Genclere Tavsiyeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genclere Tavsiyeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Iş Aramaya Ne Zaman Başlanmalı

Finans ve ekonomi master programları başlıklı bir yazımızda öğrenci okurlarımıza iş aramaya mezun olmadan 2.5 sene önce başlamaları gerektiğini söylemiştim. Neden böyle bir tavsiyede bulundum onu açıklayayım.

Öğrencilerin çoğunluğu ne tür bir iş yapmak istediklerini, iş hayatında kendilerini neyin beklediğini pek bilmez. Yumurta kapıya gelinceye kadar bekler. Oysa mezun olmadan 2.5 sene önce piyasadaki işlere, verilen ücretlere dair araştırma yapan öğrenciler hem ne tür bir iş yapmak istediklerini öğrenecek hem de o işlere girebilmek için kendilerinde bulunması gereken nitelikler hakkında bilgi sahibi olacaktır.

Iş bununla da bitmiyor tabii ki. Önlerinde mezun olmadan önce 2 tane yaz olduğu için yaz aylarını istedikleri işle alakalı stajlarla değerlendirip gerçekten bu işi yapmak isteyip istemeyeceklerini de öğreneceklerdir. Eğer gerçekten bu işi yapmak istiyorlarsa stajda çok çalışarak ve işin bazı detaylarını öğrenerek hem kendilerini geliştirebilirler hem de kendilerini buradaki yöneticilere göstererek daha mezun olmadan çalışmak istedikleri alanlardan iş teklifleri alabilirler.

Eğer ilk stajın sonunda yaptıkları işten memnun kalmadılarsa önlerinde yeni bir alan seçmek için 2 yıl ve bir staj denemesi yapmak şansı daha olacaktır. Yine de hayatta başarılı olabilmek için ne yapmak istediğinize ne kadar erken karar verirseniz o kadar iyi. Dört yıllık eğitiminizin son iki yılını çalışmak istediğiniz alandaki derslere ve faaliyetlere ayırarak mezun olduğunuz zaman bir çok kişiden daha iyi bir konumda bulunabilirsiniz.

Erken kalkan yol alır.

Not: Bu yazı insider trading sitesi Insider Monkey sponsorluğunda yazılmıştır. Bu yazıyı beğendiyseniz kendi websitenizden Insider Monkey sitesine “insider trading” kelimeleri üzerinden link veriniz. Read More!

Nasil Ingilizce Ogrenebilirim?

Ingilizce ogrenmek konusunu ciddiye alan bir okuyucumuz su emaili atmis:

Size bir konuda danışmam gerekiyor. Türkiye'de mba yaptıktan sonra sıra doktoraya gelince dil sorunu ile karşı karşıya kaldım. Türkiye'deki eğitim sisteminin bir başka ilginç doktası da kısmı. Bana master diploması veriyor ve benim kullanabileceğim bir yabancı dili öğretmiyor. Tabi suç sadece devlette değil bende de var ama sistemin yanlış olmasını değiştirmiyor.

Sözü fazla uzatmak istemiyorum. Bu yabancı dil sorununu çözmek amacıyla Amerika'ya gitmeye karar verdik. ...Ailemden topluca para aldim, hemen harcamayacagim kismini nasil degerlendireyim? Biliyorum bu önermeleri belirli bir ücret karşılığında yapıyorsunuz ama kredi kartımı iptal ettirdiğim için şu an ödeme yapamıyorum. Ama söz veriyorum, Amerika'dan dönüşte borcumu ödüyeceğim.

Ben de ona su cevabi yazdim:

Para verenlere de yatirim tavsiyesi yapmiyorum, sadece kendi dusuncelerimden bahsediyorum. Sana da durumunla ilgili kendi dusuncelerimi soyleyeyim, sen ne yapacagina kendin karar ver.

Birincisi yabanci dil sorununu cozmek icin Amerika'da gelmene gerek yok, Turkiye'de de bu konuda cozum uretebilirsin. Ingilizceyi roman yazmak icin ogrenmeyecegine gore bu konuda bir cok pratik yontem gelistirerek dilini kuvvetlendirebilirsin. Turkiye'de ikamet eden yabancilarla (ozellikle Amerikali olanlarla) iletisime gecerek onlarla takas yapabilirsin. Eminim onlarin Turkce bilen ve kendilerine dil konusunda yardimci olabilecek birilerine ihtiyaci vardir. Bunun haricinde ingilizce ogrenmeye calisan senin gibi insanlarla bir grup kurabilirsin. Ucuncu bir alternatif Rosetta Stone gibi bilgisayar'da Ingilizce ogreten programlardan birisini satin alarak evde kendi kendine ogrenebilirsin. Dorduncusu internette dil ogrenmeni kolaylastiracak bir suru grup ve kaynaga ulasabilirsin. Besincisi, senden daha kotu ingilizce bilen birisine ingilizce dersleri vermeye baslayabilirsin (bir sey en iyi baskalarina ogretirken ogrenilir). Liste uzar gider. Amerika'ya gelerek parani cope atma derim. Yazlari work-and-travel gibi programlara katilip para kazanirken dil ogrenebilirsin. Dil ogrenmek icin ustune bir de para verme. Internet uzerinde bir suru ingilizce video, program vs. var. Onlari dinleyerek ve izleyerek de kulagini alistirabilirsin.

Evi satmak konusunda bence yanlis bir zamanlama yapmissiniz. Alternatif yatirimlarin beklenen getirileri su siralar bayagi bir dustu. XXX (bu paragrafi sansurleyerek yayinlamiyorum, piyasalara iliskin goruslerimi paylasiyorum, Turkishtime'in Kasim sayisini alarak bu gorusleri ogrenebilirsiniz)

Amerika'ya gelerek bosu bosuna parani sokaga atma derim. Buraya gelenler de zaten oyle ahim sahim bir ingilizce ogrenemiyorlar. Iki uc sene burada yasayip da dogru durust iki cumle kurmayi beceremeyen bir suru insan taniyorum. Uc yasinda olsan anlarim, gel bir senede ana dilin gibi ingilizceyi ogren. 25 yasinda dil o kadar cabuk ogrenilmiyor. Zamanini ve parani bosa harcama, gereksiz maceraya atilma. Cok ciddiyim.

Siz ingilizce ogrenmek isteyen bu gencimize ne tavsiye edersiniz. Baska dil ogrenmek isteyenler de varsa buradan iletisime gecerek birlikte daha kolay ve az maliyetli bir sekilde ingilizce ogrenebilirsiniz belki... Read More!

Ekonomistler Icin Programlama

Bir okuyucumuz ekonomistler icin programlama bilmenin onemiyle alakali su soruyu yoneltmis:

Sık sık programlama bilmenin ne kadar önemli olduğunu vurguluyorsunuz. Peki bir iktisatçı adayı için hangi programları ve hangi programlama dillerini öğrenmeyi tavsiye edersiniz?
Bu programların bir iktisatçıya hangi konularda yardımcı olacağını ve öğrenme için ipuçlarını içeren bir yazı yazsanız benim gibi birçok kişiye çok büyük faydanız olmuş olur.

Iktisat bilimi Turkiye'deki bir cok insanin sandigi gibi buyume, enflasyon, faiz gibi dar bir alanda yapilan teorik bir faaliyetten ziyade cok genis konularda cok cesitli sorulara yanit bulmaya calisan ampirik bir bilim dalidir. Degisik sorulara degisik yanitlar bulabilmek icin veya eski sorulara yeni yaklasimlar getirebilmeniz icin de yeni veriler ve yontemler gelistirmeniz gerekir. Bunlari yapabilmeniz icin de programlama bilginizin cok ileri duzeyde olmasi gerekir. Neticede arz talep dunyasi bu. Bugun yeterince arz yok, ekonomistlerin cogunlugu bilgisayarcilardan ziyade matematikcilerden olusmakta. O yuzden de bu kisiler kendi ufak dunyalarinda teorik takilar eski problemlere kimsenin anlamadigi, zaten pek de ise yaramayan cozumler sunmaya calisiyorlar ama bilimin son 20-30 yilda da fazla bir mesafe kaydedemedigi ortada.

O yuzden simdi karsimiza Freakonomics turunde arastirmalar yapan yeni bir nesil ekonomist cikiyor. Iste aslina bakarsaniz bu yeni nesil ekonomistlerin bilgisayar bilgisinin cok ileri duzeyde olmasi gerekiyor. Bundan sonraki nesil ekonomistlerin sadece SAS gibi istatistiksel programlari bilmeleri yetmeyecek. Bunun yaninda bir suru scripting programi bilmeleri gerekecek. Internetten aradiklari verileri bulup indirecek, indirilen dosyalardaki rakamsal veya sozel verileri kullanilabilir formlara cevirebilecek seviyede programlama bilgisine sahip olmalari gerekecek.Bu is rekabet isi, ne kadar iyi programlama bilirseniz sizin icin o kadar iyi olur. O yuzden su su programlari bilmeniz gereklidir diye bir liste vermeyecegim. Phds.org gibi websitelerine gidip oradaki is ilanlarina bakarsaniz bugunlerde ne tur programlama bilgisi talep edildigini gorebilirsiniz.


What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b Read More!

Emeklilik Dönemi Tasarruf Açığı Araştırması

Aviva'nın, Deloitte işbirliğiyle Avrupa’nın 13 ülkesinde gerçekleştirdiği “Emeklilik Dönemi Tasarruf Açığı” araştırması ve Türkiye ülke raporunun sonuçlarını AvivaSA CEO’su Meral Eredenk açıklamış. Araştırmaya göre Türkiye’de 2011 ile 2051 yılları arasında emekli olacak nüfusun, emeklilik dönemi beklentilerini karşılayabilmek için her yıl 91 milyar euro ek tasarruf yapması gerekiyor. Bu da her bireyin yıllık yaklaşık 4800 TL (2 bin 400 euro) ya da ayda 400 TL (200 euro) ek tasarruf yapması anlamına geliyor.

Tabi yukarıdakiler ortalama değerler. Yaş grupları açısından baktığımızda emeklilik yaşına yakın bir bireyin yılda 6400 TL (3 bin 200 Euro) ek tasarruf yapması gerekirken, 20 yaş grubundaki bir bireyin 1000 TL (500 Euro) ek tasarruf yapmasının yeterli olacağı göze çarpıyor. 

Bu durumda 20'li yaşlarında birinin ayda 80 TL civarında bir birikim yapması yeterli gibi görünüyor. Ama bence bu, daha önce  Tasarruf Yöntemleri ve Bireysel Tasarruf Orani adlı yazıda belirttiğim gibi yeterli değil:





Eger aylik vergi disi gelirinizin %15'ini kenara koymuyorsaniz, yeterince tasarruf yapmiyorsunuzdur. Ve aylik gelirinizin sadece %15'ini kenara koyarak yaptiginiz tasarruf, sizi zengin bir emeklilige goturebilir ama 40'li yaslarda finansal bagimsizliga goturmez. Hedeflerinizi daha yuksek tutmaniz lazim.
Avivasa CEO'su Meral Eredenk şöyle uyarıyor:




"Günümüzde çalışan 10 kişi bir emekliyi finanse ediyor. Fakat 40 yıllık süre içerisinde 3 kişi bir emekliyi finanse edecek. Bu da emeklilik yaşamının tasarruf yapılmadığı takdirde sıkıntılı geçebileceğini ortaya koyuyor."
Read More!

İktisat Doktora Programı Seçerken

greg mankiw blogunda doktora basvurusu yapacak ogrencilere tavsiyelerde bulunmus. mankiw'in ogutlerinden birkac tanesini turkce'ye cevirip asagida yayinliyorum:

1. siralamalarla baslayin. en son yapilmis iktisat bolumu siralamalarindan bazilarilari icin, buraya, buraya ve buraya tiklayin. butun siralamalar kusurludur, ama diger hersey sabit kalmak sartiyla, daha yuksek sira muhtemelen daha iyidir.

2. su an basvurmayi dusundugunuz programda olan yuksek lisans ogrencileri ile konusun. mutlular mi?

...

9. son zamanlardaki doktora ogrencileriyle ilgili bilgilere bakin. baslayanlar ne oranda programi bitiriyorlar? bitirdikten sonra ne tip islere giriyorlar? bunlar sizin arzuladiginiz isler mi? yerlestirme bilgileri programa giren ogrencilerin capiyla, programin kendisinin katma-degeriyle, ve bolumun ogrencilerini isgucu piyasasinda ne kadar iyi sattigiyla ilgili bilgi verir.


devamini mankiw'in blogundan okuyabilirsiniz. yazi ingilizce, ama zaten tavsiyeler de daha cok amerika'daki doktora programlari ile ilgili. bunlara basvuracak olanlar herhalde ingilizce biliyorlardir.

mankiw'in blogunda bu konularda cok sayida yazi var. amerika'da iktisat doktorasi yapma niyeti olanlar bunlardan faydalanabilirler. Read More!

Tutumluluk Nedir?

Bana genclere vereceginiz en onemli iki tavsiye nedir diye sorulsaydi sunlari soylerdim. Birincisi tutumlu olunuz, ikincisi cok calisiniz. Tutumluluk nedir once onu bir aciklayalim. Diyelim ki aylik geliriniz 1000 TL olsun. Tutumlu olan birisi gelirinin onemli bir kismini harcamaz, biriktirir, gelecege yatirim yapar. Tutumlu birisi gelirinin harcamalara ayirdigi kismini ise en etkin sekilde degerlendirir, har vurup harman savurmaz. Boylece toplumdaki diger insanlara nazaran daha az para harcasa bile cok daha fazlasini basarir harcadigi para ile. Bunlar kolay kazanilacak yetenekler degil, biraz da karakter meselesi.

Ikinci onemli konu ise cok calismak. Vaktiniz de geliriniz gibi sahip oldugunuz diger onemli bir kaynaktir ve bunu da cok isabetli degerlendirmeniz gerekir. Tutumlu biri oldugunuzu ve gelirinizin %40'ini biriktirdiginizi varsayalim. Sizin kadar tutumlu olmayan ama daha cok calisip sizin kazandiginizdan cok daha fazlasini kazanan bir kisinin gerisinde kalabilirsiniz. Omru boyunca sizden %20 daha fazla calismis bir kisinin zamani geldiginde sizin 4-5 kati para kazanmasina sasirmamaniz gerek. Bu kisi sizin yariniz kadar bile tutumlu olsa her ay biriktirdigi para sizin gelirinizin tamami kadar olacaktir. Gecmiste az calistiginiz icn bugun geliriniz kisitli ise bugun dahi daha fazla calisarak gelirinizi arttirmaniz mumkun, biraz yaratici olmaniz yeterli.

Kapitalizm Kapitalist nedir  Faşizm nedir?  Fraktal Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  Çernobil Faciası

Ulkemizin bence en temel sorunlarindan bir tanesi insanlarimizin hem tutumluluk hem de cok calismak kavramlarindan uzak olmalaridir. Herkes yan gelip yatma, calismadan para kazanma derdinde. Erken emeklilik mi dersiniz, devletin KIT'lerinde yillarca verimsiz bir sekilde "calisan"lari mi dersiniz, karisini tarlaya gonderip kendi kahvede kumar oynayan ciftcileri mi, hepsinden var ulkemizde. Ondan sonra da yabancilar bizim guclenmemizi istemiyor, bizim petrolumuz yok ondan zengin degiliz, IMF olmasaydi biz coktan herkesi gecmistik, veya Merkez Bankasi faizleri indirip kurlari cikarsa kimse bilegimizi bukemez seklinde her seyden cok cehaletimizi ortaya koyan populist soylemleri dile getirip birbirimize propaganda yapip dururuz.

Zirvalamayi kesip tutumlu olmaya ve cok calismaya baslamamiz lazim.

Bu yazi Ekonomi Turk blogunda Tutumluluk ile ilgili atasozleri konusunda yazilmistir. Read More!

Tasarruf Yöntemleri ve Bireysel Tasarruf Orani

Gecenlerde T'Pol'un Portföyü Gözden Geçirme ve Yeni Yıl Bütçesi Zamanı baslikli yazisini okuyorum, Singapur'lu elemanlardan biri omuzumun ustunden bakip ne okudugumu sordu. Ben de kisaca anlattim, "24 yasinda biri gelirinin 50-100 lirasini tasarrufa yonlendirebilir" yazdigindan falan bahsettim. Bunu duyunca arkadasin ilk sozu su oldu: "Sadece o kadar mi, yetmez yahu?" Gercekten de ben bu yaziyi ingilizceye cevirip de Singapur'da kime gostersem, ya Turkiye'yi Banglades gibi bir ulke sanir ya da T'Pol'un gencleri har vurup harman savurmaya tesvik ettigini dusunur :) (Not: Bu yaziyi begenerek takip ettigim T'Pol'u elestirmek icin degil, Turkiye'deki tasarruf yöntemleri ve bireysel tasarruf oranlarinin zavalligini elestirmek icin yazdim.)

Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir

Turkiye'de insanlarin tasarrufsuzlugu bu blog'da defalarca islendi, surada birkac ornek mevcut [tasarruf orani],[tutumluluk]. Turkiye'de iken bu durum gozume batmiyordu, ama vergi disi gelirlerinin %40-%50'sini biriktiren Cinlilerle uzun sure yasadiktan sonra Turkiye'deki tasarrufsuzluk karsisinda dehsete dusmeye basladim. Bana "sadece o kadar mi?" diyen arkadas muhtemelen ayda 2,000 - 3,000 dolar maas aliyordur ve bunun en az 750 lirasini biriktirmiyorsa ben Singapur'u tanimamisim demektir. Ama Turkiye'de kiminle bu konuyu konussam "hocam adamlar zengin, bizde para mi var biriktirelim" bahanesi ile karsilasiyorum. Simdi bir kere bu konuda tavuk da yumurta da, hangisinin hangisinden ciktigi da belli. Singapurlular zengin olduklari icin tasarruf ediyor degiller, tasarruf ettikleri icin zenginler. Ayrica Cinliler (sadece Singapur'da degil her yerde) zenginlestikce daha cok biriktiriyorlar. 15,000 - 20,000 dolar geliri olan adamlarin ayda 10,000 - 15,000 tasarruf yaptiklarini biliyorum! Zengin Cinlilerin tasarruf oranlari, ulke ortalamasi olan %40 civarinda degildir, bu oran %70-80 civarina cikar. Ikincisi, Cin'de insanlarin cebine giren para da, hayat standartlari da Turkiye'den iyi degil. O nedenle ben, istisnalar haric, "para mi var tasarruf yapalim?" bahanesini kabul etmiyorum. Kaldi ki ben bu muhabbeti gecekondu mahallesinde yapmiyorum, gelirleri Turkiye ortalamasinin ustunde olan kisilerle yapiyorum.

Tasarruf bir yasam bicimi, ona bakis acisi da bir kultur meselesi. Singapur'da ayda 50-100 lirayi kenara ortaokul bebeleri koyar, bir de kocasinin kumar borcunu odemek icin ayda 500 dolara Mc Donald'sta calisan teyzeler koyar. Ben artik insafsiz davraniyorum (ben de genclere 50-100 lira kenara atin derdim surekli): Eger aylik vergi disi gelirinizin %15'ini kenara koymuyorsaniz, yeterince tasarruf yapmiyorsunuzdur. Ve aylik gelirinizin sadece %15'ini kenara koyarak yaptiginiz tasarruf, sizi zengin bir emeklilige goturebilir ama 40'li yaslarda finansal bagimsizliga goturmez. Hedeflerinizi daha yuksek tutmaniz lazim.

Genclere tavsiyem, mutlak miktarlar yerine, aylik oranlarda tasarrufu hedefleyip buna gore birikim yapmalari. Boylece, "tasarrufa param yok" bahanesinden kurtulursunuz. Ornegin ayda 200 lira biriktirmek yerine, aylik maasinizin / harcliginizin (evet liseliler, universiteliler sozum size) %20'sini biriktirmeyi hedefleyin. Ayda 500 lira kazaniyorsaniz, 100 lira biriktirin, 1,000 lira kazaniyorsaniz 200 lira. Zenginlestikce ve yaslandikca, bu orani arttirin.

Cinlilerin bu konuda stratejilerinin ne olduguna dair bir tuyo vereyim: Singapur'da bireysel finans ve finansal bagimsizlik hic eskimeyen bir konudur. Gazetelerin pazar ekleri hep bu konuyu isler. Oralarda okudugum genel strateji ve tasarruf yöntemleri sunlardir:

- Once isimi kaybetsem ayda ne kadara ihtiyacim olur onu hesaplayin. Diyelim 1,000 lira.

- Sonra bu rakami isinizin risk durumuna ve ortalama is arama suresine gore 6 ya da 12 ile carpin. Diyelim size 6 ay yeter, 6,000 lira.

- Sonra kisa vadeli borclarinizi hesaplayin. Diyelim 2000 lira.

- 2,000 lira borcu kapatip, 6000 lira rakamina ulasana kadar aylik gelirinizin %40-%50'sini, agresif bir sekilde biriktirin. Burada tavsiye edilen, gerekirse kendine eziyet etmektir, yasamdan zevk almamaktir. Yapilmaz demeyin, issiz kalan her Turk genci harcamalarini bu orani saglayacak miktara kisar, isin puf noktasi is varken issizmis gibi davranmaktir.

- 6,000 liraya (ya da sizin hedef miktariniza) ulastiktan sonra bu parayi likit bir yatirima koyun. Hayal kirikligi yaratacagim ama daha tasarrufa baslamadiniz, acil durum fonu biriktirdiniz.

- Sonra yasiniza gore aylik gelirinizin %20-%50'sini tasarruf edin.

- Kira dahil aylik sabit giderleri gelirinizin %35'inin altinda tutun.

- Para biriktirmekle kalmayin, yatirim yapin. Bilesik faizden yararlanarak tasarrufunuza tasarruf katmaya da bakin.

Gecenlerde, Singapur'da para ve maas ile ilgili bir blogda bir anket yapildi. Oradaki elemanlar gelirlerinin ortalama %33'unu biriktiriyorlarmis (Singapur ortalamasinin altinda). Ben %35 ile o blogdaki ortalamanin ustunde kaldim, Turkiye'yi merak ediyorum. Patron suraya bir anket koyalim da Ekonomi Turk okuyucularinin ne kadar tasarruf yaptigina bakalim mi?


Bu yazi Ekonomi Turk sitesinde Tasarruf Yöntemleri konu basliginda yayinlanmistir.
Read More!

Mikro iktisat uygulaması Cinayet Ekonomisi

Not: Asagidaki yaziyi once Ekonomi Turk kitabinin mikro iktisat uygulamalari kismina koymak uzere yazmaya baslamistim ama kismet burada yayinlamakmis.

Televizyonlarda bir sürü dizide cinayetleri çözen zeki dedektifler veya CSI gibi dizilerde teknoloji kullanan suç savaşçıları öne çıkarılır. Belgesellerde de FBI, DEA, veya yerel polis güçlerinin çözdükleri cinayetlerin hikayelerini izleriz. Bunları izlediğim zaman aklıma ilk gelen soru Amerika’da her sene kaç tane cinayet olduğu, ikinci soru bunların yüzde kaçının çözülebildiği, üçüncü soru ise teknolojideki gelişmeleri de dikkate alırsak son yıllarda bu orandaki değişimin hangi yönde olduğudur. Tabii en önemli konu ise cinayetlerin sayısını nasıl azaltabileceğimiz konusudur.

Bu soruların cevaplarına Amerika’ya bakarak cevap aramamın sebebi bahsettiğim istatistiklerin olması. Kısa bir google aramasından sonra karşıma şu cevaplar çıktı:

Cevapları söylemeden sizden bu soruların cevabını tahmin etmenizi isteyeceğim. Amerika’da 2007 yılında 14811 tane cinayet işlenmiş. Yani her 20000 kişiden bir tanesi cinayete kurban gitmiş. Türkiye’de aynı oranda cinayet işleniyorsa aşağı yukarı 3500 kişinin her sene öldürülüyor olması lazım. Amerika’da 1963 yılında 4566 kişi cinayete kurban gitmiş, yani her 40000 kişiden bir tanesi öldürülmüş. Bu demektir ki cinayet işlenme oranı son 44 yılda iki katına çıkmış. Bu rakamlara alkollü bir sürücünün trafik kazalarında öldürdüğü kişiler dahil değil. Onların sayısı bizim kastettiğimiz cinayetlerin sayısından daha fazla. (Geçenlerde New York eyaletinde yeni bir kanun yürürlüğe girdi, alkollü araba kullanan ve arabalarında 16 yaşından küçük çocuk bulunduran kişiler kazaya karışmasalar bile 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilecekler. Türkiye’de alkollü araba kullanmanın cezası neydi?) Aslına bakarsanız ben bu cevaplardan tatmin olmadım ve aramaya devam ettim. FBI’ın sayfasında 20 yıla ait istatistiklere ulaştım ve cinayet oranının 80’lerde ve 90’ların başında çok daha yüksek olduğunu farkettim. O zamanlar senede 24000 kişi cinayete kurban gidiyormuş. Bu rakamlar 1994’den sonra düşmeye başlamış ve onların istatistiklerine göre 1998-2008 arasında öldürülen insan sayısı 16000 civarında sabit seyrederken, nüfus artış hızından dolayı cinayet oranı yüksek miktarda gerilemiş.

Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Bilgisayar Nedir

Peki bu cinayetlerin yüzde kaçı çözülebiliyormuş? Washington Post’un haberine göre 2007’de bu cinayetlerin %61’i çözülebilmiş. Yani her 5 cinayetten ancak 3 tanesini çözebiliyorlarmış. 1963 yılında ise cinayetlerin %91’i çözülmüş. Adamlar 44 sene önce her 10 cinayetin 9’unu çözüyorlarmış. O kadar teknolojik gelişmeden sonra bu 10’da 6’ya düşmüş. 2000 yılında ise bu rakam %63 imiş. Bu rakamlara bakarak kabaca son 8-9 yıl içerisinde DNA teknolojisinin ve dizilerde gösterilen teknolojilerin kullanımının cinayetlerin çözümüne yaygın bir katkı sağlamadığını söyleyebiliriz.

Tabii ki bunu söyleyebilmek için bu konuda çok detaylı bir araştırma yapamak gerekli ve eminim Amerika’da bu konu üzerine çalışan ekonomistler vardır. Diğer emin olduğum bir konu da Türkiye’de buna benzer konularda çalışan ekonomistlerin ya hiç olmaması ya da çok az olması. Eğer şu sıralar ekonomi doktorası yapıyorsanız size vereceğim en iyi tavsiye başkalarının çalışmadığı, hatta o konularda doğru düzgün verilerin bile olmadığı alanlarda doktora tezinizi yapmanız, kendi verilerinizi kendiniz toplamanız ve bunları da kimseyle paylaşmamanız. Böyle yaptığınız taktirde önümüzdeki 10-20 yıl içerisinde Turkiye’de çalıştığınız alanda en uzman kişi siz olursunuz. Bunlar önemli konular. Amerika’da makroekonomi alanında çalışan adam kalmadı diyebilirim, sadece üç beş tane serseri mayınla Fed’in bölgesel ofislerinde çalışan ekonomistlerin yaptıkları çalışmalar var, onların da neye yaradığını bu krizde gördük.

Neyse konumuza dönelim ve biraz spekülasyon yapalım. Geçmişte cinayetlerin daha kolay çözülmesinin bence en önemli sebebi bunların aile içi cinayetler olmaları. Geçen zaman içerisinde organize suç ve bununla bağlantılı cinayetlerde bence önemli artışlar meydana geldi ve bunları da öyle DNA veya CSI teknikleriyle çözmek pek mümkün değil. Aslına bakarsanız katil eşlerden biri değilse, dizilerde gözümüzün içerisine sokulan süper dedektiflerin öyle ahım şahım bir yeteneklerinin olmadığını görebilirsiniz. Neticede Amerika’daki dedektifler finans, hukuk, tıp gibi zeka gerektiren alanlara giremeyen, lisenin kabadayısı olan patates beyinli kişiler olduklarından normal olan onların ancak gözlerinin önündeki bariz cinayetler dışındaki cinayetleri çözememeleridir. Bu işin çözümü ancak makro seviyede olaya sistemik yaklaşıp analiz ettikten sonra gerçek uzmanlar tarafından ortaya konabilir. “Ben 27 yıldır dedektiflik yapıyorum, bu işler analistlerin bildiği gibi değil” diyen beceriksiz statükoculara da aldırış etmemek gerek.

Bir de beyninizi gıdıklayacak Orwellian bir çözüm önerisinde bulunayım. Cinayetleri azaltmanın yolu insanlara bu işten yakayı ucuz sıyıramayacakları mesajını vermenizdir. Birincisi cezalar hafif olmayacak, ikincisi yakalanma olasılığı çok yüksek olacak. Yakalanma olasılığını nasıl arttırırız? İnsanların yerini her günün her saniyesinde cep telefonlarından (veya herkesin koluna takılacak ve sinyal verecek bilekliklerden) belirleyeceğiz. Ayrıca arabalara da çip takılarak her gün her saniye nerede oldukları, hangi hızla seyrettikleri belirlenecek. Herkesten ayrıca DNA örneği de alınacak. Son olarak da her yere yüksek çözünürlüğe sahip kameralar yerleştirilecek. Böylece cinayetlerin ve diğer suçların çözümünde dedektiflerin ihtiyaç duyduğu bilgilerin çoğuna hemen ulaşabileceğiz. Bu bahsettiğim teknolojiler henüz tam olarak ucuz bir şekilde uygulamaya sokulacak kadar gelişmiş değil ama bu ütopyadan çok da uzak sayılmayız. Peki toplum suç oranlarının ciddi oranda azaltılmasının bedeli olan her attığı adımın devlet baba tarafından izlenmesine evet der mi?

Ekonomi Türk
Read More!

Iktisat Tez Konusu

Iktisat Yuksek lisans yapan ve tez konusu arayan okuyucumuzun sorusu:

Sn. Ekonomix ve Ekonomi Turk ekibi;

Ben blogunuzu bir ekonomi öğrencisi olarak yaklaşık 2 senedir severek takip ediyorum. Bu süre içerisinde birçok arkadaşıma tavsiye ettim ve genellikle olumlu bildirimler aldım. Size naçizane bir sorum var. Ben üniversitemin para-banka tezli yüksek lisans bölümünde yüksek lisans yapıyorum ve bu sene itibariyle ders aşamasını bitirip tez aşamasına geçmiş bulunmaktayım. Tez alanı olarak uluslararası iktisadı seçtim. Acaba bu alana uygun bir tez olarak ne yazabilirim? Güncel konularda ve yurtdışındaki akımlar konusundaki bilginize güvenerek bu soruyu soruyorum. Bir de finans ağırlıklı değil de daha çok teori ağırlıklı düşünüyorum. Yardımcı olursanız sevinirim. İyi günler, iyi çalışmalar.

Demokrasi Nedir   Küresel ısınma Nedir  Özel Üniversiteler Read More!

Matematiksel Finans

Baska bir okuyucu sorusu (okuyucunun sorusu italic):

Ben blogunuzu uzun süredir takip eden ve blogunuzdaki tüm eğitim konulu postları okumuş olan, endüstri müh ve matematik okuyan bir 3. sınıf öğrencisiyim. Finans konusunda akademik kariyer yapmak istiyorum ve bu konuda size birkaç sorum olacak.
Aklımı kurcalayan ilk soru, hangi konuda doktora yapacağım, finansal matematik, uygulamalı matematik, finans mühendisliği konuları arasında gidip geliyorum. Uygulamalı matematik entelektüel açıdan beni en fazla tatmin edecek bölüm gibi gözüküyor, fakat bu bölümden mezun olduktan sonra iyi bir finansçı olabilir miyim bunu bilemiyorum. Aklımın bir köşesinde hep doktora yaptıktan sonra 5-6 sene çalışıp sonra okula dönüp hoca olma fikri var, ne kadar gerçekçidir bilemem tabi. Benim merak ettiğim ve size sormak istediğim uygulamalı matematik okuduktan sonra piyasada iyi bir iş bulabilir miyim, piyasada yeterince çalıştıktan sonra okula dönüp hoca olabilir miyim?
Ben sana hangi okullara gitmen gerektigini soyleyeyim, sen karar ver. Bu konuda iki tane okul var Columbia Universitesi ile NYU. Finans muhendisligine girmek daha zor tahmin edebilecegin gibi. O konuda Columbia biraz daha ileride sanki. Bu okullardan mezun olduktan sonra niye sadece 5-6 sene calisacaksin ki? 15-20 sene calis, ondan sonra emekli olursun zaten. Emekli olmak istemiyorsan Turkiye'de ufak bir okulda hoca da olabilirsin.

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

Ayrıca, finans sektörünün geleceği konusunda da kafamda sorular var. Etrafımdakilere bu planı anlattığımda genellikle aldığım tepki şu oluyor: Finans sektöründe bu süper karmaşık matematiksel kavramlar içeren modeller şu anki kriz yüzünden güvenilirliğini kaybettiler, böyle karmaşık modeller kurabilen analistlere ilerde zaten ihtiyaç olmayacak, bu fizik ve matematik phd li adamlar da yakında wall street ten silinecekler, ortam mba yapmış insanlara kalacak. Sizce bu öngörü ne kadar gerçekçidir, böyle bir olayın gerçekleşme ihtimali yüksek midir?
Challenger faciasi oldu diye Amerikalilar uzaya gitmeyi birakmadi. MBA yapmis adamlar bir halttan anlamiyor, adamlarin isi network yapmak, musteri ve politikaci kafalamak. O yuzden daha fazla para kazaniyorlar zaten. Senin rakiplerin degiller.

Son olarak, finans mühendisliği doktorası yerine uygulamalı matematik doktorası yaparsam bu benim finans alanında ilerleyeceğim yerleri kısıtlar mı, çok ileri gitmeme engel olur mu, bunu merak ediyorum.

Ikisi arasinda cok fazla fark oldugunu dusunmuyorum, finans muhendisligi biraz daha az teknik. Burada amac tecrube kazanmak, cevre edinmek ve neticede kendi dukkanini acmaktir.
Read More!

Ekonomi PhD

Okuyucu sorusu:

Bu sene içinde yurt dışına phd başvuruları yapmayı planlamaktayım. Size birkaç sorum var. Üniversitedeki hocalarımdan cevaplarını alamadım.

- Öncelikle eğer Ekonomi PHD'si yaparsam, özel sektörde çalışma imkanım olabilir mi? Bir sitede "MBA sahipleri özel sektörde Ekonomi PDH'lerinden daha iyi kazanır" gibi bir yazı okudum. Kısacası, PHD'de kazandığım yetenekleri kullanabileceğim bir iş bulabilme şansım nedir?

- Business School'larda yapılan Ekonomi phd'sinin ne farkı var?

- İkinci olarak Ekonomi yerine Finans veya Finansal Ekonomi gibi bir phd tavsiye eder misiniz? Eğer ederseniz hangi okulları tavsiye edersiniz? Bu soruyu sorduğum hocalardan pek bir cevap alamadım. Dönemimde sıralamam iyi, ancak Finans phd'lerinin öğrenci kabul etmede daha seçici olduklarını duydum.

Yukarıda da belirttiğim gibi, bu soruları hocalarım dahil pek çok kişiye sordum ancak tatmin edici bir cevap alamadım. Beni aydınlatırsanız sevinirim...

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

Ekonomi doktorasindan sonra is bulma olasiligin nerede doktora yaptigina gore degisir, ilk 10'daki bir okulda yapmayacaksan ve Turkiye'ye donmeyi dusunmuyorsan ekonomi doktorasi yapma. Ozel sektorde is bulabilirsin eger iyi bir okulda doktora yaparsan.

Iyi okullardan mezun olan MBA mezunlari kotu okullardan mezun olmus ekonomi doktoralilarindan daha fazla kazanir. Iyi okullardan mezun olmus ekonomi doktoralilari MBA mezunlari kadar kazanir. Isletme fakultelerinde ekonomi doktorasi verilmez, verilmesine de gerek yok zaten.

Ekonomi yerine finansal ekonomi tavsiye ederim (eger amaciniz para kazanmak ise), yoksa karakteriniz uyuyorsa iyi bir okulda MBA yapin. Amerika'da okuyacaksaniz ve kalacaksaniz ve tonla para kazanmak istiyorsaniz ilk 10'daki okullara gidin derim. Turkiye'de Bogazicinde mezun olmus adamla Pamukkale Universitesinden mezun olmus adam nasil farkli muamele goruyorsa burada da boyle. Finans bolumlerine girmenin ekonomi bolumlerine girmekten daha zor olmasi sana ne soyluyor?

Amerika'da iyi bir okula gidemeyeceksen, Turkiye'de bir kariyer yapmani tavsiye ederim. Neticede Turkiye daha hizli buyuyecek ve sana Amerika'da sunulandan daha fazla firsatlar sunacaktir.

Kariyer konularinda verilmesi gereken tavsiyeler maalesef kisiden kisiye gore degisiyor. Ben senin yeteneklerin, kisiligin, Turkiye'deki cevren hakkinda bilgi sahibi olmadigimdan kesin tavsiyelerde bulunamayacagim.
Read More!

Başarılı İnsanlar ve Çok Çalışmak...

Uzun zamandır aklımda olan ve bir türlü gerçek anlamda hayatıma uygulayamadığım birşey var: Zamanımı verimli kullanmak. Çağımızın en önemli zehirleri öncelikle TV sonra da bilgisayar oyunları olmalı. Bilgisayar oyunları ile işim yok ama polisiyelere olan merakım TV başında gerekenden fazla zaman geçirmeme sebep oluyor.

Okumaktan ve yazmaktan büyük zevk almama rağmen bazen adeta çivilenmiş gibi TV başında oturuyorum. Ne büyük bir ziyan! Son günlerde bu konu nedeniyle kendime isyan halindeyken tam da zamanında Amazon siparişlerim geldi. Yazı yazmak üstüne bir kitap ısmarlamıştım: Stephen King'in "On Writing" isimli kitabı. Genelde Stephen King okumam çünkü gerçekten korkuyorum. Tek başına yaşayan biri olarak korku filmleri ya da kitapları ile hiç işim olmaz. Sonra evdeki her olağan ses beni yerimden zıplatıyor. Yatmadan evvel odamdaki gömme dolabı kontrol ediyorum. Bir gün içinden biri ya da birşey çıksa ne yaparım bilmem ama yine de ürkütücü birşeyler okusam ya da izlesem, korkaklaşıyorum. Bahsettiğim kitap King'in yazı yazmak üzerine yazdığı ama başına uzunca bir otobiyografi koyduğu bir kitap. Bugün okumaya başladım ve otobiyografi kısmını bir solukta bitirdim.

Tüm başarılı insanlar gibi King de aklına koyduğu işte sebat göstermiş, küçük yaşlarından itibaren tüm zamanını bu işe adamış, gençliğinde büyük fakirlik çekmiş ama hedefinden ve tüm geri çevrilmelere rağmen hayalinden vaz geçmemiş. Hayatını okurken tıpkı diğer başarılı insanların hayatlarını okurken fark ettiğim gibi, onun çok ama çok çalıştığını, evine ekmek getirmek için asgari ücretli bir işte saatler boyunca çalışırken dahi yazmayı araya sığdırabildiğini fark ettim. Uzun yıllar evvel ODTÜ'de Lee Iacocca'nın hayatını okuma ödevi olarak vermişlerdi. Adamın topu topu 24 saate ne kadar iş, egzersiz ve yaşam sığdırdığını görünce şaşmıştım ve disiplinine de hayran olmuştum.

Nükleer Kirlilik  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Olasılık Soruları ve Çözümleri  Marksizm Nedir  Spam Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları  Bono Nedir?  Fareli Köyün Kavalcısı  Arge Nedir?  Kalite Nedir  Açık Arttırma Nedir  Pesimist Nedir?

Tembellik öyle kolay ki... Sizi sarıp sarmalıyor ve adeta bir uyuşturucu gibi etkisi altına alıyor. Son zamanlarda bundan mustaribim ve bugünden itibaren kendimi daha verimli olmaya adayacağım. İş hayatında başarılı olmak isteyenlere Ekonomix (ekonomi nedir?) haftada 80 saat çalışmalarını önerir her zaman. Başarılı insanlara bakınca bunun doğru olduğunu kolaylıkla fark ediyorsunuz ama salt çalışkan olmak yeterli değil. Doğru işleri kapabilmek ve yarattığınız verimi ortaya koyabilmek de önemli. Öyle çalışkan insanlar tanırım ki, angaryaların hepsini üstlenir ama birazcık bile yükselemezler. Zira angaryaları onlar kadar etkin halledebilecek başkası bulunamaz diye düşünen yöneticiler biraz sırt sıvazlayıp onları onore eder ama iş terfiye gelince fazla işe yaramayan ama her konuyu çok iyi bildiğini iddia eden tipleri seçerler.

Odaklanmak çok önemli. Hedefe giden yolda doğru işlere ve uğraşlara odaklanmayı bilmeliyiz. Çok çalışmak,odaklanmak ve vazgeçmemek başarının temel anahtarı olmalı. Read More!

Finans PhD

Merhaba,

Finans Doktorasi başlıklı, Şubat, 26, 2007 tarihli yazınızı okudum. Öncelikle verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkür ederim, bazı soruları giderici bir yazı; ancak ilk 3 okuldan sonraki okullara değinmemiş sadece ilk 10 kısıntında bulunmuşsunuz; bu konuda fazla bir bilgim olmadığı için bu okullardan bahsederseniz sevinirim; ayrıca aklımda olan aşağıdaki bazı okullarıda değerlendirirseniz sevinirim.

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

- UCLA
- University of Pittsburgh
- Cornell University

Ek olarak, ilk 10'daki okulları dikkate alırsak (özellikle ilk 3), iyi bir state of purpose ve çok iyi akademisyenlerden alınmış referanslar 3,7-3,8 arası bir ortalamanın yaratacağı eksikliği kapatabilir mi? Şu an endüstri Müh.de okuyorum, bu bölümle ilgili (yöneylem veya benzetim) iyi bir bitirme tezinin kabul almak için doğrudan katkısı olur mu, yoksa endüstri müh.den mezun olmak finans doktorası için iyi okullara başvurmada bir dezavantaj yaratır mı? Read More!

Denetim ve Bankacilik

Bir okuyucu sorusu, uzman olanlar yanitlasin lutfen:

Yıldız Teknik Üniversitesi, İktisat bölümünden yeni mezun oldum. Big Four diye adlandırdığımız denetim şirketlerinden birinden tax bölümü için teklif aldım. Öncelikle bunu bir irdeleyelim.

Denetim sektörü ve özellikle bağımsız denetim hakkında blogunuzda daha önce özel bir yazı yazılmadı. Bunu hem takip ettiğim kadarı ile hem de google aramaları ile sonuçlandırdım. Bağımsız denetim sektörünün, özellikle küresel finans krizinden sonra ne yönde ilerleyeceği ve hem etik açıdan hem de sektörün dinamikleri açısından neler düşündüğünüzü merak ediyorum.
Mahfi Eğilmez'in Küresel Finans Krizi kitabında bu konu üzerinde detaylıca durulmuş. Denetimin artık uluslararası standartlara kavuşup, ülkeler üstü bir konuma yükseleceği ama piyasanın yaratıcı ruhunu da öldürmeden bunu başarmanın bizi gelecekteki krizlere karşı çok sağlam bir yapıya kavuşturacağı vurgulanmış özetle.

Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir

Siz neler düşünüyorsunuz?

İkinci bir soru olarak, İş Bankasında, uzman yardımcılığı pozisyonunda sınav ve çeşitli değerlendirme mülakatlarını geçtim. Bankacılıkta eskiden süregelen Hazine departmanının havasının kalmadığını hem duyum olarak birkaç farklı yerden edindim, hem de çevremdeki gelişmeler bunları doğrular nitelikte. Özellikle Akbank'taki yeni genel müdürün kurumsal bankacılıktan sorumlu olması yıllardır süregelen hazine-teftiş kökenli genel müdür teyamülünü de yıktı.

Tam da bu kontada, bankacılıkda departman seçiminde sizin fikirleriniz ve bankacılıkta hazine departmanı hakkındaki özellikle işbankası kurumsal kimliği açısından fikirlerinizi öğrenmek istiyorum.

Biraz uzun bir soru veya fikir öğrenme metni oldu farkındayım ama benim durumumda olan gençleri de düşünerek, hem global anlamda hem de yerel anlamdaki fikirlerinizi ciddi anlamda merak ediyor, blogda paylaşımda bulunmanız halinde gelecek yorumlarla farklı bakış açılarını da keşfetmek istiyorum. Read More!

100 Guzel Link

Ekonomi ile ilgilenenler arastirma yapanlar icin derli toplu linkler, belki bir gun işinize yarar.

Nükleer Kirlilik  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Olasılık Soruları ve Çözümleri  Marksizm Nedir  Spam Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları  Bono Nedir?  Fareli Köyün Kavalcısı  Arge Nedir?  Kalite Nedir  Açık Arttırma Nedir  Pesimist Nedir? Read More!

Universitede Bolum Secimi ve Zeka

Dun yazdigim yazinin uzerine cesitli yorumlar geldi. Kimi okuyucularimiz "kedi ulasamadigi cigere mundar dermis" manasina gelen sozleri nazik bir dille sarfettiler. Oyle degil. Bilmeden konusmuyoruz.

Ben de fi tarihinde universite sinavinda ilk 50'e girerek istedigimi sandigim "Elektronik Muhendisligi" bolumune girmistim. (Sinav siralamasi sadece sinavdaki performansiniza gore belirleniyor olsaydi Turkiye birincisi de olurdum ama o siralar garip bir sistemle lisedeki basari puaniniz da sinav sonucuna dahil ediliyordu) Universite sinavinda ilk 10'a giren cocuklardan 6'si benimle ayni siniftaydi. Anlayacaginiz universite sinavinda ilk 100'e girip de elektronik muhendisligi secen mahluklari gayet tanirim.

Simdi tekrar soyleyeyim, belki farkli bir etki yapar. Turkiye'de en analitik (zeki demiyorum) beyinlerinin bu yeteneklerini elektronik muhendisligi gibi Turkiye'de ise yaramayacak bir alanda harcamalari cok buyuk bir kayip bana sorarsaniz. Bu secim yapilirken de bu kisilerin cogunlugu (evet kendilerine sordugumdan biliyorum) diger dereceye giren kisilerin bu bolumu secmesinden dolayi bu bolumu sectigini soyluyordu. Eger Turkiye'de kazara bir universite Roket muhendisligi bolumu acmis olsaydi ve ilk yillarinda dereceye giren ogrenciler (burs tesviki veya baska bir nedenden dolayi) bu bolumu secmis olsaydi simdi dunyadaki roket muhendislerinin cogu Turk olurdu. Turkiye'nin roket uretimiyle uzaktan yakindan bir alakasinin olmamasi bu sonucu degistirmezdi.

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir

Olayin bir suru boyutu var ama ben "suru" boyutuna odaklanacagim. Yaziya yapilan iki yorumu asagiya tasiyorum:

Temel sorun liseyi bitirmekte olan bir gencin gerçek ilgi alanını ve kendi becerilerini tam olarak bilememesi ve de ona yol gosterecek rehberlerin var olmayışı bence. Bir de zaten okuyacağı bölümü kaç kişi gerçekten seçebiliyor ki? Puanlar gelince, puana göre okulları yazıyorlar. İlk %1 hariç kimse gerçekten seçmek istediği yere gidemiyor. Ha gitse orada okuyabilecek mi, bunu da bilemiyoruz tabii. Çoğu genç "açıkta kalmak" ve "elaleme karşı ailesinin boynunu bükük bırakmak" öcüleriyle yetiştirilmiş olduklarından, bir yere kapağa atabilirse, hoşlansa da hoşlanmasa da orada okuyor. Türkiye'de "etiket" merakı da fazla. Elektronik Mühendisliği de bu yüzden itibar görüyor. Orayı kazananan ve bitirene otomatikman zeki adam gözüyle bakılıyor. Bu da tartışılır elbet. Analitik düşünme yetisi tamam ama zeka bence başka bir şey.Aile büyüklerinin baskısı da cabası. Çoğu genç babasının kendisi için uygun olduğunu düşündüğü mesleği seçmeye zorlanıyor. (T'Pol)

Birincisi, gercekten de lisedeki ogrenciler sectikleri bolumu gercekten de bilerek secmiyorlar. Dersaneden ozel hocaya kosarken cok az bir kismi universiteleri dolasip bu alanlarda calisan kisilerden bilgi alip karar veriyor. Oyle olmadigi icin de karar verirken sectikleri bolumun ne oldugundan ziyade imajinin ne oldugu kararlarini daha cok etkiliyor. En analitik dusunebilen ogrenciler elektronik muhendisligini seciyorsa analitik calisan almak isteyen isverenler de daha sonra bu kisileri "elektronik muhendisligi" bilgilerinden dolayi degil, analitik olduklarindan dolayi ise aliyor. Boylece ogrenciler baris'in dedigi gibi mala davara faydasi olmayan bir egitim alip zamanlarinin onemli bir kismini bosa harciyorlar. Anlayacaginiz bu kisiler roket muhendisligi de okusa ayni talebi gorurlerdi.

Diger yorum ise su sekilde:

Amerika da yasamak size pek yaramamis. Turkiye nin gerceklerinden tamamen kopmussunuz. Elektronik muhendisi olan cocuk cilt bakim uzmani oldum diyerek eve gidemez. Turkiye de daha toplum is ahlakinda o istediginiz seviyeye gelmemistir. Turkiye de statuye allah kahretsin ki cok fazla onem verilmektedir. Kiz alirken bile meslek sorulur. Ticaret hor gorulur, ithalat ihracat denince akla sadece mafya gelir. Turk filmlerindeki fabrikatorler her zaman kotu adamdir, Hulusi Kentmen bile yumusatamamistir. (merlin)

Ne kadar dogru bir yorum. Turkiye'nin yeterince girisimci yetistirememesinin, analitik dusunebilen ama zeki olmayan en parlak beyinlerinin habire elektronik muhendisligi gibi Amerikalilarin isine yarayacak bir alanda egitim gormelerinin nedeni ise toplumun insanlari surunun bir parcasi olmaya zorlamasidir. Dogrudur, bu bolumleri okuyan kisilerin cogunlugu daha sonra yurtdisina gidiyorlar ve cogu da daha da uzmanlastiktan sonra orada kaliyorlar. Bir cogunun geri donememesinin sebebi Turkiye'de kendilerine uygun is olanaklarinin olmamasi. Donenler de zaten akademisyen olarak donuyorlar. (Boylece elektronik muhendisi yetistirebilme kapasitemizi gereksiz bir yere arttiriyoruz)

Bu kisilerin bir kismi da universiteyi bitirdikten sonra alan degistirerek iktisat, finans gibi alanlara yoneliyorlar. Boyle olmasinin nedenini baska bir okuyucumuz dogru tespit etmis:

Muhendis kokenli bir danisman olarak meslegim geregi dunyanin cesitli yerlerinde hep muhendisler ile calisiyorum. Genel olarak diyebilirim ki eger amaciniz para kazanmak ise muhendislikten uzak durun. Yasadigim ulkede orta seviye bir condominiumda 30 yasinda tek bir muhendis kiraci goremezsin ama muhendis haric hemen her meslek grubundan adam vardir. (milleplateaux)

Gercekten de oyle. Muhendislik gecen yuzyilin meslegiydi. Burada elektronik muhendisligi yapan ilk 100'e girmis bir tanidigim var mesela. Elektronik masteri ve doktorasi yaptiktan sonra 5 yildir bir elektronik sirketinde calisiyor ve senede $150 bin dolar para kazaniyor. Ote taraftan universite sinavinda ilk 100'u birakin ilk 1000'e girememis ITU mezunu baska bir tanidigim ise finans sektorunde senede $500 bin'den daha fazla kazaniyor (hem de digerinden 10 yas daha genc).

Zeka analitik dusunebilme yeteneginden cok daha buyuk bir kavramdir. Iletisim kurabilen, is bitiren, girisimci insanlar iki tane kompleks matematik problemini cozebilen kisilerden daha zekidirler. Zeki kisi universite sinavinda ilk 100'e girip de elektronik muhendisligi okuyan degil, universite sinavinda ilk 100'e girmis kisiyi uc kurusa calistirip zengin olan girisimcidir. Read More!

İş Ilani

Ben de size Amerika'daki is ilanlarindan bir ornek vereyim:

Title: Quant Programmer/Analyst-PhD-0-2 yrs Work Experience
Employer: $4bil Multi-strategy Fund
Location: Greenwich, CT, United States
Posted: May 07CT.

multi-strategy fund is seeking PhD's from top universities in quantitative fields(mathematics,statistics, sciences, finance, or economics) with programming skills and 0-2 yrs work experience. Please send resume as MS Word Doc.

Manipülasyon Nedir   Küresel ısınma Karikatürleri  Türk Bilim Adamı  Liderlik Nedir?    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri  Enformasyon Nedir    Slogan Nedir    Enflasyon Nedir    Nükleer Santraller  Devlet Nedir

Full details: http://jobs.phds.org/job/13833/4bil-multi-strategy-fund/quant-programmer-analyst

Sizce bu pozisyonda calisan birisi senede ne kadar kazaniyordur? Read More!

Iktisat ve Finans Doktorasi

Bir okuyucu sorusu daha:

Sayın ekonomix,Blog'unuzda doktora yapmak hakkında bir sürü faydalı tavsiyeler bulunmaktadır.Bu tavsiyeler genelde Amerika için yapılmış.Acaba ingiliz üniversiteleri hakkındaki görüşleriniz nelerdir?İktisat ya da finans doktorası için hangi ülkeyi tavsiye edersiniz?(okul olarak lse,wharton gibi aşmış okullara girebileceğimi zannetmiyorum)

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir

Dunyanin diger taraflarindaki universiteler hakkinda pek bir sey bildigimi soyleyemem. Amerika'da iyi bir universitede akademisyen olarak is bulmak istiyorsaniz en iyi okullardan birisinde doktora yapmaniz gerekiyor maalesef. Avrupa veya Asya hakkinda bilgisi olan arkadaslar yardimci olursa sevinirim.

Borsa nedir?
GSYH, CPI ve GSYH Deflatoru
Fraktal nedir? Read More!

Kariyer Cizgisi

Blogumuzla yeni tanisan bir ogrenci kardesimiz su soruyu soruyor:

Ben Marmara Üniversitesinde son sınıf iktisat öğrencisiyim.Blogunuzla tanısalı daha bir kaç ay oldu ilk günden beri ilgiyle takip ediyorum..Bir İktisat öğrencisi olarak dersler dışındada ekonomiye ilgi duyuyorum pyasaları takip etmeye bazılarını anlamasamda söylenenleri dınlemeye calısıyorum.Kariyerimide bu yönde cizmek arzusundayim.çeşitli aracı kuruluslarda ve merkez bankasında stajlarım var..Neyse sözü fazla uzatıp vaktınızı almayayım...düşündümde bana vereceğiniz tavsiyeler kariyerimi çizmemde cok faydalı olabılır...bu sektorde var olmak için neler yapmalı işe nerden baslamalıyım...kendımı gelıstırmek adına neler yapabılırm ?bana vereceginiz her tavsiye beni çok mutlu eder..ilgilenirseniz çok mutlu olurum.

Daha once de buna benzer sorulara cevap vermistik, arsivlerimizden eski yazilarimiza bakabilirsiniz. Ben simdi kariyer cizgisinden ziyade kariyer cismi gibi en azindan 3 boyutlu bir cevap vermek istiyorum.

Tutumluluk  Inovasyon örnekleri  Türev Konu Anlatımı  EFT Nedir  Olasılık nedir    Ekonomi Nedir  Hisse Yorumları  Bilinçli Tüketici

1. En onemli tavsiye bu yaz sonlarinda cikarmayi amacladigim Ekonomi Turk kitabinin alinip bastan sonra okunmasidir. (Ayni universitelerde kendi kitabini veya ders notlarini fotokopi yaptirip ogrencilere kakalamaya calisan hocalariniz gibi konustum degil mi? Hehehehe)

2. Aslinda senin icin en onemli tavsiye yukaridaki degil simdi verecegim tavsiyedir. Haftada 80 saat calis. Hayatta basarili olabilmeniz icin ne is yaptiginiz kadar ne kadar gayretli oldugunuz da onemlidir. Daha gencsin, bahsettigim tempoda calisarak hem kendini cok daha hizli gelistirirsin hem de diger insanlar uzerinde guzel bir intibaa birakirsin. Calismaktan kastettigim sadece is yerinde is yapmak degil, evde kendi basina yaptigin calismalar da buna dahil.

3. Maalesef iktisat, isletme fakultelerinden mezun olan kisiler cogu zaman cok bir sey ogrenmeden mezun oluyorlar. Bir iktisatci olarak basarili olabilmen icin cok iyi istatistik ve ekonometri bilmen gerekiyor. Ayrica dunya veri ve isleme dunyasi. O yuzden de bilgisayar programlamasini biliyor olman sana cok buyuk avantaj saglar.

4. Networking: Bunu aciklamama gerek var mi bilmiyorum ama ne kadar cok sayida ve yerde sana insan taniyor ve iyi iliskiler kurabiliyorsan hayatta o kadar basarili olursun.

5. Ogrenmenin en iyi yolu pratik yapmaktir. Kendine bir blog ac, dusuncelerini ve analizlerini oraya yaz. Zaman icerisinde nerelerde ne hatalar yaptigina bakip kendini gelistirebilirsin. Ayrica tam bilmedigin bir konuda yazi yazabilmen icin once o konuyu daha detayli ogrenmen gerektigi icin bu sana calismalarinda iyi bir motivasyon olur.

Bu soylediklerimi yaparsan hayatta sirtin yere gelmez. Yasin genc, kiymetini bil, zamanini israf etme.

Borsa Yorumları
Altın Yorumları
Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
Fraktallar
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası
Türev Konu Anlatımı: Türev Nedir
Nükleer Kirlilik
Nükleer Santraller
Nükleer Enerjinin Zararları
Gönüllü Çevreci Kuruluşlar Read More!

Gazeteler Ölüyor

Blogumuzun eski okuyucularindan gazeteci Sibel Bagci Uzun kendi yazilarini topladigi sitesini hizmetimize sunmus. Sibel Hanim son yazisinda "gazeteler ölüyor mu" konusunu islemis, yazisindan bir parca:

"New York Times’dan yapılan açıklamaya göre, New York Times Media Group (tümbasılı mecralar) reklam gelirlerinin toplamda % 4,2, New England Media Group’un ise % 15,7 gerilediği görülüyor.
New York Times şirketi hala ana işi basılı yayın olan bir grup ama internet reklam gelirlerinde ağustos ayında bir yıl önceye nazaran % 17.2′lik bir artış olduğu görülüyor. New York Times, basılı medyanın gelirlerindeki düşme ve reklamların, online medyaya yönlenmesinin en iyi görüldüğü yer olduğu belirtiliyor.
Şirket ise, online büyümenin, basılı yayından online tarafa geçen reklamlar yüzünden olduğunu bildiriyor."


Amerika'da gercekten de bir suru gazete kapilarini kapatmaya basladi. Maliyetlerini dusurmenin bir yolunu bulmak zorundalar. Bana sorarsaniz iki tur cozum yolu var. Birincisi ulusal haberler konusunda ortakliklara giderek maliyetlerini dusurebilirler. Yerel haberler konusunda ise operasyonlarinin bir kismini Hindistan'a tasiyarak maliyet azaltma yoluna gidebilirler. Turkiye'de simdilik gazeteler konusunda bir problem oldugunu zannetmiyorum ama. Kac kisinin evinde internet var ki?

Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Bilgisayar Nedir

Ikinci olarak tavsiye edecegimiz blog ise medyada verilen reklamlar ve pazarlama konusunda uzman olan Ugur Ozmen'e ait. Genellikle basit ama etkili tavsiyeleri kolay anlasilir ve duzgun bir uslupla okurlariyla paylasmasini beceriyor Ugur Ozmen. Bir ise veya buyuk bir projeye baslayacak kisilere su tavsiyeyi veriyor mesela:

Oysa, hayatın gerçeği şu şekilde olur. Patron, yatırdığı milyonlarca dolar için daha çabuk geri dönüş ister. Sen “henüz entegrasyon tamamlanmadı, testlerde sorun oldu” dediğinde, senin görevini değiştirir (hatta belki de kovuverir). Ve proje yarım kalır. Her yerde de CRM yatırımının anlamsız olduğunu söyler durur. Her adımı iyi hesaplayarak projeyi yürütmelisin. Önce birkaç küçük başarı öyküsü yarat. Yatırımının geri döndüğünü görsün. Sonra yeni bir yatırım için talepte bulun. Her yeni yatırım ile bir (veya birkaç) başarı öyküsü daha yarat.

Universite ogrencilerine ve is hayatina yeni atilmis genclere tavsiye ederim.

Bahsettigim yazilardan su sonucu cikardim ben: Amerika'da kapanan veya kapanma noktasina gelen gazeteler kucuk kucuk projelerle islerinin bir kismini Hindistan'a tasiyip basariyi sagladikca kademeli olarak diger operasyonlarini da Hindistan'a tasiyip basariyi yakalayabilirler. Tek problem, bu projeye 5 sene once baslamis olmalari gerekiyordu.... Read More!