Türkiye Mucizesi Burada

‘Nerede Türkiye Mucizesi ? ’ diye soruyor Mahfi Egilmez Radikal gazetesindeki yazisinda. Türkiye kendi sifindaki ülkelerle karsilastirildiginda, pek çok kategoride ‘ilk bese’ giremedigi gibi enflasyon ve cari islemlerlerde de sonlarda yer aliyor. Sn. Egilmez özellikle büyüme rakkamlarini oldukça kötü buluyor. Peki ya 2002-2005 arasi ? Çin’i bir kenara birakacak olursak bu dönemde Türkiye’nin eline su döken oldu mu ? Yalnizca büyümede degil, ihracat artisinda, enflasyon ve faizlerin düsüs hizinda.. Mahfi beye göre basimiza her ne iyilik geldiyse bizim yaptigimiz dogru seylerden kaynaklanmis olamaz, olsa olsa olumlu dis konjoktürün yan ürünüdür. Verilmek istenen temel mesaj bu.

Manipülasyon Nedir  Borsa Nedir  Hisse Senedi Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  IMF Nedir    Ekonomi Nedir    Kalite Nedir

Hatirladigim kadariyla Mahfi bey daha AK Partisi iktidara henüz yeni geldigi siralarda, ekonomideki olumlu gidisati farkeden ilk iktisatçilarimizdan birisiydi. 12.11.2002 tarihli ‘‘AKP’ye hediye edilen dalga’’ yazisinda bakin ne diyordu :

‘’AKP, böylesine uygun bir konjonktürde, yukarı dönmüs dalgayi kendisine hediye ederek pesin basarinin altyapisini hazirlayanlara, basta Kemal Dervis olmak üzere, tesekkür borçludur herhalde. AKP, yükselen dalgayı yakalamistir. Eger dogru isler yapabilirse yükselen ve dorukta kalan dalganin boyu ikinci kesik çizgiden sonrasinda uzun olacaktir. Yapamazsa öncekiler gibi kısa.’’

Egilmez’in Kasim 2002 tarihli yazilarini söyle bir gözden geçirecek olursaniz, 2005 yilina kadar sürecek olan olumlu trendin oldukça basarili bir sekilde tahmin edebildigini görürsünüz. Aralik 2002 öngörüsüne ‘’dis konjoktörün iyi gitme kosulunu’’ getirmedigine dikkatinizi çekmek isterim. ‘’Olumlu dis konjoktür’’ lafi nereden çikti ? Çok sonralari, FED’in faiz artirmaya baslamasiyla Türkliye’nin batacagini tahmin eden uzmanlarca 2003 yilinin ortalarina dogru icat, daha dogrusu ithal edildi. Disardaki havanin tersine dönmesiyle Türk ekonomisine hiç bir sey olmadi ama ‘olumlu konjoktür’ lafi sürgit devam edip duruyor.

Karsimizda Sn. Egilmez’in iki taban tabana zit yaklasimi duruyor. Hangisine itibar edelim ? Kaderimiz kendi elimizde midir ? Yoksa, disardan gelen olumlu olumsuz dalgalarin esiri miyiz ? Maalesef uzmanlarimizin görüsleri ‘dolardan’ daha fazla dalgalaniyor. Bakin 2002’den bu yana dolar üç assagi bes yukari ayni yerlerde dolanip duruyor. Halbuki Egilmez’in görüsleri bir uçtan digerine savrulmus durumda. Mahfi bey’in son görüsüne itibar edecek olursak bizim yaptiklarimizin dogru yanlis hiç bir degeri yok. Dis konjektür iyi giderse islerimiz de iyi gider. Yoksa dibi boylariz. Bu kadar basit.

Egilmez AK parti iktidarina muhalefet olsun diye bütün bunlari söylemiyor. Onun olumsuz yaklasimi çok daha genel kapsamli, kendimize karsi güvensizligimizin tipik yansimasi. Ülkelerin basarilari, rakkamlar bu sekilde karsilastirilarak ölçülebilir mi ? Örnegin Arjantin’i ele alalim. Ikinci dünya savasina kadar dünyanin sayili ülkeleri arasinda yer aliyordu. Okuma yazma orani %96. Enerji kaynaklarinda dünyaya bagimli degil; dogalgaz, petrol, maden ve metal açisindan zengin altyapisina sahip. Böyle bir ülkeyi kalkip Türkiye ile karsilastiriyoruz. Yüzde otuz besi köylü ve egitimsiz. Yalnizca 2006 yilinda Türkiye’nin ödedigi dogal gaz, kömür, petrol faturasinin 28 Milyar dolara ulasacagi tahmin ediliyor. Bu rakkami ithalatimizdan düsün, bir kisminin ülkenin alt yapisina harcandigini, kalaninin vergi indiriminde kullanildigini hayal edin. Üstelik yalnizca bir yila mahsus degil, arka arkaya onlarca yil bu islemi tekrarlayin. Ha yine Arjantin’in arkasinda kaliyorsak o zaman karsilastirmakta haklisiniz Sn. Egilmez. Listedeki diger ülkelerin durumu da pek farkli sayilmaz. Venezülla’nin ‘basarisindan’ söz etmemize gerek var mi ? Rusya muhtesem bir performans sergiledi diyebilir miyiz ? Çin, gelsinde kolaysa ‘emek piyasasinin Avrupa standartlarinda’ tanimlandigi bir ülkede mucizesini tekrarlasin. Lafi daha fazla uzatmayacagim. Mahfi bey’le ayni rakkamlara bakiyoruz, ben ‘Türkiye diger ülkelerle karsilastirildiginda basarilidir’ diye görüyorum, o tam aksini. Limiti çizen bir iktisat (Iktisat nedir) teoremi var midir ?

Gelecek Cumartesi Mahfi Egilmez’i elestirmeye devam edecegim. Sizlerle birlikte cevaplandirmaya çalisacagimiz soru su olacak: ‘’ Eger her daim çalisan ‘faizi bas sicak parayi çek’ formülüne vakifsak, niye bu ‘derin’ bilgimizi 1990’larda, 2000’lerde kullanamadikta bir krizden öbürüne savrulup durduk ?’’ Benim cevabim açik: Asil böyle bir hurafeye inandigimiz ve uygulamaya çalistigimiz için.

ahmet çavusoglu

4 Yorum Var.:

Adsız dedi ki...

Sayın yazar Türkiyenin büyümesi ve gelişmesindeki en büyük engel olan bürokratik oligarşiden bahsetmeyi unutmuşsunuz sanırım yazınızda. Bu Bürokratik oligarşiye rağmen Türkiyenin bu performansı göstermesi mucize ötesi.
AKP iktidarı önündeki imkanları geçmiş iktidarlara göre çok daha başarılı bir şekilde kullanarak ülkemizi 19 çeyrektir büyütüyor bu başarı AKP li olalım yada olmayalım takdir edilmeli. (Ben AKP li değilim ve oy da vermedim)
Üstelik başta özelleştirmeler olmak üzere attığı her adımda bürokrasi ve cumhurbaşkanı ilede mücadele etmek zorunda kalıyor . Bürokratlar iktidar ellerinden kayıp gitmesin diye özelleştirmeleri sinsice sabote ediyorlar. Cumhurbaşkanı iktidara kendi kadroları ile çalışma imkanını sağlamamak için her türlü engeli çıkarıyor. Genede bu dönemde yapılan özelleştirmelerde rekorlar kırılıyor bu başarı değilmidir.
saygılarımla
murat özbülbül
ekonomist

ahmet dedi ki...

Görüslerinizi paylastiginiz için çok tesekkür ederim Murat bey.

Size katiliyorum.

Adsız dedi ki...

sayın yazar ne alaka diyeceksiniz ama ecevit döneminde KEMAL DERVİŞİN ekomnomi politikaları hakkında ne düşünüyorsunuz .sizce görevini yeterince yerine getirdimi?yoksa elindeki fırsatı iyi değerlendirip ülkenin şimdiki durumundan daha iyi olmasını sağlayabilir miydi?

saygılarımla (baron2216@hotmail.com)cevabı bu adresede gönderebilirsiniz.

ahmet dedi ki...

Kemal Dervis hakkinda oldukça 'farkli' sayilabilecek fikirlerim var. Mahfi bey'in o zaman saptadigi gibi 2002 yazinda Türk ekonomisi krizin esiginde falan degildi. 57. hükümeti olmadik bir dönemde seçime zorlayarak tarihmizde kirilim yaratti. Simdi bunun sonuçlarini yasiyoruz. Geri dönüp 'yaptiklarini' yargilamak zorundayiz. Kendisiyle alip veremedigim bir sey yok. Iktidar Cumhurbaskani'ni tek basina seçebiliyor, kadrolarini devletin her yerine yerlestirebiliyorsa, bunu büyük ölçüde Kemal Dervis'e borçludur.
Bu konuda ilerde yazi dizisi yayinlayacagim. Lütfen siz de görüslerinizi orada belirtin.