Winifred Jiau, Insider Trading Yüzünden Hapse Girdi

“Winifred Jiau kendisine açılan insider trading davasından mahkum edildi. 43 yaşındaki Jiau, hedge fonlara içeride öğrendiği bilgileri parayla sattığı ile suçlanmıştı. “Bu bir küstahça insider trading entrikasıdır, ve olayın merkezindeki isim ise Winifred Jiau’ dur” dedi Avi Weitzman.”


Bir kısmını çevirdiğimiz yazının devamını merak ediyorsanız Winifred Jiau Convicted in Insider Trading Case başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Read More!

Apple’ ın Değer Kaybından Etkilenen Hedge Fonlar

Apple an itibariyle 315,56 $ civarında işlem görüyor. Ve bu 2011’ in en düşük fiyatıdır. İlk çeyrekte %8 değer kazanan Apple hisseleri 2. çeyrekte %9,46 değer kaybetti. 2010 yılında ise hisse %2.2 değer kaybetmişti. Apple’ ın bu kötü performansı bazı hedge fonları da etkiledi.


Bu hedge fonları merak ediyorsanız 10 Hedge Funds Hurt By the Decline in Apple $AAPL başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. Yazının bir kısmını aşağıya aktarıyorum:


1. Rob Citrone – Discovery Capital Management: Kayıp: $60 Million , 31 Mart Tarihinden beri.

2. Stephen Mandel – Lone Pine Capital: Kayıp: $51 Million , 31 Mart Tarihinden beri.

3. Phill Gross and Robert Atchinson – Adage Capital: Kayıp: $48 Million, Mart ayının sonundan beri.

4. Chase Coleman – Tiger Global: LinkedIn milionaire Kayıp: $47 Million, Mart ayının sonundan beri

5. Philippe Laffont – Coatue Management: Kayıp: $45 Million , 31 Mart Tarihinden beri.

Read More!

Konutta Yüzde 10 Zam, ABD' nin Notu Tehlikede, Borsada Operasyon

Konutta yüzde 10 zam konuşuluyor (Dünya)

Konut sektörü seçimlerin ardından yeni bir döneme girdi. Sektörde bazı şirketler, "Maliyet artışlarını artık fiyatlara yansıtacağız" diyerek yüzde 10 ila 20 zam planlarken, bazı şirketler ise zammı eylüle bıraktı. Seçim sonrası konut sektöründe zam beklentisi yaşanıyor. Özellikle inşaat malzemelerindeki fiyat artışının proje maliyetlerine yansıması beklenirken, sektörde konuşulan zam oranları ise yüzde 10 ile 20 arasında Bazı şirketler hemen seçim sonrasında zammı gündemine alırken, bazı şirketler ise yaz tatilinin sona ermesini bekliyor. Zammı gündemine alan şirketlerden biri de Bulut İnşaat. Şirket Esenyurt'ta inşa ettiği Evviva Gümüş City'e yüzde 10 zam yapmayı planlıyor. Bulut İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Temel Bulut, "İndirimli kampanyamız 13 Haziran 2011'e kadar devam edecek. Sonrasında yüzde 10'luk bir iyileştirme söz konusu. Çünkü demir ve beton zammı gibi bazı inşaat mamullerinin zamlanmasını bugüne kadar yansıtmadık" dedi.Sektörde seçim sonrasına bırakılan bazı zamların olduğunu bildiklerini dile getiren Bulut, "Elektrik, akaryakıt, ruhsat harçları gibi zamların oluşması mecburen sektöre yansıtılmak zorunda kalınacaktır" yorumunu yaptı. Zam planlayan firmalardan biri de Esin Yapı. Esin Yapı, Zincirlikuyu'daki Istanbloom projesine yüzde 10'luk bir artış planlıyor.


ABD`nin notu tehlikede (E-kolay)

Fitch, 15 Ağustos'ta yapılması gereken kupon ödemesini yerine getirilmemesi halinde, bu ülkenin kredi notunu 'sınırlı temerrüt'e çevirecek. Fitch Ratings, ABD'de federal hükümetin borçlanma tavanının artırılmaması ve 15 Ağustos'ta yapılması gereken kupon ödemesini yerine getirilmemesi halinde, bu ülkenin kredi notunu 'sınırlı temerrüt' olarak niteleyeceğini bildirdi.Fitch Ratings analisti Andrew Colquhan yaptığı açıklamada, borçlanma tavanının zamanında artırılmasını oldukça muhtemel gördüğünü ve ABD'nin bir temerrüten kaçınacağına inandığını ifade ederken, Bununla birlikte, eğer 2 Ağustos'a borçlanma tavanı artırılmadan gelinirse, ABD'nin kredi notu negatif izlemeye alınır diye konuştu. ABD Hazinesi'nin 15 Ağustos'ta 4 trilyon Dolar borca ilişkin olarak 25 milyar Dolar kupon ödemesi yapması gerektiğini de hatırlatan Colquhan, Eğer borçlanma tavanı artırılmaz ve bu ödeme yerine getirilemezse, ABD'nin kredi notu 'sınırlı temerrüt' seviyesine indirilir. Böyle bir nottan sonra, ABD'nin kredi notunun tekrar AAA seviyesine yükselmesi muhtemel değil dedi.


İstanbul'da borsa operasyonu (Radikal)

İstanbul'da düzenlenen operasyonda, borsada manipülasyon yaptığı iddia edilen aralarında A Milli Takım antrenörü Engin İpek'in de bulunduğu 29 kişi gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda(İMKB) manipülasyon yapıldığı iddiasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 30 kişiyi gözaltını alındı.Soruşturmada eski milli kaleci Engin İpekoğlu da gözaltına alındı.Sabah saatlerinde Sarıyer, Beşiktaş ve Başakşehir'de düzenlenen operasyonla gözaltına alınan şüpheliler arasında iş adamı, broker ve aracı kurum çalışanlarının da bulunduğu öğrenildi. Gözaltına alınan şüpheliler sorgulanmak üzere emniyete getirildi. Soruşturma kapsamında gözaltı sayısının artacağı ifade edildi. Borsada manipülasyon soruşturmasında aralarında eski milli kaleci Engin İpekoğlu'nun da bulunduğu 30 cıvarında şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin bir bölümü sağlık kontrolünden geçirildikten sonra emniyete getirildi.

Read More!

Tedbir Alınmazsa Türkiye Kronik Et İthalatçısı Olur, 3 Yılda 20 Milyar Bekleniyor

Tedbir alınmazsa Türkiye kronik et ithalatçısı olur (Dünya)

Ankara Sohbetleri'nin bu haftaki konuğu Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin. Özellikle haftasonları düzenlediği basın toplantılarıyla tarım kesiminin sorunlarını somut örneklerle Türkiye'nin gündemine taşıyan Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, et fiyatlarındaki sorunun yeniden yaşanabileceği uyarısında bulundu. Sanayicilerin anlaşmayla 70 kuruşun üzerinde belirlenen sütü 45 kuruşa aldığını ifade eden Yetkin, "Et ithalatı yapılan dönemde de benzer şeyler olmuş ve süt hayvanlarının kesime gönderilmesiyle ithalat ihtiyacı ortaya çıkmıştı" dedi. Yetkin yine aynı yine aynı noktaya gelindiğini belirterek "Korkum şu... 2008 yılındaki gibi süt fiyatlarını tribünlerden izlemekle kalıp, tedbir alınmazsa ve damızlık hayvanlar kesime gidilirse bu iş biter. Onun için, acilen süt endüstrisi kurumu gibi bir müdahale kurumunun derhal kurulması gerekir" uyarısında bulundu.



3 yılda 20 milyar bekleniyor (Habertürk)

Yetkililerin tahminlerine göre, Kurumun kasasına 3 yıl içinde en az 20 milyar TL girecek. SGK’nın, alacaklarını yeniden yapılandıran düzenlemeye, 2 milyon 88 bin 841 kişi toplam 34 milyar 525 milyon 923 bin liralık borcunu yeniden yapılandırmak için başvurdu. Kurumyetkilileri, 29.2 milyar TL’lik tahsilat tutarının yüzde 70-75’inin kasaya gireceğini belirterek, son yapılandırmanın SGK tarihinde 1970’li yıllardan bu yana yapılan en başarılı yeniden yapılandırma olacağını vurguladı. Seçimlerin yeni yapıldığını ve önümüzde 4 yıllık bir hükümet olduğuna işaret eden yetkililer, hükümetin yeni bir yapılandırma çıkarmasının beklenmediğini belirterek, “En azından dört yıl boyunca bir af çıkmayacak” yorumunu yaptılar.



Önlem öncesi kredi yağmuru (Radikal)

Haziran ayının ilk haftasında tüketici kredisindeki artış hızı 4.5 kat arttı. Kullandırılan kredi 400 milyon TL'den 1.6 milyar TL'ye çıktı. Ekonominin soğutulması ve cari açığın frenlenmesi için yeni kurulacak hükümetin, kredi arzının kısıtlanması için bankalar üzerinden tedbir alacağı beklentisi, gerek tüketiciyi gerekse bankaları harekete geçirdi. Bankalar, tedbirler alınmadan önce kredi arzını arttırırken, tüketiciler de olası faiz arttırımları öncesinde adeta bankalara hücum etti. Bankaların tüketici kredilerinin artış hızı 27 Mayıs-3 Haziran tarihleri arasında yüzde 1,13’e çıktı. Bu oran 13-20 Mayıs tarihlerindeki artış hızı olan yüzde 0,27’nin yaklaşık 4.5 kat üzerinde bulunuyor. Bankaların tüketici kredileri 20-27 Mayıs arasında da yüzde 1,06 büyüdü. Bankalar 13-20 Mayıs arasında 400 milyon TL tüketici kredisi verirken bu rakam 20-27 Mayıs arasında 1 milyar 567 milyon liraya, 27 Mayıs-3 Haziran arasında ise 1.7 milyar liraya çıktı.

Read More!

Cari Açık Nedir ?

Cari açık; bir ulusal ekonomide üretimle harcamalar arasındaki olumsuz farka cari açık denir. Üretimle harcamalar arasında oluşacak olumlu farka ise cari fazla adı verilir. Ülke ekonomisinde oluşacak cari açığın karşılanma yöntemi ise dış borçtur.Burada ürettiğinden fazlasını harcamayı irdelemek faydalı olacaktır. Harcama yapmak iki şekilde olur; Birincisi, tüketim ve ikicisi ise yatırımdır. Yatırım için yapılan harcamalar her zaman tüketim için yapılan harcamalara tercih edilmelidir. Yatırım gelecekte kazanç sağlayacak ve mevcut dönemde varlık oluşturan bir harcama türüdür. Yatırım olumlu bir harcamadır. Sebebi ise geri dönüşümü olan ve bir varlık sahibi olunan bir harcamadır. Bu yolla edinilen varlık, kar ederek ekonomik artı sağlayan kendini zaman içinde kazancı ile amorti edecek ekonomik bir birim haline gelecektir. Tüketim ise geri dönüşü olmayan ve önemli özellik olarak tükenen bir miktarı ifade eder. Eğer cari açığa yol açan harcama kalemlerinizde yatırım harcamaları ağırlıkta ise bu olumlu sonuçlanabilecek, yatırım sonucu oluşmuş bir cari açık olabilir. Ancak, harcama kalemlerinizin çoğunluğu yatırım değilde tüketim kalmelerinden oluşuyor ise bu durum sizin dış borcunuzun artmasına neden olabilecek ve geri dönüşü olmayan tükenmiş bir harcama olarak karşınıza çıkacaktır. Tüketim kalemleri dolayısıyla oluşacak ve uzun vade de devam edecek bir çari açık sonunda ekonomik krizlere sebep olacaktır. Hiçbir ekonomi uzun süreli ve tüketim kaynaklı cari açığı kaldıramaz. Yunanistan örneğinde olduğu gibi.

Oysa bir ulusal ekonomide harcama miktarıyla üretim miktarının dengede oluşması ekonomistler arasındaki görüş birliğine göre tercih edilen bir ekonomik sonuç olmalıdır. Cari dengeden söz edebilmek için; ülkeye giren ve ülkeden çıkan dövizin miktarının eşit seviyelerde olması, ülkenin yurtdışında sağladığı hizmetlerden elde ettiği gelirler ile yurt içinde hizmetlerden dolayı ödediği hizmet giderlerinin eşit miktarda olması, bir ülkenin yurt dışında diğer ülkelerde yaptığı sermaye yatırımlar karşılığı elde ettiği karlar ile o ülkede yapılan yabancı yatırımlarında elde edilen kar rakamlarının eşit seviyede olması ve son olarak da yurt dışındaki işçilerinin sağladığı döviz girdileri ile o ülkede çalışan yabancıların yarattığı döviz çıkışlarının seviyelerinin eşit olması gerekir. Yani;

Cari Denge = Mal Piyasası dengesi = Hizmet Piyasası Dengesi = Yatırım Dengesi = Cari Transfer Dengesi.

Bu kalemlerin dengesizliği cari açığı veya cari fazlayı oluşturur. Eğer dengesizlik sonucunda, ülkeden döviz çıkışı girişinden fazla ise CARİ AÇIK, Ülkeye döviz girişi fazla ise CARİ FAZLA oluşur.

Ülkemizde Cari Açıkta durum nedir ?

Türk ekonomisinin 2011 yılı ilk dört aylık döneminde cari açığı 29.6 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu ülkemiz ekonomisinin zayıf yönünü oluşturuyor. Türk ekonomisi denince akla gelen ilk olumsuz ekonomik veri cari açık rakamının beklenenden yüksek olarak gerçekleşmesidir diyebiliriz. Ülkemizde cari açığın kaynağı özel sektördür. Türk ekonomisinde özel sektör ürettiğinden fazlasını harcayarak ülke ekonomisi bazında cari açığın oluşmasına sebep olmuştur. Fakat bu harcama yatırım açığından oluşan borçlanma harcamalarıdır. Yani cari açığa sebep olan özel sektör yatırım yapmak amacıyla borç kullanmıştır. Dolayısıyla Türk ekonomisinin cari açığı; yatırım harcamaları sonucu ve geri dönüşü olan ve bir varlığı ifade eden borçlanma gereği oluşmuştur. 2011 yılının ilk dört ayında oluşan cari açık sonucunu özel sektör açısından incelemek daha yerinde olacaktır.

Özel sektörde borçlanarak büyüme deyimi son zamanların moda deyimidir. Küresel ekonomide artık ticari veya ekonomik büyümenin en önemli gerçeklerinden biri borçlanarak yatırımlara yön verilmesidir. Sebebi ise; sektörlerin aşırı ve hızlı büyümesidir. Bu büyüme trendine ayak uydurma gereği ise küresel ekonomik rekabetin gereğidir, borçlanarak büyüme......

Ülkemizde de özel sektör borçlanarak büyüme gerçeğine uyum sağlamış gözükmektedir. Yazımda da belirttiğim gibi ülkemizde yaşanan cari açığın sebebi özel sektörün yatırımlardan kaynaklı borçlanma ihtiyacının sonucudur.

Borçlanarak büyüme gerçeğinde dikkat edilmesi gereken husus ise şudur; özel sektörde firmalar borçlanacakları miktarı ve ödeme vadesini yatırımın verimliliğini etilemeyecek şekilde hesaplamaları gerekmektedir. Yatırımın yapılacağı sektör seçildikten sonra yatırımın fizibilitesinin yapılarak doğru bir finansal yönetim şekli seçilmelidir. Burada önemli olan husus borcun ödeme vadelerinin yatırımın verimliliğini düşürmeyecek ve işletmeyi finansal ödeme güçlüğüne düşürmeyecek şekilde seçilmesidir. Kısa vade işletmeyi ödeme zorluğuna düşüreceği gibi, gereksiz seçilen uzun vadeli seçenek ise borçlanma maliyetini gereksiz arttıracağından yatırımın verimliliğini olumsuz yönde etkileyecektir. Burada borçlanmanın maliyeti ise ödenecek faizdir. Aslında sadece özel sektör için değil, kamu sektörü içinde olay bundan farksızdır. Son yıllarda finans biliminin tüm dünyada önem kazanmasının sebebide borçlanarak büyüme gerçeğinin sonucu değilmidir ?

Cari açığın sonucu ve yapılması gerekenler nelerdir ?

Cari açıkla mücadele etmenin en etkili yolu sanılan tasarrufu arttırma ilk akla gelen çözüm olarak görülebilir. Çünkü tasarruf harcamaları azaltır ve cari açığın olumsuz ayağını oluşturan harcamaları kısar. Böylelikle üretim artışı oluşacaktır. Ekonomi yönetenler tasarrufu teşvik için genelde faizlerin arttırılması yoluna giderler. Ancak ülkemizde faizleri arttırmanın sadece tasarrufları arttırma etkisi olmamakta, aynı zamanda Türkiye ekonomisine dışarıdan sıcak para girişinide tetiklemektedir. Bu da beklenen tasarruf etkisinden çok ülke ekonomisine sıcak para girişine sebep olmakta ve beklenen olumlu etki bir türlü sağlanamamaktadır. Dolayısıyla son zaman ekonomilerinde cari açığı düşürmek için yapılacak olan tasarruf, sıcak para girişini arttırması yüzünden istenilen sonucu vermemektedir.

Cari açığı düşürmek için düşünülebilecek diğer bir ekonomik yöntem ise; İhracatı arttıracak üretim düzenlemelerini ve ekonomik teşviklerini yaratmaktan geçer. Bunun işe yaraması için ise ülkemizde yapılması gerekenlerden biri de Türk Lirasının değerini düşürerek ithalat yerine ihracat uygulamasını teşvik etmek. Ülke parasının değerli hale gelmesi Türk ekonomisi türü örneklerde ithalatı arttırarak ihracatın düşmesine sebep olacak sonuçlar doğurur. Dolayısıyla Türk Lirasının değerinin düşürülmesi ithalatı kısıp, ihracatı arttıracağı için cari açığı düşürmenin bir yöntemi olarak karşımıza çıkacaktır. Sonuçta ihracat ithalat farkı ihracat lehinde gelişeceğinden cari açığın kapanmasına olumlu bir etki yaratacaktır. Türk lirası mevcut durumda, tüketici fiyatları temel alındığında % 17 aşırı değerli durumdadır. Dolayısıyla, Türk parasının parite fiyatının, örneğin dolar karşısında bir lira 60 kuruşun altına düşmemesi sağnammalıdır.

Barclays Capital’tan Christian Keller’in "Cari işlem açıkları, sorun oluncaya değin sorun değildir. Küresel likidite bol olduğu sürece finanse edilebilirler? Ancak likidite daralırsa risk ortaya çıkar. Türkiye birden bire riske epeyce açık hale gelebilir" sözleri cari açığın çok dikkatli yönetilmesi gereken bir ekonomik veri olduğunu açıkca belirtmektedir. Türkiye ekonomisi halen küresel sıcak para döngüsünden olumlu yönde faydalanan ekonomiler arasındadır. Ancak sıcak para girişi ekonomide devamlı bir sigorta değildir. Ülke ekonomisinde olumsuz verilerin sonuçlarını geciktiren ağrı kesici ilaç gibidirler. Sıcak para girişi ekonomik hastalığın o ekonomide etkilerini geciktirdiği için asıl sorunun ötelenmesine ve aslında sorunun o ülke ekonomisinin zaman içinde bir parçası olmasına neden olur. Dolayısıyla kalıcı çözümler ertelenir ve ülke ekonomisinde finansal krizlere yol açar. İspanya, Portekiz ve Yunanistan bu durumu küresel ekonomik krizde yaşadılar. Sıcak para rüyasından uyandırlar ve asıl ekonomik kabus ile karşı karşıya kaldılar.

Aman dikkat; Türkiye aynı hataya düşmek üzere.....

Uzm İşl Ozan CAMCI. Read More!

Price Deflator Nedir? Enflasyon Nasil Hesaplanir?

Bir okuyucumuz enflasyon nasil hesaplanir konusu uzerine calisiyor anlasilan. Bize price deflator nedir diye sormus. Konulara hakim olan bir arkadas detaylica bize hem bu konulari hem de Paasche ve Laspeyres endeksleri hakkinda da bilgi verebilirse cok iyi olur. Bu arada bu konulardan anlayan insan sayisi oldukca azdir, bilmeyenler de TUIK rakamlarla oynuyor seklinde sikayette bulunurlar.

Okuyucumuzun sorulari ise sunlar:

Merhabalar hocam. Ekonomiye merak duyuyorum, sitenizi de bu vesileyle keşfettim, ancak aradığım çoğu şeyi bulamadım. Sizin bildiğiniz herhangi bir ekonomi forumu var mıdır acaba, istifade edebileceğimiz?
Ayrıca, bu vereceğim 3 terim tam olarak ne için kullanılır, bir fikriniz var mı?
- price deflator
- constant price series
- current price series
Şimdiden teşekkürler, iyi çalışmalar..

Ilgili yazilar:
Enflasyon nedir? Read More!

2001 Arjantin Krizi

Ekranda beliren çocuğa “IMF nedir?” diye soruluyor. Anne babaların çok iyi tanıdığı IMF hakkında çocuktan ilgisiz yanıtlar geliyor: “IMF bir at cinsidir, yok yok, bir uydudur, yoksa ülke mi?”. Sonra da bir ses izleyicilere şöyle sesleniyor: “Biz çocuklarınızın ve onların çocuklarının IMF’nin ne olduğunu öğrenmek zorunda kalmamaları için çalışıyoruz”. Jude Webber ve Richard Lapper‘ın yazdığı, 25 Ekim 2007′de Financial Times‘ta yayınlanan “It Won’t Be Easy… No Tears for the IMF as Fesity Argentina Await Its Next Evita” adlı makalede, Arjantin’de cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi yayınlanan, biraz da popülizm kokan bu reklamda Arjantin-IMF ilişkisi böyle anlatılıyor.

Arjantin’de yaşanmış krizi irdelemeye geçmeden önce, bu krizin zaman içerisinde dinamiklerini oluşturmuş ekonomik akımların süreç içerisindeki gelişiminden -bahsetmekte yarar. 1991 yılında Arjanti radikal bir karar para birimi olan Peso’yu Amerikan dolarına sabitlemiş, yani “peg” etmiş ve bu sayede enflasyonu düşürerek ekonomik istikrarı sağlamıştı. 1994 yılında Meksika’da yaşanan kriz, yabancı sermayenin ani çıkışına sebep olmuş ve ekonomiden boşalan sıcak para yüzünden yaşanan likitide sıkışıklığı ülkedeki 85 bankanın 48′inin kapanmasına neden olmuştu. Daha sonra bankacılık sistemi yeniden yapılandırılmış, “1 Dolar =1 Peso” tabanlı para politikası bozulmadan şok atlatılabilmişti. (Bu sistem iktisat literatüründe “Para Kurulu” olarak tanımlanmaktadır).

Uygulanan sistem Peso’nun değer kaybetmesini engelleyerek enflasyonu dizginlerken, çıpa görevini üstlenerek de ekonomide öngörülebilirlik sağlıyordu ancak bir yandan da getirdiği kurallar sebebiyle Merkez Bankası’nın likitide sağlama konusunda elini kolunu bağlıyordu. Yaşanan her spekülatif sermaye çıkışı bankacılık sistemine zarar veriyor ve banka bilançolarını tahrip ediyordu. Hem özel sektörün, hem de kamunun yükümlülüklerindeki döviz oranları iyice yükselmişti. 1997′de Asya’da yaşanan kriz de küresele oyuncuların gelişmekte olan ülkelere yönelik risk algılamasını daha da artırdı. Arjantin ekonomisinin büyümesini fonlayacak olan yabancı sermaye akışlarında yavaşlama başladı. Bu sermaye akışını sağlayacak ve borç geri ödemelerine destek verecek özelleştirmelerin yapılması gerekiyor ancak ülkede özelleştirilecek varlık da kalmamıştı. Bunlar yetmezmiş gibi ekonomik büyümedeki yavaşlama da kamunun vergi gelirini azaltıyordu.

Kendi iç dinamikleriyle büyüme sağlamış Arjantin için devalüasyon da çare olamazdı yani zaten ihracat büyümeye katkı sağlamıyordu. 1999 yılında krize giren Brezilya’da para birimi Real, Amerikan Dolarına karşı hızla değer kaybedince olanlar oldu. Tarım ülkesi olan Arjantin bütün tarımsal ihtiyacını Brezilya’nın arzından karşılamaya başladı. Yıllardır sorun edilen enflasyon, yerini büyümeme sorununa bırakmış, zira fiyatlar genel seviyesi de düşme eğilimindeydi.

Hükümetin elinden bir şey gelmiyordu. Gidişat resesyonu, artacak işsizliği, halkın sokaklara döküleceğini ve ülkenin borcunu geri ödemesine katkı sağlayacak katma değerin yaratılamayacağını gösteriyordu. Bunları gören IMF de Arjantin’e destek vermekten uzak durmuştu. 2001′in Aralık ayında moratoryum ilan edilen Arjantin’de günlük mevduat çekişleri 1 milyar dolara kadar ulaştı ve bankalar da borç ödemeyecek olanlar kervanına katıldı. Read More!

Konutun Yeni Miladı 2011, Vatandaşın Öncelikli Sorunu İşsizlik ve Terör

Konutun yeni miladı 2011 (Habertürk)

Konut sektörünün altın çağı olarak bilinen 2005 yılından sonra, durgunluklar ve krizlerle boğuşan piyasa, 2011'de yeni bir sıçrama yaşıyor. Banka kredisiyle alınan evlere yüzde 40 peşinat şartı öngörülmesi nedeniyle son dönemde telaş yaşansa da konut sektörü için 2011'in ilk yarısı beklenenin çok üzerinde bir performans dönemi oldu.2005 yılını her zaman için milat kabul eden ve 'gayrimenkulün altın çağı' diyen sektör temsilcileri, o zamana göre şartlar ve piyasa koşullarının değişkenlik göstermesine rağmen 2011'in ilk 6 ayında da benzer bir başarı yakalandığı görüşünde. 2006'da başlayan durgunluğun ardından, 2007'deki “mayıs dalgası” ve 2008'de gelen krizin ayak sesleri konut sektörünü olumsuz etkilemişti. Türkiye’de etkisi daha az olsa da global çapta derinleşen küresel ekonomik kriz 2009'u adeta silip süpürdü.2010'da yaralarını sarmaya başlayan markalı konut üreticileri, yeniden canlanan talebin hakkını 2011'i görür görmez vermeye başladı. Markalı konutlar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerin sınırlarını aştı; Hatay'dan Gaziantep'e, Konya'dan Samsun'a kadar yayıldı.


Vatandaşın öncelikli sorunu 'işsizlik' ve 'terör' (Dünya)

Türkiye Kamu-Sen'in yaptığı ankete göre, vatandaşların öncelikli sorunu işsizlik olurken, bunu ikinci sırada terör izledi. Konfederasyondan yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi, Türkiye genelinde 1385 kişiye anket yaparak "Türkiye'nin öncelikli sorununu" sordu.. Ankete katılanların 517'si Türkiye'nin en önemli sorununu "işsizlik" olarak görürken, bunu 470 kişiyle "terör" izledi. Buna göre, "işsizliği" sorun olarak görenlerin oranı yüzde 37,3, "terörü" sorun olarak görenlerin oranı ise yüzde 34 olarak hesaplandı. Türkiye’nin en önemli üçüncü sorunu yüzde 9,6'lık oranla "siyasi çekişmeler ve kavgalar" olurken, vatandaşların 9,2'si "ücretler", 7,4'ü "ekonomik sorunlar" ve 2,5'i ise "kamu hizmetlerinde yaşanan aksaklık ve yetersizliklerden" şikayetçi. Açıklamada, "siyasi çekişmeler, kavgalar ve gerginlikler" sorununun ücret seviyeleri, ekonomik sorunlar ve kamu hizmet sunumundaki adaletsizlik ve aksaklıkların önünde yer almasının vatandaşların Türkiye'de son dönemde yaşanan gergin ortamdan rahatsız olduğunu gösterdiği belirtildi.


Yeni Yunan bakan halka sabır ve metanet diledi (Milliyet)

İflasın eşiğindeki Yunanistan’ın, yeni Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, henüz meclisten güvenoyu almasa da halkın güvenoyunu almak için çalışmalara başladı

Venizelos, katıldığı bir televizyon programında, hükümetin meclisten geçirmek istediği yeni kemer sıkma paketinin Avrupa Birliği (AB) ülkeleri için büyük sembolik önem taşıdığını söyleyerek, “olduğu şekilde onaylanmasının 5. yardım dilimi ve yeni yardım paketi için bir ’güven pasaportu’ olarak görüldüğünü” ifade etti.Konunun fazla “abartılmaması” gerektiğini de dile getiren Venizelos, “5. dilimin serbest bırakılması içinplanın onaylanması ve borçların korunması ile uygulanabilirliği güvence altına alınması lazım. Yunan halkına sabır ve metanet diliyorum” diye konuştu. AB ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Yunanistan’ın borç krizini çözmek için çıkardığı 110 milyareuro’luk yardım paketinin 5. dilimi 12 milyar euro büyüklüğünde. Bu dilim temmuz başına kadar Yunanistan’a aktarılmazsa ülke borcunu çevirememe ve kamu çalışanlarının maaşını ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.
Venizelos, kabine değişikliğinin ekonomi politikasına etkisiyle ilgili sorulara yanıt verirken halkın ve piyasaların ne durumda bulunduğunun bilincinde olduğunun altını çizdi ve tüm dikkatinin gerçek ekonomide ve halkın bıkkınlığında olacağını söyledi.Venizelos, hükümetin mali krizle mücadelede “bazı yanlışlar yaptığını” da ifade ederek, muhalefete ve parlamento önünde protestolarını sürdürenlere yeniden diyalog çağrısı yaptı.

Read More!

AKP'nin Seçim Vaatleri

Mehmet Barlas, AKP'nin seçim vaatlerini anlatıyor:

- GSYH 2015'te 1 trilyon 765 milyar dolara, 2019'da 1 trilyon 486 milyar dolara, 2023'te 2 trilyon 64 milyar dolara ulaşacak.

AKP'nin milli hasılayı 2019 yılında sebepsiz yere düşürmek gibi mantıksız bir vaadi yok tabi ki. Doğrusu şöyle olacak:

Gayri safi yurt içi hasıla, 2015 yılında 1 trilyon 76 milyar dolara, 2019 yılında 1 trilyon 486 milyar dolara, 2023 yılında da inşallah 2 trilyon 64 milyar dolara ulaşması hedeflenmiştir.
16 Nisan 2011 tarihli seçim beyannamesi

Yani kimse Barlas'ın yazısını okuyup da boşuna umutlanmasın. GSYH'nin 2015'te 1 trilyon 765 milyar dolar değil 1 trilyon 76 milyar dolar olması vaat ediliyor. Arada 689 milyar dolarcık fark var.






It's The Economy, Stupid!
Mısır'a ABD Yardımı
George Friedman
Halkçı Parti
Amerikalılar Zenginler Daha Çok Vergi Ödesin Diyor Read More!

Doğalgaza Zam Sinyali, Ara Malına Kredi Freni

Doğalgaza zam sinyali! (Habertürk)

Eylülde doğalgaza yüzde 10 zam gelebilir. Petrol Platformu Derneği (PETFORM), Ankara’da Enerji Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci ile Müsteşar Yardımcısı Sefa Aytekin’le görüştü. Bakanlık yönetimi, doğalgaza eylül ya da ekim ayında en az yüzde 10 zam yapılabileceği mesajını verdi. Petrol Platformu Derneği (PETFORM), önceki gün Enerji Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci ile Müsteşar Yardımcısı Sefa Aytekin’i ziyaret etti. Enerji yönetimi, doğalgaza eylül ya da ekim ayında en az yüzde 10 zam yapılabileceği mesajını verdi. PETFORM Başkanı Metin Şen ve yönetim kurulu üyelerinin, Ankara’da enerji üst yönetimiyle yaptığı görüşmede, doğalgaz ve petrol sektörüne damga vuracak konular masaya yatırıldı. Özel sektör, maliyet bazlı tarife uygulamasının önemine işaret ederek, uygulamanın devam etmesini istedi. Enerji yönetimi, ağustos ayında enerji KİT’lerinin mali tablolarına ilişkin verilerin masaya yatırılacağını belirterek, bu çerçevede doğalgaza eylül ya da ekim ayında en az yüzde 10 zam (yüzde 20’ye kadar) yapılabileceği mesajını verdi.


Ara malına kredi freni (Radikal)

Cari açığa karşı alınacak önlemlerin arasına, ara malı ithalatını frenleyebilmek için kredi kullanımının zorlaştırılması da girdi. Ekonomi yönetiminin cari açık ve ekonomideki ısınmaya karşı alacağı önlemler tartışılıyor. Reuters’e konuşan bir ekonomi yetkilisi ise önlemlerin, ara malı ve mal ithalatına neden olacak kredi kullanımlarının yavaşlatılmasına yönelik olabileceğini söyledi. Türkiye’nin ara malı ithalatı nisanda yılın ilk dört ayında 42,7 artarak 55,1 milyar dolara yükseldi. Geçen yılın ilk dört ayında ara malı ithalatı 38,6 milyar dolardı. Yetkili, “Yerli ürün olan bazı mallarda, ciddi şekilde ithalat zorunluluğu var. Bu ayrımın ciddi şekilde yapılıp bunlara yönelik maliyet arttırıcı ya da kredi kullanımını zorlaştırıcı adımlar gerekli” diye konuştu. Otomotivdeki talebi kısmak için de kredilerinde KKDF artışı dışında da önlemler alınabileceğini belirten yetkili, vergi artışlarının ise son seçenek olacağını vurguladı. Yetkili bankaların sermaye yeterlilik rasyosunun hesaplanmasındaki değişiklikle bankaların daha çok kaynak tutmasının sağlanacağını kaydetti.


Nata Group, Nijerya'da 'mini şehir' kuracak (Dünya)

Nata Group Yönetim Kurulu Başkanı Tanık, "Türkiye'ye gelen Nijeryalı yetkililer projelerimizi çok beğendi, 5 bin konutluk mini şehir kurmamızı istediler" dedi. Ulusal ve uluslararası alanda üstlendiği altyapı-üstyapı projeleriyle dikkati çeken Nata Group, Nijerya'da 5 bin konutluk proje üstlendi. Nata Group Yönetim Kurulu Başkanı Namık Tanık, konut-alışveriş merkezi kompleksini Nijerya'da uygulayacaklarını belirterek, "Nijerya'da 5 bin konutluk bir arsada alışveriş merkezi ve hastane ile mini bir şehir yaratacağız. Bu projeyi tek başımıza yapacağız" dedi. Nata Group'un projeleri hakkında bilgi veren Tanık, şu anda İstanbul yolunda yeni bir alışveriş merkezi yaptıklarını belirterek, inşaat ruhsatlarının alınma aşamasında olduğunu, toplam inşaat alanının 233 bin metrekare olduğunu bildirdi. Aynı zamanda AVM'nin yanına 400 konut yapılacağını kaydeden Tanık, "Proje yaklaşık 300 milyon dolara mal olacak. Bu arada Amerikalı Ergonomics firmasıyla jeotermal enerjiyle ilgili görüşmelerimiz sürüyor. Onlarla jeotermal enerjiden, yeraltı kaynaklarından enerji, turizm ve sera yatırımı yapmak üzere anlaşma yapacağız"diye konuştu.

Read More!

Facebook Spam Filtresine Takilmisiz

Ekonomi Turk'e ait linkler facebook'ta goruntulenmiyor cunku "ekonomiturk" kelimesini spam listesine koymuslar. Facebook sayfanizdan Ekonomiturk sayfasina link vermeye calistiginizda "This message contains blocked content that has previously been flagged as abusive or spammy. Let us know if you think this is an error." seklinde bir uyari cikiyor.

Ekonomi Turk'u kotu siteler listesinden cikarmak icin "Let us know" linkine tiklayip "Ekonomiturk is not a spam site" seklinde bir cevabi yazip facebook'a gonderirseniz bir kac gun icerisinde muhtemelen bizi karalisteden cikarirlar.

Yoksa burada kendi yagimizla kavrulmaya devam ederiz. Read More!

Regeneron Hisselerini Önceden Hangi Hedge Fonlar Almıştı?

Bugün FDA’ nın yaptığı açıklama sonrasında regeneron hisseleri işleme kapatıldı. Hedge Fund Winners in FDA Panel’s Regeneron Decision $REGN başlıklı yazımızdan detayları öğrenebilirsiniz. Yazının bir kısmını aktarıyorum:


A new eye medicine from Regeneron Pharmaceuticals (REGN) and Bayer AG was a safe and effective way of treating vision loss from macular degeneration, a U.S. advisory panel unanimously said on Friday.

The advisers to the Food and Drug Administration also said the drug, to be marketed as Eylea, could be dosed once every two months, giving it an edge over the typical monthly dosing of its chief competitor, Lucentis, from Roche Holding .

Read More!

Research In Motion ve Hedge Fonlar

Research In Motion (RIMM) hisseleri, beklenilenden daha düşük gelir ve kar rakamlarını açıklayınca %22 değer kaybetti. Açıklama ise; ikinci çeyrek gelirlerinin analistlerin tahmin ettiğinden %20 daha düşük olmasıydı. Kar rakamları ise fikir birliğinde bulunulan aralıktan %25- %45 daha düşük çıktı.


Peki tüm bu bilgiler ışığında %22 değer kaybeden hisse senedinden hangi hedge fonlar etkilendi? Bu sorunun cevabını Hedge Funds Hammered in Research In Motion $RIMM başlıklı yazımızda bulabilirsiniz.
Read More!

Value Investing ve Pasif Yatırım, Hangisini Yapmalı?

“ Üniversitede iken benim açımdan en büyük zaman israfı etkin piyasaları öğrenmekti. Aslında alakası yokmuş, paramı geri istiyorum. Piyasalar finans derslerinde öğretildiği gibi etkin değildir, etkinliğin yanına bile yaklaşamaz. Profesörler “ Eğer bir etkinsizlik var ise fırsatçı yatırımcılar görece düşük fiyata değerlenmiş menkul kıymetleri alacak ve aşırı değerlenmiş kağıtları satacaktır ve piyasa etkin hale gelecektir” der. Kulağa hoş geliyor ama gerçek değil.


Yatırım stratejileri arasında en tanınmışlarından ve uygulanmışlarından birisi “Value Investing- yani değer biçerek yatırım yapmak” tır. Akademik çalışmaların 25 sene önce keşfettiği, Warren Buffett’ ın on yıllar önce keşfettiği gerçek şudur: “value stock” lara yatırım yapmak pasif yatırıma göre ortalamada daha çok getiri elde edilmesini sağlar. İlk olarak…”


Bir kısmını çevirdiğimiz yazının devamını merak edenler Is Value Investing Still Better Than Passive Investing? başlıklı yazımızı okuyabilir.

Read More!

Özel Sektörün Uzun Vadeli Borcu Arttı, Soğutmaya Karşı Sanayici Gardını Aldı

Özel sektörün uzun vadeli borcu arttı (Dünya)

Sektörün dışarıdan aldığı uzun vadeli kredi borcu 126 milyar doları geçti. Özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu, nisan ayı sonunda yılın ilk çeyreğine kıyasla yüzde 2,9 artarak, 126 milyar 112,4 milyon dolar oldu.Mart sonu itibarıyla özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu 122 milyar 481,9 milyon dolar üzerindeydi.Merkez Bankasının "Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu" istatistiklerine göre, uzun vadeli borcun 39,4 milyar doları finansal kuruluşlardan, 86,7 milyar doları ise finansal olmayan kuruluşlardan alınan borçlardan oluştu.Özel sektörün uzun vadeli kredi borcunun 10,4 milyar doları resmi alacaklılara, 112,7 milyar doları özel alacaklılara, 3 milyar doları da tahvil alacaklılarına ödenecek

.

Soğutmaya karşı sanayici gardını aldı (Radikal)

Merkez Bankası'yla süren ekonomide soğutma önlemlerine diğer kurumlar da katılacak. Sanayicinin de önlemlere karşı tedbirleri hazır. Seçimin ardından ekonomiyi soğutma önlemleri yeniden gündemde. Bugüne kadar Merkez Bankası’nın mevduattan aldığı zorunlu karşılık oranlarının artışıyla soğutulmaya çalışılan ekonomi için şimdi tüm kurumların devreye girmesi bekleniyor. Maliye vergi, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu tüketici kredilerini ve kredi kartı sınırlamaları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu da güvence kartını oynayarak Merkez’e yardım edecek. Ancak iç tüketimi baskılayarak cari açık ve ithalatın hız kesmesini sağlamaya çalışan önlemler sanayiciyi şaşırtmadı. Seçimlerin ardından ikinci yarıda önlemlerin alınmasını bekleyen sanayici de önlemini aldı ve küçülmek yerine verimlilik artışını hedefledi.


Kredi kartına sert tedbir, satışları yavaşlatır (Zaman)

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) cari açıkla mücadele kapsamında 24 aya varan kredi kartı taksitlerini 9 ve 12 ayla sınırlandırmasının yankıları sürerken Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Ömer Yüngül'den bir açıklama geldi.Yüngül, "Reçeteyi yavaş yavaş uygulamak lazım. Birdenbire bunu keserseniz işler düşecek. İşler düşünce insanlar işçi çıkartıyor.'' değerlendirmesinde bulundu. Vestel ve Turkcell işbirliğiyle üretilen cep telefonuyla kontrol edilebilen akıllı klima Vestel Smart Plus'ın tanıtıldığı basın toplantısında, BDDK'nın söz konusu kararına ilişkin, her şeyi etkileyeceği görüşünü belirten Yüngül, "İki tane büyük sorun var. Biri, 'cari açık' deniyor. Doğrudur, halledilir. Öbürü de 'işsizlik' deniyor. Şimdi birdenbire bunu keserseniz o zaman işler düşecek. Bunu tatlı tatlı yapmak lazım. Biz bunlara zaten ülke olarak da alışık olduğumuz için, 'Hemen düşürelim vadeleri' yanlış olur. Belki doğrudur netice olarak, ama uygulamasının zaman içinde olması lazım.'' dedi. Böyle bir uygulamanın hayata geçirilmesinin satışlara etkisi konusunda Yüngül, genel olarak insanların borçlu olduğunu, ev, araba gibi uzun vadeli taksitleri bulunduğunu ve böyle bir durumda mutlaka bir yerden kısıntıya gideceklerini kaydetti. 2011 hedeflerine ilişkin olarak ise şu anda fabrikalarının tam dolu çalıştığını, ileriye yönelik siparişlerin dolu olduğunu ifade eden Yüngül, "2011'de hedefimiz yüzde 17 büyümek.'' dedi.

Read More!

İMKB 100 ve Cari Açık

Son günlerde özellikle hisse senedi piyasasında yatırım yapanları ilgilendiren konu cari açık oldu.İmkb 100 endeksinde yaşanan son düşüşlerin başta yabancı yatırım kuruluşlar tarafından sebep olarak cari açık gösterilmekte haliyle yatırımcı da buna odaklanmış durumda.Aşağıda son 10 yılın (dolar bazında) cari açık ve İmkb 100 endeksi  arasındaki karşılaştırmalı grafiğini görmektesiniz.Cari açık 2010 yılının Ocak ayına göre 2011'in Ocak ayında neredeyse 2 katına çıkmış.Yıl sonunda 75 milyar dolar olması yönünde beklentiler var.Tabiki bu süreçte Merkez Bankası'nın ekonomiyi soğutma çalışmaları etkisini göstermeye başlayacak mı göreceğiz.

İmkb 100 endeksi biri Temmuz 07 diğeri Temmuz 10 olmak üzere 2 kez zirveleri test etmesine rağmen 2.zirve denemesindeki cari açık hem daha fazla hem de yükseliş ivmesi yüksek görünmektedir.Burada dikkat çekici nokta ise cari açığın 40 milyar civarına kadar yükseliş göstermesiyle endeksin yükselişi paralellik gösterirken bu yıl başından beri cari açıktaki artışla İmkb 100 endeksi paralellik göstermiyor bu da bize piyasa oyuncularının şu anki cari açık  seviyelerini tehlikeli  gördüğünü göstermektedir. Hükümette cari açığı azaltmak için ekonomiyi soğutma çalışmalarına girdi ve bu bağlamda banka karlarında da azalma görüldü.Endeksin zirve seviyelerinden bu yana gevşediği değer arasındaki farkın, bankaların geçen seneye göre kar oranlarındaki azalış kadar olması dikkat çekici.
Read More!

İMKB Almanya ile Ortak Endeks Kuracak, Konut Alacaklar Dikkat!

İMKB, Almanya ile ortak endeks kuracak (Radikal)

Hisse senedine dayalı repo piyasasının ekim ayında hazır olacağını belirten İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin Erkan, Yunanistan'ın ardından Almanya ile ortak endeks kurulacağını ve lisansın 1-1.5 ay içinde çıkacağını söyledi.Almanya’nın ardından Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya ve Mısır’la da çalışmaların sürdüğünü ifade eden Erkan, “Ancak Rusya’da borsa birleşmesi, Mısır’da siyasi gelişmeler nedeniyle iki ülkede aksamalar var. Emirlikler ile çalışmalar devam ediyor" dedi. İMKB , Atina Borsası ve Stoxx işbirliği ile oluşturulan Türk- Yunan Ortak Endeksi, yeni finansal ürünlere temel oluşturmak ve piyasa katılımcılarına, İMKB ve Atina borsalarında işlem gören hisse senetlerine daha düşük maliyetlerle yatırım yapma imkânı sağlamak amacıyla oluşturulmuştu.


Konut alacaklar dikkat! (Habertürk)

Konut kredilerindeki maliyet artışının faizlere yılın ikinci yarısında ciddi anlamda yansıtılması öngörülüyor Akbank Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge, yaptığı açıklamada, konut kredi pazarının 2010 yılını 57,5 milyar lira bakiye ile kapattığını, bu rakamın 2011 yılı birinci çeyrek dönem sonunda yüzde 8'lik büyüme ile 62 milyar liraya ulaştığını hatırlatarak, konut kredi pazarının 2010 yılının son çeyreğinde yüzde 11 büyüdüğü dikkate alındığında büyüme hızında bir miktar yavaşlamadan bahsedilebileceğini kaydetti.
Mevduat zorunlu karşılıklarının artırılmasının beklendiği üzere kredi faizlerinin yükselmesi ile sonuçlandığını belirten Tözge, bireysel kredi fiyatlamalarında sektör genelinde bir yükselmeden bahsedilebileceğini, paralelde konut kredileri yıllık faiz oranlarında da sene başına göre 60 baz puana yakın artışların söz konusu olduğunu ifade etti.Maliyet artışının tüketicilerin ödeme gücünü doğrudan etkilediğini, bunun da arzu ettikleri miktardan daha az kredi kullanabilmeleri anlamına geldiğini kaydeden Tözge, bu nedenle maliyet artışlarının konut kredisi kullanım iştahını da azaltacağına dikkati çekti.


12 bin işe 35 bin lise mezunu aranıyor (Star)

Şu anda Secretcv’de 35 bini aşkın lise mezununu istihdam etmek üzere 12 bine yakın ilan bulunuyor. Lise mezunu çalışan aranan şehirlerin başında İstanbul geliyor. İstanbul’u sırasıyla Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana ve Tekirdağ izliyor. Şirketlerin sırasıyla satış, mağaza, muhasebe, zincir mağazalar, hakla ilişkiler, hastane ve idari işler bölümlerinde istihdam edilmesi planlanan bu 35 bin kişinin ortalama iki ay içinde görevlerine başlaması bekleniyor. İşe alımları gerçekleşen adaylar müşteri temsilcisi, idari işler çalışanı, süpervizör ve satış temsilcisi gibi pozisyonlarda çalışmaya başlayacak. Ayrıca ilanlar sektörel açısından incelendiğinde, sırasıyla mağaza-cılık/perakendecilik, tekstil, sağlık, hizmet, inşaat, bilgi teknolojileri, turizm ve bankacılık sektörlerinde lise mezunlarına duyulan ihtiyacın devam ettiği de görülüyor. Secretcv.com’-da aynı zamanda 4 bine yakın meslek lisesi mezununu istihdam etmek üzere bin 300’ü aşkın ilan da bulunuyor.


MB döviz rezervi 93.8 milyar dolar oldu (Dünya)

Brüt döviz rezervleri 1 milyar 605 milyon dolar arttı. Merkez Bankası' nın brüt döviz rezervleri bir haftada 1 milyar 605 milyon dolar artarak 10 Haziran 2011 tarihi itibariyle 93 milyar 805 milyon dolara yükseldi. Brüt döviz rezervleri, 3 Haziran 2011 tarihinde 92 milyar 200 milyon dolar düzeyindeydi. Merkez Bankasının söz konusu tarihte 97 milyar 557 milyon dolar olan toplam rezervleri ise 99 milyar 162 milyon dolara çıktı. Söz konusu rezervin 5 milyar 357 milyon dolarını yine altın oluşturdu.

Read More!

John Paulson Haziran Ayında %13 Kaybetti

WSJ’ e göre Paulson’s Advantage Plus fonu yatırımcılarına 10 Haziran’ dan beri %13 kaybettirdi. 5 gün boyunca 13F raporlarına göre John Paulson’ un 84 hissesi ilave olarak %0.8 değer kaybetti, S&P bu 5 günlük sürede %0.4 değer kaybetmişti. Peki Paulson tüm bu parayı nasıl kaybetti? Bu sorunun cevabını John Paulson Lost 13% So Far in June: Here is How He Really Did it başlıklı yazımızda okuyabilirsiniz. Yazının bir kısmını aşağıya aktarıyorum:


There were 84 stocks in Paulson’s 13F filing with a total value of $34 Million. We don’t have data about Paulson’s international holdings or the stocks he is short. Nevertheless, the performance of these 84 stocks explain most of Paulson’s miseries. WSJ points out that Paulson has a loss of $500 Million from Sino-Forest bets. Paulson has other large losses too. He lost a total of $634 Million from his Bank of America (BAC), Citigroup (C), Capital One (COF), Suntrust (STI), Wells Fargo (WFC), and JP Morgan (JPM) bets. Even his gold investments turned sour. Paulson’s losses totaled $283 Million due to losses in gold mining stocks.

Read More!

Quantum Hisselerinde Insider Satışları

Benzinga’ daki bir okuyucu yorumundan şu ifadeler geçiyor: İnsiderlar, şirketleri hakkında diğer yatırımcıların bilmediği şeyleri bilirler. Şirketleri hakkında saydam görüşlere sahiptirler. Günlük işlemleri bilirler bu ise o şirkete yatırım yapacak kişilere biraz da olsa bir avantaj sağlar. O zaman yönetimdeki kişiler kendi şirketlerinin hisselerini satarken bu aslında şirkete olan güvenlerinin azaldığını mı gösterir?


İşte tüm bu soruları teknik analizinden temel analizini de işin içine katarak Quantum’ u inceleyerek cevaplayacağız, merak edenler Insider Sales at Quantum, $QTM başlıklı yazıyı okuyabilir.

Read More!

Who Holds Greek Debt

Who holds Greek debt sorusu su gunlerde herkesin aklinda olan sorulardan bir tanesi. Yunanistan'in iflas edecegi artik belli oldu. Adamlar vergilendirme isini beceremediler. Son bir seneyi heba ettiler. Demek ki Kemal Dervis olmadan borc krizinden cikis da olmuyormus. Bir IMF anlasmasi borc yuzunden krize dusmus bir ulkeyi kurtarmaya yetmiyormus. Ecevit'in cok yanlis adimi var ama Kemal Dervis'i cagirmasi bunlardan biri degil.

Insider Monkey blogunda da Who holds Greek debt sorusuna cevap aradik ve konuyu birazcik olsun acikliga kavusturduk. Yunanistan'in iflas etmesi durumunda fatura kimlere cikacak sorusunun cevabini merak ediyorsaniz Who holds the Greek debt baslikli yazimizi okuyunuz. Read More!

JC Penney (JCP)' ye Yatırım Yapan Hedge Fonlar

Geçen gün JC Penney (JCP) hisselerinin değeri 5.26 $' a yükseldi. Yani bir günde %17, 5 değer kazandı. Bunun nedeni ise Apple' ın perakende operasyonunun başındaki adamı almalarıdır.

İnsider monkey olarak ücretsiz insider trading verilerinin yanında hedge fonların holdinglerini de sizinle ücretsiz olarak paylaşıyoruz, hangi hedge fonların JC Penney hisselerine sahip olduğunu merak ediyorsanız Bill Ackman and These Hedge Fund Managers Made A Bundle Yesterday, $JCP başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. Yazının bir kısmını aktarıyorum:

Bill Ackman had 34.9 Million shares of JCP in his portfolio. He also had 4.1 Million call options on JCP at the end of March. The call options are probably deep in the money call options, so this means Bill Ackman profited around $200 Million yesterday from the jump in JCP’s stock price.

Read More!

Steve Cohen' in Alfası Var mı?

Steve Cohen, bir hedge fon efsanesidir. Sac Capital fonunun kurucusu olan Steve Cohen 1992 yılından beri yatırımcılarına sürekli olarak yüksek getiriler sağlıyor. Sıradan bir günde geçen 29 ay boyunca Steve Cohen’ in sadece 3 ay kaybettiğini iddia eden bir makaleyle karşılaştık. Okuyucular ise bu çarpıcı performansının illegal insider trading ile bağlantılı olup olmadığını merak ediyordu. Ama yazının en iyi yanı Sac Capital’ in aylık getirilerini okuyucularına sunmasıydı.

İşte, insider monkey olarak bu verileri kullanarak 2004-2007 ve 2008-2011 yılları arasında Steve Cohen’ in alfasını hesapladık. Steve Cohen’ in bu iki dönemdeki alfasını merak ediyorsanız Steve Cohen’s Alpha: A Mystery Is Solved başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.
Read More!

Bütçe 2.8 Milyar Lira Fazla Verdi, Bankalar 'Satışa' Geldi

Bütçe mayısta 2.8 milyar lira fazla verdi (Dünya)

Bütçe açığı, Ocak-Mayıs dönemde 233 milyon liraya geriledi. Şimşek, Ocak-Mayıs dönemlerinde 2006 yılı hariç en iyi bütçe rakamına ulaşıldığını söyledi. Merkezi Yönetim Bütçesi, Mayıs ayında da 2 milyar 835 milyon lira fazla verdi. Maliye Bakanlığı, Mayıs ayı ve Ocak-Mayıs dönemi bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Mayıs ayında bütçe giderleri 24 milyar 298 milyon lira, bütçe gelirleri de 27 milyar 133 milyon lira oldu. Bu şekilde Mayıs ayı 2 milyar 835 milyon lira bütçe fazlasıyla kapatıldı. Ocak-Mayıs döneminde ise bütçeden 119 milyar 618 milyon lira harcama yapıldı. Bu dönem bütçe gelirleri de 119 milyar 385 milyon lira olarak gerçekleşti. Böylece, 2010 yılının ilk 5 ayında 9 milyar 984 milyon lira olan bütçe açığı, bu yıl aynı dönemde 233 milyon liraya geriledi.


Bankalar 'satışa' geldi (Radikal)

Hükümetin ekonomiyi soğutmak ve cari açığı düşürmek için alacağı önlemlerin başta bankalar olmak üzere borsadaki şirketlerin kârlarını düşüreceği endişesi borsada düşüşü hızlandırdı. Yurtdışındaki yükselişlere rağmen, imkb dün günü yüzde 2,11' lik düşüle 62.185 puandan kapattı. Moody's' in Türk bankalarının görünümünü durağana yükseltmesine karşılık bankacılık endeksi yüzde 3,2 düştü. Şirketlerin piyasa değeri bir günde 5.3 milyar dolar azaldı. Dolar 1.58 TL’yi geçti. Dövizde sert hareketlerin gözlenmediğine dikkat çeken Garanti Bankası Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü Koordinatörü Ali İhsan Gelberi, “Cari açık konusunda hükümetin alacağı önlemler nedeniyle bir belirsizlik var. Alınacak önlemlerin zorunlu karşılıkların arttırılması yoluyla banka kârlarını düşüreceği beklentisi hâkim. Önlemler ya banka kârlarını azaltacak ya da ekonominin yavaşlamasına neden olup reel sektör şirketlerinin kârlarını düşürecek” dedi. Gelberi 23 Haziran’daki Para Kurulu toplantısından nasıl bir sonuç çıkacağının belirsiz olmasının tedirginlik yarattığını ifade etti.


"Yunanistan'dan beteriz" (Habertürk)

Bill Gross, güvenli liman olarak ABD yerine Alman tahvillerinin alınacağını söyledi. Fon şirketi Pimco’nun üst düzey yöneticisi Bill Gross, ABD’nin borçluluk konusunda Yunanistan’dan çok daha kötü durumda olduğunu söyledi. Gross, ABD’nin toplam borcunun 100 trilyon dolara yaklaştığını ileri sürdü. Euro Bölgesi’nin borçlu ülkelerine yönelik kötü haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Yunanistan’ın tahvillerinin Standard & Poor’s tarafından çöp seviyesine kadar indirilmesinin ardından İspanya, Portekiz ve İrlanda’nın borçlanma maliyetleri de yükselişe geçti. Yatırımcıların ülke iflası konusunda tüm dikkatlerinin Avrupa üzerinde yoğunlaştığı bir dönemde ABD’den önemli bir uyarı geldi. Dünyanın en büyük fon şirketi olan Pimco’nun kurucusu ve üst düzey yöneticisi Bill Gross yaptığı açıklamada ABD’nin borç sorununun kontrolden çıkmak üzere olduğunu belirterek ülkenin cari bakımdan durumunun Yunanistan’dan da kötü olduğunu söyledi. Gross, Demokrat ve Cumhuriyetçilerin yüksek kamu borcunun yanı sıra borçlanma üst sınırı konusunda da anlaşmaya varamamalarının ülkeyi çıkmaza götürdüğünü belirterek, “ABDMerkez Bankası’nın 600 milyar dolarlık ek tahvil alımı haziran sonunda bitiyor. Bu şartlar altında ABD tahvillerini kim alır? Bizim Pimco olarak almayacağımız kesin” dedi.

Read More!

Tehlike Sinyali; Cari açık

"Cari açığın artmasında, dış ticaret açığındaki büyüme etkili olurken, geçen yılın Ocak - Nisan döneminde 12 milyar 926 milyon dolar olan mal dengesi açığı, bu yılın Ocak – Nisan döneminde, % 119,03 artışla 28 milyar 313 milyon dolara ulaştı.

Verilere göre, Hizmetler Dengesi kalemi altındaki turizm gelirleri, bir önceki yılın aynı dönemine göre % 26 artarak 4 milyar 357 milyon dolara ulaşırken, turizm giderleri % 20 artışla 1 milyar 609 milyon dolara çıktı. Bu dönemdeki net turizm geliri, 2 milyar 116 milyon dolardan, 2 milyar 748 milyon dolara yükseldi."
Uzm İşl Ozan CAMCI.

Ozan az once bir kismini yukarida biraktigim cari acik konusundaki yaziyi yayinladi. Cumleler o kadar yuvarlak ve basmakalip geldi ki internetten bir kontrol edeyim dedim. Karsima Haberturk'te yayinlanan su yazi cikti. Yazidan ayni bolumu aktariyorum:

"Cari açığın artmasında, dış ticaret açığındaki büyüme etkili olurken, geçen yılın Ocak-Nisan döneminde 12 milyar 926 milyon dolar olan mal dengesi açığı, bu yıl aynı dönemde, yüzde 119,03 artışla 28 milyar 313 milyon dolara ulaştı.

Verilere göre, Hizmetler Dengesi kalemi altındaki turizm gelirleri, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarak 4 milyar 357 milyon dolara ulaşırken, turizm giderleri yüzde 20 artışla 1 milyar 609 milyon dolara çıktı. Bu dönemdeki net turizm geliri, 2 milyar 116 milyon dolardan, 2 milyar 748 milyon dolara yükseldi."

Daha Intihal Nedir yazimi gecen hafta yazmisken bugun bu tur bir surprizle karsilasmak hosuma gitmedi dogrusu. Artik Turk yazarlarla calismak istemememin diger bir nedeni de Turk yazarlarin profesyonel veya amator olsun, sagdan soldan calarak yazi yazmalaridir. Turkiye'de kimsenin umurunda degil bu ama Amerika'da hirsizliktan farki yok. Cogu kisi de yaptiklarinin yanlis oldugunu dahi bilmiyor. Universitelerde ogrencilere ne ogretiyorlar bilemiyorum dogrusu. Herkes odevlerini, projelerini internetten baskalarinin yaptiklarini kopyalayarak yapiyordur Allah bilir.

Bu yazi Ozan'a son uyarim olsun, normalde bunu herkesin ortasinda yapmam ama insanlarin ogrenmesi ve faydalanmasi icin gostere gostere yapiyorum. Yazi yazmanin kuralini herkes icin bir daha soyleyeyim. Eger o cumleleri siz yazmadiysaniz direkt alip kaynak gostermeden kullanmaniz da dogru degil.

Bu arada Ozan bize cari acigin neden bir tehlike sinyali oldugunu kendi cumleleriyle aciklayan bir yazi yazarsa guzel bir tartismanin baslangici olabilir. Neticede cari aciga karsi cikanlar genellikle cari acigin sermayenin kacmasi durumunda kriz yaratacagini, bunun da ekonominin yavaslamasina yol acacagini soylerler. Cozum olarak da ekonominin yavaslatilmasi gerektigini belirtirler. Ozan ne dusunuyor bilemiyorum tabii, Haberturk'un bu konuda ne soyledigini okuduk ama.
Read More!

Seçim Bitti Borsa Satışa Geçti, Falda İki Yıl Sonra Kriz Gördü

Seçim bitti, borsa satışa geçti (Dünya)

Moody's'ten gelen açıklama da satışların hızını kesmedi; endeks gün sonunda yüzde 2 değer kaybetti. İMKB, seçimle ilgili beklentilerin sona ermesiyle birlikte satışa yöneldi. Hızlı yükselişlerin yaşandığı yurtdışı piyasalardan negatif yönde ayrışan borsada bugün yüze 2.11 düşüş kaydedildi. Moody’s, Türk bankalarının görünümünü, negatiften durağana yükselttiğini açıklarken, bu açıklama da satışların hızını kesmedi. Gün içerisinde 61.840 seviyesine kadar inen Ulusal–100 Endeks, kapanışını 1337 puan ve yüzde 2.11 değer kayıpla 62.185 puandan gerçekleştirdi. Gün sonunda 2,7 milyar TL işlem hacmi kaydedildi. Tahvil-bono piyasasında da bugün satışlar ağırlıktaydı. 20 Şubat 2013 vadeli gösterge tahvilin bileşik getirisi yüzde 8,92 seviyesine kadar çıkarken, yarın valörlü işlemler yüzde 8.88'den geçti. Gösterge faiz dün yüzde 8,81'den kapanmıştı.


Yunanistan'a dünyanın en düşük notu (Radikal)

Standard & Poor's üç kademe düşürdüğü Yunanistan, dünyanın en düşük notuna sahip oldu. Ülkenin notu Ekvador ve Grenada'nın da altına indi. Bu seviye, S&P derecelendirdiği ülkeler arasında en düşük seviye ve yatırım yapılabilir seviye ile "junk" kategorisini ayıran eşiğin sekiz kademe altında. Yunanistan'ın notu Pakistan, Jamaika, Arjantin, Ekvador, Grenada gibi ülkelerin de altına gerilemiş oldu. Yunanistan'ın not görünümünü de negatif olarak açıklayarak 12 ile 18 ay içinde yeniden not indirimine gidilebileceğinin işaretini veren S&P, bu ülkenin borçlarının yeniden yapılandırılması girişimini, temerrüt olarak kabul edeceğini de duyurdu.


Falda, iki yıl sonra kriz gördü (Habertürk)

Roubini fala baktı 2013’te dünyayı yine kriz bekliyor. Son günlerde sıkça dile getirilen kriz söylemlerine bir katkı da ünlü kâhin Roubini'den geldi. Nouriel Roubini, ABD’nin mali durumu, Çin ekonomisinin yavaşlaması, AB’nin borç sorunu ve Japon ekonomisinin adeta durmasının 2013’te küresel krize dönüşebileceğini söyledi. Dünya ekonomisinde yaşanan yavaşlama yatırımcılar arasında tedirginlik yaratmaya devam ediyor. Rakamların gelecek hakkında fazla bilgi vermediği dönemlerde devreye giren ABD’li ekonomist Nouriel Roubini dün yaptığı açıklamalarla yine yatırımcıları korkuttu. 2008’de patlak veren krizi önceden tahmin ederek büyük bir üne kavuşan Roubini, dünya ekonomisinin 2013’te yeni bir krize girebileceğini söyledi.

Read More!

Roubini Endeksi Ne Durumda?

Bildiğiniz gibi insider monkey sitesi olarak Nouriel Roubini' nin google' da aranma sayısı ile S&P 500 endeksi arasındaki korelasyonu inceleyen Roubini Popülerlik Endeksini bulmuştuk. Buradaki amaç belliydi, yatırımcıların karamsar beklentileri arttığı zaman Roubini' yi daha çok araştırıyor, daha çok okuyor ve borsada daha çok satış yapıyorlardı. İyimser beklentilerin olduğu zaman ise Roubini' nin google trends' de aranma sayısı düşüşe geçiyor ve ardından borsa endeksi tekrardan yükselişe geçiyordu.

Her yıl bir kriz bekleyen Nouriel Roubini 2013 yılı için bir "perfect storm" bekliyormuş. Peki bu beklentiler ışığında Nouriel Roubini popülerlik endeksi ne durumda, merak edenler Roubini Needs a “Perfect Storm” To Stop the Decline in His Popularity başlıklı yazımızı okuyabilir.
Read More!

Turkiye'de Iscilik Ucretleri Cok Yuksek

Bu yazida Turkiye'de iscilik ucretlerinin neden cok yuksek oldugunu anlatacagim. Turk insani rahati cok seven bir millet. Sanirim bu genellikle sicak iklimlerde yasayan insanlarin bir ozelligi (istisnalar var tabii ki). Araplar, Hintliler, Afrikalilar, Guney Amerikalilar fazla calismadan rahat bir yasam surmenin hayaliyle yasarlar.

Insanlarin aldiklari ucretleri belirleyen en onemli iki unsur verimlilikleri ve icerisinde bulunduklari is gucu piyasasidir. Is gucu piyasalari genellikle regulasyona tabi oldugu icin bu piyasalara giris cikislar cok kolay gerceklesmez. Mesela isteyen adam istedigi ulkeye elini kolunu sallayarak gidip calisamaz. O yuzden de bazi piyasalarda ucretler olmasi gerekenin uzerinde bazi piyasalarda ise altindadir.

Ben 4 aydan uzun bir suredir Ekonomi Turk sitesinde ilan vererek ingilizce yazi yazacak birilerini ariyorum. Turkiye'de cok sayida ingilizce ile egitim veren okul var, eli yuzu tutulur birilerini bulacaginizi umut edersiniz. Odemeyi teklif ettigimiz ucretler de dusuk ucretler degildi yani. Yazi basina $40 ile bir muddet yazar aradim, sonra bu yazarlarin verimliliklerini arttiracak araclari onlara Insider Monkey sitesinde sunmaya basladigimiz icin bu ucreti $20'a dusurdum. Yazi basina $20'a ingilizce yazi yazacak birilerini bulmak dunyanin bir cok yerinde cok kolaydir. Yine de ben Turk olsun, Turkiye'ye biraz katkimiz olsun. Universitede okuyup da maddi durumu uygun olmayan yetenekli ogrencilerimiz faydalansin diye israr ettim ama 5-6 kisi haricinde aradigim seviyede ingilizce bilen ve finans yazilari yazabilecek adam bulamadim.

O yuzden artik Ekonomi Turk'te ingilizce yazar aramiyorum. Simdiye kadar bize basvuranlardan verimliliklerini arttirabilenlerle calismaya devam edecegim. Onun haricinde Amerika'dan cok daha ucuza calisabilecek kisiler bulmaya basladim. Maalesef Amerika'daki freelance iscilik ucretleri Turkiye'dekilerin altinda gorunuyor. Turkiye'de $20'a yazi yazdiracak adam bulmakta zorlanirken Amerika'da bu isi yazi basina $3.25'e yapacak birisini az once buldum. Hayir, yazim hatasi yapmadim. Amerikan ekonomisi o kadar kotu durumda ki, issizlik o kadar yuksek boyutta ki adamlar bir yaziyi $3.25'e yazmaya tamam diyorlar.

Tabii Amerikali yazarlar bizim Turklerin 1-2 saatte yazacagi yaziyi 30 dakikada yazacak kadar verimliler. Bu da daha dusuk ucretlere calismalarinda bir faktor. Ayrica adamlar gercekten issizler ve kendilerine is bulamazlarsa aclikla mucadele etmek zorundalar. Turkiye'de omru boyunca calismayan yuzbinlerce kisiye rastlamak mumkun. Bu kisiler ekmek elden su golden felsefesiyle yasamlarini surdurebiliyorlar. Amerika'da calismazsaniz ac kalirsiniz.

Amerika'da issizlik %9,1, Turkiye'de bunun daha uzerinde ama Turkiye'deki issizler aslinda cok da issiz degil. Adamlar is bulamadiklarindan degil, agizlarinin tadina gore is yapmadan para kazanacaklari bir is bulamadiklarindan calismiyorlar diye dusunuyorum.

Neyse, yazinin ozu su. Turkiye'de iscilik ucretleri yuksek, bu da ekonominin cok hizli buyumesinin bir sonucu. Insanlarimiz gercekten zenginlesiyorlar. Bunun boyle olmasinin en onemli sebebi ise paramizin son 10 yilda muthis bir sekilde deger kazanmasi. Verimli calisan Turkler oldukca yuksek ucretler kazaniyorlar. Verimsiz olanlar ve hayatlarini bosa harcayip bir beceri kazanamamis olanlarsa is yok seklinde sikayet ediyor. Isgucu piyasasi o kadar kotu olsaydi AKP rekor oyla secimlerden galip gelmezdi. Read More!

It's the Economy, Stupid!

Sanem Altan, seçime etki eden temel unsurları ve seçim tahminlerini okuyucularıyla paylaşmış:

ABD’nin iki kez üst üste başkanlığını yapan ve skandallara rağmen ara seçimde de rakibine üstün gelerek tarihsel bir zafer kazanan demokrat Bill Clinton ofisinin duvarına, danışmanlarını ikaz etmek için “Önce ekonomi, aptal” sözünü asmış.

First economy, stupid...

Çok sevdiğim bir laf bu...

Günlük hayatımda da sık sık kullanırım.

Yazıyı asan Clinton'ın danışmanı James Carville'dir. Bill Clinton'ın ofisinin duvarına değil 1992 yılında, seçim kampanyası merkezine asmıştır. Astığı yazı da şudur:
Bill Clinton

1- Change vs. more of the same
2- The economy, stupid
3- Don't forget healthcare

Bkz. Why Parties?: A Second Look. Bu söz zamanla "It's the economy, stupid" şeklinde klişeleşmiştir.

Duvarına asmış olma ihtimali vardır tabi ama bu konuya Sanem Altan kadar vâkıf değiliz.

Yazıya devam edelim:

Amerikalı Ray Fair (Yale Üniversitesi İktisat Profesörü) yalnızca iktisadi verilere dayanarak seçim sonucu tahmin eden bir metot geliştirmiş.

Ray Kanunu...

Kendi yöntemiyle 18 seçimden 15’ini doğru tahmin etmiş.
Altan'ın Ray Kanunu dediği, Ray C. Fair tarafından seçim sonuçlarını tahmin etmek için geliştirilmiş bir model. Bu gibi teori, denklem ve benzeri çalışmaların  "kanun" olarak addedilebilmesi için, her şartta geçerli olmak gibi bazı özelliklere sahip olması gerekir. Fair, kendisi bile 2010 seçimlerini bu yöntemle incelediği makalesinde , çalışmasına kanun adını vermemiş.

Yöntem şu kısaca: Kişi başına milli gelir artış oranı, partinin bir önceki seçimde aldığı oy oranına ekleniyor.“Yıllık sabit fiyatlarda ortalama %5 artış var” diyebiliriz aslında..

Milli gelir artış oranı "yıllık sabit fiyatlardaki artış" değildir. Ayrıca modelin orijinalinde  artış oranı belirli bir katsayı ile çarpılarak ekleniyor bir önceki oy oranına ve başka parametreler de bu hesaba ekleniyor. Ama Altan, yazısının ileriki kısımlarında, kendisi de diğer parametreleri gözardı ettiğini belirttiği için bu konuyu geçiyoruz.


* Katkısı için Ekrem Söyler'e teşekkür ederiz. 

Türkiye'de Tarım İstihdamı
Mısır'a ABD Yardımı
John Major Unutuldu
Ray Modeli
Bakkal Hesabının Dönüşü
Jonathan Auerbach’s Hound Partners
Curtis Schenker’s Scoggin
Roberto Mignone’s Bridger Management
David Tepper’s Appaloosa
Lee Ainslie’s Maverick Capital
Read More!

HARMAN HABER DERGİ: Dünyada Petrol (2)-Ozan CAMCI

...Bu anlamda Dick Cheney’in “US Geological Survey 2000” raporunda ilginç bir sonuç çıkmaktadır. Dünyada şu anda görünür ve tüketilmiş petrolü topladığımız zaman, yani keşfedilecek ve teknolojik olarak geliştirilecek petrol dışındaki petrollere baktığımız zaman dünyanın 2,3 trilyon varil petrolün 1,050 milyar varilinin 4 yatakta yer aldığını görmekteyiz. Bunlardan biri Zağros-Mezopotamya diye anılan yataklar, daha dar anlamda Kerkük ve Basra Körfezi’nin hemen kuzey-doğusundaki yataktır. Burada 450-500 milyar varil toplam petrol ve gaz vardır. Bu rezervin, 450-500 milyar varilin, daha da çarpıcı biçimde 372 milyar varili petroldür. Bu dünyada bilinen rezervlerin üçte birinden daha fazladır. Dünya bilinen ve görünür petrol rezervine baktığımız zaman 850 milyar varil kalan görünür rezerv, 550 milyar varil tüketilmiş rezerv olduğuna göre bunların toplamında 1400 milyar varillik görünür ve tüketilmiş petrol vardır. Bunun sadece üçte biri petrol olarak Zağros-Mezopotamya yatağındadır.

Yazinin Devami:
HARMAN HABER DERGİ: Dünyada Petrol (2)-Ozan CAMCI Read More!

Din ve Ekonomi

Kenya Kurucu Devlet Başkanı şunları demiş;
’’Batılılar geldiklerinde onların ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler. Gözlerimizi kapatıp, çok dualar ettik. Gözümüzü açtığımızda ise, bizim elimizde İncil, onların elinde önceden sahibi olduğumuz topraklarımız vardı.’’

Müslüman toplumlarda dini duygular kullanılarak yapılan sömürü, en kolay sömürü yöntemidir. Bunu için biraz dini bilgi, biraz da hitabet yeteneği varsa başka bir sermayeye gerek yoktur. Yapılan bir eylem yolsuzluk da olsa, hırsızlık da olsa, cinayette olsa bunun din adına yapıldığını ileri sürerek, din duyguları kuvvetli kesimden herhangi bir tepki almaz ve hatta destek toplar, sempati kazanırsınız. Bu inanmışlık (aslında kandırılmışlık) öyle boyutlara varır ki, hayatlarını kaybederler ama bundan şikayetçi olmazlar. Çünkü; din uğruna öldüklerine ve cennete gideceklerine inandırılmışlardır. Canlı bomba gerçeğini altında bu düşünce yatar. Bundan dolayı tepki vermezler. Konya’da yaşanan kuran kursu faciası da işte böyle bir olaydır. 18 masum genç kızın hayatına mal olan olayda, ölen genç kızların ailelerinin şikayetçi olmamaları, şikayetçi olmaları bir yana sorumluları koruma çabası içinde olmaları kandırılmışlığın boyutunun ne düzeyde olduğuna çarpıcı bir örnektir. Onlar için çocukları bir ihmalin kurbanı değil din şehitleri olmuşlardır.

Bir kısım art niyetli insanlar için bu kitleyi amaçları doğrultusunda harekete geçirmek çok kolaydır. Bunun için küçük bir kıvılcım yeterde artar bile. Geçmişte bunun örnekleri çok görülmüştür. 2 Temmuz 1993 günü Sivas’ta yapılan katliam için, bundan önceki olaylarda olduğu gibi “din elden gidiyor” sloganı yetmiştir. Bunu mantık süzgecinden geçiremeyenler kısa sürede bir araya gelip 37 kişiyi diri diri yakmışlardır. O olayda göstermektedir ki bunu yapanlar bundan pişmanlık duymamışlar, 37 kişiyi diri diri yakanları seyreden halk da tepki vermedikleri gibi onlara destek sloganları atmıştır. Cinayetin adı birden din savaşı şekline dönüşmüştür. Bunu yapanlar cihat nidalarıyla olayı dini şenlik haline getirmişlerdir. Bu cinayetleri işleyen ve onların destekçileri yeri geldiğinde “Allah’ın verdiği canı ancak Allah alır” diye de bilgiçlik taslarlar. Bu tezat dini motifler ile süslenerek mantıklı gösterilebilen dini gereklilik olarak karşımıza çıkarılmaya çalışılmıştır.

Dikkat edilecek olursa Deniz Feneri vurgununda da benzer bir yaklaşım vardır. Dinci basın, bu olayı görmezlikten gelmiş ve hatta onları savunma pozisyonuna geçmişlerdir. İnsanların dini duyguları ile oynanarak kandırılmış olmaları onlar için önemli değildir. Neredeyse din için insan dolandırılabilir, insanların gelecek hayalleriyle oynanabilir bir düşünce ile hareket etmişlerdir. Fakat dolandırılan insanların da müslüman olmaları ve kul hakkı gerçeğinin doğmuş olmasını gözardı etmişlerdir. Açıkca para için Allahın adı ve İslam dini kullanılarak insanlar dolandırılmış ve birileri zengin edilmiştir. Ergenekon soruşturmasını her gün sekiz sütuna manşet yapan dinci basın bunu gazetelerinin iç sayfalarında ve televizyon kanallarında önemsiz bir haber gibi vermişlerdir. Bu olayın Almanya’daki faillerini cezalandıran Alman Mahkemesi’nin yargıcı, asıl suçluların Türkiye’de olduğunu isimlerini vererek açıklamış olmasına rağmen, iktidar partisi, onları soruşturmak yerine koruma telaşına düşmüştür. Bunun sebebi de zanlılardan birisinin AKP’nin üst düzey bürokratı ve ötekilerinde AKP ve başbakanla organik bağları olan kişiler olması. Dinci basın dışındaki medyanın bu olayı manşetten okuyucularına duyurması ve sık sık manşetlerine taşıması başbakanı çileden çıkarmış ve bu medya kuruluşlarına resmen savaş ilan etmiştir.

İşte bu yüzden yapılan ahlaksızlıkların, işlenen cinayetlerin din uğruna yapıldığı konusunda kandırılmış bir toplumda din adına yapılan katliamlar, Yimpaş gibi, Kombassan gibi din duygularını sömürerek kendi ceplerini dolduran ticari holdingler ile Süleyman Mercümek, Deniz Feneri gibi insanın acıma, yardımlaşma, din-iman duygularını sömüren oluşumların varlığı hiç eksik olmaz. Amaç sadece ve sadece Allahın adını ve İslam dinini kullanarak insanları dolandırmaktır. Fakat bu insanlar toplumun içinde dini bütün ve hatta dini yönden üstün insan muamelesi görmektedirler. İşte dini duyguların kullanılması ve Allahın adı ile kandırma olayına birkaç örnek vermek istedim.

Anlayana sivri sinek olmaya çalıştım.........
Uzm İşl Ozan CAMCI. Read More!

Julian Robertson' ın Alfası

Julian Robertson her ne kadar 10 yıl önce başkalarının parasını yönetmeyi bıraksa da hala sözleri medya tarafından ciddiyetle karşılanan, yorumlarıyla piyasayı değiştiren bir efsanevi hedge fon yöneticisidir. 1980 ile 1998 yılları arasında masrafları düştükten sonra yıllık %31.7 getiri elde etmiş. Yani S&P endeksine göre yıllık %12.7 daha fazla kazanış. 1999 ile 2000 yılları arasında ise geçmişe göre kötü bir yönetim sergileyip toplam getirisi %26' ya düştü.

Ücretsiz insider trading ile hedge fon verilerini bulabileceğiniz insider monkey sitesi olarak Julian Robertson' un getirilerini inceledik, elde ettiğimiz veriler ile Robertson' un ve fonunun alfasını olup olmadığını merak ediyorsanız Do Julian Robertson’s Tiger Cubs Have Alpha? başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.
Read More!

John Paulson' un Bir Önerisi

"Lehman Brothers' ın alacaklarının birbirleriyle olan kavgası devam ediyor. İki ay önce, John Paulson Lehman Brothers'ın borçlarından 9 senti ödediğini açıklamıştı. Şimdi ise John Paulson durumu tersine çevirmeye ve düzinelerce banka ve hedge fonun Lehman Brothers' ın bonoları hakkında yaptıkları işlemleri kamuya duyurmalarını istiyor..."

Bir kısmını çevirdiğimiz yazının devamını merak ediyorsanız Silver Point Capital Opposes John Paulson’s Proposal başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.
Read More!

Warren Buffett İle Açık Arttırmalı Öğlen Yemeği

Ünlü yatırımcı Warren Buffett, her sene bir açık artırma açarak kendisiyle öğlen yemeği yiyecek bir kişiyi belirliyor. Açık artırmadan elde edilen para ise bir hayır kurumuna bağışlanıyor. 2003 yılında David Einhorn' da bu yemeği kazananlardan, 250.001 dolar ile. Geçen sene kimliğini açıklamayan bir şahıs 2.626.331 dolar ile açık artırmayı kazanmış.

Bu seneki açık artırmayı kimin ne kadara kazandığını merak ediyorsanız Disappointing Result in Buffett Lunch Auction başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.
Read More!