Küresel ısınma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Küresel ısınma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Küresel Isınma Mars’ı Da Vurmuş (Kaynak:NASA)

NASA’ya göre küresel ısınma Mars’ı da vurmuş. Mars’ın kutuplarında bulunan buzul karbondioksit yatakları Mars’ın yaşadığı küresel ısınma neticesinde erimeye başlamış. Bilimadamları Mars’taki küresel ısınmanın nedenini tam olarak bilmeseler de bunun dünyada gerçekleşen sanayileşme, kentleşme ve fosil yakıt kullanımından dolayı olmadığı konusunda hemen hemen hem fikirler. Bazı eski komünist yeni çevreci “bilimadamları” “yok yok kesin biz petrol kullanıyoruz diye Mars’ta da küresel ısınma gerçekleşiyordur” diyerek karşı çıkıyor olmasına rağmen bunları takan pek yokmuş.

Duke Üniversitesinden bilim adamları dünyada son 22 yıldır görülen ısınmanın nedeninin %10-30 olasılıkla güneşin daha aktif olmasından dolayı kaynaklandığını ve küresel ısınmanın karbondioksit ile ilgili olmayabileceğini ifade etmişler. Bilim adamları aynı zamanda çevrecilerin kullandıkları modellerin yanlış olabileceğini belirtmişler.

Küresel ısınma konusunda yazdığımız diğer yazılar:
Küresel ısınma Nedir? Yalan mı Gerçek mi?
Küresel ısınma Karikatürleri
 
Read More!

Küresel ısınma Nedir? Yalan mı Gerçek mi?

Bu yazımızda küresel ısınma nedir sorusuna cevap verirken ortaya atılan iddialar yalan mı yoksa gerçek mi olduğu hakkında da görüş belirteceğim. Küresel ısınma konusu sanki bilimsel tüm tartışmalar bitmiş, her şey kanıtlanmış gibi medyada tartışılıyor. Küresel ısınma olduğunu savunan kişilerin ortaya sürdüğü iddialara tek tek bir bakalım, ondan sonra küresel ısınma iddialarının ne kadar gerçekçi olduğuna karar verebiliriz.

1. Küresel ısınmacılar adından da anlaşılacağı üzere dünyanın ısındığını iddia ediyorlar.
2. Küresel ısınmaya havaya yayılan karbodioksit gazının yarattığı sera etkisinin neden olduğunu iddia ediyorlar.
3. Karbondioksit gazının atmosterde artmasının nedeninin ise sanayi devrimi neticesinde insanların daha fazla fosil yakıt tüketmesi, ormanların yok edilmesi ve kentleşmenin artması olduğunu iddia ediyorlar.
4. Küresel ısınmanın ise insanların karbondioksit kullanımının azaltılması ve trilyonlarca dolar harcanması neticesinde durdurulacağını iddia ediyorlar.



Birincisi dünyanın ısındığını söyleyebilmek için belli bir başlangıç noktasını referans almak lazım. Mesela 1998 yılından 2006 yılına kadar dünya soğumuştur. 2007-2009 arasında da soğumuştur. Kafanıza göre iki tane nokta seçerseniz istediğiniz sonucu çıkarabilirsiniz. Küresel ısınmacılar 1900 yılından 2000 yılına kadar dünya sıcaklığının 0.74 derece civarında yükseldiğini hesaplıyorlar. 100 yılda dünya 0.74 derece ısınmış. Peki bu 4,540,000,000 yaşında olan dünya için çok kısa bir süre değil mi? Mesela 100 yıllık verilere değil de 3000 yıllik veya 420,000 yıllık verilere bakarsak dünyanın gerçekten ısınıp ısınmadığına daha doğru karar veremez miyiz? (Yandaki 130 yillik grafige bakarsaniz dunyanin sicakliginin 1880-1970 arasinda gecen 90 yilda asagi yukari sabit kaldigini da gorursunuz, insanlar bu donemde veya bundan onceki donemde hic mi karbon uretmiyordu yahu?)


Yan tarafa dünyanın 3000 yıllık ve asagiya 420,000 yıllık sıcaklığının grafiğini koyuyorum (bkz. Küresel ısınma karikatürleri). Göreceksiniz ki bahsedilen 0,74 derecelik ısınma devede kulak kalıyor. Bundan 2500 sene önce dünya kısa bir sürede kendi kendine 3 derecenin üzerinde ısınmış, sonra da soğumuş. 2500 sene önce sanayi devrimi de yoktu, benzin içen BMC kamyomları da. 420,000 yıllık grafiğe bakarsanız dünyanın periyodik olarak ısınıp sonrasında soğudunu görürsünüz. Demek ki sadece 30-40 yıllık verilere bakarak dünyanın ısındığını söyleyemeyiz, dünyanın genel trendi soğumadır ve bizleri bekleyen asıl tehlike küresel soğuma ve bunun neticesinde buzul çağıdır.


Ikinci olarak kullandıkları iddia ise küresel ısınmaya karbondioksit gazının yarattığı sera etkisinin neden olduğudur. Yukariya havadaki karbondioksit miktarı ile dünyanın sıcaklığının grafiğini koyuyorum. Benim grafikten gördüğüm sıcaklık ve karbondioksit miktarı arasında ciddi bir korrelasyon olduğudur ve karbondioksit miktarının ise sıcaklıktaki düşüşlerden sonra düştüğünü, sıcaklıktaki yükselişlerden sonra ise yükseldiğidir. Çoğumuz biliyoruz ki korrelasyon nedensellik değildir. Bir ara Trabzonspor’un ligdeki performansı ile Türk ekonomisinin performansı arasında da önemli bir korrelasyon vardı ama bu Trabzonspor’un iyi performans göstermesi Türk ekonomisinin daha hızlı büyümesini sağlar anlamına gelmiyordu. Bu tür nedensellik sorularına cevap vermek için kullanılan bir yöntem var: Granger causality ya da Granger nedenselliği dediğimiz bu yöntemin sahibinin Nobel ödülü aldığını hatırlatarak bu konuda yapılmış çalışmaların sonuçlarına baktık. Şu verdiğim linkteki çalışmaya bakarsanız küresel sıcaklık ile karbodioksit miktarı arasındaki Granger nedenselliği çalışmalarının sonuçsuz kaldığı belirtiliyor. Yani şimdiye kadar sıcaklık ve karbondiaksit bir arada hareket ediyor ama bunlar arasında bir nedensellik bağlantısı kurulamamış daha.

Benim bu konudaki görüşüm şu: grafikten havadaki karbodioksit miktarının tarihsel seviyesinin %30 yukarısına çıktığını görüyoruz. Bunun sebebi muhtemelen de insanların faaliyetleridir. Ancak karbondioksit miktarının %30 artması dünyanın sıcaklığını da %30 arttırır gibi bir sonuç çıkarabilmemizi sağlayacak bir bilimsel ispat ortada yoktur. Kaldı ki küresel sıcaklığı sera etkisinin yarattığı söyleniyor. Sera etkisini yaratan asıl faktör ise karbondioksit değil, su buharı. Sera etkisinin %70’i su buharından, %15’i karbondioksitten kaynaklanıyor. İş bununla da bitmiyor ama. Karbondioksiti sadece ve sadece insanlar da üretmiyor. Dünyada üretilen karbondioksitin sadece %2’si insanlar tarafından üretiliyormuş, çoğunluğu okyanuslar tarafından çevreye salınıyormuş. Eee, su buharını okyauslar üretiyor, karbondioksiti okyanuslar üretiyor, biz niye ürettiğimiz cüz-i miktardaki karbondioksiti %10-20 azaltmak için kastırıyoruz?

Meselenin özüne gelelim. Çevreciler havadaki karbondioksit miktarının dünyanın ısınmasına ne kadar katkı yaptığını kanıtlayamadığı sürece bu konuda maliyeti trilyonlarca doları geçecek projelere girmek ekonomik olarak mantıklı değil. Yarın birgün trilyonlar gittikten sonra “ya kusura bakmayın, havaların ısınmasına karbondioksit değil, x sebep oluyormuş; karbondioksit miktarının arttığı 1940-1975 döneminde dünya sıcaklığının düşmesinden bunu anlamamız lazımdı ama atlamışız işte” derlerse ne yapacaksınız? Unutmayın ki dünyadaki en zeki insanlar ağaçları kucaklayan iklimbilimciler değil, finansta çalışan 100 trilyon dolara yaklaşan miktarlara yön veren dahilerdir. Onların da küresel finansal krizde nasıl çuvalladıklarını hepimiz görmedik mi? Korkarım ki iklimbilimciler de benzer bir sona doğru bizleri götürüyor. Neticede onların kaybedeceği bir şey yok, aynı bizi küresel krize götüren finansçılar gibi sonuç ne olursa olsun, kendileri kazançlı çıkacak, faturayı yine gariban vatandaş ödeyecektir.

Kaldı ki Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelerin sanayileşmesi sonucu 200 yılda kirlettikleri atmosferi temizleme bedelini ödemesini talep etmek de bayağı bir yüzsüzlük olmuyor mu? Çevreyi Amerika ve Avrupa kurtarsın, biz işimize bakalım. Havadaki 1 milyon parça içerisindeki 10 parça karbodioksiti ortadan kaldıracağız diye Türkiye’nin senede $40-50 milyar doları çevreye saçma lüksü yoktur. Çevreciler önce biraz matematik ve ekonomi öğrensinler, ondan sonra gelsinler konuşalım.

Küresel ısınma nedir konusundaki yazılarımıza devam edeceğiz. Read More!

Küresel ısınma Karikatürleri

Küresel ısınma ile ilgili karikatür yarışmaları yapılıyor ve küresel ısınma karikatürleri sergileniyor. Küresel ısınma benim en sevdiğim konuların başında gelir. Yurtdışında senelerdir küresel ısınma geliyor diye kendilerini paralayan çevrecilerin Türkiye’de küresel ısınmanın sebebi olduğu öne sürülen karbon salınımının azaltılmasına en büyük katkıyı sağlayacak nükleer santraller ve nükleer enerjiye karşı çıkmalarını ilgiyle izliyorum mesela. Medyaya bakarsanız küresel ısınmanın varlığını kabul edenlerin sayısı Allah’ın varlığını kabul edenlerin sayısından çok daha fazla. Küresel ısınma muhabbeti yapanların en fazla kullandıkları söylemler de adından anlaşılacağı üzere “küre yani dünya ısınıyor”.


Küre gerçekten ısınıyor mu, ne zamandır ısınıyor, daha önce de bu kadar ısındı mı, küresel ısınmaya sadece insanlar mı neden olur gibi cevaplanması gereken ilginç sorular var. Bu konuda karikatür gibi olmasa da, karikatürlerden daha çarpıcı üç tane grafik sunacağım. Bu grafikleri daha önce küresel ısınma var mı yok mu başlıklı bir yazımda sizlerle paylaşmıştım ama kim nereden hatırlayacak değil mi?

Küresel ısınma Karikatürleri: Son 125 yil, 3000 yil ve 400000 yila ait ortalama sicakliklar


SON 400,000 YILIN SICAKLIKLARI

Read More!

Kuresel Isinma Konusunda Carpici Gercekler

Bundan uc ay once Kuresel Isinma baslikli bir yazi yazmistim. Ben kuresel isinmanin insanlar tarafindan yaratildigi teorisine kuskuyla bakanlardanim. Boyle dusunmemin sebebi elimizde istatistiksel bir kanit olmamasi idi. Bugun bu konuda yeni seyler ogrendim ve hakli oldugum konusundaki inancim biraz daha artti.

Mahalanobis bu konuda bir yazi yazmis ve o yazida bazi rakamlar veriliyor. Oncelikle kuresel isinma teorisinin ne oldugundan bahsedeyim, ondan sonra rakamlarin ne anlama geldigini daha iyi anlayacaksiniz. Kuresel isinmanin insanlar ve sanayilesme nedeniyle olustugunu dusunenler sunu soyluyorlar. Insanlar araba, elektrik, dogal gaz vs. kullanarak CO2 (karbondioksit) uretiyor; bu karbondioksit dunyanin isinmasina neden olan greenhouse gazlarindan bir tanesi oldugu icin dunya insanlar yuzunden isiniyor.

Basit teori degil mi? Cozum olarak da oncelikle tasarruf yapmamiz oneriliyor; ama en onemlisi devletin gunes, ruzgar, ethanol gibi daha az CO2 ureten cozumlere "tesvik" vermesi isteniyor. Bu tesviklerin senelik maliyetinin ise yuzlerce milyar dolari bulmasi isteniyor.

Lafta fena durmuyor, hatta cogu insan destek bile verebilir boyle bir harcamaya. Ama simdi verecegim rakamlar sizleri saskina cevirecek, dumur olacaksiniz. Insanlarin araba, elektrik, komur, dogalgaz vs. kullanarak urettikleri toplam karbondioksit dunyada bitkiler, hayvanlar, yanardaglar, vs. tarafindan her sene uretilen karbondioksitin %2'si kadar. Yani dunyada her sene 100 birim karbondioksit aciga cikiyorsa bunun sadece 2 birimi bizim tarafimizdan uretiliyor. Dunyada uretilen karbondioksit ise kuresel isinmaya neden olan gazlar icerisinde sadece %15'lik bir agirliga sahip.

Yani kuresel isinmaya sebep olan gazlarin sadece %0.3'u insanlar tarafindan uretiliyor (%2 * %15 = %0.3). Tekrar edeyim, insanlarin kuresel isinmadaki paylari sadece %0.3; %99.7 baska faktorler kuresel isinmaya neden oluyor. Simdi kendilerine bilimadami diyen ama paranin agacta yetistigini dusunen gerizekalilar gelip devletlerin maliyeti yuksek teknolojiler icin bosu bosuna milyarlarca dolar harcamasini istiyorlar. Neden? Urettigimiz karbondioksit miktari %10-15 azalsin diye. Yani insanlarin kuresel isinmadaki paylarini %0.30'dan %0.25'e dusurmek icin her sene milyarlaca dolari sokaga atalim diyorlar.

Kafanizi biraz calistirin da kuresel isinmaya neden olan %99.7'lik faktorlerden bir tanesini ortadan kaldirin, problem cozulsun.

Kuresel isinmada insanlarin payi %1 bile degil, adamlar butun dunyayi ayaga kaldirdilar. Guleriz aglanacak halimize!!! Basinda beri bu sozde bilimadamlarinin devletten "kaynak" kapmak pesinde oldugundan supheleniyordum, suphelerimde hakli oldugum ortaya cikiyor.

Insan irki sona erse bile, yeryuzunde bir tane bile insan kalmasa kuresel isinma ayni cizgide devam edecektir, cunku kuresel isinmaya sebep olan gazlarin %99.7'si insanlarin disindaki faktorler tarafindan uretilmektedir. Konu bu kadar basit.

Update: Maliyetler konusunda da bir kac rakam vereyim. Sadece petrolden bahsedecegim, komur, dogalgaz, vs.den bahsetmeyecegim. Dunyanin gunluk petrol tuketimi 85 milyon varil civarinda. Ortalama $60/varil petrol fiyatlarindan hareketle gunluk petrol icin harcadigimiz rakamin $5 milyarin uzerinde oldugunu hesaplayabilir. Demek ki dunya ulkeleri petrol icin yillik $1862 milyar harciyormus. Simdi petrole bir cesit alternatif olarak ortaya atilan ve tesvik verilen ethanol'un maliyeti petrolun su anki maliyetinden %50 daha fazla (yani 1 varil ethanolun maliyeti $90-100 civarinda seyrediyor). Ethanol uretimi hala dusuk seviyelerde ancak tesvikler sayesinde mumkun. Ayni maliyet rakamlari gunes enerjisi veya ruzgar enerjisi icin de gecerli (onlar da mevcut yontemlere gore pahali alternatifler). O yuzden bize sunulan cozumler, bizim, bu para agaclardan toplanmayacak, pompa basinda, elektrik ve isinma faturasi olarak odememizi ongoruyor. Bize denilen "abi enerji icin niye 60 lira oduyorsun, bak burada alternatif bir urun var, 90 YTL, bundan al". Enerji talebinin %20'sini bu pahali "alternatifleri" kullanarak karsilamanin maliyetini sizlere baska bir ev odevi olarak veriyorum.

Bu arada ben "insanlar tasarruf yapmasin, veya alternatif urunleri kendi rizalariyla kullanmasin" demiyorum. "Isteyen istedigini yapmakta ozgurdur, devleti ve tesvik mekanizmasini kullanarak faturayi bu pahali urunleri kullanmayi istemeyenlere odetmeyin" diyorum. Read More!

Küresel Isınma Var mı Yok mu?

Bu yazımızda küresel ısınma var mı yok mu sorusuna cevap vermenizi kolaylaştıracak, belki de zorlaştıracak bir kaç bilgiye dikkatinizi çekeceğim. Bugun soyle bir email aldim:

"Tüm dünyada küresel isinmaya karsi ortak bir eylem!... Yerel saatlerin farkliligi gözetilmeksizin bütün dünyada 1 Mart 19.55-20.00 arasi tüm enerji kaynaklari kesilecek. Evde ya da isteyseniz salterler inecek! Arabadaysaniz yol kenarina çekeceksiniz vs. yapabilen yapacak! Amaç bütün dünyada yer alacak bu 5 dakikalik kesintiyle meydana gelecekenerji tasarrufuyla karar mercilerinin dikkatini çekmek. Bu e-postayi ne kadar çok kisiye iletirseniz eylemin kapsami o kadar büyük olur."

Oncelikle enerji tasarrufu yapilmasini ekonomik oldugu surece destekledigimi belirtmek istiyorum. Bu kuresel isinma (global warming) denen olay insanlari korkutup enerji tasarrufu konusunda daha bilincli davranmaya sevk edecekse bunu da desteklerim. Ancak gercekten kuresel isinma var mi? Bu sorunun cevabina finanstan bir ornek vererek baslayalim. Finansal piyasalarda ortada hic bir pozitif veya negatif haber olmadigi zaman bile bir dalgalanma vardir, varlik fiyatlari asagi yukari salinirlar. Biz buna "noise" ya da gurultu diyoruz. Simdi finansta bir degiskenin etkisini ispat etmek istiyorsaniz, bu etkinin istatistiksel olarak cok guclu olmasi gerekir, yoksa gurultu arasinda kaybolur gider.

Ornegi sayilara dokelim ki daha rahat anlasilsin. Diyelim ki borsa her gun %2'lik bir oynaklik gosteriyor olsun. bazi gunler %0.5 artiyor olsun, bagi gunler %1.5 dusuyor olsun ama bu hareketler her zaman mutlak deger olarak %2'den dusuk olsun. Buradaki gurultu %2'dir. Simdi Basbakan Erdogan "Enerji ihalelerini iptal ettik" diye bir aciklama yapsin. Ertesi gunde borsa %1.8 dussun. Simdi borsa Erdogan'in yaptigi aciklama yuzunden mi dustu, yoksa bu dusus borsanin her zaman olan oynakligindan mi kaynaklandi? Bilemeyiz degil mi? Peki borsa ertesi gun %10 dusseydi hangi sonucu cikarirdik?

Simdi kuresel isinma var mi sorusunu cevaplayabiliriz. Kuresel isinmanin oldugunu iddia eden kisiler son 30 yildaki isinmayi buna kanit olarak gosteriyorlar. Ilk grafikten gercekten de son 30 yilda bir isinma oldugunu gorebiliyoruz. Gerci 1940-1975 arasinda hafif bir sogumada yasanmis ama cok ciddi degil.

Dikkatinizi ikinci grafige cekmek istiyorum. Bu grafige baktiginiz zaman bundan 3000 sene once ortalama hava sicakliginin simdikinden 5 derece daha yuksek oldugunu goruyoruz. Unutmayin, simdi kuresel isinma yasadigimizi iddia edenlerin baz aldiklari son otuz yildaki 1 derecelik isinma. Kaldi ki 1940 yilindan beri sadece 0.5 derecelik bir isinma var. Ikinci grafigin gosterdigi baska bir sey de su: kuresel sicaklik oldukca yuksek bir gurultuye (noise) sahip, sicaklik 71 derece ile 77 derece arasinda degisiklik gostermis. Hatta bu degisiklikler yavas yavas ortaya cikmamis, birden bire hizli bir sekilde artmis ve azalmis (Bakiniz Milattan once 500 yili civarinda) sicaklik 4.5 derece artmis, hemen akabinde 5 derece azalmis.
Bu kadar gurultu arasinda 1 derecelik veya 2 derecelik bir sicaklik artisini baz alarak, bakin kuresel isinma oluyor, arabalara binmeyelim, elektrik kullanmayalim, imalat yapmayalim sonucuna baliklama atlamak biraz sacma olmuyor mu?

Yine de dunya cok yasli bir gezegen. Oyle 150 yillik gecmise bakip sonuc cikarmak kadar, 3000 yillik gecmise bakip sonuc cikarmak da cok dogru degil. Bilim adamlari sagolsun 400000 yillik sicaklik degisimlerini bir sekilde hesaplamayi becermisler. Simdi bu grafige bakip daha mantikli sonuclar cikarabiliriz. Ucuncu grafige bakarsak her 100000 yilda bir kuresel sicakligin simdiki seviyelerinin 5 derece yukarisina kadar ciktiktan sonra dusmeye basladigini, bun muteakiben sicakliklarin dustugunu ve uzun sureli buzul caglari yasadigimizi goruyoruz. Yani buradaki tehlike sicakliklarin yukselmesi degil, aksine dusup tum dunyayi yeni bir buzul cagina suruklemesi.
Bence bizim sorunumuz kuresel sogumadir. Yinede bunu bir kenara birakalim ve kuresel isinma var mi sorusuna geri donelim. Kuresel sicakligin 1-2 derece yukselmesini bence gurultuden ayirt edemeyiz. Sanayilesmenin olmadigi milattan once 10000 yilindan milattan sonra 1000 yilina kadar gecen 11000 yilda toplam kuresel isinma 10 derece olmus. Simdi burada tam Demirel vari veya Ibrahim Tatlises vari bir laf edebiliriz: kuresel isinma vardi da biz mi yedik, ya da Urfada kuresel isinma vardi da gitmedik mi? 11000 yildaki kuresel isinmayi doga kendisi yaratti da son 1000 yildaki 3 derece sogumanin sebebi mi sanayilesme?

Kuresel isinmanin oldugunu iddia eden iklim bilimcilerin benim gozumde Istanbul'da onumuzdeki bir kac sene icerisinde deprem olacagini iddia eden deprembilimciler kadar kredibilitesi var, yani pek bir kredibiliteleri yok. Bundan 30 sene once kuresel sogumanin oldugunu dusunen bu uckagitcilar simdi de milletin gozunu kuresel isinma ile korkutup kendilerine cikar saglama pesindeler. Bundan 8 ay once, firtina sezonu baslamadan once kuresel isinmacilar "REKOR SAYIDA" buyuk firtina tahmin ediyorlardi. Nasilsa 2005 senesinde Dennis, Emily, Katrina, Rita ve Maria isimli 5 tane buyuk firtina olusmustu. Teorilerine gore Meksika korfezinde kuresel isinmadan dolayi su sicakligi artiyor ve bu firtinalarin daha da buyumesine neden oluyordu. Peki rekor sayida buyuk firtina tahmini yapilan 2006 yilinda kac tane buyuk firtina yasandi? 15? 10? 9? 5? 3?
Dogru cevap SIFIR. Kuresel isinma var mi? Gercekten var mi?
Küresel ısınma var mı yok mu sorusuna cevap vermeniz kolaylaştı mi?
Read More!