Amerika Her Yil 50 GAP Kaybediyor

Bir okuyucumuz (daha once adini hic duymadigimiz) Tercuman gazetesinden Esfender Korkmaz'in cari acik uzerine yazdigi yaziyi elestirmis. Ekleyecek iki seyim var. Birincisi, demek ki 4 senede yabancilar Turkiye'ye 5 tane GAP kadar yatirim yapmislar, biz GAP'i 20 senede bitirdik, adamlar neredeyse her sene bir tane yapmislar, sagolsunlar. Ikincisi, ayni duz mantigi kullanarak Amerika'nin her sene 50 tane GAP kaybettigini soyleyebiliriz. Dunya'daki her turlu entrikanin, cinligin, guc kullanarak cikar elde etmenin kompetani olan Amerika nasil olurda her sene 800 milyar dolarlik bir kaynagi yabancilara goz gore gore kaptirir? Esfender Bey, onerilerinizi hemen George Bush'a iletiyorum, hemen bu konuda da bir "savas" baslatip problemi cozeceklerine eminim. Size de sanirim bu uyarilarinizdan dolayi "bir madalya" takarlar, "Esfender sagol biz farkedemedik 800 milyar dolarlik acigi, sen olmasan yanmistik" diyerekten. Cari acik hakkinda detayli ve dogru bilgi edinmek isteyen okuyucularimiz bu konuda yazdigimiz eski yazilari okuyabilirler.

Tutumluluk Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları    Nükleer Kirlilik    Nükleer Nedir    Fraktallar    Sosyalizm Nedir

sn. ekonomix
zaman zaman gazetelerdeki ekonomi yorumcularindan oyle inciler dokuluyor ki, bu ulkede kimlere nasil prof. unvani verilir, nasil gazetelerdeki kosebaslarini tutarlar, hayretler icinde kaliyorum.
bugun okudugum yorumun sahibi prof. bu tezi ile ekonomide yeni bir cigir acar, nobel ekonomiyi kimseye kaptirmaz.
blogunuzda yararlanabilir ve en azindan bu gerceklerden daha fazla insanin yararlanmasini saglayabilirsiniz diyerek sizinle paylasmak istedim.
saygilarimla,
Alp
4 yılda 5 GAP kaybettik
TÜRKİYE için elverişli olmayan kur politikası nedeniyle, siyasi iktidarın dört yılında 150 milyar dolarlık dış ticaret açığı ve 79 milyar dolarlıkta cari açık ortaya çıktı.
Bu cari açığın finansman şekli bugün sıcak para ve dış borçla yapılıyor... Bugün yüksek reel faiz ve kırılgan bir ekonomi olarak ortaya çıkıyor... Yarın dış borç ödeme ve dolayısıyla reel sektördeki sıkıntılar ve işsizlik olarak ortaya çıkacaktır.
Cari açık döviz kaybı demektir... 4 ortaya çıkan bu 79 milyar dolarlık kayıp dünyada verilen en yüksek savaş tazminatlarından daha yüksektir.
Bir karşılaştırma yapmak, cari açıkla ortaya çıkan kaynak kaybımızın 5 tane GAP kadar olduğunu söyleyebiliriz... Demirel "GAP' ı gaptırmam" dedi... Ancak görülüyor ki AKP cari açık yoluyla 5 GAP harcadı.
Read More!

Laik sistem elden gidiyorsa sorumlusu kim ?

Erdoğan'ın karizmasını küçümsemiyorum, dışlanmış kitlelerin iktidarı elegeçirme azmini de. Ama eğer konjektör uygun olmasaydı AKP tek başına iktidara gelebilir miydi ? Hayır. Meclise bir yada iki partinin daha girmesi koalisyonu zorunlu kılardı. AKP başta cumhurbaşkanı seçimi olmak üzere pek çok konuda yegane belirleyici olmazdı.

2000-2002 döneminde, henüz halk tarafından iktidardan düşürülmemişken, liderilerimiz (yani beyazların önde gelenleri) öylesine yetersiz kaldırlar ki sonuçta bütün ülkenin kaderini belirleme gücünü AKP kucağında buluverdi. Zamanında akıllıca davranmadık, şimdi meydanlarda ağlıyoruz. Postmodern bir diktatörlüğün özlemiyle yanıp tutuşuyoruz. Demokrasi kelimesini ağzımıza almıyoruz, çünkü meydanları tıka basa basa doldursak bile azınlık olduğumuzu biliyoruz.

Yenileceğiz. Kaderimizde bu yazıyor. Azınlık olduğumuz için değil bize doğru dürüst taktik veren olmadığından. 367 dalaveresi kısa süre işe yarasa bile karşı tarafın saflarını daha da sıklaştıracak. Eğer askerlerin gelip bizi kurtaracağını sanıyorsunanız yanılıyorsunuz derim. Tankı, tüfeği sokağa çıkarmak bir şey değil, ondan sonrasını götürmek önemli. 1980'lerin dünyasında yaşamıyoruz.

Arbitraj Nedir    Broker Nedir    Altın Yorumları    Portföy Nedir    Petrol Fiyatları    Nükleer Santraller    Sosyalist Nedir

Durumumuz umutsuz, çünkü takım oyununu bilmiyoruz. Erdoğan, Gül ve Babacan'ı seçti, geçmişte Sezer ve Derviş'i Ecevit'in seçtiği gibi. Bu iki takımın elemanlarının birbirleriyle uyumunu karşılaştırın lütfen. Sezer'i cumhurbaşkanı yapmak merhum Ecevit'in dışında kimsenin aklına gelmezdi, Derviş'i Amerika'dan getirtip ekonominin başına oturtmakta. Peki onlar karşılığını nasıl ödediler ? Benzer davranışları Gül ve Babacan'ın Erdoğan'a yapmaları mümkün mü ?

Bilmem hatırlayan kaldı mı ? 57. hükümet çok nazik bir dönemde iktidara gelmişti. Başarısı, başarısızlığı; Türkiye'nin hangi yöne sapacağını belirleyecekti. Hükümet AB sürecini başlattı, IMF ile son dakikaya kadar samimiyetle yürüttüğü bir program yaptı. Bu arada Sezer, kendince haklı sebeplere dayanarak Ecevit hükümetine yapmadığını bırakmadı. Seçimle başa gelen bir hükümetin yaşayabileceği zorlukları azda olsa anlama zahmetine kapılmadı. Bildiğimden şaşmam dedi ve 'bu hükümeti paramparça edersem yerine ne gelir' diye düşünmek hiç aklına gelmedi. Şimdi kalkmış 'Türkiye Cumhuriyetinin temel ilkeleri' tehlikede diyor. Eğer böyle bir tehlike varsa bugün mü ortaya çıktı ? Sezer rahmetli Ecevit ile üç aşağı beş yukarı aynı dünyaların insanlarıydılar. Ufak tefek görüş farklılıkları olur elbet. Bunları abartıp devletin tepesinde skandal yaratarak fay hattının kırılmasına sebep oldular. Türkiye başka bir yöne doğru dümen kırdı. Bugün yaşadıklarımız yalnızca sonuçtur. Aklımızdan çıkarmayalım.

Derviş'e gelince. Bu beyefendinin 'rekabetçi kur' teorileri, sermaye hareketlerinin sınırlandırma fikirleri (hatta hatırlayınız daha da ileri gidip gümrük birliğinin gözden geçirilmesini bile talep etmişti) benim gibi kökten piyasacıların kabul edebileceği şeyler değildir. Ancak memleketimizde bu tür görüşlere sahip insanlar kum gibi. Kemal Derviş'e kafayı takmamın sebebi 'sosyal demokrat' fikirleri değil, ülkeyi kötü bir dönemde seçime zorlamasıydı. Seçmenin taş üstünde taş bırakmayacağı ve bugünlere geleceğimiz belliydi. Aşağıda Kemal Derviş'in kadim dostu Hurşit Güneş'e 2003 başlarında öfkeyle kaleme aldığım bir mektubu yayınlıyorum. Ne demek istediğimi anlayacağınızı umuyorum (Daha sonra diğer dostlarına yazdığım 2002 mektuplarını da yayınlayacağım, elbette verdikleri cevapları saklı tutarak).

'' Hurşit Bey,
Bülent Bey saglıgına kavusduktan sonra teknisyenlerle birlikte yapılan son liderler zirvesinde, eger Kemal Bey 'piyasalar yeni siyasi senaryolar istiyor' gibi bir lafolojiyle hükümeti dağılmaya zorlamasaydı, o pazartesi güçlü bir alım hareketiyle faizin canına okunacaktı. Elbette bunu ispatlayamam çünkü tarihi geri alıp tekrar oynatmak mümkün degil. Fakat tersini ispat etmeye çalışmak çok daha zor. Çünkü 57. hükümet içindeki kavga gürültü Mayıs ayına kadar zaten vardı, örnegin Kemal bey ortada fol yok yumurta yokken kameraların karşısına geçip 'her şey çok kötü gidiyor' gibi beyanlarda bulunuyor, buna rağmen faizler 50'nin altını zorluyordu. Piyasalar, Kemal Bey'in iddia ettiği gibi çok fazla bir belirlilik peşinde degil. Kaldı ki hatırlayınız Kemal Bey'in temel iddiasını 'Piyasaların sevmedigi şey, seçime gidilecek olması değil seçim tarihinin belirsiz olması'. Düz Aristotes mantıgıyla bile uyuşmayan bu hipotezin geçersiz oldugı kanıtlandı. Değil mi ?
Şunu söyleyeceginizi sanıyorum: '57. hükümet zaten adam olmazdı. Kemal bey, 58. hükümetin önünü açarak ülkeye çok büyük faydası dokundu. Şimdi AB'ye daha da yakınız, Kıbrıs çözüme doğru gidiyor, TÜRBAN KÖKTEN ÇÖZÜLÜYOR falan,filan..' . Nerede durduğunuza bağlı olarak mutlaka iyi sonuçlar doğurmuştur ve daha da doğuracaktır. Hep birlikte yasayıp göreceğiz.
Buna rağmen, ben kendi adıma, standart bir vatandas olarak, Kemal bey'e bu işi gerçekleştidigi için bir minnet duymuyorum.
58. hükümetin en büyük şansı, diğer hükümeti hiç önemsemeden, kameraların karşısına geçip 'erken seçim tarihini belirlemessek kriz olur' gibi bir beyanda bulunabilecek bir 'ekonomi bakanına' sahip olmaması. Sanırım bu avantajlarını degerlendirecekler. ''

Not: Bizim takımın stratejisi sanırım şu: 'Eğer eşi kapalı olacaksa Cumhurbaşkanı hiç seçilmese de olur'. 'Cumhurbaşkanını seçemeyen bir ülkenin başına ne gelir' gibi gereksiz sorularla canımızı sıkmıyoruz. Bu ülkede 1970'ler hiç yaşanmadı. 1980 ihtilalinin hangi gerekçeye dayandırıldığını bilenlerin çoğu öldü, geri kalanlar da hafızasını kaybetti. Diyelimki sistemi tıkayarak türbanı bloke ettik, ya sonrası ? Ben bir tahminde bulunmak istiyorum. Yüce mahkeme üyeleri her ne siyasi görüşte olursa olsun böylesi hatalı bir kararın altına (bkz. altın yorumları) imza atmayacaklardır.

ahmet çavuşoğlu Read More!

Orman Kanunu Nedir Neye Denir?

Salih Neftci bugun cok guzel bir yazi yazmis. Guzel diyorum cunku benim goruslerimi yansitiyor. Orman Kanunu nedir, neye denir diye merak edenler okusun.

"Muhalefet siyaseti germekte haklı görülebilir mi? Kuşkusuz evet. Ama oyunun kurallarını çiğnemediği sürece... Denebilir ki... Gelişmekte olan ülkelerin en belirgin özelliklerinden birisi tarafların oyunu kurallarına göre oynamamasıdır. Afrika’dan Güney Amerika’ya... Belli aralıklarla darbeler olmuş, rejim değişmiş arkasından da her seferinde yeni kurallar getirilmiştir.

Ama oyun bir süre sonra bu yeni kurallara göre oynanmamıştır. Bir ülke açısından çok zararlı bir gelişme. Çünkü oyunu kurallarına göre oynayınca iş dünyasının, gençlerin, girişimcilerin ileri dönük plan yapmasını kolaylaştırmış oluyorsunuz. Yani yatırımı kolaylaştırıyorsunuz. Belirsizlik azalınca yatırım hemen yükseliyor. Belirsizliğin azalması da bir yerde kuralların belli olması, kuralların tartışma götürmemesine bağlı. Kuralın belli olmadığı, duruma göre değişebileceği bir siyasi veya ekonomik ortamda belirsizlik nasıl ortadan kalkar? Nasıl yatırım yapılır? Kim kime güven duyar? Böyle bir ortamda ne plan yapılır, ne yatırım.


Geri kalmışlık esasta budur. "

Biraz gecmise gidelim. Turgut Ozal hem Kürtlerin (o zamanlar Kürt yoktu, bunlar karda yururken kart kurt diye ses cikaran Türkler oldugu icin kendilerine Kürt denilen Türklerdi aslinda) meclise girmesini engellemek hem de dusen oy oranina ragmen meclisteki cogunlugunu surdurmek icin %10 barajini getirdi. Buna ek olarak siyasi partilere bir de hazineden para aktarilmasini eklediginiz zaman ortaya abuk sabuk bir politik sistem cikiyor. (AKP 2007 yilinda 140 milyon YTL, CHP 80 milyon, DYP 30 milyon, MHP 26 milyon, ve Genc Parti 23 milyon YTL para alacakmis). Vatandastan toplanan 300 milyon YTL vergi de boylece havaya ucmus oluyor.

Bütçe Nedir    iktisat Nedir    Borsa Yorumları    Kredi Faiz Oranları    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri

Problem soldaki ve sagdaki partilerin birlesmemesi, dinci bir cekirdege sahip AKP'nin ise birlesmeyen partilerdeki milletvekillerini kendi saflarina katmasinin yardimiyla da oylarin %34'unu ve sandalyelerin cogunlugunu kazanmasidir. Burada suclu olan, yanlis yapan AKP degildir; suclu hem sagdaki hem de soldaki kendilerine "laik", "demokrat" veya "ulusalci" diyen partilerdir. Son gelismeler bize Turkiye'de demokrasinin sozde oldugunu gostermistir. Askerler de son bir gayret "Yahu bu gerizekalilar cumhurbaskanligini da AKP'ye kaptiriyorlar, bizim darbe yapmamiza gerek kalmadan bu isi halledilmemizin tek caresi Anayasa mahkemesidir. Tez elden sunlara bir mesaj yollayalim, ustu kapali bir sekilde AKP'yi uyardik dinlemediler, biz de mecburen kurallari cigneyerek durumu dengeleyelim" diyerekten Cuma gecesi internetten muhtirayi verdiler. Internet uzerinden yapilan ilk quasi-darbedir bu ayni zamanda.

Gercekten de AKP askerler tarafindan kapali kapilar ardinda ciddi bicimde uyarilmis. Bunun uzerine de Erdogan kendisi yerine Abdullah Gul'u kurban olarak secmis. (Biz bu durumu bir ay once goremedik maalesef, gorseydik Cumbaba tahminimiz Tayyip olmazdi). Oysa yapmasi gereken turbansiz birisini aday gostermekti. Askerlerin tehditlerinde ciddi olmadigini, veya tehditlerini gerceklestirme olasiliginin dusuk oldugunu dusunmus olmali. Bu olasiligin sifir oldugunu dusunseydi kendisi aday olurdu.

Biz ekonomistiz, genelde siyaset ile ugrasmayi sevmeyiz. Bugunku amacimiz da durumun dogru bir analizini yapmaktan baska bir sey degildir. Askerlerin "uyarilarindan" sonra Anayasa mahkemesinin ulkeyi secimlere goturmesinin olasiligini %95 gibi bekliyorum. Neticede Anayasa Mahkemesinin uyeleri de "laik" Cumhurbaskan'imiz Sezer tarafindan secilmis kisilerdir. Bu kisiler de salak degillerse askerlerin verdigi mesaji almislardir. Neticede gercekci davranacaklardir. Ha bu Anayasa'nin "hukuk devleti" ilkesine ters dusecektir ama mevzu o degil.

Demek ki buyuk olasilikla genel secimler Agustos'da gerceklesecek. Subat ayinda genel secimler oncesi fazla risk almak istemedigimi belirtmistim. Ama portfoyun riskini azaltmak icin de onumuzde uzunca bir zaman oldugunu da soylemistim. Neden satis icin bekleme yolunu tercih ediyordum? Iki nedeni var: birincisi vergiden sakinmak, ikincisi borsanin yukselecegi yonundeki beklentilerim. Gercekten de borsa bekledigim gibi yukseldi. Ancak artik onumuzde uzun bir zaman olmadigi da anlasildi. Bir seneden uzun suredir tuttugum kagitlari satmanin zamani geldi. Yine de bu kagitlari ucuza satmak istemiyorum. Umarim borsa pazartesi acilista buyuk bir dusus yasamaz. Neticede Cumhurbaskaninin AKP disinda birisi olmasi bazi yatirimcilar tarafindan olumlu bile karsilanabilir.

Neyse, pazartesiye daha vakit var. Degerlendirmelere devam edecegim.

Not: Bu yaziyi da ben yazmadim, dun bahsettigim kisi tehditlerine devam ediyor, o yuzden onun yazdigi yazilari burada yayinlamak zorunda kaliyorum. Read More!

Ekonomi Forumu

Merhaba ben Özkan, sitenizin takipçilerindenim

Farkındamısınız bilmem, internette blogların sayısı arttıkça kaliteli yazarlar karşımıza çıkıyor.. Bizim ilgi alanımız Ekonomi, ve takip ettiğimiz ekonomi bloglarında çok sıkı yazılar ve yorumlar görüyorum..
Blogunuzda genelde aynı insanlar var ve yazılarınıza kaliteli yorumlar alıyorsunuz.. Geçenlerde yazılarınızdan birinde daha geniş bir platformda ekonomi konuşmayı önermiştim, ve bunun için bir forum gerekli olduğunu söylemiştim..

Bütçe Nedir    iktisat Nedir    Borsa Yorumları    Kredi Faiz Oranları    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri

Yorum yapanların bazen yazandan kaliteli işler çıkardığı bile oluyor, işte bu yorumcuların belli bir konuya yorum yapmak yerine kendi yazılarını yazabileceği, siz blog yazarlarının yazılarına yer verileceği, soru cevaplarla fikir alışverişinde bulunulabilecek ve dahi ekonomi alanında deneyim ve / veya eğitim sahibi bu insanların tanışıp birbirine başka alanlarda da yardımcı olabileceği bir forum oluşturmak istedim..

Bunun dışında herhangi bir amacı olmayan ve henüz üyesi bulunmayan forumumuzu katılımlarınızla güçlendirmenizi ve sitenizde duyurarak okurlarınızı da haberdar etmenizi rica ediyorum.. şimdiden teşekkürler, umarım hepimiz için faydalı olur...

Borsa Yorumları
Altın Yorumları
Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
Fraktallar
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası

Read More!

Borsa Neden Dustu?

Borsa %2 dustu, nedeni ise CHP'nin mecliste Cumhurbaskani seciminde 367 milletvekili bulunmamasini Anayasa Mahkemesine tasimasi. Piyasalar acaba dogru bir tepki mi verdi, yoksa bu bir alim firsati mi?

Devlet Nedir    UNESCO Nedir    Bono Nedir?    Reeskont Nedir    Enflasyon Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir  Forex Nedir

Anayasa'nin 102. maddesi “Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir" diyor. Demokrasi dusmani CHP de bu ifadeyi carpitarak "mecliste o zaman en azindan 367 milletvekili olmalidir" anlaminda yorumluyor. Biz yorumumuza gecmeden once Anayasa'nin 102. maddesi tam olarak ne diyor asagiya aktarilim:

"Madde 102 – Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır.

Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir.

En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da üye tamsayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir.

Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder."

Anayasa ilk iki turda 367 oy gerektigini, olmazsa ucuncu turda 275 oy alan adayin da cumbaba secilecegini belirtiyor. Simdi toplanti olabilmesi icin 367 kisilik bir katilim gerekiyorsa 184 kisi toplantiya katilmayarak cumbabayi sectirmeyebilir. O zaman neden anayasa ucuncu turda 275 oy yeter diyor ki? 275 muspet oy ve en az 367 oy kullanilmis olmalidir demeliydi. Demedigine gore 367 kisinin katilimi sarti hayal urunu olmalidir.

Boyle bir sart oldugunu dusunursek mecliste ucte bir azinligi sahip bir parti istemedigi kisiyi Cumhurbaskani sectirmez mesela. Mantikli mi bu?

Ote yandan biraz daha ileriye bakalim. Meclis baskani da ayni sisteme gore seciliyor. O zaman secimlerden sonra diyelim ki AKP haricindeki partiler koalisyon yaptilar ve meclis baskani sececekler. AKP'nin de mecliste 200 tane sandalyesi olsun. AKP meclis baskani secimlerine katilmayarak meclis baskanini sectirmezse ne yapacagiz? Sonsuza kadar meclissiz mi devam edecegiz?

Burada mantikli olan katilim icin 367 sartinin olmamasidir. Deniz Baykal da bunu biliyor ama isine gelmedigi icin boyle anliyormus gibi yapiyor. Anayasa mahkemesinin anayasaya aykiri karar verecegini dusundugu icin boyle yapiyor. Turkiye'de sozde demokrasi vardir ve Turkiye sozde hukuk devletidir diye dusunuyor. Yatirimcilar da boyle dusundugu icin bugun borsanin dusmesi normal. Anayasa mahkemesi gercekten gorevini yapiyor olsa bugunku dususu kisa vadeli alim firsati olarak degerlendirmek mumkun olabilirdi, ancak boyle bir ortam oldugunu dusunmuyorum. Bu Anayasa Mahkemesinin ilk vukuati da olmayacak. Ulkenin politikalarina secmenler karar vermelidir. Biz de gecmiste askerler karar veriyordu, simdi de hakimler.

Not: Bu yazi bana ait degildir. Bu yazi bana email araciligiyla imzasiz gonderildi, yayinlamamam halinde tehdit edildim. O yuzden yayinliyorum. Ne anayasa mahkemesine ne de ulkemizin guzide politikacilarina ve politik partilerine karsi olumsuz bir dusunce ve his tasimiyorum. Duyurulur. Read More!

Sulu Yakit Pili Teknolojisi

Vestel 20 milyon dolar harcayarak sulu yakit pili teknolojisi gelistirdim diye sulu sulu bir aciklama yapmis. Yuh yani.

Manipülasyon Nedir  Borsa Nedir  Hisse Senedi Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  IMF Nedir    Ekonomi Nedir    Kalite Nedir

Birincisi dunyada milyarlarca dolar harcayarak adamlar teknoloji gelistirmeye calisiyorlar, hala beceremediler, Vestel becermis!!! Ikincisi becerdik diye ortaya attiklari cozumun kurulum maliyeti $12500 imis, ben senede $600 kadar elektrik parasi oduyorum. Demek ki ben bu sistemi kendi evime kursam en azindan 20 senede kendi kendini amorte eder. Ote yandan $12500'i enflasyona endeksli hazine kagitlarina yatirsam senede elime elektrige harcayacagim rakamin 2 kati bir para gecer. Bu parayla ben 1 degil, 2 evi aydinlatirim. Kaldi ki icat ettikleri sistemin omru olsa olsa 3-5 yildir.

Mesele yenilenebilir enerji teknolojisi gelistirmek degil, mesele petrolden daha ucuza mal olacak yenilenebilir enerji teknolojisi gelistirmek. Adamlar bir de piskin piskin "Bu teknolojinin uygulanmasinin Turkiye'ye maliyeti 60 milyar dolari bulur, bunun %80'ini devlet karsilasin" demis. Oooooooldu.

Teknoloji gelistiriyoruz ayagina yine devletten para koparmaya calisiyoruz. Ne kadar uckagitci bir millet olduk yahu, bilim adamlarimiz bile uckagitci. Read More!

Hakemler Fener'e Karsi mi?

Futbol bir oyun, neticede amac seyircileri eglendirmek. Turkiye'de ise durum biraz farkli. Politik olarak 80 ayri partiye bolunen ulkemizde futbolda bir konsolidasyon yasanmis ve 3.2 buyuk takim disinda gerisi onemsiz hale gelmis. Ilginc.

Manipülasyon Nedir  Borsa Nedir  Hisse Senedi Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  IMF Nedir    Ekonomi Nedir    Kalite Nedir

Fenerbahce bugun kupadan elenince yoneticileri Ali Koc kendini tutamayarak "Şerefsizler ve hırsızlar emeğimizi çaldı. Biz elimizden geleni yapıyoruz ama sürekli üzerimize oyunlar oynanıyor. Ben eğer tur da atlasaydık böyle bir konuşma yapacaktım. Artık gırtlağımıza gadar geldi. Ulusoy ve ekibi bu çirkin oyunlarına bir son versin ve elini ayağını bu işlerden çeksin." seklinde bir ifadede bulunmus.

Bu sene maclari izlemiyorum. Sene basinda bir ay sureyle izledim ve bu sene ligden bir halt olmayacagina kanaat getirerek izlememeye karar verdim. Hem de maclari izlemenin maliyeti daha onceki yillardaki aylik $30'dan $16'a dusmesine ragmen bu karari aldim. Evet, Fenerbahce'nin sampiyon oldugu 2003-2004 ve 2004-2005 sezonlarindaki maclari izledim.

Bu sene Ali Koc'un dedigi gibi hakemler Fener'e karsi mi? Vakti olan birisi bunu master tez konusu yaparak inceleyebilir aslinda. Ben hoca olsaydim, ogrencilerimden bir tanesini bu konuda tesvik ederdim. Sonucta ilgi goren bir konuya bilimsel bir cevap ariyorsunuz. Biraz yaratici olursaniz gercekten bilimsel olarak analiz edebileceginiz bir konu. (Bir babayigit ciksin bu isi nasil becerebilecegimizi aciklasin)

Ben bu sene hakemlerin Fener'e karsi oldugunu varsayacagim. Vurgulayacagim nokta ise 2004-2005 sezonunda hakemler Fener'in yaninda iken Fenerli yoneticilerin seslerinin neden cikmadigi. Gidin eski maclari izleyin, neredeyse her macta Fener'e bir kiyak yapildigini goreceksiniz. Bilimsel olarak da bunu gosterebiliriz. (Ben yapmayacagim vaktim yok)

2004 ve 2005 yillarinda da hakemlerin Fener'in yaninda oldugunu varsayacagim. Burada onemli konu hakemlerin Fener'in yaninda veya karsisinda olmasi degil, hakemlerin 3 buyuklerden birinin yaninda olmasi. Futbolun adaleti yoktur derler ama hakemlerin de adaleti yoktur aslinda. Bu sadece ulkemizde olan bir durum da degildir. Avrupa'da da, Guney Amerika'da da sonuclari manipule etmek icin hakemler kullanilmaktadir. 2002 Dunya Kupasinda Guney Kore yari finale cikti hakemler sayesinde. Amerika'da hakemlerin sonuca etkisini azaltmak icin birincisi tonla hakem kullaniliyor, ikincisi mac esnasinda oyun durdurularak goruntuler kameradan izlenerek verilen kararlar degistirilebiliyor, ucuncusu takimlarin verilen kararlara itiraz etme haklari var.

Avrupa ise 90 dakikasinin sadece 55 dakikasinda topun oynandigi bir oyunda bu tur yenilikleri hayata gecirmek icin bir caba icerisine girmeyi birak, oyunu yavaslatir gerekcesiyle engelliyor. Futbolda sonucu etkileyen uc tane karar vardir: ofsayt kararlari, penalti kararlari ve gol kararlari. Takimlara mac icerisinde 2 defa yanilma hakki taniyarak kararlara itiraz hakki vermedigimiz surece hakemlerin adaletsizligine cozum uretemeyiz. Avrupa bu kurali uygulamakta ayak diretiyorsa, biz kendi ulkemiz icerisinde bu kurali onlardan bagimsiz uygulama yoluna gidelim. Neticede hakemlerin verdigi yanlis kararlar kuluplerin gelirlerini etkiledigi icin finansal sonuclari vardir. Mahkemelere meclis oturumunda en az 367 kisi olmalidir seklindeki gerizekali konulari goturecegimize gercekten adaletsizlige neden olan bu konulari goturup soruna "yasal" bir cozum bulmamiz daha dogru olmaz mi? Read More!

Uslup ve Serbest Piyasa

Okurlarimizdan ve yazarlarimizdan ara ara uslubumun kotulugu hakkinda elestiriler aliyorum. Deniz Gokce ve Asaf Akat da bu konudan sikayet etmislerdi. Benim verdigim standart cevaplar ise iki tane idi. Birincisi, zarfa degil icerigine bakin. Ikincisi ise, zaten fazla zamanim yok, bir de uslubu duzeltmeye vakit harcarsam bu isin zevki kacar idi.

Manipülasyon Nedir  Borsa Nedir  Hisse Senedi Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  IMF Nedir    Ekonomi Nedir    Kalite Nedir

Bugun aklima verebilecegim ucuncu bir yanit geldi. Bu yanitin aslinda cok onceden gelmis olmasi gerekirdi ama. Kimligimi aciklamami isteyen kisileri nasil 500 YTL'lik (toplam bagis) fiyatini one surup "susturduysam" (*) , benzer bir cozumu uslup konusunda da devreye sokmaya karar verdim. Bu sefer insanlari caydirmaktan ziyade duzgun uslubun "degerini" hesaplama yonune gidelim. Okuyucularima soruyorum. Benim daha duzgun bir uslupla yazi yazmam icin, bir seferlik olmak uzere, kac YTL odeme yapmak isterler?

Bir hafta sonunda onerilen rakamlari toplayarak duzgun uslubun yaklasik degerini hesaplayabiliriz. Ondan sonra da bana "uc kurus deger vermediginiz bir seyi yapmam icin niye basimin etini bu kadar yiyorsunuz" deme firsati cikabilir.


(*): Asaf Savas Akat kimligimi gizleyerek yazi yazmami "ayip" olarak niteledigi zaman, kimligimi madem cok ogrenmek istiyorsunuz bastirin parayi ogrenin dedim. Kimligimi ogrenmenin degeri onun icin 500 YTL olmadigi icin cark etti. Read More!

Devlet Okullarinda Durum Nedir

RTE'nin aday olmasini hic istemiyordum ama Abdullah Gul de tercihim degildi. Insan Deniz Baykal'a ragmen kendini CHP'ye oy vermeye mecbur hissediyorsa akli karisik demektir nitekim.
Ancak, her durumda cocuklar kazansin diyerek bendeniz cep telefonum ile TEGV'e 10 YTL tutarinda bagisimi yaptim. Bilgi icin soyluyorum.

Sindirella Hikayesi  Tahvil Nedir  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Çernobil Faciası  Türev Konu Anlatımı  Demokrasi Nedir    Yatırım Fonları
Ancak, sunu da biliyorum ki, mevcut zihniyetin Milli Egitim yaklasimiyla, 500 tane TEGV olsa her tarafi dokulen egitim sisteminden kimse faydalanamaz. Bu hafta sonu cocuklari 6 ve 7. sinifta okuyan iki arkadasimin birbirleriyle dertlesmelerine tanik oldum. Dehsete dustum. Turkiye'nin mustesna ozel okullarinin egitimi dahi bu hale gelmise, devlet okullarinda durum nedir, dusunmesi bile zor. Cocuklar ezberci yetisiyor, ogretmenler cocuklari arastirmaya yoneltiyoruz deyip, kendilerinin asla yapamayacagi, ille de ebeveynlerin yapmasi gereken odevler veriyorlar. Cocuklari kendi kendine calismaya ve ogrenmeye alistiran bir yaklasim yok. Ille dershane, ille ozel hoca, ille etud, ille ebeveyn katkisi... Kendi bilgi duzeyi cocuguna yardimci olmaya yetmeyenler ya da fakir insanlar ne yapacak? 5 uzerinden 2 gecer not, kimse sinifta kalmiyor. Cocuklar da cocuk olduklari icin neden calismalari gerektigini idrak etmiyorlar. Dershanesiz hayat olmuyor deniyor, dershaneler iyi ogrencileri seciyor, parasi olan dahi cocugu yeteri kadar iyi degilse, istedigi ogretmenden ders aldiramiyor ya da istedigi dershaneye gonderemiyor. Bu arada lise mezunlarimiz anlamli bir sekilde yazi bile yazamiyorlar. Isim geregi bir cok defa yeni eleman istihdami icin mulakatlar yaptim. Pisirik, guvensiz, kendini ifade etmekten aciz bir dolu insan cikti karsima. Adam is ariyor, Ingilizce bilgisi icin cok iyi yaziyor ancak, CV'si dokuluyor. "Spell Check" yapip, hatalarini gidermeyi dahi dusunmuyor. Bu kadar aciz, bu kadar zavallilar... Turkce CV'lerin durumu da farkli degil. Yazik, cok yazik...
Diyecegim o ki, benim memleketten ve gelecekten cok umudum kalmadi. Gidisat vahim. Keske yaniliyor olsam da bundan birkac yil sonra su mesajimdan utansam.

T'Pol
Read More!

Cumhurbaskani Adayi Abdullah Gul

Yazinin icini sonra doldururuz. Bahislerin hesaplasma yeri olarak bu yaziyi kullanabiliriz. Benim tahminim de tutmadi, TEGV'e 10 YTL bagisi ben de soz verdigim uzere yapacagim. Diger tahmini tutmayan arkadaslar da bagis yaptikca mesaj atarlarsa iyi olur.

Sindirella Hikayesi  Tahvil Nedir  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Çernobil Faciası  Türev Konu Anlatımı  Demokrasi Nedir    Yatırım Fonları

Simdilik ancak bu kadar vakit bulabildim, sonra devam ederiz. Read More!

Amerika'da Federal Eyalet ve Yerel Gelir Vergisi

Amerika'da federal, eyalet ve yerel olmak uzere 3 cesit gelir vergisi veriyorsunuz. Ayrica KDV, otomobil ve emlak vergileri de buyuk miktarlar tutan vergiler. Bunlarin disinda %7.6 oraninda da sosyal sigortalar vergisi oduyorsunuz (gelirinizin $96000'a kadar olan kismi icin).

Federal vergiler %10'dan basliyor ve %35'e kadar cikabiliyor. Eyalet vergileri de gelirinizin %9'una kadar olabiliyor ama bazi eyaletler hic gelir vergisi almazken bazilari %9 aliyor. Federal ve SSK vergileri her yerde ayni oldugu icin vergilerinizi ancak yasadiginiz eyaleti degistirerek azaltabilirsiniz. CNN Money en dusuk ve en yuksek vergi olan eyaletlerin listesini yapmis, meraklilarina duyurulur. En dusuk vergi Alaska, New Hampshire ve Tennessee'de imis. En yuksek vergiler ise Vermont, Maine ve New York eyaletlerinde.

EFT Nedir?  Faşizm nedir?  Özel Üniversiteler  Devlet Üniversiteleri  Türk Bilim Adamı

Alaska'da vergiler dusuk ama sirf vergiler dusuk diye de Alaska'da yasanmaz. Ayrica bazi yerel yonetimler ozellikle emlak vergisini dusuk tutarak cok daha cazip kosullarda yasama olanagi veriyor. Bu yerlerin basinda Jacksonville ve Las Vegas geliyor. Vergisi en yuksek yerlerin basinda ise New York sehri geliyor, ekstradan %5 sehir vergisi vermek zorundasiniz New York'ta yasamak icin.

Butun bunlara ragmen vergilerinizi azaltmanin cesitli yollari da var. En cok kullanilan yontem emlak kredisine odediginiz faizi gelirlerinizden dusmek; ikinci populer yontem ise 401(k) veya IRA gibi bireysel emeklilik hesaplarina para aktarmaniz. Bu durumda bu kazanclariniz uzerinden emekli olana kadar vergi vermiyorsunuz. Emekli oldugunuz zaman ise New York gibi yuksek vergiye sahip eyaletlerden FL gibi dusuk vergiye sahip eyaletlere gocerek vergilerin bir kismindan kacinabiliyorsunuz. Emekliler niye Florida eyaletine goc ediyor diye merak ediyorsaniz sebebi vergiler ve sicak havadir. 2000 secimlerini Bush'un kilpayi kazanmasinin arkasinda da vergileri sevmeyen emeklilerin (en azindan teoride dusuk vergileri savunan) Cumhuriyetci partiye oy vermeleridir.

Turkiye'deki insanlarin ise vergilerin uzaydan geldigini dusunuyor olmasi ilginctir. Bakiniz bir okuyucumuz bir pazar sabahi ne yorum birakmis:

"hala avro ve dolara gidenleri ben de anlamiyorum..eger doviz cinsi yukumlulukleriniz varsa bu dogru olabilir..kendinizi korumak amacıyla bir miktar doviz tutarsiniz..ancak vatandasin gereksiz yere tuttugu her doviz yurtdisina odenen faiz anlamina gelmektedir..bindigimiz son model ithal arabalar mesela, havalarin sicak olmasina ragmen acilan kombiler de aslinda surekli dilimizden dusurmediginiz cari aciktir..daha erken emekli olacagiz derken, vergi kaciracagiz derken, fazla fazla ilaclari yazdirip kendimizi akilli sanarken hatta alemi salak yerine koyup yesil kartlara sahip olurken de aslinda olan gene kendimize (is bulamayan) cocuklarimiza biraktigimiz borc stokumuzdur..sonra yabancıların usagi olduk IMF ile ayni masaya oturduk, memleketi sattik diye ahkam keseriz..acaba ne zaman sikayet etmeyi birakip kendi tercihlerimizin etrafi da ve ulkemizi de ve cocuklarimizin mutlulugunu da sekillendirdigini anlayacagiz..bu yazi pazar sabahi icin cok agir oldu sanirim.." Read More!

En Degerli100 Marka Hangileridir?

Milward Brown Optimor şirketi yılın en değerli markalarını iki yıldır tesbite çalışıyorlar. Bu yılın en değerli markası Google. Değerini geçen yıldan bu yıla yüzde 77 artırarak en değerli marka olmuş. Geçen yıla göre Microsoft düşüşte. Yüzde 11 değer kaybı var. Bu marka değerlerinin nasıl hesaplandığını, sektörlere gore dağılımını ve ilk yüzde hangi şirketler olduğunu merak ediyorsanız buradan buyrun. Nasıl sıralandığıyla ilgilenmiyorum sadece ilk yüzü göreyim diyenler buradan. Bana bir de geçen yılın sıralamasını göster diyorsanız sizler de buradan.

EFT Nedir?  Faşizm nedir?  Özel Üniversiteler  Devlet Üniversiteleri  Türk Bilim Adamı
Ben sadece ilk sıraları merak ediyorum diyorsanız buyrun:
Selcuk Hakan (selcukh61.blogcu.com)
Read More!

Kriz Tahmini

Bu sefer baskasinin yazdigi bir yaziyi ozetleyecegim. Mahalanobis Nassim Taleb'in yazdigi kitabi elestirmis. Taleb kitabinda yatirimcilarin nadir gerceklesen olaylarin olasiligini az hesabladigini savunuyor. Yani bir bakima insanlarin krizlerin olasiligini dusuk hesapladigini soyluyor. Bir seyin olasiligi sistematik olarak az veya cok hesaplaniyor ise bu bilgiyi kullanarak para kazanabiliriz. Eger Taleb'in dedigi dogru ise sigorta sirketlerinin zarar etmesi gerekir mesela. Ya da kriz cikacagini savunan ve bunu yatirimlarin yansitan yatirimcilarin da herkesten daha yuksek getiriye sahip olmasi gerekir.

Tutumluluk Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları    Nükleer Kirlilik    Nükleer Nedir    Fraktallar    Sosyalizm Nedir

Oysa durum oyle degil. Dunyanin en zengin yatirimcisi Warren Buffett sigorta sirketlerine yatirim yaparak zengin oldu. Isin dogrusu yatirimcilarin nadir olaylarin risklerini olmasi gerektiginden yuksek hesapladigidir. O yuzden hisse senetlerinin getirisi cok daha yuksektir. Turk insani ozellikle son 4 yilda hisse senedi piyasasinda buyuk firsatlar kacirdi. En son Subat sonundaki krizde matematik ozurlu gerizekali Turk basini "yabancilar sattilar kaciyorlar" seklinde basliklar atarak milletin gozunu iyice korkuttular. Yabancilar ne yapti peki? 1.42 YTL'den dolar bozdurup tahvil ve hisse senedi aldilar (ben de tahvillerimin yarisi bozdurup hisse senedi aldim). Kriz oncesinde borsadaki yabanci payi %69 civarinda iken simdi %71'e yukselmis durumda. Bizim uyanik Turkler de (kardesim dahil) hala dolar aliyor.

Sozun ozu su: riskleri dogru hesaplayamazsaniz para kaybedersiniz. Kriz riski oldugundan daha azdir. Kriz lafi edenlerin sozlerinden korkup borsaya girmediyseniz, veya short gittiyseniz tesekkur ediyorum. Benim getirilerimin yuksek olmasinin bir nedeni de sizlersiniz. Sagolun. Read More!

Finans Sinavi Cevabi

Maalesef hic kimseden finans sinavinda sordugumuz soruya istedigimiz cevabi alamadik. Borsada alim satim yapacaksaniz dikkat etmeniz gereken en onemli noktalardan bir tanesi komisyonlar ve vergilerdir. Bakiniz, gecen sene Agustos ayinda 4.24'den hisse almisim. Hissenin artis orani %66.27 olarak gerceklesmis. Iki tane senaryoya bakmamiz gerekir.

1. Hisseyi bugun satip faize gecersem Agustos 2007'de elimde ne kadar para olur? Hisseyi elimde bir seneden daha az tuttugum icin yaptigim karin %10'unu vergi olarak vermem gerekir satis durumunda. Satis komisyonu da toplam rakamin %0.3 olduguna gore komisyonlar icin 4.2 YTL, vergi icin de 56.2 YTL odemem gerekecek. Demek ki satis neticesinde elimde sadece 1350 YTL kalacak. Peki 4 aylik faiz oranlari ne kadardir? Hazinenin 4 aylik faiz oranlari %18.5 oraninda, ancak bankadan islem yaparken 1.5 puanlik bir komisyon makasi atiyorlar. Demek ki en iyi ihtimalle %17.5'luk bir faiz elime gecebilir. Ancak 4 ay sonunda buna da %10 vergi vermemiz gerektigi icin net elime %15.75'lik faiz gececektir. Bu yillik oran, demek ki 4 aylik oran da bunun asagi yukari ucte biri kadar olur, yani %5.25.

1350 YTL'yi faize koyduktan sonra elime gececek para 1421 YTL'dir.

Tutumluluk Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları    Nükleer Kirlilik    Nükleer Nedir    Fraktallar    Sosyalizm Nedir

2. Ikinci alternatifim ise Garanti hisselerini Agustos sonuna kadar elimde tutup, ondan sonra satmak. Bu durumda %10'luk vergiden kurtuluyorum. Eger Garanti hisseleri 4 ay sonunda %2 deger kazanirsa elime komisyondan sonra 1421 YTL gecer.

Simdi karar verme surecine gecebiliriz. Garanti hisseleri 4 ay sonunda %2 deger kazanir mi?
Garanti hisselerinin normal degerine geldigini dusundugumu soylemistim. Bundan sonra endekse paralel hareket etmesini bekliyorum. Bu durumda endeks 47000 seviyesinin uzerinde olursa satmayarak ben karli cikmis olacagim. Duserse de haliyle zarar etmis olacagim. Benim kararim tutmak yonunde.

Peki su yazimizda belirttigimiz borsanin cok cikmamasina veya dusmesine karsi hedging (sigorta) islemini nasil gerceklestirecegiz peki? Bunu elimizde bir seneden daha uzun suredir tuttugumuz kagitlari (SKBNK mesela) satarak gerceklestirebiliriz. Izleyecegimiz yol bu olacaktir.

Bu sinavdan cikarmaniz gereken sonuc su: herkesin durumu farklidir. Kimin aklina gelirdi ki Garanti hisselerinin 4 ayda %3 yukselmesi, simdi faize donup %5 kazanmaktan daha iyi bir getiri saglayacak. O yuzden herkes kendi alim-satim kararlarini vergi ve komisyonlarini (ve portfoyundeki diger kagitlari) goz onune alarak kendisi vermek durumundadir. Read More!

IMF Turkiye`yi Sever


Geçen hafta Washington yine hareketliydi. Yılda iki kez düzenlenen Dünya Bankası IMF Toplantıları yapıldı. Gündeme damgasını vuran ne IMF kotalarındaki değişiklikler ne de Afrika’ya yapılacak yardımlardı. Gündeme, yolsuzlukları önlemeyi, fakir ülkeleri geliştirmeyi, ülkelerin kurumsal yapılarını oluşturmalarını sağlamayı hedef alan Dünya Bankası’nın 64 yaşındaki Başkanı ünlü Neocon Paul Wolfowitz’in kız arkadaşına çektiği kıyak damgasını vurdu. Çalışmadığı kurumdan aldığı maaşı birazcık artırmış ne var bunda diyebilirsiniz. Ama kazın ayağı öyle değil. Protestolar had safhada. Zaten Irak savaşı dolayısıyla yeterince kredi kaybeden Wolfowitz iyice dibe vurmuş durumda. Dünya Bankası çalışanları kazan kaldırmak üzere. Wolfowitz koltuğuna şimdilik sıkı sıkıya yapışmış durumda. Ancak bu ne kadar sürecek, Bush can arkadaşına ne kadar sahip çıkabilecek göreceğiz. Neyse konumuz bu değildi. Ekonomiye dönelim.

Arbitraj Nedir    Broker Nedir    Altın Yorumları    Portföy Nedir    Petrol Fiyatları    Nükleer Santraller    Sosyalist Nedir

Bu toplantılar da dikkatimi çeken iki konu oldu. Afrika aslında yıllardır Dünya Bankası’nın gündeminde. Israrlı bir şekilde yardımlar yapılıyor. Sonrasında bu ülkeler faiz batağına sağlandığında da borçları silinerek rahatlatılıyor. Son yıllarda Afrika’dan da olumlu haberler var. Ortalama yüzde 6 gibi bir hızla büyüyor bu ülkeler. Aralarında çabuk toparlanan hızlı gelişen ülkeler de var: Sudan gibi, Mozambik gibi, Gana gibi. Ciddi bir finansal kriz de görünmüyor bu ülkelerde. Ancak son zamanlarda IMF de Afrika’ya merak sarmış durumda. O zaman acaba bu Afrika merakı neden diye soru gelmiştir sizin aklınıza da eminim. Benim de geldi.

İkinci konu da artık kendini uluslararası dengelerin koruyucusu ve dengesizlikleri önleyici bir kurum olarak konumlandırmaya çalışması oldu. Kısaca hey Avrupa! senin şu reformları tamamlaman gerekiyor. Afrika sen bu borçları öde. Büyümeye devam et. Bakık tutmayı öğrenmene gerek yok. Biz sana balık gönderelim. Amerika tasarrufu artır, Japonya faizleri toparla. Çin, tüketmeye başlaman lazım. Paranı değerli tutma diyerek dengeleri koruyacak!!! Kısaca herkese akıl verecek.

Derken acaba IMF son yıllarda neler yapıyor. Nereden para kazanıyor. 2760 kişilik uzmanlar ordusunun maaşlarını nasıl ödüyor diye bir bakalım dedim. Bakın karşıma neler çıktı. Grafikte IMF’nin 1984 yılından itibaren yıllar itibariyle toplam kredi stoğu var. Kendi özel para birimi SDR cinsinden hesaplanır bu borçlar. Bir SDR da yaklaşık 1.526 dolar eder. Görüldüğü üzere IMF’nin geri ödenmeyi bekleyen toplam kredi miktarı hiç bu yıl ki kadar az olmamişti. Kısaca IMF’nin toplam alacakları 31 mart itibari ile yaklaşık olarak 18 milyar dolara kadar geriledi. (11.82 milyar SDR). 2000’li yıllarda gül devrini yaşayan ve kullandırdığı krediler 100 milyar doları aşan (70 billion SDR) IMF son yıllarda müşterilerinin çoğunu kaybetmiş durumda.

İşin asıl eğlenceli tarafına gelelim. IMF’nin toplam alacakları yaklaşık olarak 18 milyar dolar demiştik. Tahmin edin bakalım en büyük borçlu kim. Tam 8.5 milyar dolar borç ile Türkiye ilk sırada. Tabii ki IMF çalışanı Türkiye’ye özel ilgi gösterecek. 2000’li yılların krizli ülkeleri bütün borçlarını kapatıp kenara çekilmiş durumda. Biz de aslında bunu düşünür gibi olmuştuk. Ama bu ucuz kredileri bir süre daha tutmaya karar verdik sonrasında. İyi de ettik. Bu kadar ucuza krediyi de başka yerden bulmak zor. Ancak 2008 yılında stabilizasyon anlaşmasının bitmesiyle bu en büyük borçlu da büyük müşteri olmaktan çıkınca. IMF operasyonel masraflarını bile karşılayamaz hale gelebilecek. İşte bu yüzden son yıllarda yeniden yapılanma ve kendini yeniden tanımlama çabasında IMF. Bakalım bu çabalar ne zaman meyvesini verecek. Kim bilir belki de birileri IMF artık görevini tamamladı diyecek. Olur mu dersiniz? Dünya hali olur mu olur.
Selcuk Hakan (selcukh61.blogcu.com)
Read More!

Finans Sinavi Sorulari

Borsaya yatirim yapan her kisinin cevaplayabilmesi gereken bir soru. 100 puan.

24 Agustos 2006 tarihinde 200 adet GARAN hissesini 4.24 YTL satin aldim. O tarihte bu kagidin ucuz oldugunu dusunuyordum, simdi ise gercek degerine ulastigi inancina sahibim. Bugun 7.05 YTL'den islem gormus. Ne yapmaliyim, GARAN hisselerini satip faize mi gecmeliyim, yoksa bir muddet daha beklemelimiyim. Hangi piyasa kosullarinda basabas cikarim?

Arbitraj Nedir    Broker Nedir    Altın Yorumları    Portföy Nedir    Petrol Fiyatları    Nükleer Santraller    Sosyalist Nedir

Basarilar Read More!

Ali Dincer ve Organ Bagisi

CHP Bursa milletvekili Ali Dincer hayatini kaybetmis. Uzuldum. Ali Dincer ile bundan 13-14 sene once bir soyleside tanismistim, etrafindakileri motive eden, akli basinda, ne konustugunu bilen bir insandi. Ortalamanin 3 standart sapma uzerinde bir CHP'liydi. Hurriyet'in haberi vesilesiyle gecen zaman icerisinde neler yaptigi hakkinda biraz fikir edinebildim.

Ali Dincer gecenlerde organ nakline ihtiyac duymus. "Sansi" yaver gitmis ve organ bulmus, niye "sansli" diyoruz kendisine? Hurriyet acikliyor:

"Başarılı ameliyatın ardından tedavi süreci olumlu geçen Dinçer 31 Ocak'ta TBMM'ye gelerek Genel Kurul oturumuna katıldı. Bunun hemen ardından da Meclis kürsüsüne çıkan Dinçer, organ bağışı çağrısı yaptı. Dinçer, sağlığı ile ilgilenen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Tayyip Erdoğan, bakanlar Kurulu üyeleri ve milletvekillerine teşekkür ettiği konuşmasında, organ naklinin önemine işaret etti ve Türkiye'de yüz binlerce insanın organ nakli beklediğini, buna karşılık yılda sadece 140 kişinin organ bağışında bulunduğunu söyledi."

Bütçe Nedir    iktisat Nedir    Borsa Yorumları    Kredi Faiz Oranları    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri

Turkiye'deki durum benim dusundugumden daha da vahimmis. Demek sadece ve sadece 140 kisi organ bagisi yapiyormus. Neyse, Hurriyet'in haberine devam edelim:

"Dinçer, Belçika'da sadece organını bağışlamak istemeyenlerin dilekçe verdiğini anımsatarak, "Bu ülkede organ bağışı sorunu yok. Biz de bu konuda yeni tedbirler almalıyız" dedi. Organ bağışının bir merkezden yürütülmesi için kurul oluşturulmasını da öneren Dinçer daha sonra düzenlediği basın toplantısında da şunları söyledi:

"Nasıl askerlik doğal, zorunlu bir vatan göreviyse organ ve doku bağışı da böyle olmalıdır. Ulusal Organ Nakli Kurumu kurulmalıdır. Bu kurum, organ bağışlarını düzenleme, alma, nakil yapılacak merkezlere ulaştırma işlerini üstlenmeli, organ bağışı sağlayan, nakil yapanları maddeten desteklemelidir.""

Boylece Belcika'daki uygulama hakkinda da bilgi sahibi olduk.

Bakiniz, benim veya tanidigim hic kimsenin organ bagisina ihtiyaci yok. Basima geldi de organ bagisi meselesini o yuzden surekli gundeme getiriyorum diye bir durum da yok. Insanlarin organlarini bagislamasi (veya denetimli bir piyasada satmasi) ekonomik faydayi arttiracak bir faaliyet. Yine de gerek politikacilarimiz olsun gerekse de 140 kisi disinda halkimizin tamami olsun baslarina gelmedikten sonra organ bagisi isine sicak bakmiyorlar.

Bir de bu ulkedeki insanlarin %60'i kendisine musluman diyor, bir kismi ise muslumanlik adina hristiyanlarin veya onlarin kitabini satanlarin bogazini kesiyor. Madem muslumansiniz, binlerce dolar parayi hacca gitmeye harcayacaginiza faydali islerde kullansaniz, organlarinizi bagislasaniz kolunuz mu kopar?

Bir ustteki paragrafi dikkate almayiniz lutfen. Insanlar istediklerini yapmakta serbesttirler. Benim amacim sadece yeri geldigi icin laf sokmakti, yoksa insanlarin paralarini en iyi sekilde nasil degerlendirecegini en iyi kendileri bilir. Ayrica hacca gitmenin "bonus"u daha fazla, ote yandan Kuran'da organ bagislamakla ilgili promosyon var mi bilemiyorum. (Bu son ifade Amerika'da bir universitede hocalik yapan ekonomist bir arkadasima aittir, bilginize sunulur) Read More!

Onbirinci Cumhurbaşkanı Kimdir?





Uzun suredir yazamadım, bomba gibi bir giriş yapayım. Türk halkı da onbirinci cumhurbaşkanını ilk bizden öğrensin.

Yukarıda onbirinci cumurbaşkanımızın resmini görüyorsunuz. Aslında göremiyorsunuz. Ama 48 saat içinde, yani 19 Nisan 2007 günü saat 23.59'a kadar bu resimdeki sansür kaldırılacaktır.


Devlet Nedir    UNESCO Nedir    Bono Nedir?    Reeskont Nedir    Enflasyon Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir  Forex Nedir

Bir kaç ipucu daha verelim: yeni cumhurbaşkanımız anlayabileceğiniz üzere erkek. Aslen bir akademisyen. "Ecole Nationale d'Administration" altyapısı var. Haliyle Fransızca biliyor. Devlet tecrübesi var, ve muhtemelen ilk turda seçilecek.

Türkiye'ye hayırlı olsun

Not: Bu yazı bir propaganda, kamuoyu oluşturma, aday gösterme, destekleme yazısı değildir. Tamamen politik analizler çerçevesinde yapılmış bir tahmin yazısıdır.

İkinci Not: TEGV'e bağış yapan (en az 10 YTL) okuyucularımız, daha önce öğrenme imtiyazına sahip olacaklardır.

Yeni bir not: Güncel Analiz blogunda tahminimizin kim olduguna dair bir tahmin var. Oldukça yaklaşmış, ama aynı kişiden bahsetmiyoruz.

Yeni bir ikinci not: Düşündüm, TEGV'e bağış yapma teşvikini sadece okuyucularımıza yapmak yeterli değil. Tahminim yanlış çıkarsa, tüm okuyucularımızın yaptığı toplam bağış kadar (şu ana kadar yapılanlar dahil) bağışı Ekonomi Turk adına TEGV'e kendi cebimden bağışlayacağım. Bu işten kim kazançlı çıkacak sizce?

Yepisyeni bir not daha (19 Nisan): Yorumlardan anlaşıldığı kadarı ile TEGV'e bağış kampanyası yeni yeni meyve vermeye başlamış. Hazır Başbakan Erdoğan da adaylarını 25 Nisan'da açıklayacağını söylemişken, ben de resmin üzerindeki sansürü kaldırma tarihini 24 Nisan olarak olarak revize ediyorum. Onbirinci cumhurbaşkanımızı daha önce öğrenmek isteyenler TEGV'e bağış koşulları dahilinde bu imkana sahip olcaklar. Tabi daha yüklü bağış yaparak beni bu erteleme nedeni ile cezalandırabilirsiniz de.

Read More!

Halkbank'i Satmayin!

200,000 gecici iscinin kadrolu hale getirilmesi hala kafami mesgul ediyor. Derken aklima devlete tasarruf saglayacak bir fikir geldi.

Simdi Halkbank'in satisi esnasinda bir suru masrafa girilecek, araci kurumlar falan zengin edilecek, ilanlar verilecek, vs. vs. Ondan sonra yabancilara ucuza peskes cekiliyor diye Yigit Bulut edebiyatini ekranlarda izlemek zorunda kalacagiz. Ayrica milliyetci oylar da kaybedilecek. Cozum cok basit.

Devlet Nedir    UNESCO Nedir    Bono Nedir?    Reeskont Nedir    Enflasyon Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir  Forex Nedir

Halkbank'in 2006 yili kari 863 milyon YTL imis. Ne ugrasacagiz, Halkbank'in hisselerinin tamamini bu 200,000 isciye goturup verelim. Bu iscilerin kadrolu yapilmasinin maliyeti de asagi yukari senelik 800 milyon YTL. Parasi her sene hazinenin kasasindan cikacagina Halkbank'tan kar payi alarak gecimlerini surdurur bu kisiler. Ayrica bu iscileri calistirmak (bos bos oturacaklar nasilsa, bilgisayarda fal bakacaklar) icin bir suru elektrik, kira, servis, yemek, cay parasi harcamak zorunda kalacagiz. Ayrica bir de emekli olduktan sonra 30 sene bakmak zorunda kalacagiz bu kisilere. Halkbank hisselerini bedava bu kisilere dagitarak buyuk tasarruf saglayabiliriz. Nasil fikir?

Not: 200,000 devlet memurunu kadrolu yapmak Halkbank gibi buyuk bir bankayi 200,000 kisiye bedava dagitmakla esdeger bir davranis. Bence Guneydogu Anadolu Bolgesini de satalim da Turkiye'deki issizlik problemini kokunden kaziyalim (zaten issizlik orada daha yuksek).

Notun notu: Hem anayazida hem de anayazinin notunda kinaye sanati kullanilmistir. Dikkatli okuyunuz, kansere yolacabilir, en azindan adami verem eder. Read More!

Virginia Tech Katliami

Ne guzel bir haftadir Imus konusunu konusuyorduk Amerika olarak. Imus, gecen hafta zenciler icin sarfettigi irkci ifadelerden dolayi CBS ve MSNBC'deki isinden kovulan bir radyo talkshow
karakteri. Gecen hafta yattik kalktik Imus'u konustuk, finans kanallari dahil her yerde.

Devlet Nedir    UNESCO Nedir    Bono Nedir?    Reeskont Nedir    Enflasyon Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir  Forex Nedir

Dun sabah Virginia Tech universitesinde Cinli bir ogrencinin 30 kisiyi oldurmesi olayi aciga cikinca onumuzdeki 4 hafta boyunca ulkenin gundemi belirlenmis oldu. Ayrica yillarca bu konuyu konusmaya da devam edecegiz. Ben olaya bugun farkli bir acidan bakacagim, hassas bir kisilige sahipseniz yazinin geri kalan kismini lutfen okumayiniz.

Olaya su acilardan yaklasabiliriz.

1. Komplo Teorisi Yaklasimi: Cinli ogrenci Amerika'nin gelismesinden ve zenginlesmesinden rahatsiz olan Cin hukumeti tarafindan Amerika'yi karistirmak ve secimleri etkilemek icin gonderilmistir (Turkiye'deki insanlarin bir cogu benimle bu konuda hemfikir olacaklardir). Cumhuriyetci Parti silahlarin serbest birakilmasini, Demokrat Parti ise silah yasaklanmasini savunan partiler. Bu olaydan sonra Demokratlar secimleri kesin kazanir.

2. Nufus: Bu tamamen onemsiz bir olaydir, 30 kisi olmusse olmustur, ama son 24 saat icerisinde sadece Hindistan'da 80,000 yeni bebegin dunyaya geldigini goz onune alirsak insanligin sonunun gelmeyecegi aciktir. Hala cok hizli uruyoruz.

3. Sosyal Yaklasim: Ugur Mumcu cinayetinin ardindan yetkililerin "bu munferit bir olaydir, failleri en kisa zamanda yakalanacak ve yuce Turk adaletine teslim edilecektir" seklinde yaptiklari aciklamalardan esinlenerek bu olay icin de "munferit" bir olaydir ibaresini kullanabiliriz. Fail kendi kendini intihar ettigine gore (hehehe) yakalama ve adalete teslim etme problemi de ortadan kalkmistir.

4. Ekonomik Yaklasim: Bu olay onemli bir olaydir. Amerika tarihindeki en kanli universite saldirisidir. En azindan nominal olarak, reel olarak bir karsilastirma yapabilmemiz icin universite ogrencisi basina oldurulen kisi sayisini bulmamiz gerekir (nasil butce acigini GSYIH'a boluyorsak burada da ayni yontemi kullanmamiz lazim). Bu durumda olay ciddiyetini onemli olcude kaybetmektedir. Nitekim 1966 yilinda Uni of Texas'ta vukuu bulan katliam reel olarak daha buyuktur.

Ote yandan katliami gerceklestiren kisinin verimliligi tarihsel ortalamanin oldukca uzerindedir. Verimlilik her zaman israrla uzerinde durdugumuz bir kavram. Virginia Tech katliamini gerceklestiren kisi 30 kisiyi oldurerek cok verimli bir faaliyet icerisinde bulunmus. Verimlilik artisini ben tamamen teknolojik ve methodolojik ilerlemelere bagliyorum. Birincisi eskiden altipatlar tabanca killanilirken, simdi yari otomatik veya otomatik silahlar kullanilarak bir kisinin cok sayida mermiyi cok kisa sure icerisinde etrafa sacmasi mumkun olabilmektedir. Ayrica bilgisayar oyunlarinda bu kisiler gercek hayatta yapmak istedikleri eylemleri tatbik ederek (tatbikat olayi) uzmanlik kazanmaktadirlar.

5. Politik Yaklasim: Bence Times Square Meydaninda (!), Tandogan Meydani da olabilir, bir protesto duzenleyerek bu olayi protesto edelim. Boylece bir daha boyle olaylarin gerceklesmesinin onune gecmis oluruz. Maalesef eskiden NY Times gazetesinin matbaalarinin oldugu bu alanda agac dikmek pek mumkun degil, zaten kimsenin de agac dikmeye niyeti yokmus. Cinli genc acele etmis, bizim Cumhurbaskanligi icin 1 numarali aday idi, maalesef artik 2 numarali aday olan Erdogan'i Cumhurbaskani yapacagiz!!!

Duzeltme: Eylemi gerceklestiren kisinin Guney Koreli oldugu meydana cikti. Bu yuzden komplo teorimizde su sekilde duzeltme yapiyoruz: Amerika'nin gelismesinden ve zenginlesmesinden rahatsiz olan Cin hukumeti dikkatleri de uzerine cekmemek icin Guney Koreli bu kisiyi gondererek Amerika'yi karistirmak ve secimleri etkilemek istemektedir. Read More!

Hedge Fon Yoneticisi Ahmet Okumus

Okumus adamin hali bir baska oluyormus. Bugun insider (bkz. definition of insider trading) islemlerine bakarken gozume carpan bir (hedge fon)portfoy yoneticisini sizlere tanitmak istedim. Daha detayli bir tanitim ve Ahmet Okumus tarafindan kullanilan stratejiler icin burayi ziyaret edebilirsiniz.

Ahmet Okumus founded Okumus Capital in 1997 and has served as President and Portfolio Manager since its formation. He heads the research and trading team and also provides leadership and strategic direction for the firm.

Ahmet is a staunch disciple of the Graham and Dodd style of value investing. Ahmet, over the last 17 years, has applied the principles of deep value investing in his research, security analysis and stock selection. His track record has consistently been at the very top of all US equity managers.

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b

Ahmet was born in Istanbul, Turkey in 1969. He moved to the US in 1987 to pursue his college degree. In 1992 he started managing money professionally. His audited track record for the period 1992-1997 is nearly 145% per year with no down years.

He set up his first hedge fund, Okumus Opportunity Fund, in 1997. This fund has compounded at nearly 35% net per year since inception. None of the funds managed by Okumus Capital have experienced a down year in their history.

His talent has been recognized by financial media and he was featured as one of America’s top stock investors in Jack Schwager’s book “Stock Market Wizards”. 100% of Ahmet’s net worth is invested in the funds managed by the firm. He is the largest investor in the funds and his investment represents approximately 25% of the firm assets which is in excess of $500M. Read More!

Zimbabwe, Zimbabve Ekonomisi

Nasil anlatsam, nereden baslasam... Biraz nostalji yapmak istiyorsaniz Zimbabwe ile ilgili ekonomi haberlerini okumanizi tavsiye ederim. Zimbabwe borsasi yilbasindan bu yana %595'un uzerinde artis gostermis. Dunyada en hizli artan borsa Zimbabwe'de (bkz. nominal nedir?). Ote yandan Merkez Bankasinin resmi gecelik faiz oranlari %500 seviyesinde imis. Resmi dolar kuru da 1 dolar= 250 ZWD imis. Oysa karaborsada dolar kuru 15000-20000 arasinda degisiyormus. Ayrica Zimbabwe'nin ekonomisi 7 yildir ustuste kuculme kaydediyormus. Bu konuda gecen sene NY Times'da yazilan su yaziyi okuyabilirsiniz. Her seyin hukumetin yabanci yatirimcilarin ciftliklerine el koymasiyla basladigini soyluyorlar.

Subat 2007 ayinda ise yillik enflasyon orani %1729 olarak gerceklesmis. Hukumet Mart ayi ile ilgili istatistikleri aciklamayi suresiz olarak ertelemis. Bence de super taktik, basimizi kuma gomerek bir suru problemi cozebiliriz.

Manipülasyon Nedir  Borsa Nedir  Hisse Senedi Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  IMF Nedir    Ekonomi Nedir

Ulkemizde secimler yaklasiyor, bizce hukumet sadece 200,000 kisiyi ise alarak korkak davranmistir. Biz Milliyetci Sifirci Partisi olarak 5 milyon kisiyi ise alacagimiz yonundeki vaadimizi gecen sonbaharda okurlarimizla paylasmistik. Eger hukumet secimlerden once 5 milyon kisiyi ise almak isterse biz de elimizden gelen yardimi esirgemeyecegimizi belirtelim. Bunun butceye maliyeti 20 milyar YTL olacaktir ama toplayacagimiz gelir ve SSK vergileriyle bu acigin buyuk kismini kapatabilecegiz (bknz Rifat Hisarciklioglu). Ayrica faizleri de hizli bir sekilde indirerek buyuk bir tasarruf saglayacagiz. Bu iki proje tek basina hem issizlik problemini cozecek, hem de secimlerde AKP'nin tek basina iktidarda kalmasini saglayacaktir. Turkiye'deki issiz sayisinin 2 milyon 675 bin oldugunu goz onune alirsak, is aramayanlara bile is imkani yaratmis olacagiz ve dunyada ilk kez issizlik oranlarinin NEGATIF olmasini saglayan ulke unvanini elimize gecirecegiz. Zimbabwe'liler kurnazlikta bizimle yarisamazlar!!!

Not: Resmi olarak dunyadaki en dusuk reel faiz Zimbabve'de. Faizler %500 enflasyon %1700 olduguna gore, reel faizler %-1200 (nasil hesaplaniyordu bu reel faiz ya?) olmali. Read More!

En Son Borsa Yorumlari

Borsamiz sene basindan beri %20'e yakin artis gostererek bu yil en fazla yukselen borsalar arasinda yerini aldi. Sene basinda biz endeksin 60000 seviyesini gorecegi yonunde tahminlerde bulunmustuk. O zamanlar iyimser olarak gorunen bu tahminler simdi ulasilabilir gorunuyor.

Turkiye borsasi hala diger gelisen ulke borsalarina kiyasla ucuz. Bunun temel sebebi faizlerin yuksek seyretmesi. Gecen sene borsanin kayipla kapanmasinin arkasinda da bu neden yatiyordu. Borsanin 60000 seviyesine cikmasi Merkez bankasinin faiz indirmeye baslamasina bagli. Biz Mayis ayi sonunda Merkez Bankasinin yavas yavas faiz indirmeye baslayacagini dusunmustuk ama Ocak ve Subat aylarinda buyume ve enflasyon yuksek gerceklesti. Bu durumda Mayis ayi sonunda Merkez Bankasinin faizleri indirmesini beklemek dogru olmaz.

Manipülasyon Nedir  Borsa Nedir  Hisse Senedi Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  IMF Nedir    Ekonomi Nedir    Kalite Nedir

Ote yandan yabanci yatirimcilar da Turk borsasinin potansiyelinin farkindalar ve iceriye sermaye girisi olmakta. Bunun neticesinde dolar 1.35 YTL'ye kadar dustu, ve borsa bu senenin en yuksek seviyesi olan 46700'den kapandi. Bundan bir ay kadar once borsa endeksi 40000'e dustugunde ben tahvilde tuttugum paramin yarisini borsada islem goren bankalardan bir tanesinin hissesini almakta (hangi bankanin hissesini aldigimi ogrenmek istiyorsaniz TEGV'e 10 YTL bagis yapmaniz gerekli) kullandim. Hangi "yatirimci" bana o hisseleri sattiysa tesekkurlerimi buradan iletiyorum. Bu nedenle simdi portfoyumun sadece %15'i sabit getirili kiymetlerde, %85'i hisse senedinde.

Hukumetin secim ekonomisi uygulama yonunde kararli oldugu yonunde dusuncelere sahip oldugumdan (cari acik yuzunden degil) ve secimlerden de tek basina iktidar olarak cikmama olasiligini da goz onune alarak borsanin yukselmesine de paralel olarak bir miktar nakite gecme planlari yapmaktayim. Henuz bir sey satmadim ama bu seviyelerden satis yaparsam su anlama geliyor: Sene sonunda borsanin 52000 seviyesinin altinda kapanmasina karsi kendimi korumus oluyorum, ayrica borsanin dusmesi durumunda da elimde nakit oldugundan ucuza hisse alma opsiyonuna sahip olacagim. 52000 rakamini nasil buldum?

Bugun 46700'den satis yaptigim zaman elime gecen para ile sene sonuna kadar %12 civarinda bir getiri elde edecegim. Demek ki sene sonunda 1.12*46700=52300'lik endeks seviyesine ulasmis olacagim. Komisyonlari ve vergileri falan dustukten sonra geriye 52000 gibi bir rakam kalir.

Peki dolar ne olur? Ben pek anlamam ama bazi ekonomistler Kasim ayinda dolar yukselir diyorlardi, gazete koselerinden tavsiye verdiklerine gore bir seyler biliyor olmalilar. Biz bu konuda spekulasyon yapmiyoruz ama Turkiye'nin yuksek buyume hizini goz onune aldigimizda uzun vadede YTL'nin reel olarak deger kazanmasi gerektigini daha once defalarca belirtmistik. Yarin veya gelecek ay ne olur bilemeyiz. Uzun vadeli bir yatirimci olarak temennim ciddi bir krizin cikmasi ve dolarin patlamasidir; yoksa baska turlu ucuza hisseleri nasil alabilirim degil mi? Ulkemizde insanlarimiz "probable" ve "possible" kelimelerinin anlamini birbirine karistiriyor. Mesela dunyaya meteor carpmasi "possible"dir (daha once dunyaya meteor carpmistir, o yuzden mumkundur), ama dunyaya meteor carpmasi "probable" (olasi) midir? Degildir. Olmayacak duaya amin denilmez. Maalesef ulkemizde bir suru Nasreddin Hoca var. Tutmaz tutmaz ama ya tutarsa.

Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir. Read More!

Butce ve Secim Ekonomisi

Detaylarini incelemeye henuz vakit bulamadim ama basliktan anlasilacagi uzere Mart ayinda verdigimiz butce fazlasindan oturu ilk 3 ay neticesinde butce acigi 3.3 milyar YTL'ye dusmus. Sevindirici bir gelisme ama ben hala senelik maliyeti 800 milyon YTL olan 200 bin adet gecici iscinin kadro icerisine dahil edilmesine kafayi takmis oldugumdan sevinecek durumda degilim. Bu maliyet bir seferlik de degil, her sene her sene sonsuza kadar 800 milyon + maas artisi kadar bir rakami bu iscilere odemek durumunda olacagiz. Kim oduyor bu iscilerin parasini? Vergisini (kacamayandan aldiklari harac var ya, iste o) pasa pasa odeyen vatandas tabii ki.

Manipülasyon Nedir  Borsa Nedir  Hisse Senedi Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  IMF Nedir    Ekonomi Nedir    Kalite Nedir

Madem bu kadar parayi bir cirpida harcayacaktiniz neden senelerdir vatandasi yuksek vergilerle surunduruyorsunuz. Issizligi cozmenin yolu devletteki istihdami arttirmak degil, harcamalari kisarak ve istihdam uzerindeki vergileri azaltmaktir. Maksat 200,000 kisinin ve ailesinin oyunu toplamaktir ama iki seyi unutuyorsunuz. Birincisi bu insanlarin tamami AKP'ye oy vermeyecek, sadece kararsiz olanlar oylarini degistirecek. Ikincisi, normalde oyunu AKP verecek olan kisiler (ben mesela populist politikalara dalmasa AKP'ye oy verirdim) AKP'nin de diger partilerden bir farki olmadigini dusunerek oy vermemeyi secebilir.

Bakalim IMF'ye soz verilen 5 milyar YTL'lik tasarruf paketinden neler cikacak. Ben cok umutlu degilim. Read More!

Yalnızca tehlike var demek yetmez, hangi yönde olduğunu da bilmeliyiz.

Aklın süzgecinde elemediğimiz sanal korkular karşı karşıya bulunduğumuz riskleri artırır. Çünkü paranoyak kuruntuları olan şahıs veya toplumlar; tehlikeleri sınıflandıramaz, sınırlı olan enerjilerini doğru yönde kullanamazlar. Örneğin, bazılarımız Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde görülmemiş ölçüde tehlike altında olduğunu iddia etmektedir. Bu korkularla alınacak ‘önlemler’, yalnızca bizi dünyanın geri kalanından koparmakla kalmayıp aynı zamanda enerjimizi birbirimize karşı kullanmamız sonucunu da doğurabilir. Geldiğimiz noktada daha büyük tehlikelerle karşı karşıya kalabiliriz.

Hisse Yorumları   Küresel ısınma Karikatürleri  Pesimist Nedir?  Fraktal Nedir  Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir

Aklımızın rehberliğini şiddetle reddetiğimiz başka bir korkumuz; cari işlemler açığından kaynaklanabilecek kriz beklentisi. Krizi bizler TL’nin hızlı bir şekilde değer kaybetmesi olarak tanımlarız. Peki, size cari işlemeler açığının/fazlasının TL’nin değerine herhangi bir etki yapamayacağını göstersem, kriz ile ilişkisini koparmış olmaz mıyız ?

Ithal ürünler için yabancılara TL gönderebiliyor muyuz ? Hayır. Eğer yurdışından gelen ‘sıcak veya soğuk’ para; ithalatın, sonuç olarak cari işlemler açığının finansmanında kullanılacaksa TL’YE ÇEVRILMEMESI gerekir. Haspelkader TL’ye çevrilmiş olsa bile, aynı miktar tekrar dövize dönüştürülmeli ki yabancılara karşılığını ödeyelim. Değil mi ? Sonuç : Türkiye’ye gelen sermaye açık finansmanında kullanılacaksa TL ile ilişkisi kurulamaz.

Kafa karışıklığımızın sebebi şu: Türkiye’ye gelip giden sermaye ile TL’ye dönüştürülen sermaye’nin aynı şeyler olduğu zannedilmektedir. Örneklerle zenginleştireyim: Türkiye’de yaşayan bir vatandaşımızın dolar mevduatını çözüp (veya yastık altından çıkarıp) TL’ye dönüştürmesi döviz fiyatlarını etkiler mi ? Evet. Cari işlemleri etkiler mi ? Hayır. Yeni üretim araçları almayı planlayan bir fabrikatör, bunu yurtdışından bulduğu kredilerle gerçekleştirdiğinde döviz fiyatlarını düşürür mü ? Hayır. Cari işlemler açığını artırır mı ? Evet. Daha karışık örnekler de bulabiliriz. Yurdışından hisse senedi almak için gelen ‘sıcak para’, hisse senedini satanlar tarafından ithalat için kullanılmak istendiğinde tekrar dövize çevrilmek zorundadır. Yapılan işlemlerin tümüne baktığımızda TL’nin değerini etkilenmez ama cari işlemler açığı artar.

Cari işlemler fazlası kriz ihtimalini niye azaltsın ? Eğer birikimlerimizi dışarıya akıtarak içerdekilerin elinde tek bir TL bırakmamayı başarabilseydik, o zaman size hakverebilirdim. Ama TL mevduatları var, hazine kağıtları var, özel sektör hisseleri var. Niye sahipleri bir gün spekülasyon kurbanı olupta döviz talebinde bulunmasınlar (Örneğin; mevcut faizle devletin borçlarını çeviremeyeceği, sermaye hareketlerinin sınırlandırılacağı, gelirlerden geriye dönük vergi alınacağı beklentileri) ? Nasıl garantisini verebilirsiniz ? Bunlar için özel bariyerler mi inşa ettik ? 2001'de fakirlerimiz dövizleri alıp alıp yataklarının altına süpürmedi mi ? Maaşını alan memur kısa süreliğine de olsa parasını dövize yatırmadı mı ? Hatırlayın lütfen. Burada yabancılar, öbür tarafta Türkler diye çizgi çekemessiniz. Teorik olarak yurtiçinde TL ile yapılan ne kadar tasarruf varsa bir günde dolara dönme talebinde bulunabilir, cari açık fazla dinlemez. AMA bugünlerde böyle şeyler olmuyor, bana sorarsanız olmayacak da.

Cari açık/fazla, karşı karşıya bulunduğumuz riskleri artırmaz/azaltmaz. Yalnızca tehlike içinde bulunduğumuzu söylemek yetmez. Kendimizi koruyabilmemiz için tehlikelerin HANGI yönden geleceğini saptayabilmemiz de gerekir. Aksi takdirde paranoyaklar gibi enerjimizi yanlış yerlerde tüketip hiç yoktan harcanabiliriz.

Ahmet Çavuşoğlu Read More!

Kuresel Ekonomi Nedir, Ne Demektir

Kuresel ekonomi nedir ne demektir diye merak eden bir okuyucumuzun sordugu sorulari sizlerle paylasmistik. Vaktimiz fazla yok hemen cevaplayalim.

1. Cin'de enflasyon yukselir mi? Son 4 yil icerisinde hammadde piyasalarinda meydana gelen degisimlerin bilmem farkinda misiniz? Bir cok hammaddenin fiyati uce dorde katlandi. Petrol ureticileri, komur ureticileri, celik ureticileri, demir cevheri ureticileri, bakir ureticileri, misir ureticileri, bugday ureticileri bayram ediyorlar. Bundan 30 sene once bu gelismeler dunya ekonomisini resesyona sokmaya yetecek gelismelerdi. Bugun ise, birakin bunlarin enflasyon yaratmasini, dunya buyumesi son dort yilda senelik ortalama %4.9 hizda buyuyor. Sebep? Kuresellesme, teknolojik gelisim, verimlilik artislari.

Cin, enflasyon ile parasinin degerini ufak miktarlarda arttirarak kolaylikla mucadele edebilir. Simdi de izledikleri yol budur. Paralarini dolara karsi senede %2-3 arasinda degerlendirerek enflasyonun yukselmesinin onunu kesiyorlar. Iceride ise faizleri yukselterek balon olusmasini engellemeye calisiyorlar. Durum bundan ibarettir.

Hisse Yorumları   Küresel ısınma Karikatürleri  Pesimist Nedir?  Fraktal Nedir  Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir

2. Amerika'da bazi tribunlere oynayan politikacilar Cin'in revaluasyon yapmasini istiyorlar. Akillari sira boyle bir gelisme Amerikali ureticilere avantaj saglayacak ve Cin'den ithal edilen miktar azalacak. Birincisi, %3-5'lik revaluasyonun Amerika'ya bir faydasi olmaz. Ikincisi, Amerikan para birimi euroya karsi onemli olcude deger kaybetti. Gitsinler baksinlar bu ithalati ne kadar azaltmis (Tugrul bunu pas olarak alabilir mi bilemiyorum). Ucuncusu, Cin'in ciddi bir revaluasyon yaptigini farzedelim, bu sefer de Cin'in yaratacagi boslugu diger ulkeler (Hindistan, Vietnam, Banglades) dolduracaktir. Yani Amerika'nin disaridan ithal edilen urunleri uretmesini beklemek sacmalik olur, isi gucu birakacagiz tava yapmaya mi baslayacagiz tekrardan? Yuksek ucret kazanmak istiyorsaniz katma degeri yuksek urunler uretmeniz gerekir, bu isler tava yaparak olmaz. Kaldi ki tava yapmaya baslasak, bu sefer de bu endustrilerde calisan "kacak" Meksikalilardan sikayet etmeye baslayacagiz.

Anlayacaginiz, Cin'e yapilan baskilar her durumda istenilenden farkli sonuclar doguracaktir. Biz buna ekonomide "The Law of Unintended Consequences" diyoruz. Genelde politikacilarin ortaya attigi cozum onerilerinin tamami bu kuralin gazabina ugradigindan dolayi biz serbest piyasa ekonomisini savunuyoruz.

Ayrica Cin'e niye baski yapiyoruz ki? Adamlar kole gibi calisip uc kurusa bize tava satiyorlar. Simdi Araplar bize $10'dan petrol satmaya kalksa, "dur kardesim ucuza satiyorsun fiyatlari arttirsana" mi diyecegiz? Salak miyiz biz?

3. Bernanke Cin'e tavsiye verirken abesle istigal etmis. Sana ne adamlar paralarini ister harcarlar, ister gomerler.

4. Dedigim gibi Cin parasini ufak ufak degerlendirerek enflasyon problemini cozebilir. Geriye iceride balon olusmasi problemi var, bunu da vergilerle oynayarak kontrol edebilir. Bence Cin icin ortada tehlikeli bir durum yok. Hatta adamlarin onlerindeki en tehlikeli durum enflasyon degil devaluasyondur.

5. Amerika'da ev fiyatlarinin artmasinin ardindaki sebep faiz oranlarinin dusuk olmasidir. Insanlar %5 nominal faizle ev alabiliyorlardi. Odedikleri faizi gelir vergisinden dusebildikleri icin odedikleri subvansiyon sonrasi nominal faiz %3 civarinda gerceklesiyor aslinda. Enflasyon oranlari da %3'e yakin gerceklestigi icin neredeyse SIFIR reel faize borclanarak ev sahibi olabiliyorlardi. Simdi reel faizlerin SIFIR oldugu bir ortamda hangi salak ev sahibi olmak istemez? Kaldi ki hammadde fiyatlari da arttigi icin ev fiyatlari her sene artiyor, neticede bu is cok karli bir yatirim olarak karsimiza cikiyor. O yuzden balon vardi da, bilmem neydi de gibisinden yapilan yorumlara guluyorum. Kaldi ki bu yorumlar 2003 yilindan beri yapiliyor. Insanlar dusuk faizlerin ev fiyatlari uzerindeki etkilerini hesaplamaktan bu kadar mi acizler?

Reel faizler niye dusuk? Cin ucuza ithalat yaparak hem enflasyonu dusuruyor, hem de ellerindeki dolarlarla Amerikan hazine bonolari alarak faizlerin dusuk olmasina sebep oluyor. Bir kez daha soyluyoruz. Uyandirma kerizi bulandirir denizi.

Peki Cin 1 trilyon dolarlik rezervlerini dolasima sokmaya kalkisirsa ne olur? Nasil olacak bu is? Elindeki hazine bonolarini satmasi lazim. Demek ki birilerinin hazine bonolarini almasi lazim. Cin hazine bonosu satarken ortaya para cikiyorsa, trade'in oteki tarafindaki adam da hazine bonosu alirken piyasadan para cikiyor demektir. Neticede yeni tek bir kurus yaratilmiyor anlayacaginiz.

Ortada bence risk yaratacak bir dengesizlik yoktur. Cin kendi halinden memnundur, durumunun bozulmasi zordur, Amerika kendi halinden memnundur, alan memnun satan memnun olduguna gore bu ticaret neden bozulsun?

Devam edecegiz. Read More!

Michael Bloomberg Kimdir

Fortune dergisi Bloomberg sirketini kapak yapmis ve sirketi ve sahibi Michael Bloomberg'i tanitan detayli bir yazi yazmis. Yaziyi ucretsiz okuyabiliyorsunuz, ilgilenenlere duyurulur.

Sindirella Hikayesi  Tahvil Nedir  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Çernobil Faciası  Türev Konu Anlatımı  Demokrasi Nedir    Yatırım Fonları Read More!

Kuresel Ekonomide Neler Oluyor: Cin Amerika Japoya Hindistan

Deniz Gokce cari acik konusunda yazmayacagim dedikten sonra nihayet dayanamamis ve sonunda yazisini patlatmis. Maalesef bu sefer de benim canim bu konuda yazi yazmak istemiyor, ilk firsatta Cin, Amerika, Japonya, Hindistan konulu yaziyi yazip kuresel ekonomide neler oluyor onlari aciklamaya calisacagim.

EFT Nedir?  Faşizm nedir?  Özel Üniversiteler  Devlet Üniversiteleri  Türk Bilim Adamı

Dunya ekonomisi son dort yilda ortalama %4.9 gibi anormal bir hizda buyuyormus. Yigit Bulut'a sorsaniz buna da bir kulp bulur, "buyuyoruz ama dunyadaki faizler uzaydaki faizlerden (uzayda faizler sifirmis!!) yuksek oldugu icin Yozgat'ta calisan bir isci Omega-X107 gezegenindeki uzayliyi besliyor" seklinde ifadelerle yine show yapamaya baslar herhalde. Kendisi "bu yaziyi herkese gonderin" diye rica etmis, biz de Ekonomi Turk olarak bu ricasini kirmadik ve tum okuyucularimiza bu yaziyi okumasini tavsiye ediyoruz. Bu arada Yunanli Yorgo o kadar igrenc, o kadar serefsiz bir insan ki, ben hayatimda boyle bir asalak daha gormedim. Ote yandan Alman Hans kel, sarisin, yuzu pancar gibi kirmizi, 130 kilo, her tarafinda sivilceler cikmis, ortalikta atlet ve pijamayla dolasan, durmadan gegiren ve gaz cikaran baska bir asalak. Ikisini de tanidigimdan soyluyorum. Son olarak Yigit Bulut Japon Atsuke'yi unutmus, asil sicak paraci o degil miydi yahu? Herhalde Atsuke 2000 yilinda dolari 600 binden bozdurup, 2001 yilindaki krizde 1.5 milyondan geri almak zorunda kaldigi icin atlamis olmali. Read More!

Cocuklariniz Neden Orada Degildin Diye Sormasin

Bundan ben diyeyim 10 siz deyin 15 sene evvel Yeni Demokrasi Hareketi isimli bir hareket baslatilmis, lideri olan Cem Boyner ise "Cocugum bana baba sen niye bir seyler yapmadin, hiyar mi yetistirdin" demesin diye politikaya giriyorum demisti. Secimlerde 117 bin oy aldilar, vakitlerini secim kampanyasina harcayacaklarina hiyar yetistirmeye harcasalardi, simdi hiyar uretiminde dunya birincisi olmustuk. Gerci bir cok bakimdan ulkemizde dunyanin hic bir yerinde olmadigi kadar turlu turlu "hiyar" var ama neyse!!!

Simdi ise insanlari Tandogan meydaninda toplamaya calisiyorlar. Sebep?

Sebep basit. Bizim halkimizin cogunlugu ya okumamis cahil ya da az okumus cahil. Kimsenin dili acik acik soylemeye varmiyor ama demokrasi bizim halkimiza yaramiyor. Bir kilo kuru fasulyeyle bir kilo pirince oyunu satabilen insanlar bunlar. Hatta "herkese bir ev bir araba", "mazotun litresi 1 YTL" gibi bos laflara kanip da oy veren vatandasimiz da cok. Iste bu "ise yaramaz" insanlarimiz demoktratik bir secim sonrasinda AKP'yi secmis ve halt etmislerdir. Simdi de AKP hakli olarak kendi goruslerine sahip birisini (bence RTE, bahisler hala acik) Cumhurbaskan'i yapmaya niyetleniyor ve bu "ilerici" kesimleri acaip derece rahatsiz ediyor. Son bir gayret tam saha pres yaparak sonucu etkilemeye calisiyorlar. Aslini soylemek gerekiyorsa ben bunda prensipte bir zarar goremiyorum. Ama uygulamada bazi zararlari var.

Liderlik Nedir?   Küresel ısınma Nedir  Komünist Nedir  Komünizm nedir?  Kapitalizm Kapitalist nedir

Birincisi diger insanlarin hayatlarini aksatarak eylem yapilmasina karsiyim (negatif externality ortaya cikariyorsunuz), koprude eylem yapan isciler de buna dahil, Tandogan meydaninda trafigi kapatacak "ilericiler" de. Ikincisi, madem bu kadar insani bir araya toplayacaksaniz, zamaninizi ve enerjinizi lakirdi ile gecireceginize soyle guzel bir organizasyon yapin ve adam basi 1 agac dikin. Ankara oyle fazla agaci olan bir sehir degil, diyelim ki bu organizasyonunuza 500000 kisi istirak etti (o kadar olmaz ama 100,000 de az bir rakam degil), alin size 10 sene sonra bir orman. Orman'in adini da "AKP'ye karsiydik, bos bos miting yapacagimiza orman yaptik" Ormani koyarsiniz. Yillar gecer, insanlar AKP'yi unutur ama ormaniniz dimdik ayakta kalir. (Pozitif externality ortaya cikariyorsunuz) Gelecekte baska seyleri protesto etmek isteyen insanlar da miting alanlari yerine ormaniniza piknige giderler.

Demokrasi demek sadece protesto etmek degildir. Protesto teroristlerin yaptigi gibi "siddet" kullanmaktir, siddet de daha fazla ses getirir. Neticede siddet kullanarak istediklerinizi yaptirabilir misiniz orasi ayri (ben aslinda zorla guzellik olabilir gorusunu savunuyorum ama bazi okurlarimiz bunun tersini dusunuyorlar, hehehe). Biz AKP'yi kara kasi kara gozu icin desteklemiyorduk (gecmis zaman kullandim, butce aciklari kapanmadigi muddetce de gecmis zaman kullanmaya devam edecegim). Alternatifleri bin beter yahu, hepsini toplasan bir Recep Tayyip etmez ki Recep Tayyip de (detaylarina girmeyecegim) oyle cok super bir politikaci degil (Nasilim? Uslubu yumusatmis miyim? Yumusak uslup kullanmasam ustume cullanirlar zaten. Anlayin siz onu). Neyse, bu konular mayin tarlasi gibi, ben lafi dolastirmadan ve mayina basmadan diyecegimi diyeyim.

Ben hic bir partiyi desteklemiyorum. Protesto yapacaksaniz gidin faydali bir protesto yapin, inanin daha buyuk bir haber olur, pazarlama konusunda uzman arkadaslarimiz size soyleyeceklerdir: bir kopek bir adami isirirsa bu haber olmaz ama AKP'yi protesto etmek isteyen birisi "normal" protesto kalibinin disina cikarak protesto yaparsa bu haber olur (adamin ayni zamanda kopegi isirmasi lazim miydi tam hatirlamiyorum). Read More!