Teknik analiz mi?Peki ya mali tablolara baksak...

Uzun zamandır bu blogu okuyorum ve çok beğeniyoum.Bir süredir acaba mail atsam cevaplarlar mı derken bi anda bu yazıyı yazarken buldum kendimi.Aslında işe başvururken hep makro konularda yazacağımı söylemiştim fakat burada daha önce yazılmış olan teknik analiz yazılarını okuyup,yatırım yapan yurttaşlara bir faydam dokunsun diye mali tablo analizi ile alakalı bir yazı yazmayı uygun gördüm.

Öncelikle bir çok insanın güvenip alın terini emanet ettiği teknik analiz kesin sonuçları olmayan sadece alış satış fiyat çubuklarından ibaret bir grafik benim için.Şimdi birçoğunuz bu işten anlamadığımı, saçmaladığımı söyleyebilirsiniz ama ortada daha güvenilir veri kaynaklar varken teknik analize başvurmak bence saçmalık.Şimdi artık teknik analizi mali tablo analizi ile ikame etme vakti.

Okulda 3.sınıfa geldiğimde bir arkadaşım mali tablolar analizinin belkide en faydalı ders olabileceğini söylemişti.Galiba onun tahminleri doğru çıkacak.

Öncelikle mali tablolar bildiğiniz gibi mali müşavirlerin kullandığı bir sistem.Mali tablonunu üzerinde bazı verileri oranlayarak şirketin durumunu ortaya çıkarıyor.Benim sizden ricam bir daha ki yatırım hamlenizde yatırım yapacağınız şirketin geçmiş tablolarına bir göz gezdirmeniz ve aşağıda yazacağım hususları göz önünde bulundurmanız.

Bilançoya baktığınız zaman karışıklığı gözünüzü korkutmasın.Basit veriler üzerinde tahminlerdebulunacağız sadece.Ve unutmadan bir firmayı incelerken o dönem içerisinde hareketlerini iyi gördüğünüz firmaların oranları ile karşılaştırınız.Çünkü bu ortalamalar ve verdiğimiz optimal sayılar bazen hiç bir firmada bulunamayabiliyor.

Önce şirketin varlık yapısını analiz edeceğiz.

*tüm varlıklar/aktifler
*duran varlıklar/aktifler

Bu oranlara bakacağımız zaman aralığı 2 sene olacaktır.
Formülleri bize yardımcı olacak.Burada standart dağılım genellikle 40-60 ya da 60-40 şeklindedir.Yani iki senenin ilkinde oranın 40 yada 60 lara 2.senede aynı sıra ile 60 ya da 40 lara yakın olması bizi tatmin etmelidir.

İlk formülde ki dönen varlıkların tüm varlıklara oranla fazla olması firmanın fazladan sermaye tuttuğunu gösterir.Bu durum yönetim için kötüdür çünkü kaynaklar tam kullanılamamaktadır.

İkinci formülde ise duran varlıklara bakılmaktadır ki bu oranın yüksek olması işletmenin nakit sıkıntısına delalet eder.

Şimdide firmanın sermaye yapısını analiz edeceğiz.

formüller:
kısa vadeli yabancı kaynaklar/tüm sermaye
uzun vadeli yabancı kaynaklar/tüm sermaye
*(k.v.y.k.+u.v.y.k.)/tüm sermaye
gibi borçların sermayeye oranı analizleri varken, benim sizin için asıl seçtiğim oran ''borçlanma katsayısı'' oranıdır.

borçlanma katsayısı=borçlar(yani k.v.y.k.+u.v.y.k.)/özkaynaklar
Bu oran özkaynakların kaç katı kadar borçlanıldığının bir göstergesi olup türkiye için katsayının 1.5 olması normal kabul edilir.

Oranın 1'den küçük olması varlıkların büyük kısmının özkaynaklar ile idare edildiğini göstermektedir.
1'den büyük olması ise işletmede yabancı kaynak finansmanının çok olduğuna delildir.Bu durum faiz ve borç ödemede güçlük çekileceğinin bir işaretidir.

Bir firmanın iki senelik bilançoları önünüzdeyken ''bu adamların borçlanması artıyor'' diyerek paniklemenin anlamı yoktur.Bu durumda açar borçlanma katsayısına bakarsınız.Borçlanma katsayısı 1.5 civarlarında olduğu müddetçe yüreğinizi ferah tutun.

Gelelim diğer oranlara

cari oran:dönen varlıklar/k.v.y.k. ile bulunur.
Normal değeri 2 dir.%20 değerinde 2 sayısında sapma olmasıda normaldir.(1.60-2.20)
Değer eğer 1.60'ın altında çıkıyorsa firma nakit sıkıntısı yaşıyor anlamındadır.2'den büyük olması ise firmanın fazla dönen varlığa sahip olduğuna delalettir.

Yatırım oranı:1 den küçük olması arzu edilir.
1'den büyük olması duran varlıkların bir kısmının kısa vadeli yabancı kaynaklar ile finanse edildiğini gösterir.Eğer uzunvadeli borç alınıyorsa yatırıma dönüştürülmelidir.


Alıcılara tanınan ortalama süre:
365/alıcılar devir hızı şeklindedir-çıkan sonuç gündür-.
Bu sayı arttıkça yani gün sayısı arttıkça firmanın ürünü satamama gibi bir sorunu ortaya çıkar.Çünkü alıcılara tanınan vade uzamış demektir.
Alıcılar devir hızı hesaplaması:satışlar(net satışlar)/ortalama alıcılar(alıcılar) şeklinde hesaplanır.

Dönen varlık devir hızı dönen varlıklardaki 1 liralık artışın işletmeye sağladığı potansiyel satış miktarını vermektedir.Yani bir yıl içinde dönen varlıkların kaç defa devrettiğini ortaya koyar.

satışlar/dönen varlıklar şeklindedir.

Bu oran sürekli artış göstermelidir.Bu oranın iki döenm arasında düşmüş olması hayra alamet değildir.Dikkat edilmelidir.

Duran varlıklar devir hızı:Duran varlıklardaki 1 liralık artışın işletmeye sağladığı satış potansiyelini gösterir.Yani bir yıl içinde duran varlıkların kaç defa devrettiğini gösterir.

satışlar/duran varlıklar şeklinde hesaplanır.Sonuçlarda yine iki dönemin göz önüne alınması elzemdir.

Özsermaye devir hızı:satışlar/özsermaye şeklinde formülize edilir.
Özsermayenin bir hesap döneminde kaç kez devrettiğini verir.yani özsermayedeki 1 tl'lik artışın firmaya sağladığı satış potansiyelini verir..


Mali rantabilite:
Firmanın faaliyetleri sonucunda oluşan kar için riske edilen sermayenin karlılık seviyesini ve etkinliğini ölçmektedir.Bu oranın değerlendirilmesinde sektör karlılığı ve devlet tahvil faizini de göz önünde bulundurmak gerekir.

Formüller:
vergi öncesi kar(dönem karı ya da zararı)/özsermaye
vergi sonrası kar(dönem net karı ya da zararı/özsermaye
şeklindedir.
Buradan çıkan oranları yorumlamak için sektör ortalamalarını bilmek ve ona göre yorumlamak gerekir.
Eğer devlet tahvilinin getirisi bu şirketin karlılık oranından yüksekse bu şirkete yatırım yapmanın hiç bir anlamı yoktur.

İktisadi rantabilite:Bu oran işletmenin tüm kaynaklarını ne derece verimli kullanıp kullanamadığını gösterir.
Değerlendirirken iki dönem farkı(artmış mı azalmış mı?) dikkate alınmalıdır.

Borçtan yararlanma oranı:
İşletmenin mali ve iktisadi rantabilitelerini karşılaştırarak borçtan yararlanıp yararlanmadığı ortaya çıkar.

1'den büyükse borçtan yararlanılmıştır.1'den küçükse yaralanılamamıştır.

formül:vergi öncesi mali rantabilite/iktisadi rantabilite.


Brüt kar marjı:İşletmenin satışı ile satış maliyeti arasındaki olumlu farktır.

brüt satış karı/ net satışlar brüt kar marjını verir.
Bu oran diğer kazançlardan ziyade sadece satıştan kazanımı verir.

Net kar marjı:Net dönem karı işletmenin bütün faaliyetlerini yansıtır.net dönem karı/net satışlar ise net kar marjını verir.Bu marjın dönemler arası düşmesi kötüdür.

Diğer bir kaç formülü atladım çünkü bazıları gereğinden fazla ayrıntıya girmekteydi.
Şahsi görüşüm yatırım yapmadan teknik analiz ile vakit öldürüleceğine bu oranlara bakılarak daha elle tutulur gözle görülür veriler elde etmek mümkün.
Tabi sadece buna bakarak yatırım yapacak değilsiniz.

Bu analizleri yaparken de dikkat etmeniz gereken bir diğer husus mutlaka ama mutlaka firmanın bulunduğu sektörde en parlak olan firmalar ile bu oranları karşılaştırılmasıdır.
Makro veriler ve sektörün geleceği değerlendirilerek yatırım yapılması sağlıklı sonuçlar doğuracaktır.


BY DEDİLİ

NOT: Bu yazi konuk yazarimiz tarafindan yazilmistir. Yazisini begendiyseniz ve devamini istiyorsaniz yorum birakin.

China’s Software Industry Catching Up With India

9 Yorum Var.:

Kadir dedi ki...

Bir mali müşavir olarak diyebilirim ki, bu smmm sınavında bir ders konusudur.

http://mcivriz.com/muhasebeanaliznotlari.pdf

Googlede ilk arama bu çıkıyor. Mali tablolar analizi uzun vadede işe yarar ancak sanırım. yoksa tekfen bir ihale alıyor hissesi uçuyor.

Yanlış hatırlamıyorsam ekonomix mali tablolar anlizini pek sevmezdi?

Kadir dedi ki...

http://muhaseberehberi.com/s-m-m-m-yeterlilik-sinavi-mali-tablolar-analizi-cikmis-sorular-ve-cevaplari/

Hatta durmadım. ben de bir yazıda kendi çıkardığım smmm sınav sorularını yazdım.

ekonomist dedi ki...

kadir bey ben orada belirtmişim,''Makro veriler ve sektörün geleceği değerlendirilerek yatırım yapılması sağlıklı sonuçlar doğuracaktır.''

şeklinde insanları teknik analize pek güvenmemeleri konusunda uyarırken siz sadece benim konuk yazar olarak başvurduğum yerde aşağılayacak şekilde ''bak ne var ülen ben de yazdım aynısını''diyerek amaçsız bir şekilde ortaya dökümanlar atmaktasınız.

orada özellikle belirtilen ve iyice okunsun diye yazının sonuna koyulan makrp veriler ile değerlendirilmelidir şeklinde ki yazıyı görmeyerek yanlış yerde yanlış biçimde insanları hedef tahtasına oturtuyorsunuz.

burada insanlara faydalı işler yapmaya çalışıyoruz.diyoruz ki vatandaşlarımız zarar görmesin,bunlardan da faydalansın.emin olun bu işin içindeki yurttaşlarımız mali tablo analizinin ne olduğunu sizin kadar biliyorlardır.

insanları aişağılamayı ve s.d.k yarıştırmayı bırakın ve bi şeyler üretin lütfen

dedili

L.K. dedi ki...

Temel analiz kadar teknik analizin de yatırım kararı almada önemine inanmaktayım.Temel analiz makro - teknik analiz ise mikro büyüklüklere dönük bir yaklaşım olarak benzetmekteyim.

Önemli gördüğüm bir husus yatırımın zaman değeri olarak bakıldığında zamanlamaların önemi daha belirgin olmakta. Trade etme yeteneğinin geliştirilmesi teknik analizle mümkünken genel tercihleri tespit etmede temel analiz önem kazanmakta bu ikisinin birlikte etkin çalışması da trade etme yetenekleriyle paralel diye düşünüyorum.

Kadir dedi ki...

OO siz blog yazmayı hiç anlamamışsınız. Benim sidik yarıştırmaya niyetim hiç yok. Bu mantıkta giderseniz çok yanılırsınız. Benim orada bunu yazmam, ben de yazdım, ben de daha önceden bu konularda çalıştım. Kafadan sallamıyorum. Bence bir an önce bu mantaliteden sıyrılın.

Baran Toppare dedi ki...

Sayın Dedili,
Temel analiz bencede teknik analizden daha anlamlı bir yöntem fakat bu yöntemin yavaş olması gibi çok büyük bir dezavantajı var. Hisseleri tarayıp sağlıklı oranlara sahip olanları bulmak gerçekten çok uzun sürüyor bu yüzden çok hızlı bir teknik analiz sonunda, temel analiz yapılacak hisse grubuna karar verip bu hisselerin bilançolarının incelenmesi bence daha iyi bir yöntem. Paylaşımınız için teşekkürler umarım devamı gelir.

emekli12 dedi ki...

Yazarın eline sağlık. bilgilerimi pekiştirdi. devamını bekliyorum.
temel ve teknik arasındaki farkı; horozun yumurta tavuk ilişkisindeki yorumuna benzettim. "görevimi layıkıyla yaparım, gerisine karışmam"
kayıplar olunca atılacak bahaneler önemli bence: temelden mi, teknikten mi kaldık? :)

serhat dedi ki...

Bu tür yazilari daha sik görmek isterim sahsen. Emeginiz icin tesekkürler. Hatta bir sorum olacak. Eger mümkünse sermaye geliri olarak cevirebilecegim (Return on Capital) orani ve hesaplamasi konusuna da deginibilir misiniz?
Iyi calismalar

syzer dedi ki...

bir yazım hatası var galiba:
tüm varlıklar/aktifler?
bilançonun aktif kısmını varlıklar oluşturmaz mı?
ayriyetten %40-%60 oranı pasif bölümü için geçerlidir.Tabii bu yüzdeler bankalar için geçerli değildir.yazıya eklemek istediğm bazı şeyler var. aktif bölümünü incelerken hiç borçlanmadan içsel büyüme oranı: yedek akçeler/((net iş.ser.değ.)-net duran varlık) oranına bakmak ve varlık devir hızına bakmak yeterlidir sanırım.
birişletmenin duran varlıklara fazla yatırım yapıp yapmadığını da görmek gerekir.

son olarak şirketin ucuz olup olmadığını görebilmek için sektöründeki şirketlerin Firma değeri/FAVÖK ya da Firma değeri/FVÖK ,işletme perakende de ise firma değeri/Net satışlar rasyolarına bakmak gerekir.Kimi şirketler daha çok duran varlık yatırımı yaptıkları zaman amortisman maliyetleri artmakta,bu sebepten dolayı FAVÖK daha çok tercihedilmelidir.
Firma değeri: piyasa değeri(hisse fiyatı*hisse sayısı)+(kısa ve uzun Finansal borçlar- hazır değerler)

Teknik analiz mi? teşekkür ederim ben almayayım.