wall street sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
wall street sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

10 Best Wall Street Movies

The instant classic The Wolf of Wall Street certainly shows a particular side of life in the big leagues. But countless other movies depict working life on the most fast-paces street in the world. Here’s a look back by experts of Insidermonkey, at some of the best Wall Street movies ever to hit the screen.

Well, it’s time to start holing up indoors with a nice cup of cocoa and good old Netflix streaming. But probably Netflix. At Insidermonkey the only thing financial experts love more than impatience is watching movies about Wall Street. So we went through and picked out our favorite financial movies that are currently available to Watch Instantly on Netflix. So if your idea of a good time is watching movies about the financial sector, this article surely will guide you!

There is no doubt films not only tell fantastic stories and entertain us, but some of them also recount and even influence history. And surely not all of them were based on Wall Street. So if you don't want to miss any of them check out this list on The 10 Best Business Movies of the Past 100 Years as well. Read More!

Bernanke’nin ikinci Dönemine karşı Direniş

Bernanke’nin 31 Ocak’ta sona erecek olan gorev suresi, ikinci döneme geçemeyebilir. Obama yonetimi FED başkanı Bernanke’nin tekrar secilmesini saglamaya calisirken, bu konuda Cumhuriyetciler ve Demokratlar arasindaki popülist yaklaşımlar da belirginlik kazanmaya basladi.

Ben Bernanke, Amerikan hukumetinin uygulamaya koydugu kurtarma paketinin baş mimarı ve ayni zamanda krizin olusumuna ön ayak olan politikalardan da sorumlu olarak görülürken, kendisinin yeniden secilmesini saglayacak desteği de zayiflatti. Demokrat Parti icinde kendisini destekleyenler de, bu noktadan itibaren Bernanke’nin tekrar secimini konusunda karsit gorus bildiriyorlar.

Amerikan Kongresindeki yaygin soylentiye gore, sayilari gittikce artan sayidaki senatorlar Bernanke’nin secimini veto ederek, kendi secim bolgelerindeki secmenlerin kurtarma paketi uzerinde duyduklari tepkileri anladiklarini gostermek istiyorlar. Butun bu soylentilerin akabinde, Dow Jones endeksi Cuma gununu, uc gunluk cokusunu surdurerek, yatirimcilar icin yuzde 5(beş) deger yitirerek kapatti. Ayrica Dow haftayi gecen yilin Kasim ayindan beri gordugu en dusuk degerden kapatti, 10,172.98.

Gun sonunda, Kongre’deki cogunluk lideri olan Nevada Senatörü Harry Reid yayinladigi aciklamada, gerek kendi partisi olan Demokratlarin icinde gerekse bazi Cumhuriyetcilerin de destigini alarak, Bernanke’nin yeniden secilmesi icin gerekli 60 oyun toplanarak olusan kordugumun acilabilecegini belirtti. Butun bunlarin yaninda, Reid Bernanke’den orta-sinif Amerikalilarin krizden çıkışını hızlandiracak kredi akışının hızlandırılmasını isteyerek ona olan desteginin de şartlarını kamuoyuna gosterdi.

Daha once Baskan’in atadigi hic bir Fed Baskani Kongre’den veto yemedi, teamullerin cok guclu oldugu Amerikan Siyasetinde bunun dikkate alinacagini dusunuyoruz.

Cumhuriyetci başkan G.W Bush tarafından 2005 yilinda önerilen ve Cumhuriyetci olarak bilinen Ben Bernanke’nin seçilememesi Fed’de Obama tarafindan Demokrat kökenli bir başkanın gelmesi ile sonuçlanabilir ki bu Cumhuriyetciler acisindan yine kötü bir tercih olacak. Demokratlarin ülkenin en solcu eyaletlerinin başında gelen ve 50 yıldır solcu senatör seçilen Massachusetts’deki kritik Senato secimini Cumhuriyetcilere kaybetmesinden sonra, Baskan Obama’nın acikca destekledigi ve guvendigi Bernanke’nin secilmemesini politik acidan kendisi ve partisi icin kabul edilemeyecek bir durum olusturabilir.

Demokrat partililerin gectigimiz hafta yasadigi secim yenilgisi, halkin Wall Street’e ve buyuk bankalara karsi olusturulan kurtarma paketine duydugu ofkeyi gormeleri ve hissetmeleri acisindan bir erken uyari oldu. Bu nedenle hem onlar, hem de bazi Cumhuriyetciler kendi secmenlerine mesaj yollamak amaciyla Bernanke’nin ikinci donem secilmesine karsi cephe olustuyorlar.

Bizim kendi gorusumuz, butun tepkilere ragmen Bernanke’nin arkasinda Senator Dodd, Senato Bankacilik komitesi baskani, ve etki gucu yuksek olan Cumhuriyetci senatorler Judd Gregg, Lamar Alexander’in destegi var. Zaten biraz once de belirtigimiz gibi Bernanke Cumhuriyetciler tarafindan atanan birisi, ayrica Baskan Obama’nin da kendisine olan guveni tam. Son olarak Wall Street de Bernanke’yi destekliyor. Sonucta kurtarma paketleri, Bernanke’nin akademik kisiligi piyasalar tarafindan sevilmesi icin yeterli sebebler. Ayrıca Amerikan Anayasa Mahkemesinin sirketlerin politikacilarin secim kampanyalarini destekleme hakkini korumasi yonundeki son karari da not edilmeli. Cunku Wall Street’in secim kampanyalarina yaptigi yardimlar, politikacilari Bernanke’yi bir kez daha dusunmeleri konusunda zorlayacaktir.
Read More!

Alec Litowitz ve Magnetar Capital

Alec Litowitz ve Ross Laser Magnetar Capital fonunu 2005 yılında kurdu. Litowitz önceden Ken Griffin’ in sahibi olduğu Citadel Investment Group’ ta çalışıyordu. Ross Laser ise Glenwood Capital Partners fonunda idi. Magnetar fonu yaklaşık 2007 yılında 8 milyar dolara yakın bir para yönetiyordu, ve %26 getiri sağlamıştı. Litowitz aynı yıl 300 milyon dolar kazanmıştı.


Magnetar fonu medyada ve Wall Street’ te pek iyi tanınmaz, işin doğrusu medya ve Wall Street Magnetar’ ı aslında eksik değerlendiriyor. Warren Buffett’ ın bir sözü var, “Eğer poker oynuyorsan ve kurbanın kim olduğunu bilmiyorsan kurban sensin!” Medya ve Wall Street Magnetar’ ın kurban olduğunu düşünüyor, acaba gerçekten öyle mi? Bu sorunun yanıtını Alec Litowitz’s Magnetar Capital Wasn’t the Patsy, JP Morgan Was $JPM başlıklı yazımızda bulabilirsiniz.

Read More!

20 S&P 500 Stocks Wall Street Analysts Expect to Drop the Most

Do you know what is 20 S&P 500 Stocks? How about those stocks that analysts expect to drop? Insider Monkey has an article stating the "20 S&P 500 Stocks Wall Street Analysts Expect to Drop the Most".

There are about 6,000 companies trading on the U.S. markets, and investors have many ways to determine which company is worth their money and which should be left until it reaches better days. Analysts from Wall Street have forecasted the average target price for companies in the S&P 500 index, which is the benchmark of U.S. equities.

 Since the predictions of analysts can be influenced by many conflicts of interest and tend to be optimistic, it is better to look through their negative projections. We can easily assume that analysts do not have to gain anything in terms of business while issuing a negative projection. That is why Insider Monkey pays more attention to this type of estimates. We gathered 20 stocks that are expected to lose the most in price, according to analysts. Just visit Insider Monkey for the full posting of the S&P 500 stocks.

Read More!

Wall Street’ in En İyi Dealmakerı

Wall Street’ in en zeki dealmakerı şu anda 73 yaşında olan Countrywide Financial’ de çalışan Angelo Mozilo’ dur. Subprime mortgage krizinden önce herkes yaptığının yanlış olduğunu söylerken Mozilo azımsanmayacak kadar Countrywide’ ın hisselerini satmıştı. Mozilo’ nun yaptığı insider satışlarına bakarsak

  1. 2006’ nın son iki ayında yaklaşık 900 bin Countrywide hissesini 35 milyon dolara satmış
  2. 2007’ nin ilk çeyreğinde 1,6 milyon Countrywide hissesini 65 milyon dolara satmış
  3. 2007 nisan ile 2007 temmuz tarihleri arasında 1,7 milyon Countrywide hissesini 66 milyon dolara satmış.

Mozilo’ nun yaptığı diğer insider satışlarını ve ona neden en zeki dealmaker dediğimizi merak ediyorsanız The Smartest Dealmaker on Wall Street başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.

Read More!

Gazetelerin Geleceği

Hepimizin bildiği üzere internet’in yaygınlaşması gazete ve dergi gibi kağıt üzerine basılan yayınların varlığını tehdit ediyor. Bedavaya ulaşabilecekleri düşündükleri birşey için insanlar artık para ödemek istemiyorlar. Üstüne üstlük bloglar, köşe yazarlarına kafa tutuyor ve onların yanlışlarını ortaya çıkarıyorlar. (bkz: Ekonomi Türk Kitabı) Bu nedenle ABD’nin prestijli yayın kuruluşları olan Wall Street Journal ve New York Times bile gelecekte varlıklarını nasıl sürdürebileceklerini ciddi olarak düşünüyorlar.


Öte yandan dijital medyanın gelişmesi konvansiyel medya için olumlu bir gelişme, çünkü baskı ve dağıtım masrafları bir gazetenin tüm giderlerinin yaklaşık yarısına tekabül ediyor. Fakat internet üzerinden elde edilen reklam gelirleri basılı medyaya göre şu an itibariyle çok daha düşük. Ek olarak, gazetelerin önemli bir gelir kaynağı olan seri ilanlar tamamen internete taşınmak üzere. Emlak ve satış ilanları için insanlar gazeteler yerine bu konuda özellişmiş web sitelerini tercih ediyorlar.


Dolayısıyla bir gazetenin editoryal kadrosundan, yazarlarından ve muhabirlerinden vazgeçmeden aynı kaliteyi koruyarak internet üzerinde varlığını sürdürmesi bugünün koşulları itibariyle mümkün değil. Tam da bu nedenle gazetelerin internet siteleri -özellikle ülkemizde- marka değerlerini düşürme pahasına daha fazla tık alabilecek haberlere ağırlık veriyorlar.


İnternet ortamını basılı medyadan farklı hale getiren başka bir unsur ise gazeteleri bir bütün olarak satın alırken internet’te sadece istediğimiz haberlere ulaşmamız. Bu nedenle internet’te reklamlarla daha kolay ilişkilendirelebilecek teknoloji, sağlık gibi konular daha fazla ön plana çıkıyor. Uluslarası politika gibi toplumsal açıdan önemli fakat belli bir reklamın iliştirilmesi zor olan haberler ise geri plana düşüyor.


Bu problemlere ilk akla gelen çözümlerden biri Financial Times ve Wall Street Journal’in uyguladığı abonelik sistemine geçmek. Bu gazetelerin sitelerindeki belli haber ve yazılara ulaşabilmek için okuyucular abone olmak zorundalar. Kurulan bu sisteme pay wall - ödeme duvarı deniyor. Ödeme duvarının arkasında bulunan yazılar en popüler olmayan fakat önemli olanlar arasından seçiliyor. Bunun sebebi popüler yazıların sitelere kullanıcı trafiği çekmesi , bu da reklam geliri ve daha fazla abonelik olarak geri dönüyor. Bu yaklaşımın mantığını bir WSJ yöneticisi olan Alan Murray şu linkte anlatıyor.


Haberleri ve yazıları ücretli olarak satmak bir çözüm gibi gözükse de aslında kesin bir çözüm değil. Öncellikle böyle bir sistemin kitlesel gazeteler yerine finans gibi daha özelleşmiş ve okuyucuların para ödeyebileceği alanlarda işe yaraması daha muhtemel. Bir diğer sorun ise sunulan hizmet ne kadar kaliteli olsa da bedavaya ulaşabilecek alternatiflerinin olması potansiyel pazarı küçültüyor.


Gazeteciliğin düşüşünden dolaylı olarak sorumlu tutulanlardan biri de arama motoru Google. WSJ’nin de sahibi olan Rupert Murdoch, Google’in çalışma prensipleri itibariyle telif haklarını ihlal ettiğini ve çok kurnazca bir iş modeline sahip olduğunu düşünüyor. [1]


İlginç biçimde Google ise zor durumdaki gazeteciliğin problemlerine çözüm bulmak için çalışmalar yapıyor. Google’un CEO’su olan Erich Schmidt konvansiyonel medyanın internet dünyasına taşınmasına yardımcı olabileceklerini iddia ediyor.[2]


Google’un temel becerisinin kullanıcıların istedikleri enformasyonu bulmak ve temel gelir kaynağının da internet üzerinden reklam satmak olduğunu düşününce, gazetelere Google’dan daha fazla yardım edebilecek başka bir şirket olmadığı görülüyor. Ek olarak, Google içerik üretmediği fakat içeriği kullanıcılara ulaştırdığı için gazetecilerin ürettikleri haberlere ihtiyacı var.


Benzer şekilde blogcular gazeteleri ve medyayı eleştirseler de, onlar da profesyonel medyanın ürettiği haberlerden fazlaca yararlanıyorlar. Hatta çoğu zaman bunu yaparken telif haklarını da ihlal ediyorlar.


Schmidt’e göre gazeteciliğin sorunu bir talep problemi değil bir iş modeli problemi. Yani gazeteciler yeni dönemde verdikleri hizmeti nasıl verimli biçimde ücretlendireceklerini bulabilmiş değiller.


Google ‘ın çalışmalarına göre gazetecelik gelecekte sürdürülebilir olması için şu üç alanda inovasyonlar yapmak zorunda: distribution(dağıtım), meşguliyet(engagement) ve monetization(ücretlendirme). [3]


Dağıtım: Gelecekte günlük gazetelerin kağıda basılıp, dağıtılmayacağı konusunda hemen hemen herkes hem fikir olmuş durumda. İleride gazeteler; internet siteleri ve mobil cihazlar(akıllı telefonlar, ipad,vs..) aracılığıyla kullanıcılara dağıtılacaklar. Dağıtım sürecinde farklılık yaratacak en önemli gelişmelerden biri de içeriklerin kişiye özel olarak değişebilirliği olacak. Herkes aynı manşeti görmek yerine belki de farklı manşetler ve içerik görecek.


Meşguliyet: Gazeteler düşüşte olsa da internet gazetelerini okumak için harcağımız zaman, basılı gazeteleri okumaya harcadığımız zamana kıyasla çok daha düşük. Bu süreyi geliştirmek için de gazeteler dijital ortamda okuyucular için çok daha interaktif bir ortam sunmak zorundalar. Başka bir deyişle okuyucuları, kullanıcılara dönüştürmeliler. Böylelikle bir kullanıcıdan elde edilen olan ortalama gelir, basılı gazetelerdekine yakın rakamlara ulaşacak. Aynı zamanda okuyucuların da katkılarıyla habercilik yapmaları ve gazeteceliğin daha demokratikleşmesi sağlanacak.


Ücretlendirme: Dijital ortamda gazetelerin ücretlendirilmesinin daha verimli olması, özellilkle reklamlardan elde edilen geliştirilmesine bağlı. Şu an dijital ortamdaki reklamlar basılı medyadakilere kıyasla çok daha az kazanç sağlıyor olsa da Google’un iddia ettiğine göre 10 sene içerisinde internet üzerinden satılan reklamlar basılı reklamlar kadar değerli olacaklar. Reklamların değerini arttıracak olan temel gelişme, reklamların okuyucuları daha iyi hedeflemesi olacak. Bu alandaki inovasyonlar Google’un başarısını da direk etkiliyor, çünkü Google da gazeteler gibi reklam satarak para kazanıyor.


Bu üç alandaki ilerlemeler yazılım teknolojisi ile gazeteciliğin beraberliği ile mümkün. Bu durumu gören Columbia Üniversitesi, bu sene içerisinde Master of Science Program in Computer Science and Journalism isimli yeni bir yüksek lisans program açtı. Bu programın hedefi hem bilgisayar bilimi hem de gazetecilik konusunda uzman kişiler yetiştirmek . Internet çağında haberciliğin problemlerine çözüm getirmeye çalışan başka bir akademik oluşum ise Harvard Üniversitesine bağlı Nieman Gazetecilik Laboratuvarı.


Google’ın baş ekonomisti Hal Varian’ın gazeteciliğin ekonomisinden bahsettiği ve çözüm önerilerinde bulunduğu bir sunumunun slaytlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.



Gazetecilik ve gazeteler gelecekte bildiğimiz şekliyle internet üzerinden devam etmeyecek gibi gözüküyor. Fakat kapitalizmin mekanizmaları ve girişimciler sayesinde bu boşluk bir şekilde doldurulacaktır. Cevap bekleyen bir başka önemli soru ise medya ile manipulasyon yapmanın gelecekte daha kolay olup olmayacağı olacak.


Gazetecilikteki gelişmelerin ve rekabetin NYT hisselerini nasıl etkilediğini merak ediyorsanız, bu konuda ekonomiturk2 blogunda Editor tarafından yazılmış yazılara bakabilirsiniz. Fakat öncellikle blog nedir yazısını okumalı ve ekonomiturk2 bloguna üye olmalısınız.


Read More!

Garanti'den Bono İhracı,Derviş Aday Olmayacak

Garanti'den bono ihracı! (Dünya)

Garanti Bankası, 179 gün vadeli ve ıskontolu banka bonosu ihraç edecek. Bankadan yapılan açıklamaya göre, referans alınan Hazine bonosu bileşik faizinin üzerine 50 baz puan getiri sağlayan Garanti Bankasıbonosunun satışları, halka arz yoluyla 23–25 Mayıs 2011 tarihleri arasında yapılacak.Vade başlangıç tarihi 26 Mayıs 2011, bitiş tarihi 21 Kasım 2011 olan bononun yıllık basit faiz oranı yüzde 8,54194, yıllık bileşik faiz oranı ise yüzde 8,72795 olarak belirlendi. Bononun toplam ihraç tutarı, yurtiçi bireysel yatırımcılar için 225 milyon lira nominal, kurumsal yatırımcılar için 525 milyon lira nominal olmak üzere, toplam 750 milyon lira nominal olacak.İMKB'de kotasyona alınacak banka bonosunun alım-satımı, halka arz süresi sona erdikten sonra ikincil piyasadan da yapılabilecek. Bonoyu satın alan yatırımcılar vade sonuna kadar beklerse, iskontolu Hazine bonolarındaki gibi, bononun üzerinde belirtilen faiz oranı doğrultusunda nominal getiriyi alabilecek veya bonosunu ara dönemde o andaki piyasa fiyatı üzerinden satabilecek.


Derviş aday olmayacak (Radikal)

ABD'li Wall Street Journal'a konuşan Kemal Derviş, IMF başkanlığına aday olmayacağını açıkladı. NEW YORK- IMF başkanlığı için ismi geçen Devlet eski Bakanı Kemal Derviş, bu görev için aday olmayacağını belirterek "Aday olmadım ve aday olmayacağım" dedi.Kemal Derviş, Wall Street Journal tarafından yansıtılan biraçıklamada aday olmayacağını bildirirken İMF başkanlığı için yapılan spekülasyonlarda sözedilen kişiler arasında isminin de geçtiğini belirterek şöyle devam etti:


Bankalar protokol hazırladı, esnafla ‘borç barışı’ yapacak (Hürriyet)

Türkiye Bankalar Birliği (TBB), Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu’na (TESK) bağlı esnaf ve sanatkarlar odaları üyelerinin, bankalara borçlarının isteğe bağlı finansal yeniden yapılandırılmasına ilişkin protokolün, taraf olacağını açıklayan bankaların imzasına açıldığını, imzaların 5 iş günü içinde tamamlanmasının öngörüldüğünü açıkladı.TESK’e bağlı esnaf ve sanatkarlar odalarının üyelerinin ticari kredilerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik gönüllü katılım esasına göre 16 banka arasında “Finansal Yeniden Yapılandırılma Protokolü” (FYYP) hazırlandı. Uygulama için Rekabet Kurumu’na yapılan başvuru da olumlu sonuçlandı. Protokol hükümleri uyarınca esnaf ve sanatkarlar, protokolün imzalanmasından itibaren ikinci paragrafta belirtilen bankalara 2 ay içinde başvuruda bulunabilecek.Başvuru koşulları şöyle:

Read More!

Türkiye En Hızlı Büyüyen Ekonomi, Hızlı Büyüme Aşırı Isınma Kaygılarını Körüklüyor

Türkiye, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi (Dünya)

Türk ekonomisi, 2011'in ilk çeyreğinde yüzde 11 büyüme oranıyla dünyada en hızlı büyüyen ekonomi oldu. Türkiye, dünyada bu yılın ilk çeyreğinde ekonomisi en hızlı büyüyen ülke oldu.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye ekonomisinin bu yılın birinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 11 büyüdüğünü açıkladı.Türkiye'yi söz konusu çeyrekte yüzde 9,9 büyüme oranıyla Arjantin ve yüzde 9,7 büyüme oranıyla Çin takip etti. Yılın ilk çeyreğinde Singapur ekonomisi yüzde 8,3, Avrupa'dan Estonya yüzde 8, Litvanya yüzde 6,8 ve İsveç yüzde 6,5 oranında büyüme kaydetti.Dünyanın en büyük ekonomisi ABD aynı çeyrekte yüzde 2,3, Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya ise yüzde 4,8 büyüme sağladı. Fransa ekonomisi ilk çeyrekte yüzde 2,2, İngiltere ekonomisi yüzde 1,8 ve İtalya ise yüzde 1 büyüdü.Bu yıl 11 Mart'ta meydana gelen deprem ve tsunami felaketi Japonya ekonomisini derinden sarstı. Bu sarsıntı dünyanın üçüncü büyük ekonomisi Japonya'nın ilk çeyrekte yüzde 0,7 daralmasıyla sonuçlandı.


WSJ: Hızlı büyüme, aşırı ısınma kaygılarını körüklüyor (Radikal)

Wall Street Journal, Türk ekonomisinin, ilk çeyrekte beklenenden hızlı yüzde 11 oranındaki bir büyüme kaydederek, "politika yapıcılarının, ekonominin fazla ısınmasına neden olabilecek hızlı tırmanan iç talebi azaltamadıkları korkularını körüklediği" yorumunu yaptı. ABD’nin borsa ve iş çevrelerinin gazetesi Wall Street Journal tarafından yayınlanan haberde GSYH’deki yüzde 11 gibi yüksek bir artışın, ekonomideki güçlü canlılığa vurgu yaptığı dikkat çekilerek, “Türk ekonomisi, ilk çeyrekte yine beklenenden hızlı büyüdü ancak bu hızlı büyüme, politika yapıcılarının, ekonominin fazla ısınmasına neden olabilecek biçimde hızla tırmanan iç talebini azaltamadıkları korkularını körüklüyor” yorumu da yapıldı.


Üniversiteli ucuz yemek mağduru! (Habertürk)

“Bu nedenle Türkiye’de gıda kaynaklı hastalıklar çığ gibi büyüyor. Çalışanlar gripten, nezleden, hastalıktan başlarını aldıramıyorlar”…İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği (İYSAD) Başkanı Sadık Çelik, ‘catering’ (yemek üretim ve servis hizmeti) sektöründe şirketlerin kendilerine ödediği paranın çok düşük olduğunu belirterek, “Bu nedenle Türkiye’de gıda kaynaklı hastalıklar çığ gibi büyüyor. Çalışanlar gripten, nezleden, hastalıktan başlarını kaldıramıyorlar” diye konuştu.Geçtiğimiz aylarda yapılan seçimle İYSAD’ın yeni başkanı olan Çelik, yemek sanayicilerinin zor günler yaşadığını söyledi. Kamu İhale Kurumu’nun üniversite öğrencileri için kişi başı 1.8 liraya yemek aldığına dikkat çeken Çelik, “Bu kadarlık ücretle ancak karbonhidrat ağırlıklı yemekler alınabilir. Gençlerin zekasını kapatıyorlar. Yemeklerde protein yok” dedi. Ucuz fiyat nedeniyle yemek sanayicilerinin hâlâ sektör haline gelemediğini anlatan Çelik, 5 milyar dolarlık yemek pazarında kayıtdışının yüzde 70’lere ulaştığını kaydetti. Merdivenaltı üreticilerin sürekli fiyat düşürdüğünü dile getiren Çelik, şöyle devam etti: “2-3 liraya üç çeşit yemek olmaz. Tabakların, hammaddenin sağlıklısını alamazsınız.


Altın fiyatları düşebilir (Milliyet)

Avrupa Merkez Bankası'nın önümüzdeki hafta gösterge faiz oranlarını artıracağı spekülasyonu ile euro tırmanışa geçen euro sebebiyle altın, 2 ayın en düşüğünü zorlayaraka değer kaybedebilir.
Önceden yüzde 0.2 değer kaybeden spot altının onsu pek fazla değişim göstermeyerek Seul'de 11.12'de 1,511.60 dolardan işlem gördü. Geçtiğimiz ay yüzde 1.8 gerileyen altın fiyatları bu ay ise yüzde 1.6 değer kaybetti. New York Comex'inde işlem gören ağustos teslimli altın kontratının onsudeğişmeyerek 1,512 dolarda kaldı."Altın son zamanlarda euroya karşı çok duyarlı." diyen Korea Exchange Bank Futures uzman traderı Hwang Il Doo, "Faiz oranlarının artması temelde altın için pek hayra alamet görünmez. Yatırımcının boşlukta kalmasıyla işlemler de dalgalı seyir izleyecektir." yorumunda bulundu. Avrupa Merkez bankası Başkanı Jean-Claude Trichet geçtiğimiz salı günü politika yapıcıların 7 temmuzda yapılması beklenen toplantıda faiz oranlarının artırımı beklentisi ile ilgili ihtiyatlı modda olduklarını açıklamıştı. Avrupa Merkez, faiz oranlarını neredeyse son 3 yılda ilke kez geçtiğimiz nisan ayında artırdı. Avrupa tüketici fiyatlarının haziran ayında ivme kazandığını gösterir veriler açıklanmadan önce euro, dolar karşısında yüzde 0.2 değer kazandı.

Read More!

Hedge Fon Nedir, Hedge Fonlar Nasıl Çalışır?

Hedge fon nedir, nasıl çalışır diye merak ediyorsanız Wall Street Journal’da yakın zamanda insider trading suçundan (definition of insider trading) dolayı mahkemeye çıkacak olan hedge fon yöneticisi milyarder Raj Rajaratnam’ın hikayesini okuyabilirsiniz. Hedge fonun tanimi, ne tur yatirim yaptiklari, ne tur kurallara tabi olduklari konusunda detayli bilgi icin asagidaki yazilari okuyabilirsiniz. Linklerin altinda ise Raj Rajaratnam'in hikayesi var.

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b

Kısaca özetlemek gerekirse kafasi calisan ve üç kuruşa köpek gibi çalışacak adamları işe alan Needham fonunda çalışmaya başlıyor ve 6 senede fonun zirvesine çıkıyor. Kullandığı yöntem ise çok çalışmak ve diğer analistlerin sahip olmadığı bilgilere ulaşmak. Yazıyı okumak için buraya tıklayın ve karşınıza çıkan sayfadaki ilk linki takip edin. Wall Street Journal paralı olmasına rağmen Google News’ten yapılan aramalarda yazıların tamamının ücretsiz görüntülenmesine izin veriyor. Yazıda benim en çok hoşuma giden kısım ise şurası:

At Galleon, Mr. Rajaratnam took his fondness for pranks and dares to a new level. When executives from stun-gun maker Taser International Inc. came to make an investment pitch around 2005, Mr. Rajaratnam offered $5,000 to anyone who'd agree to be shocked. Employees gathered around as two people propped up trader Keryn Limmer at the elbows and another person fired the weapon. Ms. Limmer's legs buckled beneath her from the shock. Ms. Limmer declined to comment.

Arbitraj Nedir    Broker Nedir    Altın Yorumları    Portföy Nedir    Petrol Fiyatları    Nükleer Santraller

That same year, employees arrived at Galleon's morning meeting to a surprise: In the conference room was a dwarf whom Mr. Rajaratnam introduced as an analyst hired to cover "small-cap" stocks. He was, in fact, an actor hired for an April Fool's Day gag.

Bu yazi Ekonomi Turk blogunda Hedge Fon konusunda yazilmistir. Read More!

İzlanda Kronasızedeler

Izlanda parlamentosu, geçen yil batan online banka Icesave'de paralarini kaybeden Ingiliz ve Hollanda vatandaslarinin, 5 milyar dolari bulan zararlarini karsilama yönünde karar almis. Bunun uzerine de 56,089 Izlandali (Izlanda oy verenlerinin yuzde 23'u) devlet baskani Olaf Ragnar Grimsson'in yasayi veto etmesi icin imza toplamis. Bu kurtarma operasyonu aslinda Izlanda'nin Avrupa Birligi uyeligi icin vermeyi dusundugu bir rusvet. Ingiliz ve Hollandali spekulatorler de uyanikmis hani, biz memleketten bu bitmek tukenmek bitmez devlet destegi adi altinda kendi zararini, zarar etmeyen ve vergi veren vatandasa odetme hikayelerine alisigiz ama adamlar isi bir baska boyuta tasimislar: yabanci devlet destegi.

Benim dikkatimi ceken, imza kampanyasina katilanlarin su sozleri oldu:

"Bankalarin yaptigi hatalari vergi veren vatandasa odetmek istiyorlar."

Olay aslinda cok basit, ortada hata falan da yok. Ama kimse konunun ozune teget bile gecmiyor. Bir grup uyanik baska para birimindeki yuksek faizden kar etmek icin carry trade gibi riskli bir ise girismis. Risk patlamasa yuksek kar elde edecekler, kimseye koklatmadan da cebe indirecekler. Ama bak Allahin isine risk patliyor. Haliyle risk patlayinca ortaya cikan zarari da ustlenmeleri gerek diyorsunuz ama oyle olmuyor. Bu arkadaslar kazanin dogurduguna inaniyorlar da oldugune inanmak istemiyorlar! ABD'den Hollanda'ya bu spekulatif gerizekalilar zede ayagina yatiyor, "devletin bu ise bir el atmasi lazim" diye aglasiyor. Peki gerizekalilarin zararlarini baskasina odetirsen (ki odetiyorsun), ayni gerizekalilarin bir sonraki seferde yapacaklari ilk is ne olacak? Daha fazla risk almak tabii ki.

Gecen yil haberlerde izlemistim, evine el konulan bir Amerikali Wall Street'te eylem yapiyordu. Adama mikrofon uzattiklarinda hikayesini anlatti, yuksek fiyattan ev almis, evin fiyati cakilmis falan. Ayni slogani tekrarlayip duruyordu "Spekulatorleri kurtarmayin, bizi kurtarin". Iyi de amcam Walls Street'te fiyati artar diye hisse senetlerine, yatirim enstrumanlarina oynayan adam spekulatorde, fiyati artar diye tahmin yapip tepe fiyattan eve yatirim yapan sen nesin?

Read More!

Insider Monkey Yazarlarinda Aradigimiz Sartlar

Insider Monkey sitesi icin yazar arayislarimiz suruyor. Aradigimiz kisilere iliskin biraz daha detayli bilgi vererek hem sizin hem de bizim vakit kaybimizi azaltmak istiyoruz. Aradigimiz nitelikler su sekilde:
1. Ceviri yapacak birisini aramiyoruz. Bu isi yapabilmek icin Turkce bilmenize de gerek yok. Sadece ve sadece cok iyi derecede ingilizce bilenler basvursun.
2. Lisede ve universitede ingilizce derslerinde sinifinizdaki en iyi 3 kisiden birisi degilseniz hic basvurmayin. En iyi uc kisiden biri olmaniz dahi iyi ingilizce bildiginiz anlamina gelmiyor.
3. Basvurunuzu yaparken sizin kaleminizden cikmis ingilizce yazi ornegi veya ornekleri gonderin. Yazi ornegim yok diyorsaniz ingilizce finansal gazetecilik yapacak seviyede yazi yazma yeteneginiz de muhtemelen yoktur.
4. Sizlerden yazmanizi bekledigimiz kisa yazilara bir kac ornek: Ken Griffin Citadel, Hedge Funds with MBIA Holdings, Matthew Halbower Pentwater Capital, Ken Brodkowitz Newland Capital. Bu yazilari yazmasi alisinca 30 dakika civarinda zaman alir. O yuzden bu yazilar icin yazi basina $5 oduyoruz.
5. Sizlerden yazma becerileriniz ve yazdigimiz konulara olan hakimiyetiniz artinca daha detayli ve genis yazilar yazmanizi bekliyoruz. Bu yazilara bir kac ornek vereyim: Chase Coleman Tiger Global, Seth Klarman Baupost, Jim Cramer and Hedge Funds, Wall Street Analysts. Bu yazilari yazmasi normalde alisinca 2 saatten fazla zaman almamali. O yuzden bu yazilar icin de yazi basina $20 oduyoruz.  Anlayacaginiz saatlik ucretiniz asagi yukari $10'a geliyor. Ayda 200 saat calisan birisinin $2000 kazanmasi oldukca muhtemel.
6. Finansal konularda ingilizce yazi yazabilmek gibi bir beceriniz yok ise ve finansa ilgi duymuyorsaniz bize basvurmayin. Isteksiz ve ilgisiz arkadaslarin birakin $2000'i $200'i dahi kazanmasi mumkun degil.
7. Bizimle tam zamanli calisacak arkadaslara 500 yazidan sonra  yazi basina Insider Monkey sitesinden pay da verecegiz. O yuzden siteye gercekten katki saglayacak arkadaslarla calismak istiyoruz, bunlar bizim ortaklarimiz olacak.
8. Sizlere yapacagimiz odemeler sadece yazilariniz icin alacaginiz ucretlerle sinirlidir. Odemeleri Paypal ile gerceklestirecegiz ve Paypal masraflari size ait olacak. Bunlarin haricinde saglik sigortasi, yakacak yardimi, servis, yemek yardimi vb. seyleri bizden beklemeyin. Ayrica yazilarinizin tum haklari Insider Monkey sitesine ait olacak. Baska hic bir yerde ve sekilde bu yazilari kullanamayacaksiniz.
9. Yazarlardan en onemli beklentimiz de kendi cumlelerini kullanarak yazi yazmalaridir. Daha once intihal yapan bir cok kisi ile karsilastik. Baskasinin yazdigi tek bir cumleyi dahi kaynak gostermeden kullanmaniz intihaldir. O yuzden orijinal ingilizce yazilar yazabilmeniz aradigimiz en onemli kosullardan biridir. Intihal nedir baslikli yazimizi mutlaka okuyun ve ne demek istedigimizi iyi anlayin lutfen.
10. Yari zamanli calismak isteyen arkadaslar da basvurabilirler. Ancak yari zamanli calisarak bu konuda tecrube elde etmek ve verimli bir sekilde yazi yazmak cok daha uzun bir zamaninizi alir.
11. Yazilari yazmaniz icin gereken verilere nereden ulasacaginizi, yazilari nasil yazacaginizi, hangi layout'u takip edeceginizi biz size soyleyecegiz. O yuzden bu yazilari yazmak sizin acinizdan pek bir yaraticilik gerektirmiyor. Belirledigimiz proseduleri takip edebilecek disipline sahip olmaniz yeterli.
12. Aradigimiz bu nitelikleri sagliyorsaniz bize turkekonomi@gmail.com adresinden ulasabilirsiniz. Tam zamanli calisacak iki kisi ariyoruz. Ilanimiz bu sitede gordugunuz surece gecerlidir. Read More!

Insider Monkey New York Times'ta

Senelerdir Ekonomi Turk'te binlerce yazi yaziliyor, bir suru baba ekonomi yorumu yapiliyor, Turkiye'de Hurriyet, Milliyet, Zaman gibi gazetelere haber olamiyoruz. Baktim bizim meziyetlerimiz burada deger gormuyor, bir ingilizce blog baslattim. Daha ilk hafta Financial Times'in websitesi bizden bahsetti. Aradan bir ay gecmeden Wall Street Journal'un websitesinden de link almayi basardik. Ve Nihayet dun Warren Buffett, Todd Combs ve David Einhorn hakkinda yazdigimiz yazi New York Times gazetesinin bir numarali finans bloguna haber oldu. Dealbook'ta Insider Monkey hakkinda cikan yaziyi buradan okuyabilirsiniz.

Bir Hurriyet'e haber olamadim ya ben ona yanarim. Adamlarin bizi kose yazari olarak calistirmasi lazim da tek problemimiz dogruyu soylemek... Read More!

Türkiye’de İnternet Bağlantı Kalitesi ve Kore’nin Ekonomi Türk’ü

Başlığa bakıp da ne alaka demeyin hemen açıklayacağım fakat önce geniş bant bağlantısı nedir onu kısaca anlatmam lazım. Geniş bant (broadband) bağlantı, internet’e yüksek hızda kesintisiz erişimine imkan veren bağlantı çeşididir. Geniş bant internet bağlantısı; ADSL, kablonet ve fiber optik gibi değişik teknolojik altyapıları kullanabilir.


Türkiye’de ağırlıklı olarak ADSL ve daha seyrek olarak kablonet kullanılıyor. Fakat daha yüksek hızlar için evlere ve ofislere fiber optik kablo döşenmesi gerekli. Yakın gelecekte de büyük bir ihtimalle bu teknoloji ile tanışacağız. İnternet altyapısı konusunda liderliğe sahip olan Japonya ve Kore’de ise OECD verilerine göre tüm geniş bant bağlantılarının yaklaşık yarısı fiber optik bağlantı kullanıyor.[1]


Geniş bant bağlantının yaygınlaşması, birçok uygulamanın hayata geçirilmesi ve toplumların bilgi toplumuna dönüşmesi açısından önem taşıyor. E-devlet, uzaktan eğitim gibi verimlilik arttırıcı birçok uygulamanın hayata geçmesi için özellikle şehirlerde geniş bant bağlantının yaygınlaşması gerekiyor. Gelecekte medya ve iletişimin neredeyse tamamının internet bağlantısı üzerinden yapılacağı öngörülüyor. Google’un yeni projesi olan Google TV, geleceğin nasıl şekil alacağı hakkında bize çok güzel ipuçları veriyor.


ABD yazılım teknolojisi bakımında lider olmasına rağmen geniş bant bağlantı altyapısı bakımından lider konumunda değil. ABD; Japonya, Kore gibi uzak doğu ülkeleri ile Kuzey Batı Avrupa ülkelerinin gerisinde kalmış durumda. ABD’de ortalama internet bağlantı hızı 5.1 mb/s iken, Güney Kore(20.4 mb/s), Japonya(15.8 mb/s) ve İsveç(12.8 mb/s) gibi ülkelerde çok daha yüksek hızlara ulaşılabiliyor.[2] Japonya ve Kore’de internet ise sadece hızlı değil aynı zamanda çok da ucuz. OECD verilerine göre Mbit/s başına Kore’de 1.76 $, Japonya’da ise 2.33$ ödeniyor.[3]


Bir ülkedeki internet altyapısı ne kadar gelimişse ve internet ne kadar fazla kullanılıyorsa, temeli internet olan inovasyonların da o ülkelerin piyasalarından çıkma olasılığı da artıyor. ABD’de bu konuda geri kalmak istemediği için geçtiğimiz Mart ayında National Broadband Plan - Ulusal Genişbant Planı isimli bir plan açıkladı. Bu plana göre 2020 yılında kadar 100 milyon hanenin 100 mb/s hızına sahip bağlantıya sahip olması hedefleniyor. Wall Street Journal’deki bir habere göre planın hayata geçirilmesinin 25 milyar dolara mal olabileceği tahmin ediliyormuş.[4]


Pekiyi Türkiye’de durum nedir? OECD verilerine göre Türkiye’de her 100 kişiden 8.7 tanesi geniş bant bağlantı erişimine sahip.[5] Bu oran ile Türkiye 30 ülke arasında 29. sırada bulunuyor. Fiyat bakımından ise mb/s başına 17.64 $ ile 30 ülke arasında geniş bant bağlantının en pahalı olduğu 3. ülke konumunda. Ortalama bağlantı hızında ise 3.82 mb/s ile dünyada 63. sırada yer alıyoruz.[6]


Şu araştırmadan aldığım aşağıdaki grafikte dünya’daki değişik metropollerdeki geniş bant bağlantıya erişim oranı (penetrasyon) ve bağlantı kaliteleri gösterilmiş.




Üzerine tıklayarak daha büyük bir versiyonunu açabileceğiniz grafiğe baktığımızda İstanbul’un ancak Güney Amerika ve Afrika metropollerini geride bırakabildiği görülüyor. Grafikte genel olarak dikkat çeken bir nokta ise Kore'nin başkenti olan Seoul’un diğer metropolleri hem hız hem de penetrasyon bakımından sürklase etmiş olması.


Güney Kore, geniş bant bağlantısına yaptığı altyapı yatırımlarıyla biliniyor. Gelişmiş altyapı da en son inovasyon örneklerinin uygulanmasına ve Kore’nin internet teknolojileri konusunda söz sahibi olmasına imkan veriyor. Örneğin, bu altyapıyı kullanarak elektrik enerjisini bile daha verimli bir şekilde yönetmeyi planlıyorlarmış.[7]


İnternet kullanımı bu kadar yaygın olunca Ekonomi Türk gibi blogların da okunurluğu ve etkisi de o ölçüde artıyor. Geçtiğimiz yıllarda özellikle finansal kriz döneminde bir ekonomi blogçusu olan Minerva’nın gönderdiği yazılarının her birini yaklaşık 100.000 kişi okuyormuş. Krizin başlarında başarılı tahminler yapan Minerva’nın yaptığı finansal yorumlar o kadar etkili olmaya başlamış ki karamsar yorumlarını beğenmeyen otoriteler Minerva’yı bilinçli olarak kamuoyunu manipule etmekle tutuklamışlar. Profosyönel olarak manipulasyon yapmadığı anlaşılan Minerva’nın kimliğinin ortaya çıkması ise Kore’de epey şaşkınlık yaratmış. Çünkü Minerva düşündükleri gibi başarılı bir finansçı değil sadece iki yıllık okul mezunu olan 30 yaşındaki bir işssizmiş!


Türkiye’de de internet yagınlaştıkça ve daha fazla kullanılmaya başlandıkça bu tip ilginç olayların yaşandığını göreceğiz. Yakın gelecekte özellikle orjinal içerik üreten kişilerin internet üzerinden çok fazla olmasa da hatırı sayılır miktar da para kazanması da şaşırtıcı olmayacak. Ek olarak, eğer teknolojik gelişime parallel olarak Türkiye’nin eğitim düzeyi ve teknolojik araçları verimli bir biçimde kullanabilme becerisi de gelişirse, Ekonomi Türk’te Deniz Baykal videosu başlıklı yazılar büyük bir ihtimalle görmeyiz.

Read More!

Insider Monkey New York Observer'da

Bu sabah senelerdir Ekonomi Turk'te binlerce yazi yazildigindan, bir suru baba ekonomi yorumu yapildigindan ama bir turlu Turkiye'de Hurriyet, Milliyet, Zaman gibi gazetelere haber olamadigimizdan sikayet ediyorduk. Hatirlarsaniz bu senenin basinda Turkiye'nin 2010 yilinda herkesin beklediginden daha yuksek hizlarla buyuyecegi haberini ilk ben yapmis, medyadaki ekonomistlerin hangi tahminleri yaptigini tek tek siralamis, sonra da dalga gecer gibi herkesin yaptigi tahminin en ust noktasinda ben de tahminimi yapmistim. Neydi tahminim hatirlayan var mi? Sadece %6. Turkiye'nin onca guzide ekonomisti, dunyada Turkiye'nin buyumesiyle ilgili tahmin yapan onlarca ekonomist ve finansinin hic birisi benim yaptigim %6 tahmini kadar yuksek bir tahmin yapamamisti. Simdi de Turkiye ekonomisi %8'e yaklasan hizlarla buyurken borsaya girmeye cabaliyorlar. 

Neyse diyecegim o ki, burada cok halis yorumlar yapilmasina ragmen bir turlu kendimizi yarandiramadik Turkiye'nin amiral medyasina. Bastirdigimiz kitap sata sata 6 ayda 1000 tane satti. o da Karaman'da ders kitabi olarak okutuldugu icin.

Madem bizim meziyetlerimiz Turkiye'de deger gormuyor, ben de bir ingilizce blog baslatayim dedim. Daha ilk hafta Financial Times'in websitesi bizden bahsetti. Aradan bir ay gecmeden Wall Street Journal'un websitesinden de link almayi basardik. Ve Nihayet dun Warren Buffett, Todd Combs ve David Einhorn hakkinda yazdigimiz yazi New York Times gazetesinin bir numarali finans bloguna haber oldu.Az once de New York Observer'da yazdigimiz yazidan bahseden bir yazi daha yazildi.

Hurriyet'in, Milliyet'in, Sabah'in, Zaman'in bizi kose yazari olarak calistirmasi lazim da herhalde dikkatlerini cekemiyorum. Ne yapayim yani, Bogaz koprusune cikip intihar ediyormus numarasi mi yapayim? Onu yapsam bu sefer de ancak 3. sayfaya "Kose yazari olamayan ekonomist kendini intihara kalkisti" embesil basligi altinda haber oluruz...
Read More!

Matematiksel Finans

Baska bir okuyucu sorusu (okuyucunun sorusu italic):

Ben blogunuzu uzun süredir takip eden ve blogunuzdaki tüm eğitim konulu postları okumuş olan, endüstri müh ve matematik okuyan bir 3. sınıf öğrencisiyim. Finans konusunda akademik kariyer yapmak istiyorum ve bu konuda size birkaç sorum olacak.
Aklımı kurcalayan ilk soru, hangi konuda doktora yapacağım, finansal matematik, uygulamalı matematik, finans mühendisliği konuları arasında gidip geliyorum. Uygulamalı matematik entelektüel açıdan beni en fazla tatmin edecek bölüm gibi gözüküyor, fakat bu bölümden mezun olduktan sonra iyi bir finansçı olabilir miyim bunu bilemiyorum. Aklımın bir köşesinde hep doktora yaptıktan sonra 5-6 sene çalışıp sonra okula dönüp hoca olma fikri var, ne kadar gerçekçidir bilemem tabi. Benim merak ettiğim ve size sormak istediğim uygulamalı matematik okuduktan sonra piyasada iyi bir iş bulabilir miyim, piyasada yeterince çalıştıktan sonra okula dönüp hoca olabilir miyim?
Ben sana hangi okullara gitmen gerektigini soyleyeyim, sen karar ver. Bu konuda iki tane okul var Columbia Universitesi ile NYU. Finans muhendisligine girmek daha zor tahmin edebilecegin gibi. O konuda Columbia biraz daha ileride sanki. Bu okullardan mezun olduktan sonra niye sadece 5-6 sene calisacaksin ki? 15-20 sene calis, ondan sonra emekli olursun zaten. Emekli olmak istemiyorsan Turkiye'de ufak bir okulda hoca da olabilirsin.

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

Ayrıca, finans sektörünün geleceği konusunda da kafamda sorular var. Etrafımdakilere bu planı anlattığımda genellikle aldığım tepki şu oluyor: Finans sektöründe bu süper karmaşık matematiksel kavramlar içeren modeller şu anki kriz yüzünden güvenilirliğini kaybettiler, böyle karmaşık modeller kurabilen analistlere ilerde zaten ihtiyaç olmayacak, bu fizik ve matematik phd li adamlar da yakında wall street ten silinecekler, ortam mba yapmış insanlara kalacak. Sizce bu öngörü ne kadar gerçekçidir, böyle bir olayın gerçekleşme ihtimali yüksek midir?
Challenger faciasi oldu diye Amerikalilar uzaya gitmeyi birakmadi. MBA yapmis adamlar bir halttan anlamiyor, adamlarin isi network yapmak, musteri ve politikaci kafalamak. O yuzden daha fazla para kazaniyorlar zaten. Senin rakiplerin degiller.

Son olarak, finans mühendisliği doktorası yerine uygulamalı matematik doktorası yaparsam bu benim finans alanında ilerleyeceğim yerleri kısıtlar mı, çok ileri gitmeme engel olur mu, bunu merak ediyorum.

Ikisi arasinda cok fazla fark oldugunu dusunmuyorum, finans muhendisligi biraz daha az teknik. Burada amac tecrube kazanmak, cevre edinmek ve neticede kendi dukkanini acmaktir.
Read More!

Ethanol

Daha önce burada Ethanol hakkında birkaç yazı yazıldı. Wall Street Journal'da dün çıkan bir yazı ise bazılarının ilgisini çekecektir. Yazı ana fikir olarak çevrecilerin dört elle sarılıp devlet desteği döşendikleri etanol ve biyodizel yakıtların çevreye diğer petrol ürünlerinden daha fazla zarar verdiklerini anlatıyor. Biraz da bilimselmiş gibi yapıp küresel ısınma vs benzeri konuları din haline getirmiş at gözlüklü, yobaz ve örümcek kafalı, çevrecilerle hafiften dalga geçiyor. Ayrıca yazı "unintended consequences" üzerine de güzel bir örnek.
Yazının linkini yukarıda verdim aşağıya da bazı paragrafları kopyalıyorum:

"To wit, trendy climate-change policies like ethanol and other biofuels are actually worse for the environment than fossil fuels. Then again, Washington's energy neuroses are more political than practical, so it's easy for the Solons and greens to ignore what would usually be called evidence."


"So, incredibly, when the hidden costs of conversion are included, greenhouse-gas emissions from corn ethanol over the next 30 years will be twice as high as from regular gasoline. In the long term, it will take 167 years before the reduction in carbon emissions from using ethanol "pays back" the carbon released by land-use change. As they say, it's not easy being green."

"The studies are even more damning because they examine the issue with the theories of the global warmists and conclude that biofuels actually exacerbate the problem they're supposed to solve. On top of that, they're creating new environmental troubles like deforestation and a reduction in biodiversity that may be worse over time than whatever the importance of observed climate change. In either case, or both, they're damaging the planet more than they're helping it."

"Yet special blame also belongs to the environmentalists, who are engaged in a grand bait-and-switch. They stir up a panic about global warming, and Washington responds to the political incentives. Then those policies don't work and the greens immediately begin pushing a new substitute, whose outcomes and costs are equally uncertain. But somehow, that never seems to discredit the entire enterprise and taxpayers keep footing the subsidy bill. Our guess is that these new revelations will also be ignored. They're too embarrassing."
Read More!

Battle of the Airlines – Mergers & Consequences

Curious about the battle of the airlines? Read on Insider Monkey's "Battle of the Airlines – Mergers & Consequences". When it comes to domestic airlines, there are four main players in the US – Delta Airlines (DAL), US Airways Group (LCC), United Continental (UAL) and American Airlines, which filed for bankruptcy protection in November. However, if DAL has its way, that all could soon change.

Delta Looks to US Airways for Possible Acquisition Deal

DAL, a member of the SkyTeam Alliance, is the world’s largest airline by traffic when counting domestic and international travel according to the International Air Travel Authority (IATA). It transports just under 111.16 million passengers on domestic and international flights a year, 90.13 million of which are domestic. Delta Airlines (DAL) has been studying US Airways Group (LCC) as a possible acquisition target according to the Wall Street Journal. To know more about battle of the airlines, please visit on Insider Monkey's website.


Read More!

S&P 500 Endeksini Geçmesi Beklenen 30 Large Cap Hisse Senedi

“Large Cap” yani piyasa değeri 10 milyar $’ dan fazla olan şirketlerin hisse senetlerine yatırım yaparak S&P 500 endeksini geçmek yatırım fonu yöneticileri için hala zorlu bir yarıştır. Yatırım fonları, ücretleri ve diğer masrafları da çıkarttığımız zaman endeksten daha düşük bir performans sergilerler. Endeksi yenebilen yatırım fonları ise ancak birkaç yüzde puanı ile geçebilmektedir. James O’Shaughnessy adlı fon yöneticisinin yazdığı What Works on Wall Street adlı kitabı inceledik, kitapta yatırım stratejileri ile birlikte değerleme stratejileri bulunmaktadır. Fon yöneticileri ya da diğer yatırımcıların uyguladığı kantitatif yatırım stratejilerini öğrenmek için uygun ve etkili bir kitaptır.


James O’Shaughnessy’ nın anlattığı yatırım stratejisinin nasıl çalıştığını, yıllık ne kadar getiri sağladığını ve bizim de buna uygun olarak seçtiğimiz 30 hisse senedini ve getirilerini öğrenmek istiyorsanız 30 Large Cap Stocks Expected to Beat the S&P 500 başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Read More!

Munzamdaki Artış Krediye de Yansıdı, Sorostan "Altın" Vuruş

Munzamdaki artış krediye de yansıdı (Dünya)

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, Merkez Bankası'nın son munzam karşılık oranlarının faiz bazında 1.5 puanlık bir maliyet artışı getirdiğini belirterek "Yüzde 9 ile aldığımız mevduatın maliyeti bize 10.5'a gelmeye başladı. Bu 1.5-2 puanlık maliyetlerde aynı şekilde kısa vadeli kredi maliyetlerine yansımaya başladı" dedi. Garanti Bankası ana sponsorluğunda Adana'da düzenlenen Tarla Günleri Fuarı'nda sorularımızı yanıtlayan Nafiz Karadere, munzam karşılık oranlarındaki artışın piyasaya kademeli olarak yansıdığını aktararak, "Artık KOBİ ve ticari iş kolunda birebir yansıtmaya başladık. Çünkü maliyetiniz artarsa ve yansıtmazsanız karınızdan yersiniz ve bu da bankanın finansal sağlığını bozar" diye konuştu…Karadere, kredi artışına Aralık 2009 - Aralık 2010 olarak bakılsa da Nisan 2010 – Nisan 2011 dönemi karşılaştırılsa da kredilerde yüzde 37 civarında büyüme olduğuna işaret ederek "Ama önlemlerin alındığı dönem itibariyle bakarsanız başta rekabetten dolayı banka kredi faizlerine direkt yansımayan munzam oranlarındaki artırım şimdi yansıyor. Kredi maliyetlerimiz ciddi oranda artıyor. Dolayısıyla mayıs ve haziran aylarında banka kredilerinin artış ivmesinde düşme bekliyorum. Bunu da ticariden bireysele her tür kredi için söylüyorum. Ama bu ivmedeki yavaşlama cari açığı geriye çekmeye tek başına yeterli olacak mı? Bence diğer önlemlerin uygulanması da gerekebilir. Ama buna zamanla hükümet karar verecek" değerlendirmesinde bulundu.


Soros'tan altın vuruş (Radikal)

Rekor kıran altın ve gümüşteki şok düşüşün ardından Soros çıktı. Soros, elindeki yüklü miktardaki gümüş ve altını satınca endeksler çakıldı…Son iki gündür başta altın, gümüş, petrol, kakao ve pamuk başta olmak üzere emtia fiyatlarında yaşanan düşüşler, dünya piyasalarında adeta şok etkisi yarattı. Düşüşün fitilini ateşleyen, dünyaca ünlü yatırımcı George Soros’un altınve gümüşteki satışları oldu. Wall Street Journal’da çarşamba günü yayımlanan haberde Soros’un altın ve gümüş satmaya başladığı kaydedildi. Haberde ayrıca, Soros’un yanı sıra fon yöneticisi John Burbank’ün de, altın ve gümüş pozisyonlarını azalttığı ifade edildi. Bu yatırımcıların emtiadaki satışlarının ana nedeni ise, daha önce yaşanan hızlı yukarı hareket sonrası kârlarını realize etmek istemeleri yani bir anlamda ceplerine koymak istemeleri oldu…Gümüşte tarihi düşüş Mayısta yayınlanan bu haberin ardından 5 Mayıs’ta gümüş fiyatları yüzde 12 düşerek 34.67 dolara indi. Gümüş fiyatlarında 28 Nisan-5 Mayıs arasında yaşanan düşüş yüzde 28’e ulaştı. Gümüş fiyatları 25 Ocak-28 Nisan arasında yüzde 80 prim yapmıştı. Altın fiyatları da 5 Mayıs’ta yüzde 3 düşerek 1471 dolara indi. Fiyatlarda 29 Nisan-5 Mayıs arasında yaşanan düşüş yüzde 6 oldu. Altın fiyatları da 28 Ocak-29 Nisan arasında yüzde 20’ye yakın yükselerek tarihi zirveye çıkmıştı. Brent petrolün varil fiyatı da 5 Mayıs’ta yüzde 8,5 düşerek 110.8 dolara indi. Brent petrolün fiyatı dün de 105 dolara kadar geriledi.


"3 bine yakın belediye var çoğu maaş bürosuna dönmüş" (Hürriyet)

Maliye Bakanı Şimşek, seçim kampanyasında belediyelerin altyapı projeleriyle ilgili ek kaynak taleplerine de muhatap oluyor. Şimşek, bunların ancak imkanlar ölçüsünde karşılanabileceğini, bütçeden de kimseye mevzuat dışı bir aktarma yapılamayacağını ifade ediyor. Bakan Şimşek, dün akşam da kendisine aktarılan bu yöndeki talep üzerine şunları söyledi. “3 bine yakın belediye var. Önemli bölümü maaş ödeme bürosuna dönüşmüş. İstihdam bürosu halini almış. Hizmete para kalmamış. Örneğin 10 bin nüfuslu bir yerde, belediyeye 30 kişi yerine 100-200 kişi alırsan hizmete para kalmaz. Onlara, (5 yıl yeni eleman almayın. Belediyedeki fazla personeli de biz kamuya alalım. Siz de vatandaşa hizmet üretin) diyoruz. Çünkü belediyelerin asıl görevi vatandaşa hizmet. Tabi bu arada işini çok başarılı yapan belediyeler de var. Ama önemli bir kısmı maalesef maaş ödeme bürosu.”

Read More!

Bu Yil En Cok Yukselecek 10 Hisse

Analistlerin yaptiklari tahminlerle genellikle dalga gecilir. Adamlar onlarca tahmin yaparlarsa basari orani da yazi tura atmaktan cok farkli olmaz gercekten de. Bir de analistlerin borsanin genelinde ne olacagini bilmelerini beklemek dogru degil. O yuzden de analistlerin yaptiklari tahminleri borsa endeksi ile karsilastirmak cok dogru degil.

Yapilmasi gereken analistlerin uzmanlastiklari alan icerisinde yaptiklari tavsiyelerin basarili olup olmadigini olcmektir. Mesela bir analist bankalar uzerine uzmansa tavsiye ettigi bankalarin diger bankalara kiyasla nasil performans gosterdigine bakarak bu analiste not vermemiz lazim. Yoksa sectigi hisselerin borsa endeksine kiyasla performansina bakarak degil.
Analistler genellikle bir sektor icerisinde hangi hisselerin cikacagini ve hangilerinin dusecegini cok iyi tahmin edebiliyorlar. O yuzden de en isabetli strateji market neutral adini verdigimiz ayni anda bir hissenin satin alindigi ve bu hissenin riskini noturleyecek baska bir hissenin satildigi stratejiyi takip etmektir. Onumuzdeki bir yil icerisinde analistlerin en cok yukselmesini bekledikleri 10 hisseyi alip, bu hisselerle ayni sektorde bulunan ve analistlerin en cok dusmesini bekledikleri 10 hisseyi satarak her sene %25 civarinda bir getiri elde etmek mumkun gibi gorunuyor.

Onumuzdeki bir yil icerisinde en cok yukselecek 10 hisseyi merak ediyorsaniz 10 Stocks Wall Street Analysts Are Insanely Bullish About baslikli yazimizi okumanizi tavsiye ederiz. Read More!