Çin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ah Şu Tutumlu Fransızlar

Yılmaz Özdil 27 Ekim 2010 tarihli yazısında bağlamın denk geldiği bir yerde Fransa'daki makam aracı sayısına değinecek olmuş:

Açtım, sordum Fransa’ya.

*

.....


*Referandum sayesinde “tıpkı Fransa gibi olan” Türkiye’de 125 bin makam aracı bulunuyor. Fransa’da 9 bin... Sarkozy geçen ay talimat verdi, makam aracı sayısı 7 bine inecek, bakanlar iş seyahatlerinde uçağa binemeyecek, trenle gidecek...“Tıpkı bizdeki gibi” olacak yani.

Oysa tıpkı İtalya'da 600 bin, Çin'de 3,5 milyon makam aracı olması gibi Türkiye'de 125 bin makam aracı var. Fransa'daki makam aracı sayısı 9 bin-7 bin değil. Fransa hükümetinin sadece önümüzdeki dönemde alacağı elektrikli araç sayısı 50 bin. 9 bin-7 bin rakamlarının da aslı muhtemelen şu: Sarkozy alınan tasarruf tedbirleri kapsamında önümüzdeki 3 yıl içinde makam aracı sayısında 10 bin adetlik bir azaltma vaat etmiş.

Buyrun bu da rakamın geçtiği The Ekonomist haberi: http://www.economist.com/node/16542471

Sayın Özdil "telefonu açıp sormak" yerine uluslararası haber kaynaklarını takip etse gazetecilik adına daha iyi bir iş yapmış olacak.

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Germany
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Insider Trading Returns Read More!

Şanghay Menkul Kıymetler Borsası

Birinci Afyon Savaşının ardından 1842 yılında İngiltere ve Çin arasında imzalanan Nanking Anlaşması ile Çin, Şanghay’ın da dahil olduğu bazı gümrüklerini düşük tarifeyle İngiltere’ye açmıştır. Bu anlaşmayla birlikte Çin’deki yabancı tüccar sayısı artış göstermiştir. 1891 yılında maden fiyatlarında yaşanan yükselişin ardından, yabancı iş adamları Şanghay Borsa Aracıları Birliği çatısı altında bir borsa kurmuştur. 1904 yılında da Birlik adını Şanghay Menkul Kıymetler Borsası olarak değiştirmiştir. 1929 yılında Borsa, Şanghay Çin Ticaret Borsası ve Şanghay Menkul Kıymet ve Emtia Borsası ile birleşmiştir.

1949 yılında Çin Komünist Partisinin Çin Halk Cumhuriyetini ilan etmesiyle birlikte bütün borsalar kapatılmıştır. Ancak, daha önce belirtildiği gibi, hükümetin piyasa ekonomisi yönündeki çabalarına paralel olarak borsalar 1990 yılında tekrar açılmıştır. Çin’de yer alan bütün borsalar özdüzenleyici kamu kuruluşudur.

Şanghay Menkul Kıymetler Borsası, Uluslararası Sermaye Piyasası Düzenleyicileri Örgütü (IOSCO), Asya ve Okyanusya Menkul Kıymet Borsaları Federasyonu (AOSEF) ve Dünya Borsalar Federasyonuna (WFE) üyedir. Borsa, 1994 yılından bu yana, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok borsayla mutabakat zaptı imzalamıştır.

Şanghay Borsasının, Şanghay Menkul Kıymetler Uydu İletişimi Şirketi, SSE Veri Dağıtım Şirketi, Çin Finansal Türev Borsası, Çin Menkul Kıymetler Endeksi Şirketi ile Merkezi Takas ve Saklama Şirketi olmak üzere 5 iştiraki bulunmaktadır.

Şanghay Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören ürünler 4 kategoriye ayrılmaktadır: hisse senetleri, tahviller, yatırım ortaklıkları ve varantlar.

Hisse Senedi Piyasası


Hisse senedi piyasasında hisse senetleri, yatırım ortaklıkları ve varantlar işlem görmektedir.

Kotasyon Şartları

Çin Halk Cumhuriyeti Sermaye Piyasası Kanunu, borsaya kote olmak isteyen şirketlerin;
• Ödenmiş sermayesinin 4 milyon $’dan fazla,
• Minimum 3 yıldır faaliyette,
• Son 3 yıldır kesintisiz olarak kâr etmiş, olması şartlarını aramaktadır.

Piyasa Verileri

A tipi hisse senetleri, Çin Halk Cumhuriyetinde kurulu şirketlerin Şanghay ve Şenzhen Borsalarında Yuan üzerinden işlem gören hisse senetlerini ifade etmektedir. A tipi hisse senetleri yalnızca Çin’de ikamet eden bireysel ve kurumsal yatırımcılar ile nitelikli yabancı kurumsal yatırımcılara açıktır.

B tipi hisse senetleri, Çin Halk Cumhuriyetinde kurulu olan şirketlerin yabancı para birimi üzerinden işlem gören hisse senetleridir. İlk kez 1992 yılında piyasaya çıkan B-tipi hisse senetleriyle yabancı yatırımcılar ve 2001 yılından bu yana yerli yatırımcılar işlem yapabilmektedir.

Halka arz sistemi revize edilirken, yeni şirketlerin halka arz edilmesine dair getirilen yasak 2006 yılının ikinci yarısında kalkmıştır. Dolayısıyla, düzenlemelerde yapılan değişiklikle birlikte, borsanın 2006 yılından sonraki performansı diğer yıllara oranla büyük bir artış göstermiştir. 2007 yılı sonunda ülkenin en büyük petrol ve doğalgaz üreticisi olan PetroChina’nın halka arzı gerçekleşmiştir. 2007 yılında şirketin piyasa değeri 1 trilyon $ iken, 2008 yılı sonunda bu değer 260 milyar $’a düşmüştür. Şanghay Borsasındaki bir diğer büyük şirket ise kamu kuruluşu olan Çin Sanayi ve Ticaret Bankası’dır (Industrial and Commercial Bank of China- ICBC). 2006 yılında Şanghay Borsasına kote olan ICBC’nin piyasa değeri 156 milyar $ idi. 2008 yılı sonundaki piyasa değeri ise 174 milyar $’dır.

2008 yılında global piyasalarda yaşanan krizin Çin sermaye piyasası üzerinde de büyük bir etkisi olduğu görülmektedir. 2008 yılı sonunda 854 adet A tipi, 54 adet B tipi hisse senedi bulunmaktadır. 2007 yılı sonunda A tipi hisse senetlerinin piyasa değeri 3,7 trilyon $ iken, 2008 yılında bu değer %62 azalarak 1,4 trilyon $’a düşmüştür. İşlem hacminde ise %37’lik bir düşüş görülmüş ve 2008 yılında 2,6 trilyon $’a gerilemiştir. Geçtiğimiz yıl hükümetin 586 milyar dolarlık destek paketinin yanı sıra, 1.4 trilyon doları aşan banka kredileri, Şanghay Endeksi’nin %80 değer kazanarak yukarıya taşınmasında en büyük etkenler olmuştur.

Küresel kriz dolayısıyla yeni hisse arzlarının askıya alındığı ilk yarının ardından, Çinli şirketler 2009’un ikinci yarısında 207 milyar dolarlık halka arz gerçekleştirmişti.

Hisse senedi piyasasında aynı zamanda varantlar da işlem görmektedir. 2008 yılında işlem gören 14 varant 2,2 milyar $ piyasa değerine sahiptir. 2008 yılı sonunda Şanghay borsasında işlem gören 13 adet yatırım ortaklığı bulunmaktadır. Yatırım ortaklıkları 3 milyar $ piyasa değerine sahip olup, 2008 yılında 14 milyar $’lık işlem hacmi kaydetmiştir.

Şanghay Menkul Kıymetler Borsası’nda geçen yıl 5.01 trilyon dolarlık işlem hacmi oluşmuş, işlem hacmi bakımından Tokyo'yu geride bırakarak Asya'nın en büyük borsası haline gelmiştir. Bloomberg'e göre, Tokyo Borsası 4.07 trilyon dolarda kalarak, Asya'nın en büyük borsası olma ünvanını Şanghay’a kaptırmıştır. Dünya Borsalar Federasyonu verilerine göre ise, Şanghay borsası New York ve Nasdaq’ın arkasına yerleşerek dünyanın en büyük 3’üncü borsası haline gelmiştir.



Piyasanın İşleyişi

Şanghay Borsası açılış seansı 09:15-09:25 saatleri arasında tek fiyat sistemiyle başlamaktadır. Daha sonra, ilk seans 09:30-11:30 ve ikinci seans 13:00-15:00 arasında olmak üzere, sürekli müzayede ile devam etmektedir. 15:00-15:30 saatleri arasında blok satışların gerçekleşmesinin ardından borsa kapanmaktadır. İşlemler elektronik sistem üzerinden,
fiyat ve zaman önceliğine göre yapılmaktadır.

Hisse senetleri ile yatırım ortaklıkları için günlük ±%10 fiyat değişim limiti bulunmaktadır.

Merkezi Takas ve Saklama Şirketi menkul kıymetlerin takas ve saklama işlemlerinden sorumludur. Hisse senetlerinin takası, A tipi hisse senetleri için T+1’de, B tipi hisse senetleri için T+3’de yapılmaktadır.

Endeks

Şanghay borsası 18 endeks hesaplamaktadır. Bu endeksler arasında Şanghay Bileşik, Şanghay 180, Şanghay 50 ve çeşitli sektörel endeksler bulunmaktadır. Şanghay Borsasında gösterge endeks olarak Şanghay Bileşik Endeksi kullanılmaktadır. Bu endeks, hisse senetlerinin tamamını kapsamaktadır. 1991 yılından bu yana hisse senetlerinin ağırlıklı ortalama piyasa değerleri ile hesaplanmaktadır. 2007 yılını 5.262 puandan kapatan endeks, 2008 yılında %65 düşerek 1.821 puana gerilemiştir. 2010 yılı ilk çeyreğinde 3.000 puan üzerinde seyreden endeks son yaşanan olaylarla birlikte 2.550 puan seviyesinde işlem görmektedir.

Tahvil Piyasası

Piyasa Verileri

Şanghay Borsası tahvil piyasasında, devlet tahvili, repo, özel sektör tahvilleri ve hisse senedine dönüştürülebilir tahviller işlem görmektedir.

2008 yılı sonunda Borsada 77 devlet tahvili işlem görmektedir. 336 milyar $ piyasa değerine sahip olan bu tahvillerde 30 milyar $’lık işlem hacmi gerçekleşmiştir. Repo işlem hacmi ise 349 milyar $ olmuştur.

Borsa kotunda olan özel sektör tahvili sayısı 2007’de 68’den, 2008 yılında 100’e yükselmiştir. Bu özel sektör tahvillerinin 2008 sonunda piyasa değeri 35 milyar $, işlem hacmi ise 4 milyar $’dır. 2008 yılında özel sektör tahvillerinin piyasa değerindeki en büyük artış Petrochina’nın 2008 Temmuz’da 8.7 milyar $ değerinde ihraç ettiği tahvillerden kaynaklanmaktadır.

Borsada ayrıca 12 adet hisse senedine dönüştürülebilir tahvil işlem görmektedir. 3 milyar $ piyasa değerine sahip olan bu tahvillerde, 2008 yılında 4 milyar $’lık işlem hacmi kaydedilmiştir.




Kotasyon Koşulları


Özel sektör tahvillerinin kotasyonu için aranan şartlar aşağıdaki gibidir.
• Limited şirketler 8 milyon $, anonim şirketler 4 milyon $ net aktif değerine sahip olmalıdır.
• İhraç edilen özel sektör tahvillerinin toplam değeri, şirketin net aktif değerinin %40’ını aşmamalıdır.
• Şirketin son 3 yıldaki ortalama dağıtılabilir kârının, tahvilin bir yıllık faiz ödemelerini karşılayabilmesi gerekmektedir.

Hisse senedine dönüştürülebilir tahvillerin işlem görebilmesi için özel sektör tahvillerinde belirtilen ikinci ve üçüncü kotasyon koşullarını sağlaması ve bu koşullara ilaveten, özsermaye kârlılık oranının son 3 yıl içinde %6’nın altında olmaması gerekmektedir.

YATIRIMCILAR

1990’lı yıllarda Çin borsalarının tekrar açılması, hisse senedi ve tahvil gibi farklı yatırım araçlarının piyasaya yeniden kazandırılmasını sağlamıştır. Ancak, finans sektöründeki varlıkların ağırlıklarına bakıldığı zaman, bankacılık sektörü sermaye piyasasına oranla daha fazla tercih edilmektedir.

2007 Eylül sonunda 11 trilyon $ olan finans sektöründeki toplam tasarrufların %63’ü banka mevduatı, %31’i hisse senedi, %5’i devlet tahvili ve %1’i de özel sektör tahvillerine aittir.



2007 yılında Çin’de yer alan borsaların dolar bazında endeks getirilerine bakıldığı zaman, Şanghay Borsasının 2 kat, Şenzhen Borsasının ise 3 kat getiri sağladığı görülmektedir. Dünya Borsalar Federasyonuna üye borsalar arasında 2007 yılına ilişkin dolar bazında en yüksek endeks getirisini Şanghay ve Şenzhen Borsaları elde etmiştir. Çin sermaye piyasasının gösterdiği bu performansa yatırımcılar da kayıtsız kalmamıştır. 2006 yılında 83 milyon adet olan yatırımcı hesap sayısı 2007 yılında %70’e yakın artış göstermiş ve 139 milyona ulaşmıştır. Yatırımcı hesapları içinde hisse senedi ve yatırım fonu bulunan hesapları ifade etmektedir.

2007 yılında, Çin sermaye piyasasındaki hisse senetleri sahipliğine ilişkin veriler grafikte yer almaktadır. Bu dağılım içinde bireysel yatırımcılar %51 ile en yüksek paya sahipken, yatırım fonları %26 ile en büyük kurumsal yatırımcı sınıfını oluşturmaktadır.

Önceki bölümlerde değinildiği gibi A tipi hisse senetlerinde yerli yatırımcıların yanı sıra nitelikli kurumsal yatırımcılar işlem yapabilmektedir. Nitelikli yabancı kurumsal yatırımcılar (Qualified Foreign Institutional Investors-QFII) Sermaye Piyasası Düzenleme Komisyonunun izin verdiği yabancı fon yönetimi, sigorta, varlık yönetimi şirketleri ve aracı kurumları kapsamaktadır.

Bu yatırımcı sınıfına girebilmek için Komisyonun belirlediği kriterlerin sağlanması gerekmektedir. Bu kriterlerden bazıları aşağıdaki gibidir.

Aracı Kurumlar ve Sigorta Şirketleri: 30 yıldır faaliyette olması, ödenmiş sermayesinin minimum 1 milyar $ ve son mali yılda yönetilen portföy büyüklüğünün minimum 10 milyar $ olması gerekmektedir.

Fon Yönetim Şirketleri: Son 5 yıldır faaliyette olması ve son mali yılda yönetilen portföy büyüklüğünün 10 milyar $ olması beklenmektedir.

2006 yılında benzer şekilde yerli yatırımcılara yönelik olarak Nitelikli Yerli Kurumsal Yatırımcı sınıflandırılması getirilmiştir. Bu yatırımcıların yurtdışında sabit getirili menkul kıymet ve para piyasalarına yatırım yapmalarına izin verilmiştir. Nisan 2008’de, Çinli yatırımcıların herhangi bir sınırlandırma getirilmeden ABD’deki borsalara yatırım yapmalarına izin verilmiştir.

Bu yazımızda Şanghay Menkul Kıymetler Borsası hakkında genel bilgilere yer verilmeye çalışılmıştır. ÇİN piyasası hakkında yazılmış diğer yazılarımız için aşağıdaki linkleri takip edebilirsiniz.

Çin Piyasalarında Neler Oluyor?
Çin’de Gayrimenkul Balonu Var mı?
Hedge Fonlar: Chanos ve Çin Balonu
Reel Kur ve Ihracat: Cin
Çin işi Japon Işi Bunu Bilen Kaç Kişi?
Çin işkencesi ve Çin Setti Read More!

Şangay Borsası Nedir? Ne Olur? Yükselir mi Düşer mi?

Şangay borsası nedir, bu yıl Şangay borsası ne olur, yükselir mi düşer mi şeklinde sorularınız var ise bir resim bin kelimeden iyidir sözünden hareket ederek New York Times gazetesinden aldığım resimle anlatayım dedim. Onlar da Bloomberg’den almışlar. Bu konuyla ilgili olarak hatırlarsanız 5 ay önce Jim Chanos ve her halttan (özellikle küreselleşme gibi yuvarlak ne olduğu belli olmayan, dünya düzdür şeklinde ifadeler kullanan) anlayan Tom Friedman arasında geçen atışmalar hakkında yazdığımız Çin yazılarını da okuyabilirsiniz.



Ekonomi Turk kitabinda Çin hakkinda yazi var miydi hatirlamiyorum ama yoksa bir dahaki revizyonda bir tane koymak sart oldu. Şangay borsası nedir sorusuna cevap vermedik ama Şangay borsasında balon var mi yok mu konusuna dikkatinizi cekmis olduk. Read More!

Çin Piyasalarında Neler Oluyor?

Çin piyasalarında neler oluyor diye düşünüyorsanız, bundan 4 ay önce hedge fon yöneticisi Jim Chanos’un Çin balonu hakkında söylediği sözleri okuyarak araştırmaya başlayabilirsiniz. O yazıda Chanos ile Jim Rogers arasında geçen tartışmayı gündeme getirmiştik. Daha sonra ise New York Times gazetesi köşe yazarı her haltı bilen Tom Friedman da Chanos ile dalga geçen Çin işkencesi kıvamında bir yazı yazmıştı. Yatırım yapmaktan biraz anlayan bir kişi Çin’de bir balon olduğunu düşünmese dahi “Enron gibi bir skandalı ortaya çıkarak Chanos gibi başarılı bir hedge fon yöneticisi balon iddiası ortaya atıyorsa bu işte insanın burnuna kötü kokan kokular geliyordur” diyerek Çin’de yatırım konusuna biraz temkinli yaklaşması gerekir.

Aradan 4 ay geçti ve bu sürede neler olmuş Hürriyet’teki bir haberden okuyalım:
Krizlere yönelik önceden yaptığı doğru tahminler yüzünden Doktor Kıyamet olarak bilinen, ABD’li yatırımcı Marc Faber, bu gelişmenin tam da Çin’deki hisse senedi fiyatların geçen Ağustos ayında gördüğü zirveye kıyasla yaklaşık yüzde 25 gerilediği bir dönemde görüldüğüne dikkat çekti.
Faber, “Çin ekonomisi önünde sonunda yavaşlayacak. Şu anda gayrimenkul piyasasında büyük bir balon şişiyor ve bu balon bir noktadan sonra kesinlikle patlayacak” dedi.
Pekinli kanun yapıcılar ise, son haftalarda konut satış işlemlerinde gerçekleşen düşüşün önüne geçmek için agresif adımlar attı.
Hükümet, ön ödeme oranlarını yükseltti ve satın alınacak ikinci evler için ödenen mevduat faizi oranlarını yüzde 40 ile 50 arasına çekti. Üçüncü ve dördüncü evlerini alacak olanlara verilen mortgage kredilerini kısıtladı ve müteahhitlerin banka kredisi erişimlerini sıkılaştırdı.
Eurasia Group’un Çin analisti Nicholas Consonery, ülkede konut fiyatlarında bir dalgalanma beklediklerini, çünkü Pekin’in uzun bir süredir Çin’in gayrimenkul sektöründe agresif bir rol üstlendiğini ifade etti.


Evet Şangay borsası ayı piyasasına girmiş durumda. Gelişmeler Chanos’u eleştirenleri morartacak gibi görünüyor. Bu arada Hürriyet’in haberinde dikkatimi çeken nokta oldu. Birincisi lakabı Dr. Doom olan Marc Faber’ın lakabını Türkçeye Doktor Kıyamet olarak doğru çevirmişler. Oysa Nouriel Roubini’nin de Amerika’daki lakabı Dr. Doom idi, onu Türkçeye neden “kahin” olarak çeviriyorlar pek anlam veremedim :)
Ikinci nokta da yazıda “satın alınacak evler için ödenen mevduat faizi oranlarını yüzde 40 ile 50 arasına çekti” şeklinde ne idüğü belirsiz saçma sapan bir cümlenin kullanılmış olmasıdır. Bu yazıyı yazan arkadaş mevduat faizinin ne demek olduğunu biliyor mu acaba. Yazıda geçen %40-50 arasındaki rakam da kesin yanlıştır, bahsedilen konu faiz oranı değil muhtemelen peşinat miktarıdır ama yazıyı kim ingilizceden çevirdiyse kavramları karıştırmış.

Neyse Çin gayrimenkul balonu ilginç bir hikaye, izlemeye devam edeceğiz. Read More!

Şangay Expo 2010



Yaklaşık 1 hafta önce, 1 Mayıs İşçi Bayramında eski Maocu Çin’in gündemi Türkiye'den çok farklıydı. Çin'de Expo 2010 yani Dünya Fuarı başladı. Organizasyon, Mayıs’tan Kasım’a kadar 6 ay süresince devam edecek. Bu vesileyle biraz Dünya Fuarından biraz da Şangay’dan bahsedersek iyi olur diye düşünüyorum.



İlk Dünya Fuarı, sanayi devriminin ürünlerini sergilemek için 1851’de Londra’da yapılmış, o günden beri de bazı aksamalar olsa da bugüne kadar gelmiş. Expo’lar hem fuarın düzenlendiği ülkenin hem de yeni teknolojik gelişmelerin tanıtılması bakımından önem taşıyor.


Telefon, dokunmatik ekran, daktilo, sinema gibi birçok yenilik ilk kez dünya fuarı ile görücüye çıkmış. Aynı zamanda birçok şehir için sembol olan yapılar da dünya fuarı için yapılmış. Örneğin, Eyfel kulesi ilk kez 1889’daki Dünya Fuarı için geçici olarak yapılmış. Teknolojik ilerlemeyi temsil eden Eiffel, ilk yapıldığında Fransızlar tarafından pek beğenilmemiş ancak daha sonra şehrin ve belki de Fransa’nın sembolü haline geldiğini hepimiz biliyoruz.


İletişimin gelişmesiyle Dünya Fuarlarının önemi azalmış olmasına rağmen Expo; Olimpiyatlar ve Dünya Kupası’ndan sonraki en büyük uluslararası organizasyon olma özelliğini devam ettiriyor. Her yapılan fuarın bir teması oluyor ve fuara katılan ülkeler kendi fuar alanlarında bu temaya uygun tanıtımlar yapıyorlar. Hatırlarsanız İzmir’de Expo 2015’a aday olmuş, ancak az bir farkla Milano’ya kaybetmişti. 2015’teki Expo’nun teması sağlıktı.


Şangay’da bu sene yapılan Expo’nun teması ise "better city, better life - daha iyi bir şehir, daha iyi bir yaşam" mottosuyla şehirçiliğin geleceği. Bildiğiniz gibi tüm dünyada kırsal yaşamdan şehir yaşamına geçiş son hızda sürüyor ve bunun sonucu olarak özellikle gelişmekte olan ülkelerde mega şehirler ortaya çıkmış durumda. Dünyada sadece şu an nufüsu 10 milyon üstünde olan 25 civarında şehir var. Bu nedenle çevreyi kirletmeyen, ekonomik açıdan verimli ve sürdürülebilir(sustainable) şehircilik çözümlerine ihtiyaç var. Expo 2010’da da bu çözümlerin tanıtılması amacıyla yapılıyor.


Çin açısından fuarın amacı ise aynı Pekin’deki olimpiyatlarda olduğu gibi dünya’ya liderliğini ve teknolojik üstünlüğünü göstermek. Fuar için Çin’in ayırdığı bütçe yaklaşık 4 milyar dolarmış, ancak aynı dönemde Şangay’ın altyapısını geliştirmek amacıyla çok daha fazla para harcanmış. Nüfusu, çevresiyle beraber 20 milyona yaklaşan Şangay’da bu altyapı harcamalarıyla dünyanın en uzun metro hattı -420 km- inşa edilmiş. Şangay, Çin’in doğusunda Pasifik okyanusun kıyısında yer alıyor ve günümüz itibariyle hem Çin’in hem de dünyanın en işlek limanı haline gelmiş durumda. Çin’de üretilen malların önemli bölümü Şangay üzerinden dünya’ya açılıyor. Şangay hakkında hiçbir şey bilmeseniz bile, evinizde veya ofisinizde yolu Şangay’dan geçmiş birşeylerin olma ihtimali çok yüksek. Şangay’ın fuar boyunca -6 ay- yaklaşık 70 milyon kişiyi ağarlayacağı tahmin ediliyormuş.


Şangay’daki fuarın katılımcıları arasında Türkiye’de var. Türkiye fuar için dışarıdan bakınca oldukça dikkat çeken ve farklı bir fuar alanı tasarlamış. Diğer ülkeler genellikle tanıtım alanı için açık renklerde binalar inşa ederken, Türkiye kırmızıyı tercih etmiş ve bunu estetik biçimde sunmayı başarmış. Fuar alanına yapılan binanın içi dünyanın en eski yerleşim alanlarından biri olarak kabul edilen Çatalhöyük’ten esinlenmiş. Çatalhöyük, Konya’nın güneyinde yer alıyor ve M.Ö. 7500-5700 yılları arasında yerleşik yaşama ev sahipliği yapmış. Türkiye, Çatalhöyük’ü kullanarak Medeniyetin Beşiği temalı bir tanıtım yapmayı planlıyormuş. Detaylara ve yorumlara şuradan ve buradan bakabilirsiniz.

Farklılıklar stratejik açıdan önemlidir ve Anadolu gerçekten medeniyetin beşiği olarak dikkat çekiyor. Bu tür bir tanıtım stratejisi insanların zihninde yer etmek için etkili olacaktır. Fakat geleceğe yönelik çözümler önerememiz bence düşündürücü ve Türkiye’de turist olarak bulunmuyorsanız pek olumlu olmasa gerek.


Fuar alanı şu siteden online olarak gezilebiliyor. Çok güzel bir uygulama değil ama hangi ülkelerin ne tip yeniliklerle katıldığını görmek isteyenler ziyaret etsin.

Read More!

Çinliler neden çok tasarruf yapıyor?

vox'da gozume carpti; yakin zamanda yapilan bir arastirma, cin'de tasarruf oranlarinin cok yuksek olmasinin bir sebebinin de, ulkedeki erkek/kadin nufus oraninin dengesizligi olduguna iliskin deliller ortaya koymus.

daha once de sozu edildi. devletin ailelerin sahip olabilecegi cocuk sayisina sinirlama getirmesi ve erkek cocuk isteyen ailelerin kiz cocuklarini kurtajla aldirmalari yuzunden cin'de anormal bir kadin-erkek dengesizligi olusmakta. bugun ulkede her dogan 100 kiz cocuguna karsi, 122 erkek cocuk doguyor; ve bunun bazi sosyal sonuclari da muhakkak olacak. iste, bu calismayi yapan arastirmacilar da bu dengesizligin tasarruf oranlarini arttirdigini savunuyor.

bu iliskinin aciklamasi ise soyle: cin'de kadin/erkek dengesizligi bozuldukca, evlilik cagina gelen erkeklerin es bulmasi zorlasiyor. erkekler arasi rekabetin bir boyutu da maddi. dolayisiyla ogullarini evlendirmek isteyen aileler, onlar icin daha cok para biriktiriyorlar.

yapilan ekonometrik analizler, hanehalki duzeyinde erkek cocuk sahibi ailelerin diger ailelere gore, belirgin olarak daha cok tasarruf yaptigini ortaya koymus. dahasi ailenin yasadigi bolgede kadin/erkek dengesizligi arttikca, erkek cocuk sahiplerinin tasarruflarini arttirdiklari bulunmus.

vox'da ozeti verilen calismanin yer aldigi makalenin tamamina nber'dan ulasilabilir:

wei, shang-jin, and xiaobo zhang, 2009, the competitive saving motive: evidence from rising sex ratios and savings rates in china, nber working paper no. 15093. Read More!

Çin Bulmacası 2: Oyun Gibi

Hedge foncu Chanos'un Çin hakkındaki düşüncelerini daha önce şu 2-3 yazıda gündeme getirmiş idik. Chanos bir oyun gibi bu Çin bulmacası ile ilgileniyor.

Hedge Fonlar: Chanos ve Çin Balonu
Çin işkencesi ve Çin Setti
Çin’de Gayrimenkul Balonu Var mı?

Bu sefer neredeyse 1 saatlik bir sunumunun videosunu ilgilenenlere sunuyoruz. Bir gün finansal analist olmak istiyorsanız mutlaka izleyiniz.


Read More!

Çin’de Gayrimenkul Balonu Var mı?

Jim Chanos Çin’de balon var iddialarına açıklık getiriyor. Söylediklerinin çarpıtıldığını Çin ekonomisinin tamamında veya Çin yuanında balon olduğunu söylemedim diyor. Çin’deki gayrimenkul fiyatlarında ve sabit yatırımlarda balon olduğunu düşündüğünü belirten Chanos, Çin’e demir cevheri, inşaat malzemesi gibi hammaddeleri satan şirketleri açığa satarak gayrimenkul balonundan para kazanmayı düşünüyormuş. Ben Çin ekonomisinden anlamam, gayet uzak durduğum bir ekonomidir. Çin’de çobanlık yapmadım, koyun da gütmedim, o yüzden bu konuda kesin bir şey söyleyemem ama Chanos’ın gayrimenkul fiyatları konusundaki görüşlerinin doğru olduğunu düşünüyorum. Kendiniz izleyin.



Dünyanın her tarafında bir gayrimenkul fetişizmi var. Artık binlerce yıl mağaralarda yaşamanın genlerimize kattığı bir protein midir bilemeyeceğim ama dünyanın her tarafında “ev sahibi olmak” neredeyse kutsal bir olaydır. Çin’deki ev fiyatlarıyla alakalı bir kaç istatistik vereyim, siz de kendiniz karar verin:

1. Şangay’da 140 metrekare apartman dairesi $600,000 civarında imiş.
2. Pekin’de ortalama bir ev fiyatı ortalama bir kişinin 27 yıllık kazancına eşitmiş. Bu konuda dünya ortalaması 5-6 civarında imiş.
3. Ev fiyatlarındaki artış ortalama gelirdeki artıştan daha yüksek imiş. Son 6 yılda Pekin’de ev fiyatları gelirlerin %80 üzerinde artmış.
4. Çin’de erkek fazlalığı olduğu için (Hey Meliha Okur ve Jale Özgentürk Moğollar neden milyonlarca erkek fazlalığı olan Çin’e gitmemiş de Türkiye’ye gelmiş diye de sormamışlar yahu) evi olmayana kız vermiyorlarmış. Read More!

Gelmiş Geçmiş En Çok Kazandıran Bahis

Siz hiç bir fon yöneticisinin bir yıl yaptığı bir işten dolayı $4 milyar kazandığını duydunuz mu? The Greatest Trade Ever (gelmiş geçmiş en çok kazandıran bahis) isimli kitap hedge fon yöneticisi John Paulson’ın nasıl bir yılda yatırımcılarına $15 milyar, kendine ise $4 milyar kazandırdığını anlatıyor. Hikayeyi duymadıysanız, kitabı alıp okuyacak durumunuz da yoksa Bloomberg’de Paolo Pellegrini isimli eski Paulson analistinin hikayesini okuyabilirsiniz. Pellegrini’nin yaptığı analizi kullanan Paulson’ın fonu 2007 yılında %590 kazanıyor.

Bu hikayeyi okuyanlar “madem piyasalar etkin, nasıl olur da bir kişi bu kadar büyük bir getiri sağlar” şeklinde sorular yöneltebilirler. Bu sorunun iki tane cevabı var. Birincisi Paulson bu bahsi yaparken, karşı tarafında da başka birisi iddiaya giriyordu. Yani ortada bir kazananın olması piyasalarda bedavadan getiri sağlanabileceğinin tek başına kanıtı olamıyor. Ikinci cevap ise her gün karşımıza çıkan bir durum. Iş işten geçtikten sonra herkes konunun uzmanı oluyor, herkes olacakları bariz bir şekilde görebiliyor. Internet balonu vardı, çok barizdi, nasıl milyonlarca salak yatırımcı paralarını internet şirketlerine kaptırdılar anlamak mümkün değil şeklinde düşünebilirsiniz. Ya da “Amerika’da konut balonu olduğu aşikardı, insanlar neden gidip pahalı pahalı evleri aldılar?” şeklinde de düşünebilirsiniz. Ben mesela 2003-2004 yıllarından itibaren medyada bu tür “balon” spekülasyonlarıyla karşılaştığımı hatırlıyorum. 2003 yılında New York şehrinde ev alanların bugünkü durumu nedir diye sorsam ne cevap verirsiniz. Veyahut 2004 yılının başında ev fiyatlarındaki yükselişten faydalanıp evlerini satıp kiraya geçenler sizce kar mı etmiştir yoksa zarar mı etmiştir diye sorsam ne derdiniz?

Balon lafları o zamandan beri duyuluyordu. 2003 ortasında New York şehrindeki ev fiyatları 3 sene öncesine göre %50 artış gösterdiği zaman “fiyatlar çok yükseldi, bir sürü kişi de balon olduğunu söylemeye başladı” diye düşünüp evini satanlar sonraki 3 senede gerçekleşecek ekstra %50’lik artışı kaçırmıştı. Bugün dahi New York şehrindeki ev fiyatları 2003’ün ortasına kıyasla neredeyse %20 daha yüksektir. 2004’ün ortasında ev alanlar veya satanların ise bugün itibariyle kar veya zararları yoktur. Balonlarla ilgili söylemlerin en zayıf noktası balonun ne zaman oluştuğunun bilinmemesidir. Eğer Paulson 2004’ün ortasında pozisyon almış olsaydı, inanın ki 2006’nın ortasına kadar tonla para kaybedecek, müşterileri verdikleri paraları isteyecek ve Paulson da işsiz kalacaktı. Paulson’ın şansı pozisyonlarının çoğunu konut fiyatlarının zirve yaptığı zamana yakın bir zamanda açmış olması ve çok ucuz fiyatlardan pozisyon açması. O yüzdendir ki yatırımcılarının parasını neredeyse 7’e katlamıştır. Bir bakıma şanslıdır yani.

Bakınız bugünlerde de Çin’de çok büyük bir balon var söylemleri dolaşıyor. Aranızda balonlar konusunda uzman olan veya olduğunu düşünen varsa bundan daha iyi bir fırsat karşınıza çıkmaz. Teşhisi koyun buradan biz de 2-3 yıl sonra dönüp bakalım, ne kadar uzman olduğunuzu görelim. Birbirinden meşhur fon yöneticilerinin bir kısmının balon olduğunu, diğer bir kısmının ise balon olmadığını söylediğini biz buradan duyurduk. Göreceğiniz üzere bir piyasada balon olabilmesi için balon olduğunu düşünenler kadar balon olmadığını düşünenlerin de olması lazımdır. Hatta balon olmadığını düşünenlerin sayısının balon olduğunu düşünenlerin sayısından çok daha fazla olması lazımdır. Yoksa ortada “balon” olmazdı. Bu sözümü unutmayın, her balon var diyen gazetecinin sözüne de inanmayın. Balon olup olmadığını önceden tespit etmemizin yolu şimdilik icat edilmedi.

Bizim burada balonlar konusunda Kasım ayında bir kaç yazı yazılmıştı. Bunlardan bir tanesinde Mahfi Eğilmez’in petrol fiyatlarında balon olduğu iddiasına dikkatiniz çekilmişti. Amerika’daki konut balonunu bilen ve bu işten $4 milyar kazanan Paulson ve Pellegrini petrol konusunda ne düşünüyor dersiniz? Adamlar doların değer kaybedeceğini, bunun neticesinde altın ve petrol fiyatlarının fırlayacağını söylüyorlar. Yani Mahfi Eğilmez’in söylediğinin tam tersini. Ben size sorayım: petrol fiyatlarında balon var mı? Kime inanacağız? Balonları önceden tespit etmenin kolay olduğunu iddia edenlere soruyorum, işte size iki fırsat: petrol ve Çin’de balon var mı? Hodri meydan. Read More!

Çin işkencesi ve Çin Setti

Geçen hafta meşhur açığa satış yaparak para kazanan Jim Chanos’un Çin balonu hakkında söylediklerini gündeme getirmiştik. New York Times köşe yazarlarından Thomas (Tom) Friedman da Çin işkencesi filmi kıvamında bir yazı yazarak Jim Chanos ile resmen dalga geçmiş, yazısını şu cümlelerle bitirmiş: “Shorting China today? Well, good luck with that, Mr. Chanos. Let us know how it works out for you.”

Türkçe tercümesi şöyle: Çin’i açığa satmak mı? Bol şanslar, Sayın Chanos. Nasıl bir sonuç aldığınızı bize bildirin. Türkçe meali ise “Jim, koçum, kafayı mı yedin sen, dellendin mi, kudurdun mu? Bak donuna kadar kaybedersin, abi tavsiyesini dinle, sonra başını taşlara vurursun”

Tom Friendman’ın yazısında şu argümanları kullanarak Chanos’un önüne bir Çin setti çekiyor: Çin’in elinde 2 trilyon dolarlık tasarruflar var, 400 milyon internet kullanıcısı, 200 milyon hızlı internet kullanıcısı, 27 milyon tane teknik üniversitelerde okuyan ögrencisi var. Bir de senelerce Amerika’da yaşamış, bilimsel eğitim almış yüzbinlerce Çinli de geri dönüp ögrendiklerini Çin’i geliştirmek için kullanıyorlar. Çinlilerin altyapıları mükemmel, şimdi de hızlı trenlerle ülkeyi birleştiriyorlar. Tayvan’ın fabrikaları önce Çin’in sahil şehirlerine taşındı, şimdi de batı Çin’e taşınıyor ve ülke kalkınıyor. Bu trenin önünde durulmaz. Read More!

Çin Arabaları ve Markaları

Bugün açıklanan verilere göre Çin araba piyasası 2009 yılında dünyanın en büyük pazarı olmuş, Amerika’yı dahi geride bırakmış. Otomobil, minibüs, otobüs ve kamyon satışlarının toplamı bir yılda %46 artarak 13,6 milyona erişmiş. Ikinci sırada yer alan Amerika’da ise 10.4 milyon araç satılmış. Aradaki fark 3 milyon araçtan daha fazla. Çin ekonomisinin buyumesinde bunun payi oldukca fazla. Henüz dünya yollarında Çin malı arabaları pek göremiyoruz, Çin araba markalarını tanımıyoruz bile. Turkishtime’ın bu ayki sayısında yazdığım bir yazıda Çinli otomobil şirketlerinin nasıl Amerikalılardan çok düşük fiyatlara teknoloji ve sermaye malları satın aldığından bahsetmiştim. Bu yazıda da biraz Çin arabaları hakkında bilgi vereyim.

Çinliler ufak tefek insanlar olduklarından olsa gerek Çin arabalari da ufak tefek oluyor galiba. Pazardaki büyümenin %85’i 1,6 litreden daha düşük motor hacmine sahip arabaların satışından kaynaklanmış. Çinli otomobil üreticilerinden bir kaçı şunlar: SAIC Motor Corp, Changan Ford Mazda Automobile Co., Jiangling Motors Corp., Shanghai General Motors Corp, SAIC-GM-Wuling Automobile Co. ve Geely. Tabii bunlara ek olarak herkesin bildiği VW, Toyota, BMW, Mercedes, GM, Ford gibi şirketler de Çin’de araba pazarından pay kapmaya çalışıyor.

Çin’deki araba piyasasında en büyük pazar payı kimin diye merak ediyorsanız söyleyelim: VolksWagen şirketi 1,4 milyon adet binek araba satışı gerçekleştirmiş, bunların 1,12 milyonu ise VW markasını taşıyormuş. Öte taraftan Amerikalı müflis GM şirketi ise 1,83 milyon araç satışı gerçekleştirmiş ve bunun 700 küsür bini binek otomobil imiş.

Çin piyasasında satılan yabancı araba markaları ise şunlar: Toyota, Honda, BMW, VW, Kia, GM, Mitsubishi, Chrysler, Mercedes, Fiat, Nissan, Ford, Mazda, Citroen, Suzuki ve Hyundai. Çin malı araba markaları ise Chery, Brilliance, Hafel Auto, Tianjin, Geely, Dongfeng, Great Wall, Chang’An, ve BYD imiş. BYD arabalarinin bir ortaginin da Warren Buffett oldugunu belirtelim.

Hep yabancılar gelip Çin’de araba satıyorlar anlamı çıkarmayın bu yazdıklarımızdan. Çinliler yabancılarla ortaklıklar kurup bir yandan işin inceliklerini öğrenirken, bir yandan da devletten para alıp bu paralarla Volvo ve Saab gibi iflas etmiş markaların teknolojilerini satın alarak kendi ayakları üzerinde durmaya başlayacaklar. Pek yakında olmasa da önümüzdeki yıllarda araba piyasalarında Çin malı arabalarin istilasından bahsedebileceğiz diye düşünüyorum. Bunun ilk belirtilerini ise görmeye başlıyoruz. Önümüzdeki bahar Çin araba üreticisi Geely Avrupa Nanoq marka elektrikle çalışan arabanın satışına başlayacakmış. Read More!

Hedge Fonlar: Chanos ve Çin Balonu

Enron skandalını ortaya çıkaran hedge fon yöneticisi Jim Chanos geçtiğimiz yazdan bu yana Çin ekonomisini araştırmaya başlamış ve açığa satışa geçmiş. Temel olarak Çin’in yaptığı harcamaların ekonomideki zayıflıkları gölgelediğini, adamların rakamlarla oynadığını, çok büyük bir atıl kapasitenin ortaya çıkacağını ve ellerinde patlayacağını düşünüyormuş.

Öte taraftan diğer meşhur bir hedge fon yöneticisi Jim Rogers ise Chanos’u eleştirmiş ve “10 yıl önce Çin’in ismini heceleyemeyenler şimdi Çin uzmanı ayağına yatıyorlar, Çin’de balon falan yoktur” demiş. Jim Rogers Singapur’da yaşıyor ve çocuklarına da Çince öğretiyormuş onu da belirteyim.

Bunlar sıradan hedge fon adamları değil, ikisinin de namı var. O yüzden hangisinin haklı olduğu önemli, bu konunun böylece gündeme taşınması da Çin’i uzaktan izleyenler için pozitif dışsallıklar yaratabilir. Bilgiyi onlar üretiyor, biz bedavaya sahip oluyoruz. Konuyla ilgili detaylı haber New York Times’da okuyabilirsiniz. Read More!

Cin Bankalari

FT'den guzel bir calisma: 10 yil once ve bugun dunyanin en buyuk finansal kuruluslari. Kuresel sermayenin simge kuruluslari yerini Cin devlet bankalarina birakmis. Yillik degisimler ve detaylar icin linke bakabilirsiniz.




Tutumluluk  Inovasyon örnekleri  Türev Konu Anlatımı  EFT Nedir  Olasılık nedir    Ekonomi Nedir  Hisse Yorumları  Bilinçli Tüketici Read More!

Çin Çin!

Eskiden çin çin vardı kırmızı noktalı, hay allah!

Buyurun size çin çin!

"China's official figures are riddled with such inconsistencies. For example, the numbers reported for the growth in both GDP and fixed investment are incompatible. If investment accounts for 45% of GDP and it grows at an annual rate of around 25%, then simple arithmetic shows that investment alone should cause output to rise by 11% a year, even without any increase in consumption and net exports. Yet, according to government figures, consumer spending and net sales abroad have been contributing another six percentage points to annual GDP growth. That could imply that overall economic growth is an incredible 17%, compared with the merely astonishing 10% that it is currently running at. But it is more likely that the reported ratio of investment to GDP is much too high.

There is another big discrepancy between the figures for investment and saving. In theory the gap between the two should equal China's current-account surplus, which was 7% of GDP last year. If the reported investment ratio of 45% of GDP is added to that, the national saving ratio becomes 52% of GDP. Yet most studies estimate a much lower figure. A recent paper by the World Bank suggests that China's total saving rate is 44%. If that is correct, subtracting the current-account surplus (presumably one of China's more accurate numbers since it consists of trade with other countries) from that figure would imply a less hair-raising investment rate of 37% of GDP."

Ben yazmadım The Economist yazıyo. Yazının tamamı için buyurun.

Bütçe Nedir    iktisat Nedir    Borsa Yorumları    Regülasyon Nedir    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri Read More!

Cin'de Yatirim

Dunya'daki buyuk ekonomiler icerisinde en hizli buyuyeni Cin. Sosyalist modelden serbest piyasa modeline kademeli olarak gecen Cin, son 28 yildir her sene %9-10 gibi bir hizda buyuyor. Bu yakin zamanda da degisecek gibi gorunmuyor. Ozellikle Dunya Ticaret Orgutune katildiktan sonra Cin'e olan yabanci yatirimci ilgisinde cok buyuk patlama yasaniyor. Cin yatirimcilar acisindan cok buyuk potansiyel iceriyor. Ancak bugune kadar kucuk yatirimci icin Cin'e yatirim yapabilecegi guvenli bir yol henuz bulunabilmis degil.

Cin'e yatirim yapmak isteyen Amerika'daki yatirimcilara Kore ve Japon hisse senetlerine yatirim yapmalari oneriliyor. Sebebi ise Cin'deki buyumeden en cok bu iki ulkenin faydalanacak olmasi olarak gosteriliyor. Ben gelisen piyasalarda en cok finansal sirketleri yatirim olarak tercih ediyorum. Sonucta Cin hakkinda bildiklerimin hicbirisi birinci elden degil, sagdan soldan duyduklarim. O yuzden gozu kapali olarak yatirim yapmak durumundayim (eger yapmaya karar verirsem tabii).

Cin'e yatirim konusunda benim tercih ettigim sirket Bank of America (ticker:BAC). Oldukca guvenli bir yatirim, para kaybetme olasiligimiz uzun vadede yok gibi. BAC gecen yaz Cin'de China Construction Bank isimli bankanin %9'unu defter degerinin 1.2 katina aldi. Sirket daha sonra halka arzda defter degerinin 1.95 katini getirdi. Bir kac ay icerisinde BAC 1.5 milyar dolarlik kar yapmis oldu ama daha bu baslangic. BAC sirketin 19.9% alma opsiyonuna (hakkina) sahip.

Ote yandan BAC'inin yatirimlarinin buyuk cogunlugu ABD'de. Burada faizlerdeki yataylasmadan dolayi banka hisselerinde bence gecici bir gerileme yasandi. BAC'nin bugunku fiyati $44.44 ve fiyat kazanc orani sadece 10.7. Ayrica hersene $2.20 kar payi dagitiyor. Bence iyi bir fiyat ve senelik %15 nominal getiriyi rahatca yakalar gibime geliyor.

Cin icin "pure play" yani tam anlamiyla Cin'deki varlik fiyatlarindaki artistan faydalanacak bir yatirim araci su an yok. Olursa soylerim.

Dikkatinizi cekmistir belki. Amerika'da senede %15 nominal getiri oldukca yuksek bir getiri. Oysa Sekerbank daha bugun %15 yukseldi. Read More!