Hala işe yarayan eşyaları ne yapmalı?

REKLAM:Ekonomi Turk 2 bloguna üye olun.

Amerikalı'lar ekseriyetle müstakil evlerde oturduklarından ve de tüketim ekonomisinin kölesi olduklarından, zaman zaman artık kullanmadıkları eşyaları "yard sale" denen temelde eşyalara fiyat etiketleri takıp, bahçede sergileyerek sattıkları bir yöntem icat etmişler. Ya da bu eşyaları bizim Deniz Feneri benzeri (yapı itibariyle, eylem itibariyle değil elbet) Goodwill vs. türü yerlere bağışlıyor veyahut eski eşya satan dükkanlara satıyorlar. Bu işten ciddi gelir elde eden olduğu gibi, eşyaları ayır, tasnif et, etiketle, bütün gün bahçede gelen gidene satış yap türü sıkıntılı bir iş yaparken daha değerli bir vakti kaybedenler de oluyor.

Benim evden bahçe satışı yapacak kadar eşya asla çıkmaz ama zaman zaman benim de elden çıkartmak istediğim şeyler oluyor. Bunlar giysi, ayakkabı, çanta, yorgan, yastık tipi şeylerse üşenmeyip, Sevgi Mağazası'na götürüp bırakıyorum.

Bilgisayarımı yenilediğimden beri evde kullanamadığım bir yazıcım vardı. Hem işe yaramıyor ve yer işgal ediyordu, hem de atmaya kıyamıyordum. Win 7'yi bırakın Vista için bile sürücüsü olmadığından XP dışında bir işletim sistemi ile çalışmıyordu kendisi. Hala içinde mürekkep olan bir siyah beyaz kartuşu da vardı. (Kurumasın diye kartuşu bantlıyorum aklınızda olsun. Bunu da bloglardan birinden öğrenmiştim.) Yazıcıyı ne yapsam diye kara kara düşünürken, aklıma bir fikir geldi. Hemen bir kağıda yazıcı ile ilgili bilgileri yazdım ve bu kağıtla birlikte yazıcıyı kapımın önündeki kalorifere bıraktım. Hiç olmazsa işe yaratabilecek birisi alsın dedim. Bu tür yazıcılar çok ucuz ama yine de masraf masraftır. Finansal Bağımsızlığın önemini vurgulayan, çevre kirliliğine karşı biri olarak seçtiğim bu yöntem işe yaradı. Birkaç saat sonra baktığımda yazıcı gitmişti.

Pekiyi yeni bir yazıcı alacak mıyım? Şimdilik hayır. Gerçekten ihtiyaç duyduğumu düşündüğüm ana kadar yeni bir yazıcı alma niyetim yok. Şimdilik muhakkak bastırmam gereken belgeleri bir memory stick'e kopyalayıp, kırtasiyecilerde bastırıyorum. Bu tür bir hizmet verdiklerinden doğrusu haberim yoktu. Okul çağında çocuğu olan bir arkadaşımdan öğrendim. Çok hoşuma gitti. Şimdilik bu hizmet işimi rahat rahat görüyor.

Kitapları da bu şekilde elden çıkartmak mümkün. Eski iş yerlerimden birinde çalışırken tutmak istemediğim kitapları toplayıp, fotokopi makinesinin yanındaki bir masaya koymuş, üstüne de "İsteyen istediği kitabı alabilir" yazmıştım. Siz elden çıkartmak istediklerinizi ne yapıyorsunuz?

İlginç bazı başlıklar:

Tutumluluk Nedir?

Bilinçli Tüketici Nedir, Kime Denir?

Tutumluluk ve araba almak

4 Yorum Var.:

hostrans dedi ki...

Bu tür işler için en iyi yer
gittigidiyor.com
dur.

milleplateaux dedi ki...

Ben artik kullanmayacagimi dusundugum herseyi gittigidiyor benzeri sitelerden satiyorum. Bir fotograf cekip ilan hazirlamak cok zaman almiyor. Genelde aksam televizyon izleyip carcur edecegim zamani ayirdigimdan, gittigidiyor'da harcadigim zamana acimiyorum, gelen paraya da ekstra gozu ile bakiyorum.

Genelde kitap, begenmedigim hediyeler, uzakdogu'dan fazlaca getirdigim hediyeler, vs... satiyorum.

milleplateaux dedi ki...

Evdeki luzumsuz esyalarin satisindan gelen gelir bazen sasirtici olabiliyor. 2007'de boyle bir temizlik satisi yapmistim cebime bu zamanin parasi ile 1000 lira kadar girmisti.

Sizin kim alir bunu dediginiz seyleri akliniza gelmeyecek nedenlerle alanlar oluyor. 2006'da orjinal DVD alip izliyor sonra da gittigidiyor'dan satiyordum. Amacim en azindan verdigim paranin yarisini cikarmakti. Ama bu DVD'lerin onemli bir kismi acik arttirmada asil fiyatinin ustune gidiyordu. Alanlarda genelde dogu ve guneydogu'dan aliyordu. Orada cikmayan filmler izliyordum demek ki. Daha ucuza orjinal DVD izleyim derken bir miktar para bile kazanmistim.

cagatay dedi ki...

Mecidiyeköy'de "Haluk Abi" adında bir dürümcü, bir rafa bir sürü kitap koymuş. Eskisini-getir yenisini götür diyor.