Teknik Analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teknik Analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İMF’ye Borcun Sıfırlanması ve Dış Borç Durumu

    Türkiye, IMF’ye olan kredi borcunun 421 milyon dolarlık son taksitini 14 Mayıs'ta ödeyerek 19 yıl sonra ilk kez IMF’ye olan borcunu sıfırlamış oldu.
    
    Borcun sıfırlanmasının makro-ekonomik etkisinden ziyade psikolojik olarak Türk Halkı’nda bıraktığı etkiye baktığımızda ise sosyal medyadaki tepkilere ve haber sitelerindeki haberi sunuş şekillerinden yola çıkarak  son derece olumlu olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumun nedenini sorgulamak için 52 yıllık IMF-Türkiye tarihine bakmamız gerekiyor.


    IMF-Türkiye Stand-By Anlaşmaları :


   

     Stand-by İngilizce ‘desteklemek’ anlamına gelmektedir ve IMF ile yapılan bir anlaşma türü olup IMF’nin ülkelerin ödemeler dengesinin ihtiyaçları için ayırdığı fonun terimsel karşılığıdır. 

    SDR ise 1970'te uluslararası likitideyi arttırmak için IMF tarafından yaratılan özel bir uluslararası rezerv aracıdır.




     IMF’den ilk borcu 1 Ocak 1961 yılında alan Türkiye bugüne kadar IMF ile 19 stand-by anlaşması yaptı.
   
    1 Ocak 1961 tarihinde IMF ile ilk stand-by anlaşması imzalandı. Türkiye'nin çektiği kredi tutarı 37.5 milyon SDR olarak gerçekleşirken kaynağın ancak  yarıya  yakını kullanıldı.
    
    1961 yılından 1978 yılına kadar her sene düzenlenen stand-by anlaşmaları genelde kısa solukluydu.
   
    1970'li yılların başından 1978 yılına kadar yaşanan durgunluk sonrası ard arda gelen 73 Petrol Krizi ve 74 Kıbrıs Barış Harekatı ve uygulanan ambargo sonucu zorlanan ekonomi nedeniyle 1978 yılında IMF ile ikinci stand-by anlaşması için imza atmak mecburiyet olmuştu.
    
    Cumhuriyet tarihinin en yüksek stand-by anlaşması ise Şubat 2002'de yapılan 12.821 milyon SDR’lik kredi anlaşması oldu. Bu anlaşmalar sonucu 2004 yılının temmuz ayı sonuna geldiğimizde IMF’ye olan toplam borç 21.6 milyar $’ı bulmuştu.
    
    Tüm bu anlaşmaların siyasi propaganda haline dönüşmesi ise çok geç olmadı. 60 Darbesinin hemen ertesinde başlayan borç alımı zaten bu nedenle siyasi malzeme olmaya çok müsait bir konumdaydı. Hem muhalefet hem iktidarın dönem dönem bu malzemeden yararlanması ise halkın bilinçaltında İMF'ye nefret olarak kaldı.
    
    Tabi ki bu borçlarla yapılan altyapı çalışmalarının, kurulan fabrikaların ve ödenen diğer borçların kısmen olumlu etkisi olduğunu belirtmekte fayda var. Kısmen dememin nedeni alınan borçların verimli kullanılamaması ve hatta bir kısmının hiç kullanılamaması sonucu gereksiz borç yükünün altına girmiş olmamızdandır.
    
    10 Mayıs 2008’de yapılan son stand-by anlaşmamızdan kalan 10 milyar $’lık kredi borcundan kalan 421 milyon $’lık son taksitin de ödenmesiyle 19 yıl sonra ilk kez borç sıfırlanmış oldu.
    
    52 yıllık bu süreç’in Türk Halkı’nda bıraktığı, deyim yerindeyse ‘bıkkınlığın’ son bulması yurtta geniş çaplı bir sevinçle karşılandı. Öyle ki yurdumuzun güzel insanlarından bir kesim İMF'nin cenaze namazını bile kıldı.
    
    Ancak IMF’ye olan borcun sona ermesi maalesef dış borcumuzun azaldığı anlamına gelmemektedir.
    
    Bu durumu Hazine Müsteşarlığı’nca yayımlanan ve TCMB tarafından izlenen Türkiye brüt borç stoku ve verilerinden görebiliriz:















    
    Bu tablodaki verilere göre; Türkiye’nin kamu ve özel sektör dış borç stokları çoğunlukla artan trendler sergilemiştir.
    
    Brüt dış borç stoğumuzun GSYİH’ye oranına baktığımızda ise IMF’den Cumhuriyet tarihimizin en yüksek kredisini aldığımız 2002 yılında  %56.2 ile en yüksek seviyeylerde olduğunu görüyoruz.
    
    Bu durum her ne kadar IMF’den aldığımız borç ile dış borç stoğumuzun GSYİH’ya oranı arasında bir paralellik olduğunu gösterse de ilerleyen yıllara baktığımızda IMF’den aldığımız borcun azalmasına rağmen dış borç stoğumuzda artış ağırlıklı değişimler olmuştur. Bu artışlar özellikle özel sektör ve kamu sektöründe meydana gelmiştir.

    Sonuç olarak; İMF'ye borcu sıfırlayıp Dünya Bankası'ndan 20 yıl vadeli borç almaya bir kredi kartıyla diğer bir kredi kartını ödemeye çalışmanın devlet boyutundaki hali dersek pek de yanlış olmayacak ve bu durumun göz boyama aracı olarak siyaset sahnesindeki tazeliğini koruyacağını düşünüyorum.



    NOT: Bu yazı benim hayatımda yazdığım ilk yazı ve dolayısıyla ilk teknik analiz olduğu için insaflı davranmanızı rica eder her türlü eleştiriye açık hatta ihtiyacım olduğunu belirtmek isterim. :)
Read More!

Teknik analiz mi?Peki ya mali tablolara baksak...

Uzun zamandır bu blogu okuyorum ve çok beğeniyoum.Bir süredir acaba mail atsam cevaplarlar mı derken bi anda bu yazıyı yazarken buldum kendimi.Aslında işe başvururken hep makro konularda yazacağımı söylemiştim fakat burada daha önce yazılmış olan teknik analiz yazılarını okuyup,yatırım yapan yurttaşlara bir faydam dokunsun diye mali tablo analizi ile alakalı bir yazı yazmayı uygun gördüm.

Öncelikle bir çok insanın güvenip alın terini emanet ettiği teknik analiz kesin sonuçları olmayan sadece alış satış fiyat çubuklarından ibaret bir grafik benim için.Şimdi birçoğunuz bu işten anlamadığımı, saçmaladığımı söyleyebilirsiniz ama ortada daha güvenilir veri kaynaklar varken teknik analize başvurmak bence saçmalık.Şimdi artık teknik analizi mali tablo analizi ile ikame etme vakti.

Okulda 3.sınıfa geldiğimde bir arkadaşım mali tablolar analizinin belkide en faydalı ders olabileceğini söylemişti.Galiba onun tahminleri doğru çıkacak.

Öncelikle mali tablolar bildiğiniz gibi mali müşavirlerin kullandığı bir sistem.Mali tablonunu üzerinde bazı verileri oranlayarak şirketin durumunu ortaya çıkarıyor.Benim sizden ricam bir daha ki yatırım hamlenizde yatırım yapacağınız şirketin geçmiş tablolarına bir göz gezdirmeniz ve aşağıda yazacağım hususları göz önünde bulundurmanız.

Bilançoya baktığınız zaman karışıklığı gözünüzü korkutmasın.Basit veriler üzerinde tahminlerdebulunacağız sadece.Ve unutmadan bir firmayı incelerken o dönem içerisinde hareketlerini iyi gördüğünüz firmaların oranları ile karşılaştırınız.Çünkü bu ortalamalar ve verdiğimiz optimal sayılar bazen hiç bir firmada bulunamayabiliyor.

Önce şirketin varlık yapısını analiz edeceğiz.

*tüm varlıklar/aktifler
*duran varlıklar/aktifler

Bu oranlara bakacağımız zaman aralığı 2 sene olacaktır.
Formülleri bize yardımcı olacak.Burada standart dağılım genellikle 40-60 ya da 60-40 şeklindedir.Yani iki senenin ilkinde oranın 40 yada 60 lara 2.senede aynı sıra ile 60 ya da 40 lara yakın olması bizi tatmin etmelidir.

İlk formülde ki dönen varlıkların tüm varlıklara oranla fazla olması firmanın fazladan sermaye tuttuğunu gösterir.Bu durum yönetim için kötüdür çünkü kaynaklar tam kullanılamamaktadır.

İkinci formülde ise duran varlıklara bakılmaktadır ki bu oranın yüksek olması işletmenin nakit sıkıntısına delalet eder.

Şimdide firmanın sermaye yapısını analiz edeceğiz.

formüller:
kısa vadeli yabancı kaynaklar/tüm sermaye
uzun vadeli yabancı kaynaklar/tüm sermaye
*(k.v.y.k.+u.v.y.k.)/tüm sermaye
gibi borçların sermayeye oranı analizleri varken, benim sizin için asıl seçtiğim oran ''borçlanma katsayısı'' oranıdır.

borçlanma katsayısı=borçlar(yani k.v.y.k.+u.v.y.k.)/özkaynaklar
Bu oran özkaynakların kaç katı kadar borçlanıldığının bir göstergesi olup türkiye için katsayının 1.5 olması normal kabul edilir.

Oranın 1'den küçük olması varlıkların büyük kısmının özkaynaklar ile idare edildiğini göstermektedir.
1'den büyük olması ise işletmede yabancı kaynak finansmanının çok olduğuna delildir.Bu durum faiz ve borç ödemede güçlük çekileceğinin bir işaretidir.

Bir firmanın iki senelik bilançoları önünüzdeyken ''bu adamların borçlanması artıyor'' diyerek paniklemenin anlamı yoktur.Bu durumda açar borçlanma katsayısına bakarsınız.Borçlanma katsayısı 1.5 civarlarında olduğu müddetçe yüreğinizi ferah tutun.

Gelelim diğer oranlara

cari oran:dönen varlıklar/k.v.y.k. ile bulunur.
Normal değeri 2 dir.%20 değerinde 2 sayısında sapma olmasıda normaldir.(1.60-2.20)
Değer eğer 1.60'ın altında çıkıyorsa firma nakit sıkıntısı yaşıyor anlamındadır.2'den büyük olması ise firmanın fazla dönen varlığa sahip olduğuna delalettir.

Yatırım oranı:1 den küçük olması arzu edilir.
1'den büyük olması duran varlıkların bir kısmının kısa vadeli yabancı kaynaklar ile finanse edildiğini gösterir.Eğer uzunvadeli borç alınıyorsa yatırıma dönüştürülmelidir.


Alıcılara tanınan ortalama süre:
365/alıcılar devir hızı şeklindedir-çıkan sonuç gündür-.
Bu sayı arttıkça yani gün sayısı arttıkça firmanın ürünü satamama gibi bir sorunu ortaya çıkar.Çünkü alıcılara tanınan vade uzamış demektir.
Alıcılar devir hızı hesaplaması:satışlar(net satışlar)/ortalama alıcılar(alıcılar) şeklinde hesaplanır.

Dönen varlık devir hızı dönen varlıklardaki 1 liralık artışın işletmeye sağladığı potansiyel satış miktarını vermektedir.Yani bir yıl içinde dönen varlıkların kaç defa devrettiğini ortaya koyar.

satışlar/dönen varlıklar şeklindedir.

Bu oran sürekli artış göstermelidir.Bu oranın iki döenm arasında düşmüş olması hayra alamet değildir.Dikkat edilmelidir.

Duran varlıklar devir hızı:Duran varlıklardaki 1 liralık artışın işletmeye sağladığı satış potansiyelini gösterir.Yani bir yıl içinde duran varlıkların kaç defa devrettiğini gösterir.

satışlar/duran varlıklar şeklinde hesaplanır.Sonuçlarda yine iki dönemin göz önüne alınması elzemdir.

Özsermaye devir hızı:satışlar/özsermaye şeklinde formülize edilir.
Özsermayenin bir hesap döneminde kaç kez devrettiğini verir.yani özsermayedeki 1 tl'lik artışın firmaya sağladığı satış potansiyelini verir..


Mali rantabilite:
Firmanın faaliyetleri sonucunda oluşan kar için riske edilen sermayenin karlılık seviyesini ve etkinliğini ölçmektedir.Bu oranın değerlendirilmesinde sektör karlılığı ve devlet tahvil faizini de göz önünde bulundurmak gerekir.

Formüller:
vergi öncesi kar(dönem karı ya da zararı)/özsermaye
vergi sonrası kar(dönem net karı ya da zararı/özsermaye
şeklindedir.
Buradan çıkan oranları yorumlamak için sektör ortalamalarını bilmek ve ona göre yorumlamak gerekir.
Eğer devlet tahvilinin getirisi bu şirketin karlılık oranından yüksekse bu şirkete yatırım yapmanın hiç bir anlamı yoktur.

İktisadi rantabilite:Bu oran işletmenin tüm kaynaklarını ne derece verimli kullanıp kullanamadığını gösterir.
Değerlendirirken iki dönem farkı(artmış mı azalmış mı?) dikkate alınmalıdır.

Borçtan yararlanma oranı:
İşletmenin mali ve iktisadi rantabilitelerini karşılaştırarak borçtan yararlanıp yararlanmadığı ortaya çıkar.

1'den büyükse borçtan yararlanılmıştır.1'den küçükse yaralanılamamıştır.

formül:vergi öncesi mali rantabilite/iktisadi rantabilite.


Brüt kar marjı:İşletmenin satışı ile satış maliyeti arasındaki olumlu farktır.

brüt satış karı/ net satışlar brüt kar marjını verir.
Bu oran diğer kazançlardan ziyade sadece satıştan kazanımı verir.

Net kar marjı:Net dönem karı işletmenin bütün faaliyetlerini yansıtır.net dönem karı/net satışlar ise net kar marjını verir.Bu marjın dönemler arası düşmesi kötüdür.

Diğer bir kaç formülü atladım çünkü bazıları gereğinden fazla ayrıntıya girmekteydi.
Şahsi görüşüm yatırım yapmadan teknik analiz ile vakit öldürüleceğine bu oranlara bakılarak daha elle tutulur gözle görülür veriler elde etmek mümkün.
Tabi sadece buna bakarak yatırım yapacak değilsiniz.

Bu analizleri yaparken de dikkat etmeniz gereken bir diğer husus mutlaka ama mutlaka firmanın bulunduğu sektörde en parlak olan firmalar ile bu oranları karşılaştırılmasıdır.
Makro veriler ve sektörün geleceği değerlendirilerek yatırım yapılması sağlıklı sonuçlar doğuracaktır.


BY DEDİLİ

NOT: Bu yazi konuk yazarimiz tarafindan yazilmistir. Yazisini begendiyseniz ve devamini istiyorsaniz yorum birakin.

China’s Software Industry Catching Up With India Read More!

Altın Oran Nedir?

Bu yazıda altın oran nedir sorusuna cevap verecek ve altın oran'ın teknik analizciler tarafından nasıl kullanılmaya çalıştığını anlatacağız. Altın oran’ın kökeni tartışılsa da, ilk yazılı tanımının Öklid tarafından verildiğini görüyoruz. Öklid, altın oran'ın sayısal değerini hesaplamamış olsa da bu kavramı aşağıdaki şekilde tanımlamış:






Yukarıdaki eşitlikler ikinci dereceden bir denklem haline getirilip çözüldüğünde altın oran = 1.61803… sonucu bulunuyor. Altın oran, pi sayısı gibi irrasyonel bir sayı olduğu için ondalık sistemde tam olarak göstermemiz mümkün değil.


Altın Oran'ı ilginç yapan ise sık sık karşımıza çıkması ve uygulamaları. Doğada eşit bölünmeyen iki parçanın birbirine oranın birçok kez altın oran’a ya da ona çok yakın bir değere eşit olduğu gözlemleniyor. Özellikle, insan uzuvları bu oranlara sahiptir. Örneğin, kafamızın boyunun enine oranı veya kolumuzun tamamının ön kola oranı altın oran’a çok yakın değerlerdir. Bu gözlem, özellikle Antik Yunan ve Rönans döneminde yaşayan sanatçıları derinden etkilemiştir.En ideal ölçülerin altın orana uygun olduğunu düşünmüşler ve eserlerindeki objeleri bu orana uydurmaya çalışmışlardır. Altın oran'a uygun yapılmış sayısız portre, heykel ve bina vardır. Bir araştırmaya göre altın oran'a uygun yapılan eserlerin güzel gözükmesinin sebebi, zihnin ve insan gözünün bu ölçülerde olan objeleri daha hızlı kavramasıymış.[1]


Altın oran'ın karşımıza çıktığı belki de en ilginç yer ise Fibonacci dizisi olarak bilenen, dünyanın en meşhur sayı dizisidir. Fibonacci dizisi, bir sonraki elemanın önceki iki elemanın toplanmasıyla elde edilir ve elemanları şu şekildedir:1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89,..


Fibonacci dizisinin bir elamanın bir önceki elamana oranı, dizi uzadıkça altın orana yakınsar (89/55 = 1.618). Zaten altın oran doğada genellikle fibonacci dizisinin elemanları şeklinde gözlemlenir.


Teknik analizin öncülerinden biri olarak kabul edilen Ralp Nelson Elliott, doğada gözlemlenen altın oran ve fibonacci dizisinin hisse senedi piyasalarında da gözlemlendiğini iddia etmesiyle tanınıyor. Elliot, insanların davranışlarının tahmin edilmez gibi gözükmesine rağmen belli bir ritme sahip olduğunu ve fibonacci dizisinin de yardımıyla bu davranışların tahmin edilebiliceğini savunmuş. Hatta daha da ileri gidip, teknik analiz yöntemlerini anlattığı kitabın ismini Doğanın Kanunu - Evrenin Sırrı koymuş.


Elliott, sisteminde alış ve satışlar için destek ve direnç noktalarını fibonacci dizisine, yani altın oran’a göre belirliyormuş. Yapılan araştırmalar ise hisse senedi fiyatlarının bu tip bir diziye göre hareket ettiği savını desteklemiyor.[2] Dolayısıyla hisse senedi piyasalarında altın oran veya fibonacci dizisi aramak simyacılıktan pek farklı değildir. İşin aslı, insan zihni kuralları ve düzeni sever fakat her sistem basit oranlar veya sayı dizileriyle açıklanamaz.


Altın oran nedir yazısında bahsedilen teknik analiz metotları ilginizi çektiyse şu yazıları okumanızı tavsiye ediyoruz:


Teknik Analizin Analizi

Etkin Pazar Hipotezi Nedir?

Citigroup ve Teknik Analiz

Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar

Teknik Analizden Daha Etkili Yöntem Nedir?



Read More!

Bir ihalenin Teknik Analizi Ne Konuşuyor

24 Eylül 2008 yılında yapılan Nükleer Enerji Santral ihalesine tek teklif Rus ve Türk ortaklığı konsorsiyumu teklif vermişti. Türk ortak Turgay Ciner'in sahip olduğu Park Teknik ihalenin verilmesi Turgay Ciner'e olumlu yansıması olacak Park Teknik Borsaya kote olmasada bir başka şirket Park Elektrik Halka açık bir şirket ve bu şirket Park Teknik şirketine % 18 ortaklığı bulunmakta;

Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın açıklamaları ihalenin Eylül ayında karara baglanacağı ve Ruslardan revize teklif bekledikleri yönünde hükümetin istediği revize teklif verilirse kabul verilmediği takdirde iptal edileceğini belirtiyor.

Teknik Analist Halil Rencber'de dolaylı yoldan etki altında bulunan Park Elektrik hakkında Eylül ve Agustos ayında farklı 2 analizini yayınlıyor

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir

1)Anadolu Yatırım (http://www.anadoluyatirim.com.tr/) Tarafından Hazırlanan Teknik Analiz Raporu:"TEKRAR BİR ZİRVE DENEMESİ GÖREBİLİR.ÇİFT DİP ÇALIŞMASI BAŞLIYOR3.52 Zirve sonrası yuzde -17 lik düzeltmeden sonra hissede 2.92-3.18 bölgesınde guclu duran hısse, yenıden tepkı verme süreci görebilir.Dar aralıklar hareketin tepkinin başlayabileceğini gösterirken hissenin 2.92 bölgesinde çift dip çalışması yapması tepkının yakın olduğunu göstermekte.Hissede 5 gunluk bugun 3.02 önemli bir destek konumunda üzerinde ilerleyen saatlerde kalması ile 1-2 seans içinde bir yukseliş hareketi ve tekrar zirve denemesi getirebilir.İlk adımda 3.18 Geçilmesi ile beraber 3.44 ve 3.52 zırve denemesi görebilir. Zirvenin geçilmesi halinde yeni yüksekler bu noktada netleşebilir. Ancak endeksi dikkate aldığımızda şimdilik o noktayı görmektey fayda var. Zarar kes 2.88Zaman stop aralığı 1-3 seans

2-Anadolu Yatirim (http://www.anadoluyatirim.com.tr/) TarafindanHazirlanan Teknik Analiz Raporu:"3.52 Zirve sonrasi yuzde -13 luk düzeltmeden sonra hissede3.26-3.04 bölgesinde guclu duran hisse, yeniden tepki verme sürecigörebilir.Dar araliklar hareketin tepkinin baslayabilecegini gösterirken ilkadimdaHissede 5 gunluk hareketli ortalama bugun 3.06 önemli bir destekkonumunda üzerinde ilerleyen saatlerde kalmasi ile 1-2 seans içindebir yukselis hareketi ve tekrar zirve denemesi getirebilir.Ilk adimda 3.12 Geçilmesi ile beraber 3.26 ve tekrar 3.52 zirvedenemesi görebilir. Zirvenin geçilmesi halinde yeni yüksekler bunoktada netlesebilir. Ancak endeksi dikkate aldigimizda simdilik onoktayi görmektey fayda var.Zarar kes 2.92Zaman stop araligi 1-3 seans."

Agustos ayında biri Eylül ayında Hisse için yapılan teknik analiz beklentisi fakat hisse tüm teknik sıkışmalara ragmen teknik analistcilerin dogrultusunda beklenen hareketi yapamıyor .

Bu hisseyi özelikle takip ediyorum. Hissenin karakteristik özelikleri ve davranışları Nükleer Enerjinin Rus ve Türk ortaklı komisyona verildiğini haykırıyor.
a-1,5 aydır takip ettiğim Prkte hiçbir seansın Alım ortalaması Satım ortalamasının altında kalmıyor. Alım ortalaması her zaman yüksek bu kagıdın olumlu ve toplandığının bir tespiti

b)Tahta piyasaların iyi olduğu zamanlarda 1 aylık ortalaması en yüksek seviyesi 3,14 seviyesini bir türlü aşmıyor .

c)Tahta 1,5 aylık dönemde ortalama hacmi en yogun günlerde 4 milyon lotu aşmıyor. Bu tahtada lotların dagıtılamayacak kadar sıg görüntü veriyor.

d)1,5 aydır tahta'da oynayan aracılar değişmiyor. Hiçbir alıcı tahtada ne net alıcı ne net satıcı olarak gözüküyor. Bugün tahtada mal alan 2 gün sonra tahtada hissenin fiyatına bakmazsızın tahtada malı verebiliyor. Tahta 1,5 aydır müsrif tüccar zihniyetiyle oynuyor.

e)Tahta net alımın veya net satımı yapan kurumların takası pozsiyon gereği düşmesi ve artması beklenirken Değişmemesi ve virmanlama yapılması ve bu 1,5 aylık süre zarfında bunun tekrarlanması tahtanın takipliliğini birileri tarafından zorlaştırılması

d)Bugün için 2 seans hacime baktığımızda 72000 lot bir işlem hacmi ve agırlık ortalamaya baktığımızda 3,10 agırlık ortalamada alınıp satılması ve tahtanın 3,08-3,10 işlem görmesi hergün yaşanılan bir süreç fakat bu sürecte dikkat çeken nokta mesela bu kadar düşük bir hacimde işlem görürken nomalde diger kademelerdeki pasif satım lotlarınında düşük olması beklenir. Bir kurum çıkıyor 100-150-200 hatta 400 bin gibi bu tahta için büyük lotları aktif alım yaparken 1 kademe zoraki kaldırması tahtanın bu alımlar gelmeden önce baskı altına alınıp lotları kademelere satım pasifleri olarak gerçekleştirmeleri danışık döğüşün işareti cünkü o alımlar geldiği anda tahta 1-2 kademe kalktığında sonrası kademelere aktif satımlar hız kazanmakta EFG-İşyatırım -Mira-Yapı Kredi gibi aracı kurumları sayabiliriz

e) Turgay Ciner bugün sahibi olduğu Habertürk tv hiçbirşekilde ihale süreciyle ilgili ne ilgili haberi ne yorumları veriyor. Bu aynı şekilde Halka açık şirketinin borsadaki hareketleri gibi yerinde sayıyor.

f)Orta vadeli Programda hükümetin Nükleer Santral konum olarak ele alması fakat bu Orta Vadeli programın nükleer santral ihalesi gibi 18-20 milyar dolar gibi bir kaynak gereksinimi olması ve bu programla o kaynağı nasıl yartılacağı aşikar iken

Bugün 2 analizindeki tespitleri dogru olmasına ragmen Teknik Analist Halil Rencber'in tahta sıkışmasına rağmen yukarıya tepki yükselişi yapması gerekirken bir türlü bu tepkiyi göstermemesinin haklı payı olacak fakat teknik analist yatırımcının ruhunu ve hissettiklerini yansıtır. Bugün siyaset ayağına bakın Nükleer ihale santralinin verilip verilmeyeceğinin % 100 kimse söyleyemez. Siyasetin kanadındaki belirsizliğin yaratmış olduğu görüntüyü Prkte hissesinde yaşanması ve sıkışmasının tek nedeni belirsizlik

Nükleer Santral ihalesi Rus ve Türk ortaklığına verildi. Bugün tahtada yaşanan tüm hareketler ihalenin verildiğini bizlere anlatıyor.

Karşı sorular gelebilir. Nükleer Santral ihalesinin verilip verilmeyeceğini bugün hükümete yakın spekülatörler bilebilir. Neden o zaman verildiyse olumluysa herşey tahtayı götürmüyorlar sorusuna verilecek cevap O siyasetciler zaten nükleer santralle ilgili belirsizlik istemeselerdi. Bugün ona göre açıklamalar yaparlar ve ona görede spekülatörler bu açıklamların etkisiyle tahtayı yukarı taşıyabilirlerdi. Bugün habertürk'ün neden yayın politikasında nükleer santral konusu uzak bu kadar ilgili olmaları gerekirken bugün istenilen görüntü belirsizlik yaratılması o yüzden spekülatörler tahtada belirsizlik gölgesi içinde davranıyor.

Prkte tekniğine ve yansımasına güvenelim. Bu güvenle ihalenin verildiğini açıklayalım . Hükümetin yetkili agızlarından önce Read More!

Teknik Analizden Daha Etkili Yontem Nedir?

Teknik analizden daha etkili yatirim yontemi nedir? Iskembe analiz tabii ki. Borsa bugun dun bizim soyledigimiz gibi 1000 puandan fazla duserek 46 binin altinda kapandi. Boylece iskembe analiz yontemini kullanarak yaptigimiz tahminler alti kez ust uste dogru cikmis oldu. Bu bir marifet degil ama. Ilginc olan su:

Dunku yazdigimiz yazinin altina bir okuyucumuz borsanin 46 binin altina dusmesini beklemiyorum. 45600'un altina ise dusmesini hic beklemiyorum seklinde bir yorum birakti. Allah Allah, neden 45600 de 45500 degil diye dusundum. Sonra Hurriyet'te Fortis'ten bir teknik analizcinin 45600'de destek var seklindeki yorumunu gorunce anladim olayi. Ne demistim? Teknik analiz analizcilerin birbirleriyle gizli bir sekilde iletisimini saglayan bir dildir. Yani adamlar daha borsalar acilmadan sinirlari belirleyip ona gore hareket ediyorlar. O yuzden de hepsi birden "nerden buldularsa" 45600 rakamini telaffuz ediyorlar.

Problem su ki bugun aciklanan ADP istihdam rakamlarinin beklentilerden cok daha kotu gelecegini ve bunun neticesinde bir suru kisinin satisa gecip borsayi 45200 seviyesinin altina itecegini hic bir grafik veya teknik analiz onceden soylemiyor. Asil komik olan ise Amerika'da hemen hemen hic kimsenin takmadigi, sonnuclari guvenilir olmayan bir istatistik bu borsayi (Borsa Yorumları) dusuren ADP rakamlari. Yani hic bir sey ifade etmeyen bir rakama borsa oyuncularinin bu kadar tepki vermesini de isi bilen kisiler beklemez. Nasil Turkiye'de ITO TUIK'ten bir iki gun once enflasyon rakamlarini acikliyorsa ADP de ayni seyi yapiyor. Nasil ITO'nun acikladigi rakamlar cogu zaman gercek enflasyon rakamlariyla alakasiz cikiyorsa ADP'nin acikladigi rakamlar da oyle. O yuzden insanlar asil Cuma gunu aciklanacak rakamlari bekliyorlar.

Diyecegim su ki teknik analiz gordugunuz uzere bir kez daha cuvalladi. Benim iskembeden salladigim tahminler ise hala yola devam ediyor. Yarin ne olur diye sorarsaniz, tahminim borsanin yukselmesi yonunde. Ancak dun soyledigim gibi borsanin bu ay 44 binin altina dusmesini bekliyorum.

Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir. Read More!

Iskembe Analiz ve Teknik Analiz

Borsa bugun dun bizim soyledigimiz gibi 1000 puandan fazla duserek 46 binin altinda kapandi. Boylece iskembe analiz yontemini kullanarak yaptigimiz tahminler alti kez ust uste dogru cikmis oldu. Bu bir marifet degil ama. Ilginc olan su:

Dunku yazdigimiz yazinin altina bir okuyucumuz borsanin 46 binin altina dusmesini beklemiyorum. 45600'un altina ise dusmesini hic beklemiyorum seklinde bir yorum birakti. Allah Allah, neden 45600 de 45500 degil diye dusundum. Sonra Hurriyet'te Fortisten bir teknik analizcinin 45600'de destek var seklindeki yorumunu gorunce anladim olayi. Ne demistim? Teknik analiz analizcilerin birbirleriyle gizli bir sekilde iletisimini saglayan bir dildir. Yani adamlar daha borsalar acilmadan sinirlari belirleyip ona gore hareket ediyorlar. O yuzden de hepsi birden "nerden buldularsa" 45600 rakamini telaffuz ediyorlar.

Problem su ki bugun aciklanan ADP istihdam rakamlarinin beklentilerden cok daha kotu gelecegini ve bunun neticesinde bir suru kisinin satisa gecip borsayi 45200 seviyesinin altina itecegini hic bir grafik veya teknik analiz onceden soylemiyor. Asil komik olan ise Amerika'da hemen hemen hic kimsenin takmadigi, sonnuclari guvenilir olmayan bir istatistik bu borsayi dusuren ADP rakamlari. Yani hic bir sey ifade etmeyen bir rakama borsa oyuncularinin bu kadar tepki vermesini de isi bilen kisiler beklemez. Nasil Turkiye'de ITO TUIK'ten bir iki gun once enflasyon rakamlarini acikliyorsa ADP de ayni seyi yapiyor. Nasil ITO'nun acikladigi rakamlar cogu zaman gercek enflasyon rakamlariyla alakasiz cikiyorsa ADP'nin acikladigi rakamlar da oyle. O yuzden insanlar asil Cuma gunu aciklanacak rakamlari bekliyorlar.

inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Bilgisayar Nedir

Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir.

Diyecegim su ki teknik analiz gordugunuz uzere bir kez daha cuvalladi. Benim iskembeden salladigim tahminler ise hala yola devam ediyor. Yarin ne olur diye sorarsaniz, tahminim borsanin yukselmesi yonunde. Ancak dun soyledigim gibi borsanin bu ay 44 binin altina dusmesini bekliyorum. Read More!

Borsanin Krali, Piyasalarin Efendisi Ekonomix

Basliktan da anlayacaginiz uzere borsanin yonunu dorduncu kez ustuste bildim. Bunun tesaduf eseri olma olasiligi sadece yuzde 6, yani buyuk bir olasilikla ben gercekten de borsanin kraliyim. Niyeyse kimse bana verdigim bu isabetli tahminlerden dolayi bes kurus gondermedi. Insanlik bende kalsin ve borsaya yarin ne olacagini soyleyeyim. Borsa yarin da yukselecek.

Bir okuyucumuz teknik analizin gercekten palavra mi oldugunu dusundugumuzu sormus. Hazir yazi yaziyorken bu soruya cevap verelim.

Borsalarda kumar oynayan finanscilarin cogu universiteden yakin zamanda mezun olmus, ekonomiden fazla cakmayan genclerden olusur. Bunlar borsanin 3, 6, 12, 24 ay sonra nerede olmasi gerektigi konusunda analiz yapabilecek kapasitede insanlar degillerdir (zaten boyle kisilerin sayisi cok azdir). O yuzden de piyasaya bu kisiler yon veremez.

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir

Piyasaya yon veren kisiler gercekten buyuk paralari yoneten ve uzun vadeli hareket eden kisilerle, bilgi sahibi ve piyasada saygi duyulan kisilerdir. Trader dedigimiz finanscilar ise borsanin gelecekte ne yone gidecegini bilmezler. Teknik analiz bu kisilerin birbirleriyle haberlesmede kullandiklari gizli bir koddur aslinda. Hepsi birbirlerine sinirlarin nerede oldugunu destek ve direnc seviyelerini onceden hesaplayarak soylerler.

Borsanin destek ve direnc seviyeleri arasinda hareket etmesi bir anlam ifade etmez. Traderlar aralarinda paslasiyorlardir. Taaa ki borsanin yonunu goren bir kisi pozisyon almaya baslayana kadar bu boyle devam eder. Alinan pozisyon buyuk oldugu icin destek veya direnc seviyelerinden biri kirilacak ve bizim traderlara borsanin hangi yone gidecegi konusunda sinyal verecektir. Traderlar da aldiklari bu sinyali degerlendirerek asil borsa kurdunun pesine takilarak ucuzdan sattiklari hisseleri tekrar alarak az bir zarar yazacak,daha sonra olaya gec uyanan kucuk yatirimcilara ise aldiklari kagitlari daha yuksek fiyattan satarak zararlarini kapatacaklardir.

Anlayacaginiz teknik analiz kullananlar borsaya yon veren degil, piyasada al sat yapan tuccarlardir. Piyasalar ne kadar derin olursa teknik analizden o kadar az sinyal gelir. Piyasada ne kadar cok avarel kucuk yatirimci varsa teknik analizciler o kadar cok para kazanir.

Anlayacaginiz teknik analize bakarak borsanin bugun veya yarin ne yapacagini soylememiz mumkun degil. Ancak destek veya direnc seviyeleri gecilirse anlik veya 15-20 dakika sonra borsanin hangi yone gidecegini soyleyebiliriz. Onun da sebebi teknik analiz kullananlarin hep birden ayni yone gitmek istemesidir.

Bu yuzden teknik analistler direnc kirilmazsa borsa cok yukselmez, destek kirilmazsa cok dusmez gibi babaannemin yapacagi yorumlari ekranlara cikip yaparlar.

Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir. Read More!

Piyasa Profesoru Borsanin Yonunu Acikliyor

Medyada yukaridaki turden basliklara her zaman rastlamak mumkun. Bizim yaptigimiz gibi piyasalarin yonunu uc gun tesadufen bilen adamlar birden karsimiza "profesor", "uzman" veya "kurt" olarak surulurler. Bu kisiler "borsanin yonunu uc gun ustuste tesaduf eseri bilmenin olasiligi sadece yuzde 13'tur, yani yuzde 87 olasilikla ben gercekten de piyasalarin kurduyum" turu savlar ortaya atarlar.

Bir cogu teknik analiz adi verilen palavra bilimin arkasina siginarak "borsa bugun dusmezse kesin cikar" mealine gelen super isabetli tahminlerle okuyucuya isik tutarlar.

Bir cogu da "aldigim duyumlara gore..." kelimeleriyle baslayan cumleler kurarak sozde piyasalara yon veren kisilere yakin olduklarini ve bu kisilerden aldiklari tuyolari sizlerle paylastiklarini ima ederler. Kimse de "ulan piyasalarin yonunu bilen bir kisi yokn nerenden uyduruyorsun bunlari" diye sormaz. Madem adam piyasalarin yonunu biliyor, bunu baskalariyla neden paylasiyor diye de sormaz.

Tutumluluk  Inovasyon örnekleri  Türev Konu Anlatımı  EFT Nedir  Olasılık nedir    Ekonomi Nedir  Hisse Yorumları  Bilinçli Tüketici

Neyse tum bu soylediklerimden sonra bu tur gizemli kisilerin varligina inaniyorsaniz asagidaki paragrafi okuyun.

Aldigim duyumlara gore Merkez Bankasina cok yakin (kapisinda simit satan cocuk) kisiler borsanin yarin (27 Agustos 2009) yukselecegini soylemisler. O yuzden ben de yarin borsanin yukselecegini tahmin ediyorum.

Not: insallah tahminim yanlis cikar da bu serinin yazilarina son veririm. Yoksa bir muddet sonra kendimden suphe duymaya baslayacagim :) Read More!

Peki Yarin Borsa Ne Olur?

Borsalarda neler oluyor ve yarin borsa ne olur sorusunun cevabini ariyorsaniz borsa ve piyasa bultenimizi okumanizi tavsiye ederiz.

Persembe gunu yazdigimiz yazida Cuma gunu borsanin yukselecegini tahmin etmistik, tesaduf bu ya borsa yukselmis. Bunun uzerine bir okuyucumuz da su mesaji atmis:

"merhaba 24 agustos 2009 pazartesi borsa ne olur.? yorumunuz varmı? teşekkürler"

Kisa cevabi vereyim: yukselir

Uzun cevabi merak edenler yazinin geri kalanini okusun.

Ruslar komunist ekonomiden vahsi ekonomiye gecis yaptiklari bir zamanda gazetecinin biri Boris Yeltsin'e "Rus ekonomisinin durumunu tek kelime ile anlatir misiniz?" diye bir soru yoneltmis. Yeltsin de "iyi" diye vermis. Gazeteci de "peki ekonominin durumunu birden fazla kelime ile anlatir misiniz?" diye ikinci bir soru yoneltmis. Yeltsin de "hah bu durumda --- iyi degil" demis.

Bazi insanlar borsanin hangi yone gidecegini tahmin edebildikleri yalanini teknik analiz duman perdesi arkasina saklanarak soylerler. Bunu anlarim, adam baskalarini dolandirarak para kazanmak niyetindedir; boyle yaparak hapse girmesi de soz konusu degildir. Benim anlamadigim neden bazi insanlarin bu yalanlara kandiklaridir. Eger bir insanin borsanin yonunu gunluk olarak %60 isabetle bilme gibi bir yetenegi olsaydi bu insanin dolar milyarderi olmasi bir kac yil, dolar trilyoneri olma olasiligi ise 3-5 yili gecmezdi. Nasil olur anlatayim?

inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Bilgisayar Nedir

Dunyada hergun yatirim yapilacak bir suru borsa var. Biz 100 borsa var diyelim. Bu kisi hergun bu borsalara gunluk yatirim yaparak 60 tanesinde karli 40 tanesinde zararli cikarak ortalamada 20 tanesinde para kazanir. Borsalarin gunluk %1 hareket ettiklerini varsayarsak bu kisinin gunluk garanti getirisi %0.2 olur. Ya da kabaca haftalik %1, aylik %22, senelik yaklasik %1000. Yani bu adam sadece kendi parasiyla bu isi yapsa senede parasini 10 katina katlar. Ancak bu isi bir kac yaptiktan sonra unu yayilmaya baslar ve baska insanlar da getirip paralarini bu kisiye vermeye baslar, o yuzden de bu kisinin dolar trilyoneri olmasi 3-5 yili gecmez. Tabii bu arada boyle bir kisinin varligini duyan herkes borsada yatirim yapmayi birakir, orasi da ayri hikaye.

O yuzden borsanin gunluk hareketlerini dogru tahmin edecek bir kisi gercekten yok. Olsa da bu kisi kimseye soylemez bunu.

Simdi sorunun cevabina gelecek olursak, bir teknik analist xxx'de destek yyy'de direnc var, borsa dusmezse kesin yukselir seklinde bir cevap verirdi. Ben de ise kivirma yok, borsa pazartesi yukselir.

Not: Tavsiyeme uyup borsaya yatirim yapip para kazananlardan bana da payima duseni sali gunu odemelerini bekliyorum.

Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir. Read More!

Citigroup ve Teknik Analiz

Teknik analizden hoslanmadigimi eski okuyucularim iyi bilirler. Maalesef Turkiye'de borsada oynayanlarin ve borsa hakkinda yorum yapanlarin cogunlugu teknik analiz kullanirlar. Ote yandan Turkiye borsasi ayni zamanda cok sig bir borsa, o yuzden manipulasyona da gayet musait. Bu iki bilgiyi kullanarak Turkiye'deki kucuk yatirimcilarin neden genellikle borsada kaybettiklerini anlayabiliyoruz.

Gecenlerde Citigroup hisselerinin cok dustugunu belirten bir yazi yazmis ve alim konusunda ciddi ciddi dusunmeye basladigimi belirtmistim. Amerikan borsasi Turkiye borsasi gibi degil. Cok iyi arastirma yapmaniz lazim, piyasadaki oyuncularin hangi varsayimlari yaptiklarini ve hangi olasiliklarin uzerine oynadiklarini iyi cozmeniz gerek. Ancak ondan sonra alim/satim yaparsaniz dogru karari verme olasiliginiz yukselir, yoksa iki tane grafige bakarak surada destek surada da kostek var deyip isin icine dalarsaniz dogru karari verme olasiliginiz %50'yi gecmez.

Guncel Analiz blogundan Balan da cahil cesareti gostererek grafiklerden Citigroup'un dip calismasi yaptigini kesfetmis ve $33.75 civarindan kagida girmis; anladigim kadariyla da yatirim suresini 1 ay olarak belirlemis. Kendisine oncelikle bol sans diliyoruz, zira ihtiyaci olacak. Amerika borsasi, ozellikle Citigroup gibi kagitlar teknik analizi kaldirmazlar, temel analizi de zar zor kaldirirlar. Gunluk ortalama 60 milyon hissesi islem gorur ve bu $2 milyarin uzerinde bir rakama karsilik gelir. Yani Citigroup'un islem hacmi tek basina IMKB'den daha fazla.

Simdi hikayesini anlatalim. Citigroup subprime olayindan dolayi cok para kaybetti, hatta soylentilere gore $15 milyar daha zarar aciklayacaklarmis. CEO'larini kovdular, isler yolunda gitmiyor. Ustune ustluk ekonomi de yavaslayacak, hatta resesyona girecek beklentileri var. Simdi tahmin etmeniz gereken sey, Citigroup'un daha ne kadar zarar aciklayacagi ve ekonominin resesyona girip girmeyecegi. Bu sorunun cevabini biliyorsaniz karli cikarsiniz, cevabini yanlis biliyorsaniz zarar edersiniz, cevabini bilmeden Balan gibi baliklama atliyorsaniz sansiniz %50-%50.

Ben kenarda beklemedeyim (evet, kafamdaki cevaptan cok emin degilim, yeni verileri bekliyorum). Bu arada Citigroup hisseleri su siralar $31.27'den islem goruyor.

Haa, benim kafamdaki yatirim suresi oyle 1-2 ay degil 5 yil gibi bir zaman. Zaten 1 yilin altinda elinizdeki hisseleri sattiginiz zaman kazancinizin %40'ini (kisiden kisiye degisiyor) vergi olarak veriyorsunuz. 1 yildan uzun sureli tutarsaniz vergi orani %20 civarina dusuyor. O yuzden 1 yilin altinda kagit satmak delilik.

Son olarak sunu belirteyim. Ben Citigroup hakkinda yazdigim yazida Citigroup'un 6 Akbank'a karsilik geldigini ve bu oranin dusuk gorundugunu belirtmistim. Biz finansta buna "pair trading" diyoruz. Nitekim o zamandan bu gune bu oran 7.5'e yukseldi (Iki hisse de dustu ama Akbank cok daha kotu dustu). Pair trading (bkz. definition of insider trading) yaparken hisselerin yonunu dogru tahmin etmenize gerek yoktur, relatif performansi dogru tahmin etmeniz gerekir.


What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b Read More!

Bir Yigit Bulut Klasigi

Piyasalardaki gelismelerle ilgili yazilarimiza devam ediyoruz. Bundan 2 gun once yazdigimiz yazida "Bence Turk piyasalarindaki dusus bugunku (sali) %4.5 ile sinirli kalmayacaktir. Hatta yarin (carsamba) ben borsanin en azindan 1500 puan daha gerileyecegini dusunuyorum. Dolar daha da cikacak, gecen Mayis'ta karsilastigimiz duzeltmelere yakin olaylar gerceklesebilir. Turkiye'deki faizlerin yuksek olmasi dolarin yukselmesini ve sicak paranin kacisini engelleyemeyecektir." demistik. Gecen Mayis'ta yasadigimiz kriz bize kisa vadede Turk ekonomisinin temelleri ne kadar saglam olursa olsun, kuresel dalgalanmalardan kacamayacagini, gelismis ulke piyasalari %5 dusunce bizim piyasanin %10-15 dusecegini ogretti. Biz de yurtdisi piyasalardaki %4 civarindaki dususleri goz onune alarak bizim piyasanin da %8-12 civarinda bir dusus gosterecegi hesaplamasindan yola cikarak en azindan 1500 puanlik dusus tahmininde bulunduk.

Dun (carsamba) bizim borsa sadece %0.8 dusunce kendi kendime "iyi, insallah yanilmisimdir" dedim. Maalesef Avrupa borsalari bugunku dususle toplam gerilemelerini %5.5'e yukseltince bizim piyasalar da bizim tahminlerimizle paralellik gostererek 1800 puan dustu ve toplam kaybi %10'a ulasti. Ama bu yazida asil deginmek istedigimiz "teknik analiz" prensiplerini izleyen Yigit Bulut'un borsa ile ilgili sacmalamalari.

VOB nedir?     Taksi Şöförü   Borsa Tüyoları?   Olasılık nedir?   Enformasyon Nedir

Yigit Bulut'u bana bundan 1 sene once Baris tanistirdi. Onceleri "niye bu herifin bu kadar uzerinde duruyor, medyada bunun gibi bir sure yetenek dusmani kose yazari var" diye kendi kendime soruyordum. Sonradan Aydin Dogan'in ailesinin bir parcasi oldugunu, bu yuzden Medya'daki onca koseyi kaptigini farkettim. Tek bir kosesi olsa ve bu kadar promosyonu yapilmasa uzerinde durmazdim ama Hurriyet iki gundur bu herifi "uzman" diye gozumuzun icerisine soktu neredeyse. Biz de gerizekali "teknik analiz" yontemini kullanarak piyasalardaki gidisi tahmin etmeye calisan Yigit Bulut'un analizini yapmaya karar verdik.

Hurriyet'te yayinlanan yazisinda Damat Bulut surada destek burada kostek var dedikten sonra "Sonuclar" kisminda tahminlerini su sekilde veriyor:

"İMKB’nin normal şartlarda bugün ana destek bölgesi olan 41,800-42,500 bandı içine dönmesi gerekli…Uzun lafın kısası; Düşüş abartılıydı. Dünya genelinde ilk dalga atlatıldı ama bu başka artçılar olmayacak anlamına gelmez. Sizlere bugün için tavsiyem; İMKB’nin varolan veriler ile 41,800-42,500 bandına dönebileceğini bilmeniz ve “satış nasıl abartılıyorsa”; “alım da abartıldığında” normal sınırlar üstünde dikkatli olmanız.
Not : BOVESPA bugün 43,849, DOW 12,361 üstüne çıkarsa İMKB’de 42,500 üstünü sorgulayabiliriz…"


Bugun borsamiz 39600'dan kapandigina gore Yigit Bulut'un pusulasinin gosterdiginin 2200-2900 puan asagisindayiz demektir. Avrupa borsalari da %1.1 civarinda dustu, o yuzden sartlar "normal" degildi diyebilirsiniz. Avrupa borsalarindaki dususun bize etkisi %2.2 civarinda olmasi lazim (onlar 5 dusunce biz 10 dusuyoruz ya), demek ki Yigit Bulut yine de 1300-2000 puan arasinda bir tahmin hatasi yapmis. "Dolar kurunda dün anlık olarak 1,4260 üstünü gördük ve burasının kırıldığını teyit etmeden “alım yapanlar” ciddi zarar ettiler." diyerek "yanlis" noktadan dolar alip %1 zarar edenler icin CIDDI ZARAR ettiler demeye cekinmeyen Yigit Bulut acaba kendi tavsiyesine uyup da sabahtan borsaya girip gun sonunda %4 zarar edenler icin OLUMCUL ZARAR ettiler gibi bir sifat kullanir mi dersiniz.Bu arada dun dolarda zarar edenler bugun kayiplarini telafi ettiler.

Bu yazi Yigit Bulut'tan cok, teknik analiz kullanan Yigit Bulut'u elestiren bir yazi oldu. Olsun, Yigit Bulut ekonomi konusunda da matah yazilar yazan birisi de degil ki. Bu arada bize de hayatta Dogan Grubundan is teklifi gelmez bu yazilardan sonra, ben ismimi hic aciklamasam mi ne yapsam!

Not: Biz bu yaziyi yazdiktan sonra farkettik ki Hurriyet Gazetesi yukaridaki baglantisini verdigimiz haberin icerigini ve Yigit Bulut'un olumcul tahminlerinin hepsini kaldirmis ve yerine borsadaki dususu anlatan bir haber ve Yigit Bulut'un borsadaki dususu analiz eden sesli linkini koymus. Keske bizimde Amcamiz Medya patronu olsa da bir websitesinde borsa cikacak, digerinde borsa dusecek diya yazimizi yayinlasa, sonra borsa dustukten sonra "borsa cikacak" dedigimiz yaziyi websitesinden kaldirsa ne iyi olurdu. Internette sadece yaptigimiz dogru tahminlere ulasabilirdi insanlar ve 3-5 sene sonra "Goruyor musun Yigit Bulut bir ara her gun borsanin dusup cikacagini onceden soyluyordu, inanmazsan internet'e bak" derlerdi. "Bosandiktan sonra nedense tahminleri dogru cikmaz oldu."

Not: Yigit Bulut hakkinda yazilmis tonla yazilmis yazilarimiz var, en son yazılmış yazılarımızı Yiğit Bulut baglantisina tiklayarak okuyabilirsiniz. Read More!

Teknik Analiz'in Analizi

Teknik analiz kullanarak piyasa getirisinin uzerinde para kazanabilir miyiz? Kucuk ve orta buyuklukteki yatirimcilar icin bu soruyu cevaplamaya calisacagim. Simdiye kadar teknik analizcilerle hep dalga gectim, ama niye dalga gectigimin detaylarini aciklamadim.

Teknik analiz yonteminin felsefesi sudur. Borsada gerceklesen islemlerin cogu noise'dir, yani bir bilgi dahilinde yapilmamis islemlerdir. Simdi birisi cikip da kimsenin bilmedigi bir bilgi cercevesinden alim veya satim olayina yuksek hacimle girerse arz-talep dengesizliginden bir trend olusacak, biz de "herkesin hemfikir oldugu" teknik analiz yontemlerini kullanarak bu gizli bilgileri aciga cikarabiliriz dusuncesidir.

Arbitraj Nedir    Broker Nedir    Altın Yorumları    Portföy Nedir    Petrol Fiyatları    Nükleer Santraller    Sosyalist Nedir

Bu dusuncenin sakat taraflarina tek tek bakalim. Birincisi kimsenin elinde bir bilgi olmadigini dusunelim. Gerizekali teknik analiz yontemleri noise'e bakarak (ortada bir sey olmamasina ragmen) herkese al-sat sinyali verecektir. Teknik analizi takip eden koyun suruleri de "Anaaaa, bak bu kagit cikacak" diye yuklenince kagitlar da gercekten cikmaya baslayacaktir. Adamlar abartirlarsa bu sefer rakamlarin dogru durust analizini yapan kisiler ellerindeki kagitlari yuksek fiyattan satacaktir. Bu sefer teknik analiz "sat" sinyali verecek, teknik analizi yavas uygulayanlar ve hissenin fiyat artisindan gaza gelip alim yapan kucuk yatirimcilar zarar yazacaklardir. Neticede durduk yere volatilite yaratilmis olacak, hizli islem yapanlar ve araci kurumlar kazancli cikacaktir.

Ikinci durumda yine kimsenin elinde bir bilgi olmadigini varsayiyoruz. Ancak bu sefer elinde yuksek miktarda nakiti bulunan "biyikli" bir yabancinin Morgan Stanley uzerinden tek bir kagitta islem yaptigini varsayiyoruz. Bu kisi kagitlari diyelim ki 10 seviyesinde toplamaya baslasin ve fiyatlar 11'e kadar yukselsin. Morgan Stanley'in buyuk miktarlarda alim yaptigini goren yerli teknik analizciler ve gaza gelen kucuk yatirimcilar, bir de bizim "biyikli" yabancinin cikardigi soylentilere de kanarak alimlara gecince hissenin fiyatinin 12'e geldigini varsayalim. Hisse 12'e cikarken bu arada bizim "biyikli" yabanci da baska kurumlar araciligiyla ve caktirmadan elindeki kagitlari bosaltmaz mi?

Ucuncu durumda elinde bilgi olan birisinin oldugunu varsayalim. Hatta bu kisi siz olun. Ne yapardiniz? Ulkede teknik analizi takip eden bir suru manyak oldugunu biliyorsunuz, alim yaparken elinizi baskalarina gosterir miydiniz? Teknik analizin ne tur kosullarda sat sinyali verdigini siz de herkes gibi biliyorsunuz, o zaman alim yapmak istediginiz zaman en iyi strateji satis yaparak baslamak ve piyasaya bu kagitta ciddi satis olacak izlenimi verdirmeniz degil midir? Hisseleri kuresel isinmanin ve petrol fiyatlarinin dustugu bir ortamda "emtia fiyatlari dusuyor, yabancilar gelisen piyasalardan cikacaklar, kurunun yaninda yas da yanacak" soylemi altinda %10 dusurup, petrol fiyatlari dusmeye devam ederken alima gecmez misiniz?

Oyun teorisinin uygulanabilecegi en ideal piyasa kisa vadeli hisse alim satim piyasalaridir, ama ne hikmetse ben bu konuda dogru durust bir tek calismaya bile rastlamadim.

Yabancilar salak degil, islem yaparken size ellerini belli etmezler. Ayrica sizin sandiginiz gibi cogu kisa vadeli yatirimci da degildir. Yabancilarin kisa vadeli yatirimci oldugunu soyleyebilmeniz icin bana borsadaki yabanci payinin buyuk dalgalanmalar gosterdigini ispatlamaniz lazimdir. Mayis-Haziran krizinde bile borsada yabancilarin payi 1-2 puan disinda oynamadi. O yuzden yabancilarin kisa vadeli geldigi yonundeki hipotezinize katilmadigimi belirtmeliyim.

Belki de yabancilarin cok fazla sayida islem yapmasindan yabancilarin kisa vadeli geldiklerini dusunuyor olabilirsiniz. Ama sunu unutmayin ki yabancilar cok islem yapiyorlarsa iki nedeni olabilir. Birincisi izledikleri strateji herkes tarafindan bilinen teknik analistleri tongaya dusurmek icin yapilan alim satimlardir, ikincisi de ellerini belli etmemek icin yaptiklari ortaya noise (belirsizlik de diyebiliriz) cikaran alim satimlardir.

Kisa vadeli piyasalarda yapilan islemler icin zero-sum-game kavramini kullanabiliriz diye dusunuyorum, yani bir kaybeden bir de kazanan olacaktir. Bu durumda sizce kaybeden stratejisi herkes tarafindan bilinen teknik analistler mi olacaktir yoksa bu stratejinin zayif taraflarindan faydalanan daha akilli kisiler mi?

Televizyonlarda teknik analizden bahseden bankacilarin mi gerizekali oldugu, yoksa bizi mi gerizekali yerine koydugu konusuna geri donelim. Bu kisilerin teknik analizin calismadigini bildiklerini dusunelim. O zaman nasil para kazanacaklar? Birilerinin alim satim yapmasi lazim, teknik analiz kullanarak alim satim yaparsa daha guzel olur. O yuzden televizyondan milleti gaza getirip islem yapmaya tesvik ederek hem komisyonlardan hem de anti-teknik analiz stratejilerinden para kazanabilirler. Ben Turkiye'de olsaydim bu stratejiyi uygulardim. Gerizekali kucuk yatirimcinin hep kaybetmesinin nedeni bu olabilir mesela.

Ote yandan Turkiyede faaliyet gosteren yatirim fonlarinin performansina baktigimiz zaman cogunun piyasa getirisinin oyle boyle degil cok altinda bir performans sergiledigini goruyoruz. Simdi burada uc durum soz konusu olabilir. Birincisi, aldiklari komisyonlar, kesintiler, vs. asiri yuksek. Ikincisi, bu portfoy yoneticileri gercekten de teknik analiz uygulayarak islem yapiyor ve neticede kaybediyordur. Ucuncusu, bilerek kotu islem yaparak fonun parasini kaybediyorlardir. Bu tabii ki bir olasilik ve elimde bunu kanitlayacak veri yok. Ancak cok mantiksiz bir alternatif de degil.

Analizimizin sonuna gelmis bulunuyoruz. Kucuk yatirimcilara tek tavsiyemiz kendi kendilerine yukarida bahsettigimiz oyunda ne tur bir rol aldiklarini sormalaridir. Borsa 2003 yilinda 9000 seviyesinden 2006 yilindaki 45000 seviyesine kadar 5 kat artarken kac defa "SAT" sinyali aldiklarini hatirlasinlar. Kumarhaneye cebinde uc kurus parayla giren turist gibi davranmasinlar, unutmayin "house always wins".

Not; Kafanizda hala "paramizi nereye yatiralim" sorusu var ise, Cocuk Esirgeme Kurumuna 10 YTL bagis yaptiktan sonra dekontu bize email ile yollarsaniz size tatminkar bir cevap verebilirim. Read More!

Yasar Erdinc ve Teknik Analiz

Bugun tahminlerden ve performanstan bahsediyoruz. Benim yaptigim tahminler de oldukca yanlis cikacak gibi gorunuyor ama daha zamani gelmedi performans degerlendirmesi yapmak icin. Ote yandan bundan 1 ay once Yasar Erdinc'in borsada ne olacagina yonelik tahminlerini gundeme getirmis ve bu tahminlerin yanlis cikacagi yonunde bir tahminde bulunmustuk. Ilgilenenler o yaziya buradan ulasabilirler.

Yasar Erdinc 2004 yilinda da borsada simdikine benzer bir hareketin gerceklestigini ve 1 ay icerisinde dolar bazinda kaybettiklerimizin %80'ini geri aldigimizi belirtiyor ve gelismeler konusunda endiselenmemizi soyluyor ve panige kapilip kagitlarimizi sattamamizi salik veriyor. Kendisi bu oneride bulundugu zaman IMKB -100 endeksi 36350 seviyesinde ve 1 ABD dolari 1.53 YTL civarinda. Gerci kendisi bu tahmini yaptiktan sonra borsa TL bazinda %8-9 yukseldi ama bu yukselis bugun bildigimiz uzere gecici idi.

Tutumluluk Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları    Nükleer Kirlilik    Nükleer Nedir    Fraktallar

Yaklasik bir ay sonra bakalim dolar bazinda borsada kaybettiklerimizin ne kadarini geri alabilmisiz. Bugun IMKB-100 34600 seviyesinden kapandi. Demek ki Yasar Erdinc'in tahmininden sonra borsa %5 daha dusmus; bugun dolar ise 1.63 YTL'den kapanmis. Demek ki dolar da %6.5 deger kazanmis. Yani Yasar Erdinc'in tahmini olan dolar bazinda %25'lik artisin aksine dolar bazinda IMKB %11.5 deger kaybetmis. Size gecen ayki yazimda sunu soylemistim: "kisa vadede borsada ne olacagini kimse bilmez, bunu bildigini soyleyen ya yalancidir ya da dunyanin en zengin insani. O yuzden bu tur uyaniklara paranizi ve zamaninizi kaptirmayin, unvanlari "doktor" olsa bile."

Benim unvanim da doktor, benim yaptigim kisa vadeli tahminlere de guvenmeyin. Kisa vadede piyasalarda ne olacagini bilsem portfoyumun getirisi TL bazinda 20 puan, dolar bazinda 35 puan dusmezdi. Yine de goreceli olarak iyi tahmin yaptigimi dusunuyorum. Read More!

Yasar Erdinc

Yasar Erdinc serisindeki yazilarimin sonuncusunu yaziyorum. Uzman arkadasimiz bugunku yazisinda kazi yanmamasi icin su sekilde cevirmeye calismis:

"Büyük bir düşüş hareketinin başladığı anlarda genel olarak düşüşün hangi seviyelere kadar olabileceğinin tahmini yapılır. Biz de bu tahmini yaptık ve olası görülebilecek dip seviyelerin 39.500 civarı olduğunu bulduk. Bu nedenle de yatırımcının satıp almaya çalışmasının çok anlamlı olmayacağını söyledik. ...2004 yılının nisan-mayıs ayında da benzer gelişmeler olmuştu. Beklenenden çok yüksek gelen istihdam verileri üzerine ABD'de faizlerin artması beklentisi hasıl olmuştu. Ayrıca iç siyasete baktığımızda, o günlerde hazırlanan imam-hatipliler yasa tasarısı Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından sert bir şekilde eleştirilmiş ve laiklik konusundaki endişeler yeniden gündeme gelmişti. Borsa endeksinin bu süre içindeki toplam kaybı dolar bazında yüzde 31 civarında gerçekleşmişti. İzleyen bir ay içinde ise endeks dolar bazındaki kaybının yüzde 80'ini geri almıştı."

Yine yanlissiniz Bay Yanlis. Buyuk bir dususun basladigi anlarda nereye kadar dusecegi tahmin edilir demis. Birincisi, bir dususun "buyuk" olup olmadigi gerceklestikten sonra belli olur, basinda dususun buyuk oldugunu biliyorsaniz zaten tahmin yapmaniza gerek yoktur. Neyse bunu bir kenara birakalim ve bu buyuk dusus basladigi anlarda yaptigi tahmine bir bakalim: 42000'den 39.500'e dusecegini tahmin etmis. Bu arada bunu simdi soyluyor, borsa 42000 seviyesindeyken hic de borsa 40000'in altina dusecek demiyor. After the fact, yani hersey olup bittikten sonra ben 39500 tahmini yapmistim diyor. Neyse iste ibreti alem olsun diye afise ediyorum, oyle grafige bakip da "teknik analiz" yapan "uzmanlarin" sonunun ne oldugunu gorun. Grafigin neresinde dunya capinda sicak paranin riskli ulkelerden cikip guvenli limanlara geri donecegi yaziyor anlamiyorum. Dun bizim gibi Rusya da Hindistan da dustu.

Akillanmiyor bizimkisi ama. Gelecege yonelik tahmininde de 2004 yilinda da boyle birsey olmustu, o zaman da dolar bazinda kaybettiklerimizin %80'ini bir ay icerisinde geri almistik diyor. Yani diyor ki gecmiste grafik nasil hareket etmisse gelecekte de oyle hareket edecektir. Diger bir anlami ise bir ay sonra borsa dolar bazinda %25 deger kazanacak diye tahmin yapiyor. Utanmaza bak, kirdigi pot yetmezmis gibi daha da curetkar bir tahminde bulunuyor.

Size hep sunu soyluyorum: kisa vadede borsada ne olacagini kimse bilmez, bunu bildigini soyleyen ya yalancidir ya da dunyanin en zengin insani. O yuzden bu tur uyaniklara paranizi ve zamaninizi kaptirmayin, unvanlari "doktor" olsa bile.

Fraktallar
Fraktal nedir? Read More!