satilan Hisseler

Amerika'da hisse satislarina uygulanan uzun vadeli vergi orani %15'dir. Satisi yaptiginiz yilin sonundan itibaren 3.5 ay icerisinde bu vergiyi odemek zorundasiniz. Yatirimcilar cogu zaman hisseleri yillarca ellerinde tutarlar, boylece odemeleri gereken vergi bir sureligine daha ceplerinde kalir ve hisselerin yukselmesi durumunda bu vergilerden de gelir elde edilir. Bir ornekle anlatalim.

Diyelim ki 100 liraya hisse aldiniz ve bir sene icerisinde hisseler ikiye katlandi ve 200 lira oldu. Satis yaparsaniz 15 TL vergi odersiniz ve elinizde 185 TL kalir. Diyelim ki satis yaptiniz ve tekrar yatirim yaptiniz. Ertesi sene de hisseler ikiye katlandi. Ikinci yilin sonunda da hisseleri sattiniz. Ikinci yil 185 TL kazanciniz olacak ve bunun 27,25 TL'sini vergi olarak vereceksiniz. Boylece iki yilin sonunda elinizde 342,75 TL para olacaktir.

Simdi birinci yilin sonunda satis yapmadiginizi varsayalim. Bu durumda iki yil sonunda 100 liraniz 400 TL olacak ve satis yapmaniz durumunda 45 TL vergi vereceksiniz. Elinizde 355 TL kalacaktir. Farkettiyseniz rakamlar ayni degil. Sebebi ilk yili sonunda geciktirip odemediginiz 15 TL'lik verginin ikinci yil size 15 TL kazandirmis olmasidir. Tabii 15 TL'lik ekstra kazancin %15'lik vergisini de verdiginiz icin aradaki fark 15 TL'den biraz daha az.

Gordugunuz uzere vergileri geciktirerek kazancinizi arttirabilirsiniz. Gerci Turkiye'deki insanlar bu durumu benden cok daha iyi bilirler. Yillarca SSK, TSK, TRT, vs. her turlu vergiyi odemeyip uzerine bir de vergi affindan dolayi kazanc bindirerek koseyi Mercedes'leri ile donenleri hepimiz biliyoruz. Daha gecenlerde bunlar icin devlet bir af yasasi daha gecirdi sagolsun. AKP hem mazlumun hem de zenginin yaninda...

Neyse bizim bahsedecegimiz yazi Amerika'da son islem gunlerinde satis yapan insiderlar ile ilgili. Bu kisiler neden bir iki gun daha beklemeyip ellerindeki hisseleri sattilar acaba? Bu konunun detaylarini 7 Stocks Insiders Couldn’t Wait A Couple Of Days To Sell baslikli yazidan takip edebilirsiniz. Read More!

Ariel Fund (ARGFX)

Amerika'da cevreci veya dini egilimlere sahip insanlari borsaya cekmek icin kullanilan pazarlama stratejilerinden bir tanesi socially responsible investing denilen sosyal konulara duyarli yatirim yapan fonlarlin pazarlanmasidir. Bu fonlar ya alkol, sigara, porno, silah, kurtaj, vb. alanlarina yatirim yapan sirketlerden uzak durmakta ya da cevreyi koruyan, saga sola bagis yapan sorumlu sirketlere yatirim yapmaktadir.

Bu tur fonlara yatirim yapmak karli midir? Bunu arastirmak icin 2005 yilina kadar oldukca basarili bir performans gostermis fonlar arasindan bir tanesini rastgele sectik. Ariel Fund (ARGFX) bugun dahi sosyal konulara duyarli yatirim yapan fonlarin basinda gelmektedir. Peki bu fonun alfasi var midir, yatirimcilari karli cikmis midir? Bu sorularin cevabini Socially Responsible Investing: Ariel Fund (ARGFX) baslikli yazidan okuyabilirsiniz. Read More!

Kredi Derecelendirme Kuruluslarinin Turkiye Notu

David Einhorn gecen Cuma gunu Bloomberg'de cevapladigi sorularda kredi derecelendirme kuruluslarina bayagi bir laf soktu. Ne dedigini merak ediyorsaniz David Einhorn: Big Banks Pickpocket Pension Funds baslikli yazimizi okuyabilirsiniz.

Biz de firsattan istifade kredi derecelendirme kuruluslarinin Turkiye'ye verdigi notlarin ne kadar embesilce oldugundan bahsettik ayni yazida. Bir kac baska yerde yayinlatabilirsek belki Turkiye'nin kredi notunu veren gafilleri bir miktar utandirabiliriz.

Siz de Turkiye'ye haksizca kotu kredi notu verenleri utandirmak ve ellerini zorlamak istiyorsaniz yukaridaki yaziya sitenizden link verin. Adamlar iflas etmek uzere olan Yunanistan ile Turkiye'ye ayni notu vermekten utanmiyorlar. Biz utandiralim. Read More!

Insider Trading Tutuklamalari

Amerika'da bir suredir insider trading sorusturmasi suruyordu. Bugun 4 kisi daha tutuklanmis. Konunun ozunu ben size anlatayim, siz de neden tek basiniza borsalarda Deli Dumrul gibi veya Don Kisot gibi yeldegirmenleriyle savasmamaniz gerektigini belki anlarsiniz. Hisse senetlerinin fiyatlarina bir grafikten buldugunuz al sat emirleri degil, kimsenin sahip olmadigi bilgiler yon verir. Piyasaya yeni bir bilgi geldigi zaman hisse fiyatlari degisir.

Amerika'da ve dunyanin diger taraflarindaki problem bazi kisilerin bu bilgilere piyasalardan cok once sahip olmasi ve bu bilgileri kullanarak kar elde etmesidir. Amerika'da tutuklananlardan bir tanesi AMD firmasinda calisan yoneticilerden bir tanesi. Adam sirketin kac tane cip sattigini, kac fiyattan sattigini, kar oraninin ne oldugunu herkesten cok once biliyor haliyle. Bunu da hedge fonlarla yaptigi "danismanlik" telefon gorusmelerinde hedge fonlara aktariyor. Hedge fonlar da bu kisiye "danismanlik" hizmetinden dolayi toplam $200,000 para oduyorlar. Simdi siz piyasalarda kendi kafaniza gidip alim satim yaparsaniz elbet bir gun karsiniza kimsede olmayan bir bilgi sahibi hedge fon cikar ve dayak yersiniz.

O yuzden biz hangi hedge fonlar piyasalardan daha yuksek getiri sagliyor diye arastiriyor ve daha sonra bu kisilerin yaptiklari islemleri taklit ederek bir asalak gibi piyasalardan daha yuksek getiri saglamanin yollarini ariyoruz. Bununla ilgili goruslerimizi de Insider Monkey blogunda paylasiyoruz.

Bu konuyla ilgili Arrests in Insider Trading Investigation baslikli yaziyi okuyarak daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Read More!

David Einhorn Nasil Yatirim Yapiyor

Hedge fon yoneticisi David Einhorn'un gecmisi ve yatirim stili hakkinda detayli bir yazi yazdik. 1996 yilindan bu yana senede ortalama %21 gibi cok yuksek bir getiri saglamayi basaran David Einhorn hisseleri nasil seciyor, nasil yatirim yapiyor diye merak ediyorsaniz David Einhorn’s Investment Style baslikli yaziyi okumanizi oneririm.

Yazida David Einhorn'un kendi agzindan kendisinden ve yatirim stratejisinden bahsettigi bir kitaba ait linkleri de goreceksiniz. Borsada yatirim yapan kisilerin bu kitaplari okuyup kendilerini gelistirmesi lazim. Kimlere karsi islem yaptiklarini gormeleri lazim.Bizim Insider Monkey blogunu kurmamizin sebeplerinden bir tanesi de David Einhorn gibi yetenekli hedge fon yoneticilerini tespit edip onlarin yaptigi islemleri taklit ederek borsa endekslerinden daha iyi getiriler elde etmede kucuk yatirimcilara yardimci olmakti. Roubini gibi sansasyon pesinde kosanlarin degil, isini bilen, milyarlarca dolar parayi yonetmenin sorumlulugu sirtlarinda olan David Einhorn gibi yetenekli kisileri takip edin. Read More!

Efficient Market Hypothesis

Efficient Market Hypothesis (Etkin Piyasa Hipotezi) uzerine cok kapsamli bir yazi yayinlayip hem tarihcesini hem de neden gecerli olmadigini anlattim. Finans literaturunde bunun kadar bilincsizce kullanilan baska bir teori yoktur. Teori son 30 senedir darbe uzerine darbe yemesine ragmen hala akademide yaygin olarak kullaniliyor ve okullarda ogrencilere ogretiliyor. Detaylara linkini asagida verdigim yazidan ulasabilirsiniz:

The Death of Efficient Market Hypothesis and Japanese Centenarians Read More!

CNBC Hatasindan Dondu

CNBC bizim hakkimizda karalayici bir yazi yazmis, goruslerimize basvurma ve meseleyi acikliga kavusturma geregi duymamisti. Boylece CNBC'den ilk linkimizi almis olduk. Reklamin iyisi kotusu olmaz demeyin, kotusu olur. Adimizi temize cikarmak icin bir dizi yazi ve email mesaji atmamiz gerekti. Neticede CNBC az once cevabimizi websitelerinden yayinlayarak hem adimizi temize cikarmis oldu, hem de bize bir link daha vermis oldu. Bizden email ile ozur dilediklerini de belirtmeliyim.

Turk medyasindan bugune kadar Ekonomi Turk sitesine dogru durust link almadik. Belki birilerinin kulagina gider de "Turk Finanscidan CNBC'ye Samar" seklinde bir haber yapar diye umut ediyorum ama Nasrettin Hoca'nin dedigi gibi "olme esegim olme".

Bizim yazimizin orijinali ise surada: Pershing Square's Return Read More!

Pershing Square'in Getirisi

Daha once Pershing Square'in Kasim ayi icin acikladigi %15'lik getirinin rahatsiz edici derecede yuksek bir rakam oldugundan ve bu isin icerisinde bir is oldugundan bahsetmistik. Sazanlar atladi ve bizim yanildigimizi belirten yorumlar ve yazilar yazildi. Biz de Pershing Square'in hesapladigi %15'lik getirinin neden dogru olmadigini anlatan bir yazi yazdik.

Bu yaziyi okudugunuz zaman hedge fonlarin neden yuksek getiriler saglayabilecegini ve neden bu getirilerin disaridaki insanlar tarafindan bazen taklit edilemeyecegini de goreceksiniz. Oldukca ogretici bir yazi, hedge fonlara ve yatirimlara ilgi duyan herkesin mutlaka okumasi gereken bir yazi:

Pershing Square’s Return Read More!

Parnassus Investments Fonu PARNX

Dun Bloomberg'de bir haber gorduk, Parnassus Investments diye bir fon bu sene diger fonlarin %95'inden daha iyi bir performans gostermis. Yoneticisi demec falan vermis, herkesin karamsar oldugu zaman en iyi yatirim zamanidir diye. Hem Amerika'daki hem de Turkiye'deki fon yoneticileri politikacilar gibidirler, orada herkeste daha zeki olduklarindan dolayi degil, politika yapmayi insanlara duymak istedikleri seyleri soyledikleri icin zirvededirler. Yoksa yetenek cogu zaman yoktur.

Parnassus da kasilip kasilip duruyor, bir alphasini hesaplayalim dedik. Adamlar kucuk hisselerin endeksini takip eden, alphasi ayda %0,05 olan ortalamanin biraz uzerinde bir fon yonetiyorlar. Bu konuyla ilgili diger detaylari Best Mutual Funds: Parnassus (PARNX) Returns and Alpha baslikli Insider Monkey yazisindan okuyabilirsiniz. Read More!

Obezite Ile Ilgili Bilinmeyen 15 Istatistik

Amerika'nin liderligi kimseye kaptirmadigi bir kac ender alandan bir tanesi obezite oranlaridir. Ulusal obezite orani resmi istatistiklerde %26.7 olarak geciyor. Ancak bu rakam dogru bir rakam degil. Bu rakami hesaplarken devlet insanlarin beyan ettigi kilo ve boy rakamlarini kullaniyor. Yani gidiyorlar bayanin bir tanesine ve "teyze senin boyun kac, kilon kac" diye soru yoneltiyorlar. Teyzenin verdigi rakamlarin dogrulugu insafina kalmis artik. (tam Murat Cokgezen tadinda bir arastirma...)

Bir de direkt boy ve kilo olculerek hesaplanan obezite oranlari var. Bu yontemle Amerika'nin obezite orani 2008 yilinda %33,9 imis. Bu sene bu oran kesin %35 sinirini asmistir.

Obezite ile ilgili bilinmeyen 15 istatistik derleyen Insider Monkey bunlari 15 Shocking Obesity Facts You Didn’t Know About baslikli bir yazida yayinlamis. Hurriyet gazetesinin saglik muhabirleri bu yaziyi gorurse kesin atifta bulunmadan yaziyi asirir, simdiden soyleyeyim. Hic yapmadiklari sey degil. Yoksa elmanin faydalarini oturup da arastirma yapip bulduktan sonra yayinlamiyorlar... Read More!

Her Supermarkete 6 Bakkal Dusuyor, Mogollar Marketsizlikten Yakiniyor

Turkiye'de ekonomi yazarlarini pek takip etmiyorum, Radikal'de yazan Ugur Gurses ile Aksam gazetesinde yazan Deniz Gokce takip ettigim iki yazardir. Kendileri Ekonomi Turk kitabina da destek vererek gonlumde taht kurmuslardir. Bugun Ugur Gurses'in yazisini okumak uzere Radikal'in sayfasina gittigim zaman hemen Ugur Gurses'in altinda Jale Ozgenturk'un "Yilan Hikayesine Donen Tasari" baslikli yazisi dikkatimi cekti (ekonomistler buna pozitif externality mi yoksa negatif dissallik mi der siz karar verin).

Devlet yine hangi reformu ertelemek icin bin dereden su getiriyor diye merakla tikladim ki bahsedilen yasa tasarisi  bakkallarin supermarketleri, kucuk esnafin AVM'leri zincirlemeye calistiklari tasari imis. Jale Ozgenturk yazisini "Ama 50 milyar dolara kosan bir sektorde duzenleme olmamasi yanlis degil mi?" diye bitirmis yazisini. Biz kinayeli bir cevap verelim, kafasi calisan okurlar ne dedigimizi anlar:

Moğolistan'dan önümüzdeki günlerde bir heyet gelecek. Ama ellerindeki dosyada hayli ilginç bir 'ticari istek' var. 6 bakkala sadece bir supermarket düştüğü Moğolistan, bu dengesizlige çözüm için 20 bin Türk supermarketi istiyor.

Rusya'nın egemenliğinde geçen yıllar boyunca işi, gücü olmayan müslüman Moğol marketlerinin büyük bölümü alkol satan bufelere donüşmüş. Moğolistan'da supermarket nüfus azalıyor. 6 bakkala bir supermarket düşüyor. Supermarket sayısının bu kadar az olması yüzünden devlet supermarketlerden değil bakkallardan vergi istiyor. Ulkedeki 45 milyon hayvan da, supermarketlerin et reyonu için önemli bir kaynak.

Moğol hükümeti giderek artan bu endişelerini gidermek için şimdi Türkiye ile farklı bir talepte bulunuyor. Türkiye'den 20 bin supermarket istiyor.

Bu aşamada görüşmeler sürüyor. Önceki gün bu konuda çalışmaları yürüten bir yetkili ile sohbet ettik. Moğolistan'da supermarket sayısının azlığının, ülkede önemli sıkıntılar yarattığını söyleyen yetkili, Moğolistan'dan önümüzdeki günlerde üst düzey yetkililerden oluşan bir heyetin geleceğini anlattı. Heyetle nasıl bir yol izleneceğini konuşacaklarını söyleyen yetkili, "Halk, Ruslar supermarketlerin kökünü kuruttu diyor. Türk supermarketlerinin çalışkan olduğunu, ucuz, taze ve kaliteli mal sattiklarini düşünüyorlar. Türk supermarketleri gelirse kendi supermarketlerinin de silkineceğini düşünüyorlar" diyor.

Moğolistan deyip geçmeyin. Ülkede madencilik, tarım ve turizm konusunda ciddi potansiyel var. Topraklar tertemiz, bakir bir doğaya sahip. Bu arada tarım dedik diye korkmayın nüfusun yüzde 51.2'si de şehirlerde yaşıyor. Ciddi bir şehirleşme var. Okuma yazma oranı da yüzde 95.

20 bin Türk supermarketi nasıl seçilecek bilmem ama seçilenin başına talih kuşunun konacağı ortada.

Bu arada Meliha Okur da bu konuda su sozleri soylemis midir bilemiyoruz:

Yeni yılın büyük piyangosu bizim Türk supermarketlerine çıktı. Müjdeli haber Moğolistan'dan geldi. Moğollar, Türkiye'den 20 bin supermarket istiyor. Sakın ola, "Bu ne iş filan?.." demeyin. Meğer Çin'in komşusu, Cengiz Han'ın torunlarının ülkesi Moğolistan, uzun süredir "marketsizlikten" kıvranıyormuş. Nüfusu 3 milyonu geçmeyen Moğolistan'da altı bakkala bir supermarket düşüyormuş!.. Moğol bakkallari ne yapsın!.. Yürekleri ve beyinleri hiç durmadan üretiyor. Moğol bakkalları biteviye çalışıyor. Her şeyleri var. Ama bir farkla! Ne yazık ki mallarini satacak marketleri yok!.. Marketsizlik yüzünden sıkıntıları çok. Durumun farkında olan Moğolistan yetkilileri ne yapsın, uzun süredir marketlerin sayisini artırmanın yollarını arıyormuş. Durumu bize anlatan ve konuyu çok yakından takip eden işadamı gülerek dedi ki, "Moğolistan'a market olarak gidenler, '40 dönüm bostan yan gel Osman,' misali yatıyor!..”

Not: Bu yazi mizah amacli yazilmistir, kaynak Referans gazetesidir. Read More!

Maverick Capital ve Abercrombie Fitch

Bu hafta basinda Maverick Capital'in yeni aldigi sirketler icerisinde yukselmesine en buyuk guven duydugu sirketin Abercrombie&Fitch (ANF) oldugunu belirten bir yazi yayinlamistik. Maverick 7 milyona yakin hisseyi tanesi $39.32'den satin almisti.

Bu hisseler bugun neredeyse $6 birden yukseldi ve $56'a yaklasti. Maverick Capital bu yatirimindan cok kisa bir surede $113 milyon kazanmis oldu. Maverick bu yatirimi yaptigini 15 Kasim tarihinde halka aciklamisti. 16 Kasim tarihi kapanis fiyati uzerinden alim yapanlar 2 haftadan biraz uzun bir surede %23'den fazla getiri elde etmis oldular.

Insider Monkey bu konuda Maverick Capital’s Highest Conviction Pick Abercrombie &Fitch (ANF) Jumped baslikli bir yazi yayinladi. Ilgilenenler okusun. Insider Monkey olarak iki tur veriye bakarak hisse secimi yapiyoruz. Birincisi hedge fonlarin yaptiklari islemler, ikincisi de sirketlerin tepe yoneticileri olan insider'larin yaptiklari islemler. Bu kisiler ya isin icerisinde olduklari icin herkesten cok bilgiye sahipler ya da cok iyi analiz ve arastirma yaptiklari icin. Biz de gelistirdigimiz istatistiksel yontemlerle hangi islemlere daha fazla dikkat etmemiz gerektigini belirliyoruz. Yakinda tum bunlari Insider Monkey'de hizmet olarak sunacagiz. Read More!

Warren Buffett'in Tavsiye Ettigi 9 Fon Yoneticisi

Warren Buffett piyasalarin etkin olmadigini iddia ettigi konusmasinda aralarinda kendisinin de bulundugu 9 para yoneticisinin benzer yatirim felsefesi kullanarak borsa endeksinin cok uzerinde getiri sagladigini belirtmisti. Bu kisileri de sonradan gosterdikleri performansa gore degil, yatirim felsefelerine gore sectigini belirtmisti.

Warren Buffett'in bu 9 kisiyi gercekten ne zaman sectigini bilmiyoruz. Tek bildigimiz sey 1984 yilinin Mayis ayinda Buffett'in Columbia Universitesinde yapmis oldugu toplantida bu kisilerin adini dunya aleme acikladigi. Buffett bu kisileri belki bir kac ay once secmistir, belki de dedigi gibi seneler once.

Buffett'in hakli olup olmadigi belirlememizin tek yolu bu 9 kisinin 1984 yilindan sonraki performanslarina bakmaktir degil mi? Eger piyasalar gercekten etkin ise bu 9 kisinin ortalama performansinin borsa endeksinden cok farkli olmamasi lazim. Bunlarin cogunlugunun da borsa endeksinin uzerinde performans gosterememesi gerek.

Bu 9 fon yoneticisinin kimler oldugunu ve 1984 yilindan sonra nasil bir performans gosterdiklerini merak ediyorsaniz Warren Buffett Knew These 9 Fund Managers Would Outperform The Market baslikli yaziyi okumanizi tavsiye ediyorum. Read More!

Dan Loeb ve Third Point Hedge Fonu

Dan Loeb Amerika'daki en eglenceli hedge fon yoneticilerinden bir tanesidir. Bu konuyla ilgili detayli bir yaziyi daha sonra yazacagim. Bugun deginecegim konu Dan Loeb'in alfasinin olup olmamasidir. Piyasada endeks fonlarina yatirim yapan bir cok kisi var, bu kisiler kimsenin daha az risk alarak borsa endeksinin uzerinde getiri saglayamayacagini dusunuyorlar.

Dan Loeb 2007 yilindan once de cok meshur bir hedge fon yoneticisi ise. 2005, 2006 ve 2007 yillarinda senede $100 milyonun uzerinde gelir ediyordu. Biz 2007'nin ortasindan itibaren getiri ve alpha'sina baktigimiz icin Dan Loeb'in sonradan basarili oldugu icin secmedigimiz acik.

Dan Loeb'un son 3 yilda alpha yaratip yaratamadigini merak ediyorsaniz Daniel Loeb and Third Point’s Returns and Alpha baslikli yaziyi okumanizi oneririz. Vakit bulabilseydim Dan Loeb'in son ceyrekte hangi hisseleri portfoyune ekledigini, en buyuk pozisyonlarinin neler oldugunu da bir yaziyla paylasacaktim ama vakit bulamiyorum. Gonullu programcilar bu islemleri otomatik olarak yapmak uzerinde calisiyorlar. Basarili olabilirlerse bunun gibi daha cok yazi ile karsiniza cikacagiz.

Not: Excel kullanmasini iyi bilen ve bos vakti olup bana gonullu yardim etmek isteyen varsa email atsin. Bu tur yazilari beraber hazirlayabiliriz. Read More!

Ekonomistlerin Gecmis Yazilari

Blogumuzda yazmis olan ekonomistlerin gecmis yazilarina bakmaya devam ediyoruz. Insanlar tarihin ne kadar tekerrurden ibaret oldugunu pek bilmiyorlar. Tarihin tekerrur etmesinin temel nedenlerinden bir tanesi de insanlarin sandiklarindan cok daha az zeki olmalaridir. Kendimden biliyorum, insanlar zeki falan degillerdir. Cok hata yaparlar, kolay kolay ogrenemezler, hatalardan ders cikaramazlar. Insanlarin verimli calisabilmesi icin uzmanlasma yapmalari gerekir. Beynimizin kapasitesi fazla olmadigi icin tum kapasiteyi tek alanda kullanmak ve o alanda herkesten cok daha fazla sey bilmek ve becerili olmak bize avantaj saglar.

Bunun disinda cok bilmediginiz ama ilgi duydugunuz alanlarda faaliyet gosterirseniz genellikle tongaya dusersiniz. Bir cok kucuk yatirimcinin da borsada kaybetmesinin temel nedeni budur. Adamlar kendilerini zeki zannederler, piyasalardaki bir cok kurt oyuncudan daha iyi performans gosterebileceklerini dusunurler ve para kaybedip giderler. Neyse bu konulara baska bir zaman deginiriz. Bugun 2008 Kasim ayinda yazilmis yazilara bakacagiz. Blogda yeni yazi yazilmiyor diye sikayet etmeyin, eski yazilari okuyun, cok sey ogrenirsiniz.

1. Sosyalistlerin, ya da devletçilerin, en iyi becerdikleri iş kendi suçlarını başkalarının üzerine yıkmaktır (Murat Belge ve IMF)

2.Uzun boylu baskan adaylari %60 kazanma basarisi gosteriyormus. Obama 2008 secimlerini bu yuzden kazanmis olabilir mi?

3. Ben 10 yaşındayken kırmızı bir bisikletim vardı. Bu bisikletimi bir asker çocuk istedi, vardır ya "bi tur biniyim mi" diye. Daha bisiklete binme hevesine doyamamış bir köylü çocuğu delikanlılığında 1.5 yıllığına askere almanın filan gereği, oluru olmazı bir yana, verdim bir tur binsin diye. (Devami Hukuk ve Hayat'ta)

4. Hamdolsun teget gecti laflarinin resesyon tahmini yapan kim: "Rakamlara falan bakmadim ama yine de boyle bir tahmin yapmaktan korkmuyorum. Turkiye resesyona girecektir."

5. 2009'un ilk ceyreginde negatif bir buyume ile karsilasabiliriz diyerek tarihi kuculme rakamlarinin arifesinde cok temkinli bir tahmin yapan ekonomist kim?

6. Bu ulke hangisi: Bir ülke düşünün. Uzun yıllar enflasyonun pençesinde inim inim inlesin. Enflasyonun hatıraları henüz taptaze iken yeni bir yönetim iş başına gelsin. Ülke işsizlik problem ile kavrulurken hem de. İş başına gelen yönetim de ekonomiyi düzeltmeyi, işsizliği azaltmayı birinci öncelik olarak kabul etsin. Üstelik de bu durum bütün dünyanın ekonomik krizle başa çıkmaya alıştığı bir dönemde meydana gelsin. Hikayenin devamı şöyle:

İş başına gelen yönetim bir teknotratı süper yetkilerle donatarak ekonominin yeniden inşası, enflasyona karşı savaş, dış ticaret dengesinin düzeltilmesini istiyor. Yetkileri alan teknotrat kıskanılacak bir biçimde üç sene gibi kısa bir sürede sorunları çözüyor. Kamu istihdamı artırılarak işsiz insanlara iş bulunuyor. Yarım milyon genç işsiz amme hizmetinde ya da devlet adına tarım projelerinde istihdam ediliyor. Diğer bir yarım milyon da yol, köprü gibi kamu yatırımlarında istihdam ediliyor. Devlet işçi ücretlerini yasa ile kontrol ederek özel sektörün de ucuz işgücüne erişmesini sağlıyor. Diğer yandan işverenlere ayrıca sübvansiyon verilerek daha fazla istihdam yaratılıyor. Devlet harcamaları beş yılda iki kata yakın artıyor. İnşaat, ulaştırma gibi sektörlere yapılan harcama toplam kamu harcamasının yarısını geçiyor. İstihdam artırıcı projelere yapılan harcamalar ise dört kat artırılıyor.


8. Rekor seviyelerde ekonomik kuculme yasarken gerceklesenler: 2002-2006 donemindeki gazetelerin merceginden bakarsak ekonomide cok guzel seyler oluyor. Birincisi cari acik azaliyor. Boru degil, cari acik bu. Ikincisi, TUIK, Merkez Bankasi artik verilerle oynamiyor. Bu da iyi. Artik tarim istihdami da azalmiyor. Hatta artiyor bile. Super! Isgucune dahil olmayip calisacak durumda olanlara gizli issiz diyorlar, gizli issizler artiyor diye agliyorlardi. Son rakamlara baktim gizli issizler de azaliyor. Harika! Ihracat da artmiyor eskisi gibi, artik buyuk Turk ulusunun kutsal alin terini uc bucuk dolara elin gavuruna peskes cekmek yok! Ne mutlu Turkum diyene! Turkiye de zaten Turklerindir. Ayrica kicimdan uydurdugum rakamlara gore Hans bize 10 milyar dolar, Yorgo da 25 milyar dolar borclu. Yani onumuzdeki seneler de garanti. Hem artik sicak para da gelmiyor. Turk sirketleri de artik yabancilara satilmiyor.

9. Af icin zemin nasil hazirlanir: Yenzede Ornegi



  Read More!

Turkiye'nin Cahil Kose Yazarlari

Ekonomi Turk blogunun getirdigi en iyi yeniliklerden bir tanesi Turkiye'deki cahil kose yazarlarini ifsa etmesi olmustur. Bu yazilar daha cok 2006-2007 yillarinda yayinlandi. Ekonomi Turk kitabinda da bu hem eglendirici hem ogretici yazilari gorebilirsiniz.

Tahmin edebileceginiz gibi Turkiye'de egriye egri demek egriyi duzeltmeye pek fayda etmiyor. Gazete yoneticilerinin ve editorlerinin dogru ve tarafsiz yazi yayinlamak gibi bir onceligi yok, hatta cogunun tarafli ve yalan haber yazmak gibi bir misyonlari oldugunu bile soyleyebiliriz. O yuzden de Tayyip Erdogan'in Dogan Medya'ya aba ustunden sopa gostererek ders vermesini ulkede hemen hemen hic kimse yadirgamiyor.

Medya tarafsiz olmayinca bu sefer internetten Ekonomi Turk gibi kaynaklar tarafsiz ve dogru haber yayinlamak konusunda alternatif yaratmaya calisiyor. Bundaki problem ise cok basit. Birincisi ulkemizde herkes internete ulasamiyor. Ikincisi de vatandas da tarafsiz ve dogru haber pesinde degil. Cogunluk politize olmus, dogruyu bulmak yerine kendi hayat felsefesine ve politik goruslerine uyan yazilari okumak istiyorlar. O yuzden tarafsiz ve dogru yorumlarin musterisi de pek yok.

Neticede tek suclu medya degil yani. Talebi olmayan urunu uretmek ekonomik degil, iki gunde kapanirsiniz. Dogru ve tarafsiz haberi okuyacak ve buna para verecek insanlari bir platformda bulusturan bir ekonomik model henuz Turkiye'de olusturulamadi. Biz de zaten Ekonomi Turk kitabi yayinlandiktan sonra kelimenin tam anlamiyla olmasa da pes ettik. Insider trading sitesi Insider Monkey'i kullanarak Amerikali okuyucularla goruslerimizi paylasmak ekonomik olarak daha basarili olacak gibi gorunuyor. Turkiye'de de tarafsiz ve dogru yazilara ilgi gosteren kesim de zaten cogunlukla ingilizce bildigi icin Ekonomi Turk sitesinin misyonu da bir derece daha devam ediyor.

Bu uzun giristen sonra asil soylemek istedigim konuya geleyim. Bugun Muhtesip isimli bir blog karsima cikti. Ekonomi Turk blogunda yazilan, cahil kose yazarlarini afise eden, yazilarin benzerlerini yaziyor. Bu blogu takip edenler o tur yazilari da begenen kisiler olduklari icin duyurayim dedim. Yazilarindan bir ornek vereyim:

GazeteVatan yazari Mustafa Mutlu 15 yillik ogretmen Almanya'da 46 bin, Yunanistan'da 24 bin, Turkiye'de ise 7 bin dolar kazaniyor seklinde sacmalamis. Muhtesip blogunun yazari da Turkiye'de ogretmen maasinin aylik 1400 TL oldugunu, bunun da yillik 11500 dolara karsilik geldigini belirterek Mustafa Mutlu'nun yanlisini ortaya koymus.

Basarili ama biraz eksik. Aciklayayim. Almanya'da calisan ogretmen nasil 46 bin dolar kazaniyor ki? Dolar kuru lastik gibi bu sene icerisinde avroya karsi neredeyse %20 civarinda deger kazanip kaybetti. Bu demektir ki Almanya'daki ve Turkiye'deki ogretmenlerin maasini karsilastiracaksaniz dolar kurunu degil, avro kurunu kullanmaniz daha dogru olur. Boylece sadece Turk lirasini avroya cevirmek durumunda olursunuz. Kurlardaki oynaklik da analizinizi daha az etkiler.

Ikinci hata ise bu maaslarin net veya brut olup olmadigi sorgulanmamis. Avrupa'da ve Amerika'da maaslar brut olarak aciklanir. Net maas olayi Turkiye'ye mahsus bir durum. Amerika Avrupa'dan daha zengin bir ulke. Amerika'nin bir cok bolgesindeki ogretmenler brut 40-45 bin dolar arasinda maas alir. Aldiklari bu maas uzerinden adamlar bir de vergi verirler. Bu vergilerin de yaklasik %25 oldugunu varsayarsak adamlarin aldiklari net maas $30 bin veya biraz uzerindedir. Almanya'daki ogretmenlerin Amerika'dakilerden daha yuksek maas aldigini zannetmiyorum.

Ucuncu hata Almanya'da her yerde ogretmen maaslarinin ayni oldugunu varsaymaktir. Turkiye cok guclu (ve salakca) bir merkezi yonetim sistemine sahip. Polislerin, ogretmenlerin ne kadar maas alacagina yerel yoneticiler degil Ankara'daki politikacilar karar veriyor. O yuzden de hayat pahaliligin farkli oldugu Istanbul ve Mersin'de calisan ogretmenler veya asgari ucretliler ayni parayi aliyorlar. Amerika'da ve Almanya'da durumun boyle oldugundan supheliyim. Simdi Avrupa'daki durumu arastirmaya vaktim yok, kimse bana bu yaziyi yazmak icin ayda binlerce lira para vermiyor maalesef. O yuzden de Amerika'daki durumu anlatmakla yetinecegim, Almanya da cok farkli degildir. Hayat pahaliliginin fazla oldugu yerlerde ogretmen maaslari da daha yuksek olur. Yoksullugun fazla, fiyatlarin dusuk oldugu guneydeki eyaletlerde ise ogretmen maaslari ulke ortalamasinin cok altinda olur (bkz. poverty rates by state). O yuzden Mustafa Mutlu burada da baltayi tasa vurmus.

Goreceginiz uzere Almanya'da ogretmenler sandiginiz kadar yuksek ucret almiyor. Turkiye'deki ogretmen maaslari da dusuk degil. Aslina bakarsaniz Turkiye'deki ogretmen maaslari olmasi gerekenden cok daha yuksek. Bunun neden oldugunu merak ediyorsaniz Ogretmen Maaslari Az mi baslikli yazimizi okumanizi oneririm. Mustafa Mutlu'nun derdi Turkiye'deki yuzbinlerce ogretmene "sirin" gorunmek oldugu icin ogretmen maaslari 10 milyon lira da olsa kose yazarlarimizin ve ogretmenlerimizin gozunde her zaman dusuk olacaktir!!! Read More!

Flas Haber: Teknolojinin Gucu

Simdi sizlere teknolojinin gucunu gosteren flas bir haber gececegim. Az once Radikal gazetesinin ekonomi bolumunde Kablosuz Modemin Sok Etkisi baslikli bir haber gordum. Haberde Hollanda'da yapilan bir arastirmada modemlerin yaydigi radyasyonun oradaki agaclar uzerindeki olumsuz etkisinden bahsediyordu. Eee, ne var bunda diyeceksiniz. Bunda bir sey yok. Haberin icerisine bir de resim koymuslar yan tarafa ekran ciktisini koydum. Resimdeki agac Amerika'daki agaclara o kadar cok benziyor ki anlatamam.

Amerika'daki -ozellikle New York'taki- agaclar sonbahar gelince sari-turuncu-kirmizi renge boyanirlar. Abartmiyorum, gercekten yapraklari kipkirmizi olan agaclar vardir. Gozleriniz sonbahar boyunca bayram eder. Radikal'deki resimde Amerikan agacina ek olarak parkin icerisinden gecen dar asfalt yok ve yolun kenarinda da dikili cesme var. Ayni bizim Central Park'takiler gibi diye icimden gecirdim. Yani Radikal Hollanda'da agaclari etkileyen bir haberden bahsederken gitmis Amerika'dan bir agacin resmini yaziya koymus diye dusundum.

Bu benim dusuncem ama kanitlayabilir miyim dersiniz? Internette milyarlarca resim arasindan ben Radikaldeki resmin nereden alindigini, nerede cekildigini nasil bulabilirim ki? Cevap basit.

TinEye isimli bir arama motoru. Resminizi siteye yukluyorsunuz veya resmin internet adresini giriyorsunuz ve o resme benzeyen tum resimleri karsiniza cikariyor. Ben de radikal'deki resmin adresini bu arama motoruna yukledim ve karsima resmin orijinal adresi cikti: iste burada.Resmin yaninda da copyright hakkinin Tatiana Grozetskaya isimli kadina ait oldugu New York'ta bir parkta cekildigi bilgisi var. Teknoloji nelere kadir degil mi?

Turkiye'de kac kisi internetteki resimlerin de copyright kapsamina dahil oldugunu, bu resimlerin izinsiz ve ucret odemeden alinamayacagini biliyor? Goruyorsunuz resimlerin orijinal kaynagina nasil saniyeler icerisinde ulasilabiliyor.

Bu yaziyi begendiyseniz twitter'da, friendfeed'de veya facebook'da paylasin. Insanlar da yeni bir sey ogrenmis olurlar.

Not: Bu yazinin sponsoru insider trading veri hizmeti veren Insider Monkey sitesidir. Read More!

Kucuk Yatirimci Borsada Surekli Kazanabilir mi?

Kucuk yatirimcilarin tamami grup olarak borsa endekslerinin altinda performans gosterirler. Bunu kanitlamis bir cok bilimsel arastirma mevcut. Ortalama kucuk yatirimci borsada kaybeder anladik ama bu kucuk yatirimcilar arasinda hic mi kafasi calisan yok diye bir soru akliniza gelebilir. Isvec'te bir grup arastirmaci bu soruya yanit vermisler.

Calismanin detaylarini Individual Investors Can Persistently Beat the Stock Market baslikli yazidan okuyabilirsiniz. Ben size sonucunu soyleyeyim. Kucuk yatirimcilar arasinda en iyi performans gosterenlerin daha sonraki 3 yilda da yuksek performans gosterdigini bulmuslar. Yani kucuk yatirimci borsada surekli kazanabilir sonucu ortaya cikmis. Etkin pazar hipotezine bir darbe daha boylece vurulmus. Read More!