Milli Piyango

Yilbasinin yaklastigi su gunlerde bir cok kisi piyango bileti almaya kosuyor, cogunun hayallerini zengin olmak susluyor. Biz bu kisilerin bu davranisini destekledigimizi belirtelim, neticede butce aciginin kapanmasina yardimci olan bir cesit vergi veriyorlar. Insanlarin gonullu olarak verdikleri vergileri de toplamayan salaktir zaten.

Neyse, konumuz o degil. Konumuz, ya cikarsa?

Cikarsa hayatinizin kurtulacagini, bundan sonra calismak zorunda kalmayacaginizi, dertleriniz bitecegini dusunuyorsaniz cogunuzun yanildigini belirtmeliyim. Amerika'da piyangodan voliyi vuran vatandaslarin %70'i bir kac sene icerisinde piyangodan kazandiklari parayi oyle ya da boyle kaybediyorlarmis. Oprah bu konuda bir program yapmisti, bir anda milyoner olan 10 kisinin tekrar nasil sifira geri donduklerini ogrenmek icin Oprah'nin sayfasini ziyaret edebilirsiniz. Haa, Oprah Amerika'nin Ayse Teyzesi, televizyondaki en populer kadin programinin sahibi, dolar milyarderi bir kisi.

Hisse Yorumları  Marjinal Nedir  Fiyat Kazanç Oranı Nedir?  Fraktal Nedir  Borsa Nasıl Oynanır

Peki geriye kalan %30 ne mi yapiyor diye merak ediyorsunuz? Bu kisilerin cogu piyangodan kazandiklari parayi bir seferde almak yerine taksit taksit alma yolunu secen kisiler. Bunlarda basladiklari noktanin cok altinda bir seviyeye geriliyorlar. Demek ki yatirim yapmayi bilmenin yerini hic bir sey tutmuyor. Bundan 30 sene once piyangodan $20 milyon kazanan bir kisi bu parayi akilli bir sekilde borsada degerlendirmis olsaydi parasi simdi $300 milyon'a yaklasmis olurdu. Siz hic boyle bir kisi taniyor musunuz? Ya da Turkiye'de milli piyangodan buyuk ikramiyeyi yakalayip da daha sonra parasini hazine bonosuna yatirip daha da zenginlesen bir kimse taniyor musunuz? (Is kursun da demiyorum dikkat edin)

Demek ki para insan beyninin ve egitimin yerini tutmuyormus, kafasini kullanarak risk alan ve calisan neticede servet sahibi oluyormus. Piyango'dan buyuk ikramiyeyi kazanacak arkadasa bir sozum olacak: "Ben sana zengin olamazsin demedim, servet sahibi olamazsin dedim"

4 Yorum Var.:

Adsız dedi ki...

Mükemmel bir tespit.

Şöyle ki Türkiye'de "servet"sahibi olmanın yollarına da dikkat etmek lâzım gibime geliyor.

Bir iş adamı mali müşaviriyle oturmuş ve 108 kalem vergi verdiğini tespit eymişti. Bu da yaklaşık 1,2 günde bir vergi dairesiyle muhatap olmak anlamına geliyor.( Tatilleri çıktığımızda , çalışma gününe oranla)

Brüt k♪1r üzerinden vergi vermek, iş kurmak için gerekli ön bürokratik maliyeti vs...

Ehlinin bile anlamakta zorlandığı bir vergi mevzuatı...

Devletin para musluklarını elinde tutması ve her büyük projenin hemen hemen yalnızca devlete ait olması gibi durumları göz önüne aldığımızda Türkiye'de neden Amerikanvari bir "ervetten" bahsedemeyeceğimiz sanırım daha anlaşılır olacak...

Yanlışım varsa düzeltin abiler...

Adsız dedi ki...

benim kömürcüm benim kışlık ayakkabıcım ve paltocum ve kazakçım....
malum türkiyedeki kış ilkbahar kıvamında. acilen devletin bu kişilere yardım etmesi,ellerindeki odun kömür giysi ve bilimum kışlık giysiye sübvansiyon vermesi gerekli. ayrıca bu düşük sıcaklık derecesi "rekabetçi" seviyeye çıkarılmalı. artık kanunla mı olur merkez bankası olaya el mi atar bilmem, konunun uzmanı değilim.zaten düşük kurla rekabet edebilirliğimiz baltalanıyor.en düşük sıcaklık 5 derece olarak ayarlanmalı derim. tabi amerikalarda tuzunuz kuru sizin. ülkem insanını düşünecek halde değilsiniz.
benim kömürcüm benim kışlık ayakkabıcım ve paltocum ve kazakçım....benim emekçim
TKAT

Adsız dedi ki...

"en düşük sıcaklık 5 derece olarak ayarlanmalı derim"
en yüksek sıcaklık olacak. insan şaşırıyor bazen . uluslar arası bir komployu çözmenin sırrıyla (evet küresel ısınmayla türkiyedeki kış mevsimine yönelik üretim yapan emelçiler hedef alınmak istenmiştir)yazmak istediğinizi tam olarak yazamıyorsunuz. acaba IMF raporundda türkiyede kış mevsimi için hangi derece tahmin edilmiş. hoş orada yazılsa bile bizim matbuat yanlış yazar ya neyse.
önerimi tekrarlıyorum. devlet soğukluğu biran önce regule etmeli , "bikini rantiyesinin" önüne geçmeli
TKTA

adatopoulos dedi ki...

Piyango, loto, kumar ve bilimum şans oyunları uzun vadede kazançlı değildir. Büyük sayılar kanununa göre kazanan hep kasa olacaktır. Piyango şirketleri nasıl kar ederdi?

Aynı mantıkla sigorta yapmak ta uzun vadede kazançlı değildir ama bazı durumlarda yapacak bir şey de yoktur. Bazı durumlar vardır ki, insanın başına gelince ekranda "Game Over" yazar (finansal olarak, ölümlerden bahsetmiyorum).

İşte bu durumlar için sigorta yaptırmaktan başka çare yoktur. Bence arabaya kasko yaptırmak bile akıllıca değildir, zira arabanın parçalanması "Game Over" demek değildir (içinde değilseniz :)