Para etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Para etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pump, pump it up Ben, Pump it up a little more

"and get your boody on the floor tonight, make my day" diye devam eder sarki. Asya piyasaları dün, para basmadan sorumlu devlet memurlari Ben Bernanke ve Mario Draghi matbaanın kollarına asılacak ve dünya ekonomisinin kokuşmuş, boğazına kadar borca batmış ama  çevresi geniş tarafı için yine günü kurtaracak beklentisi ile coştu. Zaten bu Pavlov’un alpha dog’ları ve de onların eşit derecede aptal trading algoritmaları para basmanın lafını duyunca coşmaları ile meşhurlar.

Anlaşılan o ki tüm dünya ekonomisi Keynesci aptallığa boğazına kadar batmış vaziyette (Keynesci ekonomi para basarak zenginlik, devlet eli ile çukur açıp-doldurarak iş yaratılacağını iddia eden bir ekonomik öğretiye denir). Havadan basılan para ile dans pistinin tozunu atan bu arkadaşları her gördüğümde (ki medyadaki fix temsilcileri New York borsasının gülücükler atan brokerlarıdır) nedense(!) aklıma çocukluğumuzun seksi hip hop şarkıcısı Ya Kid K. geliyor (yazının başlığı tanıdık geldi değil mi):

"Pump it up a little more (Ben)
Get the party going on the dance floor
See 'cos that's where the party's at
And you'll find out if you're too bad"

Bu yazının ana konusunu özetleyen bir çalışma: Pompala pompala nereye kadar Ben?

Tabii ekonomiden Paul Krugman kadar anlıyorsanız, yani hemen hemen hiç anlamıyorsanız,Ben ve Mario'nun DJliğindeki parti size ekonomiyi kurtaracak gibi görünebilir. Oysa bu adamlar ekonomiyi katletmekle meşguller. Nasıl mı: Sıfır faiz ile.

Ekonomi 101: Sokaktaki adam için finansal sektörü ve bankalar hiçbir işe yaramayan asalaklar. Oysa bu elemanların önemi büyük. Finansal sektörü ve bankaların fonksiyonu tasarrufları en etkin şekilde yatırımlara akıtmak! Bunun için  karlı ve geleceği olan yatırımları, karsız ve dipsiz kuyu yatırmlardan ayırmaları lazım. Bu ayrımı sağlayan temel mekanizma ise faiz oranları, yani kısaca tasarrufları kullanmanın bedeli. Serbest piyasa tarafından belirlenen faiz oranları genelde tasarrufların en etkin şekilde karlı projelere akmasını sağlar. Merkez bankaları tarafından yapay bir şekilde sürekli sıfır seviyesinde tutulursa tasarruflar, karlı.karsız tüm yatırımlar akmasını, hatta defalarca şahit olduğumuz gibi daha çok karsız yatırımlarda çar çur olmasını sağlar. Amerikada ve Avrupada gördük: Sıfıra yakın faiz oranlarının tasarrufları nasıl gereksiz emlak projelerine ya da Yunanistan’daki gibi har vurup Harman savurmaya yönelttiğini.
 
Bu adamların yarattığı zarar sadece ekonomik de değil, daha fazlası tehlikede: Merkez bankaları taa dot com bubble’dan beridir Avrupa ve Amerika’nın on yıllardır oluşturduğu devasa birikimleri çoktan tarihin çöplüğüne atılması gereken devasa firmalara gömerek yok etmekle meşguller. Herşeyi taklit etmekten başka bir marifeti olmayan Çin’de geri kalır mı? Onlar da 2008’den beridir on yılların tasarrufunu kimsenin oturmayacağı konutlara, binmeyeceği trenlere ve de geçmeyeceği köprülere gömüyorlar. Bu insanlığın sadece ekonomisini değil tüm modern kazanımlarını tehlikeye atmak demek. Sonumuz kötü. Ama olsun borsalar iyi tutunuyor.

Bu yazinin biraz daha degisik asli Asia Singapore blogunda yayinlanmistir.
Read More!

Ege Cansen ve Paranın Dolanım Hızı

Ege bey dün yazdığı bir yazıda, para çoğalırken devir hızı düşerse enflasyon olmaz demiş ABD' nin para basması ile enflasyonun gerçekleşmemesini örnek vermiş. Şimdi ABD deki enflasyonu editor benden daha iyi bilir ama ben yine de yorumumu yapacağım. ABD piyasaya para sürünce enflasyonun olmamasının nedeni sizce ABD' nin zaten resesyonda olması ve piyasaya sürülerin paraların hepsinin mal piyasasına gitmemesi değil midir Ege bey?

Gelelim paranın dolanım hızına. Evet paranın çoğalması paranın dolanım hızını düşürür ama bu piyasaya sürülen paraların gömülemeye gitmesi durumunda olacaktır. Enflasyon nasıl mı olur? İki şekilde olur. Tek kanal üzerinden gidersek piyasaya para sürülür, harcamalar artar ve enflasyon artar. İkincisinde ise Merkez Bankası açık piyasa işlemleri ile piyasaya likidite aşılar ya da karşılık oranlarını düşürür.. İkinci durumda Bankaların kredi kapasitesi artar daha fazla ve daha ucuza kredi verir, faizler düşer, harcamalar ve yatırımlar artar enflasyon artar vs. yanılıyor da olabilirim bu konuda. Peki paranın dolanım hızı nedir?

Paranın dolanım hızı(pdh)paranın bir yıl içinde kaç kez el değiştirdiğidir. Mübadele denkleminden (Fiyatlar genel seviyesi x İşlem hacmi)/ Para Arzı'dır. Peki paranın dolanım hızını etkileyen faktörler nelerdir? Şimdi bunları sayalım.

1) Faiz oranı. Faiz oranı yükseldiğinde finansal sisteme daha çok para girer, elde daha az para kalır ve pdh yükselir. vice versa.

2)Halkın finansal muhafazakarlığı. Halkın finansal muhafazakarlığı fazla ise sadece belirli yerlere yatırım yapılır elde daha az para kalır ve pdh yükselir.

Bunlar kısa dönemde etkileri olan faktörlerdi. Uzun dönemde ise

1)Faiz oranları
2)Finansal derinlik
3)Paranın etkinliği
4)Elde para tutma arzusu pdh' yi etkiler.


Read More!

Parayı Özelleştirirsek Nasıl Olur?

Bir özelleştirmediğiniz para kalmıştı şimdi onu da mı özelleştireceksiniz? Evet onu da özelleştireceğiz. Cari açıktı, işsizlikti vs. bizim bir sürü problemimiz var onları hallettik de konu paranın özelleştirilmesine mi geldi? Aynen, konu oraya geldi. Bir milli olan paramız vardı onu da yabancılar peşkeş çektireceksiniz. Tabi ki, biz burada ülkeyi satıyoruz. Yukarıdaki sorulardan herhangi biri düşünce balonunuzda yer alıyorsa iyi günler, başka bir blog yazısında görüşmek dileğiyle.


Para dediğimiz “şey” bir değişim aracıdır ve değerini herkes tarafından ödeme aracı olarak kabul edilmesine ve devlet tarafından güven verilmesine borçludur. Para ile neler yapılabilir: mal alış-verişi yapılır, biriktirilir, mal ve hizmetlerin bedelleri belirlenebilir vs. Eski zamanlarda merkantilistler vardı. Bu insanlara göre zenginliğin kaynağı sadece paradır. Yani elinde ne kadar altın-gümüş varsa o kadar zenginsindir. Kulağa çok mantıklı geliyor değil mi? Aslında mikro düşündüğümüzde haklılar fakat makro düşündüğümüz zaman ise daha fazla gümüş, daha fazla altın biriktirmek günümüzde para basarak zengin olmaya çalışmaktan farklı değildir. Para stoku arttığı zaman o paranın değeri düşer yani enflasyona neden olur. Merkantilizmin diğer bir alameti ise ihracatın ithalattan fazla olması gerektiği ve dünyanın zenginliğinin belli bir dönemde sabit olduğu fikridir. Burada da hata var çünkü ülkeler dış ticaret yaptıkları zaman kazan-kazan durumu ortaya çıkıyor. Yani her iki ülke de ticaretten kazançlı çıkabiliyor. Bkz. Mutlak-nısbi üstünlükler teorisi.


Ben merkantilizmi niye anlattım ki? Belki de konuyu enflasyona çekmek istemişimdir. Birkaç gün önce Merkez Bankası başkanı bildiğiniz gibi açıklama yaptı ve enflasyon hedefini belirtti, %5. Peki Merkez bu hedefine ulaşabilecek mi? Burası büyük bir soru işareti.Merkez Bankasının enflasyon hedeflemesinde 3 tane silahı vardır. Bunlar Açık Piyasa İşlemleri, Reeskont oranı ve yasal karşılık oranlarıdır. Merkez Bankası bunları kullanarak yeri geldiğinde döviz kuruna müdahale ederek hedefine ulaşmaya çalışır. Aslında enflasyonu düşürmek için bir yöntem daha vardır, başlıktan da anlayabileceğiniz gibi parayı özelleştirmek. Bu konuda araştırma yapmış bir nobel ödüllü iktisatçı var, Friedrich von Hayek.


Para yaratma ve para ihracı hükümetlerin genellikle kendilerine sakladıkları en büyük monopoldür. Gerçi artık günümüz Türkiye’sinde böyle olmasa bile oradaki hükümet yerine devlet ibaresini koysak yanlış olmaz. Hayek’ in tezi şu, devletin yegane para yaratıcısı olma imtiyazını kaldırmak ile enflasyonu önleyebiliriz. Para yaratmak devlete bir sürü fayda sağlar. Bu yolla geçici bir iktisadi hareketlenme kazanılır ve fiyatların yükselmesi ile devletin borçları reel olarak gittikçe küçülür. Enflasyon Friedman’ ın dediği gibi parasal bir olgudur, bu olgudan kurtulabilmek için gereken yol özel teşebbüse rekabet edecek kendi paralarını ihraç etmelerine izin vermektir. İnsanlar da enflasyona en fazla dayanıklı en istikrarlı ve en güvenilir olan parayı seçecektir. Bankalar da bu işin içine girecek ve rekabet aşırı para ihracını önleyecektir. İnsanlar gazete ve dergilerden en ufak dalgalanmalardan haberdar olacaktır. Hükümetin parası ise güvenilir ve istikrarlı olduğu takdirde kullanılacaktır. Bu şekilde bazı paralar piyasada kalacak diğerleri elenecektir.


Peki Hayek neden böyle şeyleri düşünmüştür? Çünkü Hayek Avusturya’ da yaşarken çok yüksek seviyelerdeki enflasyonu, 1970 stagflasyonunu görmüş bir iktisatçıydı. Avusturya Ekolüne bağlıdır ve bu ekole göre para yanlıdır yani para reel kesimi etkilemektedir. Nasıl mı? Parasal artış olduğu zaman para herkesin cebine eşit miktarda girmeyecek, malların talebine eşit miktarda yansımayacaktır. Nisbi fiyatlar değişecektir ve piyasada kriz meydana gelecektir. Merkez Bankasının faiz oranlarını düşürdüğünü varsayalım. Bu durumda kişilerin kafalarında belirledikleri doğal faiz oranı ile piyasa faiz oranı farklılaşır. Yatırım talebi artar, yatırım mallarının fiyatı yükselir, üretim imkanları artar. Ancak dışarıdan yapılan müdahaleyle sağlanan bu suni genişlemeyi bir kriz izler. Hayek’ e göre doğal faiz oranı ile piyasa faiz oranı arasındaki farklılaşma ancak devletin para tekeline sahip olduğu zaman söz konusudur. Bu yüzden Hayek merkez bankacılığının kaldırılmasını savunur, haklı mı? Haksız değil.

Read More!

ARZ / TALEP

Düğünlerde gelin ve damatların üzerine para atmak isteyenlerin ilgi gösterdiği ‘1 dolar’’lık banknotların bulunması zorlaşınca, düğün salonu sahipleri ve müzisyenler tarafından adeta kara borsadan satılmaya başlandı.

Döviz büfelerinde 1.62 lira seviyesinde olan 1 dolarlık banknotların düğünlerde satış fiyatı 2-2.5 liraya kadar çıkıyor.



Read More!