Tasarruf Yöntemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tasarruf Yöntemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sigaradan Nasıl Tasarruf Edilir?


Hayır, sigarayı bırakmadan da sigaradan tasarruf edilir. Hem de %81 oranında. İlginizi çektiyse sizi yazıya alalım.

Hatırlayacağınız gibi 1 Ocak 2013 sigara zammı sonucunda Winston 7,75 liraya, Marlboro ise 9,75 liraya, içilebilecek en dandik sigara olan West ise 6 liraya yükselmişti.  Zam oranı %20’ lerden daha fazlaydı. Bunun gibi politikalar sonucunda kimse Akp hükümetinin liberal olduğunu iddia etmesin. Zaten 2011 Dünya Ekonomik Endeksi’ nde Türkiye 141 ülke arasından 75. olmuş. Bu konuya daha sonraki yazılarımda değineceğim.

Peki, bu gaddarca zam olayından nasıl kaçınabiliriz? Öğrenci, işsiz ya da  devleti finanse etmenin kendisinin görevi olmadığını düşünen fakat sigara gibi bir nimeti hakkını vererek kullanmak isteyen arkadaşlarımıza bir önerim var. Tahmin edilebileceği gibi sarma sigara. Yani tütün. Bu yazıda tütün sarmanın tasarruf üzerindeki etkisini anlatacağım.

Öğrenci sigarası Winston 7,75 lira. Lafı uzatmayacağım: her gün sigara içen bir öğrenci ayda her gün bir paket Winston içtiğini varsayarsak 232,5 lira bütçesinden sigara para ayırmak zorunda. 620 tane de sigara içmekte. Eğer paketlere verilen toplam sigara parasını, kaç tane sigara içtiğimize bölecek olursak bir rasyo elde ederiz: dal sigara rasyosu :) Yani bir dal sigaraya ne kadar para veriyoruz. Winston’ un dal sigara rasyosu ise: 0.37 . Elimizde olan budur. Kaçak sigara kullanmadığımızı varsayıyorum. Benim yaşadığım yerde tütünün kilogramı 40 lira. Günde bir paket sigara kullanan insan ayda 500 gram tütün kullanır,  200 tane “makaron” yani filtrenin fiyatı ise 7.5 lira. Buradaki dal sigara rasyosu:  0.07. Sırf bu rasyolardan gidersek sarma sigara içmek tütün içmeye göre %81 daha ucuz.

Tütün sarma deneyimimi anlatmak istiyorum: öncelikle yeni başlayacak olanlar tütün sarma makinesi almalıdırlar. Zamanla el ile sarmaya başlayabilirsiniz. Bir sürü makine kullandım ama rengi turuncu olan ve markası "Abdo" olan tütün sarma makinesini tavsiye ederim. Zımba gibi bir şey, fiyatı 8 lira. Neyse, günde bir paket sigara kullanan bir insandım eğer siz de benim gibiyseniz haftada 5 liralık olmak üzere ayda 20 liralık tütün işinizi görür. Filtrenin fiyatını da yukarıda eklemiştim. Kalite açısından nasıl dersem, West ile Winston’ un ortasını düşünün. Tütünü aldıktan sonra kuru olmasına fakat elde dağılmayacak kadar kuru olmamasına özen gösterin. Yerleştirirken: baş, işaret ve orta parmaklarınızla tuttuğunuz zaman parmak uçlarınızı kaplayacak tutarda tütün alın. Makineye her yere eşit gelecek şekilde yerleştirin, ve en önemlisi: tütün makinesine yerleştirdiğiniz tütünü dibine kadar bastırın. Tütünü haftalık alın ve maksimum 125 gr. satın alın. Yoksa tütün aşırı kurur ve içimi zorlaşır. Şimdi sayısal değerler ile uğraşalım:

Ayda 30 paket Winston kullanan birisi 232,5 lira sigara para harcar. Yılda yaklaşık 2790 lira maliyeti vardır. Tütün saran bir insan haftalık 5 liradan aylık 20 liralık tütün ve 22,5 lira filtre satın alır. Aylık maliyeti: 42,5 lira. Yıllık: 510 lira. Yüzde hesabı yaparsak: ((2790-510)/2790)x100= %81 gibi bir sayıya ulaşırız. Bu demek oluyor ki: tütün sarmak, paket sigara almaktan %81 daha ucuz. Dal sigara rasyosu ile eşdeğer bir oranda.

Aylık sigara masrafınız 42,5 lira olabilir, 20 tane sigaranın maliyeti 1.4 lira olabilir, günlük sigara masrafınız 1.4 lira olabilir. Hayatta her şeyi parayla ölçebilirsiniz ama otlakçılık etkisini de baz alırsak kimse sarma sigaraya otlanmaz. Bu paha biçilemez. İşin sağlık kısmını bilmiyorum, hangisi daha zararlı vs. Bunu bilen birisi varsa ve açıklarsa fena olmaz.

Şimdi işi grafiğe dökelim:




İşte olay bu. Eğer yılda tasarruf edeceğiniz 2280 lirayı %10 getiri sağlayan bir finansal araç ile değerlendirirseniz… Her şeyi ben mi yazacağım :) İşte tasarrufun ve tüketim kalıbının değiştirilmesinin etkileri bunlardır. Bir sonraki yazımda Tüik’ in enflasyonu hesaplarken nasıl hesapladığını inceleyeceğim. Dumanlı günler.

Daha kaliteli tütünler için:

http://www.cgarsltd.co.uk/default.aspx?CategoryID=10289

http://www.e-tobaccos.com/



Read More!

Kişisel Harcamalarınızı Kayıt Altına Alın: Personal Finances Free

Merhabalar, bildiğiniz gibi bu blogda geçmişte tasarruf üzerine çokca yazı yazıldı. Zengin olmanın birinci şartı nereye yatırım yapacağını bilmektir. Yatırım yapmak için ise tasarruf etmek gerekir. Özellikte genç yaşta tasarruf etmek gelecekte rahat etmenizi sağlar. Günde 2 lira 67 kuruş ve daha onemlisi bilesik faiz yardimiyla. 20 yasinizda bir kenara koydugunuz 1000 YTL, senelik %10 getiriyle 40 sene sonra 45259 YTL'ye donusuyor. O yuzden erken para biriktirmek, gec para biriktirmekten cok daha onemli.


Tasarruf yapmanın ilk aşaması ise harcamalarınızı kontrol altına almaktır. Benim size bir program önerim olacak bunun sayesinde;

1)Harcamalarınızın nerelere yapıldığını öğrenebileceksiniz

2)Gelecek ay harcamalarınızın ne durumda olacağını bilebileceksiniz.

3)Gelecek zamanlarda geçmiş harcama kalemlerinizin nelerden oluştuğunu öğrenip, tasarruf etmeye karar verdiğiniz zaman nelerden tasarruf edebileceğinizi çok rahatlıkla belirleyebileceksiniz.


Gelelim programa, ücretsiz olan bu programı, http://www.financessoftware.com/?utm_nooverride=1 sitesinden indirebilirsiniz. Yandaki Download Free linkine tıklıyoruz ve kurulum dosyası bilgisayarımıza kaydediliyor. Programı kurduktan sonra Program ayarları ekranı geliyor. Bu ayarları yaptıktan sonra tamama tıklıyoruz ve sonradan gelen ekranda ise yeni boş bir veritabanı oluştura tıklıyoruz. Veritabanını kaydettikten sonra solda main bizim kasa hesabımız oluyor. Giderleri kaydettikten sonra orada bulunan bakiye bizim cebimizde kalan para olacaktır.


Öncelikle cebinizde kaç para olduğunu girelim. Sağ tıklıyoruz, Add Transaction—Gelir yazan kısımda toplam yazan kısıma cebinizdeki toplam parayı girin. Gördüğünüz gibi main kısmı bakiyedir ve cebinizdeki parayı gösterir. Kasanıza giren her bir parayı az önce gösterdiğim yöntem ile kaydedebilirsiniz. Şimdi gelelim gider kısmına, bir sigara aldığınızı varsayalım bu durumda yine Add Transaction---Gider kısmında toplam yazan yere atıyorum 6,5 tl yazabilirsiniz. Tamama bastığınız zaman ise gider programa kaydedilmiştir, main kısmı cebinizdeki parayı gösterecektir. Ayrıca gider kısmındaki giderler bir grup altına alınabilir mesela ben bu ay sadece sigaraya 140 lira ödemişim, sigarayı azaltmam gerek.


Banka hesabı olan insanlar da var onun için ben şöyle bir yöntem keşfettim, hesaplara tıklıyoruz, ekleye basıyoruz ve banka hesabının adını giriyoruz. Sol tarafta 2 tane hesap oldu. Banka hesabınızdaki parayı ya da banka hesabınıza aktarılan parayı her iki hesaba da ekliyoruz. Banka hesabınızdan para çektiğiniz zaman ise sadece banka hesabına gider olarak kaydediyoruz. Bunu yaptıktan sonra ise Main hesabından banka hesabını çıkarttığımız zaman bize cebimizde kalan bakiyeyi veriyor.


Şöyle bir örnek verelim, cebinizde 100 tl banka hesabınızda 50 tl bulunursa, banka hesabını iki kere kaydettiğimiz için 150-50 bizim bakiyemiz oluyor. Program genel hatlarıyla bu şekilde basit, gösterişsiz ve tasarruf yapmaya yönlendirdiğimiz insanlara tam uyacak şekilde bedava bir program. Kurcalayanlar daha ayrıntılı öğrenebilir.

Read More!

Emeklilik Dönemi Tasarruf Açığı Araştırması

Aviva'nın, Deloitte işbirliğiyle Avrupa’nın 13 ülkesinde gerçekleştirdiği “Emeklilik Dönemi Tasarruf Açığı” araştırması ve Türkiye ülke raporunun sonuçlarını AvivaSA CEO’su Meral Eredenk açıklamış. Araştırmaya göre Türkiye’de 2011 ile 2051 yılları arasında emekli olacak nüfusun, emeklilik dönemi beklentilerini karşılayabilmek için her yıl 91 milyar euro ek tasarruf yapması gerekiyor. Bu da her bireyin yıllık yaklaşık 4800 TL (2 bin 400 euro) ya da ayda 400 TL (200 euro) ek tasarruf yapması anlamına geliyor.

Tabi yukarıdakiler ortalama değerler. Yaş grupları açısından baktığımızda emeklilik yaşına yakın bir bireyin yılda 6400 TL (3 bin 200 Euro) ek tasarruf yapması gerekirken, 20 yaş grubundaki bir bireyin 1000 TL (500 Euro) ek tasarruf yapmasının yeterli olacağı göze çarpıyor. 

Bu durumda 20'li yaşlarında birinin ayda 80 TL civarında bir birikim yapması yeterli gibi görünüyor. Ama bence bu, daha önce  Tasarruf Yöntemleri ve Bireysel Tasarruf Orani adlı yazıda belirttiğim gibi yeterli değil:





Eger aylik vergi disi gelirinizin %15'ini kenara koymuyorsaniz, yeterince tasarruf yapmiyorsunuzdur. Ve aylik gelirinizin sadece %15'ini kenara koyarak yaptiginiz tasarruf, sizi zengin bir emeklilige goturebilir ama 40'li yaslarda finansal bagimsizliga goturmez. Hedeflerinizi daha yuksek tutmaniz lazim.
Avivasa CEO'su Meral Eredenk şöyle uyarıyor:




"Günümüzde çalışan 10 kişi bir emekliyi finanse ediyor. Fakat 40 yıllık süre içerisinde 3 kişi bir emekliyi finanse edecek. Bu da emeklilik yaşamının tasarruf yapılmadığı takdirde sıkıntılı geçebileceğini ortaya koyuyor."
Read More!

Tasarruf Yöntemleri ve Bireysel Tasarruf Orani

Gecenlerde T'Pol'un Portföyü Gözden Geçirme ve Yeni Yıl Bütçesi Zamanı baslikli yazisini okuyorum, Singapur'lu elemanlardan biri omuzumun ustunden bakip ne okudugumu sordu. Ben de kisaca anlattim, "24 yasinda biri gelirinin 50-100 lirasini tasarrufa yonlendirebilir" yazdigindan falan bahsettim. Bunu duyunca arkadasin ilk sozu su oldu: "Sadece o kadar mi, yetmez yahu?" Gercekten de ben bu yaziyi ingilizceye cevirip de Singapur'da kime gostersem, ya Turkiye'yi Banglades gibi bir ulke sanir ya da T'Pol'un gencleri har vurup harman savurmaya tesvik ettigini dusunur :) (Not: Bu yaziyi begenerek takip ettigim T'Pol'u elestirmek icin degil, Turkiye'deki tasarruf yöntemleri ve bireysel tasarruf oranlarinin zavalligini elestirmek icin yazdim.)

Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir

Turkiye'de insanlarin tasarrufsuzlugu bu blog'da defalarca islendi, surada birkac ornek mevcut [tasarruf orani],[tutumluluk]. Turkiye'de iken bu durum gozume batmiyordu, ama vergi disi gelirlerinin %40-%50'sini biriktiren Cinlilerle uzun sure yasadiktan sonra Turkiye'deki tasarrufsuzluk karsisinda dehsete dusmeye basladim. Bana "sadece o kadar mi?" diyen arkadas muhtemelen ayda 2,000 - 3,000 dolar maas aliyordur ve bunun en az 750 lirasini biriktirmiyorsa ben Singapur'u tanimamisim demektir. Ama Turkiye'de kiminle bu konuyu konussam "hocam adamlar zengin, bizde para mi var biriktirelim" bahanesi ile karsilasiyorum. Simdi bir kere bu konuda tavuk da yumurta da, hangisinin hangisinden ciktigi da belli. Singapurlular zengin olduklari icin tasarruf ediyor degiller, tasarruf ettikleri icin zenginler. Ayrica Cinliler (sadece Singapur'da degil her yerde) zenginlestikce daha cok biriktiriyorlar. 15,000 - 20,000 dolar geliri olan adamlarin ayda 10,000 - 15,000 tasarruf yaptiklarini biliyorum! Zengin Cinlilerin tasarruf oranlari, ulke ortalamasi olan %40 civarinda degildir, bu oran %70-80 civarina cikar. Ikincisi, Cin'de insanlarin cebine giren para da, hayat standartlari da Turkiye'den iyi degil. O nedenle ben, istisnalar haric, "para mi var tasarruf yapalim?" bahanesini kabul etmiyorum. Kaldi ki ben bu muhabbeti gecekondu mahallesinde yapmiyorum, gelirleri Turkiye ortalamasinin ustunde olan kisilerle yapiyorum.

Tasarruf bir yasam bicimi, ona bakis acisi da bir kultur meselesi. Singapur'da ayda 50-100 lirayi kenara ortaokul bebeleri koyar, bir de kocasinin kumar borcunu odemek icin ayda 500 dolara Mc Donald'sta calisan teyzeler koyar. Ben artik insafsiz davraniyorum (ben de genclere 50-100 lira kenara atin derdim surekli): Eger aylik vergi disi gelirinizin %15'ini kenara koymuyorsaniz, yeterince tasarruf yapmiyorsunuzdur. Ve aylik gelirinizin sadece %15'ini kenara koyarak yaptiginiz tasarruf, sizi zengin bir emeklilige goturebilir ama 40'li yaslarda finansal bagimsizliga goturmez. Hedeflerinizi daha yuksek tutmaniz lazim.

Genclere tavsiyem, mutlak miktarlar yerine, aylik oranlarda tasarrufu hedefleyip buna gore birikim yapmalari. Boylece, "tasarrufa param yok" bahanesinden kurtulursunuz. Ornegin ayda 200 lira biriktirmek yerine, aylik maasinizin / harcliginizin (evet liseliler, universiteliler sozum size) %20'sini biriktirmeyi hedefleyin. Ayda 500 lira kazaniyorsaniz, 100 lira biriktirin, 1,000 lira kazaniyorsaniz 200 lira. Zenginlestikce ve yaslandikca, bu orani arttirin.

Cinlilerin bu konuda stratejilerinin ne olduguna dair bir tuyo vereyim: Singapur'da bireysel finans ve finansal bagimsizlik hic eskimeyen bir konudur. Gazetelerin pazar ekleri hep bu konuyu isler. Oralarda okudugum genel strateji ve tasarruf yöntemleri sunlardir:

- Once isimi kaybetsem ayda ne kadara ihtiyacim olur onu hesaplayin. Diyelim 1,000 lira.

- Sonra bu rakami isinizin risk durumuna ve ortalama is arama suresine gore 6 ya da 12 ile carpin. Diyelim size 6 ay yeter, 6,000 lira.

- Sonra kisa vadeli borclarinizi hesaplayin. Diyelim 2000 lira.

- 2,000 lira borcu kapatip, 6000 lira rakamina ulasana kadar aylik gelirinizin %40-%50'sini, agresif bir sekilde biriktirin. Burada tavsiye edilen, gerekirse kendine eziyet etmektir, yasamdan zevk almamaktir. Yapilmaz demeyin, issiz kalan her Turk genci harcamalarini bu orani saglayacak miktara kisar, isin puf noktasi is varken issizmis gibi davranmaktir.

- 6,000 liraya (ya da sizin hedef miktariniza) ulastiktan sonra bu parayi likit bir yatirima koyun. Hayal kirikligi yaratacagim ama daha tasarrufa baslamadiniz, acil durum fonu biriktirdiniz.

- Sonra yasiniza gore aylik gelirinizin %20-%50'sini tasarruf edin.

- Kira dahil aylik sabit giderleri gelirinizin %35'inin altinda tutun.

- Para biriktirmekle kalmayin, yatirim yapin. Bilesik faizden yararlanarak tasarrufunuza tasarruf katmaya da bakin.

Gecenlerde, Singapur'da para ve maas ile ilgili bir blogda bir anket yapildi. Oradaki elemanlar gelirlerinin ortalama %33'unu biriktiriyorlarmis (Singapur ortalamasinin altinda). Ben %35 ile o blogdaki ortalamanin ustunde kaldim, Turkiye'yi merak ediyorum. Patron suraya bir anket koyalim da Ekonomi Turk okuyucularinin ne kadar tasarruf yaptigina bakalim mi?


Bu yazi Ekonomi Turk sitesinde Tasarruf Yöntemleri konu basliginda yayinlanmistir.
Read More!

Tutumluluk: Su

Yeteri kadar su içmenin sağlık açısından çok önemi var. Eklemlerinizi, böbreklerinizi, karaciğerinizi, cildinizi korumak istiyorsanız su içmelisiniz. Ben doktorların en az 2 lt. ya da 8 bardak su içme önerisini harfiyen uygulayanlardanım. Fazla kahve ve çay tüketmem. Bu da sanırım bol su içmem ile ilgili bir durum. Son dönemlerde alkali su içmenin önemine dair bazı yazılar okudum. Evime aldığım damacana suya baktım pH seviyesi 8.2 yani yeteri kadar alkali bir su. Yumuşak suları tüketmek sağlık açısından pek önerilmiyor.

Altın Yorumları    UNESCO Nedir    Sosyalizm Nedir  Forex Nedir    Fraktallar  Altın Oran Nedir

Son dönemde yükselen ürik asit seviyem nedeniyle şu sıra asiditesi yüksek yiyecek ve içeceklerden uzak duruyorum. Gut hastalığına yakalanmaktan çok çekiniyorum. Tükettiğim suyun alkali olması bu nedenle benim için daha fazla önem kazanıyor.

Yazın hemen herkesin elinde pet su şişeleri görürüz. Önce çevreye sonra da bence cebinize zararlı bu durumdan kurtulmanız için size ufak termoslar edinmenizi önereceğim. Fiyatı bulunduğu mağazaya göre 9.99-19.99 TL arası değişen yarım litrelik çelik termosları evinizde doldurup, yanınıza alabilirsiniz. Ben son dönemlerde bu alışkanlığı edindim zira hem her büfede pH seviyesi yüksek su bulamıyorsunuz, hem çevreyi kirletmekten kaçınabiliyorsunuz hem de damacana ile alırken litresi 30-40 kuruş olan suyun litresine 2 TL vermek zorunda kalmıyorsunuz. Kullandığım çelik termosu 9.99 TL'ye IKEA'dan aldım.

Çok zararlı olan şeylerden biri de özellikle yazın sıcakta arabada bıraktğınız pet şişe suyu, sonradan içmek. Pet şişe sular güneşte ve aşırı sıcakta kalmamalı. Kaldıkları takdirde içlerindeki suyu tüketmemelisiniz.

Not: Bu yazi Tutumluluk ve Tasarruf konusu uzerine Ekonomi Turk ve Begenmezsen Okuma bloglarinda yayinlanmistir. Read More!

Ekonomik Gelişmelerin Tasarruflarımıza Etkisi

Burada daha evvel sık sık para biriktirmek gerektiğini, emeklilikte SGK'dan fazla hayır göremeyeceğimizi, borsa, mevduat, DT/HB gibi enstrumanlardan kendi risk anlayışımıza göre bir portföy yaratmamız gerektiğini yazdım. Döviz biriktirmediğimi ve ayrıca 2004 yılından beri Bireysel Emeklilik hesabımın olduğunu da belirtmiştim.

Mevduat faizlerinin düşmesi, borsanın yükselmesi ve dövizin karasızlığı eminim benim gibi sizlerin de aklını karıştırıyordur. Hatta faizler bu seviyeye gelmişken tasarruf etmenin manasız olduğunu ve parayı harcamak gerektiğini söyleyenler var. Bundan daha yanlış birşey olamaz. Başka borcu olmayan ve 3-6 aylık geçinme parasının haricinde (ben 1 yıllık diyorum) birikmiş parası olan kişiler için gayrimenkul özellikle de dükkan almak anlamlı olabilir. Eğer kendi evinizde oturmuyorsanız ev almak isteyeceksiniz ama bazen birikimler azsa, bankadan alınacak borcun da fazla olmaması için daha ufak bir yatırım yapmak daha doğru olabilir. Bu bakımdan dükkan almayı tercih edebilirisniz ama bu konuda çok dikkatli olmak lazım. Bu işten anlayan kişilere danışmanızı öneririrm.

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir

Memursanız 3-6 aylık geçinme parası dediğim acil durum fonunu 3 aya düşürebilirsiniz. Ancak iş güvencesi olmayan kimselere bunu önermem. Örneğin bir yatırım yaptınız ve banka kredisi kullandınız. Artık düzenli olarak yapmanız gereken aylık ödemeleriniz var demektir. Eskaza işinizi kaybedecek olsanız, iş ararken ödemelerinizi yapacak ve hayatınızı idame ettirecek paranızın olması şarttır. Kolayca iş bulamama ihtimaline karşı yatırımı satacak zamanınızın da olması gerekir.

Eğer yukarıda belirttiğim koşulları sağlayamadıysanız yani borçlarınız varsa ve de acil durum fonunuz çok küçükse gayrimenkul yatırımına girmenizi şahsen önermem ancak para biriktirmeye kesinlikle devam etmek gerekir.

Döviz konusunda ne düşündüğümü soran okuyucularım var. Açıkçası hiçbirşey düşünmüyorum zira dövizin ne olacağını kestirmek benim gibi ekonomi uzmanı olmayan biri için imkansız. Hatta uzman olduğunu söyleyenlerin bile geçmiş tahminlerini gördük. Benim ne gelirim, ne de herhangibir giderim döviz cinsinden değil. Hal böyleyken döviz ile ilgilenmiyorum.

Düzenli bir gelirim olmadığı için şu sıra yatırım yapacak durumum da yok. O nedenle statüyü koruyorum. Önümüzdeki aylarda danışmanlık/eğitmenlik işlerinden para kazanmaya başlamayı umuyorum. O da düzensiz bir gelir olacağı için şu sıra freelance çalışan, düzensiz gelirle bütçe yapan insanların bloglarını takip ediyorum. Bundan sonraki kariyerimin tamamı düzensiz bir gelir ile başa çıkmamı gerektirebilir. Eğer sağlığım elverirse 60 yaşına kadar çalışmak niyetindeyim. Daha evvel emekli olmak hem büyük lüks hem de danışmanlık/eğitmenlik işi zaten her gün 9'dan 18'e bir iş değil. Çalışarak dahi olsa evde geçirilen zaman oldukça fazla ki, bu da bazı masrafların azalması demek. Bakalım nasıl olacak? Yaşayıp göreceğiz. Read More!

Uçan Dizüstü Bilgisayarım!

Uzun zamandır 2003 model dizüstü bilgisayarım yavaşlıktan beni çatlatıyordu. Sık sık sevimsiz mavi ekranla karşılaşıyordum. Çoğunlukla Web Browser'ımı kapatmak zorunda kalıyordum ya da herşey tamamen donuyordu.

Sorunumun sadece 256 MB Ram'e sahip olmaktan kaynaklandığını biliyordum ama aklım da doğrusu şu yeni netbooklardaydı. Sonuçta Japon yapımı kaliteli bir model de olsa 2003 yılından kalma bir dizüstü eski sayılır değil mi? Hiç de öyle değilmiş!

Bu arada belirtmem gerekir ki, makinemi sadece temel Windows Office uygulamaları ve Net'te sörf için kullanıyorum. Oyun oynamak ya da bilgisayarda birşeyler izlemek adetim yoktur. Bilgisayar işleriyle uğraşan bir arkadaşımla konuştum. Ne kadar RAM upgrade yapılabileceğine baktı. 2 slottan birinin boş, diğerinde ise 256 MB RAM olduğunu görünce, elinde bulunan 1 GB RAM'i boş olan slota taktı ve bilgisayarıma biraz bakım yaptı. Makinem adeta yeniden doğmuş gibi oldu. Bırakın yavaşlığı şimdi adeta uçuyor!

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir

Tabii söylememe gerek bile yok ama ben de bu tutumlu çözümden dolayı mest oldum. Bilgisayarınıza sinirlenmeden evvel, kapasite artırıp artıramayacağınıza bakın, bakımdan geçirin ve gereksiz programlar varsa kaldırmayı deneyin. İşinize yarayacağı süreyi uzatmanın sadece bütçenize değil çevremize de yararı olduğunu unutmayın.

Bu yazi Tasarruf Yöntemleri konusunda yazilmistir, izinsiz alinamaz. Read More!

Çocuklarınız ve Maddi Konular

Çocuklarımız ve maddi konularla alakali kafamızı değiştirmek lazım…

Tabii ki kendi kafamdan bahsetmiyorum. Benimkinden memnunum(!?). Genel olarak toplumun bazı yaklaşımlarından bahsediyorum. Sosyolog değilim ama 42 senedir amatör olarak sosyolojinin içinde sayılmaz mıyım?

Türkiye’de yaşam koşulları çetin, hayat pahalı ve zor. Ortalama geliri bizdeki ortalama gelirin hayli üstünde olan elin Amerikalısı benzini, otomobili, telekom hizmetlerini bizdekinin üçte birine satın alabiliyor. Yaşam standartları bize göre çok daha yukarıda. Buna mukabil çocukları 9-10 yaşındayken ya kendi kardeşlerine ya da komşunun çocuklarına göz-kulak olarak para kazanmaya başlıyorlar. Aileler genellikle bu kazanılan paranın bir kısmının tasarrufa, bir kısmının yardıma, bir kısmının da harcamaya ayrılmasını istiyorlar. Amerikalı bir arkadaşımın çocukları bu şekilde önce ufak tefek paralar kazandılar ve 13 yaşından itibaren de ciddi ciddi her yaz çalıştılar. Bir doktorun ofisinde dosyalama işi, Starbucks baristalığı, pastanede tezgahtarlık, çocuk yuvasında yarı zamanlı çalışma, aklınıza ne gelirse, her yaz çalıştılar. Bu da yetmedi kiliselerinin üye olduğu bir programda gönüllü olarak yani karşılıksız olarak da çalıştılar. Hatta biri şu sıra New Orleans’da Katrina kasırgasından etkilenenler için ev yapımı ya da ev restorasyonu işinde çalışıyor. Bence bir önemi yok ama bu iki çocuğun da kız olduğunu belirtmek isterim.

Kapitalizm Kapitalist nedir  Faşizm nedir?  Fraktal Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  Çernobil Faciası

Bizde de ailenin maddi durumunun zorlaması yüzünden tatillerde çıraklık, ayakkabı boyacılığı yapan çocuklarımız var. Onlarınki mecburiyetten çalışma. Yukarıda bahsettiğim örnekler ise mecbur oldukları için değil doğrusunun bu olduğuna inandıkları için çalışıyorlar.

Bir sürü arkadaşım var. Değil çocuklarının çalışmasını teşvik etmek, çalışmak isteyen çocuklara bile engel oluyorlar. Bahaneleri de çocuklarının hiçbir eksiğinin olmaması. İnsan ille eksikleri için mi çalışmalı? Paranın ağaçta yetişmediğini çocuklar ne zaman öğrenecek? Onu da bırakın, yakın çevre ve okul arkadaşları hariç her türden insanla iletişim kurmayı nasıl öğrenecek? Kaldı ki birçok aile maddi durumu müsait olsun olmasın çocuğunun iyi bir eğitim alması için koşullarını zorlayarak, belki borca girerek özel ders ve kurslara para ayırmak zorunda kalıyor. Böyle diyorum çünkü maalesef velileri ve çocukları dershanelerden kurtaracağını söyleyen büyüklerimiz SBS midir, OKS midir nedir bir şeyler icat edip, dershane ve kurs azabını 1-2 yıldan 4 yıla çıkardılar. Üniversite için de 2-3 yıl kurs lazım desek, hemen her aile bir çocuğu iki defa okutuyor gibi oluyor. Çocukların sürmenaj geçirmemesi de büyük şans, dersten başka bir şeye vakitleri kalmıyor.

Pekiyi bunca fedakarlıkla büyütülen, yediği önünde yemediği ardında bu çocuklar ileride ailelerinin kendilerine sunduğu hayat biçimi ve gelir seviyesini yakalayabilecekler mi? Bunu garanti edebilen birileri var mı? Daha da önemlisi ailelerinin fedakarlığının farkındalar mı? (Bazı annelerin sürekli saçı süpürge etmekten yakınmasını, babaların harcadıkları paraları durmadan kafaya kakmalarından bahsetmiyorum; bu doğru yaklaşım değil).

Bir çocuk aile bütçesinin neye benzediğini bilir mi? Kendi masraflarının bu bütçenin ne kadarını oluşturduğunun farkında mıdır? İstekleri ve ihtiyaçlarını ne zaman ayırt etmeye başlayabilir?

Memleketim insanı hep uç noktalarda geziyor. Ya yığınla çocuk yapıp, sokağa salıyor, mendil sattırıyorlar ya da çocukları pamuklara sarıp, kavanozda büyütüyorlar. Yok mu bunun orta noktası? Biliyorum şimdi bazıları benim çocuk sahibi olmadığım için ailelerin ne hissettiğini bilemeyeceğimi, başıma gelse benim da farklı davranacağımı düşünüyorlar. Belki… Ama bu yine de yapacağım seçimin doğru olacağını göstermezdi. Aynı hatalara ben de düşüyor olurdum… Çocuklar hayatla ne kadar erken yüzleşirse bence o kadar iyi olur. Onlar için…

N.B. Dün bu yazıyı yazdım sonra da tesadüfen şu yazıya rastladım. (bkz. tutumlulukla ilgili atasozleri) Read More!

Tutumluluk ve Tasarruf 101'e Giriş

Her ne kadar akademisyenlikle ilgim olmasa da Ekonomix madem ki bir "onursal" akademik ünvan uygun görmüş ben de havaya gireyim dedim.

Geçenlerde bir okuyucum bütçe ve tutumluluk konusunda çok zorlandığını belirten bir mesaj atmış. Bu konuda farklı zamanlarda çok yazı yazdım ama yola yeni çıkanlar için derli toplu bir yazı dizisi hazırlamaya karar verdim.

Hepimizin elde etmek istediği birçok "şey" var. Bazen bunlara sahip olma tutkusu mantıklı düşünmemizin ve ileriye dönük yatırım yapmamızın önüne geçiyor. Tasarruf fikri sürekli erteleniyor ve isteklerimiz bazen gelirimizin çok üstünde bir hayat tarzı yaşama hevesini körüklüyor. Sonuç, yığılmaya başlayan borçlar, stres ve bozulan sosyal ilişkiler ve hatta sağlık sorunları oluyor.

Manipülasyon Nedir   Küresel ısınma Karikatürleri  Türk Bilim Adamı  Liderlik Nedir?    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri  Enformasyon Nedir    Slogan Nedir    Enflasyon Nedir    Nükleer Santraller  Devlet Nedir

Yazı dizisinin ilk bölümü bütçe yapmak için hangi aşamaların hayata geçirileceği üzerine olacak. Bütçe yapmak ve uygulamaya alışmak zaman alan bir konudur. Ben bütçe yapmaya 1998 yılında başladım. Çok ilkel bir gelir gider tablosuydu ve o dönemde otomatik ödemeler yaygın olmadığı için daha ziyade ödemelerimi takip etmek için kullandığım bir araçtı. O sıralar önceliğim yeni bir şehre taşınıp, bir ev kiraladığım için satın aldığım eşyaların taksitlerini ve diğer ödemelerimi planlayabilmekti. Tabloma baktıkça gelirimi ve ödemelerimi izliyor, ilave harcamaları erteliyordum. Henüz tutumlu olmak ve ileriye dönük para biriktirmek gibi dertlerim yoktu.

Bir arkadaşım yine 1998 yılında beni döviz cinsinden, tasarruflu hayat sigortası yaptırmaya ikna etmişti. İleriye dönük olarak attığım tek finansal adım buydu. Çok yanlış bir seçim ve berbat bir tasarruf yöntemi olmasına rağmen 10 yılı doldurana kadar bekledim, geçen yıl da nakde çevirdim. Kimseye tavsiye etmem. Çoluk çocuk sahibi olan birisi hayat sigortası yaptırmak isteyebilir ama birikimli olan yerine daha farklı tipleri var. Dikkatle inceleyip uygun bir hayat sigortası yaptırarak, sevdiklerinizi güvence altına alabilirsiniz. İşin acı tarafı o zamanlar birikimli hayat sigortası satan firmaların tümü açıkça yalan söylüyor ve en kritik konuları bilerek müşterilerden saklıyorlardı. İnanılmaz kesintileri olan bir sigorta biçimiydi. Read More!

Okuyucu Sorusu: Yatırım Stratejisi

Bir okuyucum şöyle yazmış: "...........İstanbulda ailemle yaşayan bir öğrenciyim. Çeviri yaparak çok ufak da olsa bir gelir elde ediyorum. Minik minik gelen bu parayla düzenli olarak internet bankacılığından likit fon alıyorum. 500 lirası gram altın, kalanı da fonda olmak üzere 6000 civarında bir tasarrufta bulundum. Çok iyi bildiğiniz gibi faizler aşırı düştü, hazine bonosu da ne yazık ki yerlerde. Nasıl bir yatırım stratejisi önerirsiniz?"

Ben uzman bir finansçı olmadığım için bu soruyu EkonomiTurk'e taşıyıp, sevgili Ekonomix'in ve diğer uzmanların görüşlerine başvurmak istedim.

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir

Şahsi fikrim şu: Öncelikle daha öğrenciyken para kazanmaya ve biriktirmeye başladığınız için sizi tebrik ediyorum. Eğer birikiminize kısa vadede ihtiyacınız yoksa, 1000 TL kadarını acil durumlar için likit fonda bırakır, altına dokunmaz, kalanla da Şubat 2012 vadeli enflasyona endeksli kağıttan alabilirsiniz. Bunun için bankanıza gidip yatırım hesabı açmak üzere sözleşme yapmalısınız. Bundan sonraki kazançlarınızdan da mesela aylık 75-100 TL ödemek üzere oldukça riskli bir Bireysel Emeklilik Portföyü yapabilirsiniz. Çok genç olduğunuz için BES'e girmek ve minimum ödemelerle başlamak iyi bir fikir olabilir. Bugüne kadar BES konusunda yazdığım yazıları etiketlerden bulup, okumanızı öneririm. Dikkat edilmesi gereken hususlar var, bodoslama herhangibir şirketten BES yaptırıp, yüksek komisyon/işletim/yönetim gideri ödemenizi istemem.

Evet EkonomiTurk'un sevgili yazarları ve okurları, genç yaşta para biriktirmeyi akletmiş bu genç arkadaşımıza siz nasıl tasarruf önerilerinde bulunabilirsiniz? Yorumlarınızı bekliyoruz. Read More!

Kisisel Finans

Turkiye'de insanlara para biriktirin, yarini da dusunun dediginiz zaman yuzunuze sanki onlara kufur etmissiniz gibi bakiyorlar. Kafasi calisan cok fazla insan yok maalesef. Amerika'da kisisel finans uzerine bir suru blog var ama Turkiye'de bir tane bile yok. Yine de ufak ufak filizlenmeye basliyor gibi gorunuyor.

Begenmezsen Okuma isimli blogda T'Pol kendi deneyimlerini bizlerle paylasmaya basladi. Umarim gerisi gelir. Benim bu konuda sevdigim bloglarin basinda My Money Blog geliyor, begendigim noktalari bu kisi portfoyunu ve birikimlerini duzenli olarak okurlariyla paylasiyor, bankalarin, araci kurumlarin yaptiklari promosyonlari takip ediyor, okurlarini bilgilendiriyor. Buna benzer bir blog Turkiye'de ilgi gorebilir, meydan bos. Read More!