Osman Ulagay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Osman Ulagay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2010 GSYH ve Büyüme Oranı Tahminleri

Mevsimsel etkilerden arındırılmış çeyreklik büyüme oranlarını kullanarak 2010 yılı için GSYH ve büyüme oranı tahmini yapacağız şimdi. 2010 yılının ilk çeyreğine gelmeden önce 2009’un son çeyreğinde büyümenin nasıl bir rakam çıkacağını söyleyelim. Üç tane varsayım kullanacağız. Karamsar varsayımımızda her çeyrekte ekonominin sadece %0,5 oranında büyüyeceğini varsayacağız, yani senelik sadece %2 hızında. İkinci varsayımımız “normal” koşulları yansıtacak ve her çeyrek ekonominin %1, senelik %4 büyüyeceğini varsayacağız. Son olarak ise iyimser bir varsayım kullanacağız ve ekonominin her çeyrek %1,5 büyüyeceğini hesaplarımıza yansıtacağız.

Karamsar Varsayım:

Bu varsayım altında 2009’un son çeyreğinde ekonomimiz %-7 + %7 +%2 + %0,5 = %2,5 hızıyla büyüyecektir; en azından TÜİK ekonomimizin %2,5 hızıyla büyümeye başladığını ve resesyondan çıktığımızı söyleyecektir. Siz tabii ki gerçekte ne olduğunu büyüme oranları üzerine yazdığımız bir önceki yazımızı okuduğunuz için biliyorsunuz.

Asıl çarpıcı büyüme oranı ise 2010’un ilk çeyreğinde açıklanacak. Ekonomide baz etkisi denilen kavramı bundan daha iyi başka bir yerde görmeniz mümkün değil. Yukarıdaki dört çeyreklik rakamdan en eskisi olan %-7 rakamı düşecek ve yerine %0,5’lik karamsar rakamımızı koyacağız. Neticede açıklanacak GSYH büyüme oranı %7, %2, %0,5 ve %0,5 rakamlarının toplamı olan %10 gibi bir rakam olacak. Yani 2010’ün ilk çeyreğinde %10 büyüdüğümüz 2010’un Haziran ayında açıklanacak ve ortalığa ekonomiden ve matematikten anlamayan bir sürü şarlatan dökülerek “TÜİK rakamlarla oynuyor”, “Ekonomi büyüyor diyorlar ama rakamlar bize yansımıyor”, “diğer açıklanan verilerle %10’luk büyüme rakamı uyuşmuyor” şeklinde ifadelerde bulunacaklardır. Şimdiden söylüyoruz bunu, yazıcıdan bastırın bu yazıyı, duvarınıza asın ve 6 ay sonra söylediklerim doğru çıkmış mı diye kontrol edin.

Baz etkisini ikinci çeyrek rakamları açıklandığı zaman bir kez daha göreceğiz. Bu sefer de en eski çeyreklik büyüme rakamı olan %7 hesaptan düşeceği için ikinci çeyrekte GSYH büyüme oranı sadece %3,5 olarak açıklanacaktır. Bu sefer de yine aynı köşe yazarları ortaya saçılıp “biz demiştik büyüme oranı %10 değil diye, rakamlar bu sefer bizi haklı çıkardı, Tüik de rakamlarla oynamayı bıraktı” şeklinde saçmalayacaklardır. Üçüncü ve dördüncü çeyreklerde büyüme oranı %2 olarak açıklanacak ve bizim yaptıgımız varsayımı gösterecektir.

Bu şartlar altında 2010 yılının tamamı için büyüme oranı %10, %3.5, %2, ve %2 rakamlarının ağırlıklı ortalaması olarak hesaplanacaktır. Ağırlıklar 1998-2007 arasında ortalama olarak 0.22 , 0.24, 0.28, ve 0.26 olarak gerçekleşmiş. Bu ağırlıkları kullanırsak 2010 yılında Tüik’in ekonominin %4.1 oranında büyüdüğünü açıklayacağını söyleyebiliriz. Bakınız, biz 2010 yılında ekonominin %2 büyüyeceğini varsaymıştık, Tüik kullandığı yöntemden dolayı ekonominin gerçek büyüme hızını rakamlara geç yansıttığı için 2010 büyüme hızını da olduğundan 2 puan daha yüksek gösterecektir. Ama Türkiye’deki köşe yazarlarının hiç birisi bu durumun farkında değil.

Normal Varsayım:

Bu varsayım altında 2009’un son çeyreğinde ekonominin %3, 2010’un ilk çeyreğinde %11, ikinci çeyreğinde %5, üçüncü ve dördüncü çeyrekler de ise %4 büyüdüğü açıklanacak. 2010’un tamamı için ise büyüme rakamı %5.8 olarak hesaplanacaktır. Yani ekonomimiz normal bir performans sergilerse büyüme oranımız %5,8 olarak açıklanacak. Türkiye’deki benim ve Asaf Savas Akat haricindeki hiç bir köşe yazarı %5’in üzerinde bir büyüme tahmininde bulunmadı. Fatih Ozatay %3,8-4,9,  Mahfi Eğilmez %5, Orhan Karaca %4-5, Deniz Gökçe %4,5-5, Asaf Savaş Akat %5-%6 seklinde tahmin yaptılar. Gazi Erçel, Yiğit Bulut, Ugur Gurses, Ercan Kumcu, Osman Ulagay, Güngör Uras, Ertuğ Yaşar, Eyüp Can, Güven Sak, Haluk Bürümcekçi, Hasal Ersel, Seyfettin Gürsel, Vahap Munyar, Yılmaz Özdil, Ege Cansen, Erdal Sağlam gibi ekonomistlerin ise 2010 büyümesine ilişkin rakamsal tahminlerde bulunduğuna yönelik bir veri elimde yok. Başekonomist Fatih Altaylı da bir tahmin yapmış değil, ama zaten onun görevi bizim tahminlerimiz yanlış çıkınca ekonomistler bir şeyden anlamıyor, doğru çıkınca da “işleri zaten, olsun o kadar” demektir.

Benim tahminim ise %6. Piyasadaki en iyimser ekonomist olmama rağmen yukarıda yaptığım analize dayanarak benim yaptığım tahminin isabetli çıkması olasılığının herkesten daha yüksek olduğunu düşünüyorum. En akıllı ekonomistlerse tahmin yapmayan ekonomistler, olaylar olup bittikten sonra analizini yapmak da bir yetenektir.Bir de her şey beklendiği gibi gitmeyip de rakam vererek tahmin yapan ekonomistler ters köşeye yatmışsa ve bunlar hakkında iğneli yazılar yazmak için fırsat da doğmuşsa değmeyin keyiflerine. Onlar her şeyi önceden gördükleri için tahmin yapmamışlardır zaten. Her şey beklendiği gibi gider de rakamlarda sürpriz çıkmazsa bu sefer de “zaten boyle olacağı belli olduğu için tahminlerimizi söylememiştik, yoksa böyle olacağını herkes gibi biz de biliyorduk” ayağına yatarlar. Süper iştir tahmin yapmadan ekonomi köşe yazarlığı yapmak.

Iyimser Varsayım:
Dışarıdan çok büyük bir kaynak gelmesi ve bunun ekonomiyi zıplatması durumunda ise ekonomimizin ceyrekler itibariyle %1,5, senelik %6 oranında büyüyeceği varsayımıni yaparsak 2010’un ilk çeyreğinde büyüme oranının %12, ikinci çeyreğinde %6.5, üçüncü ve dördüncü çeyreklerinde ise %6, senelik ortalama olarak ise %7.4’lük bir rakam TÜİK tarafından açıklanacaktır.

Özetlersek ekonomimiz kötü bir performans sergilerse dahi %4 gibi bir hızla büyüyecek, normal bir performans sergilerse büyüme hızımız %6’ya, iyi bir performans sergilerse %7,5’e yükselecektir. Ülkemizdeki ekonomistlerin büyük çoğunluğu %4-5 aralığında tahminler yaptıklarına göre bu kişilerin normal tahminlerinin aslında çok muhafazakar bir tahmin olduğunu söyleyebiliriz. Bundan 15 ay sonra TÜİK 2010 yılının tamamı için büyüme rakamlarını açıkladığı zaman ise kimsenin aklına “blogun birinde yazan bir ekonomist vardı, sanki o buna benzer bir şeyler demişti” düşüncesi gelmeyecektir :-( Read More!

Deniz Gokce ve Osman Ulagay'in Iddialarinin Anatomisi

Osman Ulagay'i tanimam etmem, simdiye kadar da bir yazisini okumuslugum yoktur. Oysa Deniz Gokce'nin neredeyse butun yazilarini okurum. Asaf Savas'i eskiden okurdum, 2006'da yamuk yamuk tahminler yapip tahminleri cikmayinca yamulmasindan ve buna yonelik tutumlarindan sonra okumayi biraktim. Hic bir seyin garantisi yoktur ama ekonomistlerin yaptiklari tahminlerin bir kisminin yanlis cikacaginin garantisi vardir. Yaptiginiz tahmin yanlis cikinca bunu adam gibi kabullenmeniz lazim, sonra da ben nerede yanlis yaptim diyerek kendinizi gelistirmeniz lazim.

Deniz Gokce de Asaf Savas'in yaptigi gibi bir yanlisin esigine gelmis durumda. Nasil olmussa Osman Ulagay'la bir iddiaya girmisler. Kendisi dunku yazisinda ortada bir iddia olmadigini su sozlerle iddia ediyor:

"Osman Ulagay ve gazetesi, belli ki bir iddia olduğunu ve bu iddianın NBER resesyon başlangıcı ilanı yaptığı zaman çözümleneceğini düşünmüşler (NBER 28 Kasım 2008 günü resesyon başlangıcı için 2007 Aralık ayını tespit etti). Görüş ayrılığı iddia değildir. Komiktir, aramızda bir resmi iddia varmış ve tespit edilmiş ortak bir kritere göre de kazanılmış gibi, tuhaf bir tutum içine girdiler."

Maalesef Deniz Gokce bu sozlerle buyuk kredi kaybetti. Neden mi? Ayni Deniz Gokce 5 Temmuz 2008 tarihinde yayinlanan ve Amerika'da resesyon olmayacak gibi gorunurken su satirlari yazmisti:

"Üç gündür büyüme ile ilgili yazılar yazıyoruz. Analizlerimiz bittikten sonra yarın da enflasyonu didikleyeceğiz. Ama bir de iddiamız vardı.

Dokuz aydır genel kanıya ters olarak gerçekleşmeyeceğini öngördüğümüz ABD resesyon yaşamayacak iddiamız! Osman Ulagay kardeşim bu konuda devreye giriyor. Bize inanamamıştı. Stiglitz, Soros, Greenspan ve Roubini varken tabii ki bize inanmayacaktı. Davos’ta tersi ilan edilirken kim dinler sıradan “futbol yazarı” Deniz Gökçe’yi? Ama artık 2008 yılının ilk altı ayı da bitti, resesyon gerçekleşmedi. Bundan sonra bir büyük durgunluk gerçekleşecekse, bu petrol arzı ve petrol fiyatlarındaki artış veya ORTADOĞU’da savaş nedeni ile olabilir. Konut ve finans sorunları nedeni ile değil. Unutmayalım, petrol ve petrol fiyatı ekonomik olduğu kadar siyasi bir konu, aynen savaş gibi!

Şimdi Osman Ulagay kardeşimden ABD ve resesyon konusunu “Davos uzmanları ve ulu ideolog iktisatçılardan” daha iyi analiz ettiğimi, çünkü objektif olduğumu ve 12 yıl içinde yaşadığım ABD ekonomisini o “tatlı su balıklarından” daha iyi tanıdığımı resmen teslim etmesini bekliyorum. İleride gelebilecek petrol veya savaş kaynaklı durgunluğu ise kimse bana fatura etmeye kalkmasın"

Goreceginiz uzere Deniz Gokce hakli ciktigini dusundugu bir zamanda Osman Ulagay'la aralarinda bir iddia oldugunu acik acik soyluyor ve Osman Ulagay'a "ben dememis miydim" diyor.

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b

Ben o zaman bu yaziyi okudugumda cok garipsemistim. Garipseme nedenim Deniz Gokce'nin hakli cikmasi degil, Deniz Gokce'nin Amerika'da resesyon olmayacak turunden bir iddiasinin oldugunu dusunmememdi. Sene basindan beri Deniz Gokce Amerika'da resesyon olmayacagini iddia etmiyordu yazilarinda. Iddia ettigi sey rakamlarin resesyon oldugunu gostermedigiydi. Yani bir tahmin falan yapmiyor, sadece rakamlar resesyonu henuz gostermiyor diyordu. Ben de kendi kendime "gostermedigini biz de biliyoruz, bizim dedigimiz gelecekte resesyon olacagi zaten" diyordum. O yuzden de niye boyle ovundugunu pek anlamamistim.

Deniz Gokce'nin ovunmesi sadece 5 Temmuz'daki bu yazi ile de kalmadi. Galiba bu yazisindan sonra Osman Ulagay camura yatarak "6 ay yetmez, 3 ay daha gecsin ondan sonra bakalim resesyon olmus mu olmamis mi?" turunden sozler sarfetmis. Bunun uzerine 14 Temmuz'da Deniz Gokce sunlari soylemis:
"Biz sayılara baktıktan sonra ve 12 yıl ABD’de oturmuş ve iktisatçılık (iktisat nedir) yapmış biri olarak, yatırım bankası ve hedge fonu denen kurumların, mevduat bankasından olan farkını iyi bildiğimizden, kolay kolay resesyon yaşanmayacağını görmüş ve son dokuz ayda felaket habercilerinin resesyon tezinin kolayca gerçekleşmeyeceğini açıklamış ve tezimizi dökümante etmiştik. Dokuz ay geçmiş bulunuyor ve bu arada iddialaştığımız Osman Ulagay dostum ile hesabı ayıklamamız gerekiyor.

Osman’a göre henüz ortada ispat edilmiş bir şey yok. Ama biraz doğru yaklaşım, zaman sınırı verilmeyen ekonomi iddialarının totoloji olduğunu gündeme getirir."

Gordugunuz uzere Deniz Gokce bu satirlarda da aralarinda bir iddia oldugunu acikca belirtiyor ve hakli olarak Osman Ulagay'in camura yattigini soyluyor.

2 Agustos tarihinde Amerika'nin 2. ceyrek buyume oran %1.9 olarak aciklandigi zaman Deniz Gokce bir kez daha Osman Ulagay'a bu kez ustu kapali olarak su gondermede bulunuyor:

"Yukarıda anlattıklarımız, ABD’de resesyon var tezini desteklemenin artık son derece güç olduğunu, bundan sonra bugünlerde düşen petrol fiyatları bir kere daha artarsa yeniden resesyon tehlikesi oluşabileceğini ama bugünkü görünüşle özel konut sektöründe ve yatırım ve ipotek bankalarında devam eden sorunlara rağmen, durgunluğun genel tüketim ve yatırımı çok büyük ölçüde etkilemediğini ve bu nedenle bir durgunlaşmanın ötesine geçilmediğini ortaya koyuyor."

Hatirlarsaniz ben de Deniz Gokce'nin bu gorusleri uzerine yazdigim baska bir yazida petrol fiyatlarinin dusecegini ve buna ragmen Amerika'da resesyon olacagini belirttim. Bununla ilgili degerlendirme yazisini daha once yazmistim, ilgilenenler tekrar buradan okuyabilirler.

Deniz Gokce ve Osman Ulagay arasindaki atismaya geri donecek olursak sunlari soyleyebilirim. Her ne kadar NBER Amerika'da resesyonun Aralik 2007'de basladigini belirtmis olsa da ben Amerika'da resesyonun Haziran 2008'de basladigini dusunuyorum. Amerikan hukumeti ekonomiye ilk ceyrekte yaptigi $150+ milyarlik mudahale ile resesyonun onune gecmeyi basardi cunku. Bu konudaki detayli goruslerimi suradan okuyabilirsiniz. O yuzden iddiayi Osman Ulagay'in kazandigini dusunmuyorum. Aslina bakarsaniz Temmuz ayina kadar ortada bir iddia oldugunu da dusunmuyorum. Temmuz ayinda ise Deniz Gokce resesyon olmayacagini iddia ediyor. Ben de zaten bunu firsat bilerek Deniz Gokce'ye hitaben Amerika'nin bir sene icerisinde resesyona girecegini ve isterse bu konuda kaybedenin TEGV'e 500 YTL bagis yapacagi bir bahse girmeye hazir oldugumu su yazida belirtmistim.

Isin ozu su. Deniz Gokce iyimser bir yazar ve bilincli bir sekilde yapiyor bunu. Osman Ulagay ise sene basinda Deniz Gokce'yi zayif yakaladigini dusunup kendi kendine iddiaya girmis. Deniz Gokce baslarda mirin kirin etmis ama sene ortasinda resesyin olmadigi ortaya cikinca bu sefer o Osman Ulagay'a yuklenmis. Neticede bence ikisi de haksiz cikmis. Kim mi hakli cikmis? Tabii ki yaz ortasinda petrol fiyatlari $140 civarinda seyrederken petrol fiyatlarinin dusecegini ve buna ragmen Amerikan ekonomisinin resesyona girecegini soyleyen Ekonomix!!! Read More!