Pazarlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazarlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Futbolda Lig Formatının Değiştirilmesi

Turkishtime’ın mart sayısında yine birbirinden ilginç üç yazı yazdım (ne kadar alçakgönüllüyüm değil mi?), gidin okuyun. Bu yazıda futbolda lig formatının değiştirilmesi üzerine yazdığım yazıdan bahsedeceğim, hatta ben bahsetmeyeyim, siz gidin yazıyı okuyun, sonra da ben bu yazıyı yazdıktan 10 gün sonra başka bir blogda yazılmış olan şu yazıyı okuyun:

“The biggest European football clubs would do well to emulate the NFL, for example. Who wouldn't love to see a 20-24 game a year plus playoff system instead of the fractured Wedensday hotchpotch which constitutes the European Champions League. I'd have the following divisions:

Northern: Liverpool, Chelsea, Man U, Arsenal, Rangers, Celtic,

Central: Bayern, Shalke 04, Hamburg, Dynamo Kiev, Sparta Prague, Stuttgart, Ajax

Western: Barca, Real Madrid, Valencia, Porto, Benfica, Lyon, Marseille

Southern: Milan, Inter, Juventus, Roma, Galatasaray, Olympiacos

OK so you can argue about which are the right clubs to break away from their national leagues (though the British cohort is obvious), but once settled each teams would play home/away within their league and another dozen or so from the other pools to make up the 24 games, followed by an 8 or 10 team playoff. I can't think of a more globally marketable sporting product. “

Bu yazı benim Türkiye için dediklerimi tüm Avrupa için söylüyor. Ben her sene Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor arasında altışar lig maçı ve 7 maçlık seriden oluşan dörtlü playoff seyretmek istiyorum. Bana ne Konyaspor Denizlispor maçından. Böyle bir formata geçsinler ben de Digitürk’e abone olayım.

Futbolda lig formatinin degistirilmesi konusuyla alakasiz yazilara asagidan ulasabilirsiniz:
Borsa Yorumları
Altın Yorumları
Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
Fraktallar
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası
Türev Konu Anlatımı: Türev Nedir
Iktisat nedir
Nükleer Kirlilik
Nükleer Santraller
Nükleer Enerjinin Zararları
Gönüllü Çevreci Kuruluşlar
GSYH, CPI ve GSYH Deflatoru Read More!

Bilkent Üniversitesi ve Ihsan Doğramacı’nın Adını Yaşatmak

Bilkent Üniversitesi’nin kurucusu Ihsan Doğramacı 25 Şubat 2010 günü 95 yaşında hayata veda etti. Ben 1996 Bilkent mühendislik mezunuyum, öğrencilik yıllarımda Ihsan Doğramacı ile okulun kütüphanesinde defalarca karşılaştım. Adam 80 yaşında olmasına rağmen aklı bir karış havada birçok öğrenciden çok daha fazla kütüphaneye gelir, zaman geçirirdi. Çok değerli bir insandı, eseri ortada zaten, başka söz söylemeye gerek var mı?

Hürriyet’in haberine göre Rektör yardımcısı Abdullah Atalar üniversite senatosunun bir karar aldığını ve üniversitenin adını Ihsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi olarak değiştirmek istediklerini belirtmiş. Şimdi Abdullah Atalar çok zeki bir insandır, elektronik mühendisliği bölüm başkanı iken kendisinden ders almıştım, aynı zamanda Doğramacı ailesine damat da gelmiştir ama akıllı adamdır. Öte taraftan okulun rektörü ise Ihsan Doğramacının kafası çalışan oğlu Ali Doğramacı’dır. Şimdi aile saltanatı misali okulun tepesine yerleşmişler diyeceksiniz ama biraz doğruluk payı olmasına rağmen adamlar pozisyonlarının hakkını fazlasıyla veriyorlar. Ali Doğramacı bundan 5-6 sene önce rektörlük yaparken Amerika’da üzerinde çalıştığı bilimsel makalenin sunumunu yapmak üzere bir Amerikan üniversitesine dahi gelmişti. Türkiye’de kaç tane rektör ciddi anlamda bilimsel araştırma yapabilecek kapasiteye sahip söyler misiniz? Adamların doçentlik tezi intihal değilse yatıp kalkıp dua ediyoruz, o derece. O yüzden Doğramacı ailesini sıradan ahbap-çavuş ilişkisi içerisinde değerlendirmek hiç doğru olmaz.

Bunlar iyi şeyler. Üniversitenin 20 yılda nereden nereye geldiği ortada, Allah’ın dağında, kışın kurtların indiği bir yeri adamlar cennete çevirdiler. Ihsan Doğramacı’nın başarıları da ortada ama bana sorarsanız üniversitenin adını Ihsan Doğramacı olarak değiştirmek hiç de doğru değil. Adını yaşatmak istiyorsanız bana sorarsanız en uygunu her sene milyonlarca lira yatırım yaptıkları kütüphanenin ismini veya fakültelerden bir tanesinin ismini Ihsan Doğramacı olarak değiştirin de, okulun adını değiştirmek bence doğru olmaz.

Ben ne diyeceğim şimdi yani, mezun olduğum okulun adını değiştirdiler, yeni adı Ihsan Doğramacı oldu, belki gelecekte bir daha değiştirirler, şimdilik bilmiyorum mu? Ben de o zaman blogun adını Ekonomix ve Barış Ekonomi Türk blogu olarak mı değiştireyim? Türk üniversiteleri hala Amerikan üniversiteleri ile rekabet edecek seviyede değiller, bakmayın arada kendi kendilerine “Dünyanın en iyi 10 okulu veya bölümü arasında bizim bölümlerimiz de var” şeklinde palavra sıkıyorlar ama öyle değil. Bunca yıl öğrenciler Amerikan üniversitelerine başvururken okulun markasını tanıtmaya çalışıyorlar ama her seferinde yine bir ton açıklama yapmak zorundasınız. Nam, ün, repütasyon, yani marka kolay yaratılmıyor. Bilkent 20 yıldır kendisini Amerika’da tanıtmaya çalışıyor ama yine de bir çok kişi tanımıyor. Tanıyan üç beş kişi de gelecekde “Ihsan Doğramacı Bilkent Üniversitesinden” başvurular geldiği zaman bu acaba yeni bir üniversite mi, yoksa eski üniversitenin bir devamı mı şeklinde düşünmeyecekler mi? Belki adamlar hiç anlamayacak ve direkt yapılan başvuruyu göz ardı edecektir.

Marka kolay yaratılmıyor, yarattığınız markayı böyle duygusal olarak hassas olduğunuz bir zamanda atacağınız yanlış adımlarla yok etmeyin. Read More!

Sut Icin

Agustos 2006'da yazdigim bir yazi, biraz sut reklami yapayim, belki bir sut ureticisi siteye sponsor olur bu vesileyle.

Hababam sinifinde Guduk Necmi diye bir karakter vardi, aslinda Turklerin yarisinda fazlasi "guduk ya da bodur" kategorisine giriyor. Turk erkeklerde ortalama boy 174 santimetre, bayanlarda ise 160 santimetre imis (kaynak). Genlerimiz boyumuzun kisa olmasinin bir sebebi ancak bundan daha onemli olan insanin boyunun uzamasini saglayan besinlerden yeterince tuketmememiz. Insanlarin boyunun uzamasini saglayan en onemli etkenler (hayir basketbol oynamak degil) protein ve kalsiyum tuketimidir. Yani sut tuketimidir.

Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir

Ne kadar sut tuketmemiz gerekiyor? Insanlarin buyumesinin durdugu 20 yasina kadar her gun yarim litre sut tuketmesi gerekiyor. Yani senede 180 litre civarinda sut tuketirsek boyumuz genlerimizin izin verdigi yukseklige ulasacaktir, daha az tuketmemiz daha kisa olmamiza neden olacaktir.

Ne kadar sut tuketiyoruz? Turkiye'de kisi basina ortalama sut tuketimi sadece 24 litre imis, yani olmasi gerekenin %13'u kadar. Baska bir neden aramaya gerek yok. Turkler sut icmedigi icin bodur. Ingiltere'de sut tuketimi kisi basina 100 litre imis (bu da bence dusuk bir rakam).

Benim anlamadigim reklamcilarin niye futbol oynayan inek kullanip reklam yapmak yerine bu carpici gercekleri kullanarak reklam yapmadiklari. Yapmalari gereken Mehmet Ali Erbil'in yanina bir kameraman verip mahalle mahalle dolasip "guduk" cocuklarla dalga gecip ondan sonra da insanlara "guduk olmak istemiyorsaniz sut icin" demeniz. Bunlari soyledigim icin umarim kimse alinmiyordur, netice amacim kimseyle dalga gecmek degil. Herkes ihtiyaci olan protein ve kalsiyumu kucukken alirsa ileriki yaslarda da daha saglikli olur ve sosyal guvenlik sisteminin uzerine daha az yuk biner diye dusunuyorum. Findigi fistigi kurtaracagimiza, millete insanlarin nisasta beyine donusmesine neden olan somun ekmek ve patates yedirecegimize paralari faydali bir amac icin kullanalim.

Biliyorum siz sutu sevmiyorsunuz ama bari cocugunuza icirin. Read More!

1. Varan Biir: Ekonomix Hurriyet'e mi Transfer Oluyor?

NY Times'dan Maureen Dowd ve Sabah'tan Mehmet Barlas ideal koca tarifleri yazadursun, ben de 1. geleneksel ekonomiturk yazarlik yarismasinin acilis konusmasi vesilesiyle ideal borsa/ekonomi yazari nasil olmali, bunu irde-seyettirecegim.

Madde madde siralayalim efendim.

1- Herseyden once, benim diyen ekonomi yazari okuyucusuna para kaybettirmez. Kulliyeti kucuk yatirimci olan hedef kitlesi zaten yeterince yanlis yonlendirilmistir. Basarili yazar gunde hic olmazsa %1-2 kazandiracak tavsiyeler vermeyi okuyucusuna cok gormez.

2- Basarili yazar para kazandirmakla kalmaz, ayrica kazanci maksimize eder. En dipten aldirir, tepeden sattirir ve dususte yerine koydurur. Doviz tavsiyesi verirken tum pariteleri tutturup en ideal pozisyonu sectirir.

Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Standart Sapma

3- Ayni yazar baktiki tavsiyeler tutuyor, millet soyledigi kagida hucum ediyor, bi sefercik de okuyucusunun elinde kalan, yuksek maliyetle alinmis kagitlari tavsiye eder. Bu kadarcik kiyagi okurdan esirgemez.

4- Basarili yazar sabirli ve azimlidir. "Dolar n'olur Abi?" sorusuna verecegi cevap, 35 yasindaki bekar kizin ceyizi gibi hazirdir. Ayrica bu soruya cevap verirken, seneler boyu ogrencilerinin dusunce duzeyini bir nebze de olsa gelistirmek icin emek harcamis idealist bir ogretim gorevlisinin, universite son sinifa gelmis ogrencisinden duydugu "istedigimiz sorudan baslayabilir miyiz Hocam?" sorusu karsisindaki uslubunu ornek alir.

5- Okuyucunun duymak isteyip de duyamadigini yazan yazardir. Gungor Uras sirf bu maddeyi yanlis anladigi icin yazilarini "Ayse Teyze'ye Mektup" havasinda yazmaktadir (Bu arada soz konusu Ayse aslen kendisinden 25 yas kucuk). Bilmiyor ki yapmasi gereken rakamlari carpitarak olayi basite indirgemek falan degildir. Rakamlari unutup, pozisyona odaklanmaktir: alalim mi satalim mi?

Listeyi uzatmak mumkun fakat daha ilk sorudayiz. Rekabetin dozajini birden artirmamak gerek. Herkese Merhabalar...

Not: Baslik sadece test amacli kullanilmistir. Gercekten boyle basliklar atinca tiklanma orani artiyor mu?
Read More!

Komplo Teorisi Ornegi


Komplo teorileri bizim uzmanlik alanimiz degil. Ozellikle Amerika'nin Irak'ta cuvallamasinin ardindan birileri perdenin arkasindan dunyayi yonetiyor, istedikleri her seyi yaptiriyor seklinde vucut bulun bu teorilerin degeri gozumuzde iyice dustu. Belki birileri istediklerini yaptirmak icin el altindan bir seyler yapmaya calisiyordur da, bunun yaygin olmadigini ve basari oraninin da yuksek olmadigini kisisel olarak dusunuyorum.

Hisse Yorumları   Küresel ısınma Karikatürleri  Pesimist Nedir?  Fraktal Nedir  Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir

Bana sorarsaniz komplo teorilerinin gizemini kullanarak zengin olmaya calisanlar cok daha fazla sayida. Alin size ustte bir kebapcinin bu konuda yaptigi nesriyat. Itiraf etmeliyim ki yaraticilik ve pazarlama stratejisi acisindan oldukca basarili bir calisma olmus. En cok da "ic yaginin, kuyruk yaginin, anamizin VITA yaginin kollesterol yaptigi palavradir" cumlesini sevdim.

Bu arada kollestrol yapsa da Turk yemeklerini hic bir mutfaga degismem. Ozellikle McDonalds, Burger King ve Wendy's gibi igrenc (Turkiye'deki restorantlar daha temiz ve daha lezzetli, ama siz gelin Amerika'dakileri gorun bir) hamburgerleri bizim kebaplarimiza, koftelerimize tercih eden insanlari anlamakta gucluk cekiyorum. Ya da heavy metal turu muzikleri dinleyen gencleri. Bunlar bizim de gencligimizde isledigimiz gunahlar arasindaydi o ayri mesele. Bu, ustun pazarlama teknikleri kullanarak da cok para kazanmak mumkun oldugunu gosteriyor. Ders cikaralim. Read More!

Marka Meraki nedir?

Soz verdigimiz uzere marka meraki nedir sorusuna cevap verip markalar uzerine yazi yazacagiz. Gerci okuyucularimiz bu konuya daha once fazla ilgi gostermemislerdi ama biz yine de mikroekonomi konularindaki yazilarimiza devam edecegiz, 5-10 sene sonra artik makroekonomi ulkemizdeki aciliyetini kaybedince biz de bu yazilari arsivden cikarip tekrar okuyucunun onune koyariz.

Markanin iki tane fonksiyonu var. Birincisi musteriye urunun kalitesi (veya hizmetin kalitesi) hakkinda bir bilgi verir, musteri gecmisteki tecrubelerine dayanarak alacagi urun hakkinda fazla bir arastirma yapmadan karar verebilir. Markanin ikinci fonksiyonu ise simgeledigi statu ile ilgili. Diyelim ki Turkiye'de A tekstil sirketi Armani'nin taseronlugunu yapiyor olsun, ayni sirket Armani ile yaptigi anlasmaya uymayarak el altindan ayni malzemeyi ve ayni tasarimlari kullanarak baska bir marka altinda urettigi urunleri Armani fiyatlarinin ancak cok altinda bir fiyata satabilir. Armani urunlerini alanlar bunu Armani pahali oldugu icin aliyorlar ve boylece kendileri ve "digerleri" arasindaki farki ortaya koyuyorlar.

Baska bir ornek vereyim, Amerika'da bir cok golf kulubu var, halka acik olanlarinda saatine $6 gibi bir rakam vererek golf oynayabilirsiniz. Ote yandan "private" golf kuluplerinin senelik uyelik ucreti $50,000 civarinda seyreder. Belki ozel golf kuluplerinin cimleri biraz daha yesildir, daha bakimli da olabilir ama bu haftada $1000'lik bir ucreti aciklamak icin yeterli degildir. $1000'lik ucretin fonksiyonu yoksul ve orta halli kisileri disarda tutup, sadece zenginleri iceri almaktir.

Tutumluluk Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları    Nükleer Kirlilik    Nükleer Nedir    Fraktallar

Turklerdeki marka merakini da "kaliteli urun tuketmek" isteginden ziyade "sosyal statuyu cumle aleme ilan etme" istegi olarak acikliyorum ben. Turkler tonla para sayip aldiklari urunlerin markalarinin diger insanlar tarafindan gorulebilecek yerlerde olmasina dikkat ediyorlar cunku.

Peki marka yaratmak neden onemli? Marka yarattiginiz zaman urununuz "commodity" olmaktan ciktigi icin fiyatlandirma da ust kademelere cikmanizi sagliyor. Siradan bir tisort 5 milyon liraya ancak alici bulurken, Polo tisort 50 milyona alici buluyor. Neymis, Poloymus?

Neyse, bizi buraya kadar sabirla takip eden makrocu okuyucularimiza da bir jest yapalim ve marka merakini tasarruflarimizin dusuklugune baglayalim. Turkiye'de tasarruflarin dusuk olmasinin bir nedeni de insanlarimizin marka meraki yuzunden tasarruf edecekleri parayi marka yaraticilarina verme tercihidir. Tekstilcilerimizin de aci icerisinde kivranmalarinin nedeni rekabete acik urun uretmeleridir, eger marka yaratabilselerdi karsilastiklari acimasiz Asya rekabetiyle daha iyi basedebileceklerdi. Maalesef cogu beceremedi, o yuzden de yokolmaya mahkumlar. Read More!

En kötü imaj İsrail'in...


"National Brand Index” adlı araştırmada, İsrail, dünya kamuoyunun gözünde ülkelerin imajlarıyla ilgili listede sonuncu geldi.
Maalesef en kotu imaj konusunda Israil'den sonra da biz geliyoruz. National Brand Index'in sayfasina giderseniz ilginc bilgiler bulacaksiniz.

Hisse Yorumları  Marjinal Nedir  Fiyat Kazanç Oranı Nedir?  Fraktal Nedir  Borsa Nasıl Oynanır

Despite Turkey now having started EU accession talks, ordinary consumers in several of its future European partner states put it bottom overall, including Spain, France, Germany, Denmark and Italy. No European panel scores it higher than 20 on any point of the hexagon. Generally Turkey’s best figures are for tourism (it even manages a 19th place in tourism from the Polish panel), but it’s safe to say that Brand Turkey has virtually no equity. In Japan, however, it comes surprisingly high overall at 16th place, and South Korea, where the Turkish people are given an unusually high tenth place and the country an overall 17th.
Read More!

Marka Meraki

Bana mi oyle geliyor yoksa gercekten bizim insanimizda bir marka meraki mi var. Gecen hafta sonu Bloomberg'de gazetecilik yapan Lisa ve kocasi Chuck oturmaya geldiler. Bana 3 hafta kadar once karsilastiklari CNN Turk'te spor haberleri sunan 40 yas civarinda olan bir Turkle tanistiklarini, adamin "Puma" spor ayakkabilarina merakli oldugunu soylediler. "Hii, hii" dedim, "adami tanimiyorum, ben Turkiye'deyken CNN Turk diye bir kanal yoktu" diyerek mevzuyu gecistirdim. Kimse bu kisi (bilen varsa soylesin) buradan soyleyeyim, Turkler marka meraklisidir intibaasi birakmis.

Yatırım Fonları Nedir?   Altın Fonu Nedir  Komünist Nedir  Komünizm nedir?  Kapitalizm Kapitalist nedir

Bu marka meraki konusunda kendi fikirlerimi yazmadan once bakalim okurlarim ne dusunuyor bir ogrenmek istiyorum. Sonra kendi yorumumu eklerim. Read More!