CHP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CHP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fayda Maksimizasyonu - Oy maksimizasyonu arasındaki ilişki

Ahmet Altan'ın yazısından, bence yazıyı okuyun sonra da başlığa bakın, ilişkiyi de kendiniz düşünün. (boldlar bana ait).

Din meselesinde AKP’den daha da vurgulu davranan Saadet Partisi’nin neden iktidara gelemediğini ise pek açıklayamıyorlar.
Arada bir CHP’lilerle konuşuyorum.
Bugüne dek, AKP’nin aldığı oylarla, izlediği “sağlık politikası” arasında bir bağ kuran CHP’liye rastlamadım.
Sadece CHP’nin değil, bu bağı kuramayan hiçbir siyasi partinin bugün Türkiye’de iktidar olma şansı yok.
“Irkçı sloganlarla”, “dinci sloganlarla”, “laik sloganlarla” alacağınız oyların miktarı bellidir.
Asıl “oylar”, siyasetin hayata değdiği yerde ortaya çıkar.

Read More!

Taha Akyol

Taha Akyol, inceden inceye birileriyle kafa bulmus. Hem de bu isi o kadar profesyonelce yapmis ki; ortalamanin altinda bir beyne sahip olabilecek bir Turk solu taraftarinin sempatisini bile kazanabilecek bir yaziyla... Yazisinin basligi: "Bu Sola Ben Oy Verebilirim"

"Ben kendimi siyasi bakımdan öncelikle Serbest Fırka ve Menderes-Özal çizgisinde, merkez sağda görürüm. Peki nasıl oluyor da öyle bir sola oy verebileceğimi söylüyorum?" diyen Taha Akyol, bunun cevabinin Kahraman'ın ve Keyman'ın açıklamalarında oldugunu ekliyor.

Kahraman ve Keyman ne demisler? Tabi ki her zaman oldugu gibi, Turk Solu icin utopya denilebilecek acilimlar yapmislar. Simdi ben de kendi hesabima konusayim: 'Memelekette boyle bir sol vardi da, biz mi oy vermedik?'

Asagida, Taha Akyol'un yazisindan bir kac alinti ve en sonda bugun gazetelerde yer alan bir haber bulacaksiniz.

"Solun derdi sana mı düştü diyebilirsiniz; keşke bana kadar düşmeseydi!
Toplumların bazı sorunlarını merkez sağ daha iyi çözer. Ekonomik (ekonomi nedir?) modernleşme ve kültürel devamlılığın temsili gibi.(.....)
Bazı sorunları da sosyal demokrasi daha iyi çözer; gelir dağılımı, kültürel farklılıkları temsil yoluyla sisteme entegre etmek gibi...
Türkiye'de böyle bir sol yok! CHP "sosyal temsil" partisi olmaktan çok, "kültürel tek tipleştirme" partisidir.
Solun üstleneceği bazı kültürel ve sosyal politikaları Türkiye'de merkez sağ yürüttüğü için, bizde sağ-sol tablosu bulanıktır!
(.....) Ama sağın sandıktaki rakibi Kemalist sol değil, ancak sosyal demokrat sol olabiliyor; 1970'lerdeki Ortanın Solu böyleydi. Ve lakin, bugün CHP dönüşemediği gibi, sosyal demokrat solun gelişebileceği alana el koyduğu için ona da imkân vermiyor!
"

Ve bir haber:

"CHP'li eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mustafa Kul, işletmesinde sigortasız işçi çalıştırdığı gerekçesiyle 7 bin 300 YTL idarî para cezasına çarptırıldı. " Read More!

Ayidan Post, 'Devsirme'den Sporcu Olmaz

" CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi ve spordan sorumlu eski Devlet Bakanı Erdoğan Toprak, Olimpiyatlarda alınan başarısız sonuçların AKP'nin izlediği politikalara bağladı. Toprak, AKP'nin "devşirme" sporculardan medet umduğunu belirtirken, AKP'nin spordan elini çekmesi gerektiğini savundu. "

Bu kadarina da pes! Siradan bir politikaci ya da marjinal, irkci bir partinin temsilcisi bunu soylese umrumuzda olmazdi. Ama bu sozlerin sahibi spordan sorumlu eski Devlet Bakanı ve ayni zamanda ana muhalefet partisinin yoneticilerinden biri olunca, olimpiyatlardaki basarisizligimizin ardindan, ulkemiz adina bir kez daha huzunlere gark oluyoruz.

Hele hele kendimizi ulkemize madalya getiren sporcularimizin yerine koyunca, kahrolmamak elde degil. Atletizmde iki gumus madalya kazanan Elvan aslen Etiyopyali bir zenci, serbest gureste altin madalya sahibi Ramazan Sahin aslen Dagistanli. Yani madalyali sporcularimiz, eski Bakan Erdogan Toprak’a gore Turk degil, 'devsirme'ler. Biliyorsunuz, Turk olmak icin Turkiye Cumhuriyeti kimlik kartina sahip olmak yetmez. Ana babanizin, hatta yedi ceddinizin de Turk oldugunu ispat edebilmeniz gerekiyor. Aaa.. unutmadan Tekvandoda ulkemize gumus madalya getiren sporcumuz Azize Tanrikulu da bir Kurt kizi. Sayin Toprak, bu sporcumuzu da 'devsirme' statusunde mi degerlendiriyor bilmiyoruz, ama onun kriterlerine gore Azize’nin de Turk olmadigi ortada. Bir yandan da merak ediyoruz. Toprak, kendi bakanligi doneminde uluslararasi musabakalara katilacak sporculari, pelvimetre (kafatasi olcer) ile mi seciyordu acaba?

Parlak politikacimiz Erdogan Toprak’i arastirirken, bir vesileyle soyle bir incisi oldugunu da ogreniyoruz: “ Biz, inanclarimiza gore yasam tarzlarimizi belirleyemeyiz. Inanclarimiz icimizdedir. ” Neye gore belirleyecegiz peki Sayin Toprak, CHP Parti Tuzugune gore mi?

Hem fasist hem ruh hastasi olan bu politikacimizi “yilin en okuz politikacisi” dalinda odule aday gosteriyoruz. Ne var ki bu dalda, yine kendisiyle ayni partiden ve bizim favorimiz olan Onder Sav karsisinda sansinin dusuk oldugunu goruyoruz. Hatirlayacaksiniz, CHP Genel Sekreteri Onder Sav, konusmak istemedigi bir gazetecinin telefonuna cevap vermemek icin “yes” tusuna basmis, tum konusmalari karsi tarafa iletilip sonrasinda da yayinlaninca “partimiz dinleniyor!” iddiasiyla hem Genel Merkezlerinin hem de TBMM’nin altini ustune getirmislerdi. Iste bu nedenle, bize gore Sav, sadece yilin degil, yuzyilin “en okuz politikacisi” odulunun en guclu adaylarindan.

Bakalim Erdogan Toprak, yeni bir hamle daha yaparak, bu dalda partilisi Sav’i geride birakabilecek mi? Read More!

3. Ergenekon'da(n) Umdugunuzla Degil, Buldugunuzla...

Iddianame kamuoyuyla paylasildi, birileri biraz rahatlamisa benziyor.

Niye mi? Darbe gunluklerinde, medyayi kullanma amaciyla ciddi baglantilardan soz edilirken, iddianamede yasadisi yapilanmanin medya ayagiyla ilgili olarak sadece bir kac sivri isme yer verilmis.

Once gormezden gelen, sonrasinda muthis iddialari zayiflatmak icin elinden geleni yapan grubun yeni stratejisi de boylece belli oldu.

Bir yandan kafa bulacaksin, bir yandan da olayin ustune gidiyor goruneceksin. Denge politikasi diye buna denir iste. Hadi bakalim. Onlara “gozunuz aydin” diyelim o zaman.

Diger yandan ana muhalefet liderinin muhalifi Sarigul diyor ki:

“Ülkemizde beğensek de beğenmesek de bir hükümet var. Asıl eksik muhalefettir. Muhalefetin hükümeti beğenmemesi eleştirmesi normaldir. Ancak muhalefetin inandırıcı olması için ‘Ben daha iyisini yaparım. İşte politikalarım diyebilmesi lazım. Dört genel, dört yerel seçimde başarı gösteremeyen ama hâlâ koltuklarında oturmaya devam eden CHP yönetiminin başarılı olma şansı yoktur. ”

Adamcagiz ne dese hakli. Ulke icin politika uretmeyen Ana Muhalefet Lideri, daha iddialar aciklanmadan sazan gibi ziplamisti, hatirlarsiniz, “Ergenekon’un avukati benim” diye. Ancak agiz degistirmekte bir kisim medya kadar basarili degil. Simdilik yorum yapmamakla yetiniyor. Onun stratejisini de ilerleyen gunlerde gorecegiz. Ancak bir insan bu kadar geri zekali olabilir. Son bir kac senedir iktidar bu kadar siki markaj altindayken, “iktidara gelmek icin sen ne yaptin?” diye boyle sorarlar adama.

Yine sol cenahtan, ulusalci, -ama kendi kucuk dunyasinda ulusalci- biri ise soyle sormus: Baykal'ın Ergenekon'la ilişkisi mi var? Bu soruya biz cevap verelim. “Yok, Sayin Turk. Onunki geri zekaliliktan”. Bu arada soyadindan baska, kendisine “Turk” denmesinden rahatsiz olan bu zata, olur olmaz herkese ‘sayin’ diye hitap ettigi icin biz de bu yolu tercih ettik. Bunu da belirtmis olalim.

Hakikaten ortalama bir zekaya sahip olan –ki bir parti liderinden daha fazlasi beklenir- bir muhalefet lideri boyle bir ortamda, hazir ekonomik gelismeler durmus, veriler kotuye gidiyor, butce yonetiminde son 5 yilda pek gorulmemis odun vermeler baslamisken, saglam bir politika belirleyip secmenin karsisina cikmaliydi. Peki o ne yapti? “Komsuda piser, bize de duser”, anlayisiyla, cumhuriyet mitinglerinde felan boy gosterip, olusacak kaos ortamindan medet umdu. Sanki darbeciler mevcut hukumeti devirdikten sonra, iktidari gumus tepside ona sunacaklardi. Ortanin solundaki bir politikaci olarak kimi ornek aldigi anlasiliyor, Sayin Baykal’in. Keske oturdugu koltugun eski sahiplerinden, seleflerinden Inonu’yu degil de Ecevit’i ornek alsaydi. En azindan ulkeye biraz olsun katkisi olurdu.

Iddialara geri donelim. Eski tabiriyle muddei umuminin hazirladigi iddianamenin tam metni artik aciklandi. Gazeteler de beklendigi gibi yaklasik 2500 sayfalik metni kirpip kirpip, yorumlar esliginde haber yapiyorlar. Daha onceden bildigimiz gibi iddianamede, bu darbeci cetenin Danistay cinayetinin azmettirici oldugu iddiasina yer verilmis. Zaten olay ilk gerceklestigi zaman gelen aciklamalarda ulusalci teror suphesi agirlik basiyordu. Yani surpriz yok. Zaten tetikcinin olay esnasinda, yakin baglantilarinin da hemen akabinde kiskivrak yakalanmasindan bunun arkasinda derin gucler olmadigini anlamistik. Irtica mi? Aklimizdan gecmemisti bile! Ancak iddianamede, Mumcu, Kislali, Hablemitoglu, Esref Bitlis, Ersever ve benzer diger cinayetlerin olmadigini goruyoruz. Bu da bizim icin surpriz degil.

Detaylara daha fazla girmeden resmi ozetleyelim. Gelismelerden, Dhkp-c, ibda-c, hizbullah ve hatta pkk’li bir grubu taseron olarak zaman zaman kullanmis olan bu taseron orgutun de tasfiye edilmesi vaktinin geldigini anliyoruz. Ne olduydu 1997 Susurluk’ta? Hersey hurdaya donen bir mercedesle, bir tasfiye olayiyla gundeme gelmisti. Sonrasinda meclis arastirma komisyonu, sorusturmalar, basbakanlik teftis kurulu raporu, davalar, felan filan derken tasfiye vakti gelenler tasfiye edilmis, o donem dokunulmasi istenmeyenler ise baska maceralara yelken acmisti. Susurluk Operasyonu agirlikli olarak 97-98 doneminde gerceklesmisti. Ardindan 2001 yilinda genc bir gazeteciden ele gecirilen belgeler, video kayitlariyla alinan sok ifadeler ve iddialar o gun bir anlam ifade etmemisken, bunlar bugun 2008 Ergenekon’a isik tutmustur. Demek ki neymis?

Ergenekon sorusturmasindaki operasyonlari ucuncu, besinci dalga diye adlandirmalar bize gore yanlis. Susurluk birinciyse, Ergenekon ikinci dalgadir. Bu halde soyle sorular akliniza gelebilir. Peki ya Semdinli’yi resimde nereye koyacagiz? Ucuncu bir dalga gelecek mi, ne zaman? Bu sorulara cevap vermek bizim isimiz degil. Zaten biz ne muneccimiz, ne de istihbaratci. Sadece bu tur muthis olaylar, su fani dunyada bizim yasadigimiz kesite denk dustugu icin klavyemize usenmeden dokunuyoruz.

Ornegin yuz yil once yasasaydik, amacina ulasmayan Abdulhamit suikastindeki (Aktorler bolucu Ermenilerdir. 26 kisi olmustur) Jon Turk parmagini, 31 Mart’i, Babi Ali baskinini, dunya savasina duhul edilisimizin perde arkasini yazacak, tevil edecek, Ittihadcilarin, ‘Halaskar Zabitan’in ipligini pazara cikaracak miydik? Yine fikra muharrirligine soyunacak miydik, bilinmez. Hayir, buzuk korkusundan degil. Hurufat, kumpas, takatuka, tertip, tashih, matbuat, nesriyat… o zamanlar bunlar zor ve uzun isler. Ama bugun internet var. Biz de bunu kullaniyoruz. (Bu arada Taraf’tan Ayse Hur hanimefendi bu konulara deginiyor, merakini mucip olanlara siddetle tavsiye olunur.)

Hepsi bu kadar iste. Read More!

Sen cok yasa Mehmet Barlas!

Ben röportajı okumamıştım ama Mehmet Barlas'ın yazısında görünce çok güldüm. Sayın Barlas kusura bakmasın, aşırıcam:

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın arkadaşımız Yavuz Donat'a söylediklerini Sabah'ta okuduk. Mesela şöyle demiş Baykal:

- Vatandaş AKP'ye oy verdi... Ama verdiğini iftiharla söylemiyor... Neden?.. Sanki erken seçim olmamış gibi bir ortam var.

Bunları okurken, 1950'lerde kent-soylu bir meslek büyüğümüzün kırsal kesimden şehirlere göçü şöyle yorumladığını hatırladım:

- Halk plajları doldurdu, vatandaş rahat rahat denize giremiyor.

Sayın Baykal'ın içinde bulunduğu çevrede gerçekten "erken seçim olmamış gibi bir ortam" var ise, CHP'nin problemi gerçekten çok ciddidir. Bu çevrede cumhurbaşkanı seçilememiş ve yeni hükümet kurulup güven oyu almamış gibi bir ortam da var ise, problem daha ciddidir. Read More!

Gelir Dağılımı ve TUIK

Insanlar ezberlemisler: senelerdir gelir dagilimi bozuluyor diye sikayet edip duruyorlar. Biz de TUIK yayinladigi istatistiklere bakip gercekten de durum boylemi diye bir analiz yapmistik. O yazilari su linkten ulasabilirsiniz. Biz gelir dagiliminin duzeldigini, yoksullarin gelirlerindeki artis hizinin zenginlerden daha fazla oldugunu tesbit etmistik. Buna ragmen medyadaki cahiller/partizanlar ya nominal buyukluklere bakarak, ya datamining yaparak gercekleri carpitmaya calisiyorlardi. Koseye sikisanlar ise "TUIK rakamlari carpitiyor" diyordu. Rakamlari carpitiyor diyenlere soyleyecek ne sozunuz olabilir ki?

Ben buldum.

Gelir dagilimindan zarar goren kesimler iktidardaki partiye oy verir mi? En yoksul %20'lik kesim ana muhalefet partisine sadece %8 oy vermis. Sadece bu kisiler secimde oy verseler CHP barajin altinda kalacakmis. Ikinci %20'lik kesim CHP'ye %15, Ucuncu %20'lik kesim CHP'ye %22, Dorduncu %20'lik kesim CHP'ye %33, ve en zengin %20'lik kesim ise CHP'ye %50 oy vermis.

Bundan cikan sonuc sudur:
1. Gelir dagilimi duzelmistir.
2. Insanlara verdikleri vergi ile orantili olarak oy verme hakki veren bir sistem getirdigimiz taktirde CHP birinci parti konumuna yukselecektir.
3. Pazarlama sirketiniz varsa hemen CHP ile irtibata gecin, zenginler kulubu gibi, sirketinizi ihya eder. CHP kredi kartlari, CHP konutlari, CHP tatil koyu aklima gelen ilk bir kac projeden bir tanesi.
Read More!

CHP Revizyonu

Deniz Gokce ve Fatih Ozatay ustu kapali olsa da CHP'ye bedava danismanlik isine soyunmuslar. Deniz Gokce teshisi koyuyor, tedaviyi de Fatih Ozatay satir aralarinda soyluyor. Ben size direkt soyleyeyim: CHP'nin ekonomi politikasina Fatih Ozatay ve Ugur Gurses yon vermelidir. Kemal Dervis de fena adam degildi de siyaset yapma sehvetine kapildigi icin Baykal Kral kellesini kopardi.

Kohne devletci yaklasimlarla veya Demirel ile flort ederek sagdan oy kapmalari zor, Erdal Inonu zamaninda %35 olan solun oylari %22-23 civarina indi. Yapmalari gereken AKP'nin Kemal Dervis'ten devraldigi ekonomi politikasina tu-kaka diyeceklerine sahiplenmeleriydi. Biz buradan defalarca gelir dagilimi duzeldi, yoksullarin geliri zenginlerden daha cok artti diye belirttik. Onlar tersini iddia etti. Secimlerde yoksullar gelir dagilimi duzelmis mi duzelmemis mi sorusunun cevabini ilk sonuclar aciklandiginda %51'lik AKP oyuyla verdiler.

Simdi yapilmasi gereken zarardan donmektir. MHP'yi de ikna etsinler, secimlere bir daha girsinler. Halkin karsisina bu sefer adam gibi bir ekonomi programiyla ciksinlar.

Not: Deniz Gokce'yi de unuttuk sanilmasin. Onu da Futbol Federasyonunun daimi baskani yapalim; neticede futbol en az siyaset kadar onemli bir konudur ulkemizde, Deniz Gokce de kafasi calisan, futboldan en fazla anlayan kisilerin basinda gelir. Read More!

AK Partı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen buyurmus:

"Vatandaşlarımızın geniş kesimlerinin bu kadar sıkıntı çektiği bir dönemde bu iktidar partisi oylarını artırabiliyorsa bunda rasyonel olmayan bazı sebepler aramak gerekir.''

Nasil yani? Sayin Öymen lutfedip Ekonomi Turk okusaydi, secim sonucu hicte mantiksiz gelmeyecekti. Bakin secimden iki gun once Ahmet Bey ne yazmis:

"Günün modası CHP'ye oy verirken AKP'nin iktidarı için duacı olmak. Nasıl bir ruh halidir bu ? "

Secimi makro anlamda bundan daha iyi ozetleyebilecek bir cumle dusunemiyorum. Cozum uretmek yerine, ocu siyaseti yapmanin bir fayda getirmeyecegini gormus olduk bu secimde, tam Ahmet Beyin ongordugu gibi.

"CHP genel başkanı seçimlerden sonra ekranın karşısına geçip 21.5'un nasıl da başarılı bir sonuç olduğunu anlatmaya kalktığında hepimiz çıldıracağız. Şimdiden duygularımıza tercüman olmak istedim."

AKP'nin basarisini kutlamak lagzim, hakettiler. Cogu yazar yine olayin kolayina kacip AKP'nin basarisini sadece askerin mudahelesine, ve CHP'nin beceriksizligine bagliyor. Aslinda secimin sonucunu sadece CHP'nin halktan kopuk olmasina baglamamak lagzim. AKP'nin basarisinda bir cok mikro etken var. Bunlarin bir kaci hali hazirda tartisildi, konusuldu. Fakat bir tanesi simdiye kadar pek hakettigi ilgiyi gormedi. AKP nin muhtesem bir yerel orgut yapilanmasi var. MSP(Ekonomix'in partisi degil) doneminde baslayan, Refah Partisi doneminde olgunlasan orgutlenme (Amerikalilarin grassroots politics dedigi), ak partı ile zirve yapmis bulunuyor. AKP'li gonulluler kapi kapi dolasarak, dertlerini halka anlatarak, direk halkin dertlerini dinleyerek ve yeri gelince komur, yiyecek gibi rusvet dagitarak, partinin secimi istedigi sekilde yonlendirmesini sagladilar. AKP'ye bu konuda rakip olabilecek tek orgutlenme (en azindan ben hala Turkiye'deyken) Dogru Yol Partisi'nde vardi. Mehmet Agar'in bir turlu bu orgute hakim olup, motive edememesi sonucunda DYP nin yerel orgut calismalari hic bir sonuc vermedi. Tabiri caiz ise meydan AKP'ye kaldi.(Cumhuriyet mitingleri ile ilgi ayri bir yazi yazacagim)

Iki ay gibi kisa bir surede genclik ve kadin kollarini mobilize edip, ulkede gezilmedik mahale birakmamak AKPnin niye bu secimi kazanmayi hak ettigini gosteriyor. Kanaatimce, bundan sonra Turkiye'de basarili olmak isteyen her parti AKP'nin stratejisini benimsemek durumunda kalacaktir. Medyanin gazi ile secim kazanma gunleri sona resmi olarak ermistir, gecmis olsun sayin Aydin Dogan. Read More!

CHP'lilerin fikir üretmek gibi kaygıları yok.

Günün modası CHP'ye oy verirken AKP'nin iktidarı için duacı olmak. Nasıl bir ruh halidir bu ? Pek çok kimsenin dillendirmekten çekindiği senaryo şu olmalı: CHP-MHP koalisyonun iktidara gelmesi, 2000'de olduğu gibi ülkenin ekonomisini yönetememeleri, tekrar kriz, milyonlarca işsiz, 'şeriata' ve 'bölünmeye' herzamankinden daha yakın olmak. Halbuki biz her ikisinden de uzak durmaya çalışıyoruz.

Ayrıca yolsuzluklarla damgalanmayı da unutmayın. ''Ulusal solcularımız'' ne zaman hükümetlere ortak olsalar veya belediyeleri ele geçirseler yolsuzluk dosyaları eksik olmaz. Sezer'in anayasa kitapçığını niye fırlattığını hatırlıyor musunuz ? Ya ISKI skandalını ? Bizzat CHP'in başkanı CHP'lilerden oluşan Şişli yönetimini tarihte eşi benzeri görülmemiş yolsuzlarla itham etmemiş miydi ? Şişli, CHP'nin elindeki üç-beş belediyeden birisi. Seçmen ''bu kadarcık belediye içinden bile yolsuzluklarda ülke rekoru kırabilecek birilerini çıkarabiliyorlarsa, çok sayıda belediyeyi ele geçirdiklerinde neler yapacaklar'' diye endişe etmesin mi ?

Vatandaş CHP'nin laikliğin yılmaz bekçisi rolünden değil 'beceriksiz ve yolsuz'' görüntüsünden rahatsız oluyor. CHP kadrolarının fikir üretmek, projeler geliştirmek, yaratıcı olmak gibi kaygıları yok. Bütün kampanyalarını ''bize oy vermesseniz ertesi gün şeriat gelir'', ''AKP bölücülerle işbirliği yapıyor'', '' Irak'a en iyi biz müdahale ederiz'' söylemleri üzerine oturtmak onlara yeterli geliyor. Popülizm yaparken bile ''Haydar Baş'', ''Cem Uzan'' gibilerin fikirlerine ihtiyaç duyuyorlar. Yok Mazot'un vergisini kaldıracaklarmış, yok 3 Milyon bireye havadan 400YTL maaş bağlayacaklarmış. Iktidar iddiası olan partiye ikinci üçüncü el fikirlere sahip çıkmak hiç yakışıyor mu ? Dört yıl muhalefetteyken ne yaparak zamanınızı harcadınız ? CHP genel başkanı seçimlerden sonra ekranın karşısına geçip 21.5'un nasıl da başarılı bir sonuç olduğunu anlatmaya kalktığında hepimiz çıldıracağız. Şimdiden duygularımıza tercüman olmak istedim.

Ahmet Çavuşoğlu Read More!

CHP'nin Vaatleri

Radikal "CHP bir tek cenneti vaadetmiyor" demis. Ben ilginc vaatler uzerinde durayim:

1.Güçlü ve ileri teknolojiye dayalı dışa açık bir sanayileşme projesiyle işsizlik azaltılacak.
Nasil yani? Ileri teknolojiye sahip makineleri disaridan satin alip basina 10 tane isci mi koyacagiz?

2. Ziraat Bankası özelleştirilmeyecek.
Niye? Ziraat Bankasi satilinca ciftcilere harac dagitirken bankalara komisyon ucreti vermekten mi korkuyoruz?

3. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınacak.
Niye? Simdi az kazanandan cok, cok kazanandan az mi vergi aliniyor?

4. 1 milyon aç yatağa tok girecek.
Demek ki az kazanandan az, cok kazanandan cok vergi alip, hic kazanmayana verecegiz. Laf aramizda ben de hic para kazanmiyorum.

VOB nedir?     Taksi Şöförü   Borsa Tüyoları?   Olasılık nedir?   Enformasyon Nedir

5.Güneydoğu Anadolu'da özel endüstri bölgeleri kurulacak.
Hay Allah, nedense Guneydogu'yu devlet eliyle kalkindirmak simdiye kadar kimsenin aklina gelmemisti.

6. Çaya hak ettiği fiyat ve prim verilecek.
Peki ya maydanoza? "Hak ettigi fiyat" da ne demekse? Sen daha iyilerine layiksin gibi bir sey mi? Dusunsenize "Cayin hakkettigi fiyat" baslikli bir makale yazip American Economic Review'a gonderdigimi, beni gezegenden kovarlar yahu!

7. Hayvancılık canlandırılacak.
Bu hayvanlar daha cok oldurulecek anlamina mi geliyor? Canlandirmak kelimesinin oldurmek anlaminda kullanildigina burada sahit oluyorum.

8. Köye dönüş projesine hız verilecek.
Otobus mu kaldirilacak? Tandogan'dan mi?

9. Amatör spor kulüpleri desteklenecek.
Ortalikta cirit atan mesnetsiz politikacilar da "amator sporcu" kapsamina dahil olacak mi?

Deniz Baykal da "haftada bir milyar dolar faiz odeyen bunlari yapar" demis. Biz lafin dogrusunu soyleyelim efendim, "Gecmiste bunlari yaptigimiz icin simdi haftada bir milyar dolar faiz oduyoruz". Read More!

CHP oy toplayabilir ama iktidar olamaz.

Geçen seçimin belirgin özelliği meclise giren partilerin dozu kaçmış popülist söylemlere itibar etmemeleriydi. Burdan şu sonucu çıkarmalıydık: Seçim kazanmak için seçmenin mutlak surette 'aptal yerine konulması' gerekmemektedir. Ama öyle olmadı.

57. hükümetin sözde iktidarı sırasında seçim kazanmakla iktidar olmak arasında dağlar kadar fark olduğuna şahit olmuştuk. Tutamayacağı vaatler vermek, bir anlamda bilinçli bir şekilde seçmenleri kandırmak partilere oy kazandırabilir. Peki ya sonrası ? Eninde sonunda ağzınızdan çıkan yalanlar dönüp dolaşıp sizi bulmayacak mı ?

Liderlik Nedir?   Küresel ısınma Nedir  Komünist Nedir  Komünizm nedir?  Kapitalizm Kapitalist nedir

Öyle bir hava estiriliyorki; ya bir yöntem icat edilip, demokratik olması da zorunda değil, CHP başa getirilecek, ya da ülkeye şeriat gelecek. Şu ana kadar düdük henüz öttürülmediğine göre laikliğin yegane 'teminatı' olarak gösterilen CHP mecburen halktan oy almak zorunda kalacak. Fakat bu da yeterli değil. Aldığı oyu uzun dönemde koruyabilmesi de gerekecek. Öyle değil mi ya ? Laiklik yalnızca bir kaç yıllığına bize gerekiyor değil ki ?

CHP, seçmenin karşısına az çok akla mantığa aykırı olmayan bir ekonomi (ekonomi nedir?) programına dayanan 'vaatler' dizisiyle çıkıyor olabilmeli ki kendilerini laikliğin güvencesi olarak görebilelim. Peki iktidarda kalıcı olabilmek adına CHP 'ekonomistleri' Kemal Derviş'ten bu yana ne kadar yol aldılar ?

Radikal'den Ahmet Kıvanç'ın haberi bize bu konuda ipucu veriyor:

' Seçim hazırlıklarını sürdüren CHP'nin ön plana çıkarmaya hazırlandığı vaatler Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan'ın televizyon raklamlarını aratmayacağa benziyor. CHP, 'Sıfır açlık projesi' çerçevesinde 3 milyon yoksul aileye her ay 400 YTL karşılıksız 'yaşam desteği', üniversite öğrencilerine de yılda 2 bin 500'er YTL vermeyi vaat etti. CHP'nin sosyal destek projelerinin toplam tutarı 61 milyar 450 milyon YTL'yi buluyor. Bu rakam için nasıl kaynak yaratılacağı ise belirsiz. CHP'nin iktidara gelince uygulamayı planladığı projeler partinin Ekonomi Bülteni'nde yayımlandı. CHP'nin 61 milyar 450 milyon YTL kaynak aktarmayı planladığı alanlara 2007 için aktarılan miktar 21.1 milyar YTL. Bu durumda CHP iktidarında, söz konusu alanlara aktarılacak kaynak miktarı 40.3 milyar YTL artırılarak, halen gayrisafi milli hasılanın (GSMH) yüzde 3'ü seviyesinde olan harcamalar yüzde 10.9'a çıkarılacak.'

Bol keseden vaat çok

Haberin geri kalanında CHP'nin her biri birbirinden saçma projeleri sıralanıyor.
Geçmişte Milliyetçi Sıfırlama Partisi programını yazmaya çalışırken ne kadar çaba gösterdiysek de bu kadar gülünç olmayı başaramamıştık. Bu müthiş programı kaleme alanlara; devletin harcamaları için gereken kaynağı nerden bulacaksınız, vergi mi koyacaksınız, para mı basacaksınız yoksa borçlanacak mısınız gibi sorular yöneltmek konu dışına çıkmak olacak. Yalnızca şu soruyu cevaplamaları yeter: Yukardaki vaatlerle CHP'nin oy toplamasının laikliğe ne faydası olacak ? CHP bu yöntemle oy alabilir ama iktidar olamaz. Halbuki geçmiş dönemde AKP sadece oy toplamadı iktidar da oldu. Işte bu yüzdendirki dört yıllık iktidar yıpranmışlığına rağmen Anayasa'yı değiştirecek gücü elinde bulunduruyor, hodri meydan dediğinde bizim anlı şanlı CHP'miz seçimlerden kaçacak delik arıyor.

Tehlikenin farkında mısınız ? Sözüm ona okumuş yazmışların partisi olan CHP seçim kampanyasını alabildiğine seviyesizleştirmekte sakınca görmezken kimbilir öbürleri neler yapacak ? Türkiye devleti ortalığa sorumsuzca savruşturulan vaatleri yerine getirebilmek adına birkez daha iflasın eşiğine gelecek ve biz sil baştan alacağız. Yazık olacak bu ülkeye.

Ahmet Çavuşoğlu Read More!

Baykal bunu yemez

Bugünkü Radikal'den bize bir malzeme daha çıktı. Radikal'in Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan, genel seçimde CHP'nin oyunu artırmak için kendince parlak bir öneri yapıyor. Diyor ki, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine ilişkin anayasa değişikliği eğer gerçekleşirse, Deniz Baykal CHP'nin başından çekilip cumhurbaşkanı adayı olsun. Berkan, Baykal'ın liderlikten çekilmesi ile CHP'nin oylarının artacağını iddia ediyor.

Valla bu şekilde CHP'nin oyları artar mı artmaz mı bilemem ama benim bildiğim Baykal bunu yemez. Baykal, kendisini CHP'nin başında görmeye tahammül edemeyenlerin cumhurbaşkanı olarak görmeye hiç tahammül edemeyeceklerini bilmez mi sanıyorsunuz.

Arbitraj Nedir    Broker Nedir    Altın Yorumları    Portföy Nedir    Petrol Fiyatları    Nükleer Santraller    Sosyalist Nedir

Fakat bir çözüm de yok değil. Demokrasilerde çareler tükenmez. Gerçi önerimiz pek demokratik değil ama olsun. Artık Türkiye'nin demokratik bir ülke olduğunu iddia eden mi var? Efendim önerimiz şu. Baykal, CHP'nin başında nasıl duruyor? Önce kendisi genel kurulda oy kullanacak delegeleri seçiyor, sonra da o delegeler kendisini başkan seçiyor, öyle değil mi? Bu durumda eğer Baykal'a önce kendisini seçecek halkı seçme fırsatını verirseniz, sonra o da cumhurbaşkanlığına aday olabilir. Ne bileyim mesela önce Baykal kendisine oy vermeyeceğini düşündüğü TC vatandaşlarını yurttaşlıktan çıkartabilir. Yalnız bu durumda TC'nin nüfusu kaça iner, TC vatandaşlığından çıkarılan milyonları hangi ülke kabul eder onu bilemem. Herşeyi benden beklemeyin, onları da siz düşünün.

Yalnız İsmet Berkan'a bir çift sözüm olacak. Be adam hadi Baykal'ı belki katakulliye getiririm diye bu öneriyi yaptın, ne diye yazının en sonuna "Baykal'ın Cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci tura kalması halinde" diye bir ibareye yer veriyorsun? Baykal zaten bu numaraları yemeyecek kadar kurnazdır ama bu sözlerinle adamın kafasına bir de "Ulan demek ikinci tura kalamama ihtimalim bile var" düşüncesini sokmuş olmuyor musun? Yok Sayın Berkan yok, siz kim Baykal'ı katakulliye getirmek kim? Siz bi 40 fırın ekmek daha yiyin de öyle gelin. Read More!

CHP'nin seçim vaatleri

Bugünkü Radikal'de Uğur Gürses, seçime girecek partilerin bir ekonomi programı var mı diye soruyor. Diğerlerini bilmem ama CHP'nin varmış. Biz atlamışız fakat denemeler çok güzel yakalamış. CHP'nin "ayağı yere sağlam basan" seçim vaatleri işte burada. Levent Akkok'un yorumları gayet yerinde olduğu için biz ayrıca bir yorum yapma gereği duymuyoruz, gidip oraya bakın. Yalnız ben CHP'nin vaatleri mi ayağa daha yere sağlam basıyor yoksa Uzan'ınkiler mi tam karar veremedim. Bakalım siz ne diyeceksiniz. Bu arada CHP'nin vaatlerini açıklayan Oğuz Oyan da iktisat profesörüymüş. Yahu nedir bu yurdumdaki iktisat profesörlerinin hali. Bunlar bu fikirleriyle mi iktisat (Iktisat nedir) profesörü oluyorlar yoksa siyasete atılınca beyinleri evrim mi geçiriyor anlayamadım. Bir bilen varsa ne olur bizi de aydınlatsın...

Arbitraj Nedir    Broker Nedir    Altın Yorumları    Portföy Nedir    Petrol Fiyatları    Nükleer Santraller    Sosyalist Nedir Read More!

CHP Aleyhine Yazi

Oncelikle herkese merhaba demek istiyorum. Sevgili Ekonomix’in bahsetigi siyaset yazari benim, bende bloga yeni katilan Ekodok gibi blog yazari arkadaslari mahcup etmem insallah…Takdir ederseniz ki Turkiye’de herkes cok iyi teknik direktordur ve siyasetten cok iyi anlar (ben bunlardan biri degilim, sadece gozlemciyim). Bu yuzden siyaset ve futbol mevzulari genelde hararetli tartismalara, asiri durumlarda kavgalara sebep olur. Benim amacim mumkun oldugunca ilginc buldugum guncel konulari sizlerle paylasip, sizlerin de ne dusundugunuzu ogrenmek. Ortaligi fazla velveleye vermemek.

Ve gelelim ilk yazimiza. Ekonomix (ekonomi nedir?) oyle guzel bir pas attmis ki, AKP Aleyhine Yazi adli yazida, bu pasi gogusumde yumusatip, ceza sahasina ortalamak sart oldu. (Zaten bende ilk yazim ne konu uzerine olsu diye kendi kendimi yiyordum). Bende CHP aleyhine bir yazi yazayim dedim.

Niye CHP aleyhine? CHP, su anki goruntusuyle, herseyden sikayet eden fakat cozum uretmeyen bir parti gorunumunde. Secim politikasini da goreceksiniz sadece anti-AKP platformu uzerine kuracaktir. Cumhurbaskani seciminde, sadece Tayyip’i istemeyiz Gul’u istemeyiz, onu istemeyiz bunu istemeyiz diye bagirip durdu CHP’nin ileri gelenleri. Bir Allahin kuluda cikip, bizim adayimiz su kisidir, biz bu kisinin Cumhurbaskanligina uygun oldugunu dusunuyoruz demedi. Kibris konusunda ancak AKP vatani satiyor, yavru vatan elden gidiyor diye sikayet ettiler, fakat bir cozum onerisi getirmediler. Buna benzer bir suru ornek var, ve hepsinin ortak ozeligi, CHP’nin ancak muhalefet etmis olup, alternatif sunmamis olmasi. Bu mudur siyaset? Bu mudur Ataturk’un partisi…

Sindirella Hikayesi  Tahvil Nedir  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Çernobil Faciası  Türev Konu Anlatımı  Demokrasi Nedir    Yatırım Fonları

AKP doneminde ic ve dis politikada cok hareketli zamanlar gecirdik, AB sureci, Irak savasi, ve Cumhurbaskanligi secimleri gibi. Benim anamuhalefet partisinden beklentim her turlu kosulda alternatif cozumler sunmasiydi, iktidardaki AKP’ye karsi olsunda ne olursa olsun demesi degildi. Oturup arkadaslarina kusen cocuklar gibi mizikcilik yapmasi hic degildi.

Sizler sirf AKP’yi sevmiyorsunuz diye bu cozum uretmeyen partiye oy verir misiniz? Read More!