Komplo Teorisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Komplo Teorisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Erhan Göksel’in Ölümüyle Ilgili Komplo Teorileri

Yarım saat önce Erhan Göksel’in ölümüyle ilgili haberi okudum, hemen Türkiye’de bir çok kişinin bu konuyla ilgili bir sürü komplo teorileri üreteceğini düşündüm. Önce habere bir bakalım, sonra komplo teorilerine:

Otopsiyi yapan “Bergen County Adli Tıp Kurumu”nun ilk belirlemelerine göre Göksel’in midesinde takılı olan kelepçenin aşırı kilo kaybıyla birlikte vücudu iflas ettirdiği ve son olarak aşırı derecede düşen tansiyonu nedeniyle kalbinin durmasıyla hayatını kaybetmiş olabileceği ifade edildi. Göksel’in mide kelepçesini yaklaşık 3 ay önce New York’taki Columbia Presbyterian Hastanesi’nde taktırdığı, ancak kesin ölüm sebebinin toksikolojiden 2 hafta içinde çıkacak olan rapor sonunda açıklanabileceği belirtildi.

New York’un Manhattan adasının hemen karşısındaki Edgewater kasabasındaki küçük bir alışveriş merkezi içindeki 3 yıldızlı Comfort Inn Oteli’ne 17 Mayıs’ta giriş yapan Erhan Göksel’in 6 Haziran’a kadar rezervasyonu bulunduğu saptandı
.
Erhan Göksel takip etmediğim kadarıyla sürekli komplo teorileri üreten bir yorumcu idi, neden dünyanın en büyük yahudi kentine gelip burada yahudi yöneticilerin idare ettiği bir hastanede belki de yahudi bir doktora hayatını emanet etmiştir sorusu insanın aklına geliyor. Hiç mi çekinmedin tüm dünyayı komplolarla yönetmeye çalışan Amerikalıların ülkesine gelip ufak bir otelde kalmaya arkadaş?

Hürriyet yazmasa Erhan Göksel’in öldüğünden haberim olmayacak. Istanbul’da Kadiköy kasabasında veya Ortaköy köyünde veya Bebek kasabasında yaşayan var mı? Neden çeviri yaparak yazı hazırlayan medya çalışanları bu kadar eblek çeviri yapıyorlar. Comfort Inn’e otel değil motel denir, Erhan Göksel’in ya gerçekten parası yokmuş, adam Comfort Inn gibi mütevazi bir yerde kalıyormuş, ya da benim gibi tutumlu birisi imiş.

Komplo teorilerine dönecek olursak şunu söyleyebilirim. Evet, dünyada komplo yapmaya çalışan bir sürü kişi veya kurum vardır, bunlar ara ara yaptıkları komplolarda başarılı da olurlar ama siz tüm dünyayı komplocular yönetiyor, üç kişi karanlık bir otel odasında bir araya gelip plan yaparak dünyanın yönünü tayin ediyor şeklinde saçmalıkları söylerseniz ya kafayı yemişsinizdir, ya da kafayı yemiş olanları hedef alan yorum yapıyorsunuzdur. Erhan Göksel böyle biriydi. 2007 yılında Amerika bu yıl Iran’a saldıracak, 2008 yılında dolar 2,5 TL olacak şeklinde hurafeleri televizyon ekranlarından ortaya saçacak özgüvene sahipti. Türkiye’de komplo teorilerine prim veren 69 milyonluk bir kitlenin olduğunun farkındayım, Erhan Göksel de muhtemelen bu kişilerin ilgisini çekiyordu. CIA’deki dangalaklar bırakın dünyayı yönetmeyi, they could not find their asses with both hands and a map.

Politikacıları ve ajanları gözünüzde büyütmeyi bırakın, uyanın ey Türk milleti. Ben bunlara gezdirmeleri için bir köpeği bile emanet etmeye korkarım, bırakın dünyayı yönetmeyi ve herkesi ve herşeyi piyon olarak kullanmayı. Adamlar çabalıyorlar doğrudur, ama sonuçlar ortada.

Ben size bir komplo teorisi söyleyeyim, doğru olmadığı garanti ama kulağıma hoş geliyor. Türkiye ekonomisinin, medyanın ve köşe yazarlarının gerçek yüzünü ortaya çıkaran, korkmadan gerçekleri ortaya döken Ekonomi Türk kitabının satmaması için Amerika elinden gelen her şeyi yapıyor. Insanların ekonomik konulara ve sorunlara ilgisini başka alanlara kaydırmak için Deniz Baykal skandal kasetini piyasaya sürenler Amerikalılardır. Yaptıkları anlaşılmasın diye kasedi Kanada’dan yüklemişlerdir. Ayrıca Türkiye’deki kitapçılarda kitabı bulamamanızın sebebi de CIA’dir, bütün kitapçılardaki kitabı satın alarak, ayrıca kitapçılara da “soranlara haberiniz yokmuş gibi yapın” dedirterek sizin kitaba ulaşmanızı ve gelişmelerden haberdar olmanızı engellemeye çalışıyorlar.

Erhan Göksel’e Allahtan rahmet diliyoruz, keşke sağlık konusundaki risklerin ekonomideki risklerden çok daha yüksek olduğunu farkedebilseydi... Read More!

Deniz Baykal Kaset Skandalı Son Gelişmeleri Seyret, Izle

Deniz Baykal kaset skandalında son gelişmeler baştan beri şüphelendiğimiz gibi kasedin montaj olabileceği ihtimalini kuvvetlendiriyor. En modern video kameraların bir kaç yüz dolara satıldığı bu çağda ancak 1980’lerde üzerine binlerce defa çekim yapılmış VHS kaset kalitesinde bir video ile karşılaşmak başından beri çok şüphe çekici idi. Videonun kalitesi o kadar kötü ki, içerisinde Deniz Baykal’a bir miktar benzeyen, odada donla dolaşan bir adam var. Aynı odada önce çıplak daha sonra ise giyinen başka bir kadın var.

Deniz Baykal Skandal Kaset Izle

Ancak görüntüler o kadar kopuk kopuk ki görüntüdeki kadın ve adamın aynı anda odada olduğunu söyleyebilmek çok zor. Belki de görüntüler farklı zamanlarda çekilmiş, ve daha sonra montajla üst üste konarak ve bilgisayarla değiştirilerek piyasaya sürülmüştür. Aramızda kaç kişi Harry Potter’ın süpürgeye binerek uçtuğuna inanıyor? Şunu söyleyebilirim ki, resimlerdeki şahış Deniz Baykal olmayabilir, görüntüler montaj olabilir, bilgisayarla oynanmış olabilir. Olayın gerçek olabileceğine yönelik bence en kuvvetli işaret Deniz Baykal’ın ve Nesrin Baytok’un iddiaları kesin bir diller reddetmemiş olmalarıdır. Belki onlara başka, daha net görüntüler gösterilmiştir ve şantaj yapılmıştır. Yoksa internette dolaşan ve aşağıdaki linklerde iki ayrı versiyonunu izleyebileceğiniz Deniz Baykal seks skandalı görüntüleri hiç bir şeyi kanıtlamıyor bana sorarsanız (kasetin sahte oldugu daha sonra ortaya cikti):

Deniz Baykal Nesrin Baytok Seks Görüntüleri
Deniz Baykal’ın Seks Videosu Görüntüsünü Kim Toronto’dan Yükledi?
Deniz Baykal ile Seks Skandalına Adı Karışan Nesrin Baytok Kimdir?
Nesrin Baytok ve Deniz Baykal Video Seks Skandalı Görüntüsünü Hemen Izle
Deniz Baykal Sex Kasedi Video Izle Read More!

THY Tüketici Şikayeti

Türk Hava Yolları (THY) hakkında tüketici şikayetlerine her yerde rastlıyorum. Aşağıya bunlardan bir tanesini kopyalıyorum. Şikayeti gönderen okuyucumuz aynı zamanda burada yayınlanan “Taşımacılık Sektörü ve Promosyonlar” başlıklı yazıyı da yerden yere vurmuş. Önce ben bir cevap yazayım dedim ama diğer yazar arkadaşımız da cevap verecek kadar ekonomiden anlar, kendisi cevap versin. Iste sikayet:

Merhaba,

Türkiye’de düşünebilen insan, kadın-erkek-homo. Vb., yok yok yok….

Adam 10 TL’ye uçmuş, laf mı bu…. Sermaye sahipleri kürekle götürüyor, adamcağıza 10 TL lik piyango vurmuş bunu dillendiriyor…

Bak kardeşim,

Türkiye’deki tüm havayolları bu işin üçkağıdında…. Nasıl mı…. Git bilet iste. Sana TV’de yapılan reklam gibi 69 TL’ye kimse bilet satmaz. Ben bir keresinde 95 TL’ye Samsun-İstanbul bileti aldım. Adam bilet promosyonlu dedi. Ne demek bu dediğimde de değiştiremeyeceğimi ifade etti. Ahı mı tuttu ne. Anakara’ya kar yağdı dönemedim. 95 TL kapitalistin cebine gitti. Burada hangi strateji var. Tabii ki kazan kazan…. Kime karşı, tabii ki tüketiciye karşı…. Bilet almaya gittiğinizde sorun bakalım, kaç koltuk satıldı. Size cevap bile vermezler…. Öncelikle sorgulamaya şuradan başlamamız lazım. THY TV’de reklam veriyor. Bilet fiyatları 69 TL diye. Gidiyorsunuz fiyat 100, daha sonra son koltuklar diye 150 TL olmuş. Reklam ne üzerine kurgulanmış, 69 TL… Fiyat ivmeleniyor…. Kaldıracın oranı belli değil. Bir ekran olsun, biletleri faturalarıyla birlikte satıldığını göstersinler, alınlarından karışlarım… Olay tamamen havuç-tavşan meselesi. Ama bu kapitalistler bizim insan olduğumuzu unutuyorlar… Sorgulayan yok adam 10 TL ye bilet bulmuş…. Bu noktada anlaşalım yapılan büyük bir aldatmaca, yönlendirme ve ikame kaynaklara karşı da yanlış rekabet söz konusu.

Fiyat nasıl oluşuyor? Kar marjları nedir? Bilen var mı… Yok…Yok… THY, Pegasus vb. rekor üzerine rekor kırıyor…. Bir ay öncesinden kaç kişi bilet alabilir… Hayat belirsizliklerle dolu… Bilet promosyonluymuş… Aldın mı tamam… Yolcu sayısı artmasına rağmen neden tüketici lehine fırsatlar oluşmuyor. Tüm şirketler büyüme derdinde… Buna bir itirazım yok ama, nereye kadar büyüme…. Kör büyüme tüketiciyi eziyor… Bence bu kadar büyük bir sermayenin bir veya birkaç kişinin tekelinde olması doğru değil.

Sonuç olarak,

Düşük talep dönemlerinde düşük fiyat bir kandırmaca, 10 TL’den hangi havayolu tüm koltukları satar, ben alırım bir de karaborsa oluştururum( Bu kısmı şaka idi)

Havayollarının kar marjlarını bilen yok, açıklanmıyor…

Düşük fiyatlı biletlerin üzerine “değiştirilemez, promosyonludur yazılıyor”, herhangi bir nedenle uçamazsanız 100 TL niz uçuyor…

Uçakla gitmek verimli, zamanı verimli kullanıyorsunuz…. Mesafeler kısalıyor… ama bir de bu regülasyonlarla, şirketlerin kar marjlarını da takip ederek sistemi tüketici lehine çevirebilmek ne kadar etkin olurdu…

Teoriye takılmayalım… Türkiye’de her kesimde mafyalaşma, kokuşma var…. Düzeltici tedbirler alınamıyor… Bence en önemli çıkarım bu…. Ses verin eyyyyyyy düşünen iktisatçılar, teoriyi biraz kenara bırakalım, eleştirmeye devam edelim…

Adam 10 Tl’ye uçmuş, diğerlerinin de parası uçmuş kimin umurunda…. Read More!

Dikkat sürü var!

internetten takip ettigim kadariyla, turkiye'de son zamanlarda iki konuda akilciligin sinirlarini asan tartismalar goruyorum. birincisi, gdo'lu urunler (gdo, kisaca genetigi degistirilmis organizma), ikincisi de domuz gribi asisi (inovasyon nedir). bu konularda asiri bir guvensizlik var, bilimsel verilerden cok komplo teorileri itibar goruyor. insanlar ciddi ciddi, domuz gribi salgininin ekonomik krizde kuresel ekonomiyi canlandirmak icin kasten yayilmis olabilecegini, grip asisi cagrilarinin ardinda aslinda ilac sirketlerinin oldugunu, sagliga zararli olduklarinin bilinmesine ragmen buyuk sirketlerin hissedarlarini zengin etmek icin gdo'lu urunlere goz yumuldugunu, boyle seylerin sagliga belirgin zarar verdigini ortaya koyan arastirmalarin buyuk sirketlerin baskisi yuzunden ciddi hakemli akademik dergilerde yayinlanmadigini falan dusunup kararlarini buna gore aliyorlar.

Demokrasi Nedir   Küresel ısınma Nedir  Özel Üniversiteler

gdo konusu daha az hayati bir mesele. bu yazida onu geciyorum. lakin asi meselesi ciddi. gereksiz korku, ozellikle belli insan gruplarinda, cok agir hastaliga, hatta olume yol acabilir. dahasi, bulasici hastaliga yakalanan kendisi bundan cekecegi gibi, hastaligi diger insanlara da bulastirarak onlara da zarar verir. okul, hastane, kisla, belediye otobusu gibi toplu tasima araclari gibi yerlerde grip gibi bir hastalik cok kolay yayilabilir. bir insan birkac kisiye bulastirsa, hasta sayisi geometrik olarak artar. o yuzden asi yaptirmayin, hatta hatta isteyen yaptirsin diye insanlara telkinde bulunmadan once, iyice bir dusunmek ve arastirmak lazim. hakikaten bu asinin zararlarina iliskin somut bir bulgu var mi? benim bugune kadar rastladigim en kayda deger suphe nedeni, asinin cok fazla test edilmedigi iddiasiydi. o da bir arkadasim tarafindan, tanidiginin tanidigi bir enfeksiyon uzmanindan nakledilen bir sey. bu sartlar altinda, herkesin sagligi icin, birakin yuksek risk grubundaki insanlari, onlardan sonra digerlerinin de asi olmamasi icin ciddi bir tehlike goremiyorum.

simdi ortada soyle feci bir durum var. sizin cevrenizde ne kadar insan hastaliga karsi korumasizsa, hastaligin size bulasma ihtimali de o kadar yuksek. yani normalde etrafindaki insanlarin asi olmamasinin insanlari asi olmaya tesvik etmesi gerekir. mesela benim bir cocugum olsa, asiya cok guvenmesem bile, sinifinda asi olmayan cok sayida ogrenci varsa, onu kesin asilatirdim. oysa internette okuyorum. okullarda ogrencilere yazi dagitilip velilere cocuklarini asilatmak isteyip istemedikleri sorulmus. birkac yerde rast geldim, okullarda asiya yok denecek kadar az talep geliyormus. gorunen o ki, insanlar cevrelerine bakiyorlar, cogunluk ne yapiyorsa onu yapiyorlar. tam suru davranisi.

suru davranisi sunu gosterir. insanlar yeterince bilgiye sahip degil ya da kafalari karismis. kendi baslarina saglikli karar veremiyorlar. suru icerisinde kendilerinden daha bilgili olan insanlarin var oldugunu ve surunun onlarla beraber gittigini dusunup cogunlugu izlemeyi tercih ediyorlar. ustune basbakan gibi bir otorite figurunun de cikip saglik bakaninin cabasini bastirmasinin da bir etkisi olmus olabilir. eger basbakanin aciklamalari vatandasin karari uzerinde cidden etkili olduysa, buyuk bir salgin gelecek secimde hukumeti bile goturebilir. aha, buraya yaziyorum.

tarih boyunca insanlari olduren ya da onlarda kalici sakatlik birakan pek cok hastaligin yeryuzunden silinmesinde asilarin buyuk payi var. zaten saglik hizmetlerinin gelismesinin insan omrunu son yuzyilda nereden nereye getirdigi ortada. (bir sure once bu blogda bunu gosteren bir video yayinlamistik.) bu gune kadar teknolojik ilerleme ve ekonomik gelisme, insan omrunu uzatti, hayat standardini yukseltti. insanligin en ciddi dertlerine (kitliklar, salgin hastaliklar, bebek olumleri vs.) cozum bulundu. simdi geride bunlar varken, incir cekirdegini doldurmayacak meselelerden insanlarin kafalarinin karismasi hazmedilir sey degil.

son olarak, ben de bir komplo teorisi atayim bari ortaya. nasilsa motivasyon vermek yeterli, delil ortaya koymak sart degil. bahsini ettigimiz konularda insanlarin kafalarinin karistirilmasi, medyanin tirajlari ve reytingleri arttirmak icin kasten korkulari kamcilayacak haberler yapmasinin sonucu olabilir mi? belki de hukumet ya da baska birileri vatandasin kafasi bunlarla mesgul olsun, gozler baska seylerden uzak dursun istiyorlardir. kim bilir? attim bakalim tasi... Read More!

Komplo Teorisi: Amerikan Piyasalari Gazino mu?

Turkiye'de komplo teorisi uretenlerden gecilmiyor. Baybars Sezen'e takintisi olan bir okuyucumuz bize habire onun yazilarini gonderip dikkatimizi cekiyor. En son Sabah gazetesinde cikan su haberde Baybars Sezen Amerikan piyasalarinin bir gazino oldugunu soyluyor. "Nasil yani, New York borsasinda dansoz oynatip, birilerinin ayaklarina guller dokup gobeklerinde sampanya mi iciyorlar?" diye dusunuyorsaniz aciklayayim.

Baybars Bey Turkiye'de dogmamis, buralara yeni geliyor, o yuzden de turkcesi biraz zayif. Gazino degil, casino yani kumarhane demek istiyor. Boyle demesinin sebebini ise su yazidan ogreniyoruz. Bir hurafeye gore Amerika'da "gizli" bir orgut borsalarin ve piyasalarin dusmemesini amaclayarak mudahale ediyor, manipulasyon yapiyormus. Baybars Sezen de bu hurafeye abone olmus.

Ben bu tur gizli guclere ve onlarin piyasalari ve devletleri kontrol ettigi tezlerine inanmiyor, hatta guluyorum. Dogrudur, her ulkenin istihbarat teskilatlari bu tur emeller tasiyor ama Amerika'nin Irak'ta ve Afganistan'da maskaraya donmesinden sonra bunlarin cogunlugunun bir balondan ibaret oldugu da ortaya cikti. Ben size sorayim. Madem Amerikan piyasalarinin dusmesini onleyen boyle bir orgut var, ulan gecen sene borsa 1570 zirvesinden 666 cukuruna duserken neredeydi bu orgut?

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

Guldurmeyin adami. Baybars ayni yazida Amerikan borsasinin Mayis ayinda dusmeye baslayacagini ve ilk etapta 7400'e sonra da 6800'e dusecegini belirtiyor. Baybars bu yorumu yaptigi zamanlar ben de Amerikan borsasinda cekingenligimi atip bir miktar alim yapmaya baslamistim. Aradan gecen bir ayda borsa %5 daha yukseldi ve Baybars'in yuzunu kara cikardi. Bundan sonra belki 7400'e dusebiliriz, 6800'e de belki gelebiliriz ama bunlarin nedeni Baybars'in dedigi gibi borsalarin her sene Mayis ayinda dusmesi olmaz, olmadi da. Oyle bir sey olsaydi gecen sene borsanin yukseldigi zamanlardan once alim yapar, borsanin dustugu zamanlardan hemen once satim yaparak koseyi donerdik degil mi?

Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir. Read More!

AKP'nin Erke Donergeci: Ali Turkan

Pazar gunu Amerika'nin saygin haber programi 60 Minutes'de "cold fusion" olayinin laboratuarlarda "basariyla" tamamlandigini gosteren haberi izledim. Cold fusion bizim eski askerlerin erke donergeci adini verdigi aletin arkasinda yatan "teknolojiye" verilen isim. Teknolojiyi tirnak icerisinde yazmamin sebebi bunun tamamen hurafeden ibaret olmasindan tabii ki. Yine de akli basinda gibi gorunen insanlar zaman zaman bu tur hurafelere inanabiliyorlar. Bizim eski askerlerin maskara durumuna dusmesi gibi cold fusion olayini ortaya atan universite profesorleri de 20 yil once maskara durumuna dusmus ve islerini kaybetmislerdi.

Demokrasi Nedir   Küresel ısınma Nedir  Özel Üniversiteler

Bu tur hurafalere baska bir ornek de bor madenleri veya osminyum hakkinda ortaya atilan sacmaliklardir.

Bundan bir muddet once "varlik barisi" adi altinda ulkeye 25 milyar dolar getirecegini vadeden AKP hukumeti de getirilecegi soylenen 14.8 milyar TL'nin 5.2 milyarinin Ali Turkan isimli ne idugu belirsiz bir kisi tarafindan getirilecegine inanarak maskara konumuna dusmustur. Bedava seker dagitiyorlarmis diyen her adamin pesinden gitmeyin, sonu hayirli olmayabilir, biraz kafanizi calistirin Allah askina.

Allahtan adam 5 trilyon dolar getirecegim falan dememis, bunlar ona da inanir butceyi iyice kevgire cevirirlerdi. Read More!

Cevreci Teroristler: Nükleer Kirlilik ve Anti Nükleer Cephe

Turkiye'de nükleer santraller karsiti kisiler oldugunu, bunlarin ara ara nükleer santral yapilmasi planlanan yerlerde eylem yaptiklarini vs. duyarim ama cok da takmam. Turkiye'de herseye karsi birilerini bulmak mumkun, eylem yapiliyor olmasi ise maalesef kimsenin hakli ya da haksiz oldugu anlamina gelmiyor, o yuzden de nukleer eylemcilere simdiye kadar pek yakindan bakmadim.

Ama adamlar son gunlerde mesaj kutumu bana sormadan izin almadan gonderdikleri emailler ile bir internet teroristi gibi bombardiman edince gidip baktim. Soylemleri su:

" Nükleer teröristler, yakında öyle bir terör saldırısı düzenlemeyi planlıyorlar ki, yüz binlerce insan ölecek, hayatta kalanlar hastalıklarla boğuşacak, hastalıkları nesilden nesile aktarılacak, doğa ve hayat büyük bir yıkımla karşı karşıya kalacak. Bu saldırının yerini çoktan kararlaştırdılar, zamanı da belli. Küresel bağlantıları olan ve devletten de destek alarak hazırlanan nükleer teröristler, şu sıralar saldırılarının ayrıntılarını planlıyor, finans kaynaklarını gözden geçiriyorlar. Kapalı kapılar ardında hayatlarımıza yapacakları nükleer saldırıları planlayan bu nükleer teröristleri ve nükleer terör şebekelerini yakında açıklayacağız."
Birincisi, hangi grup olursa olsun kendini "Cephe" olarak adlandiriyorsa bu ulkede terorist olarak yaftalanmasinin onune gecemez. Insanlar bunlarin devrimci halk kurtulus bilmemne cephesinin bir parcasi oldugunu dusunur. O yuzden bu teroristler bastan kaybetmislerdir.

Ikincisi, milleti boyle "nükleer saldiri planliyorlar, yerleri simdiden belirli" diyerek tamamen uydurma bir ifade ile korkutmayi planliyorlar. Bir suru inanan cikacaktir bunlara, zaten Turkiye'de komplo teorilerinden ve teorisyenlerinden gecilmiyor. Arada basarisiz komplolarin yapilmasi da bu insanlarin hastalikli goruslerinin besini oluyor. Ancak komplocular (sirket kurup milyarder olmaya calisan bir suru kisi gibi) hemen hemen her zaman basarisiz olurlar.

Isin dogrusu sudur:insanlar beceriksizdir. Ortada bir nukleer saldiri plani yoktur. Dogalgazda Rusya ve Iran'a, petrolde ortadoguya gobeginden bagli, senede 50 milyar dolar parayi bu ulkelere yollamak zorunda olan Turkiye bu bagimliligini kiracak bir yol olan nukleer enerjiye yonelmeye calisiyor. Muhtemelen Ruslar ve Araplar tarafindan finanse edilen Anti Nukleer Cephe gibi asil komplocular da baskalari nukleer saldiri komplosu yapiyor diyerek halki galeyana getirmeye calisiyor. Ne demistik? Komplocular (anti nukleer cephe bu ornekte) cogu zaman basarisiz olur cunku beceriksizdirler.

Nükleer santraller Turkiye icin cok onemli bir alternatif. Tek alternatif de degil. Turkiye'nin ruzgar enerjisi ve gunes enerjisi teknolojisine sahip sirketleri de satin alip bu alanlara da yatirim yapmasi lazim. Temiz komurle calisan teknolojilere de sahip sirketleri satin almamiz ve Turkiye'ye cekebilmeliyiz. Hatta nukleer santral yapacak sirketlerden Turkiye'ye teknoloji transferi yapma sartini da getirmemiz lazim (ayni Cin'in yaptigi gibi). Uranyum fiyatlari bu aralar cok dustu, Turkiye'nin uranyum madenleri satin almasi da uzun vadeli fiyat stabilizasyonu acisindan onemli. Yoksa bu sefer de ortaya "uranyum bagimliligi" cikar. Cari aciktan sikayet eden dangalaklarin da bunun farkina varmalari lazim, cari acigin bundan daha direkt bir cozumu yoktur.

Terorist olmayan gercek cevrecilerin de nükleer enerji konusundaki hakli kaygilari da goz onune alinmalidir. Ne demistik, insanlar beceriksizdir. Olsa olsa bizim beceriksizligimizden bir kaza cikar, ya da tutarlar nükleer atiklari insanlarin yasadiklari yerlere, ya da su havzalarina vs. atip milleti zehirlerler. Turkiye'de olur boyle seyler. O yuzden tum prosesin uzmanlar tarafindan baslangicindan itibaren iyice planlanmasi lazim. Hatta nukleer atiklarin depolanmasi konusunda basarili bir projeye imza atabilirsek, diger ulkelerin nukleer atiklarini da depolama isine girebiliriz. Ruslar senelik 2-3 milyar dolarlik bu isin ihalesini almisti yanlis hatirlamiyorsam ama gecenlerde Gurcistan'in isgalinden sonra Kondaliza Rays bu Rus-Amerikan ortak girisimini iptal etti.

Turkiye'nin beklemeye daha fazla vakti kalmamistir. Ortada hakli kaygilar vardir. Yapilmasi gereken bu isin dogru yapilmasi icin hukumet ve sirketler uzerinde baskilarin surekli olarak tutulmasi ve atilan her adimin sorgulanmasidir. Nükleer kirlilik ve saldiri olacak diyen sarlatanlarina ise kulak asmayin. Read More!

Komplo Teorisi ve Erke Donergeci

Varligi, Turk varligina armagan edilmis ERKE donergeci geri donuyor.

Insanlik tarihine yeniden yon verecek, bu muhtesem bulusu EkonomiTURK olarak sizlere takdim etmekten gurur duyariz.

Linkteki videoyu izlerken sesi acmayi unutmayin.
Tuylerinizi diken diken edecek Harbiye Marsini duyacaksiniz.

Ozellikle ERKE'nin calisma anindaki gorsel ve isitsel efektler buyuleyici.
Enjoy it! Read More!

Juri Uyesinden Nazik Soru

Juri uyelerimizden bir tanesi yarismaci arkadaslara nazik bir soru yoneltmis, cevap verip vermemeyi kendilerine birakiyorum. Kendilerinden su maili yorumlamalarini istiyor:

Hazine duzenli olarak tahvil, bono, ihale vb. araclarla piyasadan para ceker ve borclanir. Bu borclanmalarda geri odemeyi de duzenli olarak aylik 5 Milyar YTL ile 9
Milyar YTL arasinda yapar. Yani her ay 5 ile 9 Milyar YTL arası geri odeme yapar.
2-3 yıldır yapilan borclanmalarda Temmuz ve Agustos 2008'e oyle bir yuk olusturuldu ki. Cumhuriyet tarihinde gorulmemis buyuklukte. Hazine'nin borc odemelerinin 43 Milyar YTL'si Temmuz 2008 ve Agustos 2008'de. Yani 5 ile 9 Milyar YTL'yi oderken güclük ceken, hatta odeyemeyen, tekrar borclanan hazine, Temmuz ve Agustos'ta 43 Milyar YTL odeyecek.

Bu rakam (43 Milyar YTL) yaklaşık 6 aylık odemeye denk geliyor. Hazine bu parayı bulabilmek icin yine borc alma yoluna gidecek ve bulamayacak. Nereden bulsun piyasada para yok. Para bulamayinca ne olacak ? Ekonomik kriz. YTL olarak para kimde? 2001 krizinden beri bizlere 1.70'lerden $ satan yabanci fonlarda. Bu krizin tarihini onceden hazirladılar. Bilincli bir sekilde hazirladilar.Oyle bir tarihe denk getirdiler ki, sorumlusu AKP olmasin istediler. Yani Temmuz, Ağustos 2008'de kim ne yaparsa yapsin kriz kacınilmazdi.

En onemlisi; Bu krizin sorumlusu kim olacak biliyor musunuz? AKP'nin kapatilmasini isteyen Yargitay Bassavcisi, belki de (kapatilirsa)Cumhuriyetin Anayasa Mahkemesi ve AKP'ye hayir diyen yurtsever muhalefet. Kapatma davasi, tesaduf bu ya Temmuz, Agustos aylarında gorulecek. Belki de kapatma karari cikacak. Diyecekler ki, AKP'ye acilan dava siyasi belirsizlik yaratti, piyasa tedirgin oldu, krizin nedeni budur.
Diyecekler ki, AKP'ye acilan dava nedeniyle siz esnaflar, siz ciftciler,siz memurlar, siz isciler battiniz. Diyecekler ki, AKP'ye açılan dava nedeniyle sizler borclarinizi odeyemediniz, isleriniz durdu, 10 yillardir calistirdiginiz isyerleri kapanmak zorunda kaldi.

Halbuki oyle degil.

Hersey ne kadar guzel olursa olsun, 43 Milyar YTL gibi ödeyemeyeceginiz bir borcu 2 aya ozellikle toplarsaniz kriz gelir. Temmuz, Agustos 2008'i hazirlayan AKP'dir. Kapanma davasini da ozellikle hizlandirmak isteyen AKP'dir. Neden basbakan cirpinip duruyor bir an once bitsin su dava diye. Cunku dava olmasa kriz kendi kafalarinda patlayacak. Bu durumda sorumlunun AKP oldugunu dagdaki koyun bile anlayacak.

Bakın bu yazinin tarihi 30 Haziran.

Turkiye; Agustos, Eylul, Ekim…. aylarinda ekonomik kriz cikaran Cumhuriyet bassavcisini, krizi buyuten Anayasa Mahkemesini ve AKP'nin kapatilmasini destekleyen muhalif yurtsever kisi ve kuruluslari konusacak.

Yaziyi Temmuz'a 1 kala, onceden gonderiyorum ki belki 3-5 kisinin uyanmasina neden olur.

Ozellikle de AKP destekcilerine, kücük isletme sahibi esnaf, ciftci, isci,memur dostlarimiza gonderelim.

Esen kalin…
Read More!

Komplo Teorisi: Gayrimenkul Komplosu

Turkiye topraklari komplo teorilerinin yeserip gelismesi acisindan cok verimli topraklardir. Gecen Nisan ayinda Osminyum hakkinda ortaya atilan komplo teorisini bir yazimizda islemistik. Bir gram Osminyum'un fiyatindan yola cikarak $9 trilyonluk bir servete sahip oldugumuz iddia ediliyordu.

Biz de bugun yepyeni bir komplo teorisi gelistirdik. Turkiye'nin yuzolcumu 750000 kilometre kare civarindadir. Dun gerceklesen ihalede bir metrekare arsanin fiyati $8290 olarak belirlenmis. O halde bu su anlama geliyor. Turkiye'nin sahip oldugu topraklarin degeri 750,000,000,000*$8290 = $6,217,500,000,000,000 yani tam tamina 6 katrilyon dolar. Bu 9 trilyon oldugu iddia edilen Osmium servetimizin tam 700 kati bir servete karsilik geliyor. Demek ki asil servet topraklarimizin altinda degil ustunde imis. Devletimizin 250 milyar dolarlik borcu olduguna gore 6 kilometre eninde ve 6 kilometre boyunda bir araziyi satarak tum borclari fazlasiyla kapatabiliriz.

Bütçe Nedir    iktisat Nedir    Borsa Yorumları    Kredi Faiz Oranları    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri

Isin en guzel yani da su, yabancilara sattigimiz arsalardan her sene arsa vergisi adi altinda vergi toplayacak ve hazineye buyuk katki saglayabilecegiz. Bunu bilen dis gucler yillardir Turkiye'nin arazilerini satmasina engel oluyorlardi, sagolsun AKP hukumeti hepimizi kurtardi.

Not: Bir senedir Turkiye'deki gayrimenkul fiyatlari (kiralar, vs.) cok ucuz diye soyleyip duruyoruz, Allah da isaret ustune isaret gonderiyor ama musfiklerin gozu hala gormuyor. Ileride daha cok "biz demistik" diyecegiz haberiniz olsun. Read More!

Komplo Teorisi Ornegi


Komplo teorileri bizim uzmanlik alanimiz degil. Ozellikle Amerika'nin Irak'ta cuvallamasinin ardindan birileri perdenin arkasindan dunyayi yonetiyor, istedikleri her seyi yaptiriyor seklinde vucut bulun bu teorilerin degeri gozumuzde iyice dustu. Belki birileri istediklerini yaptirmak icin el altindan bir seyler yapmaya calisiyordur da, bunun yaygin olmadigini ve basari oraninin da yuksek olmadigini kisisel olarak dusunuyorum.

Hisse Yorumları   Küresel ısınma Karikatürleri  Pesimist Nedir?  Fraktal Nedir  Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir

Bana sorarsaniz komplo teorilerinin gizemini kullanarak zengin olmaya calisanlar cok daha fazla sayida. Alin size ustte bir kebapcinin bu konuda yaptigi nesriyat. Itiraf etmeliyim ki yaraticilik ve pazarlama stratejisi acisindan oldukca basarili bir calisma olmus. En cok da "ic yaginin, kuyruk yaginin, anamizin VITA yaginin kollesterol yaptigi palavradir" cumlesini sevdim.

Bu arada kollestrol yapsa da Turk yemeklerini hic bir mutfaga degismem. Ozellikle McDonalds, Burger King ve Wendy's gibi igrenc (Turkiye'deki restorantlar daha temiz ve daha lezzetli, ama siz gelin Amerika'dakileri gorun bir) hamburgerleri bizim kebaplarimiza, koftelerimize tercih eden insanlari anlamakta gucluk cekiyorum. Ya da heavy metal turu muzikleri dinleyen gencleri. Bunlar bizim de gencligimizde isledigimiz gunahlar arasindaydi o ayri mesele. Bu, ustun pazarlama teknikleri kullanarak da cok para kazanmak mumkun oldugunu gosteriyor. Ders cikaralim. Read More!

Etibank Komplo Teorisi

Turkiye'de ozellestirme karsitlari insanlari korkutmak ve gaza getirmek icin her turlu yolu deniyor. Bu yontemlerden en etkili olani ise komplo teorisi uretmek oluyor. Bugun "Turk olan butun Turklere" baslikli bir email aldim, ve aklima ilk gelen sey "acaba dunyada Turk olmayan kac tane Turk var" sorusu oldu. Neyse, efendime soyleyeyim, Etibank'i 40 milyon dolara Amerikalilara satacakmisiz; Amerikalilar da borla calisan araba yapmislar ama bu emaili ilk yazan kisi haric kimseye soylemiyorlarmis. Simdi olayin gerceklerini bir irdeleyelim.

Birincisi Etibank diye bir kurum yok, yani Bayindirbank ile birlestirildikten sonra tuzel kisiligini kaybetti. Peki ne var? Eti Maden Isletmeleri diye bir kurum var. Geyik mesaj yazmadan once kurumun adini ogrenin. Eti Maden Isletmelerinin karliligina bir bakalim. 2002 senesinde 151 milyon dolar, 2003 senesinde 105, 2004 senesinde 63, ve 2005 senesinde 36 milyon dolar kar etmis bir sirket. Sirketin karliliginda neden bir dusus var? Eti Maden'in websitesine giderseniz 2002 yilindan itibaren satilan rafine bor'un ham bor'a oraninda artis olmus. Yani ham satacagimiza kendimiz rafine edip oyle satma yoluna gitmisiz. Teoride iyi bir fikir, pratikte zarar etmemize (kardan zarar etmisiz) yol acmis.

Simdi ben aradim ama Eti Maden'in 40 milyon dolara satilmasiyla ilgili resmi bir haber veya ilan bulamadim. Bulmayi da beklemiyordum tabii ki. 40 milyon dolara satacaklarsa ben alirim, hatta ustune de 40 milyon dolar rusvet, tesvik ne gerekiyorsa, kim istiyorsa ona da veririm. Niye soyluyorum bunu? Cunku Eti Madenin piyasa degerinin 40 milyon dolardan cok daha fazla oldugunu 3 saat finans dersi almis IQ'su 65 olan gerizekalilar bile bilir? Peki ne kadar eder Eti Maden?

Oncelikle zarar eden rafine etme isinden cikip sadece ham maden uretip satma isine odaklanarak senelik karlilik 200 milyon dolarin uzerinde bir rakama rahatlikla cikarilabilir diye dusunuyorum, bu rakam daha da fazla olabilir gerekli yatirimlar ve maliyet azaltici calismalar yapildiktan sonra. Maden ureten bir sirkete yaklasik 12'lik bir F/K carpanini uygularsak Eti Maden'in piyasa degeri en azindan $2.5 milyar gibi bir rakama cikar. Ben bu hesabi yaparken bor ile calisan otomobil gibi "teknolojik" gelismeleri de hesaba katmadim. Cunku bor ile calisan otomobil yaptiktan 3 ile 4 gun sonra ayni icadi yapan kisi once su ile calisan otomobil icad edecek, onun akabinde de hava ile calisan otomobil icad edecektir.

Benim aklimin almadigi sey, okumus, universite bitirmis birisinden boyle bir email almak oldu. Imam boyle yaparsa cemaat ne yapar tahmin etmek guc degil. Read More!

Osminyum, Osmium Gerçekleri

Izlenimler bir geyigi haber yapmis, ekonomik boyutunu da biz tartisalim dedik. Osminyum diye bir maden varmis, cok degerliymis, en buyuk rezervleri de bizdeymis, satip zengin olabilirmisiz. Once gercekten boyle bir maden var mi, degerli mi diye arastirdik. Wikipedia gercekten boyle bir maden oldugunu, graminin da cok pahali oldugunu, ve en buyuk rezervlerin de Turkiye de oldugunu soyluyor. Demek ki tamamen yalan bir haber degil bu. Ancak bu madenin kullanim alanlari hakkinda sunu soyluyor:

"Because of the extreme toxicity of its oxide, osmium is rarely used in its pure state, and is instead often alloyed with other metals that are used in high wear applications. Osmium alloys are very hard and along with other platinum group metals is almost entirely used in alloys employed in the tips of fountain pens, phonograph needles, instrument pivots, and electrical contacts. Osmium tetroxide has been used in fingerprint detection and in staining fatty tissue for microscope slides. As a strong oxidant it cross-links lipids thus fixing biological membranes in place. Futhermore osmium atoms are extremely electron dense making OsO4 an important stain for transmission electron microscopy(TEM) studies of a wide range of biological materials. An alloy of 90% platinum and 10% osmium (90/10) is used in surgical implants such as pacemakers and replacement pulmonary valves. The tetroxide (and a related compound, potassium osmate) are important oxidants for chemical synthesis, despite being very poisonous. In 1901 an Austrian chemist - Auer von Welsbach - developed the Oslamp with a filament made of Osmium. After only a few years, osmium was replaced by the more stable metal tungsten (originally known as Wolfram). Tungsten has the highest melting point of any metal and using it in light bulbs increases the luminous efficacy and life of incandescent lamps."

Ingilizce bilmeyenler icin soyleyelim, Osminyum'un oksidi cok zehirlibir maddeymis ve bu yuzden endustride nadiren saf olarak kullaniliyormus. Kullanim alanlari sinirli ve genelde diger madenlerle karistirilarak kullaniliyormus. Ayrica baska kaynaklardan bu madeni cikarma maliyetinin cok yuksek oldugunu da okudum. Gorunen o ki, hemen hemen kimse bu madeni kullanmiyor, kullanmak isteyen olursa da hayvan gibi bir fiyat odemesi gerekiyor. Colde susuzluktan olmek uzere olan adama kac liraya su satarsiniz? Osmium da iste bu fiyattan satiliyor. Simdi siz cikip da bizde 100,000,000,000 gram Osmium rezervi varmis, bunun grami $100,000 ise bu rezervlerin degeri 1 katrilyon dolardir demeniz sacma olur. Siz piyasaya sundugunuz miktari arttirdikca bu malin fiyati duser. Zaten cok talep de yok. Bunu isleyecek teknoloji de yok, uretmeye gerek de yok. Ha, soylemeyi unuttum iridium osmium'a benzer ozelliklere sahipmis ve endustride daha cok tercih ediliyormus.

Geyikcilerin soyledikleri suna benziyor, silikonun grami $10, silikon kumdan yapiliyor, Turkiye'de de kumdan bol ne var? Cevap veriyorum: Turkiye'de bundan bol geyik var, hem de dalli budakli geyik. Read More!