Kredi Karti Borclularinin Borclari

Bankalar ne yaparsa yapsin bir turlu ekonomi gazetecilerine yaranmayi basaramiyor. Onceleri bankalari acgozlulukle sucluyorlardi, insanlari kredi karti denen illete (uyusturucu gibi) alistirip ondan sonra da yuksek faizlerle insanlarin kanini somuruyor diye. TBMM'de calisan polis kredi kartiyla paralari harcadiktan sonra odeyemedigi icin tuketiciyi korumak icin kanun bile cikardilar. Bu kanun kapsaminda kredi karti borclularinin borclari cok yukselmesin diye ve faize cok fazla para odemesinler diye her ay odemesi gereken minimum miktari toplam borcun %10'undan %20'e yukselttiler. Simdi kanunu uygulamaya geldi.

Sunu belirtelim ki bankalar icin karli olan sistem tuketicinin her ay cok dusuk miktarlarda odeme yapmasi ve tuketicinin borcunun faizle birlikte katlanarak buyumesidir. Amerika'da kredi karti veren bankalar musterileri cekebilmek icin ilk senesi %0 faizle kredi karti veriyorlar. Yani isterseniz bir bankadan 1 senelik sifir faizli $10,000'lik kredi alabilirsiniz (tabii kredi skorunuz yeterince yuksek ise). Bankalarin beklentisi bir sene sonunda sizin borcunuzun tamamini kapatmayacaginiz ve cogu zaman %12'in uzerinde seyreden yuksek faizden odemelerinize devam etmeniz.

Simdi bankalar yeni kanunun yukumluluklerini yerine getirmek icin minimum odeme miktarini kademeli olarak yukseltme yoluna gitmisler. Bence iyi niyetlerinden boyle yapiyorlar, ben olsam ticari olarak boyle bir sey yapmazdim. Yine de yaranilmasi mumkun olmayan ekonomi gazetecileri bu durumdan bile sikayet edecek bir nokta cikarmislar. Hurriyet soyle diyor:

"Bankaların 23 Ağustos’u beklemeden asgari tutar oranında artırıma gitmesi, özellikle bazı tüketici derneklerince eleştiriliyor. Tüketici Hakları Merkezi (TÜ-MER) Genel Başkanı Ömer Keser’in bu konudaki tepkisi, bazı bankaların kanunlarda açık ve net olarak belirtilen hükümleri işine geldiği gibi yorumlayarak tüketiciyi mağdur ettiği yönünde. Bankaların savunması ise, "Birden bire iki katına çıkarmak yerine, kart kullanıcısı alıştıra alıştıra yeni uygulamaya geçirmek." Yüzde 20’lik oranın pek çok kart kullanıcısını zorlayacağını belirten bankacılar, kademeli geçişin müşterilerinin aylık ödeme planlarını yeniden düzenlemesine yardımcı olacağını düşünüyor."

Swap Nedir    Deflasyon Nedir    Bono Nedir?    Reeskont Nedir    Ekonomi Nedir    Enflasyon Nedir

Ben hukumet uyelerini sabirlarindan dolayi tebrik etmek istiyorum, "ortalama" bir Turk vatandasi hukumet uyesi olsa bu gazetecilere, oda baskanlarina ve bu yazida gundeme getirdigimiz Tuketici Haklari Merkezi Genel Baskani Omer Keser'e ya ucan tekme atardi, ya da Fatih Terim'in futbolcuyken Adana Demirspor macinda attigi gibi bir kafa. Omer Keser bilmiyor ama kredi karti kullaniminin da bir adabi vardir. Ay icerisinde kullanirsiniz ve ay sonunda odeme yapmaniz gerektigi zaman borcunuzun %10'unu degil, %20'sini degil, %100'unu odersiniz. Boylece malak gibi aylik %4 civarinda faiz odemezsiniz. Kredi kartinin borcunu ay sonunda odeyecek durumda degilseniz bastan kullanmayacaksiniz o karti. Bu kadar basit.

Sayin Keser ve arkadaslari oturup kredi karti kullanicilarini egiteceklerine adamlarin borc batagina daha da saplanmalari icin kampanya yapiyorlar. Ne demisler, klavuzu karga olanin burnu ... kurtulmaz.

Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
Fraktallar Read More!

YKGYO Aldim

Bugun 400 adet YKGYO'yu 2.54 YTL'den aldim. Yan taraftaki portfoyu mumkun oldugunca guncellemeye calistim ama nedense Turkiye'deki sirketler zirt pirt hisse senetlerinin sayisini arttirip sermaye arttirdik diyorlar, o yuzden simdiki fiyatlar 3 ay onceki fiyatlarla karsilastirilamaz duruma geliyor. Ben de her seferinde fiyatlari ayarlamak durumunda kaliyorum.

Tutumluluk Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları    Nükleer Kirlilik    Nükleer Nedir    Fraktallar

Portfoyumde yaklasik 5000 YTL'yi nakitte (Ziraat kisa vadeli likit fon) tutuyorum. Borsa cikarken benim portfoy az cikiyor, borsa dusurken is az dusuyor (bir anlamda sigorta). Read More!

Amerikan Tuketicisi

Morgan Stanley Basekonomisti Steve Roach bugunku yazisinda gelismekte olan piyasalardaki gelismeleri ve amerikan tuketicisinin durumunu yorumlamis. Yandaki linkten yaziya ulasabilirsiniz. Genelde BRIC (Brezilya, Rusya, (H)Indistan, ve Cin) ekonomilerini baz alarak yazmis yazisini. Gelisen piyasalardaki yukselisi ve dususu aciklayan iki gorus oldugunu soyluyor. Birinci gorus herkesin (Neftci dahil) agzina sakiz ettigi "kolay ve sicak para" olayi. Ikinci gorus ise bizim soyledigimiz yapisal degisimler. Gorulecegi uzere kimse bu gorusleri icat etmis veya uzaydan getirmis degil, ekonomiyi takip eden herkesin bildigi hikaye bu.

Devalüasyon Nedir    Verimlilik Nedir    Altın Yorumları    Hedge Fon Nedir    Resesyon Nedir    Nükleer Santraller

Roach gelisen ulkelerde degisimler oldugunu kabul ediyor ancak bu degisimlerin gecmis odakli oldugunu ve ancak 97-98'de meydana gelen Asya krizi gib krizleri onleyebilecek degisimler oldugunu soyluyor. Yani bir daha "sicak paranin kacisi" kaynakli bir kriz olmayacagini soyluyor. Ote yandan bu ekonomilerin gelecekte farkli nedenlerden kaynaklanabilecek krizlere karsi hazirliksiz oldugunu dusunuyor. Kafasindaki kriz senaryosu ise Amerika'daki tuketicilerin harcamalarini kismasi sonucu oncelikle Amerika'ya ihracat yapan ulkelerin, daha sonra ise bu ulkelerin tedarikcilerinin darbe yemesi neticesinde gerceklesek dunya capinda bir kriz. Meksika ihracatinin %80'ini, Cin %40'ini, Brezilya %23'unu, Malezya %19'unu, Kore ve Tayvan ise %16'sini Amerika'ya yapiyor.

Turkiye'ni Amerika'ya yaptigi ihracat 2005 senesinde $4.9 milyar imis, yani Amerika'nin payi %7 civarinda. Herkesin bildigi gibi Turkiye'nin en onemli ticaret ortagi Avrupa ulkeleri, Amerika odakli bir talep daralmasi Turkiye'yi diger ulkelere kiyasla daha az etkiler. Sunuda belirtmeliyim ki Steve Roach ve daha bir cok ekonomist yillardir (ciddiyim) bu tur olasi kriz senaryolarini gundeme getirirler ve her defasinda da Amerikan tuketicisi cok "resiliant" cikti deyip kos kos yerlerine geri otururlar. O yuzden illaki Amerika kaynakli bir kriz cikacak diye beklemeyin. Haa, bir muddet sonra da boyle bir kriz cikar ise kimse kalkip bu kisileri "kahraman veya dahi" ilan etmesin; Steve Roach oncesini bilmiyorum ama 2000 senesinden beri bu tahmini yapiyor. Read More!

Hesaplaşma zamanı

28 Nisan 2006 günü sitemizin sürekli müdavimlerinden(!) Yiğit Bulut'a tepkimizi şu şekilde belirtmiştik:

"Bir Yiğit Bulut'la kaç bahar geçer?Yiğit Bulut'u seviyorum. İyi malzeme çıkıyor. Referans gazetesindeki yazısında ne demiş:"Hiçbir hükümet 'Rumlar ile Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında ilişki kuramaz ve gelinen durumu daha da ileri götüremez. Böyle bir gerçeğin penceresinden bakınca sonuç da çok açık, gerçek müzakere başka bir bahara."Sadece aşağıdaki Reuters kaynaklı haberi de ekleyeceğim ve fazla yorum yapmayacağım. Buraya da bir mim koyuyorum. Müzakereler başlayınca görüşelim mi sayın Bulut?"
Aradan kaç bahar geçti bilmiyorum. Ama...

Bütçe Nedir    iktisat Nedir    Borsa Yorumları    Regülasyon Nedir    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri

Sayın Bulut! N'aber? Read More!

Akademi vs. Piyasa

Uzunca sayılabilecek bir aradan sonra (gerçi pek sabbatical sayılmaz, ekonomi birilerinin morallerini bozarken ben de güney sahillerinde biraz moral depoladım) ağır aksak sürdürdüğüm yazılarıma geri dönüyorum. Güzelim ülkemde internetten kısmen uzak kalsam da ülke gündeminden ve son günlerde olanlardan ayrı kalmak mümkün değildi tabi ki. Finansal dalgalanma ortalığı kasıp kavururken birilerinin “bak ben dememiş miydim”, birilerinin “krizdir kriz” diğerlerinin “yok, kedidir kedi” demeleri pek sürpriz sayılmaz. Şu anda da kimileri olan biteni anlamaya çalışırken, kimilerinin de buna ihtiyacı yok “ben zaten biliyorum/biliyordum” demekle meşguller. Hep beraber bir eğitimden geçiyoruz. Neyse... Piyasalarda olan bitenler, yarın ne olur konularına girmeden önce, bu yazıyı uzun süredir cevap bekleyen bir itiraza ayıracağım. Yazdıklarımın da sadece münferit bir karşılık olmayacağını düşündüğüm için ayrı bir başlık halinde koymayı uygun gördüm. Muhtemelen sıkıcı bulanlar ya da polemik peşinde olduğumu düşünenler, siteyi babamın malı gibi kullanmamı eleştirenler çıkacaktır. Onlardan peşin peşin özür diliyorum.

İtirazın tam metnini (linkini verdiğim için) buraya kopyalamıyorum. Konu da şu bizi elaleme meşhur eden (D. Gökçe’ye teşekkürler) Trabzonspor-GDP meselesi.

İtiraz “egeconomist” (ege isminde bir ekonomist mi egeli bir komünist mi, tam neyi çağrıştırdığını anlayamadım) ismi ile yazan birinden geliyor. Verdiği linke tıkladım ama blog’u henüz aktif değil sanırım. Ege, öncelikle Erinç Yeldan’a saygısızlık ettiğimizi düşünüyor, onun modelini ‘ti’ye almamıza bozulmuş anlaşılan. “öncelikle Erinç Yeldanın bu ülkenin yetiştirdiği en önemli akademisyenlerden, iktisatçılardan (Iktisat nedir) biri olduğundan bahsetmişsiniz (samimi olduğunuzu varsayıyorum)sonra da "safsata, sayın Yeldan da söylese, Başbakan da söylese, ben de söylesem safsatadır" diyosunuz.” diyerek tutarsız olduğumuzu ima ediyor sonra da “eğer bir insan safsata söylüyorsa, zaten ülkenin yetiştirdiği en önemli akademisyenlerden, iktisatçılardan yakıştırmasını alamaz, bunu unutmayın..önce güzellik olsun, sonra vur yere..olmaz bu..” diyerek tepkisini ortaya koyuyor.

Şimdi ben önce temel prensibimi tekrar edeyim, umarım bu sefer daha anlaşılır olur: Kişilerin sıfatı söylediklerinin doğru ve yanlışlığı üzerinde belirleyici değildir. Aksi durumlar bizi dogma’lara götürür, ki kabulü mümkün değildir. Dolayısıyla Erinç Yeldan’ın akademik yetkinliği onun yanlış şeyler söylüyor olmasına engel değildir. Bu sadece sayın Yeldan için değil, Muhammed için de, Atatürk için de, Einstein için de geçerlidir. Eğer yanlış bir şey söylenmişse, ya da iddia edilmişse, söyleyen kim olursa olsun yanlıştır. Einstein’in da bir yanlışını bulursam onu da eleştiririm, ama ilgi alanıma girmiyor(!).

Swap Nedir    Deflasyon Nedir    Bono Nedir?    Reeskont Nedir    Ekonomi Nedir    Enflasyon Nedir

Sanırım burada açmamız gereken asıl konu akademik etkinlik ve yetkinlik meselesi. Akademi camiası için en sık yapılan eleştirilerden biri “fildişi kule” meselesidir. Teorik olarak çok ince detaylara kadar herhangi bir konuya hakim olabilirsiniz, bir çok akademik “paper” yayınlamış olabilirsiniz, ancak bu sizin reel dünyayı doğru olarak algıladığınızı garanti etmez. Çok basit bir örnek vermek gerekirse, okulda yüksek not alanlar iş hayatında başarılı olacaklar, düşük ortalama ile mezun olanlar sürünecekler diye bir kural yoktur. Tam tersi örnekler de mümkündür, olmuştur, olacaktır. Bir de “publish or perish” durumu vardır ki ülkem üniversitelerinde (özellikle Boğaziçi, Bilkent, ODTÜ gibilerinde) bu vakıa bir fetiş ve mastürbasyon halini almıştır. Sanılanın aksine, akademik makaleler doğruluğundan dolayı değil, değişik bir bakış açısı getirdiği, yeniliklere olanak verdiği için önemlidir. Şaka gibi olacak ama “akademik makalelerde iddia edilen tezlerin çoğunluğunun yanlış olduğunu” ortaya koyan “akademik” bir makaleye de rastlamak mümkündür.

Sayın Erinç Yeldan’ın akademik yetkinliği, değerli ve önemli bir akademisyen olması akademik fildişi kulenin kendi kendini olumlayan bir takım kural ve prosedürleri ile açıklanabilir. Yoksa onun her söylediğinin doğru, her iddia ettiğinin su götürmez gerçek olduğunu garanti etmez. Onun 2001 krizi sonrası Türkiye ekonomisinde olan dönüşümü anlamamış, yeniden yapılanmayı görememiş olması, ekonomi rekor hızla büyüyüp istihdam yaratırken “Türkiye bir sonraki Arjantin mi?” diye saçma sapan tezler ortaya atması yukarıda söylediklerimin, Sayın Yeldan’ın reel dünyada olanları göremediğinin, ya da ideolojik bagajı nedeniyle görmek istemediğinin ispatıdır.

Ekonomi sayısal özellikler barındırsa da sosyal bir bilimdir. Dolayısı ile herkes kolayca üzerine konuşabilir, herkesin bir fikri vardır. Bizim yapmaya çalıştığımız şey, ortalıkta dolaşan çarpıklıklara dikkat çekmek, sapla samanı birbirinden ayırmaya çalışmaktan öte bir şey değildir. Sayın Yeldan’a ekonomi öğretmek haddimize değil. Ama onun “bilinçli cahillik” olarak adlandırabileceğimiz saçmalıklarına tepki göstermemizden daha doğal bir şey olamaz. Sayın Yeldan’dan daha kıdemli bir akademisyen ve ekonomist olduğuna inandığım Paul Krugman’dan bir alıntıyla bu bahsi kapatıyorum:

Economists often make bad predictions. But it is one thing to fail to predict something hardly anyone else predicts: Most economists didn’t see the stagflation of the 1970s coming, but who did? It is something quite different to make a firm prediction, deeply rooted in your ideology – a prediction that is totally at odds what mainstream economists say, and accompanied by frequent denunciations of those who disagree with you as knaves and fools – and then to get it completely wrong while the mainstream gets it mostly right.” The Accidental Theorist, Paul Krugman, p.50

Gelelim sıcak para-büyüme ilişkisi konusundaki itirazlara. Sayın egeconomist, altini (altın yorumları) çizeyim: sıcak para ile ekonomik büyüme arasında bir ilişki olduğunu iddia etmek ayrı şeydir, büyümenin tamamen sıcak paradan kaynaklandığını iddia etmek ayrı şeydir. Bir şeyin analizini yapmak ayrı şeydir, işine gelen verileri ideolojik görüşlerini olumlamak için kullanmak ayrı şeydir. “iktisatçının görevi araştırmaktır, verileri derleyip toplayıp analiz etmektir, ona göre de yorum yapmaktır” demişsiniz, hoş demişsiniz. Peki ya yorumu peşin peşin toplayıp veri toplama işine ne dersiniz?

Sonra da eklemişsiniz: “iyi hoş türkiyedeki verilerin doğruluğundan da şüphe duymamak akıl dışı olur, baksanıza habire %7-8-9 büyüyüp duruyoruz”. Bana “daha güvenilir” bulduğunuz verileri nereden derleyip topladığınızı söyleseniz de ben de faydalansam?

Son olarak, sayın “Ege’li komünist” arkadaşım, “muhasır medeniyet” değil, doğrusu “muasır medeniyet” olacak. Ya da siz en iyisi “çağdaş uygarlık” deyiniz, daha uygun düşer. Bir de, (alınmayın ama) birilerinin ota bota peygamberi falan karıştırdığı gibi her şeye Atatürk’ü alet etmesek? Atatürk öldüğünde ortada ne AB vardı ne ulusal bağımsızlık. Avrupa o sıralarda faşizmin girdabında inim inim inliyordu. Tıpkı bugün bizim inlediğimiz gibi. Read More!

Piyasalarin Efendisi Neftci

Vatan Gazetesi kendi yazarlari Salih Neftci'yi haber yapmis. "Tum dunya piyasalarini sarsan dalgalanmayi 3.5 ay once ongoren Salih Neftci piyasalarin son donemde en cok konusulan ismi oldu" diyor haberde. Hemmen bir duzeltme yapmak istiyorum. Salih Neftci bu dalgalanmayi 3.5 ay once degil tam tamina 2 sene once gordu. Vatan Gazetesinde 10 Haziran 2004 tarihinde yazdigi yazisinda aynen soyle diyor:

"Irak savaşından hemen sonra başlayan bir yıllık dönemde inanılmaz kazançlara tanık olundu. Gelen son derece olumsuz haberlere piyasalar bir iki günden fazla tepki vermedi. Tezkere, çuval olayı yaşandı. Piyasa kısa süreli tepki verdi. IMF, dinci kesimden kaynaklanan gerginlikler... Piyasa üzerinde bile durmadı. Bu bir yıllık dönemde piyasa sürekli yukarı gitti. Durup dinlenmeden. Çünkü... Dolar cinsi faizler yüzde 1'de idi. Türkiye benzeri ülkelere inanılmaz bir sermaye akımı oldu. Bütün bu süre içinde de genel trend yukarı idi... Gelen kötü haberler de birkaç günden fazla etki yapmadı. Şimdi tersi yaşanıyor Bu trend 2 Nisan'da açıklanan ABD istihdam verileri ile bıçakla kesilir gibi durdu. Sonra da tersine döndü. Bu yeni dönemde ne yazık ki bunun tersi yaşanacak. Piyasalara gelen iyi haberler sadece birkaç gün etkili olacak. Piyasalar bazen sadece bir gün yukarı gidecek... Bazen de bir iki hafta. Sonra, yeniden temeldeki trende geri dönülecek ve gerileme orta vadede devam edecek. Hoş bir şey değil. Ama gerçek. Nitekim salı günü ve dün yaşananlar da aslında bir kâr realizasyonu değildi. Normal trende geri dönüştü. Eurobond'lar dün bir puandan fazla değer yitirdi. Dün kapanışa doğru borsa yine negatifteydi... Leyla Zana ve arkadaşlarının serbest bırakılma kararına rağmen. Piyasalar yine normal trende geri dönmekteydi. Bu bir ilk değil. İleride de buna benzer örneklerin tekrarlandığını göreceğiz. Gelen iyi haberlerin etkileri ne yazık ki geçici olacak. Çünkü... Dediğimiz gibi, bu hoş bir sonuç olmayabilir. Ama piyasalarda başarılı olmak için önce gerçekçi olmak gerekiyor."

Bravo, tam iki sene oncesinden bugun olacaklari gormus, pes vallahi!!!! Ben piyasalarin efendisi diye buna derim iste. Vatan Gazetesi okuyuculari Salih Neftciyi dinleselermis Haziran 2004 tarihinde borsa 17600 seviyesinde iken ellerindeki hisseleri satar bugunku gibi borsanin 45000'den 34000'e dusmesi gibi bir duruma maruz kalmazlardi. Bizim halkimiz kumarci iste, isini garantiye alip borsa 17600'de iken ellerindeki kagitlari satsalar ve parayi faize koysalardi iki sene icerisinde %40'in uzerinde bir getiri saglayabilirlerdi. Oysa simdi ne oldu? Iki yillik %155 kar yapmis iken bir kac hafta icerisinde karlari %91'e dustu; buyuk sozu dinlemezseniz olacagi budur. Insallah hepimiz kissadan hisse cikarabilecek kadar akla sahibizdir.

Yuzuklerin Efendisi Salih Neftci'ye ve Erinc Yeldan'a bizi yillar oncesinden uyardiklari ve olasi zararlardan kurtardiklari icin ne kadar tesekkur etsek azdir.

Uyari: Bugun ust uste iki tane kinaye dolu yazi yazdik, bu tur yazilari cozemeyen ve yazdiklarimizi kelime anlamina gore degerlendiren okuyucularimizi uyariyoruz. Yanlis anlasilmalardan kaynaklanacak herhangi bir durum karsisinda mesuliyet kabul etmiyoruz. Read More!

Yoksulluk ve Futbol

Dunya esitliksizliklerle dolu. Bugun "kizim sana soyluyorum gelinim sen anla" sinifina giren bir yazi yazacagim. FIFA 2002 yilinda bir arastirma yapmis ve bu arastirmanin sonucuna gore dunyada duzenli sekilde futbol oynayan 220 milyon erkek ve 20 milyon bayan oldugunu saptamis. Erkeklerin 12.5 milyonu ve bayanlarin 0.5 milyonu profesyonel anlamda futbol oynayan kisiler (genc takimda oynayanlari bu grubun icerisine almadim). Demek ki dunyada profesyonel anlamda futbol oynayan 13 milyon kisi var. Bu kisiler 300,000 adet spor kulubunde futbol oynuyorlar (calisiyorlar, sonucta bu bir meslek).

Futbol dunyasi cok buyuk esitliksizliklere sahne oluyor. En cok para kazanan %1 futbolcu, toplam futbolcu kazanclarinin %99'unu aliyor. Bunu hakediyorlar mi diye soracak olursaniz tek cevabim var: bence haketmiyorlar cunku bunu cesitli ayak oyunlari yaparak basardiklarina yonelik duyumlar aliyorum. Bunu onlemenin bir cok yolu var. Paylasimci sistemi secersek (adini siz koyun) tum oyuncular kazandiklari parayi FIFA'ya verir ve FIFA da bu parayi tum oyuncular arasinda esit bir sekilde dagitabilir. Sosyal demokrat sistemi secersek, oyuncular kazandiklari paranin buyuk bir kismini vergi olarak FIFA'ya verir ve FIFA da bu paralarla spor enstituleri acarak futbolun gelismesine katkida bulunur, boylece basarisini topluma borclu oyuncular da borclarini boylelikle odemis olurlar. FIFA futbolculara egitim verir, saglik giderlerini karsilar, jubile yaptiktan sonra maas baglar. Ayrica uzmanlar tarafindan hesaplanan "yoksulluk siniri"ndan hareketle futbolcular icin asgari ucret belirlenir ve hizmet edilen seneyle orantili olarak futbolcu ucretleri artisa baglanir (yetenekli yeteneksiz futbolcu ayrimi yapilmaz). Bunlar "sosyal" futbolun vazgecilmez ilkeleridir, ve kazanimlarimizdan asla taviz vermememiz gerekir.

Bazi sermayenin usagi olan kisiler arada sirada ortaya cikip "Futbolu futbol yapan mevcut tesvik sistemidir, bu sistem olmaz ise futbolda gelisme olmaz, yetenekli futbolcular futbolu bastan tercih etmez, mevcut futbolcular cok calismaz" dese de inanmayin. Bu kisilerin amaci futbolu insanliktan cikarip azinligin kazandigi ve cogunlugun kaybettigi, esitlikten uzak bir spor haline donusturmektir. Onlara kanmayin. Susma sustukca sira sana gelecek diyerek de yazimiza noktayi koyalim.

Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
GSYH, CPI ve GSYH Deflatoru
Fraktallar
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası Read More!

Butceden Iyi Haber

Hurriyet'in ekonomi sayfasinda alt haber olarak "Butce 22 yil aradan sonra ilk kez fazla verdi" baslikli bir haber yayinlanmis. Referans gazetesinin sayfasina gittim ama bu konuda bir haber gozume bile carpmadi. Ana haberleri "Faiz %20'yi asti Merkez'in isi zorlasti" baslikli haber. Merkez bankasinin hedefi enflasyonu kontrol altina almak, faizlerin yukselmesi ise enflasyonu kontrol altina almayi zorlastirmaz, aksine kolaylastirir. Ciddi ekonomi gazeteciligi yaptigini iddaa eden bu gazete daha ekonominin en temel prensiplerinden bir tanesini anlamamis.

Neyse biz iyi habere donelim. Iyi haber butcenin yilin ilk bes ayinda fazla vermis olmasi degil. Iyi haber mayis ayinda butce harcamalarinin sadece %6.6 oraninda artmis olmasi. Hatirlarsaniz yilin ilk dort ayinda butce giderlerindeki artis orani %18.8 idi ve bu butce gelirlerindeki %21'lik artis oraninin azicik altinda idi. Biz de bunun tehlikeli bir durum arzettigini ve harcamalarin kontrol altina alinmasi gerektigini belirtmistik. Nitekim IMF de 4.5 milyar YTL'lik onlem paketini uygulamaya koydurdu ve neticesinde harcamalar mayis ayinda sadece %6.6 oraninda artti.

Faizlerin yukselmesi Merkez Bankasinin degil Maliye'nin isini zorlastirmistir, onumuzdeki aylarda faiz harcamalari artacaktir, ekonomideki goreceli yavaslamayla birlikte butce gelirlerindeki artis orani da %20'ler seviyesinden asagiya dogru inecektir. Bu durumda uygulanabilecek en iyi politika harcamalarin kisilmasidir. Turkiye yuksek riskinden oturu bu politikayi izlemelidir. Bunun yan etkileri ekonomik buyume oranlarinda yavaslama ve issizlik oraninda artis olacaktir ama doksanli yillarda yedigimiz hurmalarin midemizi tirmalama durumu hala devam etmektedir. Read More!

Petrol Uzerine

Wall Street Journal'da bugun petrol uzerine bir yazi gordum, Deniz Gokce gibi calip cirpip bir yazi hazirlayayim dedim. Petrol ve dogal gaz bizim icin cok onemli enerji kaynaklari, 2006 yilinda yaklasik $20 milyarlik ithalat yapacagiz. $25 milyarlik hedeflenen cari acigimizi goz onune aldigimiz zaman acigin nereden kaynaklandigi hemen belli oluyor. Petrol yalnizca bizim icin degil, gelismekte olan diger tum ulkeler icin en onemli engellerden bir tanesi. Cin ve Hindistan gecen sene dunyanin ucra koselerindeki petrol kaynaklarina ulasmak icin rekabet ediyorlardi.

Hikaye kisaca soyle: Bugun dunyanin gunluk petrol ihtiyaci 85 milyon varil, Dunya Enerji Kurumu (bunun basekonomisti Fatih Birol isimli ITU mezunu bir Turk) petrol talebinin 2030 yilinda 115 milyon varile ulasacagini tahmin ediyor. Bana sorarsaniz Hindistan ve Cin'in katilimiyla bu rakam cok daha yuksek olacaktir. Rakamlar 2003 yilindan beri Ortadogu ve Cin'de petrol talebinin yaklasik %14 arttigini gosteriyor. Senede neredeyse %5'lik bir buyume. Talepteki bu artisin karsilanmasi konusunda mevcut ureticiler cok istekli gorunmuyorlar. Kimse fiyatlarin asagiya gitmesini istemiyor, $70 civarindaki ham petrol fiyatlari dunya ekonomisini yavaslatmadi, bu demektir ki ureticiler fiyatin yakin bir gelecekte bu seviyenin altina dusmesine izin vermeyecekler. Ayrica bir cok uretici, bence kendileri icin dogru bir strateji izleyerek, petrol sirketlerinin paylarini onemli olcude azaltma ve millilestirme yoluna gittiler. Serbest piyasa kosullarinda iyi bir strateji degil ama kartellerin oldugu bir piyasada fiyatlari yuksek tuttugu icin iyi bir strateji. Dikkat edin son yillardaki kapasite artislarinda onemli miktarda yavaslama var.

Suudi Arabistan'in izlemeye basladigi yeni bir strateji ise enerji yogun sektorleri ulkesine cekmek. Icerideki enerji fiyatlari ucuz oldugu icin bu kendilerine bir maliyet avantaji saglayacak ve ulkenin petrol disindaki sektorlerde de soz sahibi olmasina yardim edecektir. Bu strateji tabii ki dunya petrol fiyatlarini yukseltecek bir stratejidir.

Gelismis ulkelerin bu konuda yapabilecekleri cok bir sey yok. Birincisi eskisi kadar petrolu iceride uretemiyorlar. O yuzden yeni teknolojiler gelistirerek daha onceden cikarilmasi ekonomik olarak mantikli olmayan sahalara geri donme yolunu seciyorlar. Ancak bunun cok katki yapmasi simdilik beklenmiyor. Ikinci yontem ise ethanol (biyodizel), ruzgar, gunes enerjisi gibi alternatif enerjilerin devreye sokulmasi. Ancak bunlarin maliyetleri de hala petrole gore daha fazla. Petrol fiyatlari $100'in uzerine ciktigi zaman ancak bunlar gundeme gelebilecek. Diger bir alternatif ise komur ve nükleer santraller, bunlarin maliyetlerinin de (cevresel maliyetler) petrolden asagi kalir yani yok.

Gorulecegi uzere petrol fiyatlarinin gevseyecegi yok, mevcut kosullarda fiyatlarin daha da yukari gidecegi goruluyor. O yuzden Turkiye'nin enerji ithali konusunda durumu cok daha kotuye gidecek. Ben bu durumdan bir cikis yolu goremiyorum. O yuzden yapmamiz gereken diger alanlardaki gelismelerimizi hizlandirmamiz ve tarim, otomotiv, saglik, turizm gibi alanlardaki ihracatlarimizi arttirarak enerjiden kaynaklanan acigimizi kapatmamiz gerekiyor.

Nukleer ile ilgili diger yazilar:
Çernobil Faciası
Nükleer Kirlilik
Nükleer Enerjinin Zararları
Gönüllü Çevreci Kuruluşlar Read More!

Salih Neftci vs. Serhan Cevik

Salih Neftci bugunku yazisinda "Butun bu yasananlari ongorenlerden olmamiza ragmen ne zaman bitecegini bize sormayin, cunku biz de saskinlik icerisindeyiz" diyor. Daha once defalarca Neftci'nin ongorulerini tartistik. Genel olarak yillardir negatif tahmin yapmasina ragmen kisa vadeli tahminlerinin bir haftasi bir haftasini tutmuyordu. Her sene her sene "balon bu sene sonecek" diye tahmin yaparsaniz elbet bir gun yaptiginiz tahmin dogru cikar, buna finans dunyasinda "bozuk saat bile gunde iki defa dogru zamani gosterir sendromu" denir. Bunda boburlenecek bir sey yok. Madem o kadar iyi biliyordun bulsaydin kendine zengin iki tane musteri yatirsaydin soyle $500 milyon- $1 milyar ondan sonra da zengin olsaydin. Hedge fund yoneticileri boyle yapiyorlar. Iyi bir fikri olan kimse zengin yatirimcilari ikna edip onlarin parasini bir sureligine yonetirler, bunun karsiliginda da yonettikleri paranin %1'ini ve kazandirdiklari paranin %20'sini ucret olarak alirlar. Kendini ispatlamis Hedge fon yoneticileri bu soyledigim rakamlarin 2 katina kadar ucretlerini cikarabilir; kendini ispatlamamis hedge fund yoneticileri ise bunun %25'i kadar bir ucret elde edebilir. $1 milyar dolar ve senelik %30 getiri uzerinden hesaplayalim bakalim Neftci'nin ne kadar para kazanabilecegini: sabit $10 milyon + $300 milyonun %20'si olan $60 milyon= $70 milyon. Bu varsayimlar altinda Salih Neftci $20 ile $70 milyon arasinda bir para kazanabilirdi. Boyle bir para kazandi mi? Hayir. Niye? Cunku Salih Neftci'nin kredibilitesi yok, kredibilite yok ise musteri yoktur, musteri yoksa para yoktur.

Iflas Nedir  Borsa Nedir  Hisse Senedi Nedir  Risk Nedir  Libor Nedir  Ikame Etkisi Nedir

Salih Neftci gibi tahmin yapan onlarca cok daha meshur ekonomist bulmak mumkun, bunlar yillardir finansal afet tahminleri yapiyorlar. O yuzden Neftci'nin simdi cikip da "tahminim nasil tuttu ama" demesi benim dun yaptigim "borsa yarin cikacak (nitekim borsa %1.6 cikti, hem de Avrupa borsalari duserken)" tahminimin tutmasiyla boburlenmem gibi bir sey.

Serhan Cevik ise bizim gibi Turkiye'nin ekonomik durumundaki iyilesmeyi global likidite kosullarindan cok, icerideki yapisal degisimlere atfeden analistlerden. Kendisi bugunku yazisinda yatirimcilarin ortalik yatistiktan sonra Turkiye'nin cazibesini farkedecegini (diger gelisen ulkelere kiyasla daha dusuk risk) belirtiyor.

Turkiye'nin simdiki riski Brezilya, Rusya, Hindistan ve Cin'den daha yuksek. Hindistan haricindeki ulkelerde cari fazla var, Hindistan'in ekonomik potansiyeli ise bizimkinden cok yuksek. O yuzden kacan yatirimcilarin hemen gelmesini beklemek yanlis olur. Turkiye'nin riskini azaltmasinin yolu butce acigini fazlaya cevirip, daha sonra da borclari azaltma yoluna gitmesidir. Ulkedeki faizleri asagida tutacak faktor budur. Faizler dusuk oldugu zaman ise buyumemiz artacaktir. Kilit politika mali disiplin politikasidir. AKP yonetimini desteklememin arkasinda yatan neden mali disipline en bagli parti olmalaridir, onlarin disinda hangi parti yonetime gelirse benzer bir mali disiplini gorebilecegimizi beklemiyorum. Simdilik Turkiye'nin politik resminde ve ekonomi yonetiminde degisiklik beklemedigim icin hala Turkiye piyasasi icerisindeyim, yoksa cok daha cazip piyasalar dunyanin diger bolgelerinde mevcut. Read More!

Borsa Yarin Ne Olur?

Bugunlerde hepimiz borsa yarin ne olur sorusunun cevabini daha fazla merak ediyoruz. Buna cevap vermeden asagida aciklayacagimiz kavramlari bilmeniz lazim. Piyasalarimizda ve dis piyasalarda volatilite (keskin hareketler) artisi var. "Uzmanlar" bunu yatirimcilarin risklerini azaltma yoluna gitmesiyle acikliyor. Bugun cok hareketli gecti, borsa %5.7 deger kaybetti, dolar %4'e yakin deger kazandi, faizler yukari gitti. Anlayacaginiz hisse senedi ve bonodaki satislar devam ediyor, satis sonunda ele gecen YTL'ler de dolara cevrilerek "garantiye" aliniyor. Bu surec devam ettigi muddetce hisse senedi ve bono fiyatlarindaki dususler devam edip oynakligi dolayisiyla "riski" arttiriyor ve neticede daha fazla satislari beraberinde getiriyor.

Borsadaki fiyatlar uzun vadeli yatirim icin oldukca cazip seviyelere gelmis durumda, normalde bu kosullar altinda hic beklemez hehem borsaya dalardim. Ancak, su an farkli bir surecten geciyoruz. Turkiye'ye yatirim yapan yabancilar ya mutual fund (halka acik yatirim fonu) ya da hedge fund (zenginlere acik yatirim fonu) adini verdigimiz kurumlardir. Yatirimcilar bunlarin performansini cok yakindan takip ederler ve cogu "uzun vadeli yatirim" nedir bilmez. O yuzden en ufak bir tokezleme durumunda paralarini bu fonlardan cekme yoluna giderler. Bunu bilen yatirim fonlari da tek bir ulkeye olan risklerini sinirlarlar. Ancak son bir aydaki gelismeler tum gelismis ve gelismekte olan piyasalari vurdu. Bu fonlarin cogu buyuk zararlar yazdilar. O yuzden de simdi bu fonlara paralarini koyan yatirimcilarin bir kismi paralarini geri cekiyor. Bu fonlar da bu paralari odeyebilmek icin ellerindeki kagitlari (fiyatlarin cok ucuz oldugunu dusunseler bile) satiyorlar. Bu kosullar altinda benim izleyebilecegim en iyi strateji beklemektir. Fiyatlar cok makul olsa bile alim yaparak riske tahammulu olmayan yatirimcilarin isini kolaylastirmak istemem.

Maalesef ayni kararliligi Merkez Bankasi gosteremedi ve bugun doviz satisi gerceklestirdi. Satis miktarini basin bildirisinde aciklamadilar. Merkez Bankasinin amaci fiyat istikrarini saglamaktir yazisini da sayfalarinda gozumuze sokuyorlar. Gercekten de fiyat istikrarini saglamak icin ellerinden geleni yapiyorlar. Faizlerin 1.75 puan yukseltilmesi ve dovize mudahale bu yonde atilabilecek iki onemli adimdi. Enflasyon konusunda ne kadar kararli olduklarini simdi gorebiliyorum ve bundan sonra da faizlerde artislar gorebilecegimizi dusunuyorum. Ancak bu "fiyat istikrari" politikasi ulkeden cikmak isteyen spekulatif sermayenin ekmegine de yag suruyor, daha detayli bilgi icin gecen hafta bu konuda yazdigimiz yaziyi okuyabilirsiniz.

Merkez Bankasinin bu mudahalesinin borsaya ve bonoya etkileri ne olur ona bakalim. Kendinizi yabanci yatirimci yerine koyun. Ulkeye getirip paranizi koymussunuz ama sizin yatirimcilariniz tedirginler, her uc ayin sonunda oldugu gibi Haziran sonunda da getirilerinizi yatirimcilariniza aciklamak durumundasiniz; ay basindan bu yana borsada gordugunuz ciddi dususlerden sonra ay sonunda karsiniza iyi bir tablo cikmayacagi simdiden belli. Yapabileceginiz simdiden ellerinizdeki kagitlarin bir kismini satarak Temmuz basinda itibaren goreceginiz para cikisina karsi hazirlikli olmanizdir. Maalesef her satis yaptiginiz zaman borsa asagi inmekte ve tum pozisyonunuz deger kaybetmekte; ayrica paranizi dolara cevirirken de bir darbede orada yemektesiniz. O yuzden satis miktarini sinirli tutuyorsunuz ve yavas yavas piyasayi bulandirmadan satmaya calisiyorsunuz. Allahtan bugun Merkez Bankasi dovize mudahale etti ve 1.6 seviyesinin uzerine cikilmasina musaade etmeyecegini belli etti. Artik dolar alirken artislardan korkmama gerek kalmayacak, o yuzden simdi biraz daha fazla satis yapabilirim.

Anlayacaginiz Merkez Bankasinin bu mudahalesi dovizdeki artislari sinirlarken, borsa ve bonolardaki dususleri daha da arttiracaktir. Yabancilarin ulkeden cikmalari kolaylastirilmistir. Onlar da salak degil ya, firsattan istifade cikacaklardir. Bunun neticesinde uzun vadeli faizler artacak, borsa da dusecektir. Bu ne kadar surer?

Bunun ne kadar surecegini kestirmek guc, ama kosullari soyleyelim. Faizler yukselecegi icin ve dolar kurundaki artis bir noktada sinirlanacagi icin enflasyon oranindaki artis tepe noktasina ulasacak ve yuksek faizlerin neden olacagi ekonomik buyume oranindaki yavaslama neticesinde enflasyon tekrar dusus trendine girecektir. Bu noktada reel faizler cok yuksek ve borsadaki kagitlar cok ucuz gorunecektir. Su siralar can havliyle Turkiye'den kacan yabanci fonlar da tekrar ulkeye giris yapmaya baslayacak ve hem borsa yukselecek hem de faizler tekrar dusecektir. Yani sermaye akislarinin oyuncagi haline gelecegiz (Merkez Bankasinin mudahalesiyle bu noktaya geldik desek daha dogru olur). Merkez Bankasi mudahale yapmasa borsadaki ve faizlerdeki hareketler olacagindan daha az olurdu ve duzeltme daha kisa surede gerceklesirdi. Bu mudahale yuzunden daha fazla sermaye disari cikacak ve piyasalardaki volatilite (oynaklik) daha keskin olacak ve bunlarin akabinde gerceklesecek normale donus de daha gec gerceklesecektir. En azindan enflasyon cok artmayacak!!!!

Borsa yarin ne olur ona cevap verelim. Boyle soruya verdigim standard cevap "bilmiyorum"dur, ancak illaki bir cevap istiyorsaniz yukselir diyeyim. Piyasalar bugunku dususe kesin bir "tepki" alimiyla cevap verir. Ben ise kenarda %43'luk nakit pozisyonumla bekliyorum.

Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir. Read More!

Amerika'da Asgari Ucret ve Kuzu Eti

Amerika'da guzel kuzu etinin poundunu $11.99'dan ancak alabiliyoruz (en azindan benim oturdugum yerde daha ucuzu yok). Bir kilo 2.2 pounda esit olduguna gore burada kuzu etinin kilosu $26.4'a geliyor. Burada asgari ucretle calisan bir kisinin eline vergi ve SSK kesintileri sonucunda (yalniz yasadigini ve 40 saat calistigini varsayarsak) haftada $180 gecer. Demek ki Amerika'da asgari ucretle calisan birisi kazanciyla haftada 7 kilo, gunde sadece 1 kilo kuzu eti alabilir. Bu hafta sonu marketten kiraz aldim, mevsimi geldigi icin kirazin kilosu $13.2'a dusmustu. Benzer bir analizi asgari ucretli icin yaparsak bir gunluk kazanciyla sadece 2 kilo kiraz alabilecegini goruruz. Amerika'daki asgari ucret arttirilmali mi sizce?

Niye soyluyorum bunlari aciklayayim. Hurriyet'in haberine gore:

"Asgari Ücret Tespit Komisiyonu’nun yeniden toplanması gerektiğini savunan Türk-İş, bir asgari ücretli çalışanın bir kilo et alabilmek için bir gün, bir kilo peynir için ise 5 saat çalışması gerektiğini hesapladı. "

Gorulecegi uzere Turk-Is'in yaptigi gibi biz de rakamlari kullanarak ortaya kara bir tablo cizmeyi basardik, hem de dunyanin en zengin ekonomisi Amerika'da. Hic de zor olmadi. O yuzden bu tur raporlarin veya aciklamalarin hic bir degeri yok. Neye bakmaniz lazim? Birincisi ben ucretlerin serbest piyasa icerisinde belirlenmesi gerektigini dusundugum icin bence kimsenin hicbir sey bakmasina gerek yok. Ama illa ki bakacagim diyorsaniz enflasyon oranindaki gerceklesmelere bakmaniz gerekir. Cunku enflasyon oranlari bir sepet kullanilarak hesaplanir ve bu sepet icerisinde et de vardir, peynir de, zeytin de, sivri biber de, kiraz da.... Tutup da tek bir urune yonelik istatistikleri yayinlamak Demirel'in tabiriyle abesle istigal etmektir.

Yeri gelmisken soyleyelim, Turk insaninin bir et takintisi var. Turkiye'deki insanlarin farkinda olmadiklari sey Turkiye'deki sebze ve meyvenin hem cesidi hem lezzeti dunyanin cok az yerinde oldugu, ve bu ustun kalitedeki sebze ve meyvelerin fiyatinin dunya fiyatlarinin cok altinda oldugudur. O yuzden Turk-Is cikipta bir asgari ucretlinin bir gunluk kazancina ne kadar kiraz, ne kadar nar, kac tane somun ekmek (30 kurusluk somun ekmek Amerika'da 3 YTL'ye satiliyor mesela) alabilecegini hesaplamiyor. Yani sepetin hep pahali tarafina bakiyor, gida konusunda dunyaya 10 gol atmisiz 1 gol yemisiz, adamlar cikip "cok pis gol yedik, boyle gitmez, yonetim istifa!!!" diyor. (Amerika'daki diger sebze ve meyve fiyatlarini duysaniz dudaklariniz ucuklar)

Bu arada benim burada son 5 sene icerisinde sadece bir kez kuzu eti almisligim vardir, onun yerine
cok daha ucuz olan hormonlu tavuk ve balik tuketiyorum. Turkiyeliler ise hormonlu urunlere burun kiviriyor. Read More!

Salih Neftci ve Andy Xie

Salih Neftci basinda beri Turkiye ekonomisinde yapisal degisim olmamistir, eski aliskanliklar devam etmektedir, goreceli iyilesme global likiditenin bir sonucudur diyor. Salih Neftci gibi dusunen Morgan Stanley de Andy Xie isimli Cinli bir ekonomist var, asya uzmani. Bugunku yazisinda (baglanti MS tarafindan kaldirilmis) soyle diyor:

"Global likidite balonu patliyor olabilir. Su an piyasalarda olanlar yeni bir duzeltme hareketi degil. Global varlik fiyatlari normale donene kadar asiri yukselmis bir cok piyasanin %50-70 arasinda deger kaybetmesi olasi. Gelismekte olan piyasalar 2003 yilindan beri %228 yukseldi ve son bir ayda %20 dustu. O yuzden bu dusus daha devede kulak. Gelismekte olan piyasalarda F/K oranlarinin dusuk olmasi hammadde fiyatlarinda olan balon ve dusuk faizlerden dolayiydi, F/K oranini bu iki etkiden ayirdigimiz zaman gelisen piyasalarin Amerika gibi gelismis piyasalardan daha pahali olduklarini goruruz. Ayrica ben 2007 yilinda global bir resesyon (daralma) riskinde artis olduguna inaniyorum."

Gordugunuz uzere Salih Neftci ayilik konusunda Andy Xie'nin eline su dokemez gorunuyor. Cinli adam kurnaz oluyor tabii, resesyonu onceden goruyor, burnu iyi koku aliyor. Goruyor musunuz karamsari? Andy Xie'nin patronu Steven Roach %5'in uzerinde global buyume gerceklesen 2005 yili icin 2004 yilinda resesyon riskini %40 olarak belirlemisti. Andy Xie simdi kalkmis diyor ki Hindistan borsasi 10000'den 4000'e, Turk ve Brezilya borsalari 40000'den 15000'e dusecek diyor. Boyle dangalaklara soylenecek tek soz var: baba ne duruyorsun, tasini taragini evini barkini neyin varsa hepsini sat borsada gelisen piyasalar dusecek diye (short sales yap, call option sat) bahis yap. Birak %70 dusmesin %30 dusse bile emekli olursun. Sanirsiniz ki gok basimiza yikilacak, %70 dusecekmis!!!!

Keske dusse ama olmayacak duaya da amin denmez ki! Read More!

Kapitalizm Neden Isler?

Iktisatci Gozuyle blogu son yazisinda Wallerstein'in "Kapitalizm Neden Islemez?" sorusuna verdigi yaniti gundeme getirmis. Wallerstein kisaca soyle diyor:

"Pazar sistemine hiç sınır getirilmeyen bir sistem olsaydı kapitalizm, kesinlikle işleyemezdi. Böyle bir sistemde kâr yapamazsınız. ...Kapitalizmin gerçek anlamda kâr yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu şey nispi tekellerdir. Bu bazılarının iddia ettiği gibi sistemin yeni bir durumu değil, aslında en temel prensibidir. Öyle bir durum yaratmalısınız ki çok fazla sayıda satıcı olmamalı ve bu satıcıların statüleri az çok korunabilmeli. Bu serbest bir pazar değildir. Bunun için devletin birçok değişik kanaldan müdahalesine ihtiyaç var. Kapitalizm devlete muhtaç. Devlet karşıtı bir çizgide konuşuyor ama aslında fazlasıyla devlet yanlısı."

Yoruma girmeden once Wallerstein kimdir ona bir bakalim. Goruyoruz ki Wallerstein bir ekonomist degil bir sosyolog. Bu tek basina niye bu kadar yanlis sonuclara ulastigini acikliyor. Zaten adamin gerceklerden yola cikarak yanlis sonuclara varmasini baska turlu izah da edemezdim. Birincisi ekonomi doktorasi yapmis adamlarin cogu ekonomiden anlamiyor, ekonomi egitimi almamis adamlarin hele bir de politika isine girmislerse ekonomiden anlamalarini beklemek buyuk hata.

Soyledigi dogrular sunlar: kapitalizmin gercek anlamda kar yapabilmesi icin ihtiyac duydugu sey goreceli tekellerdir. gercek anlamda kar derken de %50-100 arasindaki karlardan bahsediyor arkadas. Serbest piyasa rekabeti icerisinde "gercek" kar yapmak cok olasi degil, rekabet sinirlar bunu. Nihayetinde %10-15 arasinda bir kar yaparsiniz. Yani tamamen rekabetin oldugu bir piyasada bile kar yaparsiniz. Tuketiciler de mallari alabilecekleri en ucuz fiyatlara alabilirler serbest piyasa kosullarinda. Iste bu kapitalizm bu yuzden isler. Tuketiciler belli bir kalitedeki urunu en dusuk fiyata alabildikleri icin kapitalizmi desteklerler. Ureticiler de en agir rekabet sartlarinda dahi kar ederler. Alan memnun satan memnun.

Tam rekabet olan piyasalarda bile ara ara "gercek" kar yapmak mumkundur. Birincisi piyasalar deterministik degildir, yani onceden talep ne olacak vs. bilinmez. Piyasalar degisim icerisindedir. Degisen kosullara en iyi uyan ureticiler, maliyetlerini digerlerinden daha iyi kontrol edebilen ureticiler normalden cok daha fazla kar edebilirler. Mesela Amerika'da Ford ve GM kan agliyor, GM'in gunluk zarari $10 milyondan fazla; ayni piyasanin icerisinde Toyota uretim ve kar rekorlari kiriyor. Bunun tuketiciye bir zarari var mi? Yok.

Kapitalizm sadece bu degildir ama. Normalde yapabileceginizden daha fazla kar yapmak istiyorsaniz yapmaniz gereken yeni bir urun veya yontem icat etmenizdir. Buyumenin, gelismenin v ekapitalizmin basarisinin arkasindaki motor da budur. Kapitalizm insanlara daha iyiye ulasmak icin gereken motivasyonu (para, zenginlik) verir. 100 senedir kullandigimiz ampulun piyasasi bugunlerde buyuk bir degisimden geciyor. WSJ'nin haberine gore LED'lerde yapilan teknolojjik ilerlemeler LED bazli daha az enerji kullanan ve daha uzun omurlu ampul yapilmasina (hem de yepyeni bir teknoloji kullanarak) olanak saglamis. Bu teknoloji ile bir ampulun birden fazla renkte isik yaymasi da basarilmis (trafik lambalarinda 3 tane ampul yerine tek bir ampul kullanilabilecekmis mesela). Sosyalist duzende olsa olay soyle gelisirdi:

-Ahmet Abi soyle bir ampulde sadece sari renkli isik yerine mesela kirmizi, mavi gibi isiklari da yayan bir teknoloji gelistirelim mi ya?
-Mehmet olum otur oturdugun yere, basimizi durduk yere belaya sokma, millet mal gibi sari ampulu kullaniyor, ne geregi var simdi?

Wallerstein'in kafasini bozan muhtemelen sari ampul uretip de yeni ampulun icadindan zarar gorecek olan gariban isci kardeslerimizdir, ne de olsa kapitalizmin bir de sosyal boyutu vardir, ve bu sosyal etkilesimleri gozardi etmememiz gerekir. O yuzden her defasinda uc bes kisiyi kurtarmak icin 70 milyonu kurban ederiz.

Piyasalar stokastiktir, dalgalanir yani, oyle deterministik modellerle (Wallerstein model kuracak kadar matematik de bilmiyordur ya) veya bakkal hesabiyla ekonomi analizi yapilmaz. Kapitalizmde de hamama giren terler, amac herkesin zenginlesmesi degildir, cogunlugun zenginlesmesidir. Read More!

Doviz Kuruna Mudahale Etmek

Merkez bankasinin doviz kuruna mudahale etmesini dolar dusukken de istemedik, simdi de istemiyoruz. Nedeni basit, dalgali piyasada doviz dalgalanir, sermaye girislerinde duser cikislarinda yukselir. Bu en azindan sicak paranin ulkeye istedigi zaman girip cikmasini engelleyen bir mekanizma; girislerde %5 cikislarda %5'lik bir bedel odendigi zaman spekulatorler piyasayi kolay kolay manipule edemezler.

Salih Neftci bugun bu konuya deginmis. Merkez bankasi simdi doviz satarsa piyasalara dovizin bu seviyenin uzerine cikmayacagi uzerine bir tur garanti vermis gibi olur diyor. Buna guvenen sicak paracilar da doviz bozdurup %19'dan getiri saglayip daha sonra yine ilk firsatta benzer fiyatlardan doviz alip kacma yoluna gidecektir diyor. Dogru soyluyor. Ayni yazida Cin hayrani oldugunu bir kez daha"beş bin yılın Çinlisi. Kolay yer mi kazığı?" sozleriyle gosterdi. Buna verilecek tek cevap var. Madem bes bin yilin Cinlisi bu kadar akilliydi niye Komunizmle 40 yil kaybetti, Mao 50 milyon insani kitliga sebep olarak oldurdu? Cin 28 yil once gizliden gizliye serbest piyasaya gecme karari aldi ve bugun bunun meyvelerini topluyor. Aklin kimde oldugunu bilmek istiyorsaniz kisi basina gelire bakin.

Neyse konuyu dagitmayalim. Merkez Bankasi doviz kuruna mudahale etmeyerek takdirimizi kazandi, bundan sonra da mudahale etmemeye devam etsin.

Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
GSYH, CPI ve GSYH Deflatoru
Fraktallar
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası Read More!

Celladin Akibeti

Takit ettigim uc gazete Hurriyet, Aksam, ve Vatan da cok benzer basliklar atmislar: Celladin sonu (akibeti). Garibime gitti, genelde Amerika karsiti (en fazla notr) yayinlar yapiyorlar. Toplum Amerika karsiti diye mi boyle yayin yapiyorlar, yoksa bunlar boyle yayin yaptigi icin toplum Amerika karsiti tartismasini bu konunun uzmani olan bloglara ve tavukculara birakiyorum.

Biz bu isim ekonomi ile ilgili kismina bakalim. Evdeki hesap carsiya uymadi sozu Amerika'nin Irak ile ilgili planlarini cok iyi ifade ediyor. Maksat demokrasi ve ozgurluk degildi tabii ki. Irak sosyalist ulkelere yakin Saddam Huseyin tarafindan yonetiliyordu ve bu ulkenin petrol kaynaklari Rusya ve Fransa gibi ulkeler tarafindan paylasilmisti. Fransizlar cikarlarina aykiri oldugu icin mirin kirin ettiler ama sonuc degismedi, Amerika askeri yonden en guclu olmasinin avantajini kullanarak Irak'a girdi. Amac bati yanlisi bir hukumet yerlestirip mevcut petrol sahalarini Amerikan sirketleri arasinda paylastirip hem Amerikan sirketlerini zenginlestirmek hem de Saudi ve Ruslarin karsisina yeni bir petrol devi cikararak petrol fiyatlarinin cok yukselmesini onlemekti. Aslinda olaylar bu sekilde gerceklesseydi bu isten en karli cikacak ulkelerden bir tanesi de Turkiye olacakti. Hem ucuza petrol alabilecek hem de Irak gibi yillardir yatirim yapilmamis bir piyasaya cok buyuk miktarlarda ihracat yapacaktik. Yani cari acik problemimiz hallolacakti.

Maalesef isler boyle gerceklesmedi. Irak'in petrol uretimi Amerikan istilasinin basladigi tarihten bugune kadar artmak bir tarafa azaldi. Washington Post'un haberine gore 1990 yilinda gunluk 3.5 milyon varil ureten Irak, 2005 yilinda gunluk sadece 2 milyon varil uretebilmis.

Zarqawi'nin oldurulmesi bu durumu tersine cevirebilir mi? Irak'ta bir tane direnisci grup yok ki, Inkilap Tarihi derslerinden biliyoruz, dusmanla savasmak icin orgutlenmis onlarca cete vardi Turkiye'de. Muhtemelen Irak'ta da ayni sey soz konusu. O yuzden bu direnis daha cok uzun surer ve Amerika'lilar 2008 secimine kadar dayanabilirler belki, ancak ondan sonrasi hic belli degil. Muhtemelen demokratlar Iraktan cekilecegiz diye secim kampanyasi yapip secimi alirlarsa Irak defteri de kapanmis olur, yoksa daha uzun yillar surecek gibi gorunuyor.

Benim politika bilgim bu kadar, fazla anlamam zaten.

Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
GSYH, CPI ve GSYH Deflatoru
Fraktallar
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası Read More!

Korrelasyon Nedir?

Gazeteciler korrelasyon nedir bilmemelerine ragmen surekli yazilarinda kullaniyorlar. Finansal haberciligin en onemli problemlerinden bir tanesi surekli yayin yapmak zorunda olmalari. Her saniye "uzmanlara" piyaslarda ne olup bittigi, yarin ne olacagi, neden oldugu soruluyor. Uzman dedigimiz 3-5 yil tecrubeli bu kisiler de (kac tanesinin doktorasi var Allah askina!!) birbirlerinden ezberledikleri basmakalip cevaplari yapistiriveriyorlar. (Futbolcular da ayni sekilde yorumda bulunur mesela: "Biz buraya kazanmaya geldik, rakibimizi iyi taniyoruz, en azindan bir puan almak istiyoruz, iyi olan kazansin". Mac sonrasinda da "sevincimi ifade edecek kelimeler bulamiyorum" veya "aslinda iyi mucadele ettik,ama sanssizlik eseri galibiyeti kacirdik" derler.)

Uzmanlarin agzina ciklet olmus aciklamalardan bir tanesi de "dis piyasalardaki gelismeler" geyigidir. Bir nebze dogruluk payi olsa da borsanin her gun her saniye olan hareketlerini aciklamak icin yetersizdir. Mesela dunku dususu butun gazeteler "borsa Merkez Bankasinin aldigi cesur karar sonrasinda cikacakti ama dis borsalardaki dusuler buna musaade etmedi" seklinde acikladilar. Bakin Raymond James bu sabah ne diyor:

"Bloodbath in global equities prevented a potential recovery in Turkish financial markets yesterday. Turkish banks started to raise deposit rates following CB’s rate hike. After a 10% fall in the past 4 days, we expect a bounce back today."
Yani disaridaki kan golunden oturu dun IMKB dustu ama bugun yukselmesini bekliyoruz. Eger bu tur aciklamalar dogru aciklama olsa idi o zaman bugun dis borsalar yukseldigi zaman bizim borsamizin da onlardan daha fazla yukselmesi lazim gelirdi. Borsalar henuz kapanmadi ama Fransa %1.6, Almanya ve Ingiltere %1.4 artmis vaziyetteler. Turkiye'de ne oluyor peki? Borsa 34471 seviyesinde su an, yani %2.5 dusmus. Gerizekalinin biri (Ekinciler) bu dususu "kar realizasyonu" seklinde aciklamis. Ekonomiden anlamayan maymunlari ise alirsaniz olacagi budur, birbirlerini taklit ederler, grafige bakip gelecegi tahmin etmeye calisirlar.

Ne oldugunu ben size aciklayayim. Turkiye'de orta vadeli faizler %13.5 seviyesinden %18.5 seviyesine yukseldi. Faizlerin yukseldigi bir ortamda borsalar dagilir. Amerika borsasi %7 civarinda deger kaybetti, sebebi 10 yillik faizlerin %4.5'den %5'e yukselmesi ve faizlerin %5.5'e yukselecegi yonundeki beklentiler. Yani faizleri bizimkinin onda biri seviyesinde yukselmis, piyasalarinda firtina kopmus, Turkiye'de faizler Amerika'nin 10 kati yukselmis kiyamet kopmayacak mi?

Borsamiz hakkinda uzun vadeli gorusumu degistirmis degilim, uzun vadede borsa cok kazandiracak. Ancak kisa vadede borsadan cok fazla bir sey beklemeyin, ben borsanin daha fazla (25000-30000) seviyelerine kadar dusme ihtmalini goz onune alarak portfoyumun %40'ini nakitte tutuyorum su an. Hatta bugun 50 adet CIMSA hissesini 8 YTL'den sattim ve nakit orani %43'e yukseldi. Niye daha fazla dusus olabilecegini dusunuyorum? Henuz dolar kurundaki artis enflasyona ve beklentilere tam olarak yansimadi, Temmuz basinda yeni enflasyon rakamlari aciklandigi zaman faizler bir kademe daha yukselebilir. Ic faizlerden bahsediyorum, artik dis faizlerin bizimle pek bir alakasi kalmadi. O yuzden dis piyasalarla zaten zayif olan korrelasyon iyice zayiflayacaktir. Faizler daha da yukselirse borsa daha da duser.

Ekonominin en basit prensiplerinden bir tanesi budur. Faizler sermayenin piyasadaki fiyatini gosterir, fiyat yukselirse talep duser, yatirimlar azalir, maliyetler artar, karlar azalir, ekonomik büyüme oranları yavaslar. Nedense ekonomik analiz yapan "uzmanlar" bu basit gercegi her defasinda atlamayi beceriyorlar. Read More!

Merkez Bankasinin Cesur Hamlesi

AKYatirim (linki yok maalesef) bugunku piyasa yorumunda soyle diyor:

"Merkez Bankasının cesur hamlesi dün gece birçok şeyi başardı: enflasyon hedeflemesi politikasında kararlı olduğunu gösterdi; Merkez Bankası’nın bağımsızlığını kanıtladı (piyasalarda son günlerde sorgulanıyordu); YTL’nin değer kaybının fiyat artışlarını tetiklediği sarmalı kırdı. Bunun sonucunda tüm piyasalar bu hareketten bugün olumlu etkilenecek ve borsa dünkü kayıplarını telafi edecektir. Endeksin 37.500 seviyesinde bir direnci bulunmakta."

Soyle diyelim, Merkez Bankasi ister faizleri %15'e cikarsin ister %16'a farketmez. Insanlar Merkez Bankalarinin gucunu oldugundan fazla abartiyorlar. Piyasa faizleri %17-18 civarinda belirlemis zaten Merkez Bankasi istedigi kadar %15'e cikarsin. Bu sadece gecelik repo oranlarini etkiler, bankalari mevduat faizlerini yukseltmeye zorlar. Yani faizlerin %15'e yukselmesinin borsa icin cok olumlu bir tarafi yok. Bunlarin niye teknik analiz yaptigini simdi anladim, temel analiz yapabilecek teorik bilgileri yok da onun icin.

Not: Borsa bugun 35300'den kapanmis!!

Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
GSYH, CPI ve GSYH Deflatoru
Fraktallar
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası Read More!

IMKB Islemleri

IMKB'de su islemleri yaptim. Fazilerin yukseldigi bir ortamda en buyuk zarari bankalarin gorecegini daha once belirtmistim. Bugun 580 adet YKBNK hissesini 2.40 YTL'den ve 20 adet TEBNK hissesini 20.8 YTL'den sattim. Boylece portfoyumun yaklasik %40 nakite gecmis oldu. Hala uzun vadeli tahvilleri piyasa fiyatlarina nasil alirimin yolunu ariyorum. Yoksa gecelik repo yapmaya devam edecegiz.

Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
Fraktallar
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası Read More!

Demokrasi ve Serbest Piyasa Iliskisi

Batili politikacilar demokrasi ve serbest piyasanin yayilmasini dunya barisi icin desteklediklerini ve geri kalmis ulkelerin de demokrasi ve serbest piyasaya gecmesi icin caba gosterdiklerini soyluyorlar. Ornek verecek olursak, Irak ve Ukrayna Amerika ve Avrupanin uzerinde calistigi projeler.

Ukrayna'dan bahsedecegim bugun. Adamlar gecen sene turuncu devrim yaptilar ve batiya daha yakin bir hukumeti is basina getirdiler. Bunun dogal sonucu olarak da Rusya bu adamlara cok ucuz fiyata verdigi gazin fiyatini arttirdi. Sun an Ukrayna $50 civarinda bir fiyat oduyor ve gazin Almanya'aki fiyati $250 dolar. Rusya Ukrayna ile kisin yaptiklari anlasmanin haziranda sona erecegini belirtiyor ve gazin fiyatina zam yapmak istedigini soyluyor. Ukrayna ise uyanik, ayak suruyor.

Putin ise "Niye Ukrayna'ya, Almanya'daki tuketiciler $250 oderken, $50'a gaz verelim ki? Eger bati Ukraynalilara boyle bir hediye vermek istiyorsa bedelini de kendileri odesin o zaman" diyor.

Bakmayin Rusya'yi hakli cikaran yorumlar yaptigima. Bunlarin hepsi ayni, islerine geldiginde demokrasi ve serbest piyasa iyi, islerine gelmediginde iyi degil. Oguz Satici 3 ay once Merkez Bankasi kurlara mudahale etsin, ihracatci ve tekstilci kan agliyor diye yakariyordu. Iki gun once TMSF'nin dolar satmasina iliskin olarak "Doviz piyasalari kendi haline birakilmali, mudahale edilmemeli" diye demec veriyor. Islerine geldi mi serbest piyasa, islerine gelmedi mi piyasa mekanizmasi tam islemiyor mudahale edilmeli geyigi.

O yuzden cikari olan kisilerin yaptigi yorumlara kulak asmamak lazim. Read More!

Yukselen Faizlerin Etkileri Nelerdir?

Gelismis finansal piyasalara sahip ulkelerde faizler ekonominin yonunu belirleyen en onemli aractir. Turkiye'nin piyasalari da gelismeye basladi, daha cok sayida kisi yatirim yapmaya, bankalardan kredi almaya basladi. Hazine uzun vadeli borclanmaya, insanlar uzun vadeli borc alip vermeye basladi. Bu islemleri yaparken de masraflar (araci komisyonlari) asagi inmeye devam ediyor. Bunlar onemli gelismeler. Ancak, ekonominin de faiz oranlarina daha bagli bir sekilde hareket etmesi de bu sayede gundeme geldi.

Son bir kac haftada Turkiye'deki faizler %4'luk bir artis gosterdi. %4 deyip gecmeyin, bankalar %14'den bir kac ay once verdikleri kredilerden her sene %4 zarar edecek demek bu. Parasini %14'den bankaya yatirmis veya hazine bonosu/tahvili almis yatirimci zarar edecektir. Ikinci etki olarak ise yatirimcilarin portfoylerini yeni getiri beklentilerine gore duzenleyecek olmalarini gorecegiz. Varlik fiyatlarinda onemli degisiklikler olacak.

Bir ornek verelim. ISGYO sahip oldugu gayrimenkulleri uzun vadeli kiraladi, kiralardan yaklasik %10'luk bir getiri sagliyor. Bu faizlerin dustugu ve gayrimenkul fiyatlarinin yukseldigi bir ortamda oldukca iyi bir yatirim cunku hem %10'luk getiriniz var hem de sahip oldugunuz gayrimenkulun deger artisi da getirinizi olumlu etkileyecektir. Ancak simdiki gibi faizlerin 4 puan yukseldigi bir ortamda siz daha yuksek bir getiriyi tahvillerden elde edebilirsiniz (vergilerden sonra %15 gibi bir rakam bu). Bu kosullarda ISGYO iyi bir yatirim olmaktan cikmaktadir. Faizler dusmedigi muddetce ISGYO iyi bir yatirim degildir. Bu sebepten dolayi bugun 200 adet ISGYO hissesini 2.56 YTL'den sattim.

Ote yandan diger olumsuz etkilenecek olan sektor ise bankalardir. Bankalar ilk etapta cok buyuk zararlar yazacaklardir, ancak bu ilk etki gectikten sonra bankalar tekrardan kar etmeye baslayacaklardir. Eskisi kadar kredi verecek olmasalar bile marjlarini genisleterek karli etmeyi garanti altina alacaklardir. Dun baktim Akbank konut kredisi faizlerini %1.4'e yukseltmis (%1.08'den kredi alan vatandaslar yasadi!!), ancak mevduat faizlerine hala %13-14 veriyorlar, yani marjlarini yukseltiyorlar. Yine de ilk etkinin buyuklugunu bilmiyoruz ve bir 5 ay daha bilemeyecegiz.

Faizlerin diger bir etkisi ise gayrimenkul fiyatlari uzerinedir. Hurriyet'te "kiralar bel buktu" baslikli bir haber yayinlanmis, gecen sene kiralarin %22 arttigini enflasyonun ise sadece %10 gerceklestigini belirtmis. Bunu daha once de belirttik, simdi bir kez daha belirtelim Turkiye'de kiralar cok cok ucuz. Aciklayalim. Uc kisi dusunun, birincisi kiraci olsun, ikincisi bankadan %100 kredi ile yeni evsahibi olmus biri olsun, digeri de bankaya hic borcu olmayan ev sahibi olsun. Evimiz Atasehir 1. Etap Tekfen'de 124 metrekare 5. kat olsun. Bu ev $200,000 satiliga konulmus; 300,000 YTL'ye satildigini varsayalim. Benzer bir ev icin 1200 YTL aylik kira istiyorlar. Bu evin de 1200 YTL'ye kiraya verildigini dusunelim. Simdi analizimizi yapabiliriz.

Kiraci bu durumda evin degerinin %0.4'u kadar (1200/300000) kira vererek bu evi kullanabilmektedir. Bankadan %100 kredi almis ev sahibi ise aylik %1.4 faiz odeyerek bu evde oturabilir. Bu ise aylik 4200 YTL'ye denk gelmektedir. Belki de evi yatirim amacli almistir ve evin prim yapacagini dusunmektedir, bunun icin odedigi bedel %1 yani ayda 3000 YTL'dir. Evi sattigi zaman satis tarihine kadar her ay %1 getirisi olursa kafa kafaya cikabilecektir.

Bankaya borcu olmayan ucuncu kisinin ise iki opsiyonu vardir, ya evi kiraya vermek ya da satip %18.8 getiriye sahip 5 yil vadeli tahvil almak. Evi kiraya verse senede %4.8'lik bir getirisi olacaktir, evi satip tahvil alsa %18.8'lik. Gorulecegi uzere bankaya borcu olmayan ev sahibi de gizli bir bedel odemektedir. Bu bedel de ayda %1'lik veya 3000 YTL'lik bir bedeldir, biz buna opportunity cost diyoruz.

Bana kimin yerinde olmak isterdiniz diye sorarsaniz cevabim ucuncu kisi olurdu. Ancak ben ucuncu kisi olsam once bu evi satar parasini tahvile yatirir sonra da gider ayni evi 1200 YTL'ye kiralardim. Tahvilden gelen aylik 4500 YTL ile de hem kirayi oder hem de yeni tahvil alirdim. Ben faizler duserken ev almadim, faizler yukselirken manyak miyim ki ev alayim? Ev fiyatlariyla ev kiralari arasinda buyuk bir dengesizlik var ve bu dengesizlik kiracilarin lehine su an. Gelecekte bunun degismesi gerekir, bunun yolu da ev kiralarinin artmasindan gecmektedir. Yani su anki gelismeler dogaldir, ev kiralarinin daha fazla artamamasinin sebebi ise gelir seviyesinin dusuk olmasidir. Gelirlerimiz gecen sene reel olarak %7.5 arttigina gore ev kiralarinin da en azindan %10 (enflasyon) + %7.5 = %17.5 artmasini bekleriz. Dedigim gibi gelismeler gayet dogal.

Su anki durum en cok yabanci gayrimenkul yatirimcilarina yarayacaktir. Emekli olup Turkiye'ye gelip yasamak isteyen Ingiliz veya Almanlar kendi ulkelerine gore cok cazip fiyatlardan evleri 2-3 ay icerisinde almaya baslayabileceklerdir. Simdi aklima geldi Turkiye'de bir doviz krizi daha cikarsa ben de gelip makul fiyatlara ev alabilirim, kiraciyla falan da ugrasmam bos tutarim evi. Cik dersin cikmaz, evi harabeye cevirir, mahkemeye versen cikaramazsin, Turkiye burasi yarin bir gun gerizekalinin biri cikar "kira kontrolu" getirir, ondan sonra ilelebet o kiraciya mahkum olursun. Read More!

ADR Nedir?

Bu yazi Amerika'da olanlar icin (kaynak):

"An American Depositary Receipt (ADR nedir) is a share of stock of an investment in shares of a non-US corporation. The shares of the non-US corporation trade on a non-US exchange, while the ADRs, perhaps somewhat obviously, trade on a US exchange. This mechanism makes it straightforward for a US investor to invest in a foreign issue. ADRs were first introduced in 1927.
Two banks are generally involved in maintaining an ADR on a US exchange: an investment bank and a depositary bank. The investment bank purchases the foreign shares and offers them for sale in the US. The depositary bank handles the issuance and cancellation of ADRs certificates backed by ordinary shares based on investor orders, as well as other services provided to an issuer of ADRS, but is not involved in selling the ADRs.
To establish an ADR, an investment bank arranges to buy the shares ona foreign market and issue the ADRs on the US markets.
For example, BigCitibank might purchase 25 million shares of a non-US stock. Call it EuroGlom Corporation (EGC). Perhaps EGC trades on the Paris exchange, where BigCitibank bought them. BigCitibank would then register with the SEC and offer for sale shares of EGC ADRs.
EGC ADRs are valued in dollars, and BigCitibank could apply to the NYSE to list them. In effect, they are repackaged EGC shares, backed by EGC shares owned by BigCitibank, and they would then trade like any other stock on the NYSE.
BigCitibank would take a management fee for their efforts, and the number of EGC shares represented by EGC ADRs would effectively decrease, so the price would go down a slight amount; or EGC itself might pay BigCitibank their fee in return for helping to establish a US market for EGC. Naturally, currency fluctuations will affect the US Dollar price of the ADR.
BigCitibank would set up an arrangement with another large financial institution for that institution to act as the depositary bank for the ADRs. The depositary would handle the day-to-day interaction with holders of the ADRs.
Dividends paid by EGC are received by BigCitibank and distributed proportionally to EGC ADR holders. If EGC withholds (foreign) tax on the dividends before this distribution, then BigCitibank will withhold a proportional amount before distributing the dividend to ADR holders, and will report on a Form 1099-Div both the gross dividend and the amount of foreign tax withheld.
Most of the time the foreign nation permits US holders (BigCitibank in this case) to vote their shares on all or most issues, and ADR holders will receive ballots which will be received by BigCitibank and voted in proportion to ADR Shareholder's vote. I don't know if BigCitibank has the option of voting shares which ADR holders failed to vote.
The depositary bank sets the ratio of US ADRs per home country share. This ratio can be anywhere, and can be less than or greater than 1. Basically, it is an attempt to get the ADR within a price that Americans are comfortable with, so upon issue, I would assume that most ADRs range between $15 and $75 per share. If, in the home country, the shares are worth considerably less, than each ADR would represent several real shares. If, in the home country, shares were trading for the equivalent of several hundred dollars, each ADR would be only a fraction of a normal share.
Now, concerning who sets the price: yes, it floats on supply and demand. However, if the US price gets too far off from the price in the home country (Accounting for the currency exchange rate and the ratio of ADRs to home country shares), then an arbitrage opportunity will exist. So, yes, it does track the home country shares, but probably not exactly (for there are transaction costs in this type of arbitrage). However, if the spread gets too big, arbitragers will step in and then of course, the arbitrage opportunities will soon cease to exist." Read More!

Doviz Kuru Tahmini

Bu yazimizda doviz kuru tahmini yapacagiz. Dun itibariyle 1 ABD dolari 1.58 YTL'ye esitti; eurobond piyasasinda ise 23 Ocak 2012 vadeli kagidin bilesik getirisi %7.18 iken 19 Ocak 2011 vadeli tahvilin bilesik faizi %18.5 civarinda idi. Simdi bu rakamlara bakarak piyasanin onumuzdeki 5 yil icerisinde dolara yonelik beklentilerini cikarabiliriz.

Finansta "no arbitrage condition" diye bir kavram vardir, bu durumda anlami sudur: paranizi ister TL'de tutup tahvile yatirin ve vadesi geldigi zaman dolara cevirin, ister dolara simdi cevirip eurobond alin, vadesi geldiginde iki yontemin de dolar getirisi ayni olmalidir (simdiki beklentiler bazinda). Eger eurobond daha karli ise piyasa oyunculari eurobond alacak ve eurobondun getirisi duserek tahville esitlenecektir; eger tahvilin getirisi daha yuksek ise piyasa oyunculari tahvil alacak eurobond satacak, taa ki getiriler esitlenene kadar. Bu teoriyi kullanarak piyasanin dolardaki artis beklentilerinin ne kadar oldugunu ortaya cikarabiliriz. Kabaca piyasa onumuzdeki 5 yil icerisinde senelik %18.5-%7.2=%11.3 artis bekliyor demektir. Buradaki en onemli varsayim eurobond ve tahvillerin ayni riske sahip olduklaridir (kotu varsayim degil bence). Demek ki piyasanin yilsonu dolar tahmini su an kabaca 1.68 YTL civarinda, her sene de %11'lik bir artis bekliyor.

Internetten yaklasik olarak ayni vadeye sahip eurobond ve tahviller arasindaki bilesik faiz farkini hesaplayarak kendiniz de piyasanin dolar tahminini her zaman bulabilirsiniz. Kolay yontem. Ben kendi tahminlerimi soyleyeyim. Dun de belirttim, ben dolarin bu sene daha fazla deger kazanmasini beklemiyorum. Onumuzdeki 5 senede ise senede %5 civarinda bir artis bekliyorum en fazla. Yani 2011 yilinda 2 YTL'ye 1 dolar alabiliriz diyorum. Bunun diger bir anlami ise su: ya YTL cinsi faizler dusecektir, ya da eurobond faizleri yukselecektir, ya da ikisi birden. O yuzden su siralar YTL cinsi hazine kagitlarina ilgi duyuyorum. Read More!

Borsa hakkinda Yeni Tahminler

Aslinda piyasalarda daha toz duman yerine oturmadi ama ben yine de borsa hakkinda yeni tahminlerimi vereyim. Oncelikle Merkez Bankasinin kisa vadeli faizleri yukseltecegini ve bunun da uzun vadeli sermaye girisleriyle birlikte dolarin yukselisini kesecegini dusunuyorum. Sicak para dedigimiz spekulatif yabanci yatirimlari bence artik cikacagi kadar cikti, bundan sonra dovize talep sadece son yukselisten korkan ve acaba yine eski gunlere doner miyiz acaba beklentisine giren kucuk yatirimcidan gelir. Boyutunu simdiden kestiremiyorum ama bence cok olmaz cunku faiz oranlari cok cazip seviyede.

Faizlerin bugunki gibi %18 civarinda seyrettigi bir ortamda borsadan cok bir sey beklemeyin. Ben bir yolunu bulabilirsem 2010, 2011 vadeli TL cinsi hazine kagitlarindan piyasa kosullarinda alim yapmak istiyorum. Bunlarin faizleri %19'a yaklasiyor. Onumuzdeki 5 sene icerisinde ortalama enflasyonun %5 civarinda olacagini varsayarsak bunlarin reel getirisi vergi sonrasi %10'un uzerine cikiyor, bu da bu kagitlari benim icin cazip kiliyor. Maalesef benim kullandigim Ziraat Yatirim internet uzerinden bu kagitlari satmiyor, sattigi kisa vadeli kagitlari da piyasadaki faizlerin altinda satiyor.

Bu goruslerimle paralel olarak bugun 100 adet DENIZ hissesini 14.8 YTL'den sattim, gecen hafta 14.7 YTL'ye almistim, aradaki fark islem masraflarina ve vergiye gittigi icin bu islemin net getirisi sifir oldu. Ilk firsatta 200 adet ISGYO ve 50 adet CIMSA'yi da satmayi planliyorum. SKBNK ve AKBNK'i yabancilara satilacagi icin hala portfoyumde tutuyorum, nitekim SKBNK ile ilgili bir suru dedikodu donuyor zaten. TEBNK gelecegi parlak banka ama simdiki fiyatlar biraz pahali gibi. Anlayacaginiz borsadaki agirligimi azaltma yoluna gidiyorum, elimde sadece potansiyeli cok yuksek kagitlari tutuyorum, faiz daha cazip.

Haa, faiz daha cazip diyorsam da gidip parami bir senelik faize yatirmiyorum, faizlerin yuksek oldugu durumlarda yapilabilecek en iyi sey uzun vadeli kagitlar almaktir, boylece bir sure sonra faizler dusmeye basladigi zaman kagitlarin fiyatlari da artmaya baslar (hazine tahvil ve bonolarinin fiyatlari faizlerle ters orantilidir, faizler duserken bu kagitlarin fiyati borsadaki kagitlar gibi artar) boylece hem faizden kazanirsiniz hem de bu kagitlarin fiyatlari arttigi icin. Paramla 1 senelik kagit alsam %18'lik getiriyi sadece 1 sene elde edebilirim, eger 1 sene sonunda faizler dusmus ise bir daha %18 getiri elde etme sansim olmaz. Kisa vadeli faizlerin avantaji ise su, eger faizler gelecekte de yukselmeye devam ederse 1 sene sonra daha yuksek faizlerden faydalanabilirsiniz.

Uzun vadeli beklentilerimi soylemeyi unuttum. Uzun vadeli beklentilerimde degisiklik yok, hem nominal hem reel faizler dusecek, dolar reel olarak deger kaybedecek, ve ekonomi %5'in uzerinde hizlarda buyumeye devam edecektir. Tabii bunlar hukumetin IMF veya benzeri bir maliye ve para politikasina devam etmesine bagli ama ben bu konuda da sapma beklemiyorum. Read More!

Ilac Israfi

Sinan Aygun ilac israfi hakkinda guzel sozler soylemis. Amerikalilarin bir sozu var, kor sincap bile arada sirada bir findik bulur. Biz de burada uzun sure cok elestirdigimiz, dalga gectigimiz Sinan Aygun'un bugun cok guzel bir onerisiyle karsilastik. Kendisine tamamen katiliyoruz, onerisinin detaylarina Hurriyet'ten ulasabilirsiniz. Eee, yigidi oldur hakkini yeme demisler, dogru demisler.

Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
GSYH, CPI ve GSYH Deflatoru
Fraktallar
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası Read More!

Enflasyon Orani Beklentileri Yuksek mi?

Enflasyon oranlarinda bu ay piyasa beklentilerinin uzerinde ziplama bekliyordum. Piyasadaki ortalama artis beklentisi TUFE icin %0.93 idi; gerceklesen rakam %1.88 oldu. Bu ne demek aciklayalim. Faizlerdeki artis devam edecek, borsa ise olumsuz etkilenecek demek.

Bu yuzden bugun 50 adet AKBNK hissesini 9.6 YTL'den ve 50 adet DOAS hissesini 7.4 YTL'den sattim. Bu iki kagit da hem faiz artisindan hem de doviz kuru artisinda negatif etkilenen kagitlar.

Bu yilin ilk 5 ayinda enflasyonda gerceklesen artis orani %4.53. Gorunen o ki sene sonundaki azami enflasyon hedefi %7 tutturulamayacak gibi gorunuyor. Faizlerdeki artisin da sebebi bu. Pazartesinin borsa acisindan hos gececegini dusunmuyorum.

Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası Read More!

Amerika'da Issizlik Orani

Amerika'da issizlik orani nedir diye merak ediyorsaniz bu yaziyi okuyun, size 2006 yilina iliskin bilgi verecektir. Serbest piyasa ekonomisini savundugumuzu daha once defalarca belirtmistik. Serbest piyasa ekonomisinin en iyi uygulayicilarindan bir tanesi ABD. Saglam kanunlari var ve hukukun uygulanmasinda problemler yok, sermaye piyasalari derin, hukumetin mudahaleleri sinirli, sendika vs. faaliyetleri sinirli, issizlik sigortasi sinirli, yani kosullar mukemmel degil ama mukemmele yakin.

Bunun sonuclarini da isgucu piyasasinda goruyoruz. Amerika'da calisma yasinda olan nufus 225 milyon civarinda, bunlarin 151 milyonu, yani %66.1'i calismak istiyor. Turkiye'de isgucune katilim orani %46 seviyelerinde. Calismak isteyen 151 milyonun 144 milyonu is bulmus, issiz sayisi sadece 7 milyon. Anlayacaginiz issizlik orani %4.6. Turkiye'deki issizlik orani %12'e yaklasiyor, Almanya ve Fransa gibi sosyalist ulkelerde issizlik orani %8.7 ve %9.1 civarinda seyrediyor. Calisanlarin haklarini korumaya ve genisletmeye yonelik organizasyonlar ve sistemler amaclarina ulasmak konusunda gercekten basarililar. Ancak gozardi edilen nokta su ki, calisanlarin haklari arttirildigi vakit calismayanlarin haklari gasp edilmektedir. Nasil mi? Is gucu piyasasinin esnekligi azaldikca sirketler de daha az sayida isci calistirma yoluna giderler, boylece issizlerin is bulma olasiligi azalir. Issizligin Avrupa'da yuksek Amerika'da dusuk olmasi tesaduf degil. Read More!

Sessiz Kalma! Karart Eylemi

Basliga bakipta bugun yapilan sessiz kalma karart eylemine destek verdigim zannedilmesin. Olayin analizini yapacagim.

Eksi sozluk isimli sitede esrar kullanimini ozendirici yayin yapilmis, bunun uzerine bu sirket mahkemeye verilmis. Mahkemede son derece gerizekali bir savunma yaptiklarini dusunuyorum cunku neticede siteye olan erisimin kapatilmasina karar verilmis. Nasil daha iyi bir savunma yapilabilirdi?

Hukukcu degilim ama konuya goz asinaligim var. Law and Order gibi dizileri hic kacirmam. Mesela iki gun once "yeni" (yeni demek her zaman "iyi" demek degil) ceza kanununa gore Cavit Caglar'in 1 yil bilmem kac ay olan cezasi once indirildi ardindan da "pisman" oldugu gerekcesiyle ertelendi. Eksi sozluk'un avukatlarinin hic mi aklina gelmedi "Hakim bey, yaptik, yaptik, ama simdi cok pismaniz" diye sormak. Adam kamyon yukuyle parayi hortumluyor (vidanjorlerin kullandigi kalin hortumlardan bahsediyorum), allem ediyor kallem ediyor "dolandiriciliktan" suclu bulunuyor, sonra da "pismanim" diyip yirtiyor.

Sizin hic mi akliniza gelmedi bu stratejiyi uygulamak?!!, pes vallahi nasil avukatsiniz yahu!!! Simdi de kalkmis bizden protesto etmemizi isteyerek yardim talebinde bulunuyorsunuz. Gidin isinize kardesim, protesto edecek sey mi kalmadi da esrarin promosyonunu yapan hergeleleri destekleyecegim. Adamlar ulkeyi zarara ugratip milyarlari goturuyor sizden ses cikmiyor; Merkez Bankasi baskani insider trading (bkz. definition of insider trading) yapip paralari goturuyor, sonra bir gun bile hapis yatmadan yirtiyor, sizden yine ses cikmiyor, iki tane hergele esrar propagandasi yapinca internetin altini ustune getiriyorsunuz.

Once Cavit Caglar'in hapse girmesi ve devleti ugrattigi zararlarin tamami (devletin odedigi faiz oranlari miktarinda arttirilarak hesaplandiktan sonra) geri odenene kadar Zonguldak'ta komur madenlerinde asgari ucret uzerinden calistirilmasi yonunde bir kampanya acin, ondan sonra gelin benden esrar promosyonculari icin destek isteyin.

Salaklik bende aslinda. Niye boyle bir yazi yaziyorum ki, simdi Turkiye'ye geri donup bir banka acip paralari hortumladiktan sonra "vallah billah pismanim" deyip kendimi guzelce emekliye ayirmak varken ben nelerle ugrasiyorum.

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b Read More!

Hindistan Ekonomisi

Hindistan ekonomisi bu yilin ilk uc ayinda %9.3 oraninda buyumus. Hisse senetleri ise 1 ay onceki 12000 seviyelerinden 10000 seviyesine inmis; Hindistan para birimi rupee ise dolara karsi yaklasik %5 deger kaybetmis. Yani son bir ayda dunyanin en hizli buyuyen ekonomilerinden bir tanesinin hisse senedi piyasasi dolar bazinda %25 deger kaybetmis. Uzmanlar bunun arkasindaki temel sebebin Danistay uyelerine suikast duzenlenmesi, Cumhurbaskaninin sosyal guvenlik reformunu veto etmesi, erken secime yonelik endiseler ve AB ile iliskilerde gergin bir doneme girilmesi oldugunu belirtiyorlarmis. Hindistan konusunda uzman olan Yasar Erdinc Hindistan Finans Bakani Chidambaram'a su tavsiyede bulunmus:

"İç siyasetteki gerginleşme ile birlikte, bu sene bir erken seçim olacağı beklentisinin de kaçışta etkili olduğunu görüyoruz. Bu stresi azaltmanın ve bir anda yeniden eski dengelere dönmenin önemli bir yolu, hükümetin Cumhurbaşkanlığı konusunda kamuoyunun mutabık olacağı bir isim arayışında olacağını açıklaması ve AB konusunda hız kesmeyeceklerini gösterecek eylem içinde olmalarıdır. Cumhurbaşkanlığı konusunda yapılacak bu tür bir açıklamanın piyasalarda nasıl olumlu devasa bir etki yapabileceğini tahmin edemezsiniz. Dövizdeki manipülasyonu bitirmenin yolu, Merkez Bankası müdahalesi değil, siyasi manipülasyondur."

Uyari: Bu yazida kullanilan rakamlarin hepsi gercektir, uzmanlara atfedilen ifadelerde ise hata payi olabilir. Konu Hindistan ekonomisinin ve borsasinin 2006'daki performansi ile Turkiye borsalari arasindaki paralelliktir. Read More!

Blog Istatistikleri

Bu senenin basindan itibaren yayiyina basladigimiz blogumuza her gecen gun daha fazla ziyaretci geliyor. Blog'un arsivleri buyudukce Google'da search yapanlarin cogu blogumuzu ilk siralarda gormeye basliyorlar. Bunun yaninda blogumuzu surekli ziyaret edenlerin sayisinda da artis var, bizim de deger verdigimiz istatistik bu. yan tarafta bu konudaki istatistikleri gorebilirsiniz.

Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir
GSYH, CPI ve GSYH Deflatoru
Fraktal nedir?
Çernobil Faciası Read More!

DENIZ Aldim

14.7 YTL'den 100 adet Denizbank aldim. Denizbank'in cagri fiyati $10.28 olacakmis, cagri tarihine kadar dolarda buyuk dusus olursa muhtemelen zarar edecegim, yoksa ufak bir miktarda kar.

Bu islemin finansmani icin de 260 adet MMART'i 1.62 YTL'den (%10 bonus verdiler bugun) ve 50 adet DOAS'i 6.9 YTL'den sattim. DOAS da hem doviz kurundan (euro %25 deger kazandi) hem de yukselen faizlerden darbe yiyecek bir kagit, kalanini da yakinda satarim.

Borsa Yorumları
Altın Yorumları
Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları Read More!