Olumcul trafik kazalarinin en buyuk nedeni ise alkollu araba kullanilmasi. Amerikada yollari en tehlikeli 12 eyaleti merak ediyorsaniz 12 States with the Worst (Deadliest) Drivers in America baslikli yaziyi okumanizi tavsiye ederiz. Read More!
trafik sorunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
trafik sorunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
En Kotu Araba Kullanilan Eyaletler
Olumcul trafik kazalarinin en buyuk nedeni ise alkollu araba kullanilmasi. Amerikada yollari en tehlikeli 12 eyaleti merak ediyorsaniz 12 States with the Worst (Deadliest) Drivers in America baslikli yaziyi okumanizi tavsiye ederiz. Read More!
Alkollü Araç Kullanımı
Amerika’da her yıl 11-12 bin kişi alkollü araç kullanılmasından dolayı yaşamını yitiriyor. Türkiye’deki rakamlar nasıldır bilmiyorum, varsa da bakmadım. Ama kendi babamdan biliyorum, Türkiye’de alkollü araba kullanan milyonlarca kişi var. Belki bunun bir sebebi “alkol benim araba kullanma kabiliyetimi etkileyemez” şeklindeki erkekliğe toz kondurmama isteği olabilir, belki de başka bir şey. Neticede ülkemizde de bir çok kişi hem alkollü araba kullanılması hem de aşırı hız sonucu yaşamını yitiriyor.
Alkollü araba kullanan kendine zarar veriyor, bize ne türü bir yaklaşım da bu konuda doğru olmaz. Neticede alkollü araba kullanan adam sadece kendisine değil, beraberinde arabasında olan ufak büyük çocuklarına ve karşı yönden seyahet etmekte olan masum sürücülere de zarar verebiliyor. O yüzden bu konunun devlet tarafından düzenlenmesi ve problemin hafifletilmesi gerekiyor. Mesela geçen hafta New York eyaleti yeni bir kanun geçirerek bu konuda medyaya göre radikal, bana göre ise geç kalmış ve yeterli olmayan adımlar attı. Birincisi alkollü araç kullanan ve arabasında 16 yaşından küçük taşıyan kişilere 4 yıla kadar hapis cezası verilmesi. İkincisi alkollü araç kullanırken yakalananların araçlarına özel cihaz taktırarak arabayı her çalıştırmadan önce bu cihaza üflemeleri zorunluluğu (eğer alkol çıkarsa araba çalışmıyor bu durumda). Ekonomi Türk
Altın Yorumları UNESCO Nedir Sosyalizm Nedir Forex Nedir Fraktallar Altın Oran Nedir
Arabada çocuk varken alkollü araç kullanılmasına ciddi hapis cezasının getirilmiş olması önemli, bu çocukların hayatına ne kadar değer verdiğimizi gösteriyor. Peki büyüklerin ve karşı yönden seyahat etmekte olanların hayatının değeri? Alkollü araç kullanmanın mazereti olmaz, dolu tabancayla toplum içerisinde dolaşmaya benzer bu, ne zaman patlayacağı belli olmaz. O yüzden her türlü alkollü araç kullanılmasına ciddi hapis cezaları verilmesi gereklidir kanımca. Sadece 1-2 kadeh içenlerin ceza sınırından bir iki yudum daha fazla alkol almaları yüzünden yıllarca hapis yatmaları doğru mu peki? Birincisi bu kişiler kendilerini böyle durumlara karşı korumak için alkol üfleme cihazlarından alabilirler. Hatta bir süre sonra otomobil üreticileri bu cihazları arabalara kendiliklerinden takacaklardır. Böylece ufak bir hata yüzünden yıllarca hapis yatmanın önüne geçilebilecektir. Diğer türlü alkol sınırının az üstünde olmanız sizi güvenli bir sürücü yapmaz, sınırı geçmişseniz tehlikelisinizdir.
Tabii Türkiye’de bu tür kanunların şimdiki zamanda geçmesini beklemek hayal. Kanun yapıcıların bir kısmının da ara ara alkollü araba kullanırken yakalanmaları ise işin ironik tarafı. Ama belki 10-15 yıl sonra durum değişebilir. Biz şimdiden bu konudaki uygulamalar hakkında bilgi verelim dedik.
Konunun diğer bir boyutu ise davranışların babadan çocuklarına geçmesi. Türkler normalde zaten oldukça sinirli, şiddete meyilli insanlar. Çocuklar da evde anne ve babalarından okulda da öğretmen dediğimiz Amerika’da davranışlarından dolayı birçoğunun hapse gireceği zorbalardan dayak yiyerek şiddeti öğreniyorlar. Benzer şekilde alkollü araç kullanan babaların çocukları da, diğer çocuklara kıyasla 2,59 kat daha fazla alkollü araç kullanma cezası alıyorlarmış. Bu araştırmaya dikkatimizi çeken Eucmenomics bloguna teşekkür ediyoruz.
Bir de bu yüksek cezalara rağmen hala alkollü araç kullanan insanların olması problemi var ama ona da başka zaman değiniriz artık.
Read More!
Turkiyede Yasanan Trafik Kazalarının Nedeni
Türkiye’de meydana gelen (yasanan) trafik kazalarının nedeni nedir diye merak ediyorsanız linkleriyle birlikte bu yazımızı okumalısınız. Gecen gunlerde Ankara'da Eskisehir yolu uzerinde meydana gelen ve uc universite ogrencisinin hayatini kaybettigi trafik kazasinin ardindan Hurriyet "Katil Eskisehir Yolu mu" basligini atmis. Bir an bu trafik kazasinin kabahatini de cari açık’ın üzerine yukleyecekler diye korktum.
Bence katil Eskisehir yolu degil, dis gucler bizim basarili olmamizi istemiyorlar o yuzden bu kazalari planlayarak gelecegimiz olan universite ogrencilerini birer birer ortadan kaldiriyor. Isin icerisinde Amerikan veya Israil parmagi olabilir diye supheleniyorum ama radikal dincilerde kuvvetli bir ihtimal.
Sindirella Hikayesi Tahvil Nedir Gönüllü Çevreci Kuruluşlar Çernobil Faciası Türev Konu Anlatımı Demokrasi Nedir Yatırım FonlarıSiz hic Turkiye'de trafige ciktiniz mi bilmiyorum ama ben son 10 yilda bir kac kez cikma gafletinde bulundum. Turkiye'deki gibi cilginca araba kullanilan bir ulkede bu kadar az kaza olmasi gercekten inanilmaz. Nedense Turk insani kaza yaptigi zaman sasiriyor, ben ise kaza olmadigi zaman.
Aslina bakarsaniz trafik kazalariyla ilgili istatistikleri daha once yayinlamis ve bu konuda analiz yapmistik. Simdilik ekleyecek birseyimiz yok.
Çernobil Faciası
Türev Konu Anlatımı: Türev Nedir
Nükleer Kirlilik
Nükleer Santraller
Nükleer Enerjinin Zararları
Gönüllü Çevreci Kuruluşlar
Read More!
Çernobil Faciası
Türev Konu Anlatımı: Türev Nedir
Nükleer Kirlilik
Nükleer Santraller
Nükleer Enerjinin Zararları
Gönüllü Çevreci Kuruluşlar
Havuz problemi Nasil Cozulur
Manipülasyon Nedir Borsa Nedir Hisse Senedi Nedir Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi IMF Nedir Ekonomi Nedir Kalite Nedir
Havuz problemi de yukarıdakine benzer bir problemdir. Toplu olarak kullanılan havuzlarda havuza işeme problemi tamamen bir otokontrol mekanizmasına dayanır. Örneğin, 100 kişinin kullandığı bir havuzda bir kişi havuza işerse, kalan 99 kişinin bunu fark etmesi zordur. Ancak 100 kişi de aynı şekilde düşünüp havuza işerse, bu fark edilemeyecek olmaktan çıkar, havuzdan pis kokular gelmeye başlar. Havuzun temiz kalması için havuzu kullanan bireylerin sorumlu davranıp, havuza işememesi gerekmektedir.
Türkiye ekonomisini bu havuza benzetirsek, ortada bir gerçek vardır. Havuzdan pis kokular gelmektedir. Yani, muhtemelen herkes havuza işemektedir. Ama kimse sorumluluğu kabul etmemektedir. Tam tersine herkes “bir tek benim işememle bu havuz bu kadar kirlenmez” mantığı kendisi hariç herkesi suçlamaktadır. Suçlamalar bazen, hatta çoğunlukla, havuz görevlisine yöneltilir. Çoğunluğa göre havuzun görevlisi havuzun temizliğinden sorumludur. Havuzdan pis koku geliyorsa bu da tamamen havuz görevlisinin işini yapmadığındandır. Hatta, kimilerine göre havuzdan gelen pis kokuların tek sorumlusu havuz görevlisidir. Oysa, aslında havuzu kullananlar havuza işemeye devam ettiği sürece havuz görevlisinin bu soruna engel olabilmesi mümkün değildir. Hoş, bu arada, havuz görevlisi de çoğunlukla havuza işeyenler arasındadır. Herkesin gözü havuz görevlisinin üstünde olduğundan, havuz görevlisi bir kaç sefer havuza işerken yakalanmıştır da. Hatta kimi zaman havuz görevlileri işi abartarak havuza tramplenden işeme cüretini göstermişlerdir. Havuzda yüzenler birbirini suçlamakla o kadar meşgullerdir ki havuza işeyenler tespit edildikleri halde cezasız kalmaktadırlar. Havuz görevlisi bu insanlara ceza vermeye kalkınca da “sosyal havuz” ilkesi gündeme gelmekte, havuza işeyen işemeyen herkes “eşit mağdur” statüsünde değerlendirilmektedir.
Havuz görevlisi havuza işeme problemini çözemeyeceğini anlamış, başka projeler üretmeye başlamıştır. Havuz eskiye oranla genişletilmiş, büyütülmüştür. Hatta kimilerine özel bölmeler yapılarak ücreti karşılığında temiz suda yüzme imkanı getirilmiştir. Ama zihniyet değişmediği için bu özel bölmeler de kısa sürede kirlenmeye başlamıştır. Asıl gerçek ise değişmemiştir. Havuz pistir. Herkes havuza işemeye devam etmektedir.
Suçlu kimdir? Read More!
Istanbul'un Trafik Problemi Nasil Cozulur
Hisse Yorumları Küresel ısınma Karikatürleri Pesimist Nedir? Fraktal Nedir Borsa Nasıl Oynanır inovasyon nedir
Tayyip Erdogan'in onerisini yerinde bulmuyorum. Eger amacimiz Istanbul'un trafik problemini cozmek ise trafige cikabilecek arac sayisini 2 milyon ile sinirlamak da probleme kalici cozum olmayacaktir. Bir yerde bir trafik kazasi olsa yine trafik tikanacaktir. Bundan 10 sene once ben Istanbul'da yasarken 2 milyondan daha az araba vardi ve trafik problemi hala vardi. Ozellikle is cikisi saatlerinde. Demek ki 2 milyon da cozum degil. Trafik problemini kokunden cozmek istiyorsan yapmamiz gereken Istanbulun tamaminda trafige cikacak arac sayisini 1 ile sinirlamaliyiz. Sadece 1 aracin trafikte oldugu bir sehirde trafik sikisikligi diye bir problem de olmaz.
Bu kadar basit cozume sahip bir problem uzerinde niye bu kadar insan kafa yoruyor anlamadim!!
Not: Ithalati ve yabanci sermayeyi yasaklayarak dis ticaret acigi ve cari acik problemlerini de cozebiliriz. Basbakan'in bu cozum onerilerini ortaya atacagi gunu dort gozle bekliyorum. Read More!
Trafik Sorununa Cozum Onerisi
"Başbakan Tayyip Erdoğan, dün Kızılay’ın toplantısında İstanbul’daki trafik sorununa çözüm olarak, araç sayısını 2.5 milyondan 2 milyona indirip, dondurma formülünü ortaya attı. Erdoğan, "Bundan dolayı beni tefe koyacaklar ama İstanbul’a 2 milyondan fazla araç girmesin. İstanbul’u seviyorsak, bunu yapmalıyız" dedi."
EFT Nedir? Faşizm nedir? Özel Üniversiteler Devlet Üniversiteleri Türk Bilim Adamı
Ben yorum yazacaktim ama bu sefer klavyeyi okuyucularimiza uzatalim dedim. Eger bir seferligine Ekonomi Turk yazari olsaydiniz Tayyip Erdogan'in bu onerisini nasil degerlendirirdiniz? Mikroekonomiye giris dersi almis her kisinin yapabilecegi bir analizi sizden bekliyoruz. Detayli bir yorum bekliyoruz, iki cumleyle sinirlamayin. En basarili buldugumuz yaziyi anasayfaya tasiyacagiz.
Interaktif ekonomi kosesi diye iste buna derim!!! Read More!
Serbest Piyasa: Trafik
Yazan:
Blog Sahibi
Pazar, Kasım 26, 2006
Konular:
Asaf Savas Akat,
Serbest Piyasa,
trafik sorunu
5
Yorum Var.
"İktisatçıların trafik sıkışıklığına daima teorik bir çözümü vardır. Nedir? Bekleneceği gibi arz-talebin yani fiyat mekanizmasından yararlanılmasıdır. Bir yolun kullanılmasından arz-talebe göre bedel alınması trafik sorunun bitirecektir.
Kent devlet Singapur on yıldır (şimdi 20 olmalı) böyle bir sistemi kullanıyor. Her araca bizim OGS gibi bir sayaç takılıyor. Kentin yollarına bu araçları okuyan aletler konmuş. Ayrıca bilgi panoları yerleştirilmiş. Bunlar güçlü bilgisayarlara bağlı.
Iflas Nedir Borsa Nedir Hisse Senedi Nedir Risk Nedir Libor Nedir Ikame Etkisi Nedir
Bilgisayar her yola doğru giden aracı sayıyor. Ne ölçüde trafiği yavaşlatacağını hesaplıyor. Ona göre o yolu kullanmaya bir fiyat biçiyor. Fiyatı panoda gösteriyor. Girenden bedelini otomatik tahsil ediyor.Sıkışıklık sürerse fiyatı yükseltiyor. Sıkışıklık hafifleyince kadar yükseltmeye devam ediyor. Trafik rahatlayınca fiyatı düşürüyor. Akış normalleşince fiyatı sıfırlıyor. Velhasıl talebi yüksek yol/zaman için fiyat yüksek, talebi düşük yol/zaman için fiyat düşük oluyor.Sürücüler araç kullanma planlarını bu bilgiye göre yapıyorlar. Zorunlu olmadıkça kalabalık yollara girmiyorlar. Kent içi hareketlerini bedelini düşünerek ayarlamaya çalışıyorlar.
Sistem çalışıyor mu? Evet. Trafik günün her saatinde akıyor. Çünkü yolları sadece bedelini ödemeye razı olanlar kullanıyor. Bunda şaşırtıcı bir şey yoktur. Piyasanın çalıştığı yerde kuyruk oluşmaz. Fiyat yükselir. Böylece trafik keşmekeşinin araç, yol, metro, vs. fizik koşullardan kaynaklanmadığı anlaşılıyor. Dolayısı ile çözüm de onlardan geçmişor. Sorun fiyat mekanizmasının işlemesine izin verilmemesidir. Çözüm de oradadır. " Read More!

