Faşizm Nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Faşizm Nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

MSGH: Milliyetçi Sosyalist Gençlik Hareketi

Saka sandim once, ama gercekmis: MSGH, yani "Milliyetçi Sosyalist Gençlik Hareketi". Surada facebook gruplari, surada da eksi sozluk yorumlari.

Zamaninda cografyanin bile "milli"si okutulurdu okullarda (belki hala oyledir) sasirmamak lazim. Milli Matematik yoktu, universite sinavinda ortalama dort net cikartamayan gencligin matematigi mi olurmus.

Neymis adi? Tekrar yazalim: Milliyetçi Sosyalist Gençlik Hareketi. Bunun ingilizcesi: National-Socialist Youth Movement. Bu biraz tanidik geldi. Almancaya cevirelim bir de: Nationalsozialistische Jugendbewegung. Evet, biz bunlara asinayiz.

Altın Yorumları    UNESCO Nedir    Sosyalizm Nedir  Forex Nedir    Fraktallar  Altın Oran Nedir

Grubun description kisminda su not var: "her türlü ırkçılık, dincilik, kapitalist politikaları mazur gören her türlü ideoloji; bu ideolojinin tam karşıtlarıdır..." Wikipedia'da Nazi'lerin programinda da "strictly folkic party fighting against all reactionary efforts, clerical, feudal and capitalistic privileges" diyor. Rastlanti mi? Hayir, degil kesinlikle.

Iliklere isleyen millyetci cendereden bu tarz urunler cikmasi surpriz degil. Swastika'lari yok henuz. Muhtemelen Ataturk portrelerini kullanacaklar sembol olarak. Daha henuz 25 maddeli program hazirlamamislar sanirim. Bir tercuman bulup onu da kopyalasinlar surdan.

Ekonomi alaninda zaten bu maddelerden cogu bilfiil isler durumdadir. Cogunun da sempatizani coktur. Mesela karlarin esit sekilde bolusulmesi, sirketlerin devletlestirilmesi, borc-faiz koleligine son verilmesi, butun yaslilara refah devleti, saglikli bir orta sinif yaratilmasi, toprak reformu, her Alman evladina devlet eliyle yuksek ogrenim, ulusal saglik plani, cocuk isciliginin yasaklanmasi. Neden yaziyorum bunlari? Bunlari harfiyyen savunanlar var da, once dusunsunler kimlerle ayni safta yer adiklarini.

Ha unutmadan, 9. maddede her yurttasin esit haklara sahip oldugu 24. maddede de din ozgurlugu yazar. Bunlar da secimle iktidara gelmislerdir, demokrasi anlayisi secimlerden ibaret olanlar bunu da dusunsun. Read More!

Tehlikeli gidiş

Bir ülke düşünün. Uzun yıllar enflasyonun pençesinde inim inim inlesin. Enflasyonun hatıraları henüz taptaze iken yeni bir yönetim iş başına gelsin. Ülke işsizlik problem ile kavrulurken hem de. İş başına gelen yönetim de ekonomiyi düzeltmeyi, işsizliği azaltmayı birinci öncelik olarak kabul etsin. Üstelik de bu durum bütün dünyanın ekonomik krizle başa çıkmaya alıştığı bir dönemde meydana gelsin. Hikayenin devamı şöyle:

İş başına gelen yönetim bir teknotratı süper yetkilerle donatarak ekonominin yeniden inşası, enflasyona karşı savaş, dış ticaret dengesinin düzeltilmesini istiyor. Yetkileri alan teknotrat kıskanılacak bir biçimde üç sene gibi kısa bir sürede sorunları çözüyor. Kamu istihdamı artırılarak işsiz insanlara iş bulunuyor. Yarım milyon genç işsiz amme hizmetinde ya da devlet adına tarım projelerinde istihdam ediliyor. Diğer bir yarım milyon da yol, köprü gibi kamu yatırımlarında istihdam ediliyor. Devlet işçi ücretlerini yasa ile kontrol ederek özel sektörün de ucuz işgücüne erişmesini sağlıyor. Diğer yandan işverenlere ayrıca sübvansiyon verilerek daha fazla istihdam yaratılıyor. Devlet harcamaları beş yılda iki kata yakın artıyor. İnşaat, ulaştırma gibi sektörlere yapılan harcama toplam kamu harcamasının yarısını geçiyor. İstihdam artırıcı projelere yapılan harcamalar ise dört kat artırılıyor.

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
How to Profit Legally From Illegal Insider Trading
Insider Trading in Germany
Inside Information About the Massive Insider Trading Probe
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b

Bitmedi. İktidar, tarım sektörüne, küçük-orta boy işletmelere teşvik, kredi, vergi muafiyeti vererek politik tabanını genişletiyor. Kamuya ilişkin ihaleler yine bu işletmelere verilerek gelir transferi sağlanıyor.

Dış ticaret politikasına gelince: Devlet dövizle yapılan işlemlere sıkı bir kontrol getiriyor. Vatandaşların yurtdışına transfer ettikleri tasarruflara özellikle dikkat ediliyor. Sıkı kontrollerle tasarrufların kamu harcamalarına, sanayi yatırımlarına akışı sağlanıyor. Sanayi şirketlerine özel olmak üzere düşük döviz kuru üzerinden yardım edilerek rekabet avantajı yaratılıyor. Diplomatik yollarla sadece belirli ülkelere mahsus ticaret anlaşmaları yapılarak karşılıklı avantaj yaratılıyor. Kendi kaynakları kendine yeten bir ülke yaratmak birinci öncelik oluyor.

Ülke ekonomik krizden hızla çıkıyor. Tüm dünyanın ekonomik kriz yaşadığı bir dönemde, hem de üç sene içinde işsizlik sorunu çözülüyor. Üç sene içerisinde altı milyon işsize iş bulunuyor. İşsiz insan kalmaması bir yana, beşinci senede işgücü açığı ortaya çıkıyor. Ancak daha beşinci sene dolmadan, olağanüstü yetkilerle donatılan teknotrata yol veriliyor.

Son olarak, bu dönemde ekonomi politikaları, siyasi/sosyal alanda yükselen milliyetçilik, yabancı düşmanlığı ile destekleniyor.

Bazı yönlerinin tanıdık geleceği bu hikaye bu bir hayal mahsulü ya da masal değil. Hikayeye tekrar dönmek üzere (eski dilde ‘buraya bir mim koyalım’) bizde son dönemde gözüme takılan haberleri anımsatayım:

• Hükümet krize karşı ilk olarak Türk vatandaşlarının yurtdışındaki tasarruflarına göz dikiyor.
• Bir bakan çıkıp özel şirketleri işçi çıkartmaması için uyarıyor, hatta açık açık tehdit ediyor.
• Başbakan televizyona çıkıp dövizle işlem yapmayın diye sesleniyor, dövizle alışveriş yapanlar adeta vatan haini gibi lanse edilerek kendi çıkarlarını Türkiye’nin çıkarlarının üstünde tutmakla suçlanıyor.
• Aynı konuşmada, Başbakan, krizi GAP yatırımlarıyla, TOKİ yatırımları ile aşacaklarını söylüyor.
• AKP’li bir milletvekili, kur dalgalanmalarına karşın sanayi şirketlerine farklı muamele ile kurun sabitlenmesi yönünde teklif hazırlıyor.
• Başka bir kanun, kiracı-evsahibi arasındaki ödeme şeklini kısıtlıyor.

Bunlar olayın ekonomi cephesi. Politik cephede ise milliyetçilik almış başını gidiyor, açık açık ırkçılık yapılıyor. 17 gencin Türk ordusu tarafından olume gonderilmesini umursamayan savunma bakanı azınlıklar hakkında neresinden baksanız savunulacak yanı olmayan bir demeç veriyor. Başka bir milletvekili özgürlükleri gün be gün kısıtlayan devlete karşı gelenlerin infaz edilmesi yönünde fetva veriyor. Başbakan vatandaşları pompalı tüfekle etnik temizliğe davet ediyor. Dilinde de tek bayrak, tek millet, tek vatan tekerlemesi. Az kaldı, bunun yanına ‘tek lider’i de eklerse tam olacak: “ein Volk, ein Reich, ein Fuhrer”.

Yukarıdaki özetini aktardığım hikaye de 1932-1937 döneminde Nazi Almanya’sını, uyguladıkları ekonomi politikalarını anlatıyor. İktidara gelip sosyalist politikaları uygulayan parti de Nazilerden başkası değil. Adı da zaten Nasyonal Sosyalist. (Meraklısı için, göreve getirilen sonra yol verilen teknokratın adı Hjalmar Schacht. 1939 yılına kadar Nazilerin bürokratı olan Schacht, İkinci Dünya Savaşı bittiğinde bir Nazi toplama kampında idi. Daha sonra yargılandı. Sonradan yazdığı The Magic of Money adında bir kitabı da var.)

Ülke içinde dövizle işlemleri azaltmanın yolu kanun ya da vatan haini ilan etmek değildir. Çözüm, vatandaşın neden dövizi kurtuluş yolu gördüğünün, neden tasarruflarını yurtdışına götürdüğünün nedenlerini anlayıp, buna yol açan düzenlemeleri ortadan kaldırmaktır. Kayıtdışı ekonomiyi azaltmanın yolu kiracıyı ya da evsahibini okkanın altına oturtmak değil, kayıtdışına yol açan politikaları düzeltmekten geçer. Üreticilerin verimsizliğini devlet şemsiyesi ile korumak değil, rekabete açarak yok edebilirsiniz. Bırakın rekabeti, bugün devletten izinsiz indirim bile yapılamıyor.

Vatandaşların özgürlüğünü kısıtlayarak elde edeceğiniz güç, bir gün gelir sizi tepeler. Sosyal dozu abartılmış (ama aslında hardcore sosyalist) ekonomi politikalar ile tabanınızı genişleterek tek bir merkezde birleştirdiğiniz güç sizi faşizme götürür. Dünya henüz sosyalist politikalarla güç kazanıp da faşizme/diktatörlüğe dönmemiş bir lideri görmedi. Hitler’den Stalin’e, Castro’dan Chavez’e, Castro’dan Mao’ya, Saddam’dan Humeyni’ye istediğiniz örneği düşünebilirsiniz. Bugün özgürlüklere vurulan her darbe bizi maalesef Nazi Almanya’sına bir adım daha yaklaştırıyor. Abarttığımı düşünüyorsanız, bugün internet yasaklarında (sigara yasagi) Türkiye’nin adının birlikte listelendiği ülkelere bir göz atın.

Özgürlüklerinize sahip çıkın! Read More!

Terör sorunu nasıl çözülmez?

Herkesin çözüm için parlak fikirleri var. Ben biraz geri çekilip sorunun nasıl çözülmeyeceğine dikkat çekmek istiyorum.

1. Bir defa bazı angut gazetelerin bugün attığı manşetlerdeki gibi, Fener'in PSV Eindhoven'ı yenmesiyle çözülmez. Beş atsa da çözülmez, on atsa da çözülmez. Tıpkı geçen haftaki geri zekalı milli takımımızın maçtan önce asker selamı vermesiyle çözülmediği gibi.

2. Eline bayrak alanın sokağa çıkmasıyla, medyanın da gaz vermesi ile hatta linç kültürünü meşrulaştırmayı bırakın özendirecek tutumuyla hiç çözülmez.

3. Bazı ırkçı dallamaların attığı sloganlarla çözülmez. Geri zekalı medyanın yangına körükle, hatta benzin bidonlarıyla gitmesiyle hiç çözülmez.

4. Vatan, millet, bayrak temalı ve içi boşaltılmış kavramlara yeni anlamlar yükleyerek ve bundan medet umarak çözülmez.

5. Bir asıra yakın bir süredir İttihat ve Terakki (İvT) salaklarının başımıza açtığı sorunları görmezlikten gelerek, ve bugün can çekişen İvT anlayışını pohpohlayarak çözülmez.

6. Bir kısım teröristi milli kahraman haline getirip bir kısım teröristi vatan haini ilan etmekle çözülmez.

7. Kürt meselesini PKK olayıyla birleştirerek bu sorun çözülmez.

8. Bir çok geri zekalı Türk (ve müslüman) 11 Eylül yaşandığında için için sevinmişti. Bu kafayla çözülmez.

9. Kıbrıs meselesindeki "illa iki ayrı devlet isterim" politikası ile "Irak'ta asla ayrı devlet istemem" anlayışındaki çıkmazları görmeden bu mesele çözülmez.

10. Faşizan politikalarının yol açtığı ve büyüttüğü sorunları aynı faşizan politikalarla çözemezsiniz.

11. Geçmişinde yaptığın ve desteklediğin terör eylemlerinin üstüne gidemiyorsan, benim teröristim kahramandır vatana hizmet etmiştir anlayışını sürdürüyorsan terör sorununu çözemezsin. İki hafta sonra Susurluk'un 11. yılı dolacak. Sorumlular neredeler?

12. Genelde terör özelde PKK meselesinde Uğur Mumcu suikastını aydınlatamazsan terörü çözemezsin.

13. Uyuşturucu trafiğinde emniyet-istihbarat-terör üçgeninindeki bağlantıları gün ışığına çıkarıp sorumluları cezalandıramıyorsan terör sorununu çözemezsin.

14. PKK meselesinin devamından medet uman, çıkar sağlayan ve İvT kalıntılarının arasında devlet yapılanmasına kök salmış zihniyeti ve odakları ortaya çıkaramıyorsan, hiç boşuna uğraşma bu sorunu çözemezsin.

15. Kan üzerinden siyaset yapan politikacılarınla bu sorunu hiç çözemezsin.

16. Burada sıralanan maddelerin bugün gelinen durumla bağlantısını kuramıyorsan, bağlantı kurulmasını istemiyorsan, ve bağlantı kurulmasını engelliyorsan terör sorununu çözemezsin!

17. İnsanları faşizm ve demokrasi arasında tercihe zorlayı faşizmi allayıp pulluyorsan (hele bunu medya kırmızı bayraklar ve hissi hamasi sloganlar eşliğinde yapıyorsa) terör sorununu çözemezsin.

Edit: Izlenimler: Oyuun mu oynuyoruz Read More!