Matematiksel iktisat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Matematiksel iktisat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mundell-Fleming Modelinin Zaferi

Mankiw blogunda Ethan Ilzetzki, Enrique G. Mendoza, and Carlos A. Vegh tarafından yapılan bir calısmanın maliye politikasının esnek ve sabit döviz kuru sistemlerinde Mundell-Fleming modelinin belirttiği şekilde tepki verdiğini belirtmiş. Bizde buna biraz bakalım dedik.


yazarlar VOX'da yayınladıkları "How Big are Fiscal Multipliers? New Evidence from New Data" isimli calısmalrında anlaşıldığı üzere maliye politikasının yarttığı çarpan etkisi üzerine odaklanmışlar. bu hocalarımız diyorlarki Barro daha yeni wsj'deki yazısında dediki barış zamanlarında mali çarpanların etkisi neredeyse sıfırdır (bu calismasının başlığı da "government spending is no free lunch" dı zaten.) Obamanın ekonomik danışmanlar konseyindeki iktisatçı Christina Romer ise mali çarpanının etkisini 1.6 olarak açıklamıştı. (yani devlet 1 liralık harcama yaparsa bunun ekonomide 1.6 liralık bir gelir doguracagını soyluyor). her neyse devam edelim. yazarlar diyorlarki bu durum bizi işkillendirdi, bizde dedikki kardeşim şu tartışmaya bir de biz bakalım. Tum dunya ve ABD bu derece "fiscal stimulus" lar yaparken bunun etkisi ne olaki? oncelikle diyorlarki bizim data yeni,yani 1960-2007 ceyrek donemlik 45 ülkeyi kapsıyor. sonra ulaştıkları sonucları acıklıyorlar.
Mali Çarpanın Etkisi
*Gelir Gurubuna göre - Yüksek Gelirli Ülkeler - Gelişmekte olan ülkeler

yukarıdaki şekilde üstteki yüksek gelir grubundaki alttaki ise gelişmekte olan ülkelerde hükümet harcamasından kaynaklanan %1lik bir şokun etki-tepki grafiğini gösteriyor. burda etkiyi %1'lik artışla kamu harcaması yapıyor, tepki ise üretimden geliyor. Ne diyor grafik, yüksek gelirli ülkelerde 24 ceyrege kadar (yani 6 yıl), gelişmekte olan ülkelerde ise 10 ceyrege kadar filan (2.5) yıl harcamalar üretimi artırıyor. peki bu yüzde 1'lik artış toplamda üretimde ne kadarlı bir artışa neden oluyor o da altta.


evet yukarıdaki grafikde bize kümülatif etkiyi gösteriyor. bu ne demek GSYİH ya oran olarak GSYİH daki kümülatif değişimin kamu harcamasındaki kümülatif değişmeye bölünmesi demek. örneğin yukarıdaki grafikte 3. ceyrekdeki bir 0.5 değeri, kamu harcaması/GSYİH %1'lik artışın, üretimde 3. ceyregin sonunda reel GSYİH'da % 0.5lik bir artış sağladığını gösteriyor. tamam peki ne görüyorz. kamu harcamasındaki GSYİH'ya göre %1'lik bir artış yüksek gelirli ülkelerde % 0.24 ilk ceyrek icin bir başlangıç etkisine (ımpact) ve uzun dönemde ise 1.04 lük bir etkiye sahip, gelişmekte olan ülkeler için ise ilk etki sadece 0.04 ve uzun dönemde ise 0.74.

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

gelelim diğer önemli noktaya,
* Döviz Kuru Sistemine göre - Sabit-Esnek
işte bu da önemli bir değişken.




Sabit döviz kuru uygulayan ülkelerde ilk etki % 0.2 ve uzun dönemde ise çarpan değeri 1.5. bu durum esnek ülkelerde ise ilk etki -0.04 ve uzun dönemde ise -0.31. Bununla birlikte esnek döviz kurunda bu değerlerin güven aralıkları içinde değerlendirildiğinde hem kısa hem de uzun dönemde sıfırdan ayırt edilemediğine de dikkat etmek gerekiyor. yani özetle esnek döviz kurunda maliye politikası etkisiz demek mümkün bu durumda. neyse devam edelim. sıra;


* Açık-Kapalı Ekonomiler
bu da diğer bir değişken.

artık olayı çözdüğümüze göre detaya girmiyorum. grafikten görüyorsunuz kapalı ekonomilerde çarpan 1.6, açıklarda ise yine etkisiz. bu sonuca ulaşan yazarlar şu değerlendirmede bulunuyor:"These results are, in principle, consistent with a standard Keynesian view of the world in which the multiplier is lower in a more open economy as a larger fraction of the fiscal expansion is diverted to the rest of the world through higher imports."


evet son olarak yazarlar, bir de ABDye bakalım diyorlar. ABD icin "impact multiplier is 0.64 and the long-run cumulative multiplier is 1.19." buluyorlar.


peki bu calısma ile uygun olarak TR icin dusunelim. kamu harcaması ile yaptıgınız bir genişlemenin etkili olmasını istiyorsanız (attıgınız taşın ürküttüğünüz kurbağaya değmesini istiyorsanız); yüksek gelirli bir ülke olacan, gelişmekte olan değil; sabit döviz kuruna sahip olacan, esnek değil; kapalı bir ekonomi olacan, açık değil...

Read More!

Matematiksel iktisat ve finans

Bir okuyucumuz su maili gondermis:

Bu modellerin hava tahminlerinde olduğu gibi kısa vade için işe yarıyabildiğini,uzun vadede ise isabet ihtimalinin düştüğünü biliyorum.Hava tahminlerinden daha komplexler çünkü insan faktörü-siyaset vs - daha fazla işin içine giriyor

Aracı kurumların ve bazı bireylerin borsa operasyonlarını sürekli gelişen matematiksel modelleme programlarıyla yaptığı ve bu işlemlerin toplamın %80 i gibi bir düzeye geldiği biliniyor.

Bu durum sadece teknik endikatörleri iyi kullanmasını bilen swing trader in sonu anlamına mı geliyor? Yoksa aracı kurumlara gitmeden de bu tür modelleri kişiselleştirip uygulama imkanımız var mı ?

Bu tip uygulamaların Türkiye deki aracı kurumlarda uygulanma durumu nedir?

Temel analiz ekolune eğilimli olduğunuzu biliyorum,ancak bu konuyla ilgili bir başlık açabilirsek teknik analizle ilgilenen çok sayıdaki okura yol gösterici olabilir diye düşünüyorum.

Bu soru bizim rdynk'in borsa modeli yazisinin uzerine iyi gitmis. Turkiye'deki traderlar ne kadar matematik modelleme kullaniyor bilemiyorum, ama kullandiklari konusunda simdiye kadar bir izlenimim olmadi. Belki bu konuda diger okuyucularimiz yardimci olabilir.

Ama ben size Amerika'da ne tur matematik modelleme kullanildigi konusunda soyle yardimci olabilirim. Mail kutuma gelen su mesaja bakarsaniz borsada oynamanin o kadar basit olmadigini, bu islerin "30000'de destek var, 35000'de kostek var" gibi yaklasimlarla yurumeyecegini gorursunuz. Amerika'da bu boyle ama. Turkiye'de dogru durust rekabet yok, araci kurumlarin tek amaci var, o da musterilerine mumkun oldugunca cok islem yaptirmak. Kimsenin getirileri maksimize etme, riskleri asgariye indirme gibi bir derdi yok. O yuzden ben yaptigim yarim yamalak analizlerle bile borsa getirisinin cok uzerinde getiriler elde edebiliyorum. O yuzden Amerika'da calisan bir modelci senede en azindan $250-$300 bin kazanirken Turkiye'de metelige kursun atiyor. Turkiye'de araci kurumlarin ve portfoy yoneticilerinin yapabilecegi o kadar cok sey var ki. Akilli 3-4 adam ciksa hem sektorde yonetilen para miktarini 10 katina cikarir hem de sektordeki araci kurum sayisini 10'da birine dusurur. (wink wink: Bende cok iyi fikirler var, ilgilenen girisimcilere duyurulur)

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b

High-Frequency Finance and Quantitative Strategies
June 10-12, 2009
Courant Institute, Room 109, 251 Mercer Street New York, NY 10012

This 3-day workshop provides a thorough coverage of quantitative investment management and high frequency trading:
. Financial market microstructure for the practitioner
. Mechanics of trading (bkz. definition of insider trading)
. Common trading strategies
. How to work with high frequency data
. Estimation of transaction costs and market impact models
. Portfolio construction with the Black-Litterman model and robust optimization
. Portfolio optimization with transaction cost
. Optimal betting and execution strategies
. Simulation techniques
. Back-testing strategies
. Multi-period dynamic portfolio optimization with transaction costs
. Performance measurement
Dynamic programming, econometrics and model risk mitigation techniques are covered throughout the workshop.
Sessions are held from 8:30 a.m. to 5 p.m. over the three days at the Courant Institute of Mathematical Sciences, Room 109, 251 Mercer St., New York, New York. Continental breakfast and afternoon refreshments are provided.

Audience
Buy-side practitioners (portfolio managers and risk managers), sell-side practitioners (traders,financial engineers, quantitative analysts, research teams), and academics will deepen and broaden their understanding of the recipes they implement everyday and will learn the most cutting-edge techniques. Prerequisites for the workshop are undergraduate linear algebra, probability theory and some knowledge of mathematical finance at the level of a first term in an M.S. program. Some basic programming skills are a plus.

Day 1 - June 10, 2009
8:00-8:30 Registration and Opening Address
Petter Kolm, Deputy Director of Mathematics in Finance M.S. Program, CourantInstitute

Morning Session (8:30-12:30)
Part I. Markets and Data
Lee Maclin
. Mechanics of trading
o Limit and market orders
o The two-way double auction
o Order placement rules
o Exchange mechanisms
o Order management systems and trading platforms
o Direct market access pipes
. Working with high frequency data
o The TAQ data set
o The Nasdaq aggregate data set
Part II. Optimal Execution and Market Impact
Petter Kolm
. Introduction to the calculus of variations
. Optimal execution of portfolio transactions
o Permanent and temporary impact
o Implementation shortfall
o The Almgren-Chriss model
o The efficient frontier of optimal execution
. Market impact models
o Almgren et al.
o Models utilizing public data
Afternoon Session (2:00-5:00)
Part III. Robust Portfolio Optimization with Transaction Costs
Petter Kolm
. The Black-Litterman model
. Robust portfolio optimization
. Incorporating transaction costs into portfolio optimization
Part IV. Risk Models
Eran Fishler
. Factor models and covariance matrix estimation
o Multifactor models
o Some results from random matrix theory
o Covariance matrix "cleaning"
o PCA, linear regression, shrinkage and ridge regression
o Shrinkage estimators of regression coefficients
o Ridge regression

Day 2 - June 11, 2009
Morning Session (8:30-12:30)

Part I. Factor-Based Quantitative Trading Strategies
Joseph Cerniglia
. Quantitative trading strategies
. Standard themes
. Data
. Back-testing methodologies
II. Time-Series Analysis
Farshid Asl
. ARIMA models
. Forecasting
Afternoon Session (2:00-5:00)
Part III. Trading with Time-Series Models
Farshid Asl
Part IV. Statistical Arbitrage in the U.S. Equities Market
Marco Avellaneda
. Long-short equity
. Hedging instruments
. Back-testing

Day 3 - June 12, 2009
Morning Session (8:30-12:30)

Part I. The Optimal Theta Framework
Lee Maclin
. Introduction: Dynamic portfolio analysis
. Traditional rebalancing
. The dynamic portfolio framework
. A simulation framework for dynamic portfolio analysis
. Optimal betting (Optimal f) and optimal growth portfolios
Part II. Combining Portfolio
Optimization and Optimal Execution
Petter Kolm
. The Engle-Ferstenberg model
. Sharpe ratio with market impact
. Dynamic programming
Afternoon Session (2:00-5:00)
Part III. Control Theory
Farshid Asl
. Introduction
. Filtering
. State space models
Part IV. Dynamic Portfolio Analysis
Petter Kolm
. Stochastic Linear Quadratic Gaussian (LQG) Regulator
. Dynamic portfolio analysis with transaction costs Read More!

Buyumenin Yuzdesi Nasil Hesaplanmali

Hatirlarsaniz gecen hafta bir matematik sinavi yapmis ve buyumeyle ilgili sorular (buyumenin yuzdesi nasil hesaplanmali) sormustum. Bu sinavin amaci ulkeler tarafindan aciklanan buyume rakamlarinin arkasinda yatan mekanizmanin okurlarimiz tarafindan kesfedilmesiydi. Neticede blogumuzu takip edenler arasinda ogrenciler de var ve bu konulari ogrenmeleri iyi olur.

Okurlarimizdan bir tanesi usenmeyip rakamlari eselemis ve bir celiskiyle karsilasmis:

"Sayın Ekonomix,

Bir yanlışı düzeltmeye çalışıyorum. 2008 için Almanya'nın hesaplanan büyüme oranı % 1. Çeyrekler için açıklanan (bir önceki çeyreğe oranla) değişimler ise şöyle:

1st qtr 2008... 1.5
2nd qtr 2008... -0.5
3rd qtr 2008... -0.5
4th qtr 2008... -2.1

Bu çeyreklik rakamları kullanarak yıllık % 1'i elde etmeniz mümkün değil.

Onu şöyle elde ediyorsunuz. 2000=100 baz kabul edilerek çeyrekler itibariyle açıklanan mevsimsellikten arındırılmış endeks değerleri şöyle:

2008... IV... 107.70
III... 110.02
II... 110.60
I... 111.07
2007... IV... 109.55
III... 109.18
II... 108.53
I... 108.15

2007 için çeyrek endeks değerlerini toplayıp 435,41 elde ediyoruz. Daha sonra 2008 için çeyreklik değerleri toplayıp 439,39 elde ediyoruz. Aradaki fark tam tamına % 1. Gördüğünüz gibi önceki yıla ait çeyrekleri ayrı ayrı bilmeden yıllık hesaplama yapmak mümkün değil.

Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Bilgisayar Nedir

(2008'de her çeyrekte küçülme % 2,1 olsaydı, eldeki 2007 değerleriyle 2008 yıllık küçülmesi % 4,53 olacaktı. Bunu da kendim hesapladım.)"


Leb demissiniz, ama leblebi diyememissiniz. Almanya'nin 2008 buyumesi olarak acikladigi rakam 2008 buyumesi degil, 2007 ve 2008'in bir cesit ortalamasi. Bunu yapan sadece Almanya da degil, dunyanin geri kalani da senelik buyumeyi buna benzer sekillerde hesapliyor ve matematik bilmeyen kisileri (ki bunlarin arasinda politika yapicilar da var) yaniltiyor.

Adamlar (yaklasik olarak) 2008'in birinci ceyregindeki uretimi 2007'nin birinci ceyregindeki uretimle karsilastirip 2008'in birinci ceyreginde %2.7 buyuduk diyorlar. Sonra ayni rakami ikinci ceyrek icin %1.9, ucuncu ceyrek icin %0.8, ve dorduncu ceyrek icin %-1.7 olarak acikliyorlar. Sonra da bunlarin ortalamasini aliyorlar. Ekonomiye her ceyrekte arti veya eksi bir sok verildigini dusunun. Birinci ceyrek icin hesaplanan rakama baktigimiz zaman bu rakam ekonomiye 2007'nin son uc ceyreginde verilen soklarla 2008'in ilk ceyreginde verilen soklarin bir neticesi. Yani 2008'deki buyumeden ziyade 2007'deki buyume rakamlarini yansitiyor. 2008'in ikinci ceyregi icin aciklanan buyume rakami ise %50 2007 soklarinin %50 de 2008 soklarinin bir sonucu. Amacimiz sadece 2008'de meydana gelen soklarin etkisini olcmek ise o zaman yapmamiz gereken sadece dorduncu ceyrek rakamlarina bakmaktir.

Yani ben diyorum ki Almanya'nin gercek 2008 buyume orani %-1.7'dir. Almanya ise 2008 buyumesini hesaplarken 2007'nin soklarini da isin icerisine katiyor ve daha yumusatilmis rakamlar hesapliyor. Ortada bir aldatmaca var mi? Aslina bakarsaniz yok. Almanya'nin yontemini kullaniyorsaniz ekonomiye bugun verilen soklari rakamlarda hemen gormek yerine uzun vadeye yayilmis vaziyette goreceksiniz. Yani Alman ekonomisi yukselmeye basladigi zaman bu rakamlara da hemen yansimayacak.

Almanya acisindan bu konuda pek bir problem yok aslinda. Cunku Almanya zaten ceyrekler itibariyle buyumesini dogru hesapliyor ve bir ceyrekten oteki ceyrege gerceklesmeleri takip edip politika belirliyor. Oysa Amerika, Turkiye, Cin gibi ulkeler ceyrekler itibariyle mevsimsellikten arindirilmis verileri hesaplamiyor ve ekonomide sadece son ceyrekte gerceklesen soklarin buyuklugunu aciklamiyorlar. Her seferinde son bir senede gerceklesen soklarin ortalama etkisini acikliyorlar. Eger siz bu rakamlara bakip $800 milyarlik harcama paketi karari vermek uzereyseniz sizi ilgilendiren son bir senede gerceklesen soklarin ortalamasindan ziyade, son ceyrekte gerceklesen soktur. Almanya bu rakami biliyor: %-2.1. Eger son ceyrekte gerceklesen trend uc ceyrek daha degismezse bir sene sonunda Alman ekonomisi %-8.2 kuculmus olacak. Benim belirttigim senelik rakamlar budur. Bu rakama baktiginiz zaman durumun vehametini kavrarsiniz. Bir sene oncesine gore degisme rakami ise senelik sadece %-1.7'dir. Kotu olsa da cok kotu sayilmayan bir rakamdir. Sizce hangi rakam Almanya'nin icerisinde bulundugu durumu daha iyi ifade ediyor?

Turkiye'nin resmi rakamlarina bakarsaniz en son aciklanan buyume rakami %0.5. Ben de diyorum ki bu 2007'nin son ceyreginde gerceklesen sok ile 2008'in ilk uc ceyreginde gerceklesen 3 sokun ortalamasidir. Biz ekonominin yasadigi en son sokun ne oldugunu bilmeliyiz ki ekonomimiz su an ne durumda onu anlayalim. (Gercekten matematik bilen okuyucularimiz bizim GSYIH egrisinin su anki turevinden bahsettigimizi anlayacaklardir). Ben bu sokun ne oldugunu bilmiyorum ama yaklasik olarak %-2 olarak hesapliyorum. Bunu da senelik rakama cevirine karsima %-8 cikiyor. Dorduncu ceyrekte de rakamlar daha da kotulesti diyorum. Tabii dorduncu ceyrekte aciklanacak buyume rakami da 2008'in ilk iki ceyreginde gerceklesen pozitif soklari icereceginden benim soyledigim kadar kotu bir rakam aciklanmayacak. Yine de bundan kacis yok. 2009'un ikinci ceyregine ait buyume rakamlari aciklandigi zaman bahsettigim negatif soklarin hepsi hesaplarin icerisine girecek ve cok cok kotu bir rakam aciklanacak. Hatta 2009'un birinci ceyregi icin aciklanacak rakam da bayagi kotu olacak. Tabii daha 2008'in son ceyregine ait rakamlarin aciklanmadigini goz onune alirsak bahsettigim cok kotu rakamlarin gazete koselerini suslemesine daha 4-5 ay var demektir. Read More!

Yüzde Hesabı

Onceki yazimda yazdiklarimin pek anlasilmamasi beni okurlarimizin matematik seviyesi hakkinda kaygilandirdi. Yüzde hesabı nasil yapilir bilmek burada anlattiklarimizi anlamaniz acisindan cok onemlidir. Matematikten anlamazsaniz elmayla armutu karsilastirir sonra da cikan sonuclara bakar sasirirsiniz. Simdi matematik sinavimiza gecelim, sorulan sorulari anlayamiyorsaniz, hesaplarin neden birbirlerinden farkli oldugunu kavrayamiyorsaniz yazilarima abuk subuk yorumlar birakip vaktimi bosa harcamayin lutfen.

Soru 1: Ceyrekler itibariyle ifade edilen mevsimsellikten arindirilmis bir endeksin degeri t ceyreginde 100, t+1 ceyreginde 97.9 olsun. Bu iki ceyrek arasindaki degisim senelik yuzde kactir?

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir

Soru 2: Amerika sabit fiyatlarla ceyrekler itibariyle son bir yildaki toplam GSYIH'nin 2008'in ucuncu ceyreginde 11712 milyar dolar oldugunu soyluyor. Ayrica bu rakamin 2008'in dorduncu ceyreginde 11599'a dustugunu soyluyor. Amerika'nin 2008'in dorduncu ceyregindeki geliri ucuncu ceyregindeki gelirinden yuzde kac degismistir? (Cok zor soru, dikkatli olun) Amerika'nin 2008'in dorduncu ceyregindeki geliri (GSYIH'nin asagi yukari dortte biri kadar bir rakamdan bahsediyorum burada) 2007'nin dorduncu ceyregindeki gelirine kiyasla yuzde ne kadar degismistir? (Cok kolay soru)

Soru 3: Almanya 2008'in ucuncu ceyreginde 622770 milyon euroluk milli gelir elde etmis. Bu rakam 2008'in son ceyreginde 609692 milyon euroya dusmus olsun. Ayrica Almanya'nin 2007'nin son ceyregindeki milli geliri 612670 milyon euro olarak gerceklesmis. Almanya'nin senelik toplam milli geliri tahmin edebileceginiz uzere 2.5 trilyon civarinda, ama efendilik edip bunu mevsimsellikten arindirip bize isabetli degerlendirmeler yapabilmemiz icin ceyreklere bolmusler. Soru su: Almanya'nin 2008'in dorduncu ceyregindeki milli geliri Amerika'nin kullandigi yonteme gore ne kadar degismistir? Almanya'nin dorduncu ceyregindeki milli geliri bir onceki ceyrege gore senelik yuzde ne kadar degismistir? Hangi ulke daha hizli kuculmektedir: Amerika mi Almanya mi?

Soru 4: Birinci soruyu anlamayan okuyucularimiz icin soyle bir soru sorayim. Bankaya 10000 YTL para yatirdiniz ve 3 ay sonra elinize 300 YTL faiz gecti. Bankadan aldiginiz faiz orani ceyrekler itibariyle yuzde kactir, senelik yuzde kactir?

Basarilar, Bol sanslar!!! Read More!

1. İstatistik, Uras ve Sanayisiz Büyüme

Güngör Uras, dün sanayisiz büyüme diye acayip bir yazı yazdı. Yazıyı eleştirme işlevini Orhan Karaca yaparak icimi rahatlattıgı icin o yazının ustunde durmayacagım. Fakat, Syn. Uras'ın bugunki "İmalat sanayii on yılda yüzde 43.3 büyüyebildi" başlıklı yazısına dokundurmadan da edemeyecegim. Aslında yine pas gecebilirdim, ama dogrudan istatistiklerle ugrasip da yanlis sonuclarla ders vermeye kalkınca dayanamadım.

Uras, "İstanbul Sanayi Odası tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 1997 yılında 100.0 olan imalat sanayii endeksi, 2007 yılında 143.3 olmuş" diyor. İlk itirazım araştırmayı İSO yapmiyor, bu veri zaten TÜİK tarafından anket yoluyla toplanıyor. neyse bu şekil itirazı, gelelim içeriğe.
"On yılda imalat sanayii üretimini sadece yüzde 43.3 oranında artırabilmişiz. Bunun anlamı, imalat sanayiinin son on yılda ortalama yıllık büyüme oranının sadece yüzde 3.66 olduğudur." (bkz. yüzde hesaplama)

Hıım, işte burda duralım. Büyük ihimalle Uras bunu İSO'nun calismasindan aynen almış. İSO'da "İmalat sanayimizde, on yılda toplam, %43.3 oranında üretim artışı gerçekleşmiş gözüküyor. Yıllık ortalama üretim artışı ise %3.6" diyor" ve buna bağlı çıkarımlarda bulunuyor. Yapılan işte bir hata olduğu, 10 yıllık toplam %43.3'lük büyümenin hemen altına, 3.6'lık ortalama buyume konuldugunda sırıtmasından belli. Sorun 1997 ve 1998 ortalama endeks değerlerinin her ikisinin de 100 değerine sahip olmasından kaynaklanıyor. Diğer bir deyişle hem 1997-2007 (11 yıl) hem de 1998-2007 (10 yıl) döneminde % 43.3 büyümüşüz. Şu durumda son on yılda ortalama % 4.3, son onbir yılda ise 3.9 büyümüşüz. 3.6 nerden mi cıktı 1997-2006 hesabından, 2006 endeks değeri 136'da ondan. ISO bu hesaplama hatasını calismanın butunune de (alt sektor analizleri) yayıyor ne yazıkki..

Şimdi gelelim ikinci noktaya. Uras bu yazısını, 1997-2002 dönemi icin yazsa biraz anlayacagim da , (nitekim 1997=100, 2002=102 imalat sanayi neredeyse % 2 büyüyor) 2002-2007 döneminde 6 yılda ortalama % 6.6 büyüyen trend kırıcı bircanavar icin yapınca (bkz. sekil) biraz abes oluyor. Siz sanayisiz bir buyume goruyor musunuz? Read More!