Dolar Alış Satış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dolar Alış Satış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

EURO ??? .......

Bir para birimi düşünün ki, tam 22 ülkede geçerli olsun. Euro bölgesini oluşturan bu ülkeler şunlardır;
1.Almanya 2. Andorra 3. Avusturya 4. Belçika
5. Finlandiya 6. Fransa 7. Hollanda 8. İrlanda
9. İspanya 10. İtalya 11. Karadağ 12. Kıbrıs
13.Kosova 14. Lüksemburg 15. Malta 16. Monako
17. Portekiz 18. San Marino 19. Slovakya 20. Slovenya
21. Vatikan 22. Yunanistan

AB ekonomisinin küresel kriz sonrası kendi krizine gömülmesinin en büyük sebebi ortak para birimi olan EURO’dur. Daha doğrusu sorunun adı EURO, sorunun kendisi ortak para birimi kullanılıyor olmasıdır. Diyeceksiniz ki Dolar da her ülkede geçmiyormu ? Arada çok fark var. Dolar bir ülke parası. ABD kendi içindeki ekonomik düzen haricinde doların diğer ülkelerdeki durumundan veya sebep olduğu ekonomik etkilerden sorumlu değildir. Oysa EURO bir ülke parası değil, bir grup ülkenin parasıdır. Dolayısıyla EURO bölgesi ülkelerinin birbirine karşı sorumlulukları vardır, bu konuda birbirlerine karşı sorumludurlar, çünkü, EURO’nun değerini etkileyecek en ufak bir problem, diğer ülke ekonomilerini de az veya çok etkiler. Bu konuyu enine boyuna irdeleyelim;

Para; kısaca değişim aracıdır. Ülke ekonomisinde üretilen ürünlerin değer fonksiyonudur. Ayrıca ülkelerin paraları birbirlerine göre kur farkıyla değerlenir. Parite dediğimiz olay budur. Bu tanımlamalardan sonra ortaya şu çıkıyor. Mesela emek sektöründe; Yunanistan’da otomotiv sektöründe çalışan bir işçi düşünün. Yine Almanya’da otomotiv sektöründe aynı işi yapan bir işçi düşünün. Her iki ülkedede para birimi EURO’dur. Bu durumda Yunanlı işçi ile Alman işçi aynı ücreti alması gerekir. Yine bu otomobilleri Yunanlı tüketici ile Alman tüketici aynı miktarda EURO karşılığında satın alabilmesi gerekir. Ancak bu durumda EURO’nun değeri aynı olur. Aksi halde Yunanistan’daki EURO ile Almanya’daki EURO’nun değerleri birbirinden farklı demektir. Öyle ise Türkiye’den bir tüketici hangi ülkeden bu otomobili alacaktır. Bakın para birimi aynı, ama paranın değeri farklı. Çünki, üretilen ürünler Yunanistan ile Almanya’da farklı fiyatlarla satılıyor. Çünkü, iki ülke arasında enflasyon farkı var. Enflasyon Fiyatlar genel seviyesinin artış hızını gösterir. Paranın değerini direk etkiler. EURO açısından birinci problem budur.

Yunanistan’la Almanya’nın ve Fransa’nın GSMH’ları aynı olması gerekir. GSMH ülke içinde üretilen mal ve hizmetlarin toplamının nüfusa bölünmesiyle ortaya çıkan rakamdır. Eğer ülkeler arası GSMH rakamları farklı ise o ülkede o üretilen malların fiyatlarını etkiler. Ülkede ürün az üretiliyorsa yani arz düşükse, talep çoksa o mal pahalı, tersi durumda, yani; üretim çok, talep az olursa o malın fiyatı düşük olur. Bu üretim miktarını, reel fiyatlarla çarpıp, nüfus miktarına bölerseniz GSMH bulunur. Yani malın değeri o ülkede o mala olan arz talep dengesine göre belirlenir. Sonuç olarak Yunanistan, Almanya ve Fransa’da aynı malın aynı fiyatla satılması zaten ekonomi bilimine göre gerçekleşemeyecek bir olgudur. Bu durumda Yunanistan ile kıyaslarsak, Almanya’da AUDİ ve BMW revaçda ikenYunanistanda Skoda veya Cıtroen revaçta olabilir. O zaman Almanyada AUDİ pahalı, Skoda ucuz olacaktır. Almanya’ya göre kıyaslarsak, Yunanistan’da AUDİ ucuz, Skoda pahalı olacaktır. O halde ekonomi biliminin kuralları açısından Yunanistan, Fransa ve Almanya arasında ürünler arası fiyatlar farklıdır. Çünkü, enflasyon, üretim miktarları, ürünlerin arz talep oranlarının aynı olması düşünülemez bile. O zaman bu üç ülkede birbirlerine oranlandığında her ülkenin EURO değeri reel olarak farklıdır. Bu kesindir. Bunu ispat ettik. Enflasyon, arz, talep, GSMH, İşçi ücretleri, nüfus sayıları, tüketici alım güçleri, tüketici zevkleri farklı oldukça iki ülke arasında aynı para birimini kullanamazsınız. Kullanırsanız, yanlış olur.

Euro bölgesinde her ülkenin yeraltı ve yerüstü üretim malları farklıdır. Yer altı ve yer üstü madenlerin çeşidi ve üretim miktarlarının farklı olması, o ülkelerde ürünlerin üretim maliyetlerini direk olarak etkiler. Hatta Yer altı madenlerinin nakliye mesafeleri bile maliyeti etkileyen unsurlardandır. Maliyet farkları olduğu sürece o ülkelerde üretilen ürünlerin fiyatları aynı olamaz. Mutlaka fark oluşacaktır, bu fark yüzünden EURO bölgesindeki her ülkenin ürünleri EURO değeri bakımından farklı olacaktır. Aynı miktarda EURO ile Amanya’da, Fransa’da, Yunanistan’da aynı ürün farklı fiyattan üretilip, tüketilecektir. Buda yukarıdada belirttiğimiz arz talebi etkiler. Arz talebi etkileyen en önemli unsur malların fiyat hareketleri veya tüketicinin gelir hareketleridir veya ikisinin birden oluşmasıdır.

Ülkelerin İç ve dış borç miktarları aynımıdır? Değildir ? Ülke borçu/GSMH oranı o ülke ekonomisi için çok önemli bir göstergedir. Yunanistan krizinin başlama sebebide budur. Her ülkenin Borç/GSMH oranı aynı zamanda o ülkenin kredibilite riskini, yani notunu oluşturur. Bu o ülkenin küresel finans piyasalarından veya ülke içi piyasalardan yapacağı borçlanma oranının faiz miktarını direk etkiler. Bu yüzden Almanya düşük faizle borçlanırken, Türkiye yüksek faizle borçlanabilir, veya Yunanistan yüksek faizle borçlanabilir. Bu oranın yüksek çıkması parasal yani finansal kriz başlangıcı habercisi olarak yorumlanır. Yunanistanda’da böyle olmuştur. Ülkenin kriz ortamında ekonomik verileri olumsuz etkilenir. Bu etkiler yüzünden o ülkenin para birimi değeri olumsuz etkilenir. Örneğin; yüksek enflasyon döneminde biz ülkemizde milyonluk banknotlar gördük. Yüksek enflasyon paranın değer kaybetmesi ise; Yunanistan’daki EURO ile Almanya’daki EURO değerleri nasıl aynı kalabilir ? Yunanistan’ın EURO bölgesinden çıkarılmasının tavsiya edilmesi bu yüzdendir. Yunanistan krizinin tüm Avrupaya yayılma korkusuda bu yüzdendir. Nihayetinde EURO’yu kaldıralım, herkez eski para birimine dönsün fısıltıları da bu yüzdendir.

EURO bölgesinde ülkelerin ekonomik, demoğrafik, sosyal, halkların zevkleri, ürün kaliteleri, arz talep miktarları, GSMH’ları, yeraltı ve yerüstü madenleri, üretim maliyetleri, maaş miktarları, enflasyon oranları, dış borç ve iç borç toplamları, borç/GSMH oranları ............ gibi daha birçok konu ülkelerde aynı miktarda veya oranda değilse ortak para birimi çalışmaz. Bu ekonomik olarak imkansızdır. Sonuç olarak EURO’yu başlarına bela etmişlerdir.............. Geçmiş olsun.

Not: Bu yazımı daha önce www.hakimiyetimilliye.com adresinde yayınladım. Sitemizde de tartışmaya açmak istedim...

Ozan CAMCI. Read More!

Pimco ve Bill Gross: Dolar Deger Kaybedecek

Dunyanin en buyuk bono fonu Pimco ve onun tepe yoneticisi Bill Gross Amerikan dolarinin deger kaybedecegi tahmininde bulundu. Bundan bir hafta kadar once dunyanin en buyuk doviz hedge fonu ise avronun deger kaybedecegini 1$=1 avro seviyesine dusecegini soyluyordu.

Bir cok hedge fon ise hem dolarin hem de avronun deger kaybedecegini, yani diger bir ifade ile altinin deger kazanacagini soyluyor.

Bu konudaki yazimiza Pimco’s Bill Gross Predicts Dollar Lose Value baglantisindan ulasabilirsiniz. Read More!

Dolar Euro Parite Tahmini

Dunyaninn en buyuk forex hedge fonu FX Concepts 2011 yilinda dolar euro paritesine yonelik bir tahmin yapti. Bu fonun yoneticisi John Taylor 1 avronun 1 dolar seviyesine dusecegini belirtti. Avrupa'daki problemlerin devam edecegini, kendilerinin euronun dususune gore pozisyon aldigini soyledi.

Bu fon 2001 yilindan itibaren senelik ortalama %10 getiri saglamis.

Biz 2011 yilinda avronun bu kadar deger kaybedecegini dusunmuyoruz. Nedenlerini Largest Currency Hedge Fund: Euro Will Depreciate to $1 baslikli yazida acikladik.Ilginc olan herkesin 100 kat kaldirac kullanarak oynadigi avro piyasasinin en buyuk hedge fonunun senede sadece %10 getiri saglamis olmasi. Yahu bizim forexciler 5 dakikada %10 getiri saglarlar, niye paranizi bu adamlara veriyorsunuz?

Isin asli isi bilen kisilerin risklerini yoneterek forex piyasalarinda spekulasyon yaptiklaridir. Uzun vadede para kaybetmeden adamlar senede ancak %10 getiri saglayabilmisler mesela. Borsada benzer prensiplerle islem yapan bir suru hedge fon %15-20 gibi getirileri saglamayi basarmis oysa. Read More!

Doların Önümüzdeki Günlerdeki Seyri Hakkında Ekonomist Görüşü

Dolarin önümüzdeki günlerdeki seyri hakkında ekonomist görüşü almak isteyen bir okurumuz kısaca şu mesajı atmış: merhaba,doların önümüzdeki günlerde seyrinin nasıl olacağı hakkında bilgi almak istiyorum. Şimdiden teşekkürler...

Ben okuyucumuza verdiğim cevaptan hiç tatmin olmadım ve bir kaç gündür düşünüyordum bu soru üzerinde. Tesadüfen blogda daha önce yazılmış ve mükemmele yakın diyebileceğim bir cevapla dolar nereye duser baslikli bir yazida karşılaştım. Biraz değiştirerek aşağıya aktarıyorum:

Dolar bu ayın sonunda 1.35 TL'yi gordukten sonra 1 hafta icerisinde 1.38 TL'ye kadar cikar, sonraki iki hafta 1.32 YTL'ye kadar duser, ve Aralık ayını 1.33 TL'den kapatir. Dolar dususunu Ocaktan Mart basina araliksiz olarak surdurerek 1.21 TL seviyelerine kadar geriler. Mart başında ise, her sene oldugu gibi, çıkan krizde ilk etapta 1.53 TL'ye sonra da 1.6 TL'ye kadar çıkar. 2011 sonunda ise dolar tekrar 1.3 TL'ye düşecektir.

Bunun boyle olacagini bildigim için Amerikan Merkez Bankasindan %0.25 faizle 1,2 trilyon dolar para aldim, ustune Japon ev hanimlarinda da 9 milyar yen borclandim, paralarin hepsini TL'ye cevirdim, Şubat sonuna kadar faizden mala vuracagim, ondan sonra da paralarin hepsini dolara cevirip bir de oradan paralari toplayacagim.

Evet, finansal piyasalarda dovizin onceden izleyecegi yönü "Brownian motion" diye tabir edilen yontemi kullanarak hesaplayabiliyoruz. Amerikali bilimadamlari bunu çok önceden bilmelerine ragmen tum dunyadan bir sır gibi sakliyordu. Bir tesadüf eseri ortaya çıktı. Bundan sonra döviz kurlarinin nereye gidecegini herkes önceden bileceği için finansal piyasalarda bir ilk gercekleşecek ve herkes bundan kar sağlayacaktır.

Ancak bu yöntemi kullanabilmeniz icin öncelikle Brownian motion'in ne olduğunu internet araştırıp öğrenmeniz gerekiyor. Ben ogrenmek istemiyorum diyen okuyucularimiz icin biz bu konuda bir yazilim gelistirdik, 49 TL karsiligi okuyucularimiz bu yazilima sahip olabileceklerdir.

Not: Elektriğe para vermek istemeyen okuyucularimiz için ise "Erke 2" isimli cihazi gelistirdik, buna da sadece 99 YTL ödeyerek ömür boyu bedava elektrik kullanmaniz mümkün olabilir. Emekli bir çok generalin de bu projeye destek verdiğini ve Türkiye’nin cari açığını sıfırlayacak bu projeyi ülkemize kazandırdığını da belirteyim.

Bu yazinin sponsoru Insider Monkey blogudur:
What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b Read More!

Dolar Nereye Kadar Yükselir?

Dolar nereye kadar yükselir diye merak ediyorsanız ve Süleyman Yaşar’ın söylediklerini dinliyorsanız size bir iyilik yapayım ve adamın tahmininin yanlış çıkacağını şimdiden söyleyeyim. Süleyman Yaşar 2010 senesinin sonunda doların 1,65 TL’den işlem göreceği tahmininde bulunmuş.

Benim dolar konusundaki tahminimi öğrenmek için Ekonomi Türk 2 bloguna üye olmanız gerekiyor. Ancak şu kadarını söyleyebilirim ki 2010 senesinin sonunda dolar 1,65 TL’nin altında olacaktır. Süleyman Yaşar isterse 100 dolarına bahse de girmeye hazırım: 1,65 ve üzeri onun olsun 1,6499 ve altı benim.

Bu arada bu tahminin sadece eğlendirmek için yapıldığını ve hiç bir şekilde yatırım danışmanlığı veya tavsiyesi olarak ele alınmaması gerektiğini, izlenmesi durumunda ortaya çıkacak sonuçlardan da bizim sorumlu olmadığımızı belirtmek isterim. Dolar nereye kadar yükselir diye merak ediyorsanız SPK’nın tavsiyesini izleyerek bir yatırım danışmanı ile görüşmenizi salık veririz. Biz yatırım danışmanı olmadığımız için bu işlerden anlamayız, yatırım danışmanları ise hem doların hem de borsaların yükselip düşeceğini ise herkesten daha iyi bilirler (SPK ısrar ettiğine göre vardır bir hikmeti) Read More!

Ekonomi Yorumları ve Beklentiler

Geçen sene okuduğum en ilgi çekici kitaplardan bir tanesi “Wisdom of Crowds” isimli toplumun ortak aklının bir çok durumda toplumun içerisindeki en akıllı insandan daha isabetli tahmin yapabileceği savını savunan kitaptı. Yan tarafa bağlantısını koydum, çok da pahalı değil, ingilizce biliyorsanız alın okuyun. Bu yazıda geçen sene Merkez Bankasının yaptığı beklentiler anketi sonuçlarına istinaden yaptığım ekonomi yorumları ve onların isabet yüzdesi konularını tartışacağım. Surowiecki gibi ben de toplumun ortak aklının bir çok durumda en iyi analistlerden daha iyi öngörülerde bulanacağını düşünüyorum. Ancak iş ekonomi tahminlerine geldiğinde, özellikle enflasyon, döviz kuru, cari açık gibi kimsenin anlamadığı ama her önüne gelenin kendini Nobel ödüllü ekonomist zannettiği ülkemizde bu konularda yapılan tahminlerin de elle tutulur yanı olmuyor.

Bakınız geçen sene 10 Haziran tarihinde “Piyasa Beklentileri” başlıklı bir yazı yazmışım ve Merkez Bankasının yaptığı beklenti anketinden çıkan sonuçları eleştirmişim. Normalde toplumun ortak aklının bu konuda benden çok daha isabetli tahmin yapıyor olması gerek. Tek tek beklentiler ve bunlara istinaden yaptığım ekonomi yorumları üzerinden gidelim.

1. Sene sonu enflasyon beklentisi %6,12 imiş, Ben “Sene sonu enflasyonu hakkında çok kuvvetli fikirlerim yok ama riskler yukarı yönlü” demişim. Sene sonunda enflasyon %6,5 çıktı.

2. Bir yıl sonra enflasyon beklentisi 6.59% imiş. Ben %6,59’un üzerinde çıkacaktır demişim. Henüz Haziran ayına gelmedik ama şimdiden Haziran ayının başında açıklanacak enflasyon oranlarının %9’un üzerinde geleceği garanti gibi. Yani yine piyasa beklentileri yanılmış, ben haklı çıkmışım.

3. Iki yıl sonrası için enflasyon beklentisi %6,45 imiş, ben bunun üzerinde çıkacak demişim. Gelecek sene dönün bakın, bunun üzerinde çıkacaktır.

4. Sene sonu dolar kuru beklentisi 1,63 TL imiş. Ne demişim ben bu beklenti için? Çok yüksek demişim, “Ben dolarin sene sonunda bu seviyenin altinda olacagini dusunuyorum. Hatta bayagi bir altinda bile olabilir ama piyasa 1.63 tahmini yaptigina gore bende dogru cikma olasiligi %50'den fazla olan su tahmini yapayim: sene sonu dolar kuru 1.62'nin altinda olacaktir (bence bunun dogru cikma olasiligi %75'den daha fazla, onumuzdeki gunlerde dolar kurunda bir ziplama oldugunda vadeli islemler piyasasinda kumar oynanabilir)” Medyum Memiş bu kadar isabetli tahmin yapamıyor, benim ne cinim var ne de Roubini gibi sihirli kürem, ekonominin geleceğini kitap gibi okuyorum...

5. Yıllık büyüme oranı, yani küçülme oranı %4.2 şeklinde bekleniyormuş. Ben de demişim? “Bence küçülme oranı bu rakamdan da daha kötü olacaktır." Tüik büyüme rakamlarını açıklamadı ama benim tahmin ettiğim gibi %-4,2’den daha kötü geleceği herkes tarafından bekleniyor. Hatta %-6 küçülme bekleyenler var ama benim tahminim o kadar kötü olmayacağı yönünde."

6. Cari açık beklentisi $11,4 milyar imiş. Ben ne demişim: “Oooooldu, gözlerim doldu. Birincisi dolar değer kaybedecek, ikincisi enerji fiyatlari yükselecek, üçüncüsü ekonomi büyümeye başladı (evet, krizde dibi gördük ve ufak ufak büyümeye de başladık). Cari açık bu rakamın üzerinde olacaktır, en azından $15 milyar diyeyim.”

2009 yılında cari açık $13,9 milyar olarak gerçekleşmiş. Piyasa beklentilerinin $2,5 milyar üzerinde, benim beklentilerimin ise $1,1 milyar altında. Rakamı tam olarak bilemesem de piyasa beklentilerinin aşırı düşük olduğunu yine doğru tesbit etmişim. Ayrıca neden böyle düşündüğümü açıklarken doların değer kaybedeceğini, enerji fiyatlarının yükseleceğini, ekonominin büyüme başlayacağını (ekonomi üç çeyrektir büyüyor, mevsimsel etkilerden arındırılmış çeyreksel büyüme rakamlarına bakınız) ve kirzde dibi gördüğümüzü ve çıkışın başladığını çok isabetli bir şekilde tespit etmişim. O yüzden bu tahminimde de haklı çıktığımı söyleyebilirim.

Özetlersek 6 tahmin yapmışım, 5 tanesi isabetli çıkmış, bir tanesinin sonucu daha belli değil. Bunun böyle olması da tesadüf falan değil. Ekonomi yorumları konusunda benden iyisi az bulunur, sadece 2009‘da değil 2006’dan bu yana yaptığım tahminlerde çok yüksek isabet yüzdesi yakaladım, 2008 krizini önceden gördüm, 2006 krizinde düşük fiyatlardan kağıtları alarak iyi getiriler sağladım. Peki Ekonomix’in 2010 yılına ilişkin ekonomi yorumları ve öngörüleri nelerdir diye merak ediyorsanız adresi vereyim: Ekonomi Türk 2. Üyelerimiz ekonomi konusundaki yazılarıma ücretli blogumuzdan ulaşabilirler. Buradan yayınlasam görüşlerimi, yine hırsızın biri gelecek, yazılarımı çalacak, sonra kendi görüşleriymiş gibi satmaya çalışacak.

Aşağıya ben de bir kaç ilginç yazının linkini koydum, çoğu benim yazım:
Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
GSYH, CPI ve GSYH Deflatoru
Fraktallar
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası
Türev Konu Anlatımı: Türev Nedir
Iktisat nedir
Nükleer Kirlilik
Nükleer Santraller
Nükleer Enerjinin Zararları
Gönüllü Çevreci Kuruluşlar Read More!

Dolar Son 7000 Yılın Zirvesinde

Dolar piyasalarına ateş düştü ve dolar son 7000 yılın zirvesine yükseldi. En son Mısırlılar piramitleri yaparken küresel piyasalarda oluşan dolar balonunda dolar bu seviyeleri görmüştü. Uzmanlar da son gelişmeleri şaşkınlıkla izliyorlar.

Evet inanamıyorsunuz değil mi, 7000 yıllık tarihi zirvesine ulaştı dolar kuru bugün. Hürriyet bugün yaptığı bir haberde şu ifadeleri kullanmış:

“Dolar ise 1.55 seviyesini aşarak 1.5520 TL'ye kadar yükseldi. Dolar son 7 yılın zirvesinde bulunuyor.”

Hürriyet doların son 7 yılın zirvesine yükseldiğini söylüyor, nasıl böyle bir hata yapabilirler, dolar 7000 yıllık tarihi zirveye yükselmiştir. Geçen sene doların 1,8’in üzerini görmesini hatırlatmayın bize, o yüksek seviyeler mahkeme kararıyla 5 yıl içerisinde tekrarlanmamak koşuluyla sıfıra indirildi. En azından Cavit Çağlar’a verilen hapis cezaları bu uygulamaya tabii tutuldu.

Bu gazeteciler neden bu kadar cahiller? Etik davranmayarak neden olayları abartıyorlar? Her şey rekor, her şey tarihi zirve, her maç yüzyılın maçı ,her yanlış hakem kararı yüzyılın hatası...

Dolar kurunun tarihi zirvesi safsatalarını bir kenara bırakalım ve size doğruyu anlatalım. Doların Türkiye’deki seyrine bakarak Türk lirasının değer kaybettiğini söylemek doğru bir yaklaşım değil. Dünya üzerinde bir sürü para birimi var, eminim Türkiye her gün bunlardan bir kaçına karşı değer kaybediyordur. Önemli olan Türk lirasının bir döviz sepetine karşı değer kaybedip kaybetmediğidir. Son 5-6 haftada avro dolara karşı %10 değer kaybetti, ya da diğer bir ifade ile dolar avroya karşı değer kazandı. Bununla paralel olarak Türk lirası da avroya karşı değer kazanırken, dolara karşı değer kaybederek arada bir yerlerde işlem gördü. Ayrıca Türkiye’deki enflasyon oranlarının hem Avrupa’dan hem de Amerika’dan daha yüksek seyrettiğini de göz önüne alırsak türk lirasının dolar ve avrodan oluşan bir sepete karşı reel olarak aşağı yukarı sabit kaldığını söyleyebiliriz.

Tabii bunları iktisat biliyorsanız söyleyebilirsiniz. Sansasyon yaratarak gazete satmaya çalışan, ekonomiden anlamayan bir ekonomi muhabiriyseniz Dolar son 7000 yılın zirvesinde gibi başlıklar atarsınız.

Not: Piyasadaki gelismeleri uyelerimizle daha sonra Ekonomi Turk 2 blogunda paylasacagiz.

Diger yazilar:
Borsa nasil oynanir? En Sağlam Tüyolar
Dolar ne olur?
Borsa nedir?
Bono nedir?
Hisse senedi nedir? Read More!

Iş Yatırım’ın 2010 Strateji Raporu

Efendim, Iş Yatırım 2010 için öngörülerini açıkladığı bir basın toplantısı düzenlemiş ve 2010 strateji raporu adını verdiği ekonomik büyüme, döviz kuru, enflasyon ve faiz oranlarına ilişkin tahminlerini açıklamış. Benim en çok dikkatimi çeken 2010 büyüme tahmini oldu. 2010 için büyüme oranının %4,3 olacağını öngörüyorlarmış. Ben de büyüme oranı %4,3’ün kesinlikle üzerinde olacaktır diyorum, hem de 1,5 aydır. Aslına bakarsanız Türkiye’deki en yüksek büyüme tahminlerini ben %6 ile 2010 GSYH ve Büyüme Oranı Tahminleri başlıklı yazıda yapmıştım.

İş Yatırım araştırma direktörü Serhat Gürleyen, kıdemli ekonomistleri Burcu Ünüvar, araştırma müdürleri Emre Sezan ve analistleri Ödül Çengel basın toplantısında ayrıca dolar kurunun sene sonunda 1,55 olacağını açıklamışlar. Hem büyüme hem de dolar kuru tahminlerini buraya koydum ki gelecek sene bu tahminlere geri dönüp bakalım istedim. Tahmini yapanların da adını koydum ki başarılı veya başarısız olmaları durumunda faturayı kime çıkaracağımızı bilelim.

Ben dolar kuruna ilişkin görüşlerimi üyelerimizin görebildiği diğer blogumuzda açıklayacağım. Döviz fiyatları ve dolar kuru hakkında bundan önce blogumuzda şu yazılar yazılmış:

Forex Trend Analizi ile Başkalarını Nasıl Zengin Edersiniz?
Foreks Spekülatörleri ve Etkin Piyasalar
Devalüasyon Nedir? Venezuella’nın Politikası
Foreks Trader’larının Söylediği 20 Yalan
Erda Gercek: Dolar Alın
Forex Piyasalarında Para Kaybetmenin Sırları
Forex ile Nasıl Para Kaybedilir?
Küçük Yatırımcı Borsa’da Nasıl Kazanır? Read More!

2010'da en çok hangi finansal yatırım aracı kazandıracak?

Dunya online sitesinde yapilan bir ankette 2010'da en çok hangi finansal yatırım aracı kazandıracak sorusu sorulmus. Iste sonuclar:



Altın yorumları
Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
GSYH, CPI ve GSYH Deflatoru
Fraktallar
Fraktal nedir? Read More!

Forex Trend Analizi ile Başkalarını Nasıl Zengin Edersiniz?

Türkiye’nin en süper ekonomi köşe yazarı (bu konuda biraz biased olabilirim) forex piyasalarında başkalarını nasıl zengin edeceğinizi anlatan bir yazıyı Turkishtime dergisindeki köşesinde yayınlamış. Yazı ay sonuna kadar sitede kalacağı için acele edip okuyabilirsiniz, daha sonra fırsatınız olmayabilir. Bu sefer yazının tamamı konulmuş siteye (uzun olduğu için bir miktar makaslanmış ama) ve enflasyon ve tasarruflar hakkında yazdığım diğer iki ufak yazıya da yer verilmiş. Forex piyasaları hakkında ise şu ifadeleri kullanmışım:

“Dünyanın en iyi yatırımcısı olan Warren Buffett ile karşılıklı işlem yapsanız (o size satsa veya siz ona satsanız) bu işlemden birkaç dakika veya birkaç saat veya birkaç gün sonra kimin kârlı çıkacağı tamamen şansa bağlıdır demektir bu. Yani foreks piyasalarında kimsenin kimseye bir avantajı, bir üstünlüğü yoktur. (Tabii piyasaları etkileyecek kararları açıklayanların bu bilgileri birilerine sızdırmadığını varsayıyoruz bunu söylerken, sızdırma olmuşsa da bundan nasıl etkileneceğinize siz karar verin). Warren Buffett’in 2006 yılında foreks piyasalarında 1,9 milyar dolar kaybetmiş olması da bu sonucu doğruluyor aslında. Bu gerçeğe rağmen internette ziyaret ettiğim sitelerde foreks piyasalarında kumar oynayan kişilerin yüzde 85-90 arasında bir çoğunluğunun sermayelerinin tamamını kaybettiklerine dair istatistikleri de görüyorum, diğer insanlar da görüyorlar ama herhalde kendilerinin yüzde 10-15’lik tam anlamıyla şanslı azınlıktan biri olabileceklerini düşündüklerinden olsa gerek yine de bu piyasalara giriyorlar. Bu piyasalarda iflas oranının çok yüksek olmasının en önemli sebebi risk kavramından uzak spekülatörlerin 100 ile 400 kat kaldıraç kullanarak en ufak bir çalkantı da paralarının tamamını kaybetmeleridir. Daha düşük kaldıraç kullanan yatırımcılar ise her seferinde alım ve satım fiyatları arasındaki makası ödedikleri için uzun vadede paralarını kaybediyorlar. Değerli dostlarım, yatırım yaparken bir numaralı amacınız para kaybetmemek olmalıdır. “




Daha önce de burada forex piyasaları hakkında şu yazıları yazmıştık:

Forex ile Nasıl Para Kaybedilir?
Forex Piyasalarında Para Kaybetmenin Sırları
Foreks Spekülatörleri ve Etkin Piyasalar
Foreks Trader’larının Söylediği 20 Yalan
Spekülatif Forex Piyasalari

Ilgilenenler okusunlar. Bu yazilardan sonra hala forex piyasalarina girip spekulasyon yapiyorsaniz, hele hele size sag tarafta verdigimiz linkleri kullanip hesap aciyorsaniz gunah bizden gitmistir. Acmayin, yapmayin, etmeyin, paranizi daha verimli bir sekilde degerlendirin. Read More!

Güzel Ekonomi Yorumları

Hazır elim değmişken geçmişte blogumuzda yayınlanmış, ama şimdi onca yazı arasında sizin seçip bulamayacağınız güzel yazılardan bir kaçını aşağıya aktardım. Oldies but goodies:

Cari Açık, Borçlanma ve Tasarruf Oranları

Ithalata Dayalı Büyüme Olur mu, yani dinozor ekonomistlerin iddia ettiği gibi ithalat milli geliri arttırır mı?

Sıcak Para, Paradan Para Kazanma ve Güngör Uras

Uzun Vadeli Faizler Nasıl Belirlenir?

Faik Öztrak ve Verilere Dayanmayan Ekonomik Analiz

Döviz Kurlarının 45 senelik Hikayesi: özellikle yorumlar kısmında kurların reel değeri hesaplanırken TÜFE mi yoksa ÜFE mi kullanılması konusundaki tartışmaya da dikkatinizi çekmek isterim.

Işsizlik Oranı ile Suç Artışı Arasında Ilişki var mı? Yani işsizlik oranındaki artış insanları suça teşvik eder mi?

Ihracatçıların Kur Şikayetleri: ülkenin rekabet gücünün arttırılması için kurların arttırılması gerekli midir?

Devlet Müdahalesi ve Fiyat Kısıtlamaları: şehirler arası otobüs biletleri fiyatlarına taban uygulanmasından bahsetmiyoruz bu yazıda. Read More!

Amerikalı Dolandırıcılar

Amerikalı Dolandırıcılar ya da milyon dolarlık bonus alıcıları olacak bankacilar da diyebiliriz bunlara bir yandan oldukça agresif bir şekilde beş para etmez olduğunu düşündükleri mortgage kağıtlarını müşterilerine satarken, bir yandan da kendi hesaplarına bu kağıtları açığa satarak değer kaybetmeleri durumunda milyar dolarlık karlar elde etmeyi tasarlıyorlarmis. Geçenlerde bu durum ortaya çıkınca yukarıdaki dolandırıcılığa imza atan Goldman Sachs şirketi de müşterilerine bir açıklama yapma gereği duymuş.

Kısaca diyorlar ki biz sorumluluk kabul etmeyiz, bizim söylediğimiz hiç bir şeye güvenmeyin. Bir yandan size değersiz olacak kağıtları kakalarken diğer yandan bunların değersiz olduğunu kendimize veya başka yatırımcılara söyleyebiliriz, söylemeyedebiliriz, canımız ne istiyorsa onu yaparız demişler.

Aklınızın bir köşesinde bulunsun, eğer bir bankacı size bir şey satmaya çalışıyorsa bankacının söyleyeceği hiç bir söze güvenmeyin. Bunu ben demiyorum, kendileri diyor. Bunu dedikten sonra insanları istediğiniz gibi dolandırırsınız. Yeri gelmişken ben de bir açıklama yapayım. Her ne kadar insanlara forex piyasalarında spekülasyon yapmamalarını söylüyorsam da bazıları uyarımı dinlemeyip sayfamda verdiğim linkleri kullanarak forex hesabı açmışlar. Bu işin hiç bir şekilde garantisi yoktur, forex şirketinin yasal ve denetlenen bir şirket olduğuna veya olmadığına dair elimde bilgi de yoktur, yarın bir gün siz paranızı kendi başınıza kaybetmezseniz dahi adamlar dolandırıcılık yaparak paranıza el dahi koyabilirler, bunların hiç bir garantisi yok. Kollayın kendinizi. Read More!

Foreks Spekülatörleri ve Etkin Piyasalar

İnternet üzerinde insanlarımızı foreks piyasalarında spekülasyon yapmaya ve para kaybetmeye teşvik eden bir sürü kaynak var. Dolaştığım sitelerde forex piyasalarında kumar oynayan kişilerin %85-90 arasında bir çoğunluğunun sermayelerinin tamamını kaybettiklerine dair istatistikleri de görüyorum, diğer insanlar da görüyorlar ama herhalde kendilerinin %10-15’lik tam anlamıyla şanslı azınlıktan biri olabileceklerini düşündüklerinden olsa gerek yine de bu piyasalara giriyorlar. Bu yazımda finans teorisinden ve forex spekülatörlerinin neden kaybetmeye mahkum olduklarından bahsedeceğim.

Benim ekonomi doktoram var, finansal piyasaları da az çok bilirim. Geçmişte ben de finansal piyasalarda risk düzeltmesi yaptıktan sonra pozitif alfaya sahip stratejiler geliştirilmesi üzerine çalıştım. Pozitif alfa demek piyasalar düşse de çıksa da kazandıracak yatırım stratejisi demektir, öyle her babayiğidin bulacağı stratejiler değildir bunlar. Geliştirdiğim stratejileri New York ve civarında yer alan büyük bankalara ve hedge fonlara pazarlama girişimlerim oldu. Neticede çok büyük bir hedge fon $220 milyon dolarlık bir sermaye sağladı ve bir yıl bu parayı geliştirdiğim stratejiyi kullanarak yönettim. Bir yılın sonunda da bu hedge fon stratejimi satın aldı.

Finansal piyasalar konusunda son 50 yılda geliştirilmiş en bilinen teori etkin piyasalar teorisidir. Etkin Pazar Hipotezi yatırımcıların risk düzeltmesi yaptıktan sonra pozitif alfaya sahip stratejilere sahip olamayacağını iddia eder ve çoğunlukla da doğrudur. Nedeni ise çok basit. Eğer piyasalarda “bedava” getiri olsaydı, o zaman birileri bu getiriyi sağlayan enstrümanların üzerine üşüşecek ve bedava getiri sıfırlanana kadar fiyatları yukarıya getiriyi ise aşağıya itecektir. Kısa bir süre sonra ise bedava getiri sıfırlanacaktır. Piyasalarda ne kadar fazla finansal oyuncu var ise, ne kadar çok kişi fiyat anormallikleri üzerine araştırma yapıyor, kimsenin bilmediği bilgileri açığa çıkarmaya çalışıyor ise o piyasalar o kadar etkindir. Mesela hisse senedi piyasalarında çok büyük şirketlere yatırım yapanların diğer yatırımcılara karşı bir avantajı yoktur, oysa çok küçük şirketlere yatırım yapan fonlar ellerindeki analist kaynaklarını kullanarak bu küçük şirketler hakkında bilgi toplayabilir ve kimsenin sahip olmadığı bir avantaj elde ederek yüksek getiri sağlayabilirler. Bunun temel nedeni bu küçük şirketleri izleyen uzman yatırımcıların sayısının çok az olmasıdır.

Bir piyasanın etkin olup olmadığının bir diğer belirtisi de işlem hacmidir. Işlem hacmi ne kadar büyük olursa o piyasa o kadar etkindir diyebiliriz. Piyasalar derinse büyük oyuncu sayısı, dolayısıyla araştırma yapan oyuncu sayısı o kadar fazla olur, rekabet yüksekse bedava getiri de çok azdır. Kritik sorumuz geliyor. Dünyadaki en etkin piyasa, rekabetin en fazla, bedava getirilerin en düşük olduğu piyasa hangisidir? Bu sefer bildiniz işte, foreks piyasaları. Günlük işlem hacmi 3-4 trilyon dolar civarında seyreden foreks piyasaları Amerikan hisse senedi piyasalarının 30 katı büyüklügündedir. En fazla işlem gören hisselerin ise neredeyse 1000 katı büyüklüktedir. O yüzden foreks piyasalarında “bedavadan” kar yapmak imkansıza yakındir, günlük veya haftalık işlem yapanların ise risk düzeltmesi yaptıktan sonra kar yapması imkansızdır.

Forex piyasalarında paramı 10’a katladım diyenler nasıl kar yapıyorlar o zaman? Risk alarak tabii ki. Yazı tura atışı gibi düşünün forex piyasalarını ki temelde öyledir zaten. Şanslı birisi üç sefer üst üste doğru tahmin yaparsa parasını 8’e katlayabilir. Ama bunun olma olasılığı 1/8’dir yani %10-15 arasındadır. Geriye kalanların hepsi paralarının tamamını kaybeder. Forex piyasalarında spekülasyon yapan Türkler de buna yakın bir mentaliteyle kumar oynuyorlar demek ki.

Paramızın tamamını kaybettirmeyecek bir strateji uygularsak ne olur? Sonuç farketmez. Kullandığınız kaldıraçı aşağılara çekerseniz piyasalardaki oynaklıklar yüzünden paranızın tamamını kaybetmezsiniz ama yaptığınız işlemlerde verdiğiniz gizli komisyon olan spreadleri kaybettiğiniz için paranız ufak ufak erir, tamamını bir günde kaybetmezsiniz de 1-2 yılda kaybedersiniz. Değişen bir şey yok, forex piyasalarında işlem yapıyorsanız para kaybederseniz. 1000 tane, 10000 tane, 100000 tane işlem yapıyorsanız paranızın tamamını kaybetmeniz garantidir.

Benim sözlerimin sizler için değeri yoksa finansal piyasalar konusunda en bilge akademisyenlerin yaptıkları araştırmalara bakmanızı tavsiye ederim. Bakınız Google Scholar’da bulduğum 2002 yılında yapılmış geniş kapsamlı bilimsel bir araştırma foreks piyasalarındaki risk düzeltmesi yapıldıktan sonraki getirinin 1980’li yıllarda %3 civarında olduğunu ama bunun 1990’lı yıllarda %0’a düştüğünü belirtiyor. Araştırma 18 farklı parite üzerinde yapılmış, 5 yıllık zaman dilimlerinde test edilmiş.
Bu da başka bir araştırma. Eskiden trendi kullanarak forex piyasalarında kar yapmanın mümkün olduğunu ama 90’lı yılların ortalarından itibaren bu durumun ortadan kalktığını belirtiyor. Bu çalışma da 2008 yılında yapılmış.




Bu söylediklerimden sonra hala forex piyasalarında kar edebileceğinizi düşünüyorsanız size hesap açmanızda yardımcı olabilirim. Üç tane sivri zekalı geçtiğimiz günlerde hesap açmışlar, bari kaybedecekleri paranın bir kısmı bize gelsin.




Hesabı açmadan önce daha önce yazdığım Foreks ile Nasıl Para Kaybedilir, Forex Piyasalarında Para Kaybetmenin Sırları, ve Foreks Trader’larının Söylediği 20 Yalan başlıklı yazılarımızı da okumanızı tavsiye ederim. Read More!

Devalüasyon Nedir? Venezuella’nın Politikası

Bu yazida devalüasyon nedir sorusunu Venezuella ornegiyle anlatacagiz. Eski Türk filmlerinde Turist Ömer uzay mekiğinin yönetimini ele geçirir ve seyirciyi gülmekten yerlere seren türlü türlü şaklabanlıklar yapar ya, işte Venezuella Başkanı Hugo Chavez’in ekonomi politikalarını duyduğum zaman aklıma hep bu gelir. Para basarak zenginliğe ve refaha ulaşılamayacağını, fiyatları kontrol ederek ve devalüasyon yaparak sistemi daha da çarpıklaştırıp istemediğiniz ve beklemediğiniz kişileri zenginleştireceğinizi mikro iktisata giriş derslerini tam anlamıyla kavramış herkes bilir. Tabii mikro iktisat derken kastettiğim bizim köhne devlet üniversitelerinde “muhasebe” bölümünün alt dalı muamelesine maruz kalan, iktisatın temel prensiplerini dahi kavramamış sosyalist eğilimli politik kişiler tarafından verilen dersleri –daha doğrusu propagandaları- kastetmiyorum.

Hugo Chavez tam anlamıyla bir ekonomi cahili ve ülkesine verebileceği en büyük zararı iktisadi dayanağı olmayan sosyalist politikalar vasıtasıyla veriyor. Ülkelerin harcayabileceği miktarlar belirlidir, bunların üzerine çıktığınız zaman bunun finansmanını iki şekilde yapabilirsiniz. Birincisi daha çok borç alırsınız, ikincisi para basarsınız. Eğer borçluluk oranınız yüksek değilse, güvenilir bir borçlanıcı iseniz, ve borç verenler yüksek bütçe açıklarının geçici olduğunu düşünüyorlarsa çok büyük bir bedel ödemeden (faiz artışından bahsediyorum) borçlarınızı çevirebilirsiniz. Petrol zengini de olsa Venezüella bu durumda değil, finansal piyasalar hiç bir şekilde hükümete güven duymuyor ve bunun neticesinde ucuz fiyatlara borçlanmak pek mümkün değil. O zaman geriye yapabilecek iki alternatif kalıyor. Ya harcamaları bütçe gelirleriyle mantıklı seviyelere çekeceksiniz ya da enflasyon vergisi adını verdiğimiz gizli vergiyi devreye sokarak bütçeyi denkleştireceksiniz. Yani devletler havadan para yaratamıyorlar, yaratamazlar da.

Turist Ömer Hugo Chavez de bugün çok egzantrik bir ekonomi kararına imza atarak üç aşamalı bir döviz kuru belirlemiş. Ekonomi Türk blogunda da geçmişte kura müdahale edilmesini isteyenlerle dalga geçme amaçlı böyle bir politika gündeme getirilmişti. Dışarıdan ithalat yaparken döviz kuru çok düşük olsun, dışarıya ihracat yaparken ise çok yüksek olsun şeklinde. Işte bizim kurnaz Chavez de böyle bir devalüasyona bugün imza atmış. Dünyada o kadar akıllı insan ve ekonomist var, hiç birisinin aklına bu politikaları uygulamak ve tavsiye etmek gelmemiş, Hugo Chavez kendi zekasından bulmuş. Her ülkeye böyle bir “lider” şart. Chavez’in müthiş şok icadı şu şekilde:

Geçen hafta 1 Amerikan doları 2.15 Venezüella bolivarı iken gerçekleştirilen devalüasyon sonucu iki çeşit kur belirlenmiş. Temel ihtiyaç maddelerini ve ilaç ithal ederken kur 2,6’ya yükseltilmiş, cep telefonu televizyon gibi lüks maddelerin ithalinde ise 4,3’e. Karaborsa’da ise 1 dolar 6,48 bolivardan işlem görüyormuş. Iktisat öğrencilerine bir kaç soru yöneltelim, madem iktisat okuyorlar, hakkını vererek cevaplasınlar. Karaborsa’daki fiyat neden devletin belirlediği fiyatın çok üzerinde? Chavez’in getirdiği bu 3 kademeli döviz kuru sistemi ne tür çarpıklıklara neden olur? Işini bilen bir kişi bu sistemi kullanarak nasıl zengin olur?

Bu devalüasyondan sonra artık kimse Venezuella’yı tutamaz herhalde. Adamların rekabet etme güçleri bir gecede iki katına çıkmış oldu, bundan sonra “Venezuella Kaplanları” veya “Kuru Düşür Refaha Er” şeklinde yeni kitaplar rafları süslemeye başlar, Chavez de Ege Cansen’i başdanışmanlığa getirir. Read More!

Foreks Trader’larının Söylediği 20 Yalan

Foreks işlemi yapanlar veya sizi bu tür işlemleri yapmaya teşvik edenlerin söyledikleri 20 yalanı internetteki forumları dolaşarak toparladım. Bunların bir kısmı başkalarını forex piyasalarına sokmak için söylenmiş bilinçli yalanlar, bir kısmı da foreks piyasalarında işlem yapan trader’ların kendilerine söyledikleri yalanlar.

1. Aracı kurumlar uzman analistler çalıştırıyorlar ve işi bildiklerini iddia ediyorlar. Onların verdikleri tavsiyeleri kullanarak zengin olabilirsiniz.

2. Çok çalışarak, sabırlı ve disiplinli hareket ederek foreks işlemlerinde kar yapabilirsiniz.

3. Stop loss kullanarak riskini (risk nedir?) sınırlandırırsın, kazancın sınırsız olur, böylece kazanırsın.

4. Gerçek parayla başlama, demo modellerinde çalışan bir sistem yarat, ondan sonra gerçek işlemlerde o sistemi kullanarak zengin olabilirsin.

5. Trend yönünde alım satım yap, trende ters yönde girme, muhakkak kazanırsın.




6. 1/100 yerine daha düşük kaldıraçlar kullanarak paranızın tamamını kaybetme riskini çok düşürürsünüz, iflas etmiyorsanız kesin kar ediyorsunuz demektir.

7. Borsada bir kaç para babasının oyuncağı olmaktansa foreks piyasalarında kimsenin oyuncağı olmamak daha iyidir. Foreks piyasaları günlük 3 trilyonluk büyüklüğe sahip olduğu için manipülasyonu yapılamaz.

8. Kaybede kaybede öğreneceksiniz, bunu foreks piyasalarında aldığınız eğitimin bir bedeli olarak görün, tecrübe kazandıkça karınız artacaktır.

9. Kaybediyorsan iki hafta uzaklaş, kafanı dinle, geri döndüğünde kazanacaksın.

10. Sabırlı ol, uzun vadeli oyna, akıllı oynarsan ayda %20 kazanabilirsin.

11. MT4 sisteminde EA lar var, bu otomatik sistemleri kullanarak çok süper paralar kazanabilirsiniz.

12. Trendi takip ederek trend döndüğü anda stop loss koyarak hem kazanırsınız, hem de kazandığınızı kaybetmezsiniz.

13. 1000 kişinin katıldığı yarışmada birinci olan sistemi kullanıyorum, bir ayda parayı 10 katına katlamış, demek ki iki ayda paramı 100 katına, üç ayda 1000 katına katlayabilirim.

14. 3-4 pip kar yaptığımda kapatmama (scalping yapmama) izin veren aracı kurum buldum. Ufak ufak kar edip pozisyonu kapatıyorum.

15. Teknik analiz kullanarak kesin kar yaparsınız, grafiklerde kullandığınız zaman aralığını iyi seçerek pivot noktalarını isabetli belirlemenizi sağlayacak ve sizi zengin edecek bir strateji oluşturabilirsiniz.

16. Hızlı ve agresif işlem yaparak kar edebilirsiniz, yığılma noktalarında pozisyon açın, yükselmezse satarsınız. Forex piyasası çok likit olduğu için fiyatlarda bosluk, anlık sıçramalar ve düşüşler olmaz.

17. Sisteminiz bir paritede çalışmıyorsa başka bir paritede deneyin, kesin çalışan bir parite bulursunuz.

18. Haberleri takip ederek ve bu habere foreks piyasalarının tepkisini ölçerek bir sistem geliştirirsin ve başarılı olabilirsin.

19. Sistemini sadece yukarı trend olan piyasalarda test etme, düşen ve yatay seyirli piyasalarda da test edersen işte o zaman her koşulda çalışan bir sistem yaratmış olur ve köşeyi anında dönersin.

20. Iç içe geçmiş sistemler kurmuşlar, ileri matematik kullanıyorlarmış, sistemi bir de para ve risk yönetimi araçlarıyla takviye etmişler, backtest’te çok büyük başarı sağlıyormuş. Ama öyle $200’a falan satmıyorlar sistemlerini, sadece büyük müşterileri kabul ediyorlarmış.

Bu 20 argumanin neden yalan olduğunu Forex Piyasalarında Para Kaybetmenin Sırları yazımızda kısaca açıklıyoruz, detaylı bir açıklama ise daha sonra geliyor. Read More!

Erda Gercek: Dolar Alın

Yeni bir blog keşfettim, yazarı Erda Gerçek Ingiltere’de fon yöneticisi ve zannedersem arada sırada Ekonomist dergisinde yazıları da yayınlanıyor. Fazla vaktim yoktu, yazılarına şöyle bir göz gezdirdim ama oldukça kaliteli yazılar. Öyle Yiğit Bulut’un yazdığı türden yazılardan değil. 2010 yılına ilişkin görüşlerinin yer aldığı şu yazıya bakarsanız hem diğer yazıları hakkında bir fikir edinmiş olursunuz hem de piyasalara yönelik görüşleri üzerine. Yazıya sizi yönlendiriyorum diye oralarda paylaşılan görüşleri destekliyorum anlamı çıkmasın.

Mesela Erda Gercek’ın bir dolar takıntısı olduğunu farkettim, habire “dolar alın” diyor. Biliyorum Ingiltere’de fiyatlar çok pahalı ve belki de ingiliz sterlininin dolara karşı değer kaybetmesi Ingiltere açısından hayırlı da olabilir ama ben doların özellikle gelişmekte olan ülke paralarına karşı değer kazanacağını değil, reel olarak değer kaybedeceğini düşünüyorum. Çin’deki veya Hindistan’daki garibanlar daha kaç asır aylık $50-$100’a kölelik yapmaya devam eder zannediyorsunuz? Bu ülkelerdeki ücretlerin mantıklı seviyelere yükselmesinin en kestirme yolu ise paralarının değerlenmesidir. Türkiye bunu yaşadı, hala da yaşıyor. Rusya, Çin ve Hindistan da bu yollardan geçecektir. Euro ne yapar orasını bilemem.

Erda dolar alın, sonra bu dolarları da Amerika’da bono ve hisse senedi almakta kullanın diyor. Katılmadığım bir nokta da bono konusu. Ben Amerika’daki faizlerin çok düşük olduğunu ve 2010 sonuna kadar 30 yıllık faizlerin %5 seviyesini geçeceğini Turkishtime’da 2009 Ocak ayından beri yazıyorum. Yazmaya başladığım zaman TLT kodlu uzun vadeli bono fonunun fiyatı $120’ın üzerinde idi, bugün $89. Bir yılda $3,5 dolar temettü dağıttığını da belirteyim ama deep in the money put opsiyonları kullanarak bu kağıdı açığa satarak yüksek getiriler elde ettiğimi de söyleyeyim. Amerika’da faizler yükselmeye devam edecektir, faizler yükselirken de uzun vadeli bono alınmaz.

Erda’nin neden bonoları tavsiye ettiğini bir sonraki paragrafta anlıyoruz. Amerika’da enflasyon riski olmadığını ve bu yüzden bonoların risk-getiri seviyesinin cazip olduğunu düşünüyor. Erda ayrıca gelişmekte olan piyasalara da girenlerin girdiğini bu piyasaların yatırım açısından cazip olmadığını söylemiş. Altın (bkz. altın yorumları) konusunda da tepe noktasının görüldüğünü, yani kabaca $1200’ı geçmeyeceğini söylüyor. Benim bu konudaki görüşlerime nereden ulaşacağınızı biliyorsunuz.

Erda Gercek’in görüşlerini buraya yazdım, ara ara geri dönüp bakarız, blogunu tavsiye ederim, vaktiniz varsa izleyin. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Erda’nın görüşlerinin doğru çıkması için krize tekrardan bir geri dönüş yapamız gerekiyor. Yani Amerika Merkez Bankası erken veya yanlış bir adım atacak, herkes tekrar dolara dönecek, bonolar yükselecek, vs. vs. Bu ortamda Amerikan hisse senetleri nasıl yükselecek o kısmını pek anlamadım açıkcası, tutarsizlik var sanki; nedir bu tahminlerin makroekonomik hikayesi, açıklarsa iyi olur.

Fraktallar
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası
Türev Konu Anlatımı: Türev Nedir
Iktisat nedir Read More!

Altın Yorumları

2010 yılının gelmesiyle herkes en iyi yatırım aracının ne olacağını tahmin etmeye çalışıyor, her tarafta altın yorumları görmek mümkün. Geçen sene en iyi yatırım araçlarından biri olan, Türklerin en eski yatırım aracı olan altın için bu sene de çok spekülasyon yapılıyor. Şimdi bu konuya derinlemesine girecek vaktim yok, girmek de istemiyorum zaten, Turkishtime’ın Ocak sayısında 2010 yılında altın hakkında ne düşündüğümü belirten "Altın fiyatlarını bildim, ben de kahin oldum mu" başlıklı bir yazı yazdım. Çok merak ediyorsanız, benim bu konudaki görüşlerime değer veriyorsanız dergiden okuyuverin. Geçen seneki Ocak sayısında yazdığım yazıda ise dolara yatırım yapanlara “dolara değil altına yatırım yapın” dediğimi hatırlatayım. Bu seneki tahminim bakalım doğru çıkacak mı?

Ekonomi Türk’te de altın piyasaları ve fiyatları konusunda yazılmış bir çok yazı var. Altın güncelliğini koruyan bir konu, o yüzden yazıların eski olmasına aldırmadan okumanızı tavsiye ederim. Ileriki bir tarihte altın hakkındaki görüşlerimi sizlerle paylaşacağımı da belirteyim.

Altın’daki Yükseliş

Altın ve Borsa Yorumu

Ekonomix’in Balonu Söndü mü? --> Bu yazıyı kaçırmamanızı tavsiye ederim. Bir ay önce borsa 45 bin iken tası tarağı satın borsaya dalın (abartıyorum biraz ama) diyen Ekonomix’in krizin en şiddetli günlerinde nasıl tırsıp da borsadan uzak durduğunu gözler önüne seriyor, biraz da dansöz gibi kıvırıyor gibime geldi ama... Hakkını da yememek lazım, o röportajda şu sözleri de söylemiş: “Dolarin bundan sonraki seyrine gelirsek bence 1.5 YTL'nin altini gorecegiz onumuzdeki 6 ay icerisinde. Altin ve dolar iliskili. Altinin dolar cinsinden deger kazanacagini dusunuyordum, hala dusunuyorum. Amerika para basmaya devam ettikce altin da yukselecektir. Benzer sekilde dolarin degerini kaybetmesiyle petrol de yukselecektir. Hatta tuketimin de artmasiyla petrol fiyatlari onumuzdeki 2 sene icerisinde tekrardan $100'a yukselecektir diye dusunuyorum. “

Yazının yazıldığı 17 Nisan günü altın $867 imiş, bugün $1137. Read More!

Küçük Yatırımcı Borsa’da Nasıl Kazanır?

Donald Trump’ı kastederek söylenen çok güzel bir söz vardır. Nasıl milyoner olursunuz? Cevap: Tabii ki bir kaç milyar dolar parayla yatırım yapmaya başlayarak. Türkiye’deki küçük yatırımcılar da aynı hesap, borsaya her yatırım yaptıklarında kaybediyorlar, ellerindeki para giderek küçülüyor. Borsa çıksa da inse de bu durum değişmiyor. Siz de bu küçük yatırımcılardan biriyseniz ve internette hisse tavsiyesi arıyorsanız tam yerine geldiniz.

Birincisi google’da hisse tavsiyeleri araması yapıyorsanız yatırım nasıl yapılır hiç bilmiyorsunuz demektir. Benim vereceğim reçeteyi takip ederseniz sırtınız yere gelmez.

1. En yakın arkadaşınızdan, babanızdan, veya babanızın oğlundan dahi duysanız kimsenin verdiği tüyolara kanıp da borsada yatırıma girişmeyin. Tüyo işi çoğu zaman hüsranla biter, elindeki hisseleri başkalarına kakalamak isteyen uyanıkların icadıdır tüyolar.

2. 2009 senesinde en fazla kazandıran yatırım araçları listesine göz gezdirip 2010 senesinde de bir önceki sene en çok kazandıran yatırım aracına yatırım yapmak gibi saf bir yöntem kullanıyorsanız, silkinin ve kendinize gelin. Bir önceki sene kazandıran hisseler daha iyi performans gösteriyor olsaydı, o zaman hep aynı hisseler, hem aynı enstrümanlar daha iyi performans göstermez miydi? Bunlar da yaş iş

3. Sabırsızlanıyorsunuz biliyorum, nasıl yatırım yapacağınızı anlatayım. Öncelikle borsaya sadece uzun vadeli yatırım yapacaksınız, acil durumlarda ihtiyacınız olacak paranın borsada yeri yok. Ondan sonra gideceksiniz ve ya en büyük 10 hisseyi satın alacaksınız ya da DJIST gibi borsada işlem gören endeks fonunu. Ara ara şirketler temettü dağıttıkları zaman bu paraları da aynı şirketlere tekrar yatıracaksınız. Borsa inse de çıksa da istifinizi bozmayacaksınız, işlem yapmayacaksınız, etrafınızdakilerin gazına gelmeyeceksiniz, o paraya dokunmayacaksınız.

Bu kadar basit. 10 sene sonra bana teşekkür edeceksiniz. Teşekkür etmeyin, onun yerine Şubat 2010’da piyasaya çıkacak ekonomi kitabımızı alın, sizin gibi ekonomiden ve borsalardan anlamayan ve piyasada sürekli kurt yatırımcılar tarafından tokatlanan küçük yatırımcılar için de bir bölüm hazırladık.

Haaa, söylediklerinize rağmen ben risk almak istiyorum, paramı bir kaç gün içerisinde 10’a katlamak istiyorum, zaten elimdeki para kaybetmekten korkmayacağım para diyorsanız size forex piyasalarını tavsiye ederiz. Kumar oynamak için daha iyi bir piyasayı zor bulursunuz ama önce forex piyasalarında nasıl para kaybedilir ve forex piyasalarında para kaybetmenin sırları başlıklarını taşıyan yazılarımızı okumanızı öneriyorum.

Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir. Read More!

Yiğit Bulut’un Herkesten Gizlediği Gerçek Nedir?

Yiğit Bulut IMF gittiğinden beri gösterdiğimiz müthiş ekonomik performanstan ve işsiz kalan 1 milyon kişiden oldukça memnun olmuş olmalı ki IMF ile yeni bir anlaşma yapılmasını engellemek için 3-4 sene önce yazdığı yazılardan bir tanesini daha bugün yazmış. Normalde medyadaki her köşe yazarının yaptığı yanlış bilgilendirmeyi ve hataları sıralayacak olsak bunun için 4-5 tane doktoralı adam yetmez. Biz yine de yılmadık ve Yiğit Bulut gibi yazarların yazılarında yaydıkları hurafelere ışık tutacak ve sizlere gerçekleri anlatacak bir kitap hazırladık. Bu kitap gelecek ay Liberte yayınları tarafından piyasaya sunulacak. Yiğit Bulut’un yazısında dile getirdiği konuya kitap da değindik ama kitap çıkana kadar konu gündemden düşeceği için ve yüzbinlerce taze beyin bu hurafelere maruz kalacağı için şimdi bir cevap verelim istedim.

Yiğit Bulut’un yazısı iki türlü argümanı öne çıkarıyor. Birincisi duygularımıza hitap eden “IMF’yi isteyen Türkiye’yi sevmiyor, kan düşmanımız olan Yunanlı Yorgo ve sünnetsiz Hans’ı destekliyor, onların çıkarı için Turk halkına bedel ödetiyor” şeklinde özetlenebilecek bir ifade kullanıyor. Eskiden Yorgo ve Hans’ın arasına bir de Ermeni Agop’u dahil ederdi, şimdi Agop’u atlamasının özel bir nedeni var mı bilemiyorum. Yiğit Bulut’un ortaya attığı bu argüman bir çok eğitimsiz veya önyargılı kişi tarafından bir delil gösterilmesine gerek kalmadan kabul edilir. Bu kişiler için yapabileceğimiz bir şey yok. Ikinci bir grup insan ise Yiğit Bulut’un bu sözlerini kabul edebilmek için bir delile ihtiyaç duyar. Yiğit Bulut bu kişiler için de şu argümanı getiriyor:

'1 milyon dolar' satmış ve karşılığında Hazine bonosu almış. Kur 1.30'lara gelince pozisyonunu kapatmış veya hâlâ pozisyonunu koruyor. Kur farkı ile dolar bazında getirisi o günden bugüne dolar bazında yüzde 100'ün çok ama çok üstünde!
Daha açık ifadesi ile yıllık dolar bazında kur düşüşleri ile 'yüzde 20-25 dolar bazında getiri' sağlamış. Bu kazancı ile de 'kendi katılımcısı' olan Yorgo'nun maaşını ödemiş. Bugün hâlâ yıllık Türkiye'deki pozisyonlarından 'dolardaki kur farkı hariç' yüzde 9 civarında getiri sağlıyor...

Yiğit Bulut’un elindeki delil bu. 2003 yılında ülkemize girip yatırım yapan yabancılar yüksek getiri sağlamışlardır, bu yüksek getiri de Türk hazinesinin ve dolayısıyla vergi veren orta direk vatandaşın cebinden çıkmıştır argümanı. Biz size işin doğrusunu anlatalım, bu ülkeyi kimin sevdiği kimin seviyor ayaklarına yatıp ülkenin kötülüğü için lobi yaptığı anlaşılsın.

Şimdi birisi (adına Azerbaycan’lı Rüstem diyelim) Türkiye’de veya Arjantin’de bono piyasasına girdiği zaman iki türlü risk alır. Birincisi paranın geri ödenmeyecek olması riski (buna kredi riski denir), ikincisi ise kurların vade bitiminde eskisinden yüksek olması riski (buna da kur riski denir). Bunların hiç bir şekilde garantisi yok. Uzun vadeli Amerikan devlet tahvillerinin bile riski var, senelik %0,4 gibi küçük bir risk primi ama istediği kadar dolar basma lüksüne sahip Amerika bile riskli kabul ediliyor. Döviz kurlarının bir garantisi olmadığını ise 5 yaşındaki çocuk dahi biliyor. Bizim Rüstem petrol satışından elde ettiği dolarları Türkiye’de gelip risk alarak değerlendirmek istedi diyelim. Elde edeceği getirinin iki tane bileşeni olacak: birincisi TL cinsinden hazine tarafından ödenen faiz, ikincisi ise dolar kurunun değişmesinden elde edeceği getiri veya zarar, ki bunu ödeyen Türk hazinesi veya Türk vatandaşları değil Rüstem’in sattığı dolarları satın alıp spekülasyon yapan spekülatörlerdir. Yiğit Bulut’un herkesten gizlediği gerçek budur.

Gördüğünüz üzere Yiğit Bulut döviz spekülatörlerinin ödediği bedeli sanki Türk hazinesi ve dolaylı olarak da vergi veren vatandaş ödeyormuş gibi davranıp halkı galeyana getirebilecek provokasyon yapıyor. Şimdi de rakamlara bir bakalım ve Hazine’nin bugün ne kadarlık bir bedel ödeyeceğini bir görelim. Bugün Rüstem gelse $100.000 bozdursa eline 148.000 TL geçecektir. Önünde iki tane seçenek var: ya parasını gecelik faize koyacak ve bir kriz çıkması esnasında çabucacık dolara geçerek risklerini sınırlayacak, ya da parasını bir senelik hazine bonosuna yatıracak ve kriz çıkarsa kös kös oturup seyretmek zorunda kalacak. Iki durumu da analiz edelim:

Durum 1: Gecelik faiz yatırımı

Eğer Rüstem Yiğit Bulut’un bahsettiği anormal yüksek faizlerden ağzı sulanıp Türkiye’ye gelmiş ve parasını da gecelik faizde değerlendiriyorsa eline bugün geçecek para senelik %6,5’dir. Bu getiriye yakın bir zamanda konuşulduğu üzere %3 civarında bir vergi de ödeyecek ama hesap çok karışmasın diye biz onu da Rüstem’e hibe edelim, nasılsa kan kardeşimiz değil mi? Böylece bir sene sonunda Rüstem’in 148 bin TL’si 157 bin TL’ye yükselecektir. Iyi de bir sene sonraki 157 bin TL mi daha iyi, yoksa bugünkü 148 bin TL mi?

Beş yaşındaki çocuk dahi Türkiye’de enflasyon olduğunu ve TL’nin satınalma gücünün, dolayısıyla değerinin düştüğünü bilir. Yani bir bakıma elinde TL tutanlar para kaybederler, TL borçlananlar ise para kazanırlar. Buna senyoraj denir, ya da sizin anlayabileceğiniz ifadeyle enflasyon vergisi. Enflasyon vergisi kimin cebine gider peki? Tabii ki piyasadan borçlanan hazinenin. Yiğit Bulut’un halkımızdan gizlediği ikinci gerçek de budur. Rüstem’in hazineye verdiği borçtan gerçek anlamda para kazanabilmesi için enflasyonun üzerinde bir getiri sağlıyor olması gerekiyor. Pekiyi Rüstem’in yatırım yapacağı önümüzdeki bu bir yıllık sürede enflasyon ne olacak? Dünyanın son 25 yılda yaşadığı en derin krizin içerisinde, enerji fiyatlarının dolar bazında yarıdan fazla düştüğü bir ortamda Türkiye’de enflasyon oranı %6,53 olarak gerçekleşti. Tüik enflasyon oranlarını daha yeni açıkladı. Bir kısmınız Tüik rakamlarla oynuyor, olduğundan az gösteriyor şeklinde benim hurafe olarak nitelendirdiğim varsayımlarda da bulunuyor, ona da hafifçe değineceğim. Ama size soruyorum, önümüzdeki bir yıl içerisinde enflasyon oranı sizce %6,5’den az mı olacaktır yoksa daha fazla mı?

Ben 2010 yılında enflasyon oranının 2009’a kıyasla daha yüksek olacağını düşünüyorum açıkcası. Bu demektir ki Rüstem’in gelecek sene eline geçecek 157 bin TL bugünkü 148 bin TL’den daha değersiz olacaktır. Biz buna negatif yani eksi reel faiz diyoruz. Gecelik faize yatırım yapanlar devletten reel olarak para almayı bırakın üstüne para veriyorlar devlete. Yiğit Bulut bu gerçekleri neden saklıyor Türk halkından? Bir de bunun üstüne komplo teorilerine inanıyorsanız ve Tüik’in rakamlarla oynadığını ve enflasyonu memura, işçiye ve emekliye az enflasyon farkı ödemesi yapmak için enflasyonu düşük gösteriyor diyorsanız Rüstem iyice yandı demektir. Yani diyelim ki enflasyon %6,5 olmasın da %9 olsun. Bu durumda Rüstem reel olarak %2,5 para kaybedecek demektir. Yani faiz olarak 9 bin TL alacak ama 13 bin TL’yi enflasyon vergisi olarak hazineye geri ödemiş olacak. Keşke Rüstem gibi kazlardan daha çok olsa da iyice yolsak.

Biz rakamların doğru olduğunu varsayalım. Rüstem reel olarak para kaybetti ve hazine karlı çıktı diyelim, iş bitti mi? Bitmedi. Daha parasını dolara geri çevirme işlemi var. Bir sene sonra dolar kuru ne olacak? Biliyor musunuz, biliyorsanız hiç durmayın hemen bir forex hesabı açıp paranızı 10 katına katlayın. Dolar kurunu tahmin edebileceğini düşünen bir çok kişi forex piyasalarında iflas ediyor, bu işin garantisi yok. O yüzden Rüstem de bir darbe de dolar kurundaki değişimlerden yiyip iyice dibe batabilir. Hangi durumda ne olacağına bir bakalım.

A. Dolar Kuru Yükselirse
Dolar kuru 2008’deki 1,15 değerini gördükten sonra 6-7 ay içerisinde 1,8 değerine kadar yükselmişti hatırlarsanız. 1,15 değerinden dolar bozdurup 1,8 TL’den dolar almak zorunda kalan yabancı yatırımcılardan Yiğit Bulut nedense hiç bahsetmiyor. Sanki ortada hiç böyle bir risk yokmuş gibi davranıp milleti forex piyasalarında kumar oynamaya teşvik eden aracı kurumlar gibi davranıyor. Tekrar söyleyelim, bu işler risklidir, çok para da kazanabilirsiniz, çok para da kaybedebilirsiniz. Forex piyasaları zero-sum game dediğimiz piyasalardır, biri kazanır biri kaybeder, kumarhane sahibi, pardon forex aracı kurumu payını alır, zengin olur. Bu piyasalarda olan biten Türk hazinesinin cebine (aldığı vergileri saymazsak tabii ki) bir kuruş girmesini sağlamaz, hazineden bir kuruş çıkmasına da neden olmaz. Dolar kuru yükselirse Rüstem’den kim ucuzdan dolar alıp kim pahalıya satmışsa onun cebine para girer.

Yiğit Bulut bunları size açık açık anlatıyor mu? Hayır. Ne diyor peki? “Bugün hâlâ yıllık Türkiye'deki pozisyonlarından 'dolardaki kur farkı hariç' yüzde 9 civarında getiri sağlıyor...” Sevgili Yiğit Bulut, neden dolar kuru yükseldiği ve yabancı yatırımcıları zarara uğrattığı zaman dolar kurundan dolayı ettikleri %20’lik zararı hesaplarına koymuyorsun da, dolar kurundan kar ettikleri zaman dolar kurunu hesaplara koyuyorsun? Yiğitliğe sığar mı bu davranışın, ekonomiye sığmadığını ikimiz de biliyoruz.

B. Dolar Kuru Düşerse
Ahhhhhhaaaa!!!! Yiğit Bulut’un 2003-2007 arasında bahsettiği getirilerin ana kaynağı bu işte. Rüstem yüksek kurdan elindeki dolarları bozdurup düşük kurdan almışsa elde edeceği faiz gelirinin üzerine bir de dolar kuru farkından dolayı kar yapar ki kaymaklı ekmek kadayıfı. Yiğit Bulut’un da ağzını sulandıran bu forex piyasalarında elde edilen kazanç aslında. Peki bu kazanç Türk hazinesinin ve vergi veren vatandaşın cebinden mi çıkıyor, yoksa forex piyasalarında spekülasyon yapan gerizekalıların cebinden mi? Tabii ki spekülatörlerin. Dolar spekülatörünün kaybettiği para kendisini bağlar, yarın birgün devletin kapısına gelip, otoyolları kapatıp dövizzede olduk deyip haraç istemedikleri sürece problem yok. Haraç isterlerse de işte o zaman hükümetin omurgalı bir tavır takınıp gelen seçimlere de aldırmadan hayır demesi gerek. Ama tabii bunların hazinenin Rüstem’e veya sünnetsiz Hans’a veya hain Yorgo’ya yaptığı faiz ödemeleriyle bir alakası da yok. Yiğit Bulut sapla samanı karıştırıp Türk halkına yedirmeye çalışıyor ve gayet de başarılı oluyor. Kendisini tebrik ederim. Ancak yazımız burada sonlanmadı. Yazımızın ikinci kısmında Rüstem’in uzun vadeli risk hazine bonosuna girmesi durumunda neler olacağını ve Yiğit Bulut’un IMF anlaşmasına karşı çıkarak neden ülkesine kötülük yaptığını anlatacağız. Yazının başlığı Yiğit Bulut Neden Ülkesini Sevmiyor.

Not: Yiğit Bulut bu yazıyı binlerce kere yazdığını ve binlerce kere ana fikrini dile getirdiğini dile getirmiş, ve YETMEZ demiş. Biz de sizlerden bu cevabı binlerce farklı ortamda paylaşmanızı istiyoruz, başka türlü hurafelerin önüne geçemeyiz. Read More!

Forex Piyasalarında Para Kaybetmenin Sırları

Forex ile Nasil Para Kaybedilir başlıklı yazımızı okuduktan sonra devam edin.

Yeterince büyük bir sermayeyle ve ufak miktarlarda kaldıraç kullanarak bir forex hesabı açtınız diyelim. Gerçekten forex piyasalarındaki diğer oyunculardan daha yetenekli olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Eğer öyle düşünüyorsanız forex hesabı açmanıza ve spekülasyon yaparak köşeyi dönmenize yardımcı olabilirim. Ama önce neden yanıldığınızı açıklayayım.

Arbitraj Nedir    Broker Nedir    Altın Yorumları    Portföy Nedir    Petrol Fiyatları    Nükleer Santraller

Birincisi internetten üç kuruşa satın aldığınız ve size döviz piyasalarında ne zaman alım ne zaman satım yapmanız gerektiğini söyleyen teknik analiz programlarına güveniyorsanız hayal kırıklığına uğrarsınız derim. Adamların programda kullandıkları yöntem gerçekten bir parça işe yarıyor olsaydı bu programı size üç kuruşa satmak yerine sadece kendileri kullanır ve sizin gibi bu programa sahip olmayan ama onlardan daha akıllı olduğunu düşünenlerin elindeki parayı kaparlardı. Yanlış mıyım? Forex hesabınız olan aracı kurumun websitesinde bir kaç numara öğrendiğinizi varsayalım, yahu adamlar salak mı işe yarayan numarayı cümle aleme duyursunlar, 3 trilyon dolarlık işlem hacmi olan piyasada gerçekten kurların yönünü bilen bir yatırım stratejisi olsa günde kim $1-2 milyar kazanmak istemezdi?

Işin doğrusu şöyle. Bu piyasalarda pozisyon aldığınız zaman günlük kazanma ihtimaliniz sadece %50’dir, yani bir çeşit yazı tura oyunu oynuyorsunuz ve bu oyunu oynamak için de aracı kuruma ufak bir komisyon veriyorsunuz. Durum bundan ibarettir. Bir yıllık bir sürece baktığımız zaman tüm spekülatörün kaybı aracı kurumların satış gelirleri kadar olacaktır, bu spekülatörler içerisinde çok ufak bir azınlık sadece ve sadece şanslı oldukları için paralarını ikiye üçe katlayacaklardır ama büyük çoğunluk forex aracı kurumlarının kasasını doldurmaktan başka bir vazife görmeyecektir. Ufak bir azınlık ise karşımıza forexzede olarak çıkacaktır ama bu kişiler parayı forex piyasalarında kaybetmeseler eminim iddaa oynarken kaybedeceklerdir. Forex piyasalarında bire 300 kaldıraç kullanarak bu işlemi biraz daha hızlı gerçekleştirmiş oluyoruz o kadar.

Özetle forex piyasalarını bir yatırım aracı olarak değil, bir eğlence amacı olarak görmeniz gerektiğini söylüyorum. O kadar parayı kaybederken eğlenin bari, kaybettikten sonra da içinize oturmasın. Haa, oynarken bazen çok büyük paralar kazanabilirsiniz ve bunu arkadaşlarınıza ve tanıdıklarınıza anlatarak hava atarsınız, işlemleri yaparken de vücudunuza adrenalin pompalanır ve o adrenalinin verdiği hazzı başka hiç bir şey de vermeyebilir (skydiving hariç zannedersem). Ama bunlar eğlencenin bir parçası. O yüzden eğlenmek için forex piyasalarında hesap açmak isterseniz yardımcı olurum, kazara belki biraz da para kazanabilirsiniz. Emin olacağınız tek şey ise siz bunu yaparken hem forex aracı kurumu hem de sizi orada hesap açtırmaya teşvik eden bizim gibi ortakları para kazanacaklardır.

Bu Kadar Laftan Sonra Hala Diğer Yatırımcılardan Daha Akıllıyım Diyorsanız Forex Hesabı Açmak Için Tıklayın




Not: Bu arada ben uzun vadede doların ve bir çok döviz kurunun gideceği yönü oldukça isabetli tahmin edebilen sayılı kişilerdenim (ya da oyle zannediyorum). Mesela Turkishtime’da geçen senenin sonunda yazdığım bir yazıda 2009 senesinde doların önemli ölçüde değer kaybedeceğini, bununla bağlantılı olarak altının yükseleceğini ve 1,5 yıl içerisinde $1200’ı geçeceğini, Amerika’da ise uzun vadeli faizlerin o günkü %3 seviyesinden %5 seviyesine yükseleceğini belirtmiştim. Yıl içerisinde de bu tahminlerimi defalarca yineledim, gidin bakın. Buna rağmen ben döviz kurlarına ilişkin forex piyasalarında bahis yapmıyorum, hisse senedi piyasalarını kullanarak bahis yapıyorum. Benim işim para kaybedip eğlenmek değil, sermayemi güvence altına alarak uzun vadede yüksek getiri sağlamaktır (yüksekten kastım da senelik ortalama %12 civarında bir rakam). Ama eminim ki siz hala %12’lik getiriyi bir günde yapabileceğinizi düşünüyorsunuzdur. O halde Ekonomi Türk sitesinde yer alan linkleri kullanarak hesap açarsanız burada daha sonra döviz kurlarına ilişkin yazacağım yazılara da ücretsiz ulaşmanızı sağlayabilirim. Read More!