emtia etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
emtia etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

John Burbank' ın Altın Fiyatları Hakkındaki Görüşleri

John Burbank, subprime mortgage krizini tahmin eden Passport Capital hedge fonunun yöneticisidir. Emtia fiyatları hakkında olumlu düşünceleri olan, fiyatların yükselmesini uzun zamandır bekleyen Burbank uzun zamandır Kanada, Avustralya ve diğer ülkelerdeki maden şirketlerine yatırım yapıyordu. 2010 yılı sonunda ise 13F raporlarına göre en büyük pozisyonu SPDR Gold Trust (GLD) üzerindeki satma opsiyonuydu.

Emtia fiyatlarının düşüşe geçtiği bugünlerde John Burbank' ın bu konu hakkındaki görüşlerini merak ediyorsanız Passport Capital's John Burbank on The Decline in Gold Prices başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.
Read More!

Emtia Fiyatlarındaki Düşüşlerden Etkilenen Hedge Fonlar

Hatırlayacağınız gibi geçenlerde gümüşün değer kaybından etkilenen hedge fonları incelemiştik. İnsider monkey sitesi olarak 13f raporlarını kullanarak yaklaşık 250 tane hedge fonu takip ediyoruz, aldığımız bilgiler genellikle aralık ayına ait oluyor. 2009 yılından beri emtia fiyatları düşüş eğilimindeydi, Goldman Sachs' ın emtia endeksi ise %6,5 oranında düşmüştü. Az önce bahsettiğimiz 250 hedge fon arasından emtiadan etkilenen 10 tane hedge fonu sizin için inceledik.

Hangi fonların, ne kadar etkilendiğini merak ediyorsanız 10 Hedge Funds Hammered By the Decline in Commodities başlıklı insider monkey sitesinde yayınlanan yazımızı okuyabilirsiniz.
Merak ediyorsanız en çok etkilenen fon Andrew Hall' ın Astenbeck Capital Management fonudur. Varlıklarının hepsi emtia üzerine olan bu fon 2010 yılında kurulmakla birlikte portföyünün %40' ı "Energy(XLE)" ve "Oil and Gas Explorers(XOP)" ETF'lerinden oluşmaktadır.
Read More!

Soğan Piyasası Nedir? Korumacı Kime Denir?

Şu anda ortalık aslında dünyadaki benzerlerine göre (Clinton, Berlusconi) bizi hiç de heyecanlandırmaması gereken seks skandalları ile kavrulurken "ne soğanı, bu da nerden çıktı" diyebilirsiniz. Açıklamaya çalışayım.

Bugun ABD sinirlari icerisinde futures piyasalarinda alinip satilmasi kanunen yasak olan sadece bir urun var: soğan. Kisacasi ABD sinirlari icinde olusmasina izin verilmeyen tek tarimsal urun piyasasina soğan piyasasi denir. Fakat soğan neden bu kadar istisnai derecede onemli olabilir?

1958 yilinda soğan fiyatlarinin cok dalgalanmasindan dolayi bir suru para kaybetmis bazi soğan ureticileri adam gibi hedge etmek, uretim verimliliklerini arttirmak, urunleri icin yeni piyasalar bulmak veya baska urunler yetistirmek yerine hemen en yakin politikacinin kapisina kosup biraz aglayarak, biraz da sopa gostererek birseyler yapmasini istemisler. Istedikleri birsey de 1940'lardan beri Chicago Mercentile Exchange'de (ki bugun dunyanin en buyuk futures piyasasidir) alinip satilan soğan futularinin yasaklanmasiymis. Bu finans dehasi soğan ureticileri her turlu analizi, ekonomik sarti, dinamiği ve felsefeyi inceledikten sonra (hatta bana gore black-scholes opsiyon fiyatlama modelini bile 20 yil once bu soğan üreticileri bulmus olabilir) karar vermisler ki sogan fiyatlarinin dusmesinin nedeni bu CME'de alinip satilan sogan kagitlariymis. O zaman buradan ikinci cikarimimizi yapabiliriz: kendi cikarlarini etrafindaki diger herkesin pahasina korumak icin ahlaktan yoksun, mantiksiz ve gercege dayanmayan iddialarda bulunan ve politikacilari oy şantaji ile yola getiren kisilere korumaci diyoruz (Her lobici korumaci degildir demek istiyorum ama dilim varmiyor; yine de istisnalar mevcut. Bunu baska bir zaman daha detayli inceleyecegiz).

Konunun daha fazla detayina girmeye gerek yok. Konu ile ilgili cesitli arastirmalar yapilmis, bu yasaktan sonra volatilite artmis mi azalmis mi diye ve farkli cikarimlar var. Benim genel olarak gordugum yasagin ciftcilerin zararina oldugu yonunde, yani super zeka ciftciler aslinda kendilerini bacaklarindan vurmuslar. Nitekim bugun aralarinda "ah keske simdi sogan futures piyasasi olsa" diyorlarmis.

Burada onemli olan sogan kagitlarinin alinip satilmamasindan cok yaklasik 50 yildir anlami konusunda hicbir uzlasma olmayan ve keyfi oldugu genel olarak anlasilmis bir kanunun nasil hala gecerliligini korudugu. Bunun dunyada daha cok ornegi var. Her ulke kendi ciftcisine benzeri koruma garantisi veriyor, kimisi findigi (Turkiye), kimisi misiri (ABD) piyasa degerinin uzerinde aliyor. Ancak hicbir devlet bir noktada bundan vaz gecmiyor. Yani bu tip korumaci eylemler karsilikli cikarlar dogrultusunda surup gidiyor; politikacilar (gelen hangi hukumet olursa olsun) oy kaybetmeyi goze alamadigi icin bu yardimlara devam ediyor, korumaciliktan ekonomik cikar saglayan ilgi odaklari tehditlerine devam ediyor. Duzen kemiklesiyor, herkes birbirine daha da bagimli hale geliyor.

Tabi bir noktada ne oluyor? Bu kagittan yapilmis ev kendini tasiyamiyor. Kirildiginda mesela hicbir altyapisal gelistirme yapilmamis oldugu icin et fiyatlari tavana vuruyor (kesin spekulatorler yapmistir- bazi seyler hic degismiyor), dunyanin bir yerindeki insanlar ac kaliyor veya basinimizda bunun gibi duygu somurusu ama konunun nedenlerini irdelemeyen haberler cikiyor.

Bu benim ilk yazimdi. Yazilarimi onumuzdeki 30 sene boyunca git gide onemi ve bugune kadar hali altina supurdugumuz sorunlari artacak olan tarim ekonomisi, politikasi ve sektoru uzerine yogunlastiracagim. Buradan cikaracagimiz derslerin ekonominin, politikanin ve gunluk hayatin her alanina bire bir uygulamasi olacagini dusunuyorum. Yildizi bir noktada tekrar parlayacak olan (bu sadece benim dusuncem degil) tarim sektorunun sorunlarini, potansiyelini ve uluslararasi karsilastirmasini yaparak konu ile ilgilenenlere, yatirim yapmayi dusunenlere, su anda bu alanda isleri gucleri olanlara ve kisa vadeli politikalar yurutmus olanlara soyleyecek bir iki sozum olur diye umuyorum.

Bu arada 1958 yilinda ABD'deki sogan ureticilerinin sogan yasagi kanunu icin gittigi yeni yetme temsilciler meclisi uyesinin ismi Gerald Ford. Kendisi daha sonra ABD'nin 40. baskani olmus. Nixon'dan sonra. Ayni zamanda ABD'nin tek secilmeyen baskani olma unune de sahip. Ciftciler finanstan, politikacilar da mesleki ahlaktan cok anlamiyor olabilirler ama ikisi bir araya geldiginde basarabileceklerinin gercekten siniri yok.

Bana dusuncelerimi paylasma firsati veren editore tesekkurlerimi sunuyorum. Read More!