David Einhorn'un 22 dakika uzunlugundaki gorusmesini ve diger ayrintilari David Einhorn Predicting Another Crisis Like the Great Recession baslikli yazidan takip edebilirsiniz. Read More!
Kuresel Kriz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kuresel Kriz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
David Einhorn Kriz Tahmin Ediyor
David Einhorn'un 22 dakika uzunlugundaki gorusmesini ve diger ayrintilari David Einhorn Predicting Another Crisis Like the Great Recession baslikli yazidan takip edebilirsiniz. Read More!
ERTELENMİŞ TALEP Nedir?
Krizle birlikte özellikle lüks tüketim mallarındaki talep ertelenmesi yaygın bir gelişmedir. Son dönemde teknolojideki gelişmelere ve bizim ne derece gösterişe meraklı bir toplum olmamıza rağmen cep telefonu değiştirme süreleri Avrupa ortalamasına gelmiş.
Reeskont Nedir Bütçe Nedir Aritmetik Ortalama Nedir Hisse Senedi Nedir Bilanço Nedir
Bizim gibi tüketim alışkanlığı çok güçlü olan toplumlarda lüks mallarına olan ertelenmiş talep sonradan ortaya çıktığında ciddi bir balon oluşturur. 2005 yılını hatırlayalım deprem nedeniyle evlerini değiştirmek isteyenler krize takılmış krizin etkisinin atlatılmasıyla bir emlak balonu oluşmuştu.
Akreditif Nedir Tahvil Nedir Broker Nedir Portföy Nedir
İşte benden size tüyo iş yapmak istiyorsanız önümüzdeki dönemde böyle ertelenmiş talebin ortaya çıkacağı sektörleri seçin. Şimdiden o taraflara yönelmekte fayda var. Eğer ekonomide beklenen toparlanmanın olacağını istihdamda düzelmenin görülebileceğini düşünüyorsanız demekki cep telefonu sektörü uygun. Halen dipten çıkmamış ama çıkma potansiyeli her zaman yüksek olan bir sektör. Ancak ekonomide beklenen toparlanma olmaz yeni bir resesyon ya da durgunluk dönemine girilirse terste kalabilirsiniz de. Ne kadar risk o kadar getiri yani...
Tutumluluk Nedir Varlık Barışı Nedir Evrim Teorisi Nedir Reyting Nedir
NOT: Hane halkı harcamaları gösteriyorki biz bu krizde otomobil, mobilya, beyaz eşya gibi harcamalarımızı ertelememişiz. Alkol tütün kullanımımızı da kısıtlamamışız hatta toplu taşıma yerine özel arabalarımızla işe gidip gelmeye devam etmişiz çünkü nette araç akaryakıtlarında artıştayız. (LPG, motorin ve benzinler toplamında) Ama mesela çocuklarımızın eğitiminde bir ertelemeye gitmişiz. İşte siz artık kendinize uygun potansiyel bir ertelenmiş talep taşıyan sektör buluverin. Read More!
Kuresel Kriz Teget Gececek, Sahibinden Satilik Kopru
Altın Yorumları UNESCO Nedir Sosyalizm Nedir Forex Nedir Fraktallar Altın Oran Nedir Read More!
ABD'ye yetişmek için % 27.19 Küçülmemiz Gerekiyor!
Yazan:
rdynk
Salı, Mart 10, 2009
Konular:
(rdynk),
Büyüme,
Kuresel Kriz,
Mahfi Eğilmez,
olasilik hesabi
4
Yorum Var.
Bununla birlikte, medyada gördüğüm bir yaklaşım, bende soru işaretleri doğmasına neden oldu. Bu yaklaşımın tipik örneğini Mahfi Eğilmez bugünkü yazısında ortaya koydu : “Ocak ayı verileriyle birlikte son altı ayın ortalama sanayi üretimi gerilemesi yüzde 11, imalat sanayi üretimi gerilemesi yüzde 12.9 olmuş. Küresel krizin asıl çıkış yeri olarak kabul edilen ABD’de son altı ayda sanayi üretimi gerilemesi aylık ortalaması yüzde 1.7, imalat sanayi gerilemesi ise yüzde 2 olarak gerçekleşmiş. Yani bu verilere bakınca bizdeki sanayi üretimi gerilemesinin ABD’dekinden 6.5 misli büyük olduğu ortaya çıkıyor.” diyor Eğilmez, yani ABD’ye göre biz 6.5 kat fazla küçülmüşüz. Suçlu da onlarken, biz bu kadar daraldıysak en büyük suçlu iş bilmez, paket açıklamaz hükümet! Noktasına varıyor eleştiriler.
üstüne bir de Hurriyette şu haberi gordum. CHP lideri Deniz Baykal gazetecilerle ekonomik kriz üzerine basın toplantısı düzenliyor. Baykal, toplantının başında hurriyet.com.tr'nin manşetine taşıdığı 'Çöküş Tablosu'nun çıktısını alarak bilgileri tek tek okudu. İktidara hurriyet.com.tr'nin tablosuyla yüklendi. 
Reeskont Nedir Bütçe Nedir Aritmetik Ortalama Nedir Hisse Senedi Nedir Bilanço Nedir Akreditif Nedir Tahvil Nedir Broker Nedir Portföy Nedir Tutumluluk Nedir Varlık Barışı Nedir Evrim Teorisi Nedir Reyting Nedir
Gerçekten de vahim bir tablo. Ama benim bu açıklamalara karşı bazı itiraz noktalarım var. Öncelikle, ABD ekonomisiyle TR ekonomisini birebir kardeşim 6.5 kat kotüyüz diye karşılaştırmak yanlış. Bir kere iki ekonominin büyüme yapısı farklı. Aşağıdaki grafik, 1990’dan 2009 Ocak ayına kadar ABD ve TR deki gecen yılın aynı ayına göre hesaplanmış Sanayi üretimi büyüme oranlarını veriyor. Bizim ne kadar dalgalı ve istikrarsız büyüdüğümüz açık beyan ortada. Bizim daralmalarımızda, genişlemelerimizde ABD nin çok üstünde gerçekleşiyor. ABD, 1990’dan günümüze en büyük daralmasını % - 9,72 ile 2009 Ocakta görüyor. Bizim için de aynısı geçerli, % 21,3’lük daralmamız 1990dan bugune en kötü performansımız : ( peki en iyiler de durum ne, ABD’de en iyi % 9,31, TRde % 24.13. Ortalama büyümelerimiz ise, ABD için % 2.44 ve TR için % 4.5. İkinci nokta, bizdeki kayıtdışılık. Bu başlıbaşına bir konu o yuzden buraya hiç bulaşmıyorum.
Peki kardeşim hangimizin performansı daha kötü! Ben şöyle düşündüm. Her iki ülkenin büyüme serilerini standart normal dağılıma çevirirsem. ABD’nin % 2.44 ve TRnin % 4.5’lik ortalama büyümelerini “0” a çekmiş olurum. Daha sonrada bu “0” etrafındaki büyümelerine (standart normal dağılıma uydurulmuş) bakarım ve iki ülkeyi karşılaştırmış olurum. (diye dusundum, belki de full yanlıştır, istatistiği kuvvetli olanların katkısını bekliyorum bu konuda).
Her iki ülkenin 2009 Ocak ayı büyüme oranları : ABD: -9.73 TR: -21.31
1990:01-2009:01 Ortalama büyümeleri : ABD: 2.44 TR: 4.51
Standart Sapması : ABD: 3.18 TR: 8.29
Standartlaştırılmış 2009 Ocak ayı büyüme oranları : ABD: -3.82 TR: -3.11Şu durumda, Türkiye’nin ABD’nin -3,82’lik standartlaştırılmış küçülme rakamına ulaşması için % 27.19 küçülmesi gerekiyor! Ne Dersiniz?

Reeskont Nedir Bütçe Nedir Aritmetik Ortalama Nedir Hisse Senedi Nedir Bilanço Nedir Akreditif Nedir Tahvil Nedir Broker Nedir Portföy Nedir Tutumluluk Nedir Varlık Barışı Nedir Evrim Teorisi Nedir Reyting Nedir
Gerçekten de vahim bir tablo. Ama benim bu açıklamalara karşı bazı itiraz noktalarım var. Öncelikle, ABD ekonomisiyle TR ekonomisini birebir kardeşim 6.5 kat kotüyüz diye karşılaştırmak yanlış. Bir kere iki ekonominin büyüme yapısı farklı. Aşağıdaki grafik, 1990’dan 2009 Ocak ayına kadar ABD ve TR deki gecen yılın aynı ayına göre hesaplanmış Sanayi üretimi büyüme oranlarını veriyor. Bizim ne kadar dalgalı ve istikrarsız büyüdüğümüz açık beyan ortada. Bizim daralmalarımızda, genişlemelerimizde ABD nin çok üstünde gerçekleşiyor. ABD, 1990’dan günümüze en büyük daralmasını % - 9,72 ile 2009 Ocakta görüyor. Bizim için de aynısı geçerli, % 21,3’lük daralmamız 1990dan bugune en kötü performansımız : ( peki en iyiler de durum ne, ABD’de en iyi % 9,31, TRde % 24.13. Ortalama büyümelerimiz ise, ABD için % 2.44 ve TR için % 4.5. İkinci nokta, bizdeki kayıtdışılık. Bu başlıbaşına bir konu o yuzden buraya hiç bulaşmıyorum.
Her iki ülkenin 2009 Ocak ayı büyüme oranları : ABD: -9.73 TR: -21.31
1990:01-2009:01 Ortalama büyümeleri : ABD: 2.44 TR: 4.51
Standart Sapması : ABD: 3.18 TR: 8.29
Standartlaştırılmış 2009 Ocak ayı büyüme oranları : ABD: -3.82 TR: -3.11Şu durumda, Türkiye’nin ABD’nin -3,82’lik standartlaştırılmış küçülme rakamına ulaşması için % 27.19 küçülmesi gerekiyor! Ne Dersiniz?
Kuresel Kriz, Borsa, Dolar
Üretimde gidişat dünyada ve türkiye'de aynı berbatlıkta devam ediyor. Aralık ayı imalat sanayiinde kapasite kullanım oranı, geçen yılın aynı ayına göre 16,4 puan azaldı, kasım sanayi üretimi % 13,9 azalışla resmen çöktü. Aralık ayında toplam taşıt aracı üretimi ise 2007 yılının aynı ayına göre yüzde 62.4 oranında azalmış . isteyen aşağıdaki grafikleri inceleyebilir. İlk grafikte, ABD ve ikinci grafikte Avrupadaki sanayi üretimindeki düşüşü açıkca görebilirsiniz. 3. garfik bizim sanayideki KKO'ndaki çöküşümüzü, 4.sü ise, sanayi üretimindeki çöküşü gösteriyor.
Buna karşın, iki de olumlu haber var. Aslında ikisi de bir ilerleme değil de bir duraklama bildiriyor kötü gidişatta. ilk haber 2008 yılı Kasım ayında 68,88 olan Tüketici Güven Endeksinin, 2008 yılının Aralık ayında Kasım ayına göre %1,48 oranında artarak 69,90 değerine yükselmesi. İkincisi olumlu haber ise, çıkan birçok işsizlik arttı haberinin tersine tarımdışı istihdamın azalışına ara vermesi. Tarımdışı istihdam 2008 haziran ayında gecen yılın aynı ayına göre 520.000 artı ile zirve yapmış ve bu noktadan sonra devamlı düşmeye başlamıştı. Ağustosta + 310.000, eylül de + 191.000 olmuştu. En son açıklanan verilere göre, Ekim ayında + 251.000 olmuş. Ben daha önce yazdığım yazıda, bu konuda, “Peki, asıl kötü haber ne? Geçen sene, 2007’nin yüksek seyreden Q4 tarımdışı istihdam verisi nedeniyle, büyük ihtimalle Eylül olmasa bile, Ekim-Kasım ve Aralık aylarında istihdamda net bir daralma göreceğiz. Diğer bir deyişle, geçen sene bu zamanlarda işe girenlerin bir kısmı işini kaybecek : ( “ demiştim. Şimdi Ekim ayının pozitif gelmesi olumlu bir haber bana göre. Hatta daha sonra yazıda işsizlik-oy üzerine bir degerlendirme yapmış ve AKP’nin oy kaybına neden olacağını söylemiştik. Şimdilik istihdamdaki bu haberi istihdamdaki gerilemenin bir duraksaması olarak görüyor ve olumlu değerlendiriyorum, bence AKP'de böyle değerlendirsin.
Reeskont Nedir Bütçe Nedir Aritmetik Ortalama Nedir Hisse Senedi Nedir Bilanço Nedir Akreditif Nedir Tahvil Nedir Broker Nedir Portföy Nedir Tutumluluk Nedir Varlık Barışı Nedir Evrim Teorisi Nedir Reyting Nedir
5 Aralık'Daki Reel Üretim kayarken isimli yazımda, Türkiye ve Dünya üretimdeki büyük ölçekli gerilemeye dayanarak “Her ne kadar TCMB’nin hazırladığı finansal istikrar raporu ve sunumlar finans piyasasında ve reel sektörde döviz darlığı anlamında ciddi bir sıkıntının bulunmadığını gösterse de ve enflasyon oranları yükselme eğilimini durdurmuş olsa da; üretimdeki bu ciddi düşüş ve bunun devamının geleceğini gösteren işaretler; Borsanın tarihi bir dip için artık hazır olduğunu bize söylüyor” demiştim. Ayrıca, “IMF ile görüşmelerde IMF’in özellikle mali konulardaki politikaları borsaya bir direnç verebilir ve bu sureci uzatabilir” diye de eklemiştim. Sonuç olarak da, “TCMB’nin raporlarından anladığım kadarıyla dolardaki çıkış da ancak eski zirvelerini yoklamak biçiminde olur hatta 1.7 ye ulaşırsa, öpüp de başınıza koyun ama 1.6 zannımca artık çok kolay bir değer. Risk almak istemezsem YTL’ de kalırım, Borsadaysam YTL’ye geçerim, risk istiyorsam ytl ye çektiğim paranın %70’ini dolara yatırırım” diye belirtmiştim. Ben bunları dediğimde, Borsa 24500 ve dolar 1.57 seviyelerindeydi. Tabi ben bunları söylediğimde FED’in doları bedavaya getireceğini bilmiyordum.
Şimdi genel bir değerlendirme yaptığımda, hala aynı şeyleri söylüyorum. Borsa 20.000’e geriler ve bu mukemmel alım fırsatları doğurur. Borsa’dan anlayan arkadaşlar varsa alım yapılabilecek hisseler hakkında bilgi verirlerse sevinirim. Dolar, 1.7’ye vardığında satın derim ben. Bu rakamı kırıp, yukarı çıksa bile tekrardan 1.6’lara geriler diye dusunuyorum. Ve son olarak bunları söyleyenin, bu piyasalarda şimdiye kadar hiç bir işlem yapmamış olduğunu da unutmayın :) derim ben.
Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir. Read More!
Kurtar Bizi Keynes ! diye bağıran IMF
Yazan:
rdynk
Salı, Aralık 30, 2008
Konular:
(rdynk),
IMF,
Keynes,
Kuresel Kriz,
küresel mali kriz
5
Yorum Var.
Bu saatte niye bu yazıyı yazıyrm. Canım sıkıldı da ondan. Mankiw'in bloguna bakarken, IMF'in 29 Aralık'da "Fiscal Policy for the Crises" adlı bir calısmaya imza attıgını gordum, yazarları da Antonio Spilimbergo, Steve Symansky, Olivier Blanchard ve Carlo Cottarelli olunca bir bakym dedim. yani calısma hem sıcak, hem maliye politikası ve guncel kriz uzerine egilmiş, ne guzel derken daha ozet kısmında dumura ugradım. Ozetinin bir kısmı asagıda;"The optimal fiscal package should be timely, large, lasting, diversified, contingent, collective,and sustainable: timely, because the need for action is immediate; large, because the current and expected decrease in private demand is exceptionally large; lasting because the downturn will last for some time; diversified because of the unusual degree of uncertainty associated with any single measure; contingent, because the need to reduce the perceived probability of another “Great Depression” requires a commitment to do more, if needed; collective, since each country that has fiscal space should contribute; and sustainable, so as not to lead to a debt explosion and adverse reactions of financial markets. Looking at the content of the fiscal package, in the current circumstances, spending increases, and targeted tax cuts and transfers, are likely to have the highest multipliers. General tax cuts or subsidies, either for consumers or for firms, are likely to have lower multipliers."
What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b
Oldu gozlerim doldu...Dunyayı kurtardınız, zaten sizin istediginiz ozelliklere (kırmızıyla belirttiklerim) sahip optimal fiscal packageında bir Harry Potter'lik işi var! Giriştede diyorlarki, şu andaki krizin cözumunde iki unsur varmış. biri finansal sektörün saglıgına gerikavusması, digeri de dusen toplam talebin kamu harcaması ile acilen ve yukarda ozellikleri belirtilen bicimde artırılması...vay anam vay...sonra ulke ornekleri inceleniyor, ulkeleri maliye politikasının krizden nasıl cekip cıkarttıgı anlatılmaya calısılıyor...ama anlatılamıyor aslında. Daha 1929 Great Depression'dan cıkısın bile fiscal politikalarla oldugu konusunda bir turlu anlaşamamışken, Keynes'i geri getirmenin, tum ulkeler birlikte, kocaman, etkili, seksi bir paket cıkartsın demenin ne alemi var.
Sonuca varmak istiyorsanız, uc noktalara gidin oturun. devvletin tum ekonomiye hakim oldugunda krizin falan var olmadıgını gorduk, genelde herkes surundu cunku...Birde kardeşim, talep eksikligi mi bu krizn nedeni! hayır! emtia fiyatları ucmustu, enflasyonu dizginlemenin imkanı kalmamıstı artık, eee şimdi ne oldu... talebi artıralım gene oylemi. gelecccekten calmak adına, taşların yerine oturmasına izin vermeden, yine bir balon yaratalım ve ustune binelim...bence siz finansal sektor uzerine kafa yorun yeter... Ekonomi guvenini ne bos dolar basarak ne de maliye politikalarıyla artırabilirsiniz. bırakın şişirdiginiz nominal kısmın bozdugu reel dunyadaki taşlar yerine otursun. ve lutfen kimseyi kurtarmayın, insanlar sandıgınızdan daha akıllı merak etmeyin.
Read More!
Bir Fast Food Reklamı ve bir CEO
What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b
Krizler patronlar için büyük fırsat yaratıyor aslında. Disiplinsiz ve ölçüsüzce şirketlerine doldurdukları ve nasıl kurtulacaklarını bilemedikleri çalışanları işten çıkartmak ya da ücretlerinden kırpmak için bulunmaz fırsat geçiyor ellerine. İnsan Kaynakları Kurutma Departmanları ve işgüzar CEOlar da patronlara yaranmak uğruna insanı çalıştığına çalışacağına pişman eden uygulamalar üretiyorlar.
Bu konuda bir araştırma falan var mı bilmiyorum ama reel olarak ücretler son yıllarda birçok sektörde çok düştü. Bu benim gözlemim, bilimsel bir veriye dayanmıyor. Read More!
Kapitalizmin krizi
Yazan:
tersaci
Pazartesi, Aralık 01, 2008
Konular:
Devlet,
finansal kriz,
Kapitalizm,
Kuresel Kriz
6
Yorum Var.
Communism is the longest route from capitalism to capitalism, goes an old Polish joke.Büyük Buhran'ı anlamak insanoğlunun nereden baksanız otuz yılını aldı. Üzerinden yaklaşık seksen yıl geçmis olmasına rağmen bugün bile Büyük Buhran'a ilişkin analizlerde fikir birliği bulamazsınız. Fikir ayrığı hem buhrana neden olan faktörleri, hem de buhran sonrası uygulanan ekonomi politikalarının etkilerini kapsar. Eskiden, okullarda Büyük Buhran'dan çıkışın ancak devlet harcamalarının arttırılması ile (yani Keynesyen reçetelerle) mümkün olduğunu öğretirlerdi. Ancak efsanelestirilmis, kolaycı Keynesyen reçetelerinin geçerliliği fazla uzun surmedi. Ekonomi literatüründe aşağı yukarı son elli yıl, Keynesyen politikaların neden olduğu felaketleri anlamaya çalışmakla geçti.
Bugün gelinen noktada ise krizin daha henüz üstündeki ateşi soğumadan, kimilerinin kafasında krizin nedenleri o kadar net ki şaşırıyorsunuz. Aç gözlü kapitalistler, bankacılar, spekülatörler hemen baş suçlu olarak ilan edildiler. Bana kalırsa, bu krizin nedenlerinin tam olarak anlasılabilmesi otuz olmasa bile bes-on yili bulacak. Ama insanları vahşi kapitalizm, aç gözlü bankacılar masalları ile kandırmak daha kolay. Böylece daha kolay taraftar bulabiliyorsunuz.
What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b
Gerçekte sadece kapitalist bankacılar, spekülatörler değil bütün insanlar aç gözlüdür. Ama aç gözlülük zamana göre değişen bir durum değildir. İnsanlığın aç gözlülük seviyesine tespit etmek mümkün değil. Ama insanlar son bir kaç senede bir anda az aç gözlü oluvermediler. Krize neden olduğu söylenen kapitalistler, bankacılar, spekülatörler bugün kar peşinde koşuyorlarsa dün top peşinde koşmuyorlardı. Az buçuk istatistik/ekonometri bilen birisi bilir ki değişmeleri (variation) sabitle (constant) açıklayamazsınız. Dolayısıyla aç gözlü bankacıların/kapitalistlerin hırslarının bugünkü krize neden olduğu tezi pek inandırıcı değil.
Kapitalizme vahşi diyerek saldıranların hiç değinmedikleri bir durum var. O da devletin daha vahşi olduğu. Amerika’da devlet merkez bankası ile el ele vererek krizin ayak sesleri duyulmaya başladığından (2007 yazı) bu yana her türlü şaklabanlığı yapıyorlar. Gerek Fed eliyle, gerek federal hükümet eliyle geniş kapsamlı, yanlış saymadıysam 15-16 müdahale paketler halinde gerçekleştirildi. Yenileri de yolda. Yapılan açıklamalar teyit ediyor ki, istisnasız her paket ekonomiyi durgunluktan kurtarma amacı ile meşrulaştırılmış. Hatta ilk paketlerde amaç “durgunluğun önüne geçme” şeklinde ifade edilirken, daha sonra “ekonomik durgunluğun etkilerini hafifletme” haline, daha sonra da “durgunluğun buhrana dönüşmesini engelleme” seviyesine ulaşmış. Ancak her operasyon bir önceki operasyonunun koşullarını aratıyor.
Bütün bu paketlerinin olumlu ya da olumsuz etkilerini zaman gösterecek. Bir tarafta yapılan operasyonların kısa dönemli çözümler üreterek krizin etkisini hafiflettiğini ya da zamana yaydığını iddia edenler var. Bir de açıklanan her paketin var olan sorunları çözme yerine sorunun bir parçası haline geldiği tezi var. Bu, ikinci tez bana daha inandırıcı geliyor. Ekonomik aktörlerin kaybettiği güveni tesis etmek merkez bankalarının (aslında devletin de) varsayılan görevleri arasında. Bugün ise hem merkez bankaları hem de devlet erkanı güvensizliğin baş unsuru haline geldiler. Açıklanan paketlerin ise hastanedeki arkadaşınızı ziyarete giderken aldığınız bir buket çiçekten farkı yok. Hastayı iyileştirmiyor, ama arkadaşınız sizin hakkınızda olumlu düşünüyor.
Devletin açıkladığı kurtarma paketleri ekonomiyi kurtarmaktan daha çok, koltuk sahiplerinin kendilerini kurtarma işlevi görüyor. Bir de sesi çok çıkan, devlet erkinin yakınında duran, “devlet ulufe dagıtsa da faydalansak” temennisiyle bekleyen akbabaların keselerini doldurmaya yarıyor. Bunun faturasının bir gün çıkmayacağını düşünmek aptallık değilse saflıktır. ABD’de yapılanlar, bu faturanın mümkün olduğunca en kalabalık olan alt kesimin sırtına yıkılması çabasıdır. ABD başta olmak üzere devletin ekonomiyi kurtarma planı geçmişte işlememiştir, bugün de işlemeyecektir. Devleti kim kurtaracak onu merak ediyorum. Aynı durum, ülkeleri kurtarmak için kollarını sıvayan IMF için de geçerli.
Bugünkü krizin nedenleri analiz edildiğinde öne çıkan faktörlerden biri, politikacıların oy toplamak için herkese bir ev vaat etmesi (affordable housing), bunun sonucunda da devlet destekli kurumların ortaya çıkmasıydı. Şurada devlet destekli bu kuruluşların desteklediği politikacıların listesi, destek miktarı ile birlikte yer alıyor. Listedeki ilk üç isimden en az ikisi size tanıdık gelmesi gerek. Biraz daha altlara da inerseniz tanıdık başka isimler de bulabilirsiniz (12,19).
Bundan on ya da yirmi yıl sonra bugünkü kriz hakkında yapılan analizlerin bugün yazılanlarla örtüşmeyeceğini tahmin etmek zor değil. Bugün ortaya çözüm diye ortaya konan akorbatik hareketlerin olumsuz etkilerine kıyasla ne kadar olumlu etkisinin olduğunu görmek o kadar uzun süre de almayabilir. Sırada da bu seçimlerde sık sık tekrarlanan “affordable healthcare” vaadi var. Bu plan da uygulanırsa, siz asıl o zaman seyreyleyin hengameyi.
Para politikasının politikacıların eline bırakılamayacak kadar ciddi bir iş olduğunu anlamak uzun zaman aldı. Nihayetinde bağımsız merkez bankaları en anlamlı sonuç olarak ortaya çıktı. Merkez bankası bağımsızlığı (Central Bank Independence) bugün ekonomi biliminde önemli bir yer teşkil ediyor. Bana öyle geliyor ki, gerekli dersler alınırsa bugün yaşadığımız krizin uzun dönem sonuçlarından biri de politikacılardan bağımsız maliye politikasının oluşturulması olacaktır (Fiscal Policy Independence). Fiyasko ile sonuçlanması kaçınılmaz doksan yıllık bir başka deneyin çöküşünün daha sonra mı, yoksa daha önce mi gerçekleşeceği ise henüz belli değil.
Ek: How Did We Get into This Financial Mess?
by Lawrence H. White Read More!
Kuresel Kriz ortamında Tutumluluk
Önce şirketlerin durumunu ele alalım. Önemli olan düzenli ve disiplinli çalışmak, teknolojinin sunduklarını iyi analiz edip, bu imkanlardan sonuna kadar yararlanmaktır. Fazla zaman harcanmasına sebep olan işler gözden geçirilip, bunları daha etkin şekilde yapmanın yolları aranmalıdır. Benim temel kuralım şudur: Bir iş yıllardır bir şekilde yapılıyorsa, mutlaka, onu daha iyi yapmanın bir yöntemi çıkmıştır.
What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Germany
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b
İşe eleman alırken ucuza işgücü satın alıyor gibi davranmamak, düzgün, birden fazla işi yapabilme kapasitesi olan kaliteli insanlara “yatırım” yapmak gerekir. Bu şekilde daha az sayıda çalışan ile daha fazla iş yapmak imkanı olabileceği gibi, bir krizde çıkartılan çalışanlardan doğacak iş kaybının da önüne geçilmiş olur. Oysa şirketler temelde “ucuz adam” alma telaşındadırlar. Bunun da iki sonucu oluyor: 1. Düzgün insanları ihtiyaçları nedeniyle ucuza kapatıp, ruhlarını satın almış gibi çalıştırabiliyorsunuz ama bu geçici bir süre zira o düzgün adamlar mutlaka gerçek değerlerini verecek bir işyeri bulabiliyorlar, 2. Yetersiz insanları ucuza işe alıp sonra da onların beceriksizlikleri veya kötü performansları nedeniyle iş kaybına katlanmak gerekebiliyor. Bunun yerine gerçek, adaletli bir ücret, yeterli eğitim ve gelişim imkanı, birden çok konuda sorumluluk sunarak uzun vadede kazançlı çıkmak mümkün. Ayrıca Genel Giderler konusunda da her zaman tutumlu davranmak şart. Böylece zor zamanlarda bizdeki şirketlerin konuşmayı en sevdiği konu olan “tasarruf tedbirleri” konusunda “çaycıyı çıkartmak”, “ücretsiz izin kullanmak” gibi saçmasapan fikir üretilmesinin de önüne geçilmiş olunur.
Bireysel anlamda tutumluluk da böyle birşey. Paranız bolken, ekonomi iyi gidiyorken de elektrik, su ve gıda harcamalarına dikkat etmek, gereksiz alışverişlerden kaçınmak lazım. Bu sayede bir kenara az da olsa para koyabilirsiniz. Yarının ne getireceği hiçbir zaman belli değil.
Bir de ben aldığı ücretten şikayet eden ama altında arabası, evinde Plazma TVsi olan ve her daim cep telefonu, PDA, MP3 Player gibi cihazları durmadan değiştiren kişilere takılıyım. Adam maaşının yetmediğinden şikayet eder ama şirket servisi olduğu halde şahsına ait arabayla işe gelir, ay sonunu getiremediğinden yakınır ama sabah kahvaltısını evde etmeyi ya da evden getirmeyi akletmez. Büyük rakamları bulmak da biriktirmek de zor. Esas tasarruf küçük şeyler sayesinde oluyor. Bundan kesinlikle eminim. Deneyin siz de göreceksiniz Read More!
Hamdolsun Teget Gecti II
Ilk ciddi veriler gelmeye basladi. Ekim ayinda %24 gerileyen otomotiv ihracatimiz Kasim ayinin ilk 3 haftasinda da %42 azalmis.
What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Germany
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b
Yine de telaslanacak bir durum yok, ben daha yeni kendisiyle konustum, her Turk vatandasi bir otomobil alsa 70 milyon otomobil eder, tanesi $20000'dan milli gelirimizi $1.4 trilyon arttirir dedi. Hadi herkesin alacak durumu yok, gelir bakimindan en tepedeki %10'luk kesim alsa $140 milyar eder, ekonomimiz %20 buyur dedi. Ben de "helal olsun vallahi, biz onca sene bosuna ekonomi doktorasi yapmisiz, Kasimpasa'da top kosturarak da cok super ekonomi bilgisi edinilebiliyormus" diyerek telefonu kapattim.
Bundan sonraki projemiz "herkes bir kilo findik yese Fiskobirlik bayram eder"... Read More!
Lafla Peynir Gemisini Yuzdurmek Ne Demektir?
Yazan:
Blog Sahibi
Cuma, Kasım 21, 2008
Konular:
Basbakan Erdogan,
Kuresel Kriz,
Merkez Bankasi
5
Yorum Var.
Bundan bir ay once Arap sermayesini ulkeye cekecegiz hayalleri icerisinde dolasiyorlardi. Orhan Karaca bu konu uzerine duzgun usluplu bir yazi yazmisti, ben agzimi bozmayayim, siz onun yorumlarini okuyun.
Erdogan simdi de issizlige "muthis" bir formul bulmus. TOBB'un her uyesinden bir kisiyi ise almasini istiyormus. Boylece 1 milyon 300 bin kisi is sahibi olacakmis. Niye bir kisiyle yetiniyorsun ki? Iki kisi ise almalarini iste, Turkiye'de issizlik sifira insin.
What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Germany
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b
Bunlar Demirel'in "herkesi erken emekli edersem issizlik sorununu kokunden cozerim" mantigiyla ortaya atilmis projelerdir. Normalde gerceklesmez, olur da gerceklesirse ama ulke ekonomisine uzun vadeli buyuk zararlar verirler.
Ote taraftan Merkez Bankasi da faizleri yarim puan indirerek krize karsi "onlem" alabilecegini zannediyor galiba. Insanlar da "yahu su gecelik faizler bir yarim puan inse de tekrar tuketim ve yatirim yapmaya baslasak" diyorlardi. Uyanin beyler uyanin artik. Gosterge faizler %23'e cikmis, sen gecelik faizleri indirerek bunu dusurebilecegini zannediyorsun. Kafasinda uc tel sac olan adam berbere gitmis, berber keserken iki tel sac da dokulmus, adam da "birak daginik kalsin" demis. Bizim durum da ayni o. Durmus Yilmaz faizleri simdi dusurerek ekonomiden zerre kadar anlamadigini dunya aleme ilan ediyor. Sirf bu yuzden orta vadeli faizler yukselir, uyarayim dedim.
Hamdolsun bize bisey olmaz, kriz teget geciyor diye diye gidip IMF'nin kucagina oturdular. IMF bizi kurtarir diye hayal ediyorlar ama bakalim IMF'yi kim kurtaracak. Krizin boyutlarinin hala farkinda degiller. Ekonominin basina da Mehmet Simsek diye bir zati getirmisler, Merrill Lynch'de calisiyor olsaydi coktan kapinin onune koymuslardi, adam Turkiye'de bakanlik yapiyor. Ben size krizin boyutlarini anlatayim.
Gecen sene piyasa degeri $250 milyar olan Citibank'in piyasa degeri bugun $25 milyarin altina inmis durumda. Diger buyuk bankalarin da durumu farkli degil. Bunun boyle olmasinin sebebi ise bu bankalarin zararlarinin sermayelerinden buyuk olmasi. Yani ortada Amerikan devletinden beklenen yardimlar olmasa Amerika'nin butun buyuk bankalari batmis olurdu. Hatta simdi bile Amerika'nin bu bankalari kurtarmaya yetecek kadar borc bulamayacagi konusuluyor. Anlayacaginiz ortada birakin Turkiye'yi Amerika'ya yetecek kadar para olmayacak.
Amerika, Avrupa, Japonya hepsi resesyonda ve bu resesyon gitgide derinlesiyor.
Vaktim kalmadi, sonra devam ederim. Read More!
Kredi kartlari
Yazida Turkiye'de kredi karti kullaniminin yayginlasmasinin ABD'deki subprime mortgage krizine benzer felaketlere yol acacagi soyleniyor. Hatirlayan olursa, Turkiye'de kredi kartinin yayginlasmasina dayali felaket senaryolari Sinan Aygun'un esasli malzemelerindendi. Sonra Ergenekon falan cikti Sinan Aygun bu isleri birakti (ya da ATO artik fazla arastirma yapmiyor).
Oncelikle ABD'deki supbrime sorunuyla Turkiye'deki kredi karti kullaniminin artisi arasinda alaka kurmak icin ABD'de olan biteni hic anlamamis olmak gerek.
Yazida, tipik Turk medyasi uslubu ile kredi karti borcu olan bir vatandasin bunalima girmesi, intihar etmesi ornek olarak sunulmus. Sinan Aygun de insanlarin merhamet damarina basip duygu somurusu yapmayi cok severdi. Sonra rakamlar verilmis. 70 milyonluk ulkede 40 milyon kredi karti varmis, bu bilgi siki durun uyarisi ile verilmis. Bu kadar kredi karti fazla gelmis. Halbuki bu kredi kartlari toplamda 40 milyon kisiye ait degil. Kredi karti sahiplerinin cogunlukla birden fazla karti var. Bu 40 milyon kredi karti da kabaca 15-20 milyon kisiye ait. Turkiye'de yetiskin nufus yaklasik 50 milyon. Yani Turkiye'de kredi karti sayisi fazla degil, tam tersine cok dusuk.
Kredi karti, en basta insani nakit tasima zorunlulugundan kurtarmasi olmak uzere binbir faydasi olan bir arac. Tabi her arac gibi bunu da kotuye kullanmak mumkun. Kotuye kullananlarin olmasi bu aracin kotu oldugu anlamina gelmiyor. Kredi kartlarinin bir fonksiyonu da kayitdisi ekonomiyle mucadelede etkin bir arac olmasi. Zaten kayitdisi ekonomiden nemalanan ticaret erbabinin temsilcisi olan Sinan Aygun'un kredi kartlari ile asil sorunu da bundan kaynaklaniyordu. 50 milyon yetiskin nufusun hepsinin cebinde kredi karti olsa, butun alisverisler kartla yapilsa, nakit dolasimi azalsa kayitdisi ekonomi buyuk oranda azalir.
Neyse, yazida verilen diger rakam (felaketin boyutunun ne kadar buyuk oldugunu anlatmak icin kullanilmis) kart borcunu odemeyen 741 bin kisi oldugu. Zamanim fazla yok, rakamlari gidip kontrol etmedim, dogru olarak varsayiyorum. Ama yazida kisi-kart sayisi iliskisi karistirildigi icin bu rakam sorunlu kisi sayisini mi gosteriyor, yoksa sorunlu kart sayisini mi anlayamadim. Fark etmez, iki ihtimali de degerlendirelim.
40 milyon kartta sorunlu kart sayisi 741 bin ise, yuzde 2 gibi bir orana tekabul ediyor. Yok 20 milyon kiside 741 bin kisi sorunlu ise bu da yuzde 4 oranina denk geliyor. (Aslinda sorunlu kartlar da cogunlukla ayni kisilere ait oldugundan bu oran muhtemelen buradaki hesaplardan daha dusuk) Bu oranlar bankacilik sektorunde "sorun yasanabilecek seviyelere" gore devede kulak. Kapikule'nin otesinde kimseye boyle bir felaket senaryosu anlatmayin, size gulerler.
Yazida dogru bir nokta da var: "Bu konuda da bankaları suçlamak yine en aptalca çözüm olacaktır" denmis. Hatta yazidaki tek dogru bu desek yeridir. Baska yanlislar da var ama fazla hirpalamayalim. Sevdigimiz bir blog. Reklamin iyisi kotusu olmaz, reklam da yapmis oldum. Read More!
Free Market Nedir Ne Demektir
Demokrasi Nedir Küresel ısınma Nedir Özel Üniversiteler Bilgisayar Nedir Teknoloji Nedir
Free Market nedir ne demektir sorusunun cevabini yukaridaki linkten alabilirsiniz. Read More!
Reel sektör etkilenmez mi demiştiniz?
Zira pul ücretlerini arttırmak sıkı kurallara bağlıymış, bu yüzden posta'lardaki azalma pul ücretlerinin artışıyla telafi edilemeyecekmiş. Keza, ücretler biraz daha artırılırsa müşterilerin elektronik posta'ya dönmelerinden korkuluyormuş. Mesele dönüp dolaşıp USPS'in özelleştirilmesine kadar gelmiş.
Türkiye'de de Ford Otosan üretimine bir hafta ara vermiş.
Birileri reel sektör etkilenmez mi demişti?
Ek:
Türkiye'de Telekomunikasyon Kurumu Başkanı "Bu dönemde GSM operatörlerinin bir tek işçi bile çıkardığını görmek istemiyorum. Bu konuda yaptırım gücümüz yok ama döner dolaşır farklı yollardan da ceza yağdırırız" demiş.
ABD'de KİT bile sebebini de açıklayarak işçi bile çıkarabiliriz diyor, bizde özel sektöre aba altından sopa gösteriliyor, işçi çıkarırsanız başka yönden cezalandırırım diyor. Ben bilemem ama bu cümle suç bile olabilir. Bence özel sektör yetkilileri krizde batmamak için ne yapmak gerekirse yapmalıdır zannımca - kanuna uygun olmak kaydıyla tabi.
Kimbilir belki de kanunla şirketlerin batmasını yasaklarlar da kurtuluruz. Read More!
Panik, Depresyon, Buhran
Bugunlerde Turk medyasina bakarsak gecmis donemlerde oldugu gibi "kriz edebiyati" yapmaya hiz verdiler. Basladilar demiyorum cunku bunlar her seyin gunluk guneslik oldugu zamanlarda da kriz edebiyati yapiyorlardi. Efendi efendi piyasalari analiz etseler soyleyecek sozum yok, ama gerizekali gerizekali sozler soylemekten ileri gitmiyorlar. Ustune ustluk milleti iyice panige sokacaklar.
Diger kil oldugum durum ise simdiki krizin sorumlusu olarak Amerika'yi secmis olmalari. Sanki Avrupa'da hic konut balonu olusmadi? Gerizekali Avrupalilar Amerikalilar gibi zarar edeceklerini onceden gorerek buna care aramak yerine uzun bir sure hic bir sey olmamis gibi davrandilar ve ancak yumurta kapiya dayaninca eteklerindeki taslari doktuler. Simdiki krizde Avrupa'nin payi Amerika'dan daha fazladir. Kriz Amerika'da basladi sonra Avrupa'ya yayildi soylemleri safsatadan baska bir sey degildir. Cin borsasinin dusmesi de herkesten once basladi cunku Cinliler kendi borsa balonlarini kendileri yarattilar. Rus borsasinin dusmesine gelince, burada da Amerika'yi suclamak yanlis. Ben mi onlara Gurcistan'i isgal edin dedim. Adamlarin derdi Gurcistan'a girip petrol fiyatlarini ziplatip cikar saglamakti, ellerinde patladi.
Size isin dogrusunu anlatayim.
Gecen hafta Turk borsasinin bu sene icerisinde 25000'i gorecegi tahminini yaptim. Ama bundan depresyon ve buhran cikacak, butun dunya ekonomisi cooook uzun sure kuculmekten kurtulamayacak anlamini cikarmayin. Ekonomiler sonsuza kadar buyuyemez, arada dususler her zaman olur. O yuzden onumuzdeki aylarda yasayacagimiz duraklama sizleri karamssar yapmasin. Sadece hazirlikli olun.
Gelismis ulkelerin finansal krizle ilgili attiklari adimlar sorunu buyuk olcude cozecektir. Simdilik koyduklari rakamlar yeterli olmayacak ama daha sonra bunlara ekleme yaparak problemi cozeceklerdir. Problem cozulene kadar Amerika, Avrupa ve Turkiye resesyona girecektir ama bu resesyon medyanin ileri surdugu kadar derin olmayacaktir. Yani 2001'deki gibi bir resesyon yasamayacagiz. Abartmanin alemi yok.
Borsalar da dusse dusse bir %25 daha duser, ondan sonra tekrar yukselise gececektir. Simdiki problem o kadar buyuk degil. Dunya ekonomisi yillik $40 trilyon dolarlik bir buyukluge sahip. Bu krizin toplam maliyeti $2, hadi Roubini gibi iyice abartip tahmin yapiyorsaniz $3 trilyon dolar. Yani toplam maliyetin dunya ekonomisine orani en fazla %7.5. Yahu bizim sosyal guvenlik sistemi her sene bu oranda aciklari veriyor. Bir kere de vermiyor, her sene veriyor. Bizim ekonomi de buna ragmen oldukca saglikli. Bir kerelik bir darbenin dunya ekonomisini buhrana sokacagini soylemek isguzarlik, baska bir sey degil.
O yuzden abartanlara kulak asmayin. Sinirlerinizi de bozmayin. Gercekler ne ise onlari anlamaya calisin, doldurusa gelmeyin. Read More!

