TCMB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TCMB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Süper yazı


Usta kalem Deniz Gökçe'nin, kimi yazar ve akademisyenlere de giydirerek yazdığı güzel bir yazı. okuyalım, ogrenelim. Read More!

Lahana ve Turşu




TCMB Başkanı Erdem Başçı, 'Türk Lirası euroya karşı sağlam durabilir, dolar ile yarışamaz' dedi.




Merkez Bankası Başkanı Başçı, "Biz 2012 yılında Amerikan dolarını yeneriz Türk Lirası olarak" dedi.
Read More!

Bloomberg HT'de yazar olan bir Gazi Erçel!

bu adamın yazısına rasladım bloomberg webinde ya dedim bu adam degilmiydi kendi parasını dolara ceviren dalgalı kura gecmeden once. e ne varki bunda. ha bir de bu adam TCMB başkanıydı.

yargılandı ne oldu."Eski Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldı. 11 ay 20 gün hapse mahkum edilen Erçel'in cezası para cezasına çevrildi." yani adam mahkum oluyor, ha bu para cezasına cevriliyor. "Davanın iddianamesinde, dalgalı kura geçilen 22 şubat 2001'den birkaç gün önce bankalara 5 milyar 188 milyon 900 bin ABD Doları satıldığı ve Erçel'in Türk Lirası'ndaki 52 milyar liralık hesabını dolara çevirdiği belirtiliyordu. "

yargıc su karara varmıs: "Yargıç Fevzi Şingar, Erçel'i Merkez Bankası başkanı olarak çalışma saatleri dışında 124 milyon doları sattığı, Halk Bankası hesabındaki 57 milyar 879 milyon 761 bin 941 TL mevduatını 19 şubat 2001 tarihinde 83 bin 952 dolara çevirmek suretiyle 'görevini kötüye kullandığı' kanaatine vardı."

CEZA NE!
Erçel'e suçuna uygun düşen ve lehine olan eski TCK'nın 240/1 maddesi uyarınca bir yıl hapis, 141 YTL adli para cezasına ve üç ay memuriyetten yoksun kalma cezası veren Şingar, cezayı eski TCK'nın 80'inci madde uyarınca 6'da 1 oranında artırılarak, 1 yıl 2 ay hapis, 164 YTL adli para cezası ve 3 ay 15 gün memuriyetten men cezasına çarptırdı.

Gazi Erçel'in ifadelerini hafifletici neden görerek, cezada TCK'nın 59/2 maddesi gereğince 6'da 1 oranında indirim yapan Şingar, Erçel'e 11 ay 20 gün hapis, 136 YTL adli para cezası ve 2 ay 27 gün memuriyetten yoksun kalma cezası verdi.

Şingar, cezayı bin 536 YTL adli para cezasına çevirerek, cezanın ertelemesine yer olmadığına karar verdi. Erçel'in avukatları, kararı temyiz edeceklerini açıkladı.

ha birde ekşi sozlukte yazana gore bu adam kendini şoyle savunmuş "bilmiyordum dalgalı kura geçileceğini bildiğinden parasını dövize çevirdiğini. meğer amacı parasını dolara çevirip kur değişiminden yararlanmak değilmiş. sadece dalgalı kura geçileceğinden fantezi olarak dövize çevirmiş parasını."

TCMB başkanı olucan, nmillet doviz diye kapına yığılacak, sabit kuru savunamıyoruz dalgalıya gecelim diycen ama bunun kurları zıplatacağını bilemyicen!!!

bu adamları unutma, unutturma!!!!!!!!!!!!! Read More!

Tekalif-i Milliye Geri Ödendi Mi?

Engin Ardıç bugünkü yazısında Ayşe Hür'e bir soru paslamış:
7 Ağustos 1921 günü yürürlüğe giren "Tekâlif-i Milliye Kanunu" na göre (ulusal yükümlülükler yasası), Anadolu köylüsü orduya malzeme vermeye ayrıca mecbur tutulmuştur.
Ayrıca bütün yiyecek maddelerinin ve giyeceklerin yüzde kırkı! Her türlü makinenin yüzde kırkı! Bedeli ileride ödenmek üzere... (Ayşe Hür şu paraların ne zaman ve nasıl ödendiğini yazsa da öğrensek iyi olacak. Ödendi mi, ödenmedi mi, onu da bilmiyoruz.)

Sayın Ardıç'ın bu sorusu yıllar önce Vehbi Koç tarafından cevaplanmış:



What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Germany
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Ordu için gerekli malzemeler mağazalardan alınır, bedellerinin yüzde 60'ı ödenir, geri kalanı için de "Tekalif-i Harbiye" (savaş vergisi)denilen bir borç makbuzu verilirdi. Zaferden sonra bu paraların hepsi hükümet tarafından esnafa ödendi.
Vehbi Koç, Hayat Hikayem, (İstanbul, 3. Baskı, 1973), s. 29.

Ayrıca TC Merkez Bankası'nın internet sitesinin tarihçe sayfasında da şu bilgi var:

3- OSMANLI BORÇLARININ ÖDENMESİ

1928 yılında Düyun-u Umumiye İdaresi Türkiye'yi terkederek Paris'e gitti. 1933 yılında Türk hükümeti ile Düyun-u Umumiye İdaresi arasında bir anlaşma yapıldı. Buna göre, Türk hükümetinin ödemeyi taahhüt ettiği Osmanlı borçları makul düzeylere indiriliyordu.

Hükümet Osmanlı devletinin Birinci Dünya Savaşı sırasında yaptığı iç borçlanmanın yıllık geri ödemesini üstlenmişti. Ayrıca, Kurtuluş Savaşı sırasında halktan toplanan zorunlu iç borçlar (Tekalif-i Milliye) geri ödendi.
Sayın Ardıç yine de Ayşe Hür'e danışsın tabi. Biz Vehbi Koç ile TC Merkez Bankası'nın yalancısıyız.

Jonathan Auerbach’s Hound Partners
Curtis Schenker’s Scoggin
Roberto Mignone’s Bridger Management
David Tepper’s Appaloosa
Lee Ainslie’s Maverick Capital Read More!

Biraz Gülelim: Merkez Bankası ve Enflasyon

Merkez, hükümete açık mektup gönderdi, enflasyon raporunu da yayınladı. bizim bildiğimiz mazeretleri sıralayıp duruyor. aslında şu raporu iyi bir değerlendirip, merkeze geçirmek lazım ama zaman ve istek kısıtı var. bu sıcaklarda da hic yazılmıyor ayrıca. Durum şu aşağıdaki tabloya bakın ve gülün en son enflasyon beklentisi ankete göre (yani halk bunu bekliyor-ya da secilen orneklem) % 8,2, görevi enflasyonu yıl sonunda 6,5 yapmak olan merkez % 8,4 bekliyor :)))) ha ha şimdi siz bir de 12 ve 24 ay sonrasına bakın, her ikisinde de merkez daha dusuk enf. tahmini yapıyor...yerler mi! yemezler...ayrıca ya talep dusundugumuzden daha erken baş kaldırdı diyorlar. e bizde yeni veriler, guncellemelere gore cıktı acıgını tekrar ele aldık, daha once rdynk'nın dediğine yaklaştık diyorlar kabaca. ama utanmadan bir de şoyle devam ediyorlar. "Çıktı açıgına iliskin yukarı yönlü güncellememize ragmen, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın kademeli olacagına iliskin öngörümüzü korumaktayız." (rapor, s.19). ha ha :)))

aşağıdaki grafik merkezin yeni cıktı acıgı grafiği...

bu da daha once temmuz 2009 raporundaki cıktı acıgı tahmini ve benim o tarihde yaptığım yorumlarım bir kısmı şöyle:
"ayrıca merkez "Güncellenen tahminler, politika faizinin oldukça uzun bir süre düşük düzeylerde tutulması durumunda dahi, toplam talep koşullarının enflasyondaki düşüşe verdiği desteğin önümüzdeki iki yıl boyunca süreceğini göstermektedir." dogru toparlanma dunyada yavas ve kademeli olacak ama ben talep etkisinin TR icin 2012nin ortalarına kadar sureceğini beklemiyorum. aksine parasal ve mali gevsemelerin etkisi, TRnin saglam finans yapısı ile birlikte toplam talebin enflasyon oranlari üzerindeki baskısının cok daha kısa zamanda hissedilebilecegini dusunuyorum. Buradaki toplam talep baskısı olayında aslında potansiyel arz cok onemli bence potansiyel arzın da gerilediği varsayımı altında talebin baskısını daha erken göstermesi söz konusu, ustelik siz mikro pazarlarınızı duzenlemeden enflasyonda kalıcı bir duzelme beklememelisiniz. bu acıdan 2009 icin degil ama 2010 icin % 5.3 hedefi bence oldukca dusuk!" demişim ayrıca %7'den aşağısını da referans almayın demişim (merkez 5,5 diyordu).
ha son olarak ekonomixle faiz ustune bir tartışmamız olmuştu, faizler ne olur diye, bu tabloyu da aşağıya koyalım, dursun. he ayrıca merkezin politika faizlerini daha fazla dusurmemesi ve şu takvim etkisi olayını cok ciddiye almaması ile ilgili bazı yazılar yazmıştım isteyen onlara da bakabilir:
Dı Dı Dı Dın ! ! ! Merkezin Hataları
Merkez ve Faiz Tartışması Üstüne
Slayt Nedir (Bir Slayta Bakarken)
Balonlar, Fiyatlar ve Küresel Kriz üzerine bir sohbet
Değerlendirme Yazısı
Read More!

Disiplin Nedir: TCMB ve Enflasyon Tahmini

Merkez Bankası enflasyon tahminini gelsin benden alsın, aylarca beklemesine, onca para harcamasina gerek kalmaz. Daha bir kaç gün önce Merkez Bankasını ciddi şekilde eleştiren Ibrahim Turhan ve IMF başlıklı bir yazı yazmıştık. Ne kadar haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı. Bundan 3 ay önce IMKB endeksi 50 bin seviyesinin altına doğru gerilerken biz ekonomik büyüme, enflasyon ve borsa endeksi hakkında bugün doğruluğu ortaya çıkan yorumlarda bulunduk. Söylediklerimiz özetle şuydu: Türkiye ekonomisi kendine ekonomist diyen tembeller güruhunun beklediğinden (daha doğrusu işkembeden salladığından) çok daha yüksek hızlarda büyüyor dedik ve o gün 2010 yılı büyümesi için ülkede yapılan en yüksek büyüme tahminini yapmıştık. O zamanlar diğer söylediğimiz şey de Merkez Bankasının faizleri enflasyon hedefiyle alakasız bir seviyede tuttuğu ve bu yüzden de 2010 yılı için cümle alem %7-7,5 enflasyon tahmini yaparken biz %8,5 enflasyon tahmini yaptığımızı açıklamıştık. Bunlar bugün olan şeyler değil, 3 ay önce olan şeyler. Merkez Bankası da o zamanlar %7 civarında enflasyon tahminini ağzında geveliyordu.

Bu tahminlerle paralel olarak borsanın 50 bin altındaki seviyesinin ucuz olduğunu, hedef olarak ise 2010 senesinde 60 bine ulaşacağımızı yine bundan 3 ay önce söyledik. Türkiye’de doğru ekonomi yorumuna pek kimse rağbet etmiyor, millet at pisliğine üşüşen sinek sürüsü gibi hareket edip Güngör Uras, Yiğit Bulut, Yaman Törüner gibi köşe yazarlarının peşinden gitmeyi tercih ediyor. Onca emek harcayıp insanlara ekonomi ve köşe yazarları konusunda eğriyle doğruyu gösterdiğimiz, ekonomi cehaleti çölünün ortasında şarıl şarıl akan bir vaha gibi olan Ekonomi Türk kitabımız bile onbinlerce satması gerekirken kitaba aslında ihtiyacı olmayan 1-2 bin kişi dışında kimse tarafından alınmayacak. Kitabı yazmaya başlarken bu durumun farkındaydık, yine de belki üç beş ekstradan kişiye faydamız olur temennisiyle bu işe giriştik. Ekonomik durumu doğru yorumlamanın karşılığını kitap satışları ile almasak da, borsada aldığımız hisselerin tahminlerimizin doğru çıkması neticesinde yükselmesiyle alıyoruz ama.

Türkiye ve Yunanistan gibi aynı kültüre, aynı insanlara, aynı mentaliteye sahip ülkelerin temel problemi disiplin ve ilkesizliktir. Sanıyor musunuz ki Merkez Bankasında enflasyonun bu sene sonunda %8,5’e yükseleceğini, yaz ortasında %12’lere geleceğini göremeyen bir Allah’ın kulu olmasın. Türkiye’de ekonomi bilgisi ve yeteneği en sağlam kadrolar Merkez Bankasındadır. Merkez Bankasında orta derece kademedeki bir ekonomist dahi bir çok devlet üniversitesinde ders veren bir çok hocadan, ve ekonominin direksiyonunda olan dinozor politikacılarla, Erdoğan’a karşı laf söylemeye yüreği yetmeyen genç gafillerden kat kat fazla ekonomi bilgisine sahiptir. Ben Ibrahim Turhan ve IMF başlıklı yazıda “IMF bir eğitim kurumu değil yaptırım kurumudur” derken kastettiğim doğru olanı bilemediğimiz değil, yapabilemediğimizdir. Problemin neden disiplin olduğunu anladınız mı şimdi?

Merkez Bankasında çalışanlar da faizlerin enflasyon hedefiyle alakasız olduğunu biliyorlar, Ibrahim Turhan da biliyor, Durmuş Yılmaz da. Ama adamlarda Erdoğan’a “Merkez Bankasının temel amacı fiyat istikrarını sürdürmektir” diye cevap verecek yürek yok, 3 sene önce vardı, Erdoğan’la girdikleri dalaşı kaybettiler, IMF de gidince iyice pısırıklaştılar. Halbuki IMF zamanında kanunları zorla değiştirterek Merkez Bankasına kimsede olmayan bir güç verdi ve Erdoğan’ın bilgisiz ekonomi politikalarına karşı çıkılabilecek bir altyapı oluşturdu ama Durmuş Yılmaz bu gücü kullanmayı seçmiyor. Batıyı batı yapan disiplin ve kurallardır. Bir sistem oluşturursunuz, bir kural koyarsınız, ondan sonra herkes bu sistemi takip eder ve bu kurallara uyar. Sistemde yanlış olan veya işlemeyen kurallar varsa önce bu kurallar değiştirilir, ondan sonra uygulama. Türkiye’de kurulan sistemde Merkez Bankasının görevi enflasyonu indirmek olarak belirlenmiş. Durmuş Yılmaz ise “ekonomik büyümeye ve işsizliğe öncelik verelim, Erdoğan’ın seçimlerde oy kaybetmemesi bunlara daha çok bağlı, enflasyonla sonra ilgileniriz” mantığı ile hareket edip kanunları çiğnemekte sakınca görmüyor. Durmuş Yılmaz’ın başkan yardımcıları da bu duruma ses çıkarmıyorlar. Bir yanda disiplinsizlik, bir yanda kuralları hiçe sayma. Işte eleştirdiğimiz şey budur.

Bakınız, Türkiye ekonomisi şu sıralar %10 civarında hızlarla büyüyor, Haziran sonunda büyüme rakamları %13 olarak açıklandığı zaman göreceksiniz. Temmuz veya Ağustos’ta enflasyon oranı %12’yi geçtiği zaman ne dediğimi anlayacaksınız. Şimdi ya hükümetin çok hızlı ve keskin bir biçimde harcamları kısıp bütçe fazlası vermesi gerekiyor ya da Merkez Bankasının bunu hükümete dayatması, gerçekleşmemesi durumunda da faizleri enflasyon hedefiyle alakalı seviyelere yükseltmeye başlaması gerekiyor. Bunun böyle gerçekleşmeyeceğini ve Temmuz ayında ise yine başka bir “ben demiştim” yazısı yazacağımdan emin olduğumu da belirteyim. Saf değiliz.

Bu ekonomik durum içerisinde en ideal yatırım nedir, ekonomiyi doğru okuyan bir ekonomist nasıl yatırım yapıyor diye merak ediyorsanız Ekonomi Türk 2 bloguna üye olmanızı tavsiye ederim. Insanlarımız kitaba para harcamıyor ama nedense haftada bir iki yazı yazılan dandik görünümlü bir bloga $12 ödemekten çekinmiyorlar. Read More!

Merkez Bankası Neden Başarısızdır?

Merkez Bankası neden başarısızdır diye merak ediyorsanız kısa cevabı vereyim. 2005 yılında enflasyon %7,7 gerçekleşirken bugünlerde %10 civarlarında gezinmektedir. Tek ve nihai amacı enflasyonu %1-3 seviyesi arasında tutmak olan Merkez Bankası bırakın bu hedefe ulaşmayı, 5 senede işleri daha da kötüye götürmüştür. 2009 yılında dünyanın bir çok ülkesi deflasyon yaşarken dahi enflasyonu ancak %6,5 gibi yüksek bir seviyeye kadar indirebilen Merkez Bankası temel amacını başarı ile icra edebilmekten çok uzaktır. Kim Merkez Bankası başarılıdır diyorsa ya lobicidir ya da matematik özürlü.

Bu konuda çok detaylı bir açıklamayı Ibrahim Turhan ve IMF yazımızı güncelleyerek yaptık. Fiyat istikrarı nedir, Merkez Bankasının tek ve nihai amacı hükümete yaranmak mıdır yoksa başka bir şey mi gibi soruların cevabını merak ediyorsanız yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Read More!

Merkez ve Faiz Tartışması Üstüne

7 kasımda "merkezin bundan sonra indirime gitmeyecegini dusunuyorum" diyen bir yazı yazdım. Yılların kurdu Ekonomix hemen şöyle bir yorum bıraktı:"Var misin iddiaya? Bence en azindan bir kez daha indiricek. Ayrica yaptigin tahminlerin de birbiriyle tutarli oldugu da soylenemez. Bir borsa cok yuksek diyorsun ( ki bu ekonomi rayina oturmamistir demektir), bir Merkez faizleri indirmeyi durduracak diyorsun (ekonomi rayina girmistir). Hangisi? Hem bu iddianin galibini de bir iki hafta icerisinde ogrenebilecegiz."

İndirme olayını biraz sonra tartışacagım, ama önce Ekonomix'in eleştirisine cevap veriyim. tahminlerim tutarsızmış. Birincisi faizlerdeki indirimin durması ekonominin rayına girdiğini göstermez. FED, ECB ve bircok merkez bankası cok onceden faizleri dip noktasına cekti, ne oldu! Bu cumlen ne yazıkki, tümden yanlış. İkinci hata da borsanın cok yuksek olmasının ekonominin rayına oturmadığı anlamına gelmesi, bu cok su goturur bir tartışma (borsa-üretim) ama kısaca borsanın istikrarlı biçimde yukselmesi istenen doğal bir durum, fakat spekülatif sermaye ile şişmesi gercegi yansıtmayan bir durum. Nitekim şu anda bunu yaşıyoruz, üretimdeki artış cok kucuk ama borsa 50000 leri buldu. bununla birlikte kriz öncesi 1-2 yılda da borsanın yuksek buna karşın ekonominin tıkırnda olduğu günler gördük.

geçelim Merkezin faiz tartışmasına. Önce Merkezin son para pol. kurulu toplantı özetinden bazı notlar:

Nükleer Kirlilik  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Olasılık Soruları ve Çözümleri  Marksizm Nedir  Spam Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları  Bono Nedir?  Fareli Köyün Kavalcısı  Arge Nedir?  Kalite Nedir  Açık Arttırma Nedir  Pesimist Nedir?

*Kurul üyeleri, kredi arzındaki kısmi iyilesmeyi ve istihdam verilerindeki olumlu seyri not etmekle birlikte, bu gelismelerin faiz indirim sürecini sonlandırmak için yeterli olmadıgı degerlendirmesinde bulunmustur. Bununla beraber, dip noktasının geride kaldıgına dair algılamaların giderek güçlenmesi nedeniyle, veri ve gelismelere baglı olarak gelecek toplantıda faiz indirimlerinde yavaslamanın gündeme alınabilecegi belirtilmistir.
* Önümüzdeki dönemlerde küresel büyümenin tekrar kesintiye ugraması ve bu durumun yurt içi iktisadi faaliyetteki toparlanmayı geciktirmesi durumunda, politika faizlerinde ek bir indirim süreci söz konusu olabilecektir. Bu çerçevede, küresel ekonomideki sorunların henüz tam olarak
giderilememis oldugunu ve toparlanmanın gücüne iliskin belirsizliklerin devam ettigini dikkate alan Kurul, para politikasının asagı yönlü esnekligini uzun bir süre koruması yönündeki görüsünü teyid etmistir.
* sermaye girislerinin hızlanması durumunda kısa vadede enflasyon üzerinde asagı yönlü riskler artabilecektir. Böyle bir durumla karsılasılması halinde politika faizlerinin geçici olarak daha da düsük seviyelere çekilmesi söz konusu olabilecektir.

şimdi Merkez burda acık acık faiz indiriminin sonuna gelinmedi diyor. Piyasadaki yorumcuların hemen hemen hepsi merkez iki defa daha .25 baz puan indirime gider sonrada uzun süre sabitler faizleri diyor da ben ne diye kalkıp merkez indirime gitmeyecek diyorum :)

Şöyleki beyler, yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere "Bir Slayta" baktım ve bir degerlendirme yaptım. Degerlendirmemi yaparken ne piyasada milletin ne dediğinden ne de merkezin yukarıda belirttiğim toplantı özeti hakkında bilgim vardı. Ben aslında Merkezin yapması gerekeni soyluyordum yazımda ve merkezin de mantıklı biçimde bunu uygulayacağını düşünüyordum. ama sonradan bi baktım meğer merkez neredeyse acık bicimde faizleri indireceğini belirtmiş. Bu nedenle merkez 0.25'lik iki indirimle veya tek seferde 0.5lik indirimle faizleri % 6.25 düzeyine kadar cekip orda sabitleyebilir mi, bence evet peki sabitlemeli mi bence hayır.

Bence merkez borc alma faizini şu andaki %6.75'de sabitlemeli peki neden mi?
* faizin düşük olması, parasal aktarım mekanizmasının mükemmel calısması demek değildir. faiz oranı, enflasyonla ve piyasanın tasarruf eden-yatırımcı-bankacı v.b. kesimleri icin uygun bir oran olmalıdır. zaten yoksa gösterge olma özelliğini de kaybeder ve piyasalar tarafından izlenmez.
* TR icin görünen enflasyonun ortalama %5'de devam edeceğidir. İlerde enflasyon ile ilgili hem buyume hem de parasal yönden artış riskleri bana göre daha fazladır.
* Bu nedenle ilerde faizin tekrardan artırılması daha güç olabilecektir. ayrıca faizin aşağı yönlü kullanılabilmesi açısından esnekliği elde tutmanın yolu enflasyonun gidiş yönünün daha net görüldükten sonra faiz indirim kararının verilmesidir.
* TUFE'de dusus egilimi surse de özel kapsamlı göstergelerde bir artış söz konusudur. A. mevsimlik ürünler haric TUFE, D. islenmemiş gıda ürünleri ve enerji haric TUFE ve B. islenmemiş gıda ürünleri haric TUFE artış eğilimindedir.
* reel faizlerin uzun süreli cok dusuk boyutlara cekilmesi (%1-2 gibi), bankacılık kesiminin karlılığı ustunde tahrip edici bir unsur olusturabilecektir.
* bankacılık kesimi bundan kacınmak icin aslı işi olan kredilendirmeye dönmeye calısacaktır işte kredi faizlerindeki dusus ve rekabeti de asıl o zaman görmeye başlayacağız.
* Bu noktada da reel üretim buyumesi devreye giriyor. Düğüm her zaman oldugu gibi reel ekonomide cozulecek veya cozulmeyecek!
Read More!

Slayt Nedir


yukarıdaki grafikten isteyen istediğini anlasın...ben bisey demiyorum.
bu grafikte (kırmızı ok bana ait), merkezin faiz indirimlerinin sonuna geldiğinin bir kanıtı, merkezin en son kararıyla merkezin borc alma faiz oranı % 6.75 e indirildi. gosterge faizler ise 9larda şimdi. şu yazımdaki enflasyon ve buyume yorumları nedeniyle, ben merkezin bundan sonra indirime gitmeyecegini dusunuyorum. kısaca soylersek, şu yeşil filizler hem enflasyonda hem de buyume de kendini gosteriyor bu nedenle bu faizler daha fazla gerilemeyecek. merkez faizleri bir muddet sabit tutacak bence.

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir Read More!

Değerlendirme Yazısı

Merkezin enflasyon raporu yayınlandı. Agırlıklı olarak bu rapordan olmak uzere ekonomiye bir bakalım.


  • Krizin Genel Yapısı
Merkezin kriz hakkındaki degerlendirmesi şöyle: "...krizin en yoğun dönemlerinin geride kaldığına işaret etmiştir. Bununla birlikte, iktisadi faaliyete dair öncü göstergelerdeki iyileşmenin yavaş olması, kredi piyasalarındaki sorunların devam etmesi ve istihdam koşullarındaki zayıflamanın sürmesi kriz sonrası toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağını teyit etmiştir." buna bende katılıyorum, zaten bunun boyle olacagı daha krizin başında belli idi. finans sektöründe oluşturulacak yeni yapı belirginleşmeden de dunya ekonomisinde hızlı bir çıkış beklemiyorum ben. Açıkcası para ve maliye politikalarının oldukca agresif bicimde kullanılması benim beklediğim 2.cokusu ortadan kaldırmıs ve bugun IMKBde gordugumuz gibi ciddi nominal degişimleri beraberinde getirmiş olsa da bu durum "kriz sonrası toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağını" da garanti etmiştir.

Demokrasi Nedir   Küresel ısınma Nedir  Özel Üniversiteler

  • TR'de Enflasyon
"yakın dönemde politika faizlerinde bir miktar daha indirim gerçekleştirildiği ve sonrasında faizlerin 2010 yılı sonuna kadar sabit tutulduğu varsayımı altında; enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2009 yıl sonunda yüzde 4,9 ile 6,9 aralığında (orta noktası yüzde 5,9), 2010 yıl sonunda ise yüzde 3,7 ile 6,9 aralığında (orta noktası yüzde 5,3) gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Enflasyonun 2011 yıl sonunda yüzde 4,9, 2012 yıl ortasında ise yüzde 4,8 seviyesine gerileyeceği öngörülmektedir". Merkezin 2009 yıl sonu resmi hedefinin 7.5, 2010 hedefinin ise 6.5 oldugu göz önüne alındığında; enflasyonun hedeflerin altında kalacağını deklare etmektedir merkez. bu acıdan Enflasyon Hedeflemesinin hedefden +/- sapmasının sorun yapılması gerekirken (yani hedefin altında kalmak da bir başarısızlık iken) bunun sorun olarak görülmediği, açıkca büyümeye odaklanıldığı görülmektedir.

ayrıca merkez "Güncellenen tahminler, politika faizinin oldukça uzun bir süre düşük düzeylerde tutulması durumunda dahi, toplam talep koşullarının enflasyondaki düşüşe verdiği desteğin önümüzdeki iki yıl boyunca süreceğini göstermektedir." dogru toparlanma dunyada yavas ve kademeli olacak ama ben talep etkisinin TR icin 2012nin ortalarına kadar sureceğini beklemiyorum. aksine parasal ve mali gevsemelerin etkisi, TRnin saglam finans yapısı ile birlikte toplam talebin enflasyon oranlari üzerindeki baskısının cok daha kısa zamanda hissedilebilecegini dusunuyorum. Buradaki toplam talep baskısı olayında aslında potansiyel arz cok onemli bence potansiyel arzın da gerilediği varsayımı altında talebin baskısını daha erken göstermesi söz konusu, ustelik siz mikro pazarlarınızı duzenlemeden enflasyonda kalıcı bir duzelme beklememelisiniz. bu acıdan 2009 icin degil ama 2010 icin % 5.3 hedefi bence oldukca dusuk!

bu noktadan hareketle merkezin "2010 yılının ikinci yarısından itibaren enflasyonun kademeli bir düşüş eğilimine girerek 2011 yıl sonu hedefi olan yüzde 5,5 düzeyinin bir miktar altında istikrar kazanacağı öngörülmektedir. Bu çerçevede, iktisadi birimlerin orta vadeli sözleşmelerinde ve planlamalarında bu düzeyleri referans olarak alması, fiyatlama davranışlarını buna göre oluşturması, enflasyon katılığını azaltarak iktisadi faaliyetteki toparlanmayı destekleyecektir." ongorusu ve cagrısı da tutarsız. ben orta vadede %7'den aşağısını referans almazdım.

  • Dünyada Kriz Bitti Mi?
"Gelişmiş ülkelerin sanayi üretim endeksleri incelediğinde, yıllık gerilemedeki hızlanma eğiliminin Şubat ayından itibaren durduğu gözlenmektedir. Gelişmekte olan ülkeler sanayi üretim endeksinde de benzer bir eğilim dikkat çekmektedir."

  • Büyüme Tahminleri Yukarı Yönlü revize ediliyor.

  • Ekonomik Teorinin Esnek Fiyatlar varsayımı
"Enflasyon oranları ülke bazında karşılaştırıldığında, 2009 yılı Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ABD’de genel enflasyonun yüzde 5’ten yüzde -1,4’e, Japonya’da yüzde 2’den yüzde -1,1’e, Euro Bölgesi Uyumlulaştırılmış Tüketici Fiyat Endeksi (Harmonised Index of Consumer Prices - HICP) enflasyonunun ise yüzde 4’ten yüzde -0,15’e gerilediği görülmektedir. Gelişmekte olan ülkelerden Çin’e bakıldığında ise yıllık enflasyon oranının 2008 yılının Mayıs ayındaki yüzde 7,7’lik değerinden 2009 yılının Mayıs ayı itibarıyla yüzde –1,4’e düştüğü görülmektedir."

  • Para Politikası

"ABD’de alınan genişletici parasal tedbirlere rağmen piyasa faizlerinin yüksekliği para politikasının etkinliğini zayıflatmaktadır." Paranın reel ekonomi ile olan ilişkisini bir kere muğlak ve sorunlu hale getirdiniz mi, parasal aktarım mekanizmasına da sahip cıkamazsınız. eger para kagıt olmaya baslıyorsa, degeri hakkında bir yargıya varılamıyorsa, grafikte goruldugu gibi bilancolarınızı şişirmeniz ve faiz oranlarını dusurmeniz pek bir işe yaramaz, reel ekonomiye gitmesini beklediğiniz paralar borsalarınızı şişirir, paranızın degerini dusurur. enflasyon bir finansal istikrar gostergesi olmaktan cıkar ve siz bir sisin içinde yol alırsınız.

  • TR icin nisbeten guzel haberler; istihdam, risk göstergeleri, dusen reel faiz...

"Dengeleyici maliye politikaları, mali sürdürülebilirlik kaygılarını canlandırmadığı sürece ekonomik harcamaları desteklemektedir. Aksi taktirde borcun sürdürülebilirliği kaygılarını artırarak bekleyişleri olumsuz etkileyebilmekte ve ekonominin uzun dönem büyüme potansiyelini zayıflatabilmektedir." Alın size mali sürdürülebilirlik kaygılarını canlandırma, yine raporda hemen bir kac alt paragraftan "bütçe üzerinde oluşturduğu yükü telafi etmek amacıyla tütün ürünlerine uygulanan vergiler ve akaryakıt ürünleri üzerindeki ÖTV artırılmıştır."

  • Ayrıca Merkez raporunda tam 6 kez "en kötünün geride kaldığı" ifadesini kullanmış. sanırım Durmus Yılmaz'ın Tünel benzetmesini unutmuşlar veya unutturmak istiyorlar.
Krizi Değerlendirdiğimiz yazılar devam edecek...Ayrıca T'pol'ün sorusunu cevaplandırıp, Ekonomix'in ne hakkında kapıştığımızı hatırlamasını sağlayacağız.
Read More!

Küresel Büyüme Tahminleri

Dünya ekonomisinin önümüzdeki dönemdeki büyüme performansına ilişkin tahminler incelendiğinde, gelişmiş ülkelerdeki durgunluğun 2009 yılı boyunca devam edeceği, 2010 yılında ise resesyon sürecinin sona ereceği beklentisinin genel olarak hakim olduğu gözlenmektedir. (Merkez'in enflasyon raporundan, şöyle bir göz geçirin diye koydum).

Tutumluluk  Inovasyon örnekleri  Türev Konu Anlatımı  EFT Nedir  Olasılık nedir    Ekonomi Nedir  Hisse Yorumları  Bilinçli Tüketici Read More!

Dikkat çekici bir öneri

Fatih Özatay, Serdengeçti zamanında TCMB'de başkan yardımcısıydı. Oradan ayrıldıktan sonra akademik hayata geri döndü. Bir taraftan da Radikal'de yazı yazıp makroekonomik sorunlar konusunda hükümetin bir kulağından girme fırsatını bile bulamayan çözüm önerilerinde bulunup duruyor. Bugünkü yazısında yine dikkat çekici bir öneri var. Meğerse TCMB'nin elinde krize müdahale etmekte kullanılabilecek ciddi bir kaynak varmış. Yerel seçim için işsizlik sigortası fonunu yağmalamakla meşgul olan hükümet bunu dikkate alır mı, alırsa da önerilen şekilde kullanmak yerine seçim ekonomisi aracı olarak kullanmaya çalışmaz mı bilmiyorum ama sizin de haberiniz olsun istedim. Read More!

Merkez Bankasi ve Doviz

Merkez Bankasi hergun gerceklestirdigi doviz alim ihalelerine ara verdigini acikladi.

"...Türk bankalarının likidite durumlarını daha da güçlendirmek amacıyla 16 Ekim 2008 tarihinden başlamak üzere döviz alım ihalelerine ara verilecektir. Böylelikle, döviz alım ihaleleri yoluyla kalıcı olarak döviz piyasasından çekilen likiditenin sistemde kalması hedeflenmektedir. "

Ben ne yaptim bu haberden sonra. Bir miktar doviz aldim. Bakalim sistemde kalan likidite nereye gidecek. Read More!