Resesyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Resesyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, Refah ve Easterlin Paradoksu

2010 yılının gelmesiyle birlikte kendine güvenen güvenmeyen, cesur olan olmayan ekonomistlerin kim olduğunu gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) konusunda yaptıkları tahminlerden ve yazdıkları yazılardan görmeye başladık. Bir kısım ekonomist de “efendim baz etkisinden dolayı 2010 yılı 2009’a göre daha iyi geçecektir” türünden tutulacak bir tarafı olmayan ifadelerde bulunurlar. Rakam veremiyorsan konuşma o zaman, insanın vaktini ne boş yere harcıyorsun. Haa rakam vermek zor ise aralık ver, dar aralık veremiyorsan geniş aralık ver ne biçim bir ekonomist olduğunu anlayalım.

Bunu yapmayan bazı köşe yazarları ve ekonomistler de özellikle dünya ekonomisinin her resesyona girdiği zaman ortaya atılan “efendim, gsyh rakamları insanların refahını ve mutluluğunu tam olarak ölçebilen bir istatistik değildir” şeklinde bir geyik faaliyetine başlarlar ki sonunu getiremezsiniz (bakınız Hasan Ersel’in yazısı). Bu sene de Avrupalılar baktılar ekonomileri %3-4 küçülüyor, hemen komunist Stiglitz’i getirdiler, adam da “mutluluk ve refah paradan daha önemlidir” türünden veciz sözleri ortalığa saçıverdi. Biz çok mutluyuz, acaba bu mutluluğumuzu kullanarak kaç tane savaş uçağı alabiliriz sorusunun yanıtı ise havada kaldı.

Mutluluğu GSYH hesaplarının içerisine koymaya çalışmak beyhude bir uğraştır, kriz zamanlarında dikkat dağıtmaktan ve “yoksulum ama çok mesutum” diyen eski Yeşilçam filmlerinde Zeki Müren’in canlandırdığı karakterlere bir miktar çağrışım yapmaktan öteye giden bir faaliyet de değildir. Yeni bir konu hiç değildir. Easterlin paradoksu diye bir paradoks vardır, ülkelerin GSYH’leri artmasına karşın son yüzyıldır bu ülkelerde yaşayan insanların mutlulukları bununla paralel bir seviye izlememiştir diyen. Yani bir bakıma mutluluğu etkileyen şeyin genel zenginlik seviyesi değil, çoğunlukla göreceli zenginlik seviyesi olduğunu ima eder. O yüzden de mutluluğu GSYH hesapları içerisine koymak bir bakıma GSYH’a sabit bir sayıyı eklemekten öteye gitmez. Yine de Stiglitz gibi Nobel ödülünü cebe indirmiş kişiler kriz dönemlerinde bu tür yaraları deşmekte sakınca görmezler. Krugman da devlet harcamaları iyice arttırsın diye “tekrar resesyona girme olasılığımız %40’tır" buyurmuş. Bu kişilere ekonomist olarak değil de politikacı olarak bakarsak her şeyi hem daha iyi anlarız hem de geceleri çok daha rahat uyuruz. Read More!

Büyüme Oranları

Büyüme oranları konusunda isabetli tahmin yapabilmemiz için işin matematiğine biraz dalmamız gerekiyor. TÜİK’in hesaplama yöntemi bir çeyrekte gerçekleşmiş olan GSYH rakamını bir önceki senenin çeyreğiyle karşılaştırmaya dayanıyor. Yani sonuç o çeyrekte gerçekleşen büyüme oranından ziyade, son bir yılda gerçekleşen büyüme oranlarını yansıtıyor. Kafanız karıştı biliyorum, çeyreklik büyüme oranı açıklıyorsak bu nasıl oluyor da bir yıllık büyüme rakamı olabilir diye soruyorsunuz.


Buna Orhan Karaca’nın blogundan aldığımız yukarıdaki grafiği kullanarak cevap vereceğiz. Mesela 2009’un birinci çeyreğinde gerçekleşmiş büyüme oranı rakamına bir bakalım, aşağı doğru giden uzun mavi çizgi 2009’un birinci çeyreğindeki büyüme oranının %-14 civarında olduğunu söylüyor. Oysa kırmızı çizgi ve beyaz noktalarla ifade edilen mevsimsel etkilerden arındırılmış “gerçek” çeyreklik büyüme oranı ise %-7 civarında bir küçülme olduğunu gösteriyor. Bu rakamlar birbirleriyle çelişmiyor mu, aralarındaki bağlantı nedir?

Buna cevap verebilmemiz için 2008’in ikinci, üçüncü ve dördüncü çeyreğinde gerçekleşmiş “gerçek” büyüme oranlarına bakmamız gerekiyor. Ikinci çeyrekte gerçek büyüme oranı %-0.1, üçüncü çeyrekte %-2, dördüncü çeyrekte ise %-5 imiş. Ben ne diyorum, TÜİK’in açıkladığı rakam bir yıllık değişimi gösterir ve dört çeyreklik gerçek büyüme oranlarının toplamıdır. Yani 2009’in birinci çeyreği için açıklanan %-14 rakamı aslında %-0.1 + %-2 + %-5 + %-7 rakamlarının toplamıdır. Tabii grafiğe bakarak rakamları kullandığımız için gerçek rakamlar tam olarak nedir söyleyemiyoruz, ayrıca TÜİK her çeyreğe eşit ağırlık değil, yıllık üretime olan katkıları oranında bir ağırlık verdiğinden (doğrusu da odur zaten), bahsettiğimiz yöntem yaklaşık olarak doğrudur. Gerçekten de son dört çeyrekte gerçekleşen mevsimsel etkilerden arındırılmış çeyreklik büyüme oranlarını topladığımız zaman TÜİK’in açıkladığı rakama çok yakın bir rakam elde ediyoruz.

Mesela aynı hesabı 2009’un ikinci çeyreği için yapalım. Gerçek büyüme oranı %7 civarında bir rakam imiş, oysa Tüik %-7.5 civarında bir rakam açıklamış. Yani bir yanda hesaplar ekonominin resesyondan çok güçlü şekilde çıktığını gösterirken Tüik’in geriden takip eden istatistikleri derin bir resesyonun devam ettiğini söylüyor. (Bu konuda Güven Sak geçtiğimiz Ağustos ayında tongaya düşerek çeyreklik olarak %7 büyüdüğümüz bir esnada “depresyon devam ediyor” manasına gelen sözler sarfetmişti.) Önce bahsettiğimiz yöntem doğru mu değil mi onun sağlamasını bir yapalım. Son dört çeyrekte gerçekleşen “gerçek” büyüme oranları sırasıyla -2, -5, -7, 7 imiş, bunların toplamı da %-7 civarında bir rakama karşılık geliyor. Bu rakam da Tüik’in hesapladığı %-7.5 rakamına göreceğiniz üzere oldukça yakın bir rakam.

Buradan şu sonucu çıkarıyoruz. TÜİK bir sene öncesiyle kıyaslama yaparak ekonominin o an ne halde bulunduğundan ziyade son bir yıllık durumunun bir ortalamasını yansıtıyor. Bu yüzden de krizlere girişi ve çıkışı geç açıklıyor. Hem de bayağı bir geç açıklıyor. Mesela geçen sene üçüncü çeyrekte Türk ekonomisi çeyreklik olarak %2 küçülürken kimsenin derin bir resesyonda olduğumuzdan haberi yoktu çünkü Tüik hala pozitif büyüme oranları açıklıyordu. Dördüncü çeyrekte ise depresyon içerisinde idi ekonomimiz ama politikacılar “hamdolsun teğet geçti” diyerek seçime girmekten çekinmiyorlardı çünkü devletin istatistik kurumu ekonominin “gerçek” durumunu gösteren istatistikleri yayınlamıyordu. Bu yeteneği yeni yeni kazanmaya başladılar ve 2010’dan itibaren yayınlayacaklar.

Bu konuda yazılmış en güzel yazılardan bir tanesine Orhan Karaca’nın blogundan ulaşabilirsiniz. Geçen senenin başında ben de bu konuda çok öğretici bir yazıyı Turkishtime’da yazmıştım ancak o yazıya internet üzerinden ulaşabileceğiniz bir adres bilmiyorum. Bundan sonraki aşamada gerçek çeyreklik rakamları kullanarak 2010 yılındaki gerçekleşmesi olası GSYH ve büyüme oranını hesaplayacağız. Read More!

Resesyon Nedir?

Resesyon nedir sorusuna Türkiye’ye yönelik başka yerde bulamayacağınız bir cevap vereyim. Resesyon ekonominin küçülmesinin farkedilmesine verilen addır. İlk aşamada ekonomi küçülmeye başlar ama istatistikler barındırdıkları pürüzleri gizlemek için senelik ortalamalar şeklinde tutulduğundan ekonominin küçülmeye başlamasını gecikmeli olarak gösterir. Bu yüzden de kimse farketmez ekonominin küçüldüğünü. Daha sonra rakamlar ufak bir ekonomik küçülme rakamı gösterir ancak hükümetteki parti veya partiler “önemsenecek bir durum yok” şeklinde açıklamalar yaparak halkın güvenini yeniden tesis ederler. Eğer ekonomi gerçekten hafif bir daralma sürecinden geçiyorsa bu rakamlarda görünmez bile. Ekonomik durgunluk orta şiddette ise rakamlar alarm vermez. 1994 krizinde, veya 2001 krizinde olduğu gibi şiddetli bir durgunluktan geçiyorsak saklayacak hiç bir şey yoktur, ekonomik küçülme başladıktan yaklaşık 8 ay sonra rakamlarda görünmeye başlar.

Arbitraj Nedir    Broker Nedir    Altın Yorumları    Portföy Nedir    Petrol Fiyatları    Nükleer Santraller

Resesyona ek olarak bir de ekonomik depresyon diye bir kavram vardır. Ülkemiz bu kavramla en son 1978-1980 döneminde karşılaşmıştı. Ondan önce de -yanılmıyorsam- İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşadığımız bir dönem var ki, o yılları yaşayanlardan dinlemenizi tavsiye ederim. 2008’in üçüncü çeyreğinde başlayan ama varlığı Ekim-Kasım aylarına kadar farkedilmeyen son depresyon sırasında ben Turkishtime’da yazdığım bir yazıda ülkemizin çok derin bir küçülmeden geçtiğini belirten ilk yazarlardandım. Nisan ayının başına kadar hükümetin 2009 için büyüme tahmini %4 idi. Yani kriz esnasında en hızlı büyüyen ve krizi karlı kapatan ender ekonomilerden biri olacağımız öngörülüyordu. Ancak seçimlerden sonra 2008’in son çeyreğinde ekonomimizin %6,2 hızla küçüldüğü açıklandığında bir çok kişi resesyon içerisinde olduğumuzun farkına varabilmişti. Oysa Nisan ayında ekonomimiz resesyondan çıkmaya başlamıştı bile.

Özetle ekonomimizin resesyona girdiğinin resmi olarak söylenmesi 9 ay gecikmeyle gerçekleşmişti. Resmi açıklama yapıldığı zaman ise resesyondan çıkmaya başlamıştık bile. Bugün hala bir çok köşe yazarı “pozitif büyüme rakamları” görebileceğimizden söz ediyor. Ekonomimiz 9 aydır büyüyor, bu kişilerin mevsimsel düzeltmelerden haberleri yok. İşte ülkemizde resesyon böyle bir şeydir. Gelir geçer, ondan sonra resesyon geliyor mu, resesyon ne zaman bitecek tartışmaları yaşanır. Read More!

Japonya ve Resesyon

Japonya ekonomisi bu yilin ilk uc ayinda bir onceki ceyrege kiyasla senelik yuzde 15,2 hiziyla kuculmus ve siddetli bir resesyon yasiyor. 2008'in son ceyreginde kuculme rakami yuzde 14,4 imis. Gorunen o ki kriz Japonya'yi da teget gecmis.

Japonya da buyume rakamlarini Amerika gibi hesapliyor. Eger Turkiye gibi hesaplamis olsaydi kuculme rakamini sadece yuzde 3,5 olarak telaffuz edeceklerdi.

Ama simdi Japonya ekonomisi (ekonomi nedir?) ikinci ceyrekte pozitif buyume aciklarken krizin dibi gordugu soylenen Turkiye 2009'un ilk uc ceyregi icin eksi buyume rakamlari aciklamaya devam edecek. Insanlar da "yahu hani dibi gormustuk, aciklanan rakamlar hep eksi" diye anlamadan sikayet edecekler.

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

Bizim de artik mevsimsellikten arindirilmis verileri guncel bir sekilde aciklamamizin zamani geldi de geciyor bile. Kullandigimiz yontemlerin dandikligi piyasalarin dalgali oldugu bu gunlerde iyice su yuzune cikiyor.

Bu arada buyume tahmini yarismamiz devam ediyor. Kolay degil degil mi tahmin yapmak? Read More!

Birinci Ceyrek GSYH Buyume Rakamlari

Evet, tahmin edeceginiz uzere birinci ceyrek gsyh buyume rakamlarina (daha dogrusu resesyona) yonelik geleneksel tahmin yarismamizi baslatiyorum. Yanlis tahmin edenler her zaman oldugu gibi TEGV'e (veya kendi istedikleri bir kuruma) 10 YTL bagis yapip bana email ile makbuzu yollayacaklar. Yarisma sonuclarini ilk aciklanan rakamlari baz alarak degerlendirecegiz. Kendine guvenen ciksin ortaya, guvenmeyen sonradan cikip yanlis tahmin yapanlari elestirmesin. Sorumuz su:

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir

Ilk ceyrekte Turkiye ekonomisi (GSYH) bir onceki senenin ayni ceyregine kiyasla yuzde kac KUCULMUSTUR?

A. %8 veya daha az
B. %8.01 - %10.00
C. %10.01 - %12.00
D. %12.01 - %14.00
E. %14'den daha fazla

Bol sanslar. Read More!

TUSIAD'in Ekonomi ve Resesyon Tahminleri

Gunaydin Beyler!

Yok size demiyorum, TUSIAD'in basekonomisti Umit Izmen'e diyorum. Mayis ayi olmus, icerisinde bulundugumuz krize ve resesyona daha yeni uyanabilmisler. Biz bu senenin basinda Turk ekonomisinin gecen yilin son ceyreginde ve bu yilin ilk ceyreginde %10'un uzerinde hizlarla (Amerika'nin ve Avrupa'nin kullandigi hesaplama yontemini kullanarak) kuculdugunu hesaplarken siz ne yapiyordunuz sahi? Ekonomi Turk eskisi kadar super degil ama sizin topunuzu da cebinden cikarir hala.

Efendim TUSIAD 2009 yilinda Turkiye'nin %4,1 kuculecegini soylemis. Bugune kadar da ekonominin sadece %1,9 kuculecegini soyluyorlardi. Senenin yarisi neredeyse gecti gitti, keske tahminlerinizi 2009 yilinin rakamlari aciklandiktan sonra yapsaydiniz da biz de arkamizi (onumuzu diyemiyorum maalesef) cok daha iyi gorebilseydik.

Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Bilgisayar Nedir

Yil sonunda da enflasyon %6.5 olacakmis diyorlar. Bugun enflasyon %6, yazin %4'un altina dusecek, demek ki sene sonuna dogru enflasyonun yukselecegini soyluyorlar. Bence de oyle olacak ama %6,5'e kadar da yukselmez.

Dolar kurunun ise 1,63 olacagi tahmininde bulunuyorlar. Amerika helikopterleri birakin B-52'lerle ortaliga dolar sacarken dolarin deger kazanacagini soylemek ne kadar dogru olur bilemiyorum. Biz IMF ile anlasir ve tekrardan kemer sikmaya baslarsak dolar birak 1,63'u 1,43 olursa opsun basina koysun.

Yahu adamlar bundan 5 ay once Erdogan "Kriz Teget Gecti" derken o zamanki %1,9'luk buyume tahminlerine bakip "evet, teget gecmis olabilir" mi diye dusunuyorlardi diye de merak etmiyor degilim. Bana sorarsaniz asil hikaye Merkez Bankasinin raporunda ilk ceyrekte kuculme orani cift haneli olabilir demesi uzerine Erdogan'in Merkez Bankasini azarlamasi ve bunun medyada o kadar yer bulmamasi idi. Niye yer bulmadigini ben soyleyeyim? Ekonomi yavas yavas toparlaniyorken kimse agzini acip da milleti tekrar urkutmek istemiyor da ondan.

Bizim oyle bir kaygimiz yok. Hatta bana sorarsaniz Erdogan kemerleri sikmaya yanasmiyor ve o yuzden de IMF ile anlasma bir turlu imzalanamiyor. Piyasalar hem icerdeki hem de disardaki butun iyi haberleri satin almis gibi gorunuyor. Ekonomimiz nisanda da %5'in uzerinde hizlarla kuculuyor gibi gorunuyor. Daha bahar gelmedi, kalin giyinin, hasta olmayin. Read More!

Buna Resesyon Denir, Teget Degil.

Millet ekonominin basina CHP'yi veya Haydar Bas'i veya Cem Uzan'i getirseydi bu kadar kotu olmazdi. En azindan bir miktar gercekci davranip onumuzdeki 3 yil boyunca nasil sacmalayacaklarini ve bunun ekonomiye ne tur bir fatura cikaracagini durustlukle aciklamislar. Resesyon nedir, adami ne hale getirir diye merak ediyorsaniz AK partinin bir parca gercekci tahminlerine bakin:

1. Ekonominin bu sene %3.6 kuculecegini dusunuyorlar. Ekonomi %3.6 kuculsun, op basina koy. En azindan %4 kuculecek ekonomi.

2. Enflasyon bu sene 7.5 olacak demisler, mumkundur. 2010 ve 2011 hedeflerinin tutmasinin olasiligi daha zor, tutmaz diyeyim.
Warren Buffett George Soros T. Boone Pickens Carl Icahn Jim Simons Mohnish Pabrai Seth Klarman Steven Cohen Louis Navellier Roberto Mignone
3. 50 milyar YTL butce acigi verecekmisiz bu sene. Cok mumkundur. Bu kafayla giderlerse 2011'de 100 milyar YTL acik veririz. Secimler var ya!

4. Cari acik bu sene 11 milyar olacakmis. Olabilir. 2011'de 26 milyar gibi dusuk bir rakam olmasi zor ama. Yapisal olarak neyi duzelttiniz de cari acik o seviyelere dussun. Petrol fiyatlarinin dusmesini kalici zannediyorlar, ac tavuk kendini dari ambarinda gorurmus. Cari acik 2011'de en azindan 40 milyar olur.

5. Issizlik bu sene %13.5 olacakmis. Yok ya. 2008'in sonunda %13.6 idi. 2009'un sonunda en azindan %14.5 olur, 2011'e kadar da %15'i geceriz. Bunlar da muhafazakar tahminler. Bu kafayla giderseniz milletin canini daha cok yakarsiniz.

Rakamlara bakinca gercekten de kim olsa ekonomiyi bu derece kotu yonetirdi diyebiliyoruz. Eee bu adamlar ekonomiyi de yonetemiyorsa artik ne diye bunlara katlaniyoruz? (cevap abdurrahman celebi demeyin) Read More!

Finansal Krizin Etkisi Nasil Olculur?

Bir kac gundur yazarlarimizdan rdynk ile krizin Turkiye'ye etkisinin nasil olculmesi gerektigi konusunda tartisiyoruz. Genelde A degiskeninin B degiskeni uzerindeki etkisini olcmek icin B degiskeninin A degiskeninden onceki ve sonraki degerleri karsilastirilir. Yani B degiskeni A gelmeden once ne imis, A geldikten sonra ne olmus sorusunun cevabini bulmaya calisiriz.

Turkiye ekonomisi krizden ne kadar etkilenmistir sorusunda Turkiye ekonomisinin buyume orani B degiskeni, kriz ise A degiskenidir. Once kriz gelmeden once Turkiye ekonomisi hangi hizla buyuyordu sorusuna cevap vermemiz lazim. Ben bunun icin 2002'nin ilk ceyreginden 2008'in ucuncu ceyregine kadar gecen donemi baz aliyorum. Bu donemde Turkiye ekonomisi ortalama %6.5 hizinda buyumus. 2008'in ucuncu ceyregini krizin bir parcasi olarak almadim cunku krizin etkilerini tam anlamiyla 2008'in dorduncu ceyreginde hissettik.

Kriz geldikten sonra Turkiye ekonomisinin buyume orani %-6.2'e dusmus. Bu demektir ki kriz Turkiye ekonomisini tam 12.7 puan etkilemis.

Amerikan ekonomisi krizden ne kadar etkilenmis? 2002-2008q3 arasinda Amerikan ekonomisi %2.5 hiziyla buyumus. 2008'in son ceyreginde ise Amerikan ekonomisi %-0.9 kuculmus. Demek ki kriz Amerikan ekonomisini tam 3.4 puan etkilemis. Ben de bu iki sonuca bakarak "Turkiye ekonomisi krizden daha fazla etkilenmistir" sonucunu cikariyorum cunku bizim buyumemiz 12.7 puan duserken Amerika'nin buyumesi sadece 3.4 puan dusmus. (Amerika'nin buyume oranini hesaplarken Turkiye'nin kullandigi bir sene oncekine gore buyume orani yontemi kullandim. Normalde Amerika buyume oranini bir ceyrek oncesine gore hesapladigindan medyada %-6.3 rakamlarini goruyorsunuz)

Yukaridaki tabloda Turkiye'nin ve Amerika'nin ceyrekler itibariyle buyume oranlari yer aliyor (rakamlar hesaplanirken ayni yontem kullanilmistir ki elmalarla elmalari kiyaslayalim).

Dostumuz rdynk diyor ki krizin etkisini olcmek istiyorsak bunun "normalden" ne kadar sapma gosterdigini hesaplamamiz ve ortaya cikan rakamlari karsilastirmamiz gerekir diyor. Biz bu "goruse" katilmiyoruz. Birincisi bu bahsedilen yontem bir gozlemin ne kadar olagan oldugunu olcmek icin kullanilir, ne kadar etkili oldugunu olcmek icin degil. Bunlar birbirine benzer kavramlar ama ayni kavramlar degil. Bir seyin olagan olmasi etkisiz oldugu anlamina gelmez. Mesela ABC sirketinde satis elemani olarak calisan Michael'in aylik maasi ortalama $1500 olsun ama bu miktarin aydan aya komisyonlar degistigi icin $500'lik bir sapma gostersin. Yine ayni ABC sirketinde sekreter olarak calisan Mary'nin maasi ise $1200 olsun ve aylik $50 sapma gostersin. Simdi krizden dolayi Michael'in isine son verilsin ve maasi sifira dussun, Mary'nin maasinda ise $200'lik kesintiye gidilsin. Rdynk diyor ki Michael'in maasi 3 standart sapma dusmustur, oysa Mary'nin maasi 4 standard sapma dusmustur, o yuzden bu krizden Mary daha fazla etkilenmistir.

Yanlis. Michael riskli bir iskolunda calistigi icin maasinin dalgalanma gostermesine alisiktir, yani isinden kovulmasi bir bakima olagandir. Mary ise devlet memuru gibi saglam bir ise sahip oldugundan maas azalmalarina alisik degildir. Ama bu Mary daha fazla etkilenmistir anlamina gelmez. Mary hala $1000 para kazanirken Michael cepten yemeye baslamis, bir kac ay sonra issizlik sigortasi da bittikten sonra belki de banka evine el koyacaktir. Size sorayim, krizden kim daha cok etkilenmistir? Mary'nin mi yerinde olmak isterdiniz yoksa Michael'in mi?

Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir

Rdynk'in savundugu ikinci konu ise su. Turkiye'nin buyume hizi 12.7 puan dusmus olabilir ama bunu geri kazanmasi sadece 2 yilini alir, ya da kendi ifadesiyle Turkiye krizden dolayi sadece 2 yil geriye gitmistir. Oysa Amerika (misal veriyorum) 5 yil geriye gitmistir, o yuzden Amerika daha cok etkilenmistir. Rdynk'in bu ifadeye esdeger kullandigi baska bir soylem ise 2004'den beri Turkiye Amerika'dan daha fazla buyumustur, o yuzden de krizden daha az etkilenmistir. Biz zaten burada Amerika 2002-2007 arasinda Turkiye'den daha fazla buyumustur diye bir sey demiyoruz. Turkiye'nin bu surede Amerika'dan daha hizli buyumesinin krizden etkilenip etkilenmemesi ile bir alakasi yoktur. Kriz tam anlamiyla 2008'in sonunda gelmistir ve Turkiye'nin buyumesini Amerika'nin buyumesine kiyasla kat kat daha fazla vurmustur. Olay bundan ibarettir.

Bu arada rdynk'in yontemini bir de ben test edeyim dedim ve 2002-2008q3 arasinda Turkiye'nin ve Amerika'nin buyume oranlarinin standart sapmasini hesapladim. Turkiye'nin ekonomik buyumesi Amerika'nin ekonomisine kiyasla 3 kati daha oynak. Ancak buna ragmen Turkiye ekonomisindeki gerileme Amerikan ekonomisinden kat kat daha fazla oldugu icin Turkiye 4.4 standard sapmalik bir kuculme yasarken Amerika 3.8'lik bir kuculme yasamis. Yani rdynk bile kendi yontemini kullanarak bizim soyledigimiz "Turkiye daha fazla etkilenmistir" sonucunu cikarmaliydi. Boyle olmamasinin sebebi muhtemelen ortalama hesaplarinda rdynk'in 2002 oncesi verilerini de standard sapma hesaplarinda kullanmasidir. Cok da muhim degil.

Maalesef bu tartismanin bana pek bir faydasi olmadi. Farkettigim tek sey Turkiye'deki kuculmenin boyutlarinin herkesin sandigindan cok cok daha fazla oldugudur. Bunun bir aciklamasi olmali. Aciklayabilecek olan bir adim beri gelsin. Iyi analiz yapabilen bir yazar arayisimiz hala suruyor. Merak ettigim diger bir konu ise Turkiye ile benzer ozelliklere sahip gelismekte olan 5-6 tane ulke ortalama ne kadar kuculmus sorusunun cevabidir. Benim vaktim yok. Read More!

Finansal Krizin Ne Kadari Tayyip'in Sucu?

Yazarlarimizdan rdynk Tayyip'in "hamdolsun teget gecti" lafiyla neden bu kadar cok ugrastigimi sormus. Ekodok da su cevabi vermis:

RTE'nin teğet senaryosunu beklentilerin bozulmasını engellemek için ortaya attığına inanmak için epeyce saf olmak lazım. Bu senaryo ortaya atılırken bir seçime doğru yol alıyorduk, bilmem biliyor musunuz? Kaldı ki burada RTE'nin samimiyetine inansak bile yaptığı yine de yanlış. Mahallede bir yangın çıktığını ve üstelik bu yangının sizin evinizin bir köşesine de sıçradığını gördüğünüzde ev halkına birşey yok siz tv izlemeye devam edin mi dersiniz yoksa hadi kalkın şu yangını hep beraber söndürelim mi dersiniz. Sizin dediğiniz gibi bir beklenti yönetimi ancak beklentilerde nedensiz yere bir bozulma olduğunda, ortada yangın yokken birileri yalan veya yanlış yere yangın var diye bağırdığında uygulanabilir. Ortada gerçekten bir yangın varsa beklentileri düzeltmenin yolu yangını görmezden gelmek değil tedbir almaktır.

Türkiye'nin krizden ne ölçüde etkilendiğine gelince. Burada da ölçümü sanayi üretimi verilerine dayandırarak yapmak yanlış. Günümüz ekonomilerinde (ekonomi nedir?) sanayinin payı genelde yüzde 20-30 arasındadır. Karşılaştırmayı gdp rakamlarını kullanarak yapmak gerekir. Sanayi üretiminden ancak daha geriden gelen gdp rakamlarını tahmin etmek için yararlanılabilir. Amerika'nın gdp'si 2008'in son çeyreğinde 2007'nin aynı çeyreğine göre yüzde 0.8 küçülmüş. Bizdeki küçülme ise yüzde 6.2. Şimdi kim daha fazla etkilenmiş oluyor? Tabii burada gelişmekte olan ülkelerde büyümenin de küçülmenin de gelişmiş ülkelere göre daha yüksek olduğunu dikkate almak gerekir ama sonuç yine de değişmez. AKP'nin seçime kadar IMF'yi işine karıştırmadan durumu idare etmeye çalışması nedeniyle Türkiye küresel krizden olması gerektiğinden daha fazla hasar almıştır, gerisi boş laftır.

Hatirlarsaniz AKP yonetiminin 2002-2006 arasinda basarili bir performans ortaya koydugunu burada cok defalar belirtmistik. Ocak ayinda yazdigimiz su yaziya koydugumuz grafik ve tablolara bakarsaniz bu donemde Turkiye'nin %7.2 gibi yakisikli bir hizla buyudugunu gorursunuz. Ayni sure zarfinda Hindistan ekonomisi de %7.6 gibi bir hizla buyurken, balon olusturup sahte canlanma yasayan Amerika ise %2.7 hizla buyuyormus. Bunlari neden soyluyorum? Simdi bu rakamlari baz alarak nereden nereye geldigimize bakacagiz da ondan.
Ekodok'un dedigi gibi bir ekonominin genel durumunu ogrenmek istiyorsaniz buyume rakamlarina bakmaniz gerekir. 2007'den bu yana bizim buyume rakamlarimizdaki bozulmanin nedenini ikiye ayiracagiz: herkesi etkileyen kuresel kriz ve sadece bizi etkileyen faktorler. Sadece bizi etkileyen faktorlerin sorumlulugunun Tayyip de oldugunu varsayacagim (corba da Baykal'in ve askerlerin de tuzu var ama nihai sorumluluk her zaman oldugu gibi ipleri elinde tutanindir).

Ken Fisher Joel Greenblatt Bill Ackman Eddie Lampert David Einhorn Dan Loeb Lee Ainslie John Paulson Stephen Mandel David Dreman

Kuresel kriz buyume uzerine ne kadar etki etmistir? Kuresel kriz herkesi ayni oranda etkilememeli, krizi baslatanlari daha fazla, cevre ulkelerini daha az etkilemeli. Amerika ve Avrupa'da %2'lerde gezen buyume orani krizde trilyonlarca dolar kaybettikleri icin %-6 civarina geriledi. Yani krizi baslatan ulkeleri 8-9 puan civarinda etkiledi. Ote taraftan krizden once %9.5 civarinda bir hizla buyuyen Hindistan 2008'in son ceyreginde %5.3 hizla buyudu; Cin ise %12 civarindan %6.8'e geriledi. Bu demektir ki kriz cevre ulkeleri 5 puan civarinda etkilemis.

2002-2006 arasinda %7 civarinda bir hizla buyuyen Turkiye daha kriz gelmeden 2007'de %4.7 buyume hizina geriledi. Bunun sorumlulugunun tamami Tayyip'indir. Bundan sonra %4.7'den %-6.2'e duserken kaybettigimiz 11 puanlik buyume hizinin ise yaklasik 5 puani kuresel kriz nedeniyledir. Diger 6 puani ise Tayyip'in beceriksizligidir. Yani kriz oncesine kiyasla sucun %55'i Tayyip'indir. 2006'daki guzel performansimiza kiyasla kaybettigimiz 13.5 puanlik buyumenin 8.5 puanlik kismi Tayyip'in sucudur. Yani Tayyip son iki yildir bu ulkeyi adam gibi 2002-2006'da yonettigi gibi yonetseydi simdiki buyume hizimiz %-6.2 yerine %2 olacakti. Arada daglar kadar fark var. Iste bu yuzden biz iki yildir Tayyip'i elestiriyoruz.

Peki krizden cikmak icin ne yapmamiz gerek? Bu sorunun kolay bir yaniti yok. Bedeli bugun odemek istemiyorsaniz ileriki bir tarihte odemeniz gerek. Amerika trilyonlarca dolari sokaga dokerken krizin "bedelini" ileriki yillarda odeme yolunu secmistir. Cin ise gecmiste biriktirdigi paralari kullanarak daha akilci hareket etmistir. Biz krizden once butce fazlasi verip kenara koseye "acil durum fonu" koymadik. Simdi Tayyip'in yaptigi gibi Keynesyen harcamalara girisirsek bunun bedelini daha sonra fazlasiyla odememiz gerekecek. Yani Keynesyen harcamalar bir cozum degil, sadece belli bir bedel karsiligi problemi zamana yayan bir arac.

Buyume hizimizi kalici sekilde arttirmak istiyorsak yapmamiz gereken yapisal degisiklikleri hayata gecirmektir. Bu isler motivasyonla, kurla-faizle bir iki puan oynamakla, uc bes kurus tesvik vermekle olacak isler degil. Simdi bunlarlBorsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Bilgisayar Nedira ilgili bos yere cene yormak istemiyorum, bir kulaginizdan girecek obur kulaginizdan cikacak. Herkesin derdi "krizi" atlatmak, benim derdim surekli kalici yuksek buyumeyi yakalamak. Bu isler calismadan, uretmeden, icat yapmadan olmaz. Iste bu yuzden Tayyip'le dalga gecmek hem daha kolay hem daha eglenceli. Read More!

Obama:"Kriz Bizi de Teget Gecti"

G-20 toplantisi icin Londra'ya giden Amerika Birlesik Devletleri baskani Barack Obama kaldigi otelde yaptigi basin toplantisinda Amerika'da baslayip tum dunyaya yayilan krizle ilgili kendisine yoneltilen soruya su cevabi verdi:

"Ham doll soon kriz teget gecti. Turkiye'de 2008'in son ceyreginde buyume rakami yuzde eksi 6.2 cikmasi durumuna teget gecme dendigine gore, Amerika'da da buyume rakaminin yuzde eksi 6.3 cikmasina teget gecme denmelidir. Binaenaleyh Amerika'da kriz oldugu ve kuresel krizi Amerika'nin cikardigi kulliyen yalandir. Bir teget gecme durumunun neden bu kadar abartildigina anlam veremiyoruz. Kriz psikolojiktir"

Demokrasi Nedir   Küresel ısınma Nedir  Özel Üniversiteler

Basin toplantisindan sonra aciklama yapan Avrupa Merkez Bankasi Trichet ise "Kriz Avrupa'ya ugramamistir bile. Turkiye yuzde 6.2 kuculdugunde kriz teget geciyorsa Avrupa ekonomisi yuzde 5.9 kuculdugunde teget bile gecmiyordur." dedi.

Kendisine Obama'nin ve Trichet'in aciklamalari sorulan Tayyip Erdogan ise "Kimseye umugumuzu siktirmayiz, yapilan aciklamalar viz gelir trichet gider" dedi ve hisimla toplanti salonunu terketti. Toplantiyi televizyonlarindan canli izleyen vatandaslarimiz da "helal olsun, lafini esirgemedi, Turkiye'ye iste boyle dogrulari soylemekten cekinmeyen bir basbakan lazim" dediler.

Gercekten de Erdogan'in durustlugune soyleyecek soz yok. Read More!

Resesyon Tahmini: Pamuk Eller Cebe

Buyume tahmini yarismamiz sonuclandi. TUIK 2008'in son ceyreginde yuzde eksi 6.2 kuculdugumuzu acikladi. Bu konuda bir degerlendirme yazisini daha sonra yazacagim. Oncelikle buyume tahmini yarismamizin galiplerini ve magluplerini aciklayalim.

Kazananlar:

Yerel secimlerde Tayyip'in yalanlarina kanmayip AKP'ye oy vermeyen secmenler
Junior
T'Pol
Syzer
Molgu
Alp
H.C.Gur
Ecoturka
Ekodok
Ozgur

Demokrasi Nedir   Küresel ısınma Nedir  Özel Üniversiteler

Kaybedenler:

Havzali
Keynesian006
Ahmet
Therealmoon
Baris
Deniz Gokce (dun yuzde 4 kuculme tahmini yapmisti)

Kaybeden yarismacilardan TEGV'e veya kendi sectikleri baska bir kuruma 10 YTL bagis yapmalarini ve dekontu bana gondermelerini bekliyorum.

Hisse Yorumları  Marjinal Nedir  Fiyat Kazanç Oranı Nedir?  Fraktal Nedir  Borsa Nasıl Oynanır

Ben hatirlayacaginiz uzere son 1 yildir yaptigim tahminlerde iyimser kaldigimi ve yuzde 4'luk kuculme tahminimin de iyimser kalacagini belirtmistim Ocak ayinda. Son 1-2 aydir yazdigim "Hamdolsun Teget Gecti" konulu yazilardan da beklentilerimin daha da bozuldugunu farketmissinizdir. Ben bugun yuzde 5.5-6 arasinda bir kuculme bekliyordum acikcasi. Demek ki hala bir miktar iyimsermisim.

Neyse bu aksam devam ederim. Read More!

Resesyon Tahmini Yarismasi: Son Cagri

Ocak ayinda buyume tahmini yarismamizi baslatmistik. Onumuzdeki hafta Sali gunu resesyon rakamlari aciklanacak. Sorumuz su:

Dorduncu ceyrekte Turkiye'nin buyume hizi ne olacak?
a. %-2.5 veya daha iyi
b. %-2.5 ile %-3.5 arasinda
c. %-3.5 ile -4.5 arasinda
d. %-4.5 veya daha kotu

Ken Fisher Joel Greenblatt Bill Ackman Eddie Lampert David Einhorn Dan Loeb Lee Ainslie John Paulson Stephen Mandel David Dreman

Iki bucuk ay once benim cevabim "c" sikki idi. Yerel secimlerde secmenler cevaplarinin "d" sikki oldugunu gosterdi. Ben cevabimi aciklamiyorum (ama blogu takip edenler ne oldugunu bileceklerdir), daha once tahmin yapan arkadaslar son verilerin isiginda cevaplarini yeniden gozden gecirebilirler.

Kaybedenler her zaman oldugu gibi 10 YTL bagis yapacaklar. Read More!

Resesyon Degil Depresyon Mubarek

Turkiye mevsimsel ve isgunu duzeltmesi yaparak milli gelir rakamlarini aciklamiyor. Onun yerine her ceyrek gerceklesen rakamlarin bir sene oncesinin ayni ceyregine degisimine bakip buyumeyi hesapliyor. Yani "ceyreklik" buyume olarak acikladigi rakam aslinda bir sene oncesine kiyasla ekonominin bir sene icerisinde kaydettigi ortalama buyumeyi gosteriyor.

Mesela 3. ceyrekte %0.5'lik buyume rakami aciklandi. Turkishtime'dan Inan Dogan bu rakamin en iyimser tahminle 2. ceyrege kiyasla %2'lik bir dususe karsilik geldigini ve bunu da senelik rakama cevirirsek buyumenin %-8 oldugunu soyluyor. Dorduncu ceyrekteki rakam da en iyi ihtimalle senelik %-15'lik bir kuculmeye denk gelecek diyor. Ben de sunu soyleyeyim o zaman. Turkiye'nin acikladigi rakamlar ancak 1 sene sonra kuculmenin boyutlarini tam olarak ortaya koyabilir. Yani icerisinde bulundugumuz trend 3 ay daha devam ederse Eylul ayinda TUIK %10'a yaklasan bir kuculme rakami aciklayacak demektir. Hatta senenin sonunda bile eksi buyume rakamlari aciklanacak. O yuzden 2009 icin hesaplanacak buyume rakami benim gecen ay tahmin ettigim %-2 rakamindan daha da kotu olacak. O yuzden ben bu rakami simdilik %-4 olarak revize ediyorum.

Tutumluluk  Inovasyon örnekleri  Türev Konu Anlatımı  EFT Nedir  Olasılık nedir    Ekonomi Nedir  Hisse Yorumları  Bilinçli Tüketici

Tayyip Baba'nin hukumeti de hala 2009'da buyumemizin %4 olacagi hayalleriyle vatandasi avutuyor. Secimlerden sonra Davos Fatihi bu rakamlari asagi indirmeyi planliyordur, yoksa sene sonunda herkesin maskarasi olacaklar.

Bu arada Orhan Karaca da gecen hafta ekonominin resesyona girdigini ilan etti. Ben de basligi gordukten sonra "Gunaydin Orhan, biz gecen Agustos'ta resesyona girdik" diye icimden gecirdim. Ancak yaziyi okuyunca onun da Agustos ayinda resesyona girdigimizi soyledigini gordum. Gidin okuyun, Orhan Karaca'nin analizleri de oldukca yerinde analizler, tavsiye ederim. Read More!

İmalat Sanayinde Kapasite Kullanım Oranı: Hamdolsun Teget Gecti 3

İmalat sanayinde kapasite kullanım oranı aralık ayında, geçen yılın aynı ayına göre 16,4 puan azaldı ve yüzde 64,7 seviyesinde gerçekleşti.

Kurban Bayramı tatilinin de etkisiyle yaşanan bu şok düşüş ile kapasite kullanım oranı tarihin en düşük seviyesine gerilemiş oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) “İmalat Sanayinde Eğilimler Aralık 2008” sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, 2007 yılı aralık ayında yüzde 81,1 olan üretim değeri ağırlıklı kapasite kullanım oranı, bu yılın Aralık ayında yüzde 64,7 olarak hesaplandı.

Kapasite kullanımı 2008 yılının Ekim ayında yüzde 76,7, Kasım ayında ise yüzde 72,9 düzeyindeydi.


Hisse Yorumları  Marjinal Nedir  Fiyat Kazanç Oranı Nedir?  Fraktal Nedir  Borsa Nasıl Oynanır

Normalde 80'lerde gezen rakam simdi nerelere gelmis, Allahtan teget gecti yoksa ne yapardik bilemiyorum. Kinaye bir tarafa IMF'nin gelmesiyle tekrardan ekonomide dogru adimlar atilmaya baslanacak turunden sozler duymaya basladim. Demek ki maharet Kemal Dervis, IMF, ve Kemal Unakitan da imis. IMF gidince Tayyip sapitti cunku. Read More!

Alışveriş

Ankara'lılar Siteler'i iyi bilir. Her türlü mobilya, aksesuar, mefruşat, hırdavat burada bulunabilir. Devasa büyüklükte bir yerdir.

Geçtiğimiz yıl annem evini yeniledi. Yıllarca kullanılan bazı eşyaları da yenilemek gerektiğinden bugüne kadar birkaç kez haftasonu birlikte Siteler'e gitmiştik. Her defasında kalabalık nedeniyle bunaldığımızı ve bazen fiyatları yükesk bulduğumuz için bazı alımları ertelediğimizi gayet iyi hatırlıyorum. Bugün de birkaç ihtiyaç için birlikte yine Siteler'e gittik. Etraf alışmadığımız ölçüde tenhaydı. Mağazalar hep açıktı ancak neredeyse alışveriş eden kimse yoktu. Çoğunlukla arabayı nereye koyacağımı bilemediğim bu alışveriş merkezinde bu kez arabayı her girmek istediğimiz dükkanın önüne bırakabildim.

Geçen sefer al takke ver külah pazarlık ettiğimiz buna mukabil ufak bir parça için okkalı para ödediğimiz bir mobilyacı ile bu kez süper bir pazarlık yaptık ve almak istediklerimizi umduğumuzdan çok daha makul bir fiyata aldık.

İki gün önce uğradığımız mobilya ve ev eşyaları satan büyük bir mağazada 6 ay sonra başlayan 12 taksit uygulaması dikkatimizi çekmişti.

Öğleden sonra kızkardeşime gideren çayın yanına birşeyler almak için girdiğim bir pastaneden alışveriş yaparken, kasadaki hanım işlerin durgunluğundan şikayetçiydi.

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b

Her yerde indirimler, müşteri çekmek için çok çeşitli promosyonlar var. Bu ara gerçek ihtiyaçlarınız için nakit paranız varsa, gerçekten çok iyi koşullarla alışveriş yapabilirsiniz. Tabii ki, koşullar uygun diye sadece sahip olmayı istediğiniz ıvır zıvırı almayın. Gerçekten ihtiyacınız olan şeylerden bahsediyoruz.

Tabii bu tür krizler ve durgunluk insanı ikilemde bırakıyor. Bir yandan paramı tutayım, faizler çok iyi derken, diğer yandan da esnafın zora girmesi, dükkanını döndürememesi, insanların işsiz kalması gibi durumlar için de üzülüyorum. Read More!

1 Dolar 2 TL Olur

Coktandir dogru durust yazi yazamiyorum vakit darligindan. Bugun soyle kriz uzerine bir kac laf soyleyeyim. Ama once bizim genclere bir soru yonelteyim. Paragaranti sayfasindan bonolara ve getirilerine bakiyordum. 15 Subat 2012 vadeli kagit enflasyona endeksli bono degil miydi? Bunun faizi gercekten de sayfada soylendigi gibi %17.14 mu? (DT TRT150212T15 15.02.2012 17,61 17,14 97,21 98,36)

Cevabin evet oldugunu varsayarak yorum yapacagim.

Birincisi gecen sene bu zamanlar "dunyanin en yuksek reel faizini biz oduyoruz" teraneleri yapan Yigit Bulut, Gungor Uras ve bilumum kose sahiplerine bir cift lafim var. Son 12 aydaki enflasyonun %12 civarinda oldugunu goz onune alirsak, ve son 12 ayda devletin odedigi faizin de %15-16 civarinda oldugunu dusunursek, gecen sene gazetelere boy boy ilan verirken ve sagda solda Merkez Bankasina yuklenirken ne kadar haksiz oldugunuz ortaya cikmis oldu. Bizim reel faizimiz %3-4 gibi komik bir rakammis aslinda. Umarim bu sene de gazetelere boy boy ilan verip ne kadar yanlis oldugunuzu cumle aleme duyurursunuz.

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Germany
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b

En azindan simdi Merkez Bankasi faizleri indirsin laflarini duymuyoruz. Indirse de bir halta yaramayacagini nihayet ogrenmis olduk. Merkez Bankasinin gecelik faizleri %17'nin altinda (altin yorumlari) iken gosterge faizler %23'lerde geziniyor. Niye? Cunku faizleri piyasa belirler. O kadar.

Simdi de piyasa faizlerine iki cift lafim olacak. Gorunen o ki biz bugun (gecen sene degil) dunyanin en yuksek reel faizini oduyoruz. Daha dogrusu yatirimci olarak kazaniyoruz. Enflasyona endeksli bonolarin faizi %17'ye ulasmis. Bu su anlama geliyor: Simdi bu bonolara 100 YTL yatirirsaniz, bir sene icerisinde 17 YTL faiz alirken bunun ustune enflasyon %10 gerceklesirse 10 YTL de enflasyon farki alacaksiniz. Yani kendinizi enflasyona karsi korumus oluyorsunuz, ustune ustluk %17 de faiz kazanmis oluyorsunuz. Bu bonolarin vadesine 3 yil kaldigi icin bu promosyondan 3 yil boyunca yararlanma sansina sahipsiniz demektir.

Simdi bu faizler dururken gidip harcama yapiyorsaniz aklinizi peynir ekmekle yemissiniz demektir. Simdiye kadar para biriktirmediyseniz iste tam zamani.

10 gun once ekonomimizin resesyona girecegini soylemistim. Benim yukaridaki tavsiyeme uyan bir cok kisi harcamalarini kisacak veya erteleyecektir. Bunu yapmalarinin sebebi yuksek faizlerin kredi istahini kesecek olmasidir. Disaridan gelen kredi musluklari da kesildigi icin ve YTL deger kaybettigi icin bankalar da kredi vermeye cok merakli olmayacaklardir zaten. Avrupa ekonomisi geriledigi icin onlar da bizim mallarimiza fazla ragbet etmeyecekler ve ihracata donuk calisan bir cok sirketimiz kotu etkilenecektir. Neticede ekonomimiz kuculecek, issizlik artacak, YTL deger kaybedecek, enflasyon yuksek seyretmeye devam edecek.

2001 krizinden sonra nasil basariyi Kemal Dervis ve AKP yonetimine atfettiysek, gelecek sene yasayacagimiz basarisizligi da AKP yonetimine atfedecegiz. Dogrudur, disarida cok ciddi bir kriz vardir ama babam AKP de iki senedir yan gelip yatti, hic bir seye elini surmedi, isi gucu politik arenayi karistirip ajitasyon yapmak oldu. Ulkeye ozgurluk getireceklerine tarihi bir firsati da boylece harcamis oldular. Bravo. Umarim sonlari Menderes'e benzemez! (Kendileri de bu durumun farkina vardilar galiba, askere yalakaliklarindan belli oluyor)

Vatandasa da uyarimiz su olacak. Devlete kapagi atmaya veya emekli olmaya bakin. Ozel sektorde calisiyorsaniz para biriktirin yarin ihtiyaciniz olabilir, o zaman da size yardimci olacak kimseyi bulamayabilirsiniz. Ayrica bu yuksek faizler kolay kolay ele gecmez.

Son olarak iyi bir haber verelim. Cari acigin bu sene $50 milyar olmasi sizi korkutmasin. Seneye $30 milyarin altina duser, hic kafanizi yormayin.

Son olarak gerizekali banka CEO'larina bir laf edeyim. Bir kismi henuz olaylarin ciddiyetinin pek farkina varmamis, Erdogan gibi "hamdolsun teget geciyor" modunda, 1000 sube sayisina ulasmanin derdinde. Buradan soyluyorum, ben dovmem ama yanimda Stresabi'yi getirip ona dovdururum. Adamin sinirleri tepesine cikmis, karsisina cikmayin.

Neredeyse unutuyordum, bu sene icerisindeydi galiba Mahfi Egilmez 1$=1YTL baslikli bir yazi yazmisti. Ben gelecek sene icerisinde dolarlarimi 2 YTL'den bozdurabilecegimi dusunuyorum, ondan sonra da faize koyup emekliligi simdiden garanti altina alirim herhalde :) Read More!

Resesyon ve AKP'nin Oy Kaybi

Ulke ekonomisinin performansiyla AKP'nin oylari arasinda cok kuvvetli bir iliski oldugunu gecen seneki secimlerde gorduk. Baska faktorler de var tabii ki ama biz bugun sadece bundan bahsedecegiz. Ben AKP'nin performansindan neredeyse son iki yildir memnun degilim. Gecen sene "secim yilidir, secimlerden sonra tekrar duzelirler" diye bir miktar umut ediyordum ama gerceklesmedi. Secimlerin uzerinden 16 ay gecmesine ragmen dise dokunur bir ilerleme gormedim.

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Germany
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b

Bu arada balli AKP'nin bali da tukenme noktasina geldi. Dunya ekonomisinin (ekonomi nedir?) olumlu kosullarinin olumsuza donmesine AKP'nin son donemdeki basiretsizligini de eklersek Turkiye'nin de resesyona girecegi tahminini yapabiliriz. Rakamlara falan bakmadim ama yine de boyle bir tahmin yapmaktan korkmuyorum. Turkiye resesyona girecektir.

Buna paralel olarak da vatandas yavas yavas AKP'nin bir hikmeti olmadigini, baskalarinin da AKP benzeri bir performans (dandik performanstan bahsediyorum) gosterebilecegini dusunmeye baslayacaklardir. Bunlar yavas gerceklesen olaylardir. Neticede AKP'nin yerel secimlerdeki oy oraninin %40'in altina dusecegine inaniyorum.

Bu surecte ise muhalefet partileri alternatif yaratabilirlerse (ki ben onlarin bu capta oldugunu zannetmiyorum) AKP'nin zirvedeki yerinin sonu gelmis olur. Ancak bizdeki muhalefet partileri alternatif olmaktan ziyada kos kos beklemeyi tercih ettiklerinden bu biraz zor gorunuyor. Buna ragmen bir dahaki secimlerde AKP'nin mecliste %50 barajinin altinda kalacagini soyleyebilirim.

Uzatmaya gerek yok, yazinin ana fikri ekonomik performans gerilerken AKP de oy kaybi yasayacaktir.
Read More!

Ekonomi Küçülüyor

Sanayi Üretim Endeksi, 2008 yılı Ağustos ayında 2007 yılı Ağustos ayına göre % 4,0 azalış göstermesinden sonra, bugün TÜİK eylül ayı imalat sanayiinde kapasite kullanım oranının, geçen yılın aynı ayına göre 3,4 puan azaldığını ve %79,8 seviyesinde gerçekleştiğini açıkladı. yok yani tekrardan soyliyim dedim ekonomi yavaşlıyor da. Borsa cıkar cıkar bekleyin...Yukardaki bizim borsanın son 5 yıllık grafigi (milliyet finanstan aldım). hani ben ilgilenmiyorum ama blog okurları icin bakıyım dedim. Daha 2005 seviyesinde bile değiliz, e ekonomi de kuculuyor. ustelik krizin reel etkileri yeni yeni gelecek...yönümuz aşağı beyler... Read More!

Ekonomi Yavaşlıyor mu?

İşgünü sayısının ekonomik aktivite üzerindeki etkisiyle ilgili bugünlerde artan bir ilgi var (bkz. Orhan Karaca, Deniz Gökçe, Uğur Gürses, TCMB). Bunun en önemli nedenlerinden biri çalışma günlerinin 2007 ve 2008 yıllarında gecen yıllara oranla yorumları etkileyebilecek olcude farklılaşması. Ornegin 2007’nin son ceyreginde bayramlar nedeniyle 5 işgünü kayıp varken 2008’in ilk ceyregi icin hicbir kayıp söz konusu olmamakta. Benzer yorum farklılığı Haziran ayı icinde gecerli. Ekonomix’in bize sorusu da işte bu noktadan geliyor. Aslında Gökçe de Gürses’de dogru soyluyorlar. Her ikisi de elindeki veriyi yorumluyor. Peki benzer bir analizi biz de yapalım hem soruya cevap verelim, hem de ekonomi yavasliyor mu hızlanıyor mu? tartışmalarına bir pencere de biz acalim.

Tablo, 2000 yılından itibaren sanayi üretim endeksi (sue) ve imalat sanayi üretim endeksindeki (is) gelişmeleri göstermektedir. hici, haziran ayındaki hafta ici calısılan gun sayısını, hsonu ise cumartesi dahil calısılan gun sayısını vermektedir. Sue(a) ve is(a), hafta ici calisilan gun sayısına göre duzeltilmiş (tek bir işgünü için) olan üretimi, sue(b) ve is(b) ise cumartesi gunlerinin dahil edildigi calisilan gun sayısına göre duzeltilmiş (tek bir işgünü için) olan üretim endeks degerini vermektedir. Bu degerlerin koyu olarak gösterilenleri ise, bir önceki haziran ayına göre üretimdeki % değişimi vermektedir.
Tablodaki yüzde değişimleri grafikleştirerek daha kolay bir inceleme yapabiliriz. ustteki grafikte kırmızı olagan sanayi üretimindeki, mavi olan ise hafta ici calisma sayısına göre düzeltilmiş yüzde değişimi göstermekte. 2006 sonrası artış hızında bir yavaşlamanın olduğu grafikten açıkca görülmekte. Ezberi bozan ve Deniz Gökçe’nin de bahsettiği şey ise, sue(b) de görülen % 4.8’lik artış. Şimdilik bunu burda bırakıp bir de imalat sanayine bakalım. Orada da hem is hemde is(a) göstergeleri bir yavaşlamayı işaret ediyor. Ugur Gürses’in bahsettiği gibi imalat sanayinde is ve is(a) göstergelerinde son dönemde % 0.4 bir gerileme söz konusu. Fakat yine benzer bicimde gecen senenin haziran ayına göre 1 gün az olan calisma sayısı is(b) ezberi bozuyor ve %3.6’lık bir artış gösteriyor.
Şimdi gelelim sonuca, eger hafta sonunu dahil edip de konusursanız Deniz Gokce, yok sadece hafta ici calisma gunu uzerinden giderek konusursanız Ugur Gürses haklı. Peki sonuc ekonomi yavasliyor mu hızlanıyor mu? Ben ekonominin yavasladığını dusunuyorum. Cünkü bana göre 1 işgünü fark belki % degisim olarak yaklastiğimizda onemli bir fark veriyor gibi gorunse de, iş yerlerinin siparişi verilen üretimi yetiştirme konusunda vardiya artırımı, planlama v.b. degisikliklere gidebildigi (esneklik) dusunuldugunde gun etkisinin 1 e 1 yansıtılmasının cok dogru olmadığını dusunuyorum. İşte bu nedenle, gün etkisinden kaynaklanan artışların bir kısmını dışladığınızda en iyi ihtimalle ekonominin yerinde saydığını söylemek mümkün.
Ben hala eski dusuncemdeyim, 1) ekonomi yavaşlayacak 2) bu bir kriz olmayacak 3) daha once bahsettiğim gibi “Kamu kesimi borçlanma gereği” ve “Enflasyon Hedeflemesi, bağımsız TCMB ve Dalgalı Kur” ikilisindeki bozulma daralmanın şiddetini belirleyecek. 4) Dusuk enflasyon ve üretim artışı için “mikro reform, serbestleşen piyasalar” şart. 5) son tahlilde en iyi yatırım yine “eğitim” olacak.
Read More!