Ekonomi Turk Kitabini Bedava Indirin


Ekonomi Turk kitabini bu linki takip ederek indirebilirsiniz. Piyasada 10 TL civarinda bir fiyata satilan Ekonomi Turk kitabini size ucretsiz veriyoruz ama sizden de bir ricamiz olacak: Tanidiklariniza bu paragrafta yazdiklarimizi kopyalarak bir email atmanizi istiyoruz. Ekonomi Turk kitabinin onsozu degerli ekonomist Deniz Gokce tarafindan yazilmistir, ayrica kitabimiz bir cok ekonomist tarafindan da ekonomiye ilgi duyan kisilere tavsiye edilmistir. Kitabin tum haklari bize aittir, o yuzden kitabi internette baska bir adrese kopyalamamanizi ve diger insanlarla paylasmamanizi istiyoruz. Kitabi indirmek isteyen herkesin hem Insider Monkey sitesini ziyaret etmesini hem de tanidiklarina bir email atarak haber vermesini bekliyoruz. Bunun disinda baska bir beklentimiz yoktur.

Üniversiteler Halka Arz Olursa...

Acep,üniversitelerde yaşanan olayları engellemenin bir çözümü olabilir mi bu?
Misal,Odtü'nün hisse senetleri olsa,yatırımcılar (çoğunlukla da öğrenciler ve mezunlar) bu hisseleri portföylerine ekleseler zarar verici kötü olaylar yaşanır mıydı?

Bu fikir,Gündüz Vassaf'ın Cennetin Dibi kitabından alıntı olsa da özellikle son 10 yılda büyük şirketlerin çalışanlarına örneğin ikramiye olarak hisse senedi verdiğini biliyoruz,emeklilik fonu dalgasına hiç değinmiyorum bile.

Benzer şeyler aslında.
Hisse senetlerinin yükselişi mezunların iş hayatındaki başarısına,öğrencilerin yeteneklerine,hocaların birikimine/üretkenliklerine bağlı olsa ne güzel olurdu değil mi?

Ya da hisselerin değer kaybı,okuldaki olaylara,boykotlara,derslerin yetersizliklerine,sosyal olanaksızlıklara bağlansa?

En iyi üniversiteleri sıralarken yeni bir rasyo türemiş olurdu.Hisse senetlerinin değerine bakarak hangi üniversite iyi hangisi kötü kendi kafamızda bir sıralama canlanırdı.

Hisse sahibi öğrenciler,dersleri can kulağıyla dinlerken hocalar da dersi fevkaladenin fevkinde işlerdi.
Buna sahiplik duygusu diyorlar.Bizim olan bir şeye bağlanma,onu kendimizden bir parça olarak görme.Mantık devre dışı,duygular devrede.(okulun sahibi/hissedarı öğrenciler olmuş oluyor)

Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Read More!

Internetten para kazanma

İnternetten para kazanmak istiyorum diyorsanız bu yazı tam size göre. Baştan belirtelim, internetten para kazanma deyince akla gelen e-ticaret, e-iş gibi ciddi girişimlerden anket doldurma, reklam okuma gibi saçmalıklara uzanan yelpazede internette para kazanma yollarından sadece içerik yaratarak internetten para kazanma konusuna değineceğim. Bir de bu yazıyı işkembeden değil kendi deneyimlerimden yola çıkarak yazıyorum, yani internetten para kazanılıyor diye yazıyorsam para kazandığım için yazıyorum.

Birden çok gelir akışı yaratmak
Bu yazı Ekonomi Türk gibi ciddi bir sitede yayınlanıyor o nedenle şunu şunu yapına girmeden önce işin temel ekonomik temelini yazayım.

Gençlere tavsiyelerim (My Advice to Young People) adlı makalesinde damardan Avusturya Okullu  Robert P. Murphy der ki:
“Daha fazla para biriktirme tavsiyesini duyunca insanların aklına gelen ilk ve tek şey tipik olarak dışarda yemek yemek yerine işe evden sefertası hazırlayıp gelmek gibi harcamalardan kısıtlama yapmak oluyor. Her ne kadar daha fazla birikim yapmanın bariz yollarından biri gereksiz harcamaları kısmak olsa da, benim temel olarak tavsiye ettiğim şey bu değil. 
Eğer kişi her ay ciddi miktarda para birikim yapmak istiyor ise bunun en iyi yolu kişinin gelirini arttırmasıdır, harcamalarını kısması değil. Bu özellikle harcamalardan kısıtlama yapmaya pek imkanı olmayan gençler için geçerli. Teorik olarak harcamalarınızdan kısmanın bir sınırı olsa da, gelirini arttırmanın her hangi bir sınırı yok.”
Murphy gündüz tam zamanlı bir işi olan çalışanın gece limon satması  gibi bir gelir kaynağından bahsetmiyor. Yani gidip kendinize ikinci bir patron bulmanızı öğütlemiyor. Kendinize başka patronlar aramanızdan ziyade kendi patronunuz olmanızdan yani girişimcilikten bahsediyor.  Yine yazıyı okursanız (ingilizce yazının Türkçe özetini Nasıl daha fazla birikim yapılır? Nasıl daha fazla para biriktirilir? adlı yazıda bulabilirsiniz) Murphy para kazanmak için ne iş yapsak sorusuna “bilmiyorum, bunu çevrenize bakarak sizin bulmaniz lazım” diye cevap veriyor.

Girişimcilik deyince akla türlü türlü fikir geliyor ama burada biz görece kurması ve yürütmesi kolay olan ek gelir kapısı olarak internette içerik siteleri yaratarak birden çok gelir akışı elde etme yöntemini tavsiye edeceğiz.

İçerik Siteleri ile İnternetten Para Kazanmak
Bu yöntem görünüşte basit.
  • Birden fazla (bir avuçtan onlarcaya kadar) her biri başka bir konuda, daha önceden belirlenmiş hedef kitleye hitap eden web sitesi yapılır. 
  • Bunlara onlarca, idealinde yüzlerce özgün (copy-paste değil alın teri), arama motoru optimizasyonu ilkelerine dikkat ederek yazılmış yazı eklenir.
  • Bu sitelere arama motorundan trafik çekecek çalışmalar yapılır.
  • Sitede gelen trafikten para kazanmaya yönelik düzenlemeler yapılır. Fiziksel ya da sayısal bir ürün satmak, fiziksel ya da sayısal ürün satan firmalarla satış ortaklığı bağlantıları koymak, siteye reklam almak, siteye AdSense gibi otomatik reklamlar koymak akla gelen (ben tecrübelerime dayanarak en çok gelir getirenden en az gelir getirene doğru sıraladım) ve en çok kullanılan yöntemler.
Bu adımların her birine sonradan teker teker değinecek bir yazı yazmak lazım. Bütün bu adımları harfiyen yapıp, hemen hemen aynı zamanı harcayıp da günde bir fincan kahve parası kazanan adam da tanıyorum, saatte bir fincan kahve parası kazanan adam da. Ben bu yazıda bu ikisi arasındaki farkı yaratan temel noktalara değineceğim.

Internetten para kazanma
Internetten para kazanma yollarindan biri de içerik siteleri yapmaktir. 
İnternetten para kazanma yollarından ciddi olanlarını gayri-ciddi ve başarısız olanlarından ayıran temel şey girişimcinin bu işi bir girişim olarak ele alıp almadığı. Bundan kastım şu: İnternetten para kazanmak her ne kadar görece kolay olsa da her girişim gibi önden yatırım yapmayı, birinci adımdan sonuncu adıma kadar her adımda çalışır ve başarısı tekrar edilebilir bir süreç kurmayı, girişimin siz zaman harcamazken de işler olması için gerekli akışın kurulmuş olmasını gerektirir. Yani internetten yaptığınız girişimi tavuk çiftliğine de çevirebilirsiniz, evinizin balkonunda 2-3 tavukluk kümese de. İnternetten kazansan kazansan üç beş kuruş kazanırsın diye ortada dolanan tecrübe sahibi zatların temel problemleri internetteki girişimlerini kümes olarak kurmalarıdır, tavuk çiftliği olarak değil.

Tavuk çiftliği diye örnek verince gözünüz korkmasın. Netten para kazanmak çok daha az yatırımla çok daha fazla para getirebilecek bir iş. Ama şunlara dikkat etmeniz lazım:
  • İçerik siteleri ile internetten para kazanmak için birçok adımı doğru atmanız lazım. Hangi konuda site hazırlamalı, daha fazla sayıda insanın daha fazla para harcamaya niyetli olduğu konuları nasıl bulurum, siteye trafik nasıl çekerim, hangi satış ortaklıkları sitelere uygun olur, yazılar nasıl olmalı, yazılar nasıl yazılmalı, işe yarar anahtar kelimeleri nasıl bulurum, vs... vs... Bu soruların her birine birkaç doğru ve bir sürü yanlış ve işe yaramaz cevap var. Size ilk tavsiyem bu konularda deneye yanıla aylar hatta yıllar harcayacağınıza denenmiş çalışır yöntemler ve en önemlisi yazılım araçları sunan ciddi sitelerden birine üye olun. Bu yapmanız gereken ilk yatırım zira bu siteler bedava değil. Benim tavsiyem Niche Profit Classroom(*). Bütün bu adımlarda sizi eğitip çalışır yolları öğretmektenin yanında, büyük miktarda zaman tasarrufu sağlayan araçlar (hiç işten anlamayana web sayfası hazırlayıp internette yayınlayan sihirbazlar, en iyi anahtar kelimeleri otomatik belirleyen yazılımlar vs...), hazır para getiren konu ve site taslakları ve de bütün bu işi devredebileceğiniz fason ekibi sunan bildiğim iyi sitelerden biri. Fakat önceden uyarayım, bu sitelerin temel sorunu hızlarını alamayıp işi olduğundan çok daha kolaymış gibi anlatmaları. Örneğin sitede denildiği gibi bir web sitesi açıp içine 3-5 yazı koyup, sırf önceden iyi bir alan adı parsellediniz diye sonradan hiçbir şey yapmayarak o siteden para kazanma devri 2 sene önce geçti gitti. Artık çok daha fazla yazı ve güncelleme gerekiyor. Yine de burada tavsiye edilen yöntemler ve araçlar sağlam. Buna ben kendim üyeyim ve kullanıyorum, işe yeni başlayacaksanız tavsiye edebilirim.  
  • Mümkünse ingilizce site hazırlayın. İngilizce sadece dünyanın en çok konuşulan dili olduğu için değil, ana dili ingilizce olan ya da iyi ingilizce konuşan insanların diğer dilleri konuşan insanlara göre internette daha çok para harcıyor olması nedeniyle sitelerinizi ingilizce hazırlayın. Türkçe siteden de para kazanırsınız ama ingilizce siteden kazandığınızın belki onda birini anca.
  • Mümkün olduğunca site hedef kitlenizi Kuzey Amerika ve Avrupa ahalisi olacak şekilde belirleyin. Bu insanlar internette en çok para harcayan kesim.
  • Siteleriniz kafasında birşey almaya hazır insanlara yönelik olsun. Yani konu olarak futbol, genel ekonomi, haberler, magazin, ruhani dünya, şiirler vs. falan seçerseniz çok iyi para kazanamazsınız.  Sağlık, sigorta ve finans, moda gibi konular ise genel olarak daha fazla para getirir zira insanlar bu konuları birşey almaya niyetleri olduğunda aramaya meyillidir.
  • AR-GE (araklama-geliştirme) ile para kazanamazsınız. Copy-paste değil alın teri yazılara ihtiyacınız var. Google artık daha akıllı. Bir sitede başka bir siteden araklanmış yazıya rastladı mı tüm sitedeki yazıları cezalandırıyor (arama sonuçlarında arkalara atıyor). O nedenle bu iş hiç üşenmeye gelmez. Bu yazıları en verimli nasıl yazacağınızı da ya kendi başınıza deneye yanıla bulursunuz ya da ilk maddede değindiğim gibi sitelere üye olursunuz ve orada belirtilen genelde çalışır ve pratik yöntemle yazarsınız.
(*): Bu link affiliate linkidir.
Read More!

Biri Teknik Analiz mi Dedi?

Bir ay kadar önce üniversiteden samimi arkadaşlar buluşmaya karar verdik.Neyse laf döndü dolaştı,borsaya geldi.Konu borsadan açılınca tüm gözler bana dikildi çünkü hepsi biliyordu onlar iktisat tarihinde cebelleşirken ben topluluk odasını seans odası haline çevirmiş,al/sat yapıyordum.

Kod adı G.olan arkadaş hemen muhabbete atıldı.Okulu baya yüksek bir ortalamayla bitirmiş ve dereceye girmişti.Bende acaba ne diyecek diye beklerken,arkadaşın dilinden şu kelimeler döküldü:

-Valla geçen gün ..... hissesini aldım.
-Niye aldın,beklentisi/haberi ve saire mi var?
-Yoooo,macd (bir tür hareketli ortalama) yukarı kesmişti.

Tüylerim ürperdi diyebilirim,adam sırf macd çizgisi yukarı kesti diye bütün birikimiyle,borsamızın speğiyle meşhur bir hissesinde yüklü miktarda long pozisyon açmıştı.

Hiç sesimi çıkarmadım,eve gelir gelmez "Bu adamın geri zekalı olmadığı konusunda herkes hemfikir,nasıl olur da Türkiye'nin gözde okullarından birinde dereceye giren bir insan yatırım kararını bu kadar sığ düşünerek verebilir?

Bizim arkadaş böyleyse diğer küçük yatırımcılar nasıldır sorusu kafamı kurcalamaya başladı.İnsanlar, geçerliliği olmadığı yüzlerce kez kanıtlanmış teknik analiz dalgasına nasıl bu kadar güvenebiliyorlardı?

Geçen sene macd indikatörünü anlatan,süresi 1 saati aşan eğitim videosu çekmiş ve vimeo sitesine yüklemiştim.Ne yazık ki,bir Allah'ın kulu dahi izlemedi videoyu ilk ay.Bende kaldırdım.

Teknik analist sıfatı,sosyal medya platformlarında çok sık kullanılır oldu.Hiçbir iş ilanında böyle bir şey ne gördüm ne duydum ama sorsanız borsayla ilgilenen herkes teknik analist,analist,ekonomist,stratejist...(sonu ist ile biten ne çok ünvan varmış.:)

Madem piyasadaki herkes bu işi sözde çok iyi biliyor,ben çoğunluğun bilmediği bir şey yapayım dedim.Ve ileri düzey teknik analiz blogumu açtım.

10 gündür paylaşım yapıyorum burada.Dünyaca ünlü sistemleri deniyorum,kendim sistem yazıyorum,indikatör oluşturuyorum.Teknik analistlere bu işin nasıl bir yalan dolandan ibaret olduğunu,bazılarına ise teknik analizin macd göstergesiyle bitmediğini anlatmak istedim.

Buraya uzun zamandır yazı girmememin sebebi,yeni bloguma vakit ayırmamdan kaynaklanıyor.Bir an önce eski kayıtlardan başlayarak okumanızı öneriyorum,20 gün sonra kapatacağım.
TeknikFinans
İleri Düzey Teknik Analiz
Indicator Builder
System Tester
Expert Advisor 
Explorer

Read More!

Finansal Sahtekarlıklar

Finans sahtekarları ve kekolar arasında yüksek korelasyon olduğunu biliyoruz,internetin de gelişmesiyle birlikte sahtekarlığın boyutları büyüyor ama bazı kekolar keklenmekten vazgeçmiyor.

Şüphesiz ki,ülkemizde milyonlarca borsa cahili insan var.Sizleri uyarmak adına sahtekarların başvurduğu yöntemleri tek tek sıralamak istiyorum ki sizde bu cahil kekolardan biri olmayın.

1:Fake sayfalar/siteler internet dolandırıcılığının baya eski yöntemlerinden birisi.Bu sayfaların yapımı çok basit kodlama gerektiriyor ve günümüz gençliği hacker olma ümidiyle ilk iş bu sayfaların yapımını öğreniyor.Bilgisini kötüye kullanıp,boş işlerle vakit öldüren insanlardan korunmak için,gireceğiniz sayfanın internet sitesini google dan bulmanız sonrasında domain adı ve uzantısına dikkat etmeniz tavsiyesidir.

Kötü niyetli biri www.akbank.com yerine www.akbankcom.com benzeri bir adres hazırlayıp sizi kekleyebilir.
Bir web sitesinin sahibinin kim olduğunu öğrenmek için www.sitekimeait.com adresinden faydalanabilirsiniz.

İnternetten alışveriş ve saire yapıyorsanız sanal kart kullanın.Güvenlik sertifikası olayına dikkat edin,geçerlilik süresine iyi bakın!

2:Sahibinden.com gibi sitelerde acil satılık etiketiyle satılan bir şey görürseniz,iki kere düşünün.Bir örnek vermek gerekirse,5 bin liralık bilgisayarı bin liraya acil satılık yaftasıyla satmaya çalışan bir kişi sizden ön ödeme isteyebilir.Siz de enayinin elinden malını beleşe alacağım vereyim 3-5 kuruş diyip,ön ödeme kazığı yiyebilirsiniz,son moda yöntemlerden birisidir bu.

3:Toplu gönderilen e postalara kanmayın!! Her gün onlarca spam mail alıyorum borsa sitelerinden hiçbirine üyeliğim olmamasına rağmen.Bunu önlemenin bir yolu sanırım yok,engelleseniz de spam olarak işaretleseniz de ön ad değiştirilip mesajlar tekrar tekrar gelmekte.Genelinde,şu hisseye şuraya gidecek ya da şurda destek burda köstek sallamalarından başka bir şey yok.Ha unutmadan inceden bilinçaltınıza mesaj da yolluyor bu sahtekar mailler,aklınızda bile olmayan kağıdı size aldırabiliyor.Açmadan,çöpe atın.

4:Muhteşem program yalanlarına inanmayın! Piyasada özü teknik analize dayanan binlerce sistem var.Yabancılar foreks için çözümlerken benim bile zorlandığım expert advisorlar yazarken bizim Türkler iki indikatörün kesişimine borsada gergedan boynuzu taktiği demişler.Yazıktır,günahtır atmayın paranızı çöpe.(lafın kime gittiğini anladınız.)

5:Forumlardaki sözde uzmanların bir şeyden anladığı yok.Size bir anımı anlatayım,borsaya yeni başladığım dönemde günümüzün en ünlü borsa sitelerinden birinde üyelik açtım.Yanarlı dönerli bir kullanıcı adı buldum kendime ve ilk konumu açtım.Daha adımı sanımı,ne iş yaptığımı bilmeyen koca bir ahali önce hayırlı olsun mesajlarıyla yüreğimi okşadı,sonra birbiri ardına şu ne olur,bu ne olur sorularına başladı.İki gün sonra üyeliğimi sildim.

Facebookta da borsa rüzgarı,borsa dostu,borsa kurdu takma isimleriyle hisse senedi önerenler ve bunlara hocam hocam diyip bağlanan saflar mevcut.Bazıları insanlardan aylık ücret talep ediyor,her birinin arkasında hocam süpersin,senin sayende altıma araba çektim,zengin oldum laflarıyla gazlayan kişiler var.
Geçen yıllarda yazdığım sistemleri denemek adına feysten bir/iki grafik atarken bir sonraki günün üç tavan hissesini yakalamışım yanlışlıkla.Hay yakalamaz olaydım,400 arkadaşımın olduğu profilim 3 ay sonra 2bini geçti.Ve bunların çoğunluğu borsacı.:)

Kendini 20 senelik borsa üstadı olarak tanıtan bir zat bana "Sen bu işi biliyorsun,gel benim internet sitemde yaz" diyip ayrı bir sayfa açtı.Çağrılan yere erinmek istemediğimden teklifini kabul ettim.3-5 gün verdiğim teknik yorumlar tutunca (yatırım tavsiyesi olmadığını söylememe rağmen) muhabbet gırla gitmeye başladı.30 kişinin katıldığı webinarda Dgate hisse senedi hakkında söylediklerim zorlarına gittiği için beni anında postalayıp,sayfamı da kapattılar.İlkokul mezunu borsa cahillerine özvarlık karlılığı veya kambiyo zararı terimlerinden bahsedersen olacağı budur tabii.Ve gün geldi devran döndü,4 liradan aldıkları dgate ellerinde patladı.Bu sefer 20 senelik borsa üstadını yalan ettiler,benim yanıma koştular.

Bunu niye anlattım,borsa yatırımcısı nankördür!! Bir şey bildiğinizi gördüler mi yanınıza üşüşüp yardım dilerler,tek hatanızda ise bir şey bilmediğinizi savunup,kendi hatalarına sizi bahane ederler.

6:Kısa sürede garantili kazanç dolanı.Foreks ve ikili opsiyon şirketlerinin google adsense reklamları gözünüze çarpmıştır.%81 kazanç,%78 kazanç laflarına hiç kanmayın,bu rakamları bilerek veriyorlar,hesap kitap yapılmış izlenimi vermek için.

7:Ponzi finanscılar halen var mı bilmiyorum lakin eğer varsa bu saadet zincirlerine katılmayın.

8:Aracı kurumların sizi kazıklamasına izin vermeyin.Sakın ha sakın aracı kurum çalışanlarıyla kanka olmaya çalışmayın.Onlar siz kekoları gözünden tanır,işçilere selam dahi vermeyin.Bu kurumların tek kazancı sizin komisyonlarınızdır.Eğer sözde uzmanlarla kanka olup,al sen ne yaparsan yap derseniz gereksiz yere komisyon ödersiniz,onun da canına minnet,size niye iyilik yapsın.

Aracı kurumları gıdıklamaya devam edelim,örnek verelim lüks kadife hissesi çok sığdır,olur da işlem hacmine yüzbin tl birden katkıda bulunursanız(alım),dealer bunu görüp sizden önce kendisine alım yazabilir.Kendisine yazmaz bir arkadaşına,komşusuna,komisyon aldığı bir müşterisine yazar.Borsa jargonunda bu tiplere gömlekçi denir.

İkinci kısım..

9:Astro finans saçmalığı.Feysten beni birisi eklemiş adı da astro finans.Yıldızlara bakarak finans yorumları yapıyor bu zevat yazılarının altında yüzlerce yorum hocam al de alalım sat de satalım.Google dan baktım o kişi mi değil mi bilemem ama felaket kahini Roubini yi andırıyor adı.Adam Smith-Adem Simit gibi.Ben olsam Houdini mahlasını kullanırdım,bu iş en başarılı o yapıyor.

10:Aracı kurumların raporlarına aşırı bel bağlamak.Hisse haberlerini takip ettiğiniz platformlarda görürsünüz,aracı kurumların tavsiye raporlarını.Burada yazılanları okuyanlar,eğer kendi hisse senedi hakkında olumlu bir görüş belirtiliyorsa sevinirken tersi bir durumda raporların saçmalığından dert yanar.Yatırımcıların bu davranışından ayrıca bir makale çıkacağını düşündüğümden detaya girmiyorum.

Demek istediğim şu,raporlardaki al tavsiyeleri bazı uzmanlar tarafından sırf iş olsun diye yapılmaz.Kimisi şirket çalışanlarıyla sıkı fıkıdır kimisi de deneyimli bir uzmanın tavsiyeleri üzerine tavsiye de bulunur.Herkesin al dediği ortamda sat demekte mangal yürekli olmayı gerektirir.

11:İlginç bir araştırmaya dikkatinizi çekmek istiyorum.Profesör Sanjiv Das ve arkadaşları aylarca forum sitelerini incelemiş ve şu sonuca varmışlar:
Herhangi bir hisse senedi hakkında yazılan yorumlar ne kadar fazlaysa  hisse düşüşe o kadar yatkın oluyor.Bu da size al sat taktiği olsun,hisse düşünce yorumlar arttığı için bu araştırma guru Buffett'in dediğine geliyor,ne dediğini ise siz bulun.
Read More!

Grafikleri Yorumlamayı Bilmemek

Google books da davranışsal iktisat alanında yazılmış kitap incelemesi yaparken,birden gözüme Richard Peterson'un kitabı ilişti.Şans eseri kitabın ön izleme yapılabilen birkaç sayfası da bugün yazmaya çalışacağım konuyla ilgili.Makalenin orijinali de linkte.

Thomas Smussweiler ve Karl Schneller isimli iki Alman psikoloji profesörü,grafiklerin satma ve satın alma kararları üzerindeki etkisini merak etmiş ve şu sonuçlar ortaya konulmuş:

Yatırımcılar al/sat kararı verirken gözlerini ya en tepeye ya da dibe dikerler.Düşünün,bir hisse senedi 6 ay boyunca yatay hareket etti,sonrasında yukarı hareket yaptı ve tekrar önceki fiyat seviyesine geri döndü.Başka bir hisse senedi şöyle grafik çizsin,bir iki ay yatay bant hareketi sonrasında ani bir düşüş ve tekrar eski yatay fiyat seviyesine toparlanış.

Burayı iyi okuyun,iki hisse senedini de alanlar hareket sonunda %20 getiri elde etti.Profesörler küçük birikimli ve kurumsal yatırımcıları bir araya getirip hangi hisse senedini alırsınız sorusunu sormuşlar,aldıklar cevap ise...

Gözünüzü açın,araştırmacılar işin cinliğini arttırıp,temel verileri birbirine çok benzer şirketleri seçmişlerdi,amaçları bilgili/bilgisiz yatırımcıların temel verileri aynı olan,yıl sonunda aynı getiriyi sağlayan şirketler için satın alma kararı verirken hangi veriyi ön plana alacaklarıydı?

Grafikleri tabii ki.Getirinin aynı olduğu deneklere söylense de yatırımcı psikolojisine güzel bir örnek oluşturup,saçma sapan bir düşünme hali içerisine girdiler.Onların mantığı siz amatör yatırımcılara ders olsun,siz de şapkanızı önünüze koyup bir düşünün,eminim anlattıklarım tanıdık gelecek.

Amatörler,düşen hisse senedini gördüğünde kesin ve kesin,"Bu hisse senedi düştüyse kesin vardır bi bokluk" diyerek olumsuz bir sebep ararken,yükselen hisse senedini gördüğünde ise,"Off,ne güzel yükselmiş,vardır bunun bi kerameti" diyip olumlu sebep bulmaya çalışıp,kendini kandıracaktır.

Beynin bir zaafını daha öğrenmiş oldunuz,bizi istediği gibi yönlendiren beynimiz,bir kez daha kendimizi kandırmamıza izin vermiş oldu.(olumluyu abartıp olumsuzu kaale almayarak)

Grafikleri yorumlamayı bilmeyen zavallılar,araştırma sonucunda büyük hezeyanlar yaşamıştı.Tepe yapan hisse senedinden dip yapana oranla daha fazla lot satın almayı düşünürken,satarken de dip yapan kağıtlarını satma seçeneğine ağırlık vermişlerdi.

Buradan anlaşılan şu ki,ya bu denekler geri zekalı ya da temel yatırım kurallarını bilmiyorlar,birinciden tam emin değilim.

Emin olduğum tek şey,grafikleri mükemmel de yorumlasanız işin bununla sınırlı kalmadığı,yatırımdan para kazanmak için duyguların yönetimi ve disiplin şart.

Makale burda.İçerik çok güzel,eksikler olabilir ben kendi yorumumu da kattım.
http://www.journalofbehavioralfinance.org/pdf_files/up_down_charts.pdf

http://books.google.com.tr/books?id=Sc3wMcq6aO4C&pg=PA250&lpg=PA250&dq=Thomas+Mussweiler+and+Karl+Schneller&source=bl&ots=31cKmxWOKp&sig=RLI02PJbMYHg5adFh8uD-UA6C3g&hl=tr&sa=X&ei=rgmOUYLPM8bBtQanwIGgDA&ved=0CEcQ6AEwAw#v=onepage&q&f=false

Davranışsal iktisat sevenler için,konuyu derinlemesine ele alan süper bir kaynak,halka açık iki sayfasında teknik analiz yalan dolanından bahsediyor.Özdeş olmasa da aynı kapıya çıkıyor bu makaleyle.

not:şu teknik analizi bir öğrenemediniz gitti. Read More!

Aşk Acısı Zamanla Geçer mi?

Bakmayın başlıkta böyle yazıldığına,konunun aşkla bir ilgisi yok.Kaynayan kurbağa hikayesini çoğunuz bilir.Bilmeyenleriniz için kısa bir özet geçeyim.

Kaynayan suya kurbağayı attığınız zaman canla başla kabın dışına çıkmaya çalışır,çırpınırmış,yapılan eziyeti gören bir akıllı,kurbağayı önce ılık suya atar sonra suyun ısısını yavaş yavaş yükseltir ve kurbağadaki hareketi gözler.Su bir süre sonra ısınınca kurbağa gevşer,uyuşuk bir hal alır,kendinden habersiz bir halde ölür.

Mecaz anlam yüklü bu hikaye felsefe literatüründen sonra ekonomiye de uyarlandı sadece bununla da kalmayıp insan ilişkilerinden ürün fiyatlarının belirlenmesine de konu oldu.Burada kendi çapınızda birkaç benzetme yaparak,kurbağaların doğanın bütün şartlarına uyum sağlayabildiğini söyleyebilirsiniz ki bu gayet doğaldır birazdan sözün özüne geleceğim.

Read More!

Enflasyon/Yoksulluk Panoraması


Mahfi hocanın eski bir analizi dikkatimi çekti,ben farklı bir noktaya dikkat çekmek istiyorum hazır vakit de varken.
Read More!

Tasarrufun Önündeki Tek Engel:İzdüşüm Yanılgısı

Türkiyede son 10 yılda tasarrufa eğilim %25 den %11 e düştü.Gelişmekte olan ülkelerle kendimizi kıyasladığımızda tasarruf/gsyh yüzdesi onların yarısı bile değil.İllaki buna da söyleyecek 3-5 sözümüz var.

Read More!

Sosyal Kıyasa Fevkalade Bir Örnek

Birkaç hafta önce sosyal kıyaslama davranışının insan hayatına etkilerinden bahsetmiştik.Ara sıra blogu açıp eski yazılarıma göz gezdirdiğimde kendime şunu diyorum:Keşke şunu da ekleseydim,buna da not düşseydim.Neyse sosyal kıyasa olimpiyat oyunlarında başarılı olmuş sporcuların ve deneklerin kullanıldığı bir örnekle devam edelim.

Read More!

Afrikanın Cennet Ülkesiymişmiş..

Son zamanlarda boş vakitlerimde gezi bloglarını filan okumaya başladım derken okudukça her ülkeye gitmiş kadar oluyordum.Lakin blogun birinde Botsvanayı öyle bir övmüş öyle bir övmüş ki ülkede 4 kişiden 1'inin HIV virüsü taşıdığını unutmuş olucak ki gidin görün gezin demiş.Siz sakın gitmeyin efendim zebrasına filine kanmayın.

Read More!

Spekülatör Kimdir?


Spekülatör kavramı çok sık karıştırılıyor,bende birkaç kelam edeyim dedim.Bugünlerde yakın bir arkadaşım x hissesini alıyor ve hisse düşünce speğe küfrediyor.Ya arkadaşlar kim bu spek(spekülatör)??
Kendisine sorsam hayatında kaç tane spek gördün diye aval aval suratıma bakar.
Sahi ya siz hiç spek gördünüz mü,nasıl varlıklardır bunlar?-insan değiller belli forumlardan okuduğum kadarıyla-

Read More!

Takvim Etkisi

Piyasalar üzerinde bugüne dek yapılan istatistiksel çalışmalar takvim etkisi denen olgunun çoğu kez kendini tekrarladığını gösteriyor.

Yılın farklı zamanlarında farklı oranlarda değişen volatilite ortamını yorumlamada takvim etkisinin işimize yarayacağını düşünüyorum.

Takvim etkisinin çok iyi sonuç veren ilk örneği,Sell in may and go away yani mayısta sat ve git.Bu sözün ortaya çıkışı üstad fon yöneticilerinin yaz mevsimine doğru pozisyonlarını azaltmasına dayanıyor.[1]

Basit bir örnek,grafikte sp 500 ve imkb100 ilişkini görüyorsunuz,mayısta dip yazın tavan.:)

Ocak etkisi ise,aralık ayı sonunda portföy yöneticilerinin hisseleri yukarı taşıyıp yeni yıla mutlu mesut girmesiyle bağdaştırılıyor,Amerikada ocak ayında küçük şirketlerin hisseleri orta/büyük şirketlerin hisselerine kıyasla daha iyi performans gösteriyor.(1982,1987,1989,1990 yılları hariç)
Sene sonuna doğru bazı avantajlar var tabii.(vergi vs.)

Türkiyede ocak etkisini araştırmak için mevsimsellik analizi yapmak gerekir,bende program olmadığından grafik koyamıyorum,çok merak edenler aracı kurumların araştırma raporlarına baksınlar.

Yine başka bir örnek,ocak ayı baromotresi.1972 yılında Yale Hirsch tarafından geliştirilen endeks,ocak ayında borsanın yükselmesinin diğer aylara da etki edip yılı pozitif kapatacağımızı yorduyor.Sp500 de denemişler bunu,%70 üzerinde sonuç verdiği görülmüş,1985 den sonra bu oran %50 lerde yani tahmin gücü kalmamış.

Vikipedi sırasından gidelim,Mark Twain effect var,bunu yazmıyorum uzun uzun,linke tıklayıp diğer yazıma ulaşabilirsiniz.

Pazartesi gününün borsaya etkisi olduğu söylenir,bunla ilgili istatistiki araştırmalar da mevcut.Pazartesi etkisi,cuma etkisinin tam tersi olarak getirilerin ve işlem hacminin en az olduğu günü ifade ediyor.Yalnız 1980 den sonra yapılan araştırmalarda büyük firmaların ters pazartesi etkisi gösterdiği görülüyor.

Haftasonu etkisi,araştırmalarda pazartesi etkisi gibi gösterilmekte.O yüzden dolayı atlıyorum.
Halloween etkisi,cadılar bayramından türemiş olup Nisan-Kasım döneminde hisse senetlerinin diğer aylara kıyasla daha iyi getiriler yarattığını söyler.Mayısta sat ve git sözünün değişik bir biçimi,akademik çevreler bu indikatörü kaale bile almıyor.

Her neyse,Wikipedia da takvim etkisiyle ilgili bilgiler mevcut.Bunlar dışında bilakis ülkemizi etkileyen ramazan ayı etkisi gibi araştırmalarda mevcut,yazıyı uzatmamak adına buraya almadım. Read More!

Insider Monkey Uyelik Ucretleri Artmadan Uye Olun

Gelecek ay Insider Monkey sitesinin cikardigi elektronik derginin uyelik ucretlerine buyuk bir zam yapacagiz. Simdiki fiyatlardan uye olanlar gelecekte de ayni fiyatlari odeyerek uyeliklerini uzatma hakkina sahip olacaklar.

Yurtdisinda islem goren hisselere yatirim yaparak portfoy cesitlendirmesi yapmak isteyenlerin cikardigimiz dergiye uye olmayi goz onune almalarini tavsiye ederim. Agustos ayinin sonundan bu yana sectigimiz hisseler %37,2 ortalama getiri sagladi. Ayni sure icerisinde S&P 500 endeksi sadece %14,7 getirdi. Yedi bucuk ayda borsa endeksinin 22,5 puan uzerinde bir getiri saglayarak basarili bir performans sergiledik.

Izledigimiz stratejiyi gecmis verileri kullanarak da test ettik. 1999-2009 arasinda yatirim stratejimiz S&P 500 endeksini senede ortalama 18 puan ile gecmeyi basardi. Yayinladigimiz dergide bu stratejinin en son hisse secimlerini sizlerle paylasiyoruz.

Ilgilenenler Insider Monkey Newsletter linkine tiklayarak uye olabilirler. Read More!

Bireysel Emeklilik Tuzağına Düşmeyin

Otobüs duraklarının bitişiğinde yer alan panolarda eskiden parfümler,markaların sonbahar-kış kreasyonları filan dönerken şimdilerde bankaların bireysel emeklilik ilanları yayınlanıyor.İlgimi çekti,bu saçmalığa kimsenin kanmaması için bende birkaç not düşeyim buraya.

Read More!

Link Degisimi Yapmak Isteyenler Email Atsin

Ekonomi Turk sitemizin pagerank'i 5 gibi yuksek bir rakam. Insider Monkey sitesine sitelerinden veya bloglarindan link verenlere Ekonomi Turk sitesinden esdeger veya daha iyi bir link verecegimizi duyurmak istiyorum. Ilgilenenler turkekonomi@gmail.com adresine mesaj atarak link talep edebilirler. Read More!

Davranışsal Ekonomi,Kız Tavlamanıza Yardımcı Olur mu?

Bu yazımızda kızları kendinize aşık etmenin yollarını,kız tavlama taktiklerini,karizma olmanın sırlarını,ilk buluşma/tanışmanın ince ayarlarını ve olgun erkek kuramını öğreneceksiniz.

Read More!

Terörün MakroEkonomiye Yansımaları

Birkaç aydır bu konuya değineyim diyorum bir türlü fırsatını bulup yazamadım,son 2 haftada birçok yazar da ekonomi ve terör ilişkisinden bahsediyor köşe yazılarında.Bizim olaya bakışımızda onlarınkine benzer.

Read More!

Apple Inc. (AAPL) and EU Antitrust Problems

Apple might be having problems with EU antitrust regulators. Insider Monkey published an article titled EU Antitrust Regulators Keeping a Close Eye on Apple Inc. (AAPL). Here is what the article says:



When you are one of the most valuable companies in the world, regardless of industry, there are going to be people watching you at all times. This is something that Apple Inc. (NASDAQ:AAPL) has found to be true over the years. While it is nice to have consumers watching the company with great interest, things can be a bit unsettling when it comes to government entities.

According to a spokesman for the European Commission, EU antitrust regulators are keeping a close watch on Apple Inc. (NASDAQ:AAPL) in regards to the Cupertino-based company’s distribution of its iPhone and iPad devices.

Insider Monkey is a finance website focusing on hedge funds and insider trading. The site also publishes a quarterly newsletter that lists the stock picks of its small-cap hedge fund strategy. The strategy returned more than 37% since the end of August vs. 12% gain for the S&P 500 index. Read More!

Ulusal ve Uluslararası Kara Günler

Piyasalarda Dr.Kıyamet olarak tanınan Marc Feber,bu yakınlarda Kara Pazartesinin tekrar yaşanabileceği öngörüsünde bulunuyor.Gazetede okuduktan sonra ben buna blogda deyineyim dedim hazır vakit varken finans piyasalarının kara günlerini pazartesiden başlayarak kısaca yazalım.

Read More!

Güney Kıbrıs' da Kurtarma Paketi İşe Yarayacak mı?


Güney Kıbrıs, 840 bin nüfusa sahip küçük bir ülke. Yabancı ve yerli basını takip eden olursa (ki yerli basın bu olay üzerine çok fazla gitmedi) mevduatlara gelecek olan hacizleri ve kurtarma paketini duymuşsunuzdur. Bu yazıda bu konuyu biraz irdelemek istiyorum.

Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti, değerli Euro ile üretim yapamayan bir ülke. Bol miktarda offshore bankalara sahiptir. Offshore banka kısaca; bir ülkede faaliyet gösteren fakat merkezi o ülke olmayan denizaşırı bir bankanın faaliyet göstermesidir. Offshore bankacılığın avantajları nelerdir? Öncelikle faiz oranları diğer bankalardan daha yüksek olur. Ve devlete ait kurumların regülasyonlarından, yasalardan, vergilerden ve denetlemelerinden de oldukça hızlı bir şekilde kaçabilmektedirler. Offshore (kıyı) bankalarda hesabı bulunan bir insan tanımadığı bir ülkede tanımadığı bir hukuki düzlemde mevduatını tutar. Genellikle offshore denildiği zaman akla ilk kara para aklama gelir. Güney Kıbrıs bankalarında tutulan mevduatın  %40’ ı Rus bankalarına ve yatırımcılarına aitmiş.

Peki bu mevduata haciz olayı nereden geliyor? Olayın aslı şöyle: Güney Kıbrıs’ ın normal olarak Yunanistan ile çok sıkı bağlantıları vardı ve adadaki bankaların Yunan bankalarında hatırı sayılı miktarda paraları vardı. Haircut mevzusu ile paraların bir kısmı maalesef gitti. AB, cuma gününe kadar gelen noktada artık hepimize yabancı gelmeyen tavrını sergiledi. AB, Güney Kıbrıs’ a yardım edecekti fakat bunun karşılığında Güney Kıbrıs’ tan da bazı istekleri vardı. Güney Kıbrıs’ a 10 milyar euro’ luk yardım yapılacaktı fakat banka hesabında 100.000 euro’ ya kadar mevduatı olanlarda (evet bütün banka müşterileri dahil) %6,75 ve 100.000 euro’ dan fazla parası olanlarda ise %9,9 kesinti yapılacaktı. Bunu öneren de Almanya maliye bakanının ta kendisi. Gerçi önceleri bu teklif %40 civarındaydı fakat zamanla oranlarda bir değişikliğe gidildi. Yeni anlaşmaya göre 100.000 euro’dan az olanlar %3, 100.000- 500.000 euro olanlar %10, 500.000 euro ve üzeri olanlar ise %15 hacize uğrayacaklardı. Ama kabul edilmedi ve yeni bir kurtarma paketi talep edildi.

Kabul edilse de edilmese de AB’ nin yaptığı bu öneri zaten karışık olan piyasaları daha da karıştıracak diye düşünmekteyim. Onaylasalar farklı bir sıkıntı, onaylamasalar farklı bir sıkıntı. “Bank run” dediğimiz, bankada hesabı bulunanların mevduatlarını kısa bir süre içerisinde çekme girişiminde bulunmaları sonucunda Güney Kıbrıs’ da bazı atm’ler devre dışı bırakılmış. Hatta BBC’ nin yaptığı bir habere göre, İngiltere Güney Kıbrıs’ da yaşayan askerleri ve vatandaşları için içinde yüklü miktarda para bulunan bir uçağı Güney Kıbrıs’ a göndermiş. Ne kadar doğrudur bilemem..

Kabul edilmediği taktirde ise daha farklı sıkıntılar ortaya çıkıyor çünkü kamu borcu/gsyih oranı %90 civarında ve yaklaşık 16 milyar Euro tutarında. Kamu gelirleri 7 milyar Euro iken kamu harcamaları ise 8.5 milyar Euro civarında. Bu hızda giderse 2017 yılında kamu borcu/gsyih oranı %106 olacak!! Tehlikenin sinyalleri işte tam burada başlıyor. 10 milyar euro’ luk bir yardım bize göre az gelebilir ama milli geliri 22 milyar Euro olan bir ülkenin 10 milyar euro’ luk bir yardım alması Türkiye’ nin 350 milyar Euro yardım alması gibidir. Ve en kötü yanı Güney Kıbrıs bu kurtarma paketine mevcut durumda muhtaç.

Üçüncü bir sonuç daha var:  bir gecede banka mudilerine böyle bir yaptırım yapılırsa bunun diğerlerine sirayet etmeyeceğinin garantisi her ne kadar AB tarafından garanti edilse de bu bir örnek teşkil edebilecektir. Aynı şekilde “PIGS” denilen ülkelerden de yabancı sermaye çıkışına yol açabilir. Hem de böyle bir kriz ortamında. Beklentiler iyice düşecektir.

Peki neden böyle ilginç politikalar uygulanıyor? ABD’ de tek bir başkan var, tek bir FED başkanı, maliye bakanı ve hazine bakanı var. Avrupa Birliği’ nde ise 27 farklı ülke, Euro bölgesinde ise 15 farklı ülkenin bakanları vs. var. Her kafadan farklı bir ses çıkıyor. Ne kadar kültürel açıdan birbirine yakın olsalar dahi Angela Merkel halkını farklı bir ülkeyi kurtarmak için bir daha karşısına almak istemeyecektir. Daha kurumsallaşmadığı belli olan AB mekanizmaları,hala kesin ve net politikalar uygulamadan mesela ABD gibi trilyonlarca doları piyasaya sürmeden antin kuntin politikalar ile günü kurtarmayı hedefliyor.

AB’ den gelen sinyaller rum kesimine göre olumlu değil. Tamamen oyalama, sıkıntı içine sokma, balonu patlatma ve başka ülkelerdeki vatandaşları oradan kaçırma amaçlıdır.

Rusya üzerinden siyasi bir yorum yapmak istemiyorum. Ama bazı cin fikirli türk vatandaşları düşünebilir:  “Yahu, batsın güney Kıbrıs. Oradaki mangırlar bize aksın.” diye.. Lakin ticaretimizin önemli bir kısmını Avrupa ile yaptığımız gibi en büyük ticari ortağımızın krizle daha da batmasını istemek akıllıca olmaz. Çıksınlar krizden, ticaret kanallarımızı daha etkin kullanalım.
Read More!

Çok mu Gelişmişiz?


Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında belli başlı kriterler göz önünde bulundurularak hazırlanmış karşılaştırmalı bir endekstir.Bu endeks bize amiyane tabirle kaç fırın ekmek yememiz gerektiği yönünde bilgi verir.
Read More!

Fraktal Geometri

Doğanın asli geometrisi olarak adlandırdığımız fraktal kavramı matematikte birbirine benzeyen geometrik şekillerin ortak ismidir.Matematiğin önemli dallarından biri olan geometrinin doğayla nasıl iç içe olduğunun resmidir.
Read More!

5 Yıldızlı Otellerde Yemeğe Neden Doymayız?


Öyle bir sistem gelmeli ki ne ödemelisiniz ne de karşılığında bir şey almalı.Bir ömür boyu böyle yaşaması imkansız olan insanoğlu,üstündeki psikolojik ağırlığı hafifletmek için bir sürü yol denemiştir sonunda benimde aklıma yatan,kapitalizm mantığına da ters düşmeyen bir yol icat etmiştir.Ee ne yapmalıyız da insanlara hiç ödememiş biri gibi ruh hali kazandıralım,birazdan öğreneceksiniz.

Read More!

Dot com Balonu


Son 400 yılda dünyamız öylesine çok kriz geçirdi ki say say bitmez.1618 yılında başlayan kriz furyası(elbet öncesi vardır) 1717,1763,1816,1825,1836,1847,1857,1907,1929,1930,1994,1995,1998,2001,2008,2010.....Her sene kendi içinde farklı bir yaşam öyküsü barındırıyor.Bazısı bizim yaşadığımız bazısı da bize bulaşan sadece bize bulaşmakla kalmayıp dünyayı kasıp kavuran krizler..

Read More!

İş Kurmak İstiyorum ama Sermayem Yok


Kendi işimin patronu olmak istiyorum,girişimcilik benim kanımda var,aklımda güzel fikirler var fakat param yok diyenler bu yazı sizi ilgilendiriyor.
Read More!

Muz Yemek Borsadaki Başarınızı Arttırır mı?

Yine ilginç bir konuyla karşınızdayız.Devamını okumak için başlığa tıklayınız..

Read More!

Apple'in Piyasa Degeri Ne Kadar?

Apple sirketinin piyasa degeri ne kadar diye merak ediyorsaniz dogru adrese geldiniz demektir. Apple Inc. (AAPL) $500 milyar barajini gecen son sirket idi ve gectigimiz yaz aylarinda hissenin piyasa degerinin $1 trilyon dolari gececegini soyleyenlerin sayisi hayli fazla idi.

Maalesef bunu basarmak o kadar kolay is degil. Apple sirketinin piyasa degeri son aylardaki kotu performanstan sonra $400 milyarin altina geriledi. Artik Apple Inc. Amerika'da islem goren en pahali sirket de degil. Exxon Mobil Apple'dan daha degerli bir sirket simdi.

Bu konuyla ilgili Insider Monkey sitesinde Apple Inc. (AAPL) Market Cap Drops, No Longer Most Valuable Company baslikli bir yazi yayinladik. Ilgilenenlerin okumasini tavsiye ederiz.

Insider Monkey sitesinde yaklasik 2.5 yildir yazi yayinliyoruz. Alti ay kadar once de ceyreklik olarak yayinlanan bir newsletter gelistirdik. Bu newsletter'da Amerikan piyasalarinda islem goren ve hedge fonlar tarafindan yukselme potansiyeli yuksek olarak degerlendirilen 15 hissenin ismini uyelerimizle paylasiyoruz. Yayina gectigimiz ilk 6 ayda sectigimiz 15 hisse piyasa ortalamasinin tam 20 puan uzerinde getiri sagladi. S&P 500 endeksi %9'un altinda bir getiri saglarken bizim uyelerimizle paylastigimiz hisseler tam tamina %29.2 getiri sagladi.

Borsada yaptigi yatirimlarina cesitlilik kazandirmak isteyen yatirimcilarin newsletter'imizi gozden gecirmesi faydali olur kanaatindeyim. Ilgilenenlere indirimli uyelik firsati sunuyoruz. Amerikali uyeler senelik $299 oderken sizler $199 odeyerek ayni hizmete erisebilirsiniz. Read More!

Mark Twain Borsa Macerası

Samuel Clemens mahlasıyla Mark Twain,Amerikan edebiyatının  etkili kalemlerinden biri olarak bilinir.Wikipedia göre yaşadığı dönemin en ünlü vatandaşıdır.Buraya kadar her şey normal gözükse de Mark Twain effect denilen şey bu zatı muhterem yüzünden kaynaklara geçmiştir.

Mark Twain spekülasyon hikayesine geçmeden önce özlü sözlerinden birini hatırlayalım."October. This is one of the peculiarly dangerous months to speculate in stocks. The others are July, January, September, April, November, May, March, June, December, August, and February." diyor muhterem.Yani Ekim.Spekülasyon bakımından en tehlikeli aydır.Diğer aylar ise,.........Gerçekten de dediği oluyor ekim ayında 1929,1987 ve 2008 borsa kazaları baş gösteriyor.

Isaac Newtonla benzer şeyler yaşıyorlar.Mark Twain bir zaman sonra borsada yediği kazıklardan bıkınca kendiyle dalga geçen hikayeler yazıyor.Hikayesi de şöyle başlıyor.."When I was twenty-seven years old, I was a mining-broker's clerk in San Francisco, and an expert in all the details of stock traffic. I was alone in the world, and had nothing to depend upon but my wits and a clean reputation; but these were setting my feet in the road to eventual fortune, and I was content with the prospect."

Mark Twain söylediği gibi madencilik şirketinde işe başlıyor,bir yandan da borsayla ilgili her şeyi öğreniyor(öyle sanıyor).Henüz genç 28 yaşında.Çalıştığı yer maden şirketi olunca herkes define peşinde.O da bunların arasına katılıyor.Ne bilsin hayatının kazığını yiyeceğini.

Gümüş arıyorlar,buluyorlar fakat hukuki bazı süreçleri yerine getirmediklerinden diğer bir deyişle akıl hocaları olmadığı için yapacak bir şeyleri yoktu.O sonrasında parasını biriktirdi biriktirdi ve biriktirdi maden arayan/değerlendiren şirketlerin hisselerine yatırım yaptı.Bu zaman zarfında kendisi şöyle diyor:

 and was living like the rich and the great. I judged that there was going to be a crash by and by, but I was in now and must swim across or drown. You see there was just that element of impending disaster to give a serious side, a sober side, yes, a tragic side, to a state of things which would otherwise have been purely ridiculous. In the night, in the dark, the tragedy part was always to the front, and always warning, always threatening; and so I moaned and tossed, and sleep was hard to find. But in the cheerful daylight the tragedy element faded out and disappeared, and I walked on air, and was happy to giddiness, to intoxication, you may say.[1]

Serveti kat kat büyüyen Mark Twain o zamanı anlatırken şöyle demiş,zenginler ve ünlüler gibi yaşıyordum.Bir zaman batacağımı düşünüyordum fakat şimdilik iyi idim ya yüzecek ya boğulacaktım....... Geceleri karanlık beni tehdit ediyor,uykumu kaçırıyor ve uyarıyordu ama gündüzleri mutluluktan havalara uçuyordum...(olası çeviri hataları tarafıma aittir.)

Kimi kaynaklarda Mark Twain'in zenginliğinin kıymetini bilmediği,lüks yaşam uğruna bir kuru ekmeğe muhtaç kaldığını yazar.(maden balonu patlayınca)
Mark Twain yaşamından öğreneceklerimiz ve 7 hayat dersi için.Tıklayın.
Çok geniş biyografisi için tıklayın.
Daha fazla bilgi için tıklayın.
Not:Bir alanda çok tanınmak,olağanüstü yaratıcı ve zeki olmak,yatırım yaparken de başarılı olacağınız anlamına gelmiyor.Bunu önce Newton sonra Mark Twain örneklerinde gördük.Şimdi sırada Pope ve Ziya Paşa var..

Read More!

İddaadan Sıkılanlara Alternatif Site

İddaa oynamaktan sıkılanlara alternatif intrade.com görmeyen duymayan kalmasın diye linkini verdim.Siteyi açtığınızda göze çarpan ilk şey,aktif bahisler.

Eastleigh bölgesi seçimi Liberal demokratlar kazanır mı,kazandı zaten bu bahis kapandı.Bir diğeri İngiltere ekonomisi 2013 de resesyona girecek mi .. geriye kalanlar da diğer aktif bahisler.
Siyasetten anlamam diyenler için de bolca seçenekler mevcut.Market's seçeneğinde finanstan hava durumuna kadar çok çeşitli alım satımlar yapabiliyorsunuz.31 mart kapanışı itibariyle dow jones 13500 üzerinde kalır mı demiş,bahisler call put şeklinde oynanıyor.

Bahislerin ayrıca grafiği de mevcut.Üzerinde teknik analiz yapabiliyorsunuz.Bilindik analiz programlarında olmayan donchian channels sistemi kanallar içinde var.Sıklıkla kullanılmayan,işe yarayan yöntemlerden biri olan Donchian hakkında birkaç kelam edeceğim.Türkçe kaynak kısıtlı.

Donchian,Bollinger'ı anımsatıyor,her ikisi de kanal sistemi,volatilite göstergesi.Bollinger standart sapma prensibine dayalı iken Donchian da bu yok,20 günlük en düşük en yüksek seviyeleri kıstas alıyor.İngiltere resesyona girer mi bahsimizde,20 günlük kanal maviyle taranmış.Dikey eksende fiyat yatay eksende hacmi görüyorsunuz.Bahisler son hafta hayli artmış.Donchian saf bu haliyle bir şeye benzemese de olaya aaron ve atr katınca nerde stop nerde pozisyona girilecek biliyoruz.Uzun vadeli sinyaller isteyenler 350 günlük üssel ortalama kullanıyorlar,kanal içerisinde.(isteğe bağlı)

Donchianla beraber aaron kullanıldığında veyahut sadece aaron kullanıldığında -50,-92 ve -100 al 50,92 ve 100 sat seviyeleridir.Farklı enstrümanlarda deneyebilirsiniz,sıkışma sonrası gelen yeni trendi görebilirsiniz.

İntrade.com ikili opsiyonları getirdi aklıma.Konu hakkında yazdığım yazıya linkte ulaşabilirsiniz.
Her neyse,Ekonomi Türk teknik analizi pek sevmiyor.Bense ileri sistemler üzerine çalışmalar yapıyorum.Zamanı gelince dünyaca ünlü traderların formüllerini sizlerle paylaşacağım.


Read More!

Rating Yalanı,Nijerya Ekonomisi Türkiyeden Güçlü mü?

Ekonomisi zayıflayan ülkeleri tespit edebilmek için basitçe ülkelerin kredi derecelendirme notlarını kullanılıyor.Standart&Poor's,Fitch,Moody's,Thomson Bank Watch,Merrill Lynch kuruluşları ülkelerin birtakım verilerini analiz edip ekonomileri güçlü mü değil mi tespit etmeye çalışıyorlar.

Aslında salt ülkelerin kredi değerliliği yoktur,kişilerin şirketlerin de notları vardır.
Bireyler kredi almaya giderken banka onlar hakkında bir nota sahiptir.Kredi kayıt bürosuna kişinin durumunu sorar soruşturur,faturalarını ödüyor mu,kredi geçmişi temiz mi,eğitimi ne gibi sorularla kişi hakkında bir kanaate ulaşır.İşte bu bankanın kişiyi değerlediği nottur.Bunu ülkelere şirketlere de uyarlayabiliriz.

Ülke kredi değerliliği ölçülürken bazı göstergeler esas alınır.(bence bu işte bir bit yeniği var,okuyacaksınız birazdan) Hemen yazalım.

  • Siyasal istikrar
  • Ekonomik büyüme
  • Ekonomik duyarlılık
  • Mali esneklik(ödemeler dengesi)
  • Bilanço yükümlülüğü(borç ve saire.)
  • Enflasyon
  • Rezerv miktarı
  • Banka ve özel kesim borçları(tüm kuruluşlar için geçerli değişkenler olmakla birlikte ağırlıkları farklıdır.)
İyi güzel,2012 tablosunu açtım güncel bilgiye gerekte yok ,(standart poor's dan bakıyorum) Trinidad ve Tobago(A),Papua Yeni Gine(B+),Umman(A),Lübnan(B),Guatemala(BB),Yeşil Burun Adaları(B+),Nijerya(B+),Burkina Faso(B),Zambiya(B+),Kolombiya...(B+ eşik,spekülatif),Verilere göre bu ülkelere rahatlıkla yatırım yapılabilir.2009 yılında Türkiye ile Nijerya aynı kredi notuna sahipti,düşünün.:))Ne hikmettir ki,2009 yılı gelişmiş ülkeler ratinglerine baktığımızda şunu görüyoruz.Abd,İngiltere,Fransa,İtalya,İspanya büyük resimde euro bölgesi AAA notuyla değerlendirilirken aynı zamanda riskli,yatırım yapılmaması gereken(spekülatif),finansal yapısı bozuk,kredi sistemi çökmüş,ödemeler dengesi iç içe girmiş lanse ediliyor.Bir de hindistan cevizi cumhuriyeti Nijeryaya dönün bakın.Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu..

Yukarıdaki ülkeler içerisinde Nijeryayı merak ettim,uyuşturucuyla çarkı döndüren Kolombiyayı,Hizbullah'ın yönetimindeki Lübnan'ı hiç karıştırmıyorum bile. Gerçekten de Türkiye kadar iyi miydi hali vakti?(analizimiz Türkiye değil Nijerya eleştirilerinizi ona göre yapın)
Değerlendirme yaparken 6 rasyo üzerinde duracağım.

Cari açığın Gsyh a oranı.2010 aynı döneme göre 2 kat artış var.Oran baya yüksek %11.6

Toplam kredilerin mevduatlara oranı yine grafikte görülüyor.Nijerya %17 ile dünya ortalamasının kat kat üstünde.Bu demektir ki Nijerya ekonomisi dış kaynaklara bağımlı.
Nijerya özel sektör kredileri %47 büyümüş.1 sene içinde böyle büyük bir artışa ben rastlamadım daha önce.Türkiye'nin özel sektör kredileri de artarak devam ediyor.Grafik altta.
İhracatın ülkedeki önemine baktığımızda 2010 dan bu yana %20 lik bir artış söz konusu.Oran gayet iyi %41.Cape Verde türkçesiyle Yeşil Burun Adaları da aynı orana sahip.
Kamu borç stogunun gdp oranına bakalım,14.7.Türkiyede bu oran Nijerya'nın 2,5 katı.

Son olarak büyüme oranına bakalım.Trend bir aşağı bir yukarı sallanıyor gözükse de dönemler arası makasta pek açılma yok.

Belli başlı oranları vermeye çalıştım.Ülke Nijerya olunca istatistiki veri bulmak hayli güç.Örneğin,büyük bankaların özsermaye karlılığını falan bulamadım.Hisse senetlerinin temel analizinde çok işime yarardı ama yok.Rasyolar sürekli güncellendiğinden ben hangi veriyi bulabildiysem onu koyma çalıştım,pek irdilemedim açıkçası.Türkiye ile kıyaslamasını da siz yapın.


Read More!

Yüzyılın En Büyük Dolanı:İkili Opsiyon

Binary option türkçe adıyla ikili opsiyonlar,aşina olduğumuz opsiyon kavramından farklı olarak alıcısına ya da satıcısına öncesinde belirlenen yüzdelerde para kazandıran veya kaybettiren sözde opsiyon sözleşmeleridir.Foreks ile haşır neşir olanlar duymuşlardır ikili opsiyonları.Tahmininizin tutması durumunda genellikle %70 kazandırır tersi durumda %15 hesabınızda kalır.Bakın,%85 kaybedersiniz demiyor(aklınız kayba odaklanmıyor) alın size davranışsal iktisat örneği.

Benim bildiğim opsiyonlar genel kapsamıyla türevler ki bu şirketlerde ikili opsiyonlara türev adı veriyorlar, buna türev demek abesle iştigaldir.İkili opsiyonların oynatıldığı web sitelerini incelediğimde gördüğüm,ortada bir varlık var,varlığın üzerinde yazılı vade,fiyat ve prim var.Çok amatör bir dille yazsam da ikili opsiyonların finanstaki opsiyonla hiçbir ilgisi yok sadece benzetilmeye çalışılmış.Bu tamamen yazı tura(call-put/al-sat) olayına dayanan bir kumar.Tek tesellisi de kaybettiğiniz %85 değil hesabınıza geri iade ettikleri sermayenizin %15'i.Komik olsa gerek.

İkili opsiyonlar yüzlerce aktif varlık üzerinden oynanabiliyor.Türkiye için örnek göstereyim,xu100 dışında pek alternatif yok.Altın,gümüş,avrupa asya borsaları,amazon microsoft gibi dünya devlerini alıp satabilirsiniz.Ben en çok feysbuku sevdim.Benim param çok adrenalin yaşamak istiyorum diyenler 3 saat bekleyin feysbuk alıp satın,sistem açılacak.

Mantık çok basit,web siteleri açıklama yaparken normal ticaretle ikili opsiyonun farklarını şöyle özetlemişler:Normal ticaret için elinizde stok ve sermaye gereklidir ancak ikili opsiyonda bu yoktur.İkili opsiyonda kayıp yaşasanız bile,kaydınız sadece yatırım yaptığınız paradır.Son cümlenin diğer araçlardan ne fark taşıdığını anlayamadım açıkçası.

Sözde opsiyonlar,100$ yatır kazanırsan 79$ alırsın kaybedersen ki anlatımlara göre kaybetme olasılığı milyonda bir,gerisine değinmiyorum.Şimdi şöyle düşünelim arkadaşlar,para ve sermaye piyasaları o kadar olumlu ki tüm dünya borsaları rekor üstüne rekor kırıyor,haliyle Türkiyede.Kainatta zerre i miskal kadar sistematik/sistemik risk yok.1 milyon insan 50 dolarlık call opsiyonu aldı ikili opsiyon yönetmeliği gereği vadeler birkaç saat olduğu için herkes kazandı.Yatırımcılar kazandı,50 dolar 90 oldu,1 milyon insan çarpı 90 dolar ne yapar.Matematiğim çok kötüdür hesaplayamadım.

Denetimsiz,kuralsız opsiyon şirketleri bu parayı nasıl ödeyecekler? Sözüm ona birkaç saat içerisinde.Bu mümkün mü,değil.

Peki,bu opsiyon ticaretine girişen ve dünyanın riskini omuzlarında sırtlayan adam salak mı? Opsiyon mantığına ters demiştim,türev araçlarda riski sırtlayan birileri var,bunlar kendilerini korumaya alıyorlar,bunu biliyoruz ama ikili opsiyonda kazandığımız parayı kimden alacağız? Riski alan adamın maddi durumu iyi mi bari?

Opsiyon sözleşmelerinde pair trading yapamazsınız ancak ikili opsiyonlarda istediğinizi yapabilirsiniz diyerek riskiniz sıfır deniyor internet sitelerinde.Sanki bu kumarı oynayan tüm vatandaşlar pair trading ne demek biliyormuşcasına bir de dalga geçiyorlar.

Sermaye piyasası kurulu,ikili opsiyon oynatan web sitelerine erişimi engelledi.Bunu açmanın yolu var, nasıl ki bir dönem yutup yasaklanmıştı birtakım illegal yollarla girebiliyorduk domain name server adresinizi değiştirerek ulaşabilirsiniz.

Yine aynı kurul,ikili opsiyon oynayıp,sıfırlanıp devlete derdini döken kişiler tarafından dilekçe yağmuruna tutulmuş,bunların denetimden yoksun olduğundan falan bahsetmiş.Onlar salaktı kaybetti siz kaybetmeyin diyor.Görüyorsunuz,spk üstüne düşen görevi yaptı ve sizi korumakta istiyor,keşke şunu işlem gören hisse senetlerinde de becerebilse..

Kafamı kurcalayan son şey ise,opsiyona yatırım yapanların yüzdesi.Yahu 50 tane enstrümanın hepsi mi %50 call %50 put denk gelir.Bari çaktırmamak için oranlarda oynayın dicem ama onu da yapamazlar.Bir diğeri derinliğin olmaması.Adamlar havuzda biriken para miktarını zaten gördüklerinden kendi işlerine gelen yüzdeleri verebilirler.İnternet üzerinden oynanan kumarın risklerinden biri de budur.(bazısı insaflı yapmamış) Foreks'in kankası olan ikili opsiyonların günlük derinliği 100 milyon dolar falan.5-10 zengin birleşse ikili opsiyon piyasasını hoplatabilirler.Aklımı kurcalayan müthiş soru ise,verilerin zamanında gelip gelmemesi.

1 saat,30 dk hatta 15 dk da kazandıran,paranıza para katan ikili opsiyon işine bulaşmamanızı tavsiye ederim.Neden tezat yaptığımı makaleden anlamışsınızdır.
Foreks severlerin ağzının suları aktı biliyorum kaldıraç zaten var,yazıyı noktalardan onlara bir kıyağım olacak.

24 option
Option rally
Optionow
Option yard
Anyoption

Linkler nofollowdur.İllaki para kaybetmek istiyorum yeter ki beynime kan pompalansın,uykum açılsın diyenler için yukarıdaki alternatifler gayet iyidir.Bol kayıplar. Read More!

Sosyal Entropi


entropi
Ne zaman bilgisayara oturup makro yazmak istesem,nedense keyfim kaçıyor artık çok sıkmaya başladı temcit pilavı hesabı ısıtılıp ısıtılıp önümüze sunulan gündemler.Şimdi tutup da enflasyon nedir,cari açık nedir diye yazarsam Ekonomi Türk bloguna hakaret etmiş olurum,neredeyse 10 yılına yaklaşmış blogda bununla ilgili bir sürü yazı esasen mevcut.Gündelik gelişmelerden bıkanlar,yeni ekonomik kuramları öğrenmek isteyenlere bugün sosyal entropi kavramından bahsedeceğim.İnternette fazla Türkçe yazın yok.

Entropi sözcüğü Yunanca entrope meali bozulma kelimesinden türemiştir.Termodinamiğin ikinci yasası olan entropi,mühendislik-istatistiksel fizik alanında okutuluyor olsa da işin sosyal kısmı hayatımızda yıllardır varlığını sürdürüyor.Entropiyi tanımlarken bozulma ifadesini kullanmıştım,bu bozulma kainatta kendi haline bırakılmış her şeyin enerjisini sürekli yitirerek düzensizleşme yönünde ilerlemesi anlamına geliyor.Sosyal entropi kavramı insanın dolayısıyla psikolojinin dolayısıyla da ekonominin bir konusu haline geldi son günlerde.

Entropi yasası özünde,bütün sistemlerin belirli bir zaman sonra düzenli,derli toplu yapısından sıyrılıp düzensiz hale geleceğini savunur.Sistemlerin bozulma oranı,hızı ne kadar çoksa entropi de o denli yüksek olacaktır.

Zamanın birinde bilim adamları tarafından tarihin en etkili insanlarından biri seçilen,matematikçi/fizikçi/ilahiyatçı ve borsacı olan Isaac Newton,mekaniği ortaya atarken kainatı dümdüz,eşyasız,insansız hayal etmiş ola ki borsada silkelenmiş.Bunu gören John Locke,bu işte bir terslik var diyerek olayı siyaset bilimi ve kamu yönetimine dosdoğru uyarlamış,Adam Smith de boş durur mu derleyip toparlayıp ekonomiye uyarlamıştır mekaniği.Georgescu Roegen "The Entropy Law and the Economic Process" eserinde Newton mekaniğinin saçmalığına atıf yapmış,entropiyi baz alarak yaptığı çalışmalarla termoekonominin babası olmuştur.

Entropi saydığım yasaları geçersiz kılmış ve olaya farklı bir bakış açısıyla yaklaşmamızı sağlamıştır.Sokrates,Aristotales vb.kişiler bazı sözleriyle kaosun her daim var olduğundan,insanın kaosu yok edecek tek akla sahipliğinden falan bahsetmiştir.Tahmin edersiniz ki entropiyle beraber çağdışı görüşler tamamiyle bitti.Bugün yaşadığımız dünyada kaosu insanların yarattığı biliniyor.Subprime mortgage,küresel dünya krizi,nokta com balonu,lale soğanı balonu,makyajlı bilançoların sebep olduğu Yunanistan borç krizi falan filan.Say say bitmez insanların sebep olduğu kaoslar.(felaket teorisine de girmiş olduk )

Sosyal entropi;makro ve mikro açıdan çok basitçe yorumlanabilir.Mikro açıdan işletmelerin verimliliği,makro açıdansa gelirlerdeki artış.Aslında şöyle desek daha doğru olacak,her şey iyi güzelken neden refahımız artmasın?

Refahın artması için birçok şey gereklidir ancak tüm şartların bağlı olduğu ilerletici tek faktör,çok çalışmaktır.Japonların entropiyi işletmelerinde yıllardır kullandığını duymuştum yutupta,link kalabalığı yapmak istemiyorum meraklıları google a havale ediyorum.

Gelelim asıl muhabbete,Adananın +45 derece sıcağında otobüse bindiğinizi düşünün.Otobüs kapalı bir kutu,ne penceresi var ne kapısı(o zaman nasıl binicez).Adamın biri yanınıza oturdu buram buram ter kokuyor.Sağa dönseniz kokuyor sola dönseniz kokuyor.Bu müddetçe yan yan bakıyorsunuz adama ama yok  halen kokuyor.Bu adama dönüp desek ki,"Bak kardeşim ter kokuyorsun şu havaya yaydığın koku moleküllerini al bir tarafına tekrar sok" yüzümüze bön bön bakacaktır.Arka koltukta oturan bir abi de adama deodorant boca ederse geçmiş olsun.Düzenin bozulduğu an bu olsa gerek.

Sosyal entropiye verilecek en güzel örnek,insanın doğması,büyümesi ve ölmesidir.Sistemin bozulması budur.Mükemmel ötesi bir beden,yaşlılıkla beraber bozulmaya başlıyor ve doğal son yaklaşıyor.Felaket teorisini de işe katarsak,insanlar kendi sonlarını kendileri hazırlıyor.Buna örnek olarak da çevre kirliliği verilebilir.

Sözün özü,insanlar/toplumlar sürekli bozulmaya devam edecek,kaos ve krizler artacak,savaşlar kendini tekrarlayacak.Entropide her zaman Einstein'ın en önemli yasası olarak kalmaya devam edecek.

Antik çağ filozoflarından nağmeler....
Ordo ab chao ekşi sözlükten notlar
Sokrates der ki "Karma karışık olan kaosu düzene sokan ve belirli olmayan maddeden alemi yaratan akıldır."

Ek kaynaklar
http://e-dergi.atauni.edu.tr/index.php/IIBD/article/viewFile/3685/3514
Soydal,H.(2010).Y.Ekonomi

Read More!

Ödemeler Dengesi İstatistikleri: 2012 Yılı

Merhabalar, bu yazıda 13 ocak 2013 yılında Aralık ayının da dahil edilmesiyle açıklanan ödemeler dengesi istatistiklerini ele alacağım. 2012 yılına baktığımız zaman elimizde net olarak bakabileceğimiz iki veri bulunmaktadır. Birincisi ödemeler dengesi verileri, ikincisi enflasyon verileri. Büyüme rakamlarını öğrenmek Mart ayının sonu, Nisan ayının başına denk gelecektir.

Öncelikle ödemeler dengesini nedir? Ödemeler dengesi en kapsamlı tanımıyla bir ekonomideki yerleşik( orada ikamet eden) kişilerin- bunlar arasında hükümet,bankalar,diğer sektörler de dahildir-  diğer ekonomilerde bulunan yerleşik kişiler ile belli bir dönem- bir ay, bir yıl- içinde yaptıkları ekonomik işlemlerin kayıtlarını elde etmek üzere hazırlanan istatistiki rapordur.

Peki bu ekonomik işlemler neyi kapsar?

Mal, hizmet, gelir alışverişini,
Varlık ve yükümlülük işlemlerini,
Ve sermaye transferlerini kapsar.

Bana “ödemeler dengesindeki açık hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye soracak olursanız, “hangi açık ki?” diye cevap veririm. Amacım olaya felsefi bir boyut katmak değil, amacım ödemeler dengesinde açık olmayacağını iddia etmek. Neden ödemeler dengesinde açık meydana gelmez? Çünkü ödemeler dengesi hesaplanırken muhasebedeki çift kayıt ilkesi esastır. Hani yevmiye kaydı yaptığınız zaman borçlar ile alacaklar birbiriyle aynı, o tarihli yevmiyede nasıl açık çıkmıyorsa ödemeler dengesinde de açık çıkmaz.

Örneğin, bir ülkeye ihracat yaptığınız zaman ihracat tutarı alacak(+) olarak kaydedilir, (Cari işlemler hesabına), ihracat sonrası kazanılan döviz ise Diğer yatırımlar/Varlıklar/Efektif ve Mevduatlar kısmına borç(-) olarak kaydedilir. (Sermaye ve finans hesabına).

Bu sitenin geçmiş yazılarını incelerseniz şöyle bir tez ile karşılaşırsınız: cari açık miktarı kadar ülkeye sermaye girer ve anında finanseedilir. Doğrudur, şöyle bir örnekte bulunalım:

Örneğin 100 birim mal ödemesini vadeli şekilde ithal ettik. Elde edeceğimiz kayıt şu şekilde olur: ithalat (Cari işlemler hesabı): 100 birim borç, yükümlülükler( Sermaye ve finans hesabı): 100 birim alacak. Gördüğünüz gibi ithalatın finanse edilmesi ve kaydedilmesi en basit örnekle bu şekilde olur, ve ödemeler dengesinde hiçbir açık olmaz.

Gelelim ödemeler dengesindeki cari dengeye. Rakamları akılda kalması için yuvarladım, tam rakamları öğrenmek istiyorsanız Tcmb' ni internet sitesini inceleyebilirsiniz. 

Cari denge 4 kısımdan oluşur;
Mal dengesi: ihracat- ithalat (toplam mal ihracatı ve ithalatı)
Hizmet dengesi: hizmet gelirleri- hizmet giderleri (Turizm, taşımacılık, inşaat vs.)
Gelir dengesi: Gelirler- giderler (yurtdışına çıkıp yatırım yapan ya da yurtdışından gelerek türkiye’de yatırım yapan, kar payı alan vs.)
Cari transferler.

Cari işlemler dengesinde:
İhracatımız= 163 milyar 300 milyon USD
İthalatımız= 228 milyar 918 milyon USD
Açık= -65 milyar 602 milyon USD (dış ticaret açığı)

Hizmetler dengesinde:
Hizmet gelirleri= 42 milyar 94 milyon USD
Hizmet gelirleri= 20 milyar 162 milyon USD
Fazla= +21 milyar 932 milyon USD

Gelir dengesinde:
Gelirler= 5 milyar 33 milyon USD
Giderler= 11 milyar 627 milyon USD

Cari transferler: 1 milyar 397 milyon USD

Hepsini toplarsak karşımıza cari dengedeki açık, yani cari açık rakamına ulaşırız:
Cari açık: 48 milyar 87 milyon USD

Cari açığımız, 2011 yılında 77 milyar 219 USD civarında gerçekleşmişti. 2012 yılında buna göre 30 milyar USD cari açığımızı azaltmışız diyebiliriz.

Peki cari açık nasıl finanse edilmiş? Bu sorunun cevabını Sermaye ve Finans hesabında bulabiliriz. Sermaye hesabı sıfırdır. Bu hesabın kurulma nedeni yurtdışında yaşayan gurbetçilerimizin Türkiye’ye döviz yollamalarıydı. Lakin artık eski işlevi kalmamıştır. 43 milyon USD olarak gerçekleşmiş, ihmal edilebilir bir rakam.


Finans hesabını inceleyecek olursak:
Doğrudan Yatırımlar: uzun vadeli yatırımlardır.
Yurtiçi doğrudan yatırım (Türkiye’ye yapılan)= 12 milyar 400 milyon USD
Yurtdışı doğrudan yatırım (Türkiye vatandaşlarının başka ülkelere yaptığı)= 4 milyar 100 milyon USD
Fazla: 8 milyar 300 milyon USD

Portföy hesabı: varlıklar ve yükümlülüklerdir. Hisse senetleri, borç senetleri vs.
Varlıklar( Yabancılara ait olup da T.C. kurumlarının elinde bulunan)= 2 milyar 700 milyon USD
Yükümlülükler( Türklere ait olup da yabancıların elinde bulunan)= 38 milyar 100 milyon USD
Toplam= 40 milyar 800 milyon USD

Diğer yatırımlar hesabı:  Varlıklar ve yükümlülükler diye ikiye ayrılır. Doğrudan yatırım, portföy ve finansal türev dışındaki tüm sermaye hareketler incelenir. İçinde yabancı ülkelerden kredi alacakları, SDR, mevduatlar( Varlıklar), yabancı ülkelerin kredi alacakları, Türkiye bankalarındaki yabancı mevduatlar( Yükümlülükler) bulunmaktadır.
Varlıklar= -1 milyar 100 milyon USD
Yükümlülükler= 19 milyar 787 milyon USD
Toplam= 18 milyar 687 milyon USD

Sermaye hesabını dikkate almazsak:
Doğrudan net yatırımlar: 8,300 milyar USD
Portföy hesabı: 40,800 milyar USD
Diğer yatırımlar: 18,687 milyar USD
Finans hesabı dengesi: 67 milyar 787 milyon USD fazla ile karşılaşırız.

Şimdi yorumumuzu yaparsak: Cari işlemler açığında bulunan 48 milyar USD’ lik açık, daha çok kısa vadeli diyebileceğimiz portföy yatırımları sayesinde finanse edilmiş. Doğrudan net yatırımlar ve diğer yatırımlar onun yanında görece daha düşük seyretmiş.
Net hata ve noksan hesabı ise 4 milyar USD kadar olmuş. Bu; hesaplamadan, vadeden ve zamandan karşılanan hataların düzeltilmesi anlamına gelir. Peki finans hesabı ile cari açık arasındaki fark nereye gitmiştir? Bu rezerv varlıklara gitmiştir. Demek oluyor ki Türkiye 2012 yılında rezervlerini 22,9 milyar USD arttırmıştır.

Merkez Bankası, “3x5” politikasında başarılı olacak mı? Bu noktada artan kredi hacmi, kredi yoluyla cari açığı kontrol etme konusunda başarısızlığa uğratabilir mi? %5,8’ lik cari açık nereye kadar düşebilir?
Sadece şunu söyleyebilirim: cari açığın kur ile ilgili olmadığını düşünüyorum. İthalatın kompozisyonu ve mikro yapıdan kaynaklanmaktadır. Ama TL/USD kuru etkili olabilir. Eğer kur TL lehine değerlenirse, büyüme ve ithalat rakamları artarsa cari açık artabilir.

Bir ara Tüik’ in enflasyon hesaplaması üzerine yazacağım, unutmazsam yazarım. İyi günler..

Read More!