Motorola Hisselerinde Insider Trading

Amerika’da 10 bin civarında şirkette hizmet veren 100 binin üzerindeki tepe yöneticisi, yönetim kurulu üyesi ve bu şirketlerin büyük ortakları kendi şirketlerinde hisse alımı veya satımı yaptıktan 48 saat içerisinde bunu Amerika’nın Sermaye Piyasa Kurumu olan SEC’e bildiriyorlar. Bu işlemlere teknik olarak insider trading deniyor. Insider trading genellikle hisse senetlerinde büyük hareketlere neden olacak açıklamalardan önce yapılmadığı sürece yasak değil. Eğer yapılan işlemler kamuoyuna duyurulmamış önemli bir habere dayanarak yapılırsa suç teşkil ediyor ve ciddi vakalarda 5 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor.

Insider’lar genellikle her gün ortalama 1000 civarında işlem raporunu halka duyuruyorlar. Ben de bu raporlarda duyurulan işlemleri derleyip sınıflandırdım ve son iki ay içerisinde gerçekleşen en büyük satın alma işleminin Motorola’da gerçekleştiğini tespit ettim. Efsanevi hedge fon yöneticilerinden Carl Icahn elinde neredeyse $2 milyar dolarlık Motorola hissesi olmasına rağmen Ağustos ayının sonunda hisse başına $7.5 ödeyerek $111 milyonluk çok büyük bir alım gerçekleştirdi. Motorola 5-6 sene önce piyasaya çıkardığı RAZR marka cep telefonlarıyla çok popüler bir şirketti ama son bir kaç yıldır cep telefonu işinden zarar ediyorlar. Öte taraftan Motorola ikinci bir iş kolunda daha faaliyet gösteriyor, modem, vs. gibi cihazları haberleşme şirketlerine satıyorlar ve bu işten çok kar ediyorlar.

Carl Icahn bu kadar büyük bir yatırım yaparken iki tane beklentiye sahip. Birincisi şirketi ikiye ayırıp ayrı ayrı satmayı planlıyor. Zarar eden cep telefonu kısmı çıkarıldıktan sonra yeni şirketin karı bir anda artacak ve bu şirketin borsada işlem gören değeri tırmanacak şeklinde düşünüyor. Ikincisi de cep telefonu şirketinin 2011 yılında özellikle Droid marka cep telefonlarının iyi performans göstermesiyle kara geçmesini bekliyor. Neticede bir sene içerisinde yaklaşık %30 civarında bir getiri hedefleyerek bu yatırımı yapıyor. Ne olacağını zaman gösterecek.

Ancak bu yatırımı yaptığı günden itibaren geçen üç hafta içerisinde Motorola hisseleri yükseldi ve Cuma günü $8.38’den kapandı. Bu demektir ki Icahn üç haftada %12,5 civarında bir getiri elde etmiş oldu. Icahn’ın yaptığı işlemleri SEC’den veya Insider Monkey sitesinden takip ederek benzeri işlemleri bir gün sonra yapan yatırımcılar da aynı getiriye sahip oldular. Insider Monkey sitesinin de felsefesi bu zaten. Başarılı insider’ları takip edip, onların yaptığı işlemleri yaparak piyasa getirisinin üzerinde bir getiri elde etmek. Gelecekte de bu konuya sık sık değineceğim. Şimdilik bu konuyla alakalı şu iki yazıyı okuyabilirsiniz:

Insider Trading in Motorola Inc. (MOT)
Substantial Insider Trading in VMWare Inc. (VMW) Read More!

Insider'larin En Cok Satin Aldigi Hisseler

Amerika'daki insider'larin en cok satin aldigi hisseleri analiz eden en son yazima asagidaki adresten ulasabilirsiniz:

5 Stocks Insiders Are Buying Like Crazy Recently

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b Read More!

Bankaların İşlem Masrafı (Bkz.HARAÇ KESMEK)

Bankalar terminolojide para alıp para satarak aracılık rolü üstlenen ve bu tür işlerden kazanç elde eden kuruluşlardır. Parayla işi olan herkesin yolu mutlaka bankadan geçer. Kimi maaşını çekmek için, kimi ödeme aracı olarak kullandığı kredi kartı için, kimi tasarruflarını güvenli bir yerde saklama maksadıyla kullandığı mevduat ürünleri için, kimi kredi kullanmak yoluyla borçlanarak, kimi de bir yerden bir yere para transferi yapmak maksadıyla bir şekilde bankaya bulaşır.


Malum bankaların en önemli gelir kaynağı faiz gelirleridir. Tasarruf sahiplerinden topladıkları mevduatlara az faiz vererek, kullandırdıkları kredilerden yüksek faiz alarak aradaki farktan nasiplenirler. Ne güzel iş aslında alan razı, veren razı aracılık rolüyle dünya kadar malı götürüyorlar. Haklarıdır götürsünler de. Ama amaçları dışı milletten haraç gibi masraf kesmeleri hiç etik bir davranış değil açıkçası.


Gazetelerde sürekli görürüz 30 liralık eft için 30 lira masraf kesen bankaların haberlerini. Vadesiz mevduata 40-TL hesap işletim masrafı kesilmesi veya kredi çekerken dosya bedeli adıyla alınan masrafları. Ben dün başıma gelen bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.


Geçtiğimiz ay ilk defa bir kamu bankasından kredi çektim. Malum çalışan insan için bu tür işleri öğlen tatilinde yapabiliyoruz. Bu yüzden işyerime yakın bir şubeden kredi çektim. Kredinin ilk taksidinin günü geldiğinde izindeydim. Krediyi ödemek için evimin yanında aynı bankaya ait bir şubeye gittim. Kredimi ödemek istediğimde, benden ekstra 5-TL masraf istediler. Benim bildiğim bankanın hangi şubesine gidersen git “kendine ait” hesap – kredi veya kredi kartı ile ilgili bir işlemde masraf istenmez. Kendi kredimi ödemek için masraf talep eden bankayı buradan ifşa ediyorum bu banka VAKIFBANK’tır. Kendi kredimi masrafsız yatırabilmem için krediyi hangi şubeden çekmiş isem o şubeye gitmem gerekiyormuş. Gitmeye kalksam gidiş dönüş parası 5-TL den fazla zaten. Gişedeki memura sordum ne yapabilirim diye, krediyi çektiğim şubedeki vadesiz mevduatıma parayı masrafsız yatırabiliyormuşum. Günü geldiğinde kredi otomatik olarak hesaptan tahsil ediliyormuş. Şimdi diyebilirsiniz; işini halletmişsin daha ne istiyorsun.


1) Bir problem olur da kredi hesaptan otomatik ödenmezse ben bunu bir dahaki ay öğreneceğim. Durduk yere kredi puanım düşer bir dahada kredi çekmeye gittiğimde hayatım boyunca karşıma çıkar. Banka sistemlerinde buna benzer hataların olduğunu biliyoruz. Otomatik ödemede faturası ödenmeyip zarara uğradığını duyduğum çok insan var.


2) Ben kredilerimi her zaman bir ay önceden öderim yani erken ödeme yaparım, bu sayede neredeyse bir takside yakın faizi ödememiş olurum. Kredi taksidini direkt ödeyemediğim için zarardayım. Böyle birşey bankanın aklına bile gelmez ama benim için önemli bir sorun.



Read More!

Insider Trading Ornekleri

Amerika'da son 1.5 ay icerisinde gerceklesen insider alimlari ile ilgili bir dizi yazi yaziyorum. Bu yazilarda 50 milyon dolarin uzerindeki alimlarin performansina bakiyorum. En buyuk uc alimla ilgili yazilara asagidaki linklerden ulasabilirsiniz:

Insider Trading in Motorola Inc. (MOT)
Insider Purchases in Everest Re, Group Ltd.
IPO and Insider Purchases in Molycorp Inc. (MCP)

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b Read More!

Vergisini Zamaninda Odeyen Vatandasa Keriz Demenin...

Vergisini zamaninda odeyen vatandasa keriz demenin adi ne zamandan beri "mujde" oldu. Aksam gazetesi "Esnafa Bakandan Mujde" baslikli bir haber yapmis, link verme geregi duymuyorum. Referandum bitti, ulke secim ekonomisi surecine giriyor. Onumuzdeki 9 aylik surec boyunca dis dunyada olumsuz gelismeler olmazsa Turkiye ekonomisi secim dolayisiyla verilen rusvetlerin etkisiyle cok iyi bir performans sergileyecektir.

Bu sabah Yenzedelerin haberini okudunuz. Az once mali kural ile ilgili bir yazi daha yazdim. Simdiki vergi, sigorta ve Bag-kur borcu haberini de goz onune alirsaniz hukumetin hic zaman kaybetmeden secimlere yonelik hamle yapmaya basladigini gorebilirsiniz. Bu surecte borsalar 70 bin de olur, 75 bin de demedi demeyin. Ama tabii Turkiye'de asil para yatirim yaparak degil, vergi kacirarak, kacak konut yaparak, politikacilarla ticaret yaparak kazanilir. Bu sene icerisinde vergi borcunu ve SSK primini yatiran esnafa da keriz denir.

Yenzedelere tavsiyem bogaz koprulerini ve otoyollari trafigin en yogun oldugu pazartesi sabahi kapatarak "eylem" yapmalari ve "magduriyetlerini" herkese duyurmalaridir. Ayni stratejiyi findikcilara, tavukculara, vs. de oneririm. Yagmalayin yagmayalabildiginiz kadar. Korkmayin, ulkeye kisa vadede bir sey olmaz, hem borcluluk orani cok dusuk, hem butce aciklari az, hem de buyume orani yuksek. Simdi yagmalamazsaniz, bir dahaki krizde cok pisman olursunuz. Artik piyasalar mali kural yalanini da yemezler. Read More!

Mali Kural Gerceginin Icyuzu

Turkiye ekonomisini bir suredir pek takip edemiyordum. Ugur Gurses gecen hafta basbakan Erdogan'in "Mali kural mi, o da ne yahu, benim oldugum yerde mali kural falan olmaz, bakmayin siz Babacan'in laflarina" mealine gelen ifadelerde bulundugunu soylemis. Yani mali kuralin basindan beri piyasalari kandirmak icin ortaya atilan bir yalan oldugunu bir anlamda itiraf etmis. 14 Mayis tarihinde ben de "mali kural nedir" baslikli bir yazida mali kural kavraminin simdiye kadar yapilmis en guzel tariflerinden bir tanesini nasil yapmisim:
"Mali kural normalde çok doğru bir mali politika olan ancak Türkiye’de IMF anlaşması numarası artık laçka olduğundan onun yerine piyasaların gözünü boyamak için ortaya atılan ortaoyununa verilen isimdir. Mali kural nasıl uygulanır onu da anlatalım. Yunanistan’da kriz mi çıktı, borsalar %10 mu geriledi, hemen bir basın toplantısı yapıp tutmayacağın sözleri ve bunları tutmayacağın tarihleri kamuya açıklayacaksın. Yani vatandaşın gözünün içine bakarak yalan söyleyeceksin, çünkü bu ülkede sadece eşini aldatırken yakalanırsan ahlaksızsındır, yalan söylemek ahlaksızlık değil fazilettir."
Hatirlarsaniz o donemde bir suru ekonomist mali kuralin formulu nedir, nasil hesaplanir gibi fuzuli islere kafa yoruyordu. Referandumdan galip cikan Erdogan'in kendine guveni iyice artmis olacak ki, mali kurali toptan rafa kaldirdi. Bakalim bir sonraki krizde piyasalarin gozunu boyamak icin ne tur bir numara kullanacak. Yaraticilikta sinir tanimiyoruz... Read More!

Japon Yeni ZEDE ler

Bugün bütün haber sitelerinde ortak bir haberle karşılaştım. Japon Yeni Zede ler hakkında hazırlanan bu haber noktasına virgülüne kadar değiştirilmeden her yere servis edilmiş. Zamanında Japon Yeni’nin cazibesine kapılıp konut kredisi çeken 200 binin üzerinde vatandaşın zor durumda olduğunu iddia eden haberde mağdur olduklarına inanan bu kişilerin hükümetten çözüm beklediği belirtilmiş. (Dalgalı döviz kuru tartışmalarının yapılmaya çalışıldığı bir durumda)

Müşterilerine kredi vermek için her yolu deneyen kimi bankalar ve emlak şirketleri, 2007 yılından itibaren TL ve diğer döviz kurlarına göre daha cazip olan Japon Yeni ile kredi vermeye başlamıştı. Japon Merkez Bankası'nın belirlediği faiz yüzde 0 olunca, piyasalardan yüzde 1 gibi düşük faizlerle borçlanmak mümkün olmuştu. Birçok kişi Yen borçlanıp konut satın aldı. Özellikle 2002-2007 döneminde Japon Yeni cinsinden borçlananlar ciddi avantajlar elde etti. Japon Yeni; TL, Dolar ve Euro cinsi kredi faizlerine kıyasla büyük avantaja sahipti. 2007 yılından itibaren kur da önemli yükselişler yaşanması tüm bu avantajları ortadan kaldırdı.


17 Eylül 2007 de 100JPY karşılığı TL 1,10-TL

17 Eylül 2008 de 100JPY karşılığı TL 1,19-TL

17 Eylül 2009 da 100JPY karşılığı TL 1,61-TL

17 Eylül 2010 da 100JPY karşılığı TL 1,74-TL


Yukarda 100JPY nin yıllar itibariyle TL karşılığı verilmiştir. 2007 yılında alınan 200 bin TL lik kredi borcu 2010 yılında 320 bin TL haline gelmiş durumda. JPY krediler genelde konut kredisi olarak kullanıldığından uzun dönemde kur riskine karşı oldukça savunmasız durumdadır. Finans literatüründe buna “KUR RİSKİ” denilmektedir. Uzun vadeli döviz işlemlerinde her zaman kur riski mevcuttur. Bu nedenle bu tür işlere girenler ciddi finansal hesaplamalar sonucu belli öngörülerle hareket etmek zorundadır. Hayatı boyunca JPY görmemiş cahil insanların bu tür krediler alarak kendilerini borca sokması sadece kendilerinin suçudur. Mağduriyet söz konusu değildir. Akılsız başlarının cefasını şimdi aileleriyle beraber çekmektedirler. Bir de utanmadan hükümetten yardım dilemektedirler. Oh ne güzel dünya biz de gidip 500bin TL kredi çekelim ödemeyelim hükümette bize yardım etsin böyle şey düşünülebilir mi?


Daha 10 yıl öncesine kadar Dolar ve Mark her gün yükseliyordu. Dövizle borçlanmak ne demek, Dolar ve Mark yatırım aracıydı. Hatta bazıları o dönemlerde bankadan TL kredi çekip dövize yatırıyordu. Herkes kendini sağlama almak için aile-dost arasında bile birbirine dövizle borç veriliyordu. O dönemleri unutmamak gerekir. Ekonomi Türk bloğunda sürekli tasarruf yapın, tasarruflarınızı iyi değerlendirin, sigorta yaptırın, finans ve ekonomi hakkında az da olsa kendinizi geliştirin, risklerini minimize etmeden iş yapmayın, bunları yapamıyorsanız en azından “Geliriniz hangi para birimi ise o para birimi ile borçlanın” mesajları verilmekte. Sanırım kendini mağdur hissedenlere ve henüz daha mağdur olmamışlara bu mesajları iletmeye çalışmaktan daha büyük bir yardım olamaz.



Read More!

Amerika'da Yoksulluk Orani

Amerika'daki yoksulluk oraninin eyaletlere gore dagilimini ve bunu hesaplamakta kullanilan metodolojiyi analiz eden uc tane yeni yazi yazdim:

Census Bureau’s Ranking of Poverty Rates by State
10 States With The Lowest Poverty Rates
Top Secret List of 10 States With The Highest Poverty Rates Read More!

Ekonomi Turk 2 Ozel Uyelik Uygulamasinin Sonu

Bildiginiz uzere ucretsiz insider trading verileri saglayan yeni bir websitesi ve blog baslattim. Normalde agir olan is yukum daha da agirlasmis oldu. Ekonomi Turk'teki yazilarim zaten azalmisti, Ekonomi Turk 2 bloguna da istedigim kadar vakit ayiramaz oldum. Onumuzdeki 6 ay boyunca yatirimlar ve piyasalar konusundaki pratik  bilgilerimin cogunu aktarmaya calisacagim. 1 Nisan 2011 tarihinden itibaren ise Ekonomi Turk 2 blogunu sonlandiracagim.

Ekonomi Turk 2 bloguna uye olmak isteyen arkadaslar 30 Eylul 2010 tarihine kadar $49 odeyerek uye olabilirler. 30 Eylul tarihinden sonra bloga yeni uye kabul etmeyecegim. Mevcut uyelerimiz icin ayri bir duyuruyu Ekonomi Turk 2 blogundan yapacagim.

Turkce blog yazilarim azalacak olsa da ingilizce yazilarima yeni blogdan ulasabilirsiniz. Konular daha cok Amerikan ekonomisi ve piyasalari uzerine olsa da genel anlamda yatirimlar uzerine de ara ara yazilar yazacagim. Ingilizce bilen okuyuculara duyurulur. Read More!

Insider Trading Kurallari I

Amerika'daki insider tradingle ilgili kurallari gecmisini aciklayan SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b baslikli yeni yazim. Ozunde insider tradingle ilgili kurallarin mahkeme kararlari sonucunda sekillendigini soyluyor.

What is Insider Trading Anomaly
Recent Academic Studies on Insider Trading
Insider Trading in Netherlands
Insider Trading Returns
Definition of Insider Trading
Is Insider Trading Legal?
How Insiders Use Private Information and Don’t Get Caught?
SEC Regulation on Insider Trading: Section 10b Read More!

Eurobond da Ne Ola Kİ ???

Eylül ayındayız. Bu sene de tatil döneminin sonuna geldik gibi görünüyor. Ramazan ağustos ayına denk gelmesiyle tatil programlarını değiştirse de sonuçta birçok kişi ramazan öncesi deniz-kum-güneş keyfini doyasıya sürmüş oldu. Umarım herkesin tatili güzel geçmiştir.


Zamanında Almanya’ya işçi olarak gitmiş ve çoğu gurbetçi gibi düzeni kurduktan sonra dönememiş bir dayım var. Her sene imkan buldukça 3-4 hafta Türkiye’ye gelir, biraz akrabalarda kalır biraz da tatile kuşadasına gider. Bu sene geldiğinde yazlık almak istediğini ve bu iş için yüzbin dolar harcamayı planladığını öğrendim. Yaz bitti, bu sene yazlık alması kısmet olmadı ama şahsen benim yüzbin dolarım olsa asla yazlık almaya niyetlenmezdim.


Bizim Türk milletinin genin de mi vardır yoksa yetiştirme tarzında mı bilinmez, eline toplu para geçtiğinde ya araba alır ya ev alır ya da gider yazlık alır zaten. Hadi diğerleri ihtiyaç ama yazlığa para yatırmak kadar saçma bir yatırım olamaz. Yılda en fazla 1 ay kalabileceğiniz bir ev için bu kadar para harcamak ne kadar doğru olabilir?


Her sene aynı yerde tatil yapmak oldum olası bana sıkıcı gelmiştir. Aynı şeyi dayıma da anlattım. Senede bir aylığına kafa dinlemeye geleceksin hem kendi işini kendin yapacaksın (yemek, bulaşık, temizlik), hem de her sene aynı yere gitmek zorunda kalacaksın. Ben olsam ayırdığın parayla eurobond alırım, 6 ayda bir aldığım kupon ödemelerini biriktirir her sene farklı yerde tatil yaparım üstelik 5 yıldızlı otelde keyfini çıkara çıkara:)


Dayım dedi ki; EUROBOND da ne ola ki???


Dedim ki; dayıcım şu yazlık için ayırdığın parayı gel bizim devlete 24 yıllığına borç verelim. Devlette aldığı bu borca karşılık 6 ay da bir bize bir miktar faiz ödesin. Nasıl olsa sen bu parayı gözden çıkarmışsın dedim. Sonra dayım sordu; verdiğim borcu taksit taksit mi geri alacağız? Dedim; hayır, 24 sene sonra verdiğimiz paranın büyük kısmını da geri alacağız. İşte bu sistemin adına Eurobond almak denir.


Hemen bu işin fizik kimyasını ölçmek için internetten 2034 vadeli 6 ay da bir %4 kupon ödemeli eurobond’un alış fiyatına baktık. 1270 $ karşılığında 1 adet eurobond alınabileceğini öğrenmiş olduk. Bu demek oluyor ki, elimizdeki 100bin $ karşılığında yaklaşık 79 tane eurobond alabiliriz.


Eurobond başına, 2034 yılına kadar 6 ay da bir 40 dolar kupon ödemesi alacağımızı düşünürsek, 6 ayda bir 79*40=3160 $ kupon ödemesi elde ederiz. Bu da yılda 3160*2=6320 $ etmektedir. Bugünlerde dolar kurunun 1,50-TL civarında olduğu düşünülürse, 6320*1,50=9480-TL Dedim; dayı sen Almanya’dan direkt tur şirketiyle gelsen, her sene Türkiye’nin istediği köşesinde istediğin gibi tatil yaparsın. Üstelik 2034 yılında da 79bin $ toplu olarak geri alacaksın dedim. Bana dediki; napayım 24 sene sonra 84 yaşımda gelecek parayı? Dedim; yorma kendini bana verirsin:)


Eurobond hakkında yeterli bilgisi olmayanlar için, yukarıda bahsedilenler ilgi çekebilir. Hatta karlı bir iş gibi görünebilir. Hatta öyle de olabilir. Piyasada belirli tarihlerde vadeleri dolan birçok eurobond işlem görmekte. Hepsinde vade, kupon ödemesi ve alış-satış fiyatı farklılık göstermektedir. En karlısını bulabilmek için ciddi finansal hesaplamalar yapmak gerekir. 24 yıllık getirileri hesaplamak ciddi bir iştir, çünkü bugunkü 79bin $ ile 24 sene sonraki aynı değerde değildir.


*Olayın en can alıcı noktasını anlatabildiğime inanıyorum. Bazı şeyleri gözden kaçırmamak gerekir.

Read More!