Diplomasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diplomasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Filistin, Erdogan Davos

Pesin pesin soyliyeyim…
Amacim ne Arapcilik, Turkculuk yapmak,
ne de etraflica antisemitizm, siyonizm konularina dokunmak.
Sadece bir durum degerlendirmesi yapmak ve hakkaniyetli bir durus sergilemek istiyorum.

Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir

‘Davos’un fethi’ oncesi genel durum ve sonrasindaki manzara isiginda,
siyaseti Erdogan ve hukumetine, diplomasiyi ‘monser’lere birakarak,
acikca sahsi durusum sudur ki;
Ben Araplar’in (Hamas da dahil) Filistin davasinda (oyle bir davanin varligi da tartisilir) yanlarinda degilim.
Ama siddetle ve tum benligimle, Israil’in (Filistin de dahil olmak uzere) Ortadogu politika ve eylemlerinin karsisindayim.
Ayrica on yil once de, bugun de ayni dusundugumu belirtmek isterim.
Ister fikr-i sabit deyin, ister on yillik isabet..

Haksiz miyim?

Not: Lutfen buna cevap vermeden once, her kelimesini tartarak koydugum ifadeleri tekrar gozden gecirin ve bana ait olmayan sozu agzima koymayin. Read More!

Sifir’la Bir Arasinda Bir Yerlerde

Iran Cumhurbaskani, memleketimizi ziyaret edecek olur.
“Ata’nin huzuruna cikmak istemeyeni biz de istemezuk. Gelmesin!”

Cumhurbaskani, bir spor karsilasmasini bahane eder, Erivan’a gidecek olur.
“Nasil olur boyle bir sey? Cumhurbaşkani'nin diplomatik iliskilerimizin olmadigi bu dusman ulkeye gitmesi vatana ihanet degil de nedir? Gidemez!”

Kuzey Irak’taki Kurt yönetimiyle iliskiler gelistirilmek istenir.
“Pesmergeleri muhatap alamayiz. Muhatabimiz sadece Bagdat'tir!”

“……..!”
“……..!”

Canim ulkemde iste boyle bir koro vardir.

Ic politikada sorunlarla yuzlesmemek ve ustunu ortmekle sorunlarin cozume kavusacagini zanneden zihniyet, diplomaside de tanimamakla, iliski kurmamakla bir seyler kazanacagimizi ya da boylece hic bir sey kaybetmeyecegimizi vehmetmektedir.

Ozetle bu zihniyet, bireylerin konusmasindan, kendisini ifade etmesinden korktugu gibi, Devlet’in de konusmasindan korkmaktadir. Tek bildikleri politika, avamca ifadeyle, meselelere ‘Fransiz kalmak’tir. Oysa elin Fransizi, bakin ulkemiz hakkinda nasil bir degerlendirmede bulunmus:

"Fransa'da yayımlanan Le Figaro gazetesinin başmakalesinde, Kafkasya, Orta Doğu ve Balkanlar'daki son gerginliklere atıfta bulunularak, "Türkiye'nin bölgede vazgeçilmez ülke olduğu" kaydedildi.

Türkiye'nin Orta Doğu krizinde ve Kafkasya'da oynadığı arabuluculuk rolüne dikkat çekilen başmakalede, AB dönem başkanı Fransa'nın da aktif girişimlerde bulunduğu hatırlatıldı ve "iki ülkenin bölgede yaptığı diplomasi girişimlerinin, AB tam üyeliği konusunda ortaya çıkan krizden sonra Paris ve Ankara arasındaki ilişkilerin düzelmesi için fırsat yaratabileceği" yorumu yapıldı.

Gazete, "Bu şans değerlendirilmeli" ifadesini kullandı.

Le Figaro, Türkiye'nin Boğazların kontrolünü elinde tutması, Rusya ile ortak çıkarları, petrol hatlarının üzerinden geçeceği transit ülke olması, Gürcistan'a en fazla yatırım yapan ülke olması, 100 bin Abhaz mülteciye kapılarını açması ve etkisini Ukrayna'ya kadar hissettirmesi nedeniyle bölgenin çok önemli bir ülkesi olduğu yorumunu yaptı.
"

Aritmetikte “etkisiz eleman” diye bir sey ogretirlerdi. Buna gore, toplama isleminde “0”, carpma isleminde de “1” etkisiz elemandir. Iste bu koronun da Turkiye’nin olmasini istedigi boyle bir sey olsa gerek. “0” ile “1” arasinda bir yerlerde Turkiye…
Read More!

Idiokrasi mi, Satranc mi?

Malum basinimiz, yillardir gerizekaliliklariyla ideolojileri arasinda sikismis kalmis gazetecilerin elinde. Buna bir de medyadaki tekellesme eklenince, bize de epey bir malzeme cikiyor.

Bu defaki biraz daha farkli. Bir yazarimiz, baskalarini aptallikla suclamis ve ilginc bir tez gelistirmis kendi capinda.

Milliyet’in dis haberler sayfasi sorumlusu Kadri Gursel, 17 Agustos’ta bir yazi yazmis: “Idiokrasi Kurbani Gurcistan” diye. Yazida onlarca sacmalik var, ama temel tez su: Gurcistan yonetiminin Rusya’nin gucune ragmen, Guney Osetya’ya yaptigi askeri hamlenin tek nedeni Gurcu Lider Saakasvili’nin aptalligiymis, bundan baska bir neden aramamak gerekiyormus. Hatta Kadri hizini alamamis, 74’te Kibris’ta Nicos Sampson’a Ada’yi Yunanistan’a baglamak icin darbe yaptiran Yunan cunta yonetimini, 90’da Kuveyt’i isgal eden Saddam’i ‘hamakat’le suclamis. Sebep ve sonuc iliskisi cok basit; “Karsitlarindaki savasma iradesini goremedikleri icin bu gafillerin sonu husran olmus, ulkeleri ise asagilanmanin acisini tatmislar.”

Bir yandan da Milliyet Gazetesi, "Saakavili deli mi?" diye soruyor. Insanin aklina gelmiyor degil, bu adamlar yoksa Rus Istihbarati'na mi calisiyor diye. Yasimiz o kadar buyuk degil ama, Milliyet'in bu konuda sicili var diye biliyoruz. Havada dezenformasyon kokusu var.

Milliyet Dis Haberler Sorumlusu Kadri Gursel ozetle diyor ki; “Bu tur tarihi olaylarin arkasinda baska nedenler, komplolar felan aramayin. (Komplo mu! Ne komplosu? Herseyi gozumuzle gormuyor muyuz? Saakasvili’yi iktidara kim, nasil getirdi?) Bu tur olaylarin tek nedeni vardir. O da, bu olaylarin sorumlularinin ‘aptal’ olmasi.”

Ooldu!.. O zaman bakalim, bu cozumlemeye gore yakin tarihte baska hangi aptalliklar var.

I. Dunya Savasi sonrasi Istanbul’u ve Anadolu’yu isgal eden Ingiliz, Fransiz ve Yunan yonetimleri aptaldir. Zira ‘Cilgin Turkler’deki savasma iradesini gorememislerdir.

Avusturya ve Polonya’yi ilhak edip II. Dunya Savasi’ni cikaran Hitler, tam bir zeka ozurlusudur. Cunku, Rusya iclerine kadar girecek olan ordularini ve tanklarini Ruslar’in ciceklerle karsilayacagini saniyordu.

ABD yonetimleri, tum zamanlarin en buyuk hamakat ornegidir. Vietnam’da, Somali’de, Irak’ta direnisle karsilacaklari akillarinin uclarindan bile gecmemisti.

Aslina bakarsaniz, 74’te Kibris’a cikartma yapan Turk Hukumeti’nin yaptigi da hamakatten baska bir sey degildir. Keza onlar da bu harekatin arkasindan gelecek mueyyideler olabilecegini hesaba katmamislardir. Hatta rahmetli Ecevit, Akdeniz’de gezen 6. Filo’yu gerekirse, universite genclerinin bir daha denize dokebilecegini dusunmustu.

Her neyse. Yazinin en aptalca olan anafikri ozetle buydu. Kadri Gursel bu yazisinda daha cok inciler dokuyor onumuze. Yazinin bir de “Demokrasi iyi savasir!” diye bir bolumu var ki biz pek bir sey anlayamadik.

Evet, savas erdemsizliktir. Ama tezat gibi gorunse de, demokrasiler savasla ilgili bazi “erdemlere” sahiptir. ..... Demokrasiler kolay kolay savasa girmezler ama girince de iyi savasirlar! Demokrasiler savasi goze alamadiklari zaman cozumu zamana yayar, yaptirim ve ortulu operasyonlarin yani sira diplomasiyi ve diyalogu tercih ederler. Ama Gurcistan’in yaptigini yapmazlar.

Bu cozumlemeye gore, ABD bir demokrasi degildir veya ABD’nin yaptigi basarisiz askeri harekatlar savastan sayilmaz.

Gurcistan, Osetya meselesine gelince; bize gore Kafkaslarda bir satranc oyunu oynaniyor. Bir taraf, piyonunu one surdu, karsi tarafin hamlesini gorduk. Kim kimi mat eder simdiden bir sey soylemek guc ama bu oyunun daha cok uzun surecegini biliyoruz. Bu oyunda bizim ise piyonu birakin, vezir dahi olmayacagimizi umit ediyoruz. Zira bu bir turnuva ve bizim siramiz daha gelmedi.
Read More!