Internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Internetten para kazanma

İnternetten para kazanmak istiyorum diyorsanız bu yazı tam size göre. Baştan belirtelim, internetten para kazanma deyince akla gelen e-ticaret, e-iş gibi ciddi girişimlerden anket doldurma, reklam okuma gibi saçmalıklara uzanan yelpazede internette para kazanma yollarından sadece içerik yaratarak internetten para kazanma konusuna değineceğim. Bir de bu yazıyı işkembeden değil kendi deneyimlerimden yola çıkarak yazıyorum, yani internetten para kazanılıyor diye yazıyorsam para kazandığım için yazıyorum.

Birden çok gelir akışı yaratmak
Bu yazı Ekonomi Türk gibi ciddi bir sitede yayınlanıyor o nedenle şunu şunu yapına girmeden önce işin temel ekonomik temelini yazayım.

Gençlere tavsiyelerim (My Advice to Young People) adlı makalesinde damardan Avusturya Okullu  Robert P. Murphy der ki:
“Daha fazla para biriktirme tavsiyesini duyunca insanların aklına gelen ilk ve tek şey tipik olarak dışarda yemek yemek yerine işe evden sefertası hazırlayıp gelmek gibi harcamalardan kısıtlama yapmak oluyor. Her ne kadar daha fazla birikim yapmanın bariz yollarından biri gereksiz harcamaları kısmak olsa da, benim temel olarak tavsiye ettiğim şey bu değil. 
Eğer kişi her ay ciddi miktarda para birikim yapmak istiyor ise bunun en iyi yolu kişinin gelirini arttırmasıdır, harcamalarını kısması değil. Bu özellikle harcamalardan kısıtlama yapmaya pek imkanı olmayan gençler için geçerli. Teorik olarak harcamalarınızdan kısmanın bir sınırı olsa da, gelirini arttırmanın her hangi bir sınırı yok.”
Murphy gündüz tam zamanlı bir işi olan çalışanın gece limon satması  gibi bir gelir kaynağından bahsetmiyor. Yani gidip kendinize ikinci bir patron bulmanızı öğütlemiyor. Kendinize başka patronlar aramanızdan ziyade kendi patronunuz olmanızdan yani girişimcilikten bahsediyor.  Yine yazıyı okursanız (ingilizce yazının Türkçe özetini Nasıl daha fazla birikim yapılır? Nasıl daha fazla para biriktirilir? adlı yazıda bulabilirsiniz) Murphy para kazanmak için ne iş yapsak sorusuna “bilmiyorum, bunu çevrenize bakarak sizin bulmaniz lazım” diye cevap veriyor.

Girişimcilik deyince akla türlü türlü fikir geliyor ama burada biz görece kurması ve yürütmesi kolay olan ek gelir kapısı olarak internette içerik siteleri yaratarak birden çok gelir akışı elde etme yöntemini tavsiye edeceğiz.

İçerik Siteleri ile İnternetten Para Kazanmak
Bu yöntem görünüşte basit.
  • Birden fazla (bir avuçtan onlarcaya kadar) her biri başka bir konuda, daha önceden belirlenmiş hedef kitleye hitap eden web sitesi yapılır. 
  • Bunlara onlarca, idealinde yüzlerce özgün (copy-paste değil alın teri), arama motoru optimizasyonu ilkelerine dikkat ederek yazılmış yazı eklenir.
  • Bu sitelere arama motorundan trafik çekecek çalışmalar yapılır.
  • Sitede gelen trafikten para kazanmaya yönelik düzenlemeler yapılır. Fiziksel ya da sayısal bir ürün satmak, fiziksel ya da sayısal ürün satan firmalarla satış ortaklığı bağlantıları koymak, siteye reklam almak, siteye AdSense gibi otomatik reklamlar koymak akla gelen (ben tecrübelerime dayanarak en çok gelir getirenden en az gelir getirene doğru sıraladım) ve en çok kullanılan yöntemler.
Bu adımların her birine sonradan teker teker değinecek bir yazı yazmak lazım. Bütün bu adımları harfiyen yapıp, hemen hemen aynı zamanı harcayıp da günde bir fincan kahve parası kazanan adam da tanıyorum, saatte bir fincan kahve parası kazanan adam da. Ben bu yazıda bu ikisi arasındaki farkı yaratan temel noktalara değineceğim.

Internetten para kazanma
Internetten para kazanma yollarindan biri de içerik siteleri yapmaktir. 
İnternetten para kazanma yollarından ciddi olanlarını gayri-ciddi ve başarısız olanlarından ayıran temel şey girişimcinin bu işi bir girişim olarak ele alıp almadığı. Bundan kastım şu: İnternetten para kazanmak her ne kadar görece kolay olsa da her girişim gibi önden yatırım yapmayı, birinci adımdan sonuncu adıma kadar her adımda çalışır ve başarısı tekrar edilebilir bir süreç kurmayı, girişimin siz zaman harcamazken de işler olması için gerekli akışın kurulmuş olmasını gerektirir. Yani internetten yaptığınız girişimi tavuk çiftliğine de çevirebilirsiniz, evinizin balkonunda 2-3 tavukluk kümese de. İnternetten kazansan kazansan üç beş kuruş kazanırsın diye ortada dolanan tecrübe sahibi zatların temel problemleri internetteki girişimlerini kümes olarak kurmalarıdır, tavuk çiftliği olarak değil.

Tavuk çiftliği diye örnek verince gözünüz korkmasın. Netten para kazanmak çok daha az yatırımla çok daha fazla para getirebilecek bir iş. Ama şunlara dikkat etmeniz lazım:
  • İçerik siteleri ile internetten para kazanmak için birçok adımı doğru atmanız lazım. Hangi konuda site hazırlamalı, daha fazla sayıda insanın daha fazla para harcamaya niyetli olduğu konuları nasıl bulurum, siteye trafik nasıl çekerim, hangi satış ortaklıkları sitelere uygun olur, yazılar nasıl olmalı, yazılar nasıl yazılmalı, işe yarar anahtar kelimeleri nasıl bulurum, vs... vs... Bu soruların her birine birkaç doğru ve bir sürü yanlış ve işe yaramaz cevap var. Size ilk tavsiyem bu konularda deneye yanıla aylar hatta yıllar harcayacağınıza denenmiş çalışır yöntemler ve en önemlisi yazılım araçları sunan ciddi sitelerden birine üye olun. Bu yapmanız gereken ilk yatırım zira bu siteler bedava değil. Benim tavsiyem Niche Profit Classroom(*). Bütün bu adımlarda sizi eğitip çalışır yolları öğretmektenin yanında, büyük miktarda zaman tasarrufu sağlayan araçlar (hiç işten anlamayana web sayfası hazırlayıp internette yayınlayan sihirbazlar, en iyi anahtar kelimeleri otomatik belirleyen yazılımlar vs...), hazır para getiren konu ve site taslakları ve de bütün bu işi devredebileceğiniz fason ekibi sunan bildiğim iyi sitelerden biri. Fakat önceden uyarayım, bu sitelerin temel sorunu hızlarını alamayıp işi olduğundan çok daha kolaymış gibi anlatmaları. Örneğin sitede denildiği gibi bir web sitesi açıp içine 3-5 yazı koyup, sırf önceden iyi bir alan adı parsellediniz diye sonradan hiçbir şey yapmayarak o siteden para kazanma devri 2 sene önce geçti gitti. Artık çok daha fazla yazı ve güncelleme gerekiyor. Yine de burada tavsiye edilen yöntemler ve araçlar sağlam. Buna ben kendim üyeyim ve kullanıyorum, işe yeni başlayacaksanız tavsiye edebilirim.  
  • Mümkünse ingilizce site hazırlayın. İngilizce sadece dünyanın en çok konuşulan dili olduğu için değil, ana dili ingilizce olan ya da iyi ingilizce konuşan insanların diğer dilleri konuşan insanlara göre internette daha çok para harcıyor olması nedeniyle sitelerinizi ingilizce hazırlayın. Türkçe siteden de para kazanırsınız ama ingilizce siteden kazandığınızın belki onda birini anca.
  • Mümkün olduğunca site hedef kitlenizi Kuzey Amerika ve Avrupa ahalisi olacak şekilde belirleyin. Bu insanlar internette en çok para harcayan kesim.
  • Siteleriniz kafasında birşey almaya hazır insanlara yönelik olsun. Yani konu olarak futbol, genel ekonomi, haberler, magazin, ruhani dünya, şiirler vs. falan seçerseniz çok iyi para kazanamazsınız.  Sağlık, sigorta ve finans, moda gibi konular ise genel olarak daha fazla para getirir zira insanlar bu konuları birşey almaya niyetleri olduğunda aramaya meyillidir.
  • AR-GE (araklama-geliştirme) ile para kazanamazsınız. Copy-paste değil alın teri yazılara ihtiyacınız var. Google artık daha akıllı. Bir sitede başka bir siteden araklanmış yazıya rastladı mı tüm sitedeki yazıları cezalandırıyor (arama sonuçlarında arkalara atıyor). O nedenle bu iş hiç üşenmeye gelmez. Bu yazıları en verimli nasıl yazacağınızı da ya kendi başınıza deneye yanıla bulursunuz ya da ilk maddede değindiğim gibi sitelere üye olursunuz ve orada belirtilen genelde çalışır ve pratik yöntemle yazarsınız.
(*): Bu link affiliate linkidir.
Read More!

Google Adam Olmaya Basliyor

Internette icerik uretip paylasanlarin en buyuk problemlerinden bir tanesi iceriklerinin baska siteler tarafindan calinip yayinlanmasi idi. Bunu yapan korsan sitelerin temel amaci Google Adsense reklamlarindan para kazanmak idi. Bizim de ara ara basimiz bu tur sitelerle derde girmisti.

Google gecen hafta bir aciklama yaparak bundan sonra icerik sahiplerinin sikayetlerine 24 saat icerisinde bakacaklarini ve korsan siteleri Adsense programindan atacaklarini soyledi. Aslinda bu Google'in isine gelen bir durum degil. Korsan bloglarin para kazanmasi demek Google'in para kazanmasi demek. Yine de su siralar baslari yavas yavas derde girmeye basladi. Imaji bozuluyor. Durumu kurtarmak icin bu tur adimlar atmasi gerekiyor.

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Germany
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught? Read More!

Esegin Aklina Karpuz Kabugu Dusurmek Ne Demektir?

Bu yazimizda esegin aklina karpuz kabugu dusurmek ne demektir sorusuna guncel bir ornek vererek cevap arayacagiz. Ziyaretci sayimiz bugun iki kattan daha fazla bir artis gosterdi, ben de baslangicta nedenini tam anlayamadim. Youtube (halk arasinda yutup olarak da bilinir) acildi, millet Deniz Baykal videolarina hucum etti diye dusundum once. Neticede bundan 6 ay kadar once bir kac duzine Deniz Baykal Skandal Videosu baslikli yazi yazmis ve Turkiye'de ilk defa bloga yazdigim yazilarin karsiligini maddi olarak almistim. Manevi olarak karsiligini her zaman aliyoruz zaten. Neyse bu iki duzine yaziyi yazarak Google aramalarinda cok rekabetci bir konuda nasil ilk siralara cikilacagini da ogrendim. Yani cok degerli bir dersi uzerine para alarak ogrenmis oldum.

Sabah bu konuda Deniz Baykal Youtube Seks Videosu baslikli bir yazi yazarak bu okuyucularin (gozu donmus merakli kisiler de diyebilirsiniz) dikkatini iyice buraya cekeyim dedim. Az once farkettim ki youtube icerisinde Deniz Baykal videolari barindirdigi icin tekrardan kapatilmis. Normalde youtube'da Deniz Baykal videosu aramayan millete "Deniz Baykal videosu arayin" reklami yapilmis. Yani bir bakima esegin aklina karpuz kabugu dusurulmus.

Deniz Baykal'in bu sekilde mucadele etmesi kendisine yarardan cok zarar veriyor. Bu videolarla mucadele etmenin yolu her tarafa spam yazilari yerlestirerek millete Deniz Baykal videosu olarak lanse edilen cekimin sahte oldugu, bunun bilisim uzmanlari tarafindan kanitlandigi anlatilmali. Mesela bizim websitesine gelip Deniz Baykal videolarini seyretmek icin gelenler, resmi tiklayip direkt Insider Monkey sitesine gidiyorlar. Deniz Baykal avukatlarina verecegi parayi bana versin, ben butun ziyaretcileri Deniz Baykal videosu konusunda egitici bir sayfaya yonlendireyim. Ayrica Youtube'a binlerce ogretici Deniz Baykal videosu koyalim, millet aradigina arayacagina pisman olsun. Bizim sitenin ziyaretci istatistikleri youtube'i kapattirmanin insanlari bu videolari aramak konusunda daha da motive ettigini gosteriyor. Esegin aklina durduk yere karpuz kabugu dusurmeyin. Read More!

Twitter Nasıl Para Kazanıyor?

Twitter, tüm dünya’da ve özellikle 2010 yılında Türkiye’de de popüler olmuş bir internet servisi. Daha önce Abdullah Gül’ün Twitter hesabı açtığından bahsetmiştik. Twitter’ın şu an itibariyle 100 milyona yakın kullanıcısı var ve her gün yaklaşık olarak 300.000 yeni kullanıcı kazanıyor. Yatırımcılar şu ana kadar Twitter’a toplam 160 milyon dolar değerinde yatırım yapmış durumda. Bu yazıda kısa sürede çok hızlı gelişim gösteren Twitter’in nasıl para kazanmayı planladığından ve İnternet’in gelişimini nasıl etkilediğinden biraz bahsedeceğim.


Öncellikle bilmeyenler için Twitter’in ne olduğunu kısaca açıklayalım. Twitter, kullanıcıların 140 karakterlik mesajlar yazdığı ve bu mesajların takipçiler tarafından okunduğu bir iletişim platformu. Bu hizmete micro-blogging de deniyor. Zaten Twitter’ın kurucularından olan Evan Williams, aynı zamanda Ekonomi Turk’ün de kullandığı Blogger’ın kurucusu.


Nükleer Nedir Yatırım Fonları Taksi Şöförü Borsa Tüyoları Borsa Nedir Zaman Nedir Pi Sayısı Nedir Enflasyon Nedir


Twitter’i sanatçılar, medya organları ve politikacılar kamuoyuna ulaşmak için kullanıyorlar. Twitter’i gerçekten özel yapan ise gelişmelerin değişik kaynaklardan gerçek zamanlı olarak takip edilebilmesine imkan vermesi ve herkesin interaktif olarak bilgi akışına katkı sağlayabilmesi. Bu bakımdan gündemin sadece konuşulduğu veya takip edildiği değil, aynı zamanda yaratılabilidiği bir ortam. Örneğin, dün gece yayınlanan Aşk- Memnu’nun son bölümü Twitter’da geçici olarak tüm dünyadaki en popüler konulardan birisi olmuş.


Twitter’in sağladığı servisler aracılığıyla değişen gündemi başka uygulamar da takip edebiliyor ve yeni uygulamalar geliştirebiliyorlar. Bu uygulamalar arasında en ilginç olanlardan biri de hisse senetleri ile ilgili gelişmeleri takip etmeye yarayan Stocktwits. HP’den iki araştırmacı ise Twitter’i filmlerin gişe performansını tahmin etmek için kullanmış ve %97.3 oranında başarılı olmuş.


Manipülasyon Nedir Küresel ısınma Karikatürleri Türk Bilim Adamı Liderlik Nedir? Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri Enformasyon Nedir Slogan Nedir Nükleer Santraller Devlet Nedir


Twitter’in ve benzer servislerin gerçek zamanlı olarak değişen gündemi, enformasyona erişimde yeni bir boyut sağlamış durumda. MIT’in yayınladığı Technology Review dergisine göre 2010 yılının gelişen en önemli 10 teknolojisinden biri olan gerçek zamanlı arama, aradığımız kelimelerle ilgili anlık gündeme ulaşmamızı sağlayan bir teknoloji. Bu teknolojiyi kullanarak bir yer ismi aradığımızda o yere dair anlık gelişmelerle ilgili enformasyona ulaşma imkanımız olacak.


Bir hacker tarafından ulaşılan ve internete dağıtılan projeksiyonlarına göre ise Twitter yönetimi 2013 yılında 1 milyar kullanıcıya ve yıllık 1.5 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyormuş. Amacı da “gezegenin nabzı” olmakmış. Büyüme hızı ve kullanım alanları bakımdan bu ölçeğe ulaşma ihtimali bulunmasına karşın Twitter’in kullanıcı potansiyelini nasıl paraya dönüştüreceği henüz çözülmüş bir problem değil.


Şu an itibariyle Twitter’in sadece iki temel gelir kaynağı var. İlki, Microsoft ve Google’ın gerçek zamanlı arama yababilmek için Twitter'dan satın aldığı enformasyona karşılık yaptığı ödemeler. İkincisi ise Twitter'in kendi arama motoruna entegre etmiş olduğu reklamlar. Bu gelir kaynakları Twitter’in hedefleri göz önüne alındığında şimdilik çok mütevazi kalıyor.


Komünizm nedir Eğitim Nedir Dejavu Nedir Bilgi Nedir Wifi Nedir Inovasyon örnekleri Olasılık nedir


Bu nedenle Twitter yakın gelecekte kullanıcılarının profillerini inceleyerek onlara özel reklamlar göstermeye başlayacak. Gelir sağlamayı planladığı başka bir alan ise kullanıcılar ile ilgili verileri pazarlama araştırmaları yapan firmalara satmak.


Twitter’in şu an içinde bulunduğu durum, bedava web hizmetlerini karlı hale getirmenin ne kadar popüler olurlarsa olsun pek kolay olmadığını gösteriyor. Youtube da benzer şekilde çok popüler olmasına rağmen uzun süredir zarar ediyor. Google, bu sene Youtube’un ilk kez kar etmesini beklediğine dair açıklama yapmıştı. Kullanıcıların video yüklemediği, profesyönel yapımların reklamlarla beraber yayınlandığı bir video sitesi olan Hulu ise şimdiden karlı bir girişime dönüşmüş durumda.


İçeriği kullanıcıların ürettiği ve kullanıcıların para ödemeden kullandığı internet hizmetlerin nasıl karlı hale getirilebiliceği henüz çok açık değil. Bu tip hizmetler klasik medya'yı zarara sokmalarına ve onları tehdit etmelerine rağmen kendileri de çok karlı hale geçebilmiş değiller. Fakat bu problemlerini çözmeleri durumunda bu tip siteler kısa sürede dev şirketlere dönüşebilirler. Google’ın başarısının sırrı da arama teknolojisi geliştirmekten çok, dijital reklam satışlarında yaptığı inovasyonlar ve arama motoru geliştirmeyi çok karlı bir hizmete dönüştürmeyi başarmaktı.


Ekonom Türk'ü Twitter'da şu hesaptan takip edebilirsiniz: http://twitter.com/ekonomiturk


REKLAM:Ekonomi Turk 2 bloguna üye olun. Read More!

Türkiye’de İnternet Bağlantı Kalitesi ve Kore’nin Ekonomi Türk’ü

Başlığa bakıp da ne alaka demeyin hemen açıklayacağım fakat önce geniş bant bağlantısı nedir onu kısaca anlatmam lazım. Geniş bant (broadband) bağlantı, internet’e yüksek hızda kesintisiz erişimine imkan veren bağlantı çeşididir. Geniş bant internet bağlantısı; ADSL, kablonet ve fiber optik gibi değişik teknolojik altyapıları kullanabilir.


Türkiye’de ağırlıklı olarak ADSL ve daha seyrek olarak kablonet kullanılıyor. Fakat daha yüksek hızlar için evlere ve ofislere fiber optik kablo döşenmesi gerekli. Yakın gelecekte de büyük bir ihtimalle bu teknoloji ile tanışacağız. İnternet altyapısı konusunda liderliğe sahip olan Japonya ve Kore’de ise OECD verilerine göre tüm geniş bant bağlantılarının yaklaşık yarısı fiber optik bağlantı kullanıyor.[1]


Geniş bant bağlantının yaygınlaşması, birçok uygulamanın hayata geçirilmesi ve toplumların bilgi toplumuna dönüşmesi açısından önem taşıyor. E-devlet, uzaktan eğitim gibi verimlilik arttırıcı birçok uygulamanın hayata geçmesi için özellikle şehirlerde geniş bant bağlantının yaygınlaşması gerekiyor. Gelecekte medya ve iletişimin neredeyse tamamının internet bağlantısı üzerinden yapılacağı öngörülüyor. Google’un yeni projesi olan Google TV, geleceğin nasıl şekil alacağı hakkında bize çok güzel ipuçları veriyor.


ABD yazılım teknolojisi bakımında lider olmasına rağmen geniş bant bağlantı altyapısı bakımından lider konumunda değil. ABD; Japonya, Kore gibi uzak doğu ülkeleri ile Kuzey Batı Avrupa ülkelerinin gerisinde kalmış durumda. ABD’de ortalama internet bağlantı hızı 5.1 mb/s iken, Güney Kore(20.4 mb/s), Japonya(15.8 mb/s) ve İsveç(12.8 mb/s) gibi ülkelerde çok daha yüksek hızlara ulaşılabiliyor.[2] Japonya ve Kore’de internet ise sadece hızlı değil aynı zamanda çok da ucuz. OECD verilerine göre Mbit/s başına Kore’de 1.76 $, Japonya’da ise 2.33$ ödeniyor.[3]


Bir ülkedeki internet altyapısı ne kadar gelimişse ve internet ne kadar fazla kullanılıyorsa, temeli internet olan inovasyonların da o ülkelerin piyasalarından çıkma olasılığı da artıyor. ABD’de bu konuda geri kalmak istemediği için geçtiğimiz Mart ayında National Broadband Plan - Ulusal Genişbant Planı isimli bir plan açıkladı. Bu plana göre 2020 yılında kadar 100 milyon hanenin 100 mb/s hızına sahip bağlantıya sahip olması hedefleniyor. Wall Street Journal’deki bir habere göre planın hayata geçirilmesinin 25 milyar dolara mal olabileceği tahmin ediliyormuş.[4]


Pekiyi Türkiye’de durum nedir? OECD verilerine göre Türkiye’de her 100 kişiden 8.7 tanesi geniş bant bağlantı erişimine sahip.[5] Bu oran ile Türkiye 30 ülke arasında 29. sırada bulunuyor. Fiyat bakımından ise mb/s başına 17.64 $ ile 30 ülke arasında geniş bant bağlantının en pahalı olduğu 3. ülke konumunda. Ortalama bağlantı hızında ise 3.82 mb/s ile dünyada 63. sırada yer alıyoruz.[6]


Şu araştırmadan aldığım aşağıdaki grafikte dünya’daki değişik metropollerdeki geniş bant bağlantıya erişim oranı (penetrasyon) ve bağlantı kaliteleri gösterilmiş.




Üzerine tıklayarak daha büyük bir versiyonunu açabileceğiniz grafiğe baktığımızda İstanbul’un ancak Güney Amerika ve Afrika metropollerini geride bırakabildiği görülüyor. Grafikte genel olarak dikkat çeken bir nokta ise Kore'nin başkenti olan Seoul’un diğer metropolleri hem hız hem de penetrasyon bakımından sürklase etmiş olması.


Güney Kore, geniş bant bağlantısına yaptığı altyapı yatırımlarıyla biliniyor. Gelişmiş altyapı da en son inovasyon örneklerinin uygulanmasına ve Kore’nin internet teknolojileri konusunda söz sahibi olmasına imkan veriyor. Örneğin, bu altyapıyı kullanarak elektrik enerjisini bile daha verimli bir şekilde yönetmeyi planlıyorlarmış.[7]


İnternet kullanımı bu kadar yaygın olunca Ekonomi Türk gibi blogların da okunurluğu ve etkisi de o ölçüde artıyor. Geçtiğimiz yıllarda özellikle finansal kriz döneminde bir ekonomi blogçusu olan Minerva’nın gönderdiği yazılarının her birini yaklaşık 100.000 kişi okuyormuş. Krizin başlarında başarılı tahminler yapan Minerva’nın yaptığı finansal yorumlar o kadar etkili olmaya başlamış ki karamsar yorumlarını beğenmeyen otoriteler Minerva’yı bilinçli olarak kamuoyunu manipule etmekle tutuklamışlar. Profosyönel olarak manipulasyon yapmadığı anlaşılan Minerva’nın kimliğinin ortaya çıkması ise Kore’de epey şaşkınlık yaratmış. Çünkü Minerva düşündükleri gibi başarılı bir finansçı değil sadece iki yıllık okul mezunu olan 30 yaşındaki bir işssizmiş!


Türkiye’de de internet yagınlaştıkça ve daha fazla kullanılmaya başlandıkça bu tip ilginç olayların yaşandığını göreceğiz. Yakın gelecekte özellikle orjinal içerik üreten kişilerin internet üzerinden çok fazla olmasa da hatırı sayılır miktar da para kazanması da şaşırtıcı olmayacak. Ek olarak, eğer teknolojik gelişime parallel olarak Türkiye’nin eğitim düzeyi ve teknolojik araçları verimli bir biçimde kullanabilme becerisi de gelişirse, Ekonomi Türk’te Deniz Baykal videosu başlıklı yazılar büyük bir ihtimalle görmeyiz.

Read More!

Deniz Baykal Haberleri Ziyaretci Sayısını Patlattı

Deniz Baykal skandalıyla ilgili haberleri neden hala yayınladığımı merak ediyorsanız size grafikle açıklayayım. Deniz Baykal haberleri ziyaretçi sayısını bugün dahi önemli ölçüde etkilemeye devam ediyor. Amerika saati ile 15’de Deniz Baykal hakkında bir kaç tane yazı yazdım ve yazının hemen ardından geçen bir saat içerisinde siteyi 538 kişi ziyaret edip 1806 sayfaya bakmış. Haberden önceki bir saat içerisinde ise siteyi 268 kişi ziyaret etmiş ve 721 sayfaya bakmış. Yani bir saatte 250’den fazla kişi ekstradan gelip 1000’den fazla sayfaya bakmış. Bu Deniz Baykal haberlerinin anlık etkisi.

Bundan iki hafta önce bu saatlerde siteyi ortalama 100 kişi ziyaret eder ve 180 sayfaya bakardı. Yani daha önce yazılan Deniz Baykal yazıları da hala siteye saatte 150’den fazla ziyaretçi çekmekte ve fazladan 500 sayfanın görüntülenmesini sağlamakta.

Bu benim için Google’ın yeni kriterlerini ortaya çıkarmak açısından da güzel bir deney oluyor. Google arama sonuçlarını gösterme kriterlerini değiştirmiş ve yeni yazılan yazılara ilk sayfada daha fazla yer vermeye başlamış. Bunu yaparken de amacı kullanıcılara en yeni sayfaları en önde göstermek ve bir bakıma “canlı yayın” yapabilmektir. Ama benim de burada yazdığım yazılarda gösterdiğim üzere bu yaklaşım web sayfası yöneticileri tarafından suistimal edilmeye oldukça açık bir yaklaşım. Yakında Google’ın yaptığı bu değişiklik tam anlamıyla anlaşılıp yaygınlaştığında bir çok spam sitesinin 10 dakikada bir eski haberleri allayıp pullayıp yeniden yayınladığına şahit olacağız. Özellikle Türkiye’de bulunun ve başka sitelerden yazı çalarak yayın yapan site sayısında da önemli artış olacak. Bunun nedeni de Google’ın yaptığı bu değişikliğin bu sitelerin ziyaretçi sayısını ve gelirlerini önemli ölçüde arttıracak olmasıdır.

Not: Finans alanında event study yapan araştırmacılar da yukarıda kullandığım tekniği kullanarak makale yayınlıyorlar. Read More!

Deniz Baykal Seks Videosu Kaseti Indir Izle

Deniz Baykal Seks videosu kaseti indir izle yazımızda bu videoya ait görüntülere nerelerden ulaşabileceğinizi söyleyeceğiz. Deniz Baykal ve Nesrin Baytok arasında sex geçtiği iddia edilen (sonradan yalan oldugu ortaya cikan) ama videoda böyle bir şey görülmeyen görüntülerin bulunduğu adresler sürekli değişiyor, websiteleri kapatılıyor, videolar kaldırılıyor; o yüzden önce şu linki kontrol edin, hala video oradaysa ne ala; eğer video orada yoksa aşağıdaki yazılardaki youtube, metacafe, google video, yahoo video sitelerine konan görüntülere bakabilirsiniz. Eğer onlarda da bulamazsanız yarım saat sonra tekrar uğrayıp sitemizi kontrol edin.


Videoyu bulabileceğiniz diğer yazılar şunlardır:
Deniz Baykal Nesrin Baytok Seks Görüntüleri
Deniz Baykal’ın Seks Videosu Görüntüsünü Kim Toronto’dan Yükledi?
Deniz Baykal ile Seks Skandalına Adı Karışan Nesrin Baytok Kimdir?
Nesrin Baytok ve Deniz Baykal Video Seks Skandalı Görüntüsünü Hemen Izle
Deniz Baykal Sex Kasedi Video Izle
Deniz Baykal Skandal Kaset Izle
Deniz Baykal Kaset Skandalı Son Gelişmeler
Deniz Baykal’ın Görüntüleri Metacafe Videosu Read More!

Deniz Baykal Sex Kasedi Video Izle

Deniz Baykal seks kasedi video izle başlıklı yazımızda aradığınızı bulmanıza yardımcı olacağız. Internette gözü dönmüş bir çok kişi içerisinde Deniz Baykal’ın olduğu iddia edilen videoyu bulup izlemek için girmedik site bırakmamış. Biz de sizin için metacafe sitesinde bir araştırma yaptık ve sözü geçen seks kasedi videosunu izledik. Birincisi seks kasedi dedikleri giyinme kasedi, seksle alakası yok. Ikincisi videodaki kişilerin kim olduğu anlaşılmıyor, Deniz Baykal kılığına girmiş Levent Kırca bile olabilir videodaki kişi. Üçüncüsü videonun kalitesi o kadar eski ki kafada bir sürü soru işaretleri doğuruyor, taş devrinde bile daha kaliteli videolar çekiliyordu yani.

Nesrin Baytok ve Deniz Baykal arasında geçtiği iddia edilen video seks skandalı görüntülerini kendiniz izleyip kendiniz karar verin. Aşağıya resmini koyduğumuz kişi gerçekten Deniz Baykal mı yoksa başka birisi mi siz söyleyin. Videoyu izlemek için önce bu linke tıklamanız gerekiyor. Çıkan sayfayı okuduktan sonra ise aşağidaki resmin altındaki linke tıklayacaksınız.

Eğer 18 yaşından küçükseniz veya Türkiye’den bağlanıyorsanız bu videoyu izlemeyiniz. Bu verdiğim link Türk vatandaşlarına kapalıdır zaten ve sadece yurtdışından bizi izleyen okuyucularımız için verilmiştir.


Videoyu yukarıdaki ilk linki tıkladıktan sonra burayı tıklayarak izleyebilirsiniz

Bu konuyla ilgili yazdığımız diğer yazılar ise şunlardır:
Deniz Baykal Nesrin Baytok Seks Görüntüleri
Deniz Baykal’ın Seks Videosu Görüntüsünü Kim Toronto’dan Yükledi?
Deniz Baykal ile Seks Skandalına Adı Karışan Nesrin Baytok Kimdir?
Nesrin Baytok ve Deniz Baykal Video Seks Skandalı Görüntüsünü Hemen Izle Read More!

Nesrin Baytok ve Deniz Baykal Video Seks Skandalı Görüntüsünü Hemen Izle

Nesrin Baytok ve Deniz Baykal arasında geçtiği iddia edilen video seks skandalı görüntülerini hemen izleyip kendiniz karar verin. Aşağıya resmini koyduğumuz kişi gerçekten Deniz Baykal mı yoksa başka birisi mi siz söyleyin. Videoyu izlemek için önce bu linke tıklamanız gerekiyor. Çıkan sayfayı okuduktan sonra ise bu sayfadaki resmin altındaki linke tıklayacaksınız. Ingilizce olan websitesinde 18 yaşından büyük olduğunuzu belirtmek için açık mavi kutu içerisinde yer alan “Continue I’m over 18” yazılı bağlantıya tıklayarak videoyu seyredebilirsiniz.

Eğer Türkiye’den bağlanıyorsanız veya 18 yaşından küçükseniz bu videoyu izlemeyiniz. Bu verdiğim link Türk vatandaşlarına kapalıdır zaten ve sadece yurtdışından bizi izleyen okuyucularımız için verilmiştir.


Videoyu yukarıdaki ilk linki tıkladıktan sonra burayı tıklayarak izleyebilirsiniz

Bu konuyla ilgili yazdığımız diğer yazılar ise şunlardır:
Deniz Baykal Nesrin Baytok Seks Görüntüleri
Deniz Baykal’ın Seks Videosu Görüntüsünü Kim Toronto’dan Yükledi?
Deniz Baykal ile Seks Skandalına Adı Karışan Nesrin Baytok Kimdir? Read More!

Teknoloji ve inovasyon

Teknoloji Nedir ve inovasyon nedir burada daha once cevapladigimiz iki soru idi. Internet'te blogumuzda yazilan yazilari bizden izinsin alan bir cok site teknolojik yenilikleri kullanarak cok eski bir meslek olan hirsizligi icra ediyor. Gecen hafta tam tamina 4 farkli site ile calinti yazilar konusunda ugrasmak zorunda kaldim.

Bu siteler ya eleman calistirarak internetteki yuzlerce websitesinden icerik indirerek kendi sitelerini arama motorlarinda on plana cikariyorlar, ya da otomatik programlar kullanarak bu isi el degmeden yapiyor. Bu yazinin basligini da bizden bugunlerde sadece yazilarimizin basligini calan (RSS'lerimizdeki yazi ozetleri ve yazi metinlerini kaldirdigimiz icin ellerindeki program yazinin tamamini simdi calamiyor) Samanyolu.net sitesini afise etmek icin gecici olarak yazinin basligini "Samanyolu.net sitesi Hırsızlığın Kralını Yapıyor" seklinde degistirdim. Bakalim ise yarayacak mi?

Guncelleme: Samanyolu.net sitesi aynen dedigimiz gibi bizim yazinin basligini calmis, mal gibi meydana cikarmis hirsizligini. Bakalim ne zaman uyanip bu yaziyi kaldiracaklar. Read More!

Internet'te Bloglardan Yazi Calan Siteler

Bugun blogumuzdan yazi calan baska bir site ile daha karsilastim. Genellikle bu problemleri kendi basima hallediyorum ama bu sefer karsilastigim site daha gizemli bir yontemle hirsizlik yapiyordu. Sitemizden bizim simdiye kadar link verdigimiz (yan taraftaki linkler dahil) tum sitelerden yazi calindigini farkettim. Eger bizim sitemizden link aldiysaniz ve icerisinde forex, altin, borsa, hisse, bono, dolar, doviz, piyasa, kapanis, sigorta, kredi, cek, banka, emlak, portfoy, teknik analiz, temel analiz, faiz vb. kelimeler gecen yazilariniz varsa biliniz ki calinmistir. Sitede tahmin edebileceginiz gibi her yaziyi calmamalarina ragmen binlerce calinti yazi var. Bu is iyi para kazandiran bir is ve cogu zaman da kimse ses cikarmadigi icin fazla basiniz agrimiyor. O yuzden de her ay bunun gibi bu isi yapan 1-2 kisi ile surekli muhatap oluyorum. Sizleri de uyarayim dedim.

Calan sitenin adi xxx, yazilarin listesine ise suradan ulasabilirsiniz: (sitenin adresini gecici bir sure icin kaldiriyorum, yazilarinin calinmasindan suphe edenler benimle direkt irtibate gecip teyit edebilirler)

Site sahibinin email adresi de elimde var. Kendisine bir email atip yazilari kaldirmasini isteyebilirsiniz. Calinti yazilari kaldiriyor. (Baska kaldirmayan olursa ben blogda topladigim paralari bir avukata vermeye ve bu kisileri dava etmeye hazirim, mahkemelerin pesinden kosturacak bir kisi gonullu olursa birlikte bu isin uzerine gideriz.)

Guncelleme: Yukarida bahsettigim sitenin sahibi 2 kisiyi ise almis ve o kisiler cesitli sitelerden yazilari kopyaliyorlarmis. Calinti oldugunu bildirdigim yazilarin hepsini cok cabuk bir sekilde kaldirdi. Ayrica sitemizden bir daha yazi alinmayacagi taahhutunde de bulundu. Sizler de calinti yazilarinizi belirleyip iletirseniz probleminiz kolayca hallolacaktir diye tahmin ediyorum. Read More!

Bilgisayar Nedir?

Bilgisayar nedir sorusunun cevabı, biraz yüzeysel fakat gayet yerinde bir benzetmeyle verilebilir. Makineler, kol gücü ile yapılan işler için ne ise, bilgisayarlar da iletişim ve zihnimizi kullanarak yaptığımız işler için odur. Neden mi? Gelin sizi ikna etme çalışayım.

Bilgisayarlar, kendilerine verilen verileri belirli komutlara göre işleyip, bu işlemlerin sonucunu dönen elektronik aygıtlardır. Bu tanıma göre kişisel bilgisayarlar, mp3 çalarlar, cep telefonunuz,bu yazıyı size ulaştıran sunucu(server), vs... hepsi birer bilgisayardır.

Bilgisayarları diğer makinelerden ayıran en önemli özellikleri sık bozulmaları değil belirli komutlara göre çalışmaları ve bu komutların değiştirilebilir olmasıdır. Bu komutlara yazılım(software) denir. Biz Türkçe yazılım derken bu komutların yazılmış olmasına vurgu yapsak da asıl önemli nokta, bu komutların soft(yumuşak) olmasıdır. Yazılım soft(yumuşak) olduğu için kolaylıkla değiştirebilir, kopyalanabilir, bölünebilir ve başka yazılımlarla birleştirebilir. Bir makine tasarımının çizimini de kolaylıkla değiştirebilirsiniz ama yazılımdan farklı olarak sonuçları görmek için bu makineyi yeniden üretmeniz gerekir. Dolayısıyla, bilgisayarları diğer makinelerden ayıran en önemli özellik yazılım sayesinde kazandıkları bu esnekliktir. İnsanlar için düşünceler ne ise bilgisayarlar için de yazılım odur.

Bilgisayarların sahip olduğu bu esneklik ve hızlı hesaplama kabiliyetleri, matematiksel ve mantıksal olarak ifade edilebilen her problemi daha verimli biçimde çözmemize olanak sağlar. Bu nedenle fabrikalardaki üretim hatlarından, finans dünyasına; ziraat mühendisliğinden oyunlara; eğitimden araştırmaya, bilgisayarların sayısız farklı uygulama alanı ortaya çıkmıştır.

Bu uygulamaları insanlara kıyasla “aptal” bulabilirsiniz. Açıkçası, bilgisayarların şu an insana benzer bir zekaya sahip olmadığı da bir gerçek ve uzun sürede bu böyle kalmaya devam edecek gibi gözüküyor.Fakat belirli bir konuda uzmanlaşmış bilgisayar sistemleri karar verme ve uzmanlık konusunda şaşırtıcı derece başarılı olabiliyor. Finans piyasalarında işlem yapan bilgisayar programları bu sistemlere verilebilecek en güzel örneklerden bir tanesi.(wiki bkz. Algorithmic Trading 
Özetle bilgisayarlar sayısız yeni uygulama ve inovasyonu mümkün kılmıştır. Bu bakımdan bilgisayar için inovasyonlar için platform oluşturan bir inovasyon denilebilir. (bkz.inovasyon nedir?)

Elektronik devrim şeklinde tanımlanabilicek bu hızlı değişim süreci, sadece bilgisayarların faydaları ile açıklanamaz. Bilgisayarlarların performans / (fiyat x fiziksel büyüklük) oranı sürekli artan bir trend izlememiş olsaydı, büyük bir ihtimalle bilgisayarlar hayatımıza bu kadar giremeyecek ve elektronik devrim hiç yaşanmayacaktı. Belki de bilgisayarlar 60’larda olduğu gibi en fazla nükleer santraller kadar hayatımızın içinde olacaktı.


Bilgisayarların yaygınlaşmasının doğal sonucu olarak, bilgisayarlar arasında iletişime ve enformasyon(bkz. enformasyon nedir?) paylaşımına imkan veren Internet ortaya çıktı. İnternet, iletişimi tarihte hiç olmadığı kadar kolaylaştırdı. İletişim ve enformasyonun dahil olduğu her işi Internet sayesinde daha verimli ve ucuza yapabilir hale geldik. Bu yüzden Internet için de, aynı bilgisayar gibi başka inovasyonlar için platform işlevi gören bir inovasyon denilebilir.

Bu noktada bilgisayarların ve Internet’in gelişiminin sadece teknolojik yeniliklerle sınırlı olmadığını, aynı sanayi devrimi gibi kültürel ve politik etkileri olduğunu hatırlatmakta yarar var. Küreselleşme süreci bu kadar hızlı hayatımıza girdiyse, bunu başlıca sebeplerinden biri bilgisayar teknolojisindeki gelişmelerdir.

Ancak Internet’in belki de en önemli özelliği; eğer Internet’i lehimize kullanabilicek donanıma sahipsek, bizi hayatın her alanında daha üretken yapabilecek olması. Yani Internet'i kullanarak daha iyi bir sporcu, ressam, coğrafya öğretmeni, biyolog, vs... olabiliriz.

Örneğin, aşağıdaki grafiklerin birincisinde, çeşitli ülkelerdeki geniş bant internet bağlantısına erişim ile işgücü verimliliği verileri karşılıklı gösterilmiş. İkincisinde ise iktisadi büyüme (bkz.iktisadi büyüme nedir?) ve geniş bant erişimi arasında ilişki gösterilmeye çalışılmış. Bu veriler arasında direk neden sonuç ilişkisi olmasa da geniş bant internet erişiminin işgücü verimliliğine pozitif katkı yaptığını söylemek yanlış olmasa gerek diye düşünüyorum. Dünya Ekonomik Forumunun yaptırdığı çalışmanın tamamına link’e tıklayarak ulaşmak mümkün.
Geniş bant internet bağlantısı son zamanlarda bazı ülkeler tarafından yol, su, elektrik gibi bir temel altyapı ihtiyacı olarak değerlendirilmeye başlandı. Bu konu üzerine daha fazla konuşulabilir ama bu yazıyı daha fazla uzatmasak iyi olur diye düşünüyorum.


Bilgisayar nedir yazımızı tamamlarken, bilgisayarın faydalarının genellikle çarpan etkisi gösterdiğini ve sıfırla çarpılan şeyin sıfır kaldığını hatırlatalım. Özetle, kendinizi ne kadar geliştirirseniz bilgisayarlardan da o kadar fayda sağlarsınız. (bkz. eğitim nedir?)

Read More!

Nasıl Köşe Yazarı Olunur?

Nasıl köşe yazarı olunur diye merak edenlere Nasrettin Hoca gibi köşe yazarlığına giden uzun ve dolambaçlı bir yolun tarifini vereceğim. Ayrıca herkesin para verip üye olduğu blogumuza da nasıl ücretsiz üye olabileceğinizi hatırlatacağım. Bundan bir ay önce bir duyuru yapmış ve Yeni Bloga Bedava Üyelik başlıklı yazıda blogumuza nasıl ücretsiz üye olabileceğinizi açıklamıştım. O zamandan bu güne aramıza 4 arkadaşımız katıldı ve bence de oldukça güzel bir iş çıkararak yazı yazmaya başladılar. Yazılan yazılar blogumuzun ziyaretçi sayısını günlük neredeyse 1500’e yükseltti. Bundan 3 ay önce blogun günlük ortalama ziyaretçi sayısının sadece 600 olduğunu hatırlatmama gerek yok sanırım.
Read More!

Yazılarım Çalınıyor: R10.Net Sitesine Nasil Davetiye Alabilirim?

R10.Net sitesine nasil davetiye alabilirim diye dusunuyorsaniz ayni geminin icerisindeyiz. Dun arkadasin bir tanesi blogudan yazilarin calindigini ve bu konuda yardim istedigini belirten bir mesaj atmis. Ben de yardim elimi uzatmak icin bir yorum birakayim dedim ama uye olmadan olmuyormus, uye olmak icinse davet edilmek gerekiyormus. Ee, birisi artik bu yazidan sonra davet etsin beni artik.

Bu blogun yakin zamanda ustlendigi misyonlardan bir tanesi de internet uzerinden yapilan icerik hirsizliginin onune gecmektir. Bu konuda mahkeme mahkeme dolasacak, avukatlarin pesinden kosturacak birisini bulursam blogun reklam gelirlerinden (ve uyelerden topladigimiz paralardan) bu is icin onemli bir miktar harcama yapmak istiyorum. Calinan yazilar kendi blogumuzdan olmasa bile bu konuda harcama yapmaktan cekinmeyecegiz. Yaptigimiz harcamalarin karsiligi olarak da maddi bir beklentimiz olmayacak. Yeter ki siz bu islerin pesinden kosturacak kararliliga ve doberman azmine sahip olun.

Blog hirsizligi ile ilgili alakali yazilarimiz:
Bir Blog Hırsızlığının Anatomisi: Orhan Yasar Celik
Orhan Yasar Celik Hirsizlik Yapiyor
Orhan Yaşar Çelik'in İçerik Hırsızlığı Read More!

Borsa Tüyoları

Borsa tüyoları arıyorum deyip site site dolaşanlar için bir site buldum. Sahibi bu konuda blogspot’ta yazılar yazıyor ama yazdığı yazıların bir korsan blogcu tarafından çalındığını farketmiyor galiba. Adamın kendi websitesi Google tarafından endekslenmemiş, yazılarını çalan ve üç ayrı sitede yayınlayan kişinin websitesi ise endekslenmiş ve arama sonuçlarında sadece o siteler görünüyor. Ben bu çocuğa bir iyilik yapayım ve buradan bedavaya bir link vereyim, sitesi endekslensin. Çalınan yazısını aşağıya aynen kopyalıyorum:

“Sitemiz üzerinden borsa tüyoları vermek istiyorsanız, bu konunun yorum kısmına kendi mail adresinizi girerek sizinle iletişim kurmamızı sağlayın.

Borsaya ilişkin tüyolarınızı burdan yayımlayarak yüzlerce kişiye faydalı olabilirsiniz.

Borsa tüyoları, http://borsa-tuyolari.blogspot.com/'da!”

Yazıları calan siteler ise sunlar (bunlara nofollow link verdim, yani verdigim linkin bunlara pek bir faydasi yok, dolayli da olsa desteklemiyorum bu siteleri):

www.hissesenedi.biz/borsa/borsa-tuyolari.html
www.borsaimkb.net/borsa-tuyolari.html
www.arnettatextile.com/borsa-tuyolari.html

Yazilarin calindigi icerisinde verilen baglantidan dolayi bariz.

Bu siteler borsa ve ekonomi ile ilgili bir çok siteden yazı çalmışlar ve yayınlıyorlar. Benim bloguma da bugun bir kisi bu kisilerin sitesini kullanarak ulasti (yani bizim yazilarimizi da calmis olabilirler), o yuzden gittim baktim.

Eğer sizin sitenizden de yazı çalmışlarsa yazılarınızı kaldırmaları konusunda onları ikna etmenize yardımcı olabilirim. Bunun karşılığında da sizden sadece sitemize link vermenizi bekliyorum.

Borsa tüyoları arıyorsanız bu konuda yazılmış diğer yazılarımızı okumanızı veya blogumuza üye olmanızı tavsiye ederim.
Borsa Yorumları
Altın Yorumları
Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları

Bu arada firsat gelmisken Serkan Unal'in bloguna da bir link verelim, kendisi hem blogumuza uye olmustur hem de ucretsiz yazi yazmaktadir, tesekkuru bir borc bilirim. Read More!

Blogumdan nasıl para kazanabilirim?

Blogumdan nasıl para kazanabilirim diye merak ediyorsanız doğru adrese geldiniz. Ekonomi Türk sitesinde yönetimi devraldığımdan bugüne günlük okuyucu sayısını ortalama 600’den 1200’e yükselttim. Ekonomi Türk 2 bloguna üye hedefimizle, reklam geliri hedefimizin %35’ini şimdiden gerçekleştirdik. Reklam gelirlerimizi 3 katına çıkardığımız zaman blogumuza üyeliği de bedava yapacağız. Daha önce Google aramalarında nasıl ilk sayfada çıkarım konulu bir yazıda blogunuza yazdığınız yazılarda kullanmanız gereken formatı anlatmıştım. Bu sizin yapabileceğiniz, kimseye bağımlı olmayan bir adım.

Bu yazıda diğer önemli stratejilerden bahsedeceğiz.

Blogunuzdan para kazanmanın en kolay yolu Google Adsense reklamlarıdır. Bunun için ziyaretçi sayınızı, özellikle Google aramaları sonucu sitenize uğrayan aceleci kişileri arttırmanız gerekir. Sitenizin müdavimi olan okuyucular genellikle neyi aradıklarını bildiklerinden sitenizde yayınladığınız reklam linklerine basmazlar, oysa sitenizi bilmeyen ve bir konuda arama yapan kişIler reklamları daha çok ziyaret ederler, özellikle reklamı yapılan konu aradıkları şey ise. Peki Google’dan gelen okuyucu sayısını nasıl arttırabiliriz?

Bunun en kestirme yolu her gün eşit aralıklarla 50 tane yazıyı blogunuza yazmanızdır. Böylece Google sitenizin çok güncellenen popüler bir site olduğunu varsayacaktır. Google ayrıca arama sonuçlarıda son 24 saatte yayınlanmış yazılara da öncelik veriyor (güncel sayfaları arama sonuçlarında gösteriyoruz mantığıyla). O yüzden günde 50 tane yazı yayınlarsanız bir kaç ay içerisinde blogunuzu ziyaret eden kişi sayısı 3-4 bin olacaktır. Tabii bunu yapabilmeniz için ya bir sürü zaman harcamanız ya da blog hırsızlarının yaptığı gibi başkalarının ürettiği yazıları çalmanız gerekir.

Günde 1-2 yazı yazarak çok sayıda ziyaretçi çekmek kolay değildir. Bunun yolu ise diğer sitelerden sizin değişik yazılarınıza uygun anahtar kelimeler kullanılarak bağlantı verilmesidir. Bunu başarabilirseniz bağlantı aldığınız yazılar arama sonuçlarında ilk 2 sırada çıkacak ve o konuda arama yapan ziyaretçilerin çoğunluğu sizin sitenizi ziyaret edecektir. Amerika’da kaliteli yazılar yazarsanız diğer bloglardaki insanlar sizin yazılarınıza destek olmak amacıyla link veriyorlar, Türkiye’de ise bu durum pek yaygın değil. O yüzden de sizin sitenizden yazı çalıp günde 50 tane yazı yayınlayan siteler dahi Google aramalarında sizin önünüzde çıkarak sizi mağdur edebiliyorlar.

Ekonomi Türk blogunda biz arama motorlarına uygun yazılar yazıyoruz ama bir kaç destekçi site dışında kimse bu yazılara link vermedi. Bunu başaramazsak sitemizi ziyaret edenlerin sayısını 3 katına çıkaramayız, hizmetlerimiz de paralı olmaya devam eder, rahatsızlık yaratan reklamlarımız da sürer. Bu işın değnek kısmı. Havuç kısmı ise şöyle. Sitemizdeki yazılara yazının başlığını kullanarak link verenlere biz her ay link vererek duyuracağız. Bizim sitemizin pageranki 4, yani bizden size giden linkin değeri 6*6*6*6=1296 değerinde, eğer sizin sitenizin pageranki 3 ise linkinizin değeri 216, pageranki 2 ise 36, pageraki 1 ise 6, ve pageranki 0 ise değeri 1’dir. O yüzden bizden alacağınız linkin değeri bize verdiğiniz linkin değerinden muhtemelen daha fazla olmayacaktır. Yeni bir blog açmışsanız bizden alacağınız link sayesinde çok çabuk Google veritabanına girerek arama sonuçlarında görünmeye de başlarsınız.

O yüzden sizden bizim “nedir” başlıklı yazılarımıza link vererek hem bize hem de kendi blogunuza destek olmanızı istiyorum. Bununla uğraşıp vakit kaybetmek istemiyorsanız, bizden de sizin için ücretsiz içerik üretmekle vaktimizi harcamamızı beklemeyin. Son üç ayda bize link vererek destek olan blogların listesini de aşağıya aktarıyorum. Gelecek ay bize yeni link veren blogların da listesini yayınlayacağım.

Ters Açı Ekonomi Yorumlari
Bireysel Finans (Beğenmezsen Okuma)
Entelektüel
Finans Kariyer
Birlikte
Gasteblog
Wind Energy Turkey
Ekşi Sözlük

Blogumdan nasıl para kazanabilirim diye dusunuyorsaniz bize destek olun, biz de size destek olalim. Bize son 3 ayda link vermis olup listede adi gecmeyenler yorum birakirlarsa listeye linklerini eklerim. Read More!

Blog Reklamları nasıl fiyatlandırılmalı?

Bir blog'unuz var ve blogunuzda reklam yayınlamak istiyorsunuz diyelim. Reklamları nasıl fiyatlandıracagınızı biliyor musunuz?

Problogger sitesine gore bu konuda bir konsensus olmamasına ragmen sıklıkla kullanılan standard CPM (Cost Per Mille). Mille 1,000 anlamına gelen latince bir kelime. Cost Per Mille, her 1,000 sayfa goruntulemesi basına maliyet anlamına geliyor.

İnternette reklam soz konusu oldugunda toplam degerler konusmanın bir anlami yok, CPM gibi degerlerle konusmak daha anlamlı. Ornek olarak reklam almaya calisan A ve B blogları varsayalim. A blogu sol sutunda yayınlanan 250x250 reklam icin ayda 50 lira, digeri ayda 100 lira istiyor olsun. Reklam veren icin ilk blog daha ucuzdur diyebilir miyiz? Diyemeyiz zira sayfa goruntulemesini de hesaba katmamiz lazim. A blogunun ayda 10,000 kere, B blogunun ayda 50,000 kere goruntulendigini varsayalim. Bu durumda A blogunun CPM'i 5, B blogunun ki ise 2dir. Yani B, A'ya gore daha cazip bir fiyatla reklam almaktadir.

Problogger sitesine gore dunyaca unlu bloglarin sayfa sol sutundaki 125x125 reklamlar icin istedikleri CPM degeri 1.50 USD civarinda. Ornegin unlu  TechCrunch sitesi CPM olarak 1.53 USD talep ediyormus.

CPM reklam fiyatlandirmada mutlak degerlere gore daha iyi bir olcut. Birincisi reklam vereninizi mutlak degerlere alistirirsaniz ilerde sayfa goruntulemeniz arttikca reklam verenden istediginiz parayi arttirmakta zorlanabilirsiniz. Ama reklam alanlarinizi basindan CPM ile fiyatlandirirsaniz istediginiz/kazandiginiz para sayfa goruntulemenizle beraber artacaktir.

Ikincisi, reklam verenler profesyonel reklamcilar, dunya piyasasini, fiyatlari bilen insanlar. Boyle genel bir standard kullanarak olusturdugunuz fiyatlandirmanizi bu kisilere daha destekli satarsiniz, absurb (cok yuksek veya cok dusuk) rakamlar istememis olursunuz. Ornegin yukaridaki A blogunun fiyati bilmeyene anormal gelmiyor ama CPM degerini dusununce aslinda A blogu dunya ortalamasinin cok ustunde bir fiyat istiyor.

Diyelim ki sizin blogunuzun beklenen aylik goruntulenme orani 50,000. Bu durumda sol sutuna koyacaginiz 125x125 reklamdan 50 x 1.5 USD yani 75 USD talep edebilirsiniz. Reklam tepede ve buyukse fiyati arttirip, reklam asagida ise fiyati azaltabilirsiniz. CPM tamamen sizin reklam bulabilme potansiyelinize bagli.

Peki reklam alacak kadar buyuyup buyumediginizi nasil anlarsiniz? Yine Problogger sitesine gore oldukca niche bir konuda yaziyorsaniz (ornegin bireysel finans) ve ayda 15,000 sayfa goruntulemesi veya fazlasini cekiyorsaniz yavas yavas reklam bakinmaya baslayabilirsiniz. Ama genel bir alanda yaziyorsaniz (ornegin Turkiye ekonomisi) ayda 60,000 sayfa goruntulemesi iyi bir esik.

Tabii ki CPM, minimum sayfa goruntuleme falan deyince akla daha fazla nasil kullanici cekerim sorusu geliyor. Bu konu ile alakali yazilara su linklerden ulasabilirsiniz:

Arama Motoru (Google) Optimizasyonu

Google Aramalarında ilk Sırada veya Sayfada Çıkacak Yazı Nasıl Yazılır?

Bu yazi Ekonomi Turk sitesinde yayinlanmistir. Read More!

Otomatik Blog Programları ve Vurdumduymaz Site Sahipleri

Teknoloji devrinde yaşıyoruz, bilgisayar teknolojisi bir yandan hayatımızı son derece kolaylaştırırken bir yandan da karmaşıklaştırıyor. 20 sene önce bir insanın yazarlık yapıp fikirlerini veya ürünlerini tüm dünyayla paylaşması için ya bir gazete veya dergide yazarlık yapıyor olması lazımdı, ya da kitap bastırması. Bugün bir bilgisayarı ve internet bağlantısı olan herhangi bir kişi iki dakika içinde fikirlerini yayınlamaya başlayabilir. Yazıları yayınlamak artık problem değil ama hala okuyucu bulmak problem.

Türkiye’deki başka bir problem ise yazılarınızın çalınarak başka mekanlarda yayınlanmasıdır. Hırsızın hiç mi suçu yok diye siz sormadan önce ev sahibini bir azarlayayım. Bloglarda yazıyorsanız yazılarınızı teknolojik olarak nasıl yazmanız gerektiğini de bilmeniz lazım. Burada yazılmış geçmiş yazılara bakıyorum, kendi sitesinde yazılmış diğer yazılara dahi bağlantı verilmemiş. Adam açmış blogger’ı, yazıyı yazmış, siteye postalamış, bir tane de link vermemiş. Yazınızı yazdıktan sonra içerisinde geçen anahtar kelimeli kullanarak o kelimelerle ilgili daha önce yazmış olduğunuz yazılara link vermezseniz arama motorları hangi yazıların önemli, hangi yazıların önemsiz olduğunu nasıl anlayacak? Yıllarca eğitim almış okuyucuların bir kısmı (yok sizi kastetmiyorum, başkasını kastediyorumdur mutlaka) dahi okudukları yazıyı anlayamazken Google’ın arama motorunun bunu yapabileceğini mi zannediyorsunuz? Arama motorları bir yazıya verilen bağlantılara bakarak önemli olup olmadığına karar veriyor. Google aramalarinda ilk sirada veya sayfada cikacak yazi nasil yazilir baslikli yazimizda buna deginmistik.

Kendi yazılarınıza bağlantı vermenizin diğer bir faydası ise Orhan Yaşar Çelik gibi bir şahsiyet blogunuzdan yazı çaldığı zaman bunu farketmeniz çok kısa bir zaman alacaktır. Neden? Çünkü çalıntı siteden sizin sitenize koyduğunuz linkleri kullanarak birçok ziyaretçi gelmeye başlayacaktır. O yüzden her yazdığınız yazıda daha önce yayınlanmış alakalı yazılarınıza en azından 5-10 tane bağlantı verin.

Blog hırsızları neden bu işe girişiyorlar peki? Blog hırsızları autoblogging denilen otomatik blog programları kullanarak bir iki saat içerisinde bir site kurarak 5-10 tane farklı siteden yazı çalarak harcadıkları emeklere kıyasla çok yüksek gelirler elde edebilmektedirler. Düşünsenize 2 saat vakit harcıyorsunuz o kadar, ondan sonra siteniz kapatılana kadar reklam gelirlerinden para kazanıyorsunuz. Türkiye’de bilişim suçları konusunda insanların bilgisi fazla değil, bir çok kişi başkasınız yazdığı bir yazıdan bir kaç satırdan fazlasının kaynak verilerek dahi alıntı yapılmasının suç olduğunu bilmiyor. Koca koca üniversitelerin profesor ünvanına sahip rektörleri kendilerini profesör ve doçent yapan tezleri başkalarının yazdıklarını çalarak yazdıkları ve bu kişıler ciddi bir şekilde cezalandırılmadıkları için ülkemizde de intihal oldukça yaygın olmaya devam ediyor. Burada da daha önce Emre Şenel ve Arzu Alvan isimli iki kişinin (Arzu Alvan akademisyenlik yapıyor) intihal yaptığını belirten yazılar yazılmıştı.

Diyeceğim şudur ki çalanlar arsız, yazısı çalınanlar ise vurdumduymaz. Devletin asli görevi bu tür hak ihlallerinin önüne geçmek iken, adamlar her sene nasıl 300 milyar lira kamu harcamasını reel olarak daha da arttırabilirim diye uğraşıyorlar. Internet ortamında da orman kanunları işliyor.

Not: Bu yazıyı neden yazdın diye soracak olursanız, başka bir arsız moda bloglarından yazıları çalıyormuş, benden yardım istediler. Read More!

Arama Motoru (Google) Optimizasyonu

Blog yazan herkesin arama motoru optimizasyonu konusundan birazcik anlamasi gerekiyor ki Google kullanarak interneti tarayan habersiz kisiler de yazilan yazilara ulasabilsinler. Bu konuda giris niteliginde olan ve Google Aramalarında ilk Sırada veya Sayfada Çıkacak Yazı Nasıl Yazılır? basligini tasiyan bir yaziyi gecenlerde yazmistik. Bu yazi uzerine entelektuel.com da ilk sayfada cikacak yazi nasil yazilir baslikli bir yazi yazarak eklemeler yapmislar.

Ote taraftan yazi icerisinde ornek olarak verdigimiz Ters Aci blogu da tavsiyelerimize kulak vermis ve yazisinin basligini Cumhuriyet Donemi Ekonomisi olarak yenilemis. Tabii yazi ilk olarak baska bir baslikla yayinlandigi icin linkin icerisinde hala eski baslik geciyor, yine de bu hali bir onceki halinden daha iyi.

Ucuncu olarak blogumuzun diger bir eski yazari T'Pol ise yazmak konusunda motivasyonunu kaybetmis, kendisi tutumluluk konularinda cok guzel yazilar yazardi, Ekonomide Hurafeler ve Gercekler kitabimizda da ufak bir kismi T'Pol'un yazdigi yazilara ayirdigimizi belirtmeliyim. Sabah Gazetesinde yayinlanmis sacma sapan bir tutumluluk haberini elestiren yazisini okumanizi tavsiye ederim.

Not: Boylece bize link vermis uc bloga da soz verdigimiz uzere geri link vererek destek cikiyoruz, diger blogculara duyurulur. Read More!

Google Aramalarında ilk Sırada veya Sayfada Çıkacak Yazı Nasıl Yazılır?

Internetin icadı amatör yazarlara yerleşik medyaya bağımlı kalmadan fikirlerini yayınlama imkanı sundu ve ortaya bizim gibi milyonlarca yazar çıktı. Bu kişiler genelde tanıdıklarına haber vererek yazılarına okuyucu buluyorlar. Ancak interneti kullanan milyonlarca insan da potansiyel okuyucu kitlesi içerisinde bulunuyor. Bu kişilere ulaşmanın yolu ise Google arama motoru. Oysa bir çok yazar Google aramalarında ilk sırada, ilk sayfada veya ön sıralarda çıkacak yazı nasıl yazılır bilmiyor. Bunun yöntemini anlatmadan önce Google’ın bir numaralı arama motoru olmasını sağlayan teknolojik icattan bahsedeceğiz.

Google’dan önce Yahoo, Microsoft, Altavista, Ask, Excite, vs. daha adını hatırlayamayacağım bir çok arama motoru vardı piyasada. Ancak bunlar arama yaptığınız konuyla ilgili sonuçları oldukça yüksek bir sıklıkla karşınıza çıkararak başarısız bir performans sergiliyordu. Bunun nedeni de web sayfası tasarlayan kişilerin bu motorları aldatıcı teknikleri kullanarak, çoğu zaman da binlerce anlamsız kelimeyi içerisinde barındıran sayfalar hazırlayarak, motorları yanıltmaları idi. Google ise internette demokrasiyi keşfederek bu problemi minimuma indirerek yaratıcıları için $100 milyar dolarlık bir servet yarattı. Bir sayfanın arama motorlarında öne çıkması için sadece arama yapılan kelimelerin bir sayfada olması yetmiyordu artık. Bir sayfaya başka bağımsız sayfalardan verilen linkler bir seçimde kullanılan oylar gibi sayılarak en fazla oy alan sayfalar arama sonuçlarında ilk sıralarda gösterilmeye başlandı. Diğer bir yenilik ise her sayfanın aynı (eşit) ağırlığa sahip olmaması idi, yani bazı sitelerin verdiği oyun değeri bir değil o sayfaya verilen diğer linklerin değeriyle orantılı olarak 10, 100, 1000, hatta 10000 kabul ediliyordu.

Buna karşılık web tasarımcıları yeni teknikler geliştirmek zorunda kaldılar. Bu tekniklerin en etkili olani ise link değişimi yapmak ve link satın almaktı. Bir sitenin verdiği oyun değerini ölçen sisteme pagerank deniliyor ve logaritmik bir sistem kullanıyor. Pagerank’i 2 olan sayfanın değeri pageranki 1 olan sayfanın aşağı yukarı 6 katı; pageranki 3 olan bir sayfanın değeri ise pageranki 2 olan sayfanın 6 katı, pageranki 1 olan sayfanın ise 36 katı. O yüzden pageranki yüksek olan bir sayfadan link almak sizin sayfanızın değerini arttırmak açısından daha önemli hale geldi. Web tasarımcıları ise yüksek değere sahip sayfalardan link almak için belli bir miktar reklam ücreti ödemeyi seçmeye başladılar ve bunun da piyasası oluşmaya başlandı. Herhangi bir sayfaya sitenizden verdiğiniz linkin parasal bir değeri var anlayacağınız. Bu da işin ekonomik yönü.

Bu bilgilerin ışığında biz de sizlere Google’da ilk sayfada çıkacak bir yazıyı nasıl yazabileceğinizi anlatacağız. Bu yazıyı yazmamızın bir sebebi yazar kadromuza yeni yazarların katılması ve bu konularda bilgilerinin olmaması. Ikinci sebebi ise sitemizde yazılan yazıların başkaları tarafından çalınarak etkin bir şekilde kullanılmasını engellemek.

1. Yazının Başlığı
Birincisi yazı yazmaya başlamadan önce yazacağınız konuda en çok kullanılan terimlerin ne olduğunu bulmanız. Bir örnekle anlatayım. Mesela ben geçenlerde Jale Özgentürk’un Moğollar hakkında yazdığı yazıyı eleştiren bir yazı kaleme almıştım. Şimdi bu yazıya afilli, ekzantrik bir başlık atabilirdim veya herkesin attığı gibi “Moğollar 20 bin erkek istiyor” bir başlık da atabilirdim. Ilk durumda arama motorları attığım başlıktan yazının Jale Özgentürk hakkında olduğunu bilemezler. Ikinci durumda ise düzinelerce websayfası (gazetelerin ve o gazetelerin attığı başlığı kullanan diğer sitelerin) ile rekabet etmek zorunda kalacaktım. Ben ise Jale Özgentürk, Moğollar ve Harem Fantezisi şeklinde bir başlık atarak hem arama motorlarında kullanılacak kelimeleri başlığa taşırken Harem Fantezisi gibi ilginç bir ifadeyi de kullanarak yazının 10 tane arama sonucu arasında kullanıcının dikkatini çekmeyi başarıyorum.

Şimdi gidin ve Google’da “Jale Özgentürk” kelimelerini bir aratın. Ilk sayfada 8. sırada benim yazdığım yazı karşınıza çıkacaktır. Aradan 2 ay geçse ve Moğollar hakkında söylenilen bu sözler unutulsa dahi insanlar Jale Özgentürk hakkında başka bir konuda onun adını kullanarak arama yaparlarsa bu sayfa karşılarına çıkmaya devam edecek. Bir de kötü başlığa örnek verelim. Blogumuzun eski yazarlarından baris benim Atatürk ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki ekonomik performansımız üzerine yazdığım "Atatürk Yönetiminde Türkiye Ekonomisi: 1924-1929" baslikli yazıyı eleştiren bir yazıyi Ters Aci blogunda yazmış ve “Rakamların dayanılmaz cazibesi” şeklinde bir başlık kullanmış. Yazının içeriği gayet geniş ve güzel (cevabımı daha sonra vaktim olunca vereceğim) ama yazının başlığı yukarıda dediğim gibi ekzantrik bir başlık. Google’da kim, kaç kişi “rakamların dayanılmaz cazibesi” şeklinde bir arama terimi kullanıyor? Bu demektir ki bu yazı bugün ve gelecekte Google’dan pek bir izleyici çekemeyecek ve yazı tarihin derinliklerine gömülecektir. Oysa oldukça öğretici bir yazı.

(Google’da hangi kelimenin kaç defa arandığını görmek için Google Keyword Tool sayfasına gidin ve oradan Turkish, Turkey ve Exact Match opsiyonlarını seçerek arama yapın. Hem aradığınız kelimelere ait istatistikleri hem de benzer kelimelere ait istatistikleri görebilir ve başlık seçerken bu aracı kullanabilirsiniz. Ben öyle yapıyorum.)

Bu arada Mahfi Eğilmez’in bizim kendisi hakkında yazdığımız yazılarla hiç oralı bile olmaması, bu yazıları görmezlikten gelmesi ve eleştirilere karşılık başını kuma gömmesi sanildiginin aksine genellikle oldukça başarılı bir stratejidir. Ben de baris’in yazdığı yazıya aynı muameleyi yapar ve onun sitesini ve yazının tamamını yayınladığı entelektuel.com sitesini takip edenlerin dışında diğer insanlara ulaşmayacağını bilerek rahat ve huzurlu bir hayat sürdürebilirdim (şunun şurasında kaç kişi bu iki siteyi takip ediyordur değil mi?). Başını kuma gömme stratejisinin çalışmayacağı durumlar da vardır. Birincisi yazının yazarı bir gün karşınıza sizin hakkınızda yazdığı yazıları derlediği bir kitap ile çıkabilir ve kitabına “Ekonomide Hurafeler ve Gerçekler” adını verebilir; kitap da piyasada tutunmayı başarırsa o kitaptaki eleştirilere zamanında cevap vermemenin bedelini geç de olsa ödemiş olursunuz. Ikinci durumda ise diğer internet siteleri sizi eleştiren bu yazıya link vererek Google aramalarında en üst sıralara çıkmasını sağlayabilirler, ondan sonra yıllarca bu yazı peşinizi bırakmayabilir.

2. Yazıya Başka Sitelerce Verilen Linkler (Bağlantılar)
Güzel bir geçiş oldu bu. Yazınıza çok uygun bir başlık atmanız onun websitelerinde en üst sıralara çıkmasını garanti etmeyecektir. O zaman her önüne gelen güzel bir başlık atar ve internetteki tüm trafiği sitesine akıtırdı değil mi? Google internette atılmış onca güzel başlık arasından hangilerini ilk sayfaya koyacağına yukarıda bahsettiğim gibi o sayfalara verilen linklere bakarak karar veriyor. Benim Jale Özgentürk hakkında yazdığım yazıya internette bir kaç kişi link verdi, bir sürü Moğolistanlı öğrenci de facebook, friendfeed gibi kişisel sayfalarından link verdiler ve benim yazım lehine Google’da oy kullanmış oldular. Başkasının sitesinde okuduğunuz bir yazıyı beğeniyorsanız ve o yazıya dikkat çekmek istiyorsanız yapabileceğiniz en iyi şey sitenizden veya facebook/friendfeed/twitter sayfanızdan link vermektir. Sokakta müzik çalan adamın şapkasının içerisine para bırakmakla veya alkış tutmakla eşdeğerdir bu.

Bizim blogun da müdavim bir çok okuyucusu var. Onlardan bir kaç isteğim olacak. Bu blogda beğendiğiniz yazı olduğunda sitenizden yazının başlığının üzerine link koyarak kısa bir yazı yazın. Siz de güzel bir yazı yazdığınız zaman yorumlara link bırakarak veya email ile linkini göndererek benden aynısını karşılık olarak isteyin. Bahsettiğim linkler sayfanın kenarındaki linkler değil, yazıların içinde geçen linklerdir. Bu linkler hak eden yazıların arama motorlarında en üst sıralara çıkmasını sağlayacaktır. Aksi halde beğendiğiniz yazılar kaybolacak, Google bile bulamayacaktır bu yazıları.

Link verirken dikkat etmeniz gereken ikinci nokta ise linki verirken kullandığınız kelimelerdir. Bir örnekle kavramı açıklayayım. Google’da “ekonomi turk” şeklinde bir arama yaptığınız zaman neden ilk sırada Ekonomi Türk sitesi çıkar diye merak ettiniz mi? Bir çok websitesinde, özellikle gazetelerin ekonomi sayfalarında Ekonomi ve Türk kelimeleri yanyana çıkar, buna rağmen Google neden Hürriyet gibi pagerank’i 8 olan bir siteyi ilk sırada göstermez de bizim naçizane blogumuzu ilk sırada gösterir? Nedeni basit. Bizim blogumuza link veren bir çok site “Ekonomi Türk” yazıp sonra bu iki kelimenin üzerine sitemizin ekonomiturk.blogspot.com adresini iliştirirler de ondan. Google bizim adresi “Ekonomi Türk” kelimeleriyle iliştirmesi gerektiğini öğrenir böylece.

Bundan dolayıdır ki bir siteye link verirken yazıya buradan ulaşabilirsiniz deyip, “buradan” kelimesinin üzerine linki koymayın. Yazı hangi konu ile alakalı ise o kelimelerin üzerine linki koyarsanız daha verimli olur verdiğiniz link. Özellikle yazının yazarı yukarıda bahsettiğimiz gibi güzel bir başlık kullanmışsa, yazının başlığını kullanın ve linki başlığın üzerine koyun. Beğendiğiniz bir yazı için bundan daha iyi başka ne yapabilirsiniz bilemiyorum, çok önemli bir konu. Mesela baris yukarıda bahsettiğim yazısında (tekrar ikinci kere aynı yazıya link vermeye gerek yok) bizim Mahfi Egilmez hakkinda yazdığımız yazıdan övgüyle bahsetmiş ve “Mahfi Eğilmez’i fena yakalamış ve haklı olarak da hırpalamış” ifadesini kullandıktan sonra yazının linkini “haklı olarak da hırpalamış” kelimesinin üzerine koymuş. Eğer linki aynı cümlenin içerisinde geçen Mahfi Eğilmez kelimelerinin üzerine koymuş olsaydı çok daha fazla makbule geçecekti çünkü yazı Mahfi Eğilmez hakkında ve Google’da insanlar genellike arama yaparken “Mahfi Eğilmez” kelimelerini kullanarak arama yapıyorlar “haklı olarak hırpalamış” kelimelerini değil.

3. Yazı Içerisinde önemli kelimelerin belirlenmesi
Bu konu diğer önceki iki konuya göre çok önemli değil ama yine de dikkat edilmesinde fayda var. Birincisi yazının başlığında kullandığınız ifadenin aynısını yazının ilk iki paragrafında kullanmaya çalışın ve bu kelimeleri “bold” yaparak arama motorlarına diğer kelimelerden daha önemli kelimeler oldukları mesajını verin. Bunun uygulaması nasıl yapılır merak ediyorsanız bu yazının başlığına ve ilk paragrafına tekrar bakın.

Ikinci önemli nokta ise yazı içerisinde kullandığınız anahtar nitelikteki diğer kelimeleri kullanarak daha önceden blogunuzda yazmış olduğunuz diğer yazılara link verin. Böylece eğer birisi blogunuzdaki bir yazıyı aynen çalıp kendi sitesinde kullanırsa hem bu durumu farketmeniz kolaylaşacaktır hem de o siteden sizin sitenize binlerce link verilecektir. Ayrıca böyle yaparak okuyucularınızı da blogda yazılmış eski alakalı yazılara yönlendirmiş oluyorsunuz ve o yazılar gün ışığına çıkıyor tekrar. Kendi sitenizden kendi sitenizdeki diğer yazılara link vermek arama motorlarında üst sıralara çıkmanıza fayda etmiyordur diye düşünüyorum ama tam da emin değilim.

Ben hangi yazılara link vereceğimi Google’ı kullanarak “Ekonomi Türk” + “anahtar kelime” kelimelerini aratarak karar veriyorum. Böylece google’da hangi yazı daha üst sırada ise o yazıya link vererek konu ile en alakalı ve popüler yazıyı tespit ediyorum. Her yazıya 10-15 tane böyle link verdiğimi farketmişsinizdir son zamanlarda. Açıklaması bu.

Sonuç:
Yukarıda anlattıklarımın yapılması yazdığınız yazıların arama motorlarındaki popülerliğini arttıracaktır, ancak en önemli faktör ortaya güzel bir yazı çıkarmak ve insanların da bu yazılara kendi istekleriyle link vermesidir. Ben blogumuzu takip eden okuyucularımızdan beğendikleri yazılarımıza link vermelerini rica ediyorum, kendilerinin güzel yazılarına da bize haber vermeleri durumunda link vereceğimizi duyuruyorum. Yazdığımız yazılar sadece 300-500 kişi tarafından okunmasın, milyonlarca internet kullanıcısı var.

Bu yazıyı beğendiyseniz, “çok güzel yazı” şeklinde yorum bırakmanızdansa yazının başlığını kullanarak ve blogunuzda kısa bir yazı yazarak link vermenizi tercih ederim. Read More!