Ben koalisyondan öcü gibi korkarım

Son zamanlarda yaptığı analizler ile "en komik iktisatçı" (Iktisat nedir) dalında Yiğit Bulut ve Uğur Civelek'in önüne geçmeyi başaran Yaman Törüner bugünkü yazısında yine zırvalamış. Bizim Densiz de kendisine gereken cevabı vermiş. Bu askeri yönetim dönemlerindeki büyüme oranlarından ben daha önce bir yazımda bahsetmiştim. O yüzden tekrar bu konudan bahsedecek değilim. Koalisyon dönemlerindeki büyüme oranları konusunda ise bir yazı yazmaya niyetlendim ama Orhan Karaca'nın benden önce davrandığını gördüm. Orhan Karaca, blogundaki son yazısında, daha önce yayınlanan bir makalesinin sonuçlarını da aktararak, tek parti ve koalisyon hükümetlerinin ekonomik performanslarından bahsediyor. O yazıdaki tabloda verilen rakamlar aşağı yukarı bendekilerle aynı olduğundan konuyu tekrar ele almaya gerek duymuyor ve söz konusu yazıyı okumanızı tavsiye etmekle yetiniyorum.

Arbitraj Nedir    Broker Nedir    Altın Yorumları    Portföy Nedir    Petrol Fiyatları    Nükleer Santraller    Sosyalist Nedir

Yalnız Orhan Bey başlıkta "Koalisyondan korkmalı mıyız" diye sorduktan sonra lafı biraz fazla eveleyip gevelemiş. Ben direkt olarak söyleyeyim. Evet, koalisyondan korkmalıyız. Eğer 22 Temmuz seçimlerinden sonra iktidara bir koalisyon hükümeti gelirse hapı yuttuğumuzun resmidir. Neden derseniz, rakamlar ortada, koalisyon hükümetlerinin ekonomideki performansı çok kötü. Bizde uzlaşma kültürü olmadığı için koalisyon hükümetlerinde hiçbir iş yürümüyor. Koalisyonlarda bütün politikalar günü kurtarmaya odaklandığı için sorunlar hep geleceğe aktarılıyor. Bunun sonu da hep kriz oluyor. 1979-80 ve 2001 krizleri, son iki koalisyonlar döneminde biriken sorunların kucağımıza bıraktığı krizlerdi.

7 Yorum Var.:

Arifoglu dedi ki...

Merhaba,

Orhan bey yazısında sizin eveleyip geveleme olarak ele aldığınız kısımda şöyle bir açılım getirmiş;

"Yalnız şöyle de bir gerçek var ki buna da değinmeden geçmek olmaz. Geçmişe baktığımızda Türkiye'de tek parti hükümetlerinin ekonomide daha çok ilk dönemlerinde başarılı olduklarını görüyoruz. Bu başarıları sayesinde tek başına iktidarda kalmayı sürdürdüklerini ama ikinci dönemlerinde aynı başarıyı yakalayamadıklarını fark ediyoruz."

Bu olasılığı ( nasıl koalisyon hükümetlerinin ekonomik açıdan tek parti hükümetlerine göre daha başarısız olduklarını geçmişten bugüne gelen bir veri olarak kabul ediyorsak ) kısa vadeli bir projeksiyonda kullanacak olursak;

- ki Türkiye'nin şu an içinde bulunduğu ( dahili ve harici ) kaygan zeminin istikrarsızlaştırıcı etkisiyle de birleştirerek -

ikinci bir AKP döneminin de çok parlak geçmeyebileceği sonucuna varabilir miyiz ?


Bu, tezdi.

Antitez olaraksa, ilk dönemin getirdiği tecrübe ile AKP'nin daha akılcı politikalara izlemesi ihtimali de mevcut tabii ki. Gerçi bunun olasılık değeri benim gözümde sıfıra çok çok yakın ama, bu yadsımamı gerektirmez.

Deniz dedi ki...

Koalisyon olmasın, tek parti olsun. Hatta tek parti olmasını garantilemek içim seçimlere de tek parti girsin bu da AKP olsun. Hatta bir defa seçildikten sonra istikrarın bozulmaması için başbakan ölünceye kadar aynı hükumet görevde kalsın. Tam süper olur!

ekoturka dedi ki...

http://ekoturka.blogspot.com/2007/06/damat-feritin-fkesi.html

T'Pol dedi ki...

Bence bizim memleketin insaninin yapisi ile ilgili iki gercek var ki bunlar da hem koalisyonda basari olasiligini azaltiyor, hem de ikinci defa hukumet ayni partide olunca ilk donemki basarilarini yineleyemiyorlar. Efendim biz gayet tipik olarak isbirligini degil, rekabeti severiz. Daha kucucukken amcalara, teyzelere olmadik seylerin reklami yapilir, sinavdan tam not aldiginizda babaniz "aferin" demeden evvel, en yakin arkadasinin cocugunun kac aldigini sorar. Sistem her daim rekabeti koruklemek icin kurulmustur. Isbirligi sozkonusu bile degildir. Anneniz "aferin uslu uslu hep beraber oynayin" der ama sonra siz eve gelince falanca hanimin kizi filancayi oyuna dahil ettiginiz icin size kizabilir. Bu sebepten her daim rekabet vardir,isbirligi yoktur.

Sonra, bizim insanimiz bir basari yakaladiginda yine tipik olarak rehavet donemine girer. Bu tarim toplumunun "nadas" aliskanligindan kaynaklaniyor olabilir. Uzmanlar arastirsin. Guzide sehirlerimizden birinin ticaret erbabi buna en iyi ornektir. Dukkan, imalathane ya da ne isletmesi varsa, eger yakin bir yazlik bolgede yazlik sahibi olmayi, cocuklari ozel okula gondermeyi, metres tutmayi ve bir luks araba edinmeyi sagliyorsa, tamam iste bu agabeyler artik fazla calismaz, fazla dusunmez ve de fazla uretmez. E zaten adam basarili olmus iste degil mi ama? Bu da "tevekkul" fikrinin yanlis yorumlanmasindan kaynaklaniyor olabilir. Bunu da uzmanlar arastirsin. Benimki sadece tahmin.

Deniz dedi ki...

Dünyada bu işi başarıyla yapan koalisyonlar var kanımca. İsrail, Almanya, İtalya'nın ben tek parti ile yönetildiğini hatırlamıyorum. Tabii bu arada tersi örnekler de var mesela Japon Liberal demokrat Parti ülkesini uzun yıllar tek başına yönetmiştir. İskandinav ülkelerinde de sosyal demokratlar. ben T'pol un değerlendirmelerine katılıyorum.

VolkanS dedi ki...

"Ben koalisyondan öcü gibi korkarım"

:))

başlık süper olmuş

VolkanS

tunc dedi ki...

Bilmeden okumadan düşünmeden yazı yazan bu siteye artık daha fazla dayanamayacağım. ve sizi Google'a şikayet edeceğim.