Amerika Birleşik Devletleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amerika Birleşik Devletleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Şimdi ev almanın tam zamanı ya da yorgandan dışarı fazla uzanan ayağın hazin sonu

Forbes’ın haberine göre 21 yıl aradan sonra ilk defa bir emlak şirketi super bowl arası reklam verecekmiş. Reklamın kısa ve öz mesajı, bir varlığın satışından ya da yönetiminden komisyon alan kişi ve kurumların her zaman söylediği türkü şeklinde olacak muhtemelen: Şimdi ev almanın tam zamanı! Şimdi kredi almanın tam zamanı! Şimdi hisse senedi almanın tam zamanı. Tabii ki öyle, şimdi alırsan adam şimdi komisyon alır.

Neyse Mises Blog Century 21 adlı güzide firmanın Birleşik Devletler emlak balonu patlamadan hemen önce yayınladıkları reklamı hatırlamış. Century 21’in unutmayı yeğleyeceği bir reklam bu. Aşağıdaki videodan izleyebileceğiniz bu reklamda ayağını yorganına göre uzatmaya meyilli evin beyinin, “daha fazlasını iste, mali gücün olmasa bile” mottolu evin hanımı ve güleryüzlü emlakçı tarafından “başarabilirsiniz” nidaları eşliğinde mali yıkıma sürüklenişini izliyorsunuz. Sene 2006.



Tabii burada şuçu (birbirlerine göre hayatta döndükleri köşelerin sayısını karşılaştırmaya daha fazla zaman harcadıkları için) bu tür tuzaklara düşmeye maalesef daha fazla meyilli kadınlara ya da ay sonunda aldığı parayı düşünürken hayatının amacı sizin hayalinizdeki yuvayı size bulmakmış gibi davranan becerikli emlakçıya atmak kolay. Yahu iyi güzel de kabahatin hepsi onların mı? Yorgandan dışarı kulaç kulaç açılan ayağın hiç mi suçu yok?
Read More!

KRİZ GELİYORUM DErMEZ

Merhaba,
Krizin hergün daha çok yaklaştığını belirtmekte fayda var. Çünkü her gün daha fazla kötü olay piyasaları ve dünya ekonomisini olumsuz yönde tetikliyor. Diyeceksiniz ki kriz neden çıksın? Bunun en büyük ayağı Avrupa çünkü; Avrupa daha Yunanistan kriziyle tek başına başa çıkamayıp, yanına IMF' i de almıştı. Ama Yunanistan'ın  yanına yüksek ihtimalle yeni ülkeler koşarak geliyor. Moody's Portekiz'in notunu "çöp" e çekmişti ve ardından İrlanda'nın devlet tahvillerinin notu da çöpe çekti. Şuan avrupa tam bir çöplük olma yolunda ilerliyor.
Biz bekliyoruz ki Avrupa Merkez Bankası yeni reformist önlemlerle bu ekonomik çarpıklığa çözümler üretsin,ama Avrupa Merkez Başkanı olması beklenen İtalya Merkez Bankası başkanı Mario Draghi ,şuan Avrupa'nın en yeni  ve sıcak gündemi  olan İtalya'nın yüksek kamu borcuyla  uğraşıyor ve buna bile bir çözüm getirebilmiş değil. İtalya yüksek kamu borcuyla  Yunanistan'ın hemen arkasından geliyor, İtalya en büyük devlet tahvil piyasasına sahip, Almanya'dan bile fazla. Eğer bu yüksek borçluluğu yönetemezse ; bu tahvilleri almada en büyük paya sahip Fransa, Almanya ve İngiltere'yi de yanında götürebilir. yani eğer İtalya da bir kriz patlak verirse bu Yunanistan krizine benzemez. Öte yandan hala Portekiz, İspanya ve İrlanda gibi ülkelerin risk düzeyi çok yüksek ve herhangi bir banka batarsa diğer Avrupa ülkelerini de yanında çeker. Avrupayı çok zorlu ve stresli bir süreç bekliyor.

Diyelim ki; Avrupa bu krizi atlattı. Ama Amerika ne yapsın, hala borçlanma tavanını arttırma konusunda senatoda bir anlaşma yok. Eğer anlaşmaya varılmazsa, Amerika yeni bir borçlanma yapamayacak ,tahvillerin faizleri artacak, Amerika tahvillerinin kredi notu temerrüte düşecek, Amerika engelli vatandaşlılarına ve emekli vatandaşlarına maaş ödemeyecek. Bunun sonucu ise finansal kriz ve ikinci dip olacaktır. Son tarih 2 ağustos ama daha henüz Demoktratlar ve Cumhuriyetçiler kapsamı konusunda bile anlaşamadı.Birde hala  Fed yetkilileri hala teşvik konusunda kararsız.

Türkiye ise hangi taraftan patlak verilirse verilsin mutlaka zarar görecek. Çünkü Avrupa en büyük ticari partnerimiz, bir kriz olması reel ekonomiyi çok zor durumlara sokabilir. İhracatımızı sekmeye uğratabilir. Amerika kriz olması demek; finansal piyasaları büyük bir hezimete uğratması ve tüm dünyayla birlikte bizi de etkilemesi demek. Biz her türlü gariban  ve figüran durumundayız..
eğer Avrupa finansal reformlar yapmazsa ve Amerika borçlanma tavanını arttırmazsa kriz geliyorum DErMEZ.
cuma görüşmek üzere....

  • Warren Buffett

  • George Soros
    T. Boone Pickens
    Carl Icahn
    Jim Simons
    Mohnish Pabrai
    Seth Klarman
    Steven Cohen
    Louis Navellier
    Roberto Mignone
    Ken Fisher
    Joel Greenblatt
    Bill Ackman
    Eddie Lampert
    David Einhorn
    Dan Loeb
    Lee Ainslie
    John Paulson Read More!

    It's the Economy, Stupid!

    Sanem Altan, seçime etki eden temel unsurları ve seçim tahminlerini okuyucularıyla paylaşmış:

    ABD’nin iki kez üst üste başkanlığını yapan ve skandallara rağmen ara seçimde de rakibine üstün gelerek tarihsel bir zafer kazanan demokrat Bill Clinton ofisinin duvarına, danışmanlarını ikaz etmek için “Önce ekonomi, aptal” sözünü asmış.

    First economy, stupid...

    Çok sevdiğim bir laf bu...

    Günlük hayatımda da sık sık kullanırım.

    Yazıyı asan Clinton'ın danışmanı James Carville'dir. Bill Clinton'ın ofisinin duvarına değil 1992 yılında, seçim kampanyası merkezine asmıştır. Astığı yazı da şudur:
    Bill Clinton

    1- Change vs. more of the same
    2- The economy, stupid
    3- Don't forget healthcare

    Bkz. Why Parties?: A Second Look. Bu söz zamanla "It's the economy, stupid" şeklinde klişeleşmiştir.

    Duvarına asmış olma ihtimali vardır tabi ama bu konuya Sanem Altan kadar vâkıf değiliz.

    Yazıya devam edelim:

    Amerikalı Ray Fair (Yale Üniversitesi İktisat Profesörü) yalnızca iktisadi verilere dayanarak seçim sonucu tahmin eden bir metot geliştirmiş.

    Ray Kanunu...

    Kendi yöntemiyle 18 seçimden 15’ini doğru tahmin etmiş.
    Altan'ın Ray Kanunu dediği, Ray C. Fair tarafından seçim sonuçlarını tahmin etmek için geliştirilmiş bir model. Bu gibi teori, denklem ve benzeri çalışmaların  "kanun" olarak addedilebilmesi için, her şartta geçerli olmak gibi bazı özelliklere sahip olması gerekir. Fair, kendisi bile 2010 seçimlerini bu yöntemle incelediği makalesinde , çalışmasına kanun adını vermemiş.

    Yöntem şu kısaca: Kişi başına milli gelir artış oranı, partinin bir önceki seçimde aldığı oy oranına ekleniyor.“Yıllık sabit fiyatlarda ortalama %5 artış var” diyebiliriz aslında..

    Milli gelir artış oranı "yıllık sabit fiyatlardaki artış" değildir. Ayrıca modelin orijinalinde  artış oranı belirli bir katsayı ile çarpılarak ekleniyor bir önceki oy oranına ve başka parametreler de bu hesaba ekleniyor. Ama Altan, yazısının ileriki kısımlarında, kendisi de diğer parametreleri gözardı ettiğini belirttiği için bu konuyu geçiyoruz.


    * Katkısı için Ekrem Söyler'e teşekkür ederiz. 

    Türkiye'de Tarım İstihdamı
    Mısır'a ABD Yardımı
    John Major Unutuldu
    Ray Modeli
    Bakkal Hesabının Dönüşü
    Jonathan Auerbach’s Hound Partners
    Curtis Schenker’s Scoggin
    Roberto Mignone’s Bridger Management
    David Tepper’s Appaloosa
    Lee Ainslie’s Maverick Capital
    Read More!

    Baby Boomers


    Serdar Turgut'un 5 Şubat 2011 tarihli yazısından:

    Bizim ikinci savaş sonrası (1950-64 arası doğumlular) "baby boomer" kuşağının sorunu bunun tam tersiydi.



    Baby Boomer kuşağı 1950 değil 1946 yılında başlamıştır, zira 2. Dünya Savaşı 1945 yılında sona ermiştir.

    Üstelik nüfus artışındaki en hızlı yükselme de sayın Turgut'un atladığı 1946 ve devamındaki yıllarda gerçekleşmiştir. Bkz. All About Baby Boomers

    Hedge Fund Holdings

    Jonathan Auerbach’s Hound Partners
    Curtis Schenker’s Scoggin
    Roberto Mignone’s Bridger Management
    David Tepper’s Appaloosa
    Lee Ainslie’s Maverick Capital
    Read More!

    Mısır'a ABD Yardımı

    Yalçın Doğan'ın bugünkü yazısından:

    MISIR’A EMEK VERMEK
    Oysa, Mısır’a çok emek veriyor Amerika.
    Örneğin, 1970’ten bu yana, otuz yılda 44 bin Mısır subayı Amerika’da eğitimden geçiyor.
    Örneğin, Mısır’a yılda 7 milyar dolar yardım yapıyor.


    Mehmet Ali Birand'ın bugünkü yazısında ise şöyle deniyor:
    Eğer bugüne kadar gelinmiş, İsrail her istediğini, fütursuzca yapabilmişse, bu Mübarek'in Amerika’dan her yıl aldığı 3 milyar dolarlık "yardım" veya "bahşiş" sayesinde oldu. Mübarek'siz bir Mısır, bölgedeki tüm dengeleri farklılaştıracak.

    Aslında bu iki çelişki yazımız için yeterli ama biz yine de soralım: 7 Milyar Dolar mı 3 Milyar Dolar mı? Nedir bu işin aslı? Cevap verelim:

    ABD'nin 1979'dan beri Mısır'a gönderdiği yardımın resmi tutarı yıllık 1,3 Milyar Dolardır. Bkz. ABD Dışişleri Sekreterliği Resmi Sitesi


    Ticari yardımlar ve sair kalemlerle bunu 2 Milyar Dolara kadar çıkaran kaynaklar var, Mehmet Ali Birand'ın güzel hatrı için 3 Milyar Dolara da çıkarılabilir belki ancak 7 Milyar Dolar bugüne dek eşi görülmemiş bir iddia.

    Jonathan Auerbach’s Hound Partners
    Curtis Schenker’s Scoggin
    Roberto Mignone’s Bridger Management
    David Tepper’s Appaloosa
    Lee Ainslie’s Maverick Capital Read More!

    New York'ta Beş Yankees

    Yılmaz Özdil bugünkü yazısında bir Amerikan hikayesiyle biz okurlarına medeniyet dersi vermiş:


    New York’un “demokrat” valisi var, Obama’nın has adamı, David Paterson...
    David Paterson'un görevi 31 Aralık 2010'da son buldu.
    New York'un "demokrat" valisi var; adı da Andrew Cuomo. Zaten hikayenin sonunda "uçtu vali" diyecek olan sayın Özdil nedense hikayeye ".....valisi var" diye başlamış.

    Eski vali David Peterson'ın maç biletleri alımında yolsuzluk yaptığının ortaya çıkması üzerine bulduğu çareyi sayın Özdil'den okuyalım:


    Hal çaresi?
    Vali der ki:
    “Çek vereyim!”
    *
    Verir çeki... Ancak, cinlik yapar, eski tarih atar. Böylece, sanki maçtan önce parayı ödemiş gibi olur. Sonra da utanmadan basın toplantısı yapar, “İftira atıyorlar... İşte ödediğim çek” der.
    Valinin elinde çek olduğunu iddia ettiği yer basın toplantısı değil mahkeme salonudur. Bkz.ilgili New York Post haberi.


    Gel gör ki, “karaktersiz” New York Post’un manşeti, ihbar kabul edilmiştir. “Badem bıyıklı” polis devreye girer. Çek, adli tıp tarafından incelenir. Mürekkep testiyle, çeke atılan tarihin çakma olduğu kanıtlanır. “Puşt” New York Post manşeti dayar: “Vali yalan söylüyor!”
    New York Post'un başında sayın Özdil olsaydı eminim ki "Vali Yalan Söylüyor!" hatta "Two Valiye!" diye manşet atardı. Lakin New York Post'un olayla ilgili haberinin manşeti: "Gov. Paterson provided 'inaccurate and misleading' testimony regarding free Yankees tickets, refers matter to DA" yani "Vali Paterson ücretsiz Yankees biletleri hakkında yanlış ve yanıltıcı yeminli beyanda bulunmuş, konu savcılığa havale edildi".


    Dedim ya, orası bizim gibi “ileri demokrasi” ülkesi olmadığı için, böyle saçma sapan komisyonları var... Toplanır, haşırt diye 62 bin 500 dolar cezayı geçirir Vali’ye.
    Sayın Özdil'in tabiriyle "geçirilen" ceza tam olarak 62.125 Dolar.


    2 bin 500 dolar bilet parası, 60 bin dolar yalan söylediği için!
    Her biri 425 Dolardan 5 bilet fiyatı 2125 Dolar. 60 bin Dolar ise eyaletin hediye kabulüyle ilgili yasasını 3 kere ihlal etmekten ötürü. O da şöyle: Paterson 5 kişilik bilet alır. Sonradan 850 dolarlık ödeme yapar. Bu ödemenin sonradan değil önceden yapıldığını göstermek için 850 Dolarlık bir çek kullanır ama bunun sahte olduğu anlaşılır. Lakin eski valiye 60 bin Dolarlık ceza 3 bileti hediye olarak usulsüzce kabul ettiği için verilir. Yalan beyan ise cezai kovuşturmaya tabi. Henüz o konuda bir gelişme yok. Yani eski valiye, yalan beyandan ötürü değil usulsüz hediye kabulünden ötürü 60 bin Dolar (sayın Özdil'in tabiriyle) "geçirilmiş" bulunuyor.


    İşin “hazin” tarafı... Dürüstlük Komisyonu’nun üyeleri, bizzat vali tarafından seçiliyor. Yani, “Koltuğumuzu ona borçluyuz, pisliğini örtelim, aklayalım” demiyor “nankör” herifler!
    New York Eyalet Mührü
    Konuyla ilgili bir habere göre komisyonun 5 üyesi var. Bunların ikisini Paterson atamış, ikisini eski Cumhuriyetçi vali George Pataki ve birini eski vali Eliot Spitzer atamış bulunuyor.

    What is Insider Trading Anomaly
    Recent Academic Studies on Insider Trading
    How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
    Insider Trading in Germany
    Inside Information About the Massive Insider Trading Probe Read More!

    Muhtesip Ters Koseye Yatiriyor

    Ara ara yazilarinin bir kismini sitemizde de yayinlayan Muhtesip kose yazarlarini ters koseye yatirmaya devam ediyor. En son New York eski valisinin beyzbol macina bedava girmeye kalkistigi icin aldigi cezadan bahseden bir yazi yazmislar. Turkiye'de adamlar seref tribunu tasarliyorlar, elini kolunu sallayan devlet adami maca belese giriyor, hic problem olmuyor. Neyse bu konulari yazacak vaktimiz pek yok, siz Muhtesip'i takip edin.

    Stresabi de yazilarina hiz vermis. Oradaki yazilar da enfes, hem saga hem sola geciriyor.

    Orhan Karaca da twitter'a transfer olmus, ortada ekonomi blogcusu kalmadi. Amerika'daki siteler 1000 pageview basina $10 reklamdan kazaniyor, insanlarin eli biraz olsun yazi yazmaya gidiyor. Turkiye'de reklamcilar habire gazete ve dergilere yukleniyorlar, hem de bu rakamlarin 10 kati paralari odeyerek.Yazi yazarak Amerika'daki reklam ucretlerini kazanmak isteyen super derecede ingilizce bilen arkadaslar is ilanimizi okusunlar.

    Benim yazilarimin bir kismina ise insider trading blogu olan Insider Monkey'den ulasabilirsiniz. Read More!

    Elçi Yok Zeval Yok

    Wikileaks belgeleri en çok kime yaradı derseniz herhalde doğru cevap "bizim köşe yazarlarına" olacaktır. Belgelerin parça parça yayınlanacağını varsayacak olursak en az bir senelik köşe yazısı çıktı diyebiliriz. Hayırlı olsun. Bu arada Wikileaks fırtınası, başka bir gerçeği de hatırlatmamıza vesile oldu. Melih Aşık bugün şöyle yazmış:

    Bu arada ABD Büyükelçisi de çağırılmalı, kendisine “Türkiye İran’a silah satıyor” gibi iddialar başta olmak üzere ülkemize yönelik sataşmalar konusundaki yargıların kayıtlarının kaynağı ve dayanağı sorulmalıdır...

    ABD Büyükelçisi çağrılamaz, çünkü öyle biri yok. Eski büyükelçi James Jeffrey'nin yerine henüz yeni bir atama yapılmadı. Amerika, Ağustos ayından beri Ankara'da Başmüsteşarlık seviyesinde temsil ediliyor. Melih Aşık gibi, "büyükelçiyi çağırıp hesap soralım" diyecek yazarlarımıza şimdiden duyurulur.

    http://turkish.turkey.usembassy.gov/basmustesar2.html


    What is Insider Trading Anomaly
    Recent Academic Studies on Insider Trading
    How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
    Insider Trading in Germany
    Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
    Insider Trading Returns
    Definition of Insider Trading
    Is Insider Trading Legal?
    How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
    SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b
    Read More!