Nüfus Artışı Hızı

asagida 1960'dan gunumuze, turkiye'nin ve fransa'nin nufus, dogurganlik ve beklenen yasam surelerini karsilastiran enteresan bir video sunuyorum. video ingilizce. ama gorsel sunum yeterince aciklayici oldugundan bu pek sorun olmamali. youtube'a erisimi de bir sekilde halledersiniz.




"-turkey is moving faster.
-turkey is catching up..."

Manipülasyon Nedir   Küresel ısınma Karikatürleri  Türk Bilim Adamı  Liderlik Nedir?    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri  Enformasyon Nedir    Slogan Nedir    Enflasyon Nedir    Nükleer Santraller  Devlet Nedir

vay be. nereden nereye gelmisiz. Read More!

Kitabin Sonuna Yaklasiyorum

Hazir elim degmisken kitap hakkinda da bir bilgi vereyim. Kitabin cogunu bitirdim, geri kalanini da yaklasik 2-3 hafta icerisinde bitiririm zannediyorum. Bu demektir ki kitap muhtemelen yeni yildan itibaren satisa sunulur.
Bence cok guzel oluyor, promosyonu icin birseyler dusunmenin zamani geldi.
Read More!

Borsa 60000'i de Devirir

20 Agustos 2009 tarihinde bakin Ekonomix ne demis:

"Bu ortamda banka hisselerinin coskusuna devam etmesi gayet normal. O yuzden son bir iki aydir borsada teknik bir gerileme bekleyenlere ben katilmiyorum. Bir iki ay icerisinde borsa 50000 seviyesini devirirse de sasirmayin. Belki dis borsalar gerilerse Turkiye de bir miktar etkilenebilir ama icerideki olumlu gelismeler bizi dis gelismelerden koruyor."

Bugun 50000 seviyesini devirdik. Hatirlarsaniz, Agustos ayinin sonlarinda TEGV'e veya baska bir kuruma 10 TL bagis yapan kisilere borsanin bir yil icerisinde hangi seviyeye gelmesini bekledigimi soyleyecektim. Iki kisi 150 TL bagis yaparak benden bu bilgiyi aldilar. Kendilerine ne soyledigimin detaylarini simdilik vermeyecegim, ancak borsanin kisa vadede bir miktar gerilese bile (Eylul ayinda 44000'in altina gerileyecegi tahminini blogda yapmisti hatirlarsaniz) bir yil icerisinde 65000 sinirini gececegini ve rekor kiracagini soyledim. Faizler nominal olarak %8'in altina dustu, reel faizler ise %5'in altinda. Artik bu ortamda benden Turkiye'de faize girmemi beklemeyin.

Manipülasyon Nedir   Küresel ısınma Karikatürleri  Türk Bilim Adamı  Liderlik Nedir?    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri  Enformasyon Nedir    Slogan Nedir    Enflasyon Nedir    Nükleer Santraller  Devlet Nedir

Bunlarin disinda sene sonuna kadar dolarin dusecegini ve altinin yukselecegini de defalarca belirttim. Bu tahminlerim de gerceklesiyor. Beni son gunlerde tek yamultan Amerika'daki uzun vadeli faiz oranlarindaki dusus oldu. Bu bono piyasasindaki oyuncularin borsadakilere kiyasla daha karamsar oldugunu gosteriyor. Diger gosterdigi sey ise likidite bollugu. Insanlar o kadar cok parayi ne yapacaklarini sasirmis vaziyetteler ve gidip %4 faizle Amerika'ya 30 yilligina borc veriyorlar. Ben ise hala bunun tam tersini oneriyorum.

Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir. Read More!

Hadi Leeeen!!

Guardian Gazetesi bir arastirma yapmis ve dunyanin en iyi 100 universitesini belirlemis. Ilk 6 sira su sekilde:

1- HARVARD Üniversitesi (ABD)
2- CAMBRIDGE Üniversitesi (Büyük Britanya)
3- YALE Üniversitesi (ABD)
4- UCL (University College London) (Büyük Britanya)
5- IMPERIAL College London (Büyük Britanya)
6- OXFORD Üniversitesi (Büyük Britanya)

Bizim gazeteler de bu haberi "En iyi üniversiteler arasında Türk yok" seklinde vermisler. Yuh yani!. Bizim univesitelere demiyorum, bizim medyaya yuh diyorum. Hani arada sirada "yuzyilin adami" veya "en iyi yabanci basketbolcu" anketi yapilir; sonrasinda bizim gerizekalilar anketin yapildigi yere yigilip Ataturk'u yuzyilin adami, Hidayet'i en iyi yabanci basketbolcu secerler ya ayni o hesap.

Manipülasyon Nedir   Küresel ısınma Karikatürleri  Türk Bilim Adamı  Liderlik Nedir?    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri  Enformasyon Nedir    Slogan Nedir    Enflasyon Nedir    Nükleer Santraller  Devlet Nedir

Ingilizler bir taraflarini yirtsalar dunyanin en iyi 6 tane universitesi arasina 4 tane universite sokamazlar. Ilk 100'e bakiyorum, "Buyuk Britanya" isminden gecilmiyor. O yuzden zaten butun Nobel odullerini Ingilizler toplayip duruyor (Burada kinaye yapiyorum anlamayanlar icin).

Listenin geri kalanina bakarsaniz diger ulkelerin de ABD, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, ve Hong Kong oldugunu goreceksiniz. Yani adamlar Ingiltere'yi secmedikleri zaman Ingiliz milletinden gelenleri secmisler. Cok objektif ve tarasiz herifler, gozlerim yasardi.

Bizim medya bu haberi benim analiz ettigimden farkli analiz ediyorsa hatayi kendinde aramali. Sunu da belirteyim, Turkiye'den en iyi universiteler listesinin ilk 100'une en azindan 1-2 universite girer. Eger listede Turk universitesi yoksa bilin ki siralamayi uydurmuslardir. Read More!

Business Cycles and Equilibrium

Ünlü iktisatçı Fischer Black'in kitabının önsözünden. (Önsözün hepsini okumak isteyen google book'dan bakabilir.)

Tutumluluk  Inovasyon örnekleri  Türev Konu Anlatımı  EFT Nedir  Olasılık nedir    Ekonomi Nedir  Hisse Yorumları  Bilinçli Tüketici

"Since the late 1960's I have been working on theories that depend on the idea that economic and financial markets in continual equilibrium. Equilibrium means there are no opportunities to make abnormal profits; more generally, it means that there are no easy ways for people to shift positions in a way that makes everyone better off.
...
More recently I have come to believe that speculative prices contain "noise" introduced bye those who trade on mistaken beliefs. ... I think this will change the character of business cycles to some degree, perhaps making the fluctuations larger than they might otherwise be. But I don't think it creates an opportunity for the government to improve welfare in some sense.
...
If my views are correct, there is very little the government should do to influence the economy. Monetary and exchange rate policies accomplish almost nothing and fiscal policies are unimportant in causing or changing business cycles."
Read More!

Binary Sayı Sistemi: 0 1


Haber Radikalden. KAHİRE - Sünni İslam'ın en önemli enstitüsü olan Mısır'daki El Ezher Üniversitesi'nin rektörü Şeyh Muhammed Said Tantavi, kadının yüzünü ve vücudunun tamamını baştan aşağı örten kara çarşafın İslami inançla bir ilgisi olmadığından yasaklanması için fetva çıkaracaklarını belirtti.

Tutumluluk  Inovasyon örnekleri  Türev Konu Anlatımı  EFT Nedir  Olasılık nedir    Ekonomi Nedir  Hisse Yorumları  Bilinçli Tüketici

Vatan gazetesinin haberine göre Tantavi, Mısır'ın başkenti Kahire'de bir kız okulunu ziyareti sırasında çarşafla ilgili bir soruyla karşılaşınca, bir kız öğrenciden giydiği çarşafı çıkarmasını istedi. Ancak genç kız da çarşafının dini bir zorunluluk ve inancı olduğunu, çıkaramayacağını söyledi. Bunun üzerine şeyh Tantavi de, çarşafın sadece bir gelenek olduğunu ve Kuran'ı Kerim'le bir alakası olmadığını ifade etti. El Ezher, daha önce de kadınların vücut çizgilerinin belli olmayacağı şartıyla bol pantolon giyebilecekleri fetvasını vermişti.


Olayın arından AP ve Reuters, Şeyh Tantavi'ye ulaşmak için birbirleriyle yarıştı. Ancak Tantavi'ye ulaşılamadı. Ama El Ezher Üniverstiesi Araştırma kurumlarından Şeyh Abdel Maotai Bayumi, AP'ye yaptığı açıklamada " Biz heop birlikte Nikabın, İslami olmadığını biliyoruz. Taliban kadınları çarşaf giymeye zorluyor. Ve bu iş giderek yayılıyor. Bunu yasaklamanın zamanı geldi" diye konuştu.

Read More!

Utanc



Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir Read More!

Ortak ATM Konusu

Bugün bir okuyucum ortak ATM'ler konusunda ne düşündüğümü sormuş. Bence tipik olarak fazla okuyup, incelemeyen, aldığı haberi kendi açısından değerlendirip aslını astarını araştırmayan memleketim insanı bir hayli kazık yedikten sonra kendini bu kez de ATM mağduru ilan edip mızmızlanacak.

Bildiğim kadarıyla İş Bankası, Ziraat, Garanti, Akbank gibi büyük bankaların gayet yaygın ATMleri var. Ortak ATM uygulaması küçük ve fazla ATM'si olmayan bankaların müşterileri için cazip gibi görünse de bu müşteriler başka bankaların ATM'lerini kullandıklarında işlem ücreti ödemek zorunda kalacaklar. Esasında bunda eleştirecek bir yan da görmüyorum zira yatırımı yapan, yapmayandan elbette bir katkı payı alacaktır. O pay da doğrudan müşteriye yansıtılacaktır. Esas eleştirilebilecek husus bu yansımanın tutarıdır.

Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir

Örnekler (Bankaların web sitelerinden alınmıştır)

YKB Başka Banka ATM'sinden para çekme 3,5 TL, Bakiye Sorgulama 0,50 TL
İş Bankası müşterilerinin diğer banka ATM’lerinden nakit para çekmesi durumunda işlem başına işlem tutarının yüzde 1'i artı maktu 1,70 TL ve bakiye sorma işlemlerinde ise maktu 0,25 TL
Ziraat Bankası Nakit Çekim %1+0,75 TL, Bakiye Sorma 0,20 TL
TEB Express’ler haricinde diğer banka ATM’lerinde yapılan işlemlerden işlem başına 3 TL; bakiye sorgulama işleminden 50 KR ücret alınmaktadır
Fortis dışındaki ATM'lerden para çekme işlemi için 4 TL, bakiye sorma işleminden 50 KR ücret alınmaktadır.

Bence tüm yukarıdaki ücretler fahiş. Dolayısıyle ben acil durumlar dışında başka bankaların ATM'lerinden para çekmeyi düşünmem. Bugüne kadar buna ihtiyaç hissetmeyecek şekilde kendimizi planlayabildiysek, bundan sonra da aynısını yapmaya ve kendi bankalarımızın ATM'lerini kullanmaya devam diyorum. Read More!

Haklı bir Görüş ve Bir Çelişki

Bugünkü Hürriyet Gazatesinde bir haber dikkatimi çekti.

Her zaman söylediğim konulara sayın yönetici de dikkat çekmiş. Çoğu insanın gücünün ötesinde para harcadığına değinmiş. Cep telefonları konusundaki gözlemine ben de katılıyorum.

Çelişki meselesine gelince bugün İGDAŞ'tan gelen faturada bilgi güncellememiz ve de T.C. Kimlik numaramızı İGDAŞ'a bildirmemiz isteniyordu. Bu bildirimi yapmanın her yolunu mümkün kıldıkları için kendilerini tebrik ediyorum. Fax, telefon, Çağrı merkezi, elden bırakma, e-mail ya da Internet seçeneklerinin hepsi tamam.

Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir

Doğal olarak ben Internet sitesinden bu bilgiyi güncellemek istedim. Sorumlu bir vatandaş olarak hemen siteye girdim, bilgi güncelleme kısmına tıkladım. TC Kimlik numarası haricinde Cep, Ev, İş telefonu ve adres güncellemesi de isteniyordu. Ancak, web sitesinden yapılan güncellemede her nasılsa cep telefonu ile bildirim zorunlu alan olarak belirtilmiş. Onun yanında kırmızı bir yıldız vardı. Bu bilgiyi eksik bırakıp sadece ev telefonumu girdim ama sistem cep telefonumu girmem gerektiğini belirten bir uyarı verdi. Ben de gıcık olduğum için 5XX 000 0000 girdim, umarım öyle bir numara yoktur:)

Mecbur mu herkes cep telefonu sahibi olmaya? Zaten diğer bildirim şekillerinde cep telefonunu mecbur tutma imkanları yok. Kurumsal duruşlar ayrıntılarda gizlidir. Genelde İGDAŞ bence çok yenilikçi ve iyi çalışan bir kurum (hizmet açısından söylüyorum). Bu ufak hatayı yapmalarını beklemezdim. E-mail atıp, uyaracağım kendilerini... Eminim çabucak düzeltirler. Read More!

Amerikan Bankaları Hakikaten Aptal Olmalı...

Geçen akşam geç saatte belgesel kanallarından birini izliyordum, Amerikan bankaları hakikaten aptal olmalı diye dusundum. Kocasını öldüren katil bir kadınla ilgili bir programdı. Kadın gelirinin çok üstünde yaşamaya meraklı, inanılmaz savurgan bir tip. Bir gün yazdığı kitabı yayınevine sattığını ve bunun karşılığında 400,000 USD alacağını söyleyerek, yayınevinden gelen mektuba karşılık bir bankadan 30,000 USD kredi alıyor. Foyasının ortaya çıkmasına yakın bir zamanda ise kocasını vuruyor ve kaza olduğunu iddia ediyor. Adamın ilk eşi polisi uyarmasa, dava kaza olarak neredeyse kapatılacakmış ama kadın sonuçta bu işten paçayı kurtaramamış.

Enteresan olansa şu: Adamın öldürülmesinden evvel, kadının bu yazarlık başarısını kutlamak isteyen yakın dostları bir parti düzenlemek istiyorlar ve kitabın ne zaman yayınlanacağı gibi bazı bilgileri almak için yayınevini arıyorlar. Yayınevi böyle bir projenin olmadığını söyleyince de çok şaşırıp, kadının eşine durumu anlatıyorlar. Ancak, her nasılsa kadına uyduruk bir mektuba karşılık 30,000 USD kredi açan bankanın aklına yayınevini aramak gelmiyor. Böyle bankacılar olduktan sonra, Amerikalıların başının dertten kurtulmamasına ve türev araçlar nedeniyle son krizin (iktisat nedir) patlamasına şaşmamak gerek.

Altın Yorumları    UNESCO Nedir    Sosyalizm Nedir  Forex Nedir    Fraktallar  Altın Oran Nedir

Bizde bu tür bir lakaytlık olamaz. Olsa olsa devlet bankalarını dolandıran politikacılar ve yakınları olur. Uyduruk bir ahır gösterip büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapacağını beyan edip, neredeyse faizsiz kredi alan birileri olmuştu diye hatırlıyorum. Büyükbaş hayvancılıkla uğraştığı kesin de hayvanın cinsi farklı... Read More!

Kaptan Amerika

Olaganüstü zamanlar olaganüstü önlemler gerektirir. hatalarımızın üstünü örtelim, krizden kurtulalım, parayı veren düdüğü çalar...(gri alanlar NBER tarafından belirlenmiş ABD daralma dönemlerini gösteriyor)
faiz paranın değeri mi, nerede paranın değeri, düdüğü neyle çalsak acaba...(üretim değilde, borsa düdüğü ardından da emtia fiyatları düdüğü çalınıyor.)
cozum...butce butce...harca! harca!

Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Bilgisayar Nedir

düdüğü çalamıyoruz, işsizlik ucup gidiyor :(
siz yatırımdan bu kadar kacarken nasıl düdük çalınır ki...kardeşim biz para verdik, harcama da yaptık, yakısıklı açıklamalarımızda var...sakız alın, sakız fabrikası kurulsun, işsizlik azalsın....
pes yani niye tasarruf ediyorsunuz kardeşim, harcasanıza...pes yani pes... Read More!

Emrah Bir Liranin Hesabini Yapardi

Hic beklemezdim dogrusu. Kucuk Emrah'in sevgilisi ayrildiktan sonra "Emrah hem cahildi hem de cimri" seklinde aciklamalarda bulunmus. Helal olsun Emrah'a vallahi. Birincisi Sinem Ayse gibi "cahil ve cimri birisiyle" birlikte olmayi kendine yediren birisine tekmeyi bastigi icin. Ama en onemlisi "Ben bu noktaya sifirdan geldim, paranin kiymetini bilirim" dedigi icin. Vallahi billahi gozlerim yasardi (neredeyse), Emrah'la ilk kez gurur duydum. Magazin haberinin detaylari burada.

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir Read More!

Serefsizler Ne Demektir, Kimdir?

Kanada'da devlet sigara sirketlerine karsi dava acmis. En buyuk davayi icerisinde Toronto'nun bulundugu Ontario eyaleti acmis. Davanin sebebi 1955 yilindan beri sigara icenlerin tedavisi icin harcanan paralarin tazmini. Istenilen tutar ise 50 milyar Kanada dolari.

Sigaranin sagliga zararli oldugu haberi Kanada'ya yeni gitmis galiba, dunya alem biliyor sigaranin zararlarini Kanadalilarin haberi yok. Olacak is mi yani. Degil tabii ki. Serefsizler paraya sikistilar, vergi gelirleri dustu, ne yapalim, sigara sirketlerini dava acalim. Kardesim siz bundan 30 sene kadar once sigara paketlerinin uzerine "sagliga zararlidir" ibaresini koymaya baslamadiniz mi? Eee, o zaman bu yaptiginiza serefsizlik denmez de ne denir?

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

Ontario sigaranin neden oldugu hastaliklarin tedavisine senede 1.6 mlyar dolar harciyormus. Oysa sigaradan her sene 7 milyar dolar vergi aliyormus. Yani topladigi para harcadiginin neredeyse 5 kati, hala cocuk kandirir gibi soylemlerle karsimiza cikiyor.

Ben sigaraya karsiyim ama boyle serefsizliklere daha da karsiyim. Madem sigara bu kadar zararli, siz de sosyal bir devletsiniz o zaman toptan yasaklayin sigarayi.
Read More!

Kişiye Özgü (Idiosyncratic) Risk ve Girişimcilik

kendimi bildim bileli genclere, girisimci olmanin, yenilik yaratmanin, basari icin risk almanin onemi vaaz edilir. sonra o gencler giderler, acilan ilk memuriyet kadrosuna baliklama atlarlar. milyonlarcasi da sirada bekler. kimisi de ozel sektorde babasinin isinin basina gecip sektorde kim neyde basarili olmussa onu taklit etmeyi secer. bu yazida, buna kafa yorup insanlarin risk almaktan kacinmalarinin sebeplerini anlamaya ve girisimci guduleri harekete gecirip refahi arttirabilecek yollar ortaya koymaya calisacagim.

basit bir soyut ornek uzerinden gidelim. cok sayida uretken insandan olusan bir ekonomide meslekler iki gruba ayrilsin: memurluk ve girisimcilik. her insan bu iki gruptan birini secsin. memuriyeti secenler, risksiz bir uretim teknolojisi kullasinlar, ve 3 birim urun uretsinler. girisimciligi secenler ise, basari oraninin %50 oldugu riskli bir uretim teknolojisi kullasinlar. uretim basarili olursa 10 birim, basarisiz olursa 0 (sifir) birim uretsinler. bir insanin sectigi meslek sadece kendi uretimini etkilesin; bunun baskasi uzerinde olumlu ya da olumsuz bir etkisi (dissalligi) olmasin. en sonunda, herkes urettigini yesin. (ekonomimizde risksiz uretim yapan herkese memur diyoruz. yani, mesela yenilik uretmekten kacan, atadan dededen gordugu sekilde calisan bir isadami da burada memur sinifinda temsil ediliyor.)

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

goruldugu gibi bu ekonomide girisimciligi secenlerin ortalama kazanci 5 ve bu memuriyetten kazanilacak garanti paradan buyuk. ama girisimcilerin hicbiri aslinda 5 kazanmiyor. yarisi 10 alip zengin olurken, digerleri ac kaliyor. boyle bir durumda, akilci davranan bir insanin hangi meslegi sececegi, kisisel tercihlerine, yani, riske ne kadar toleransi olduguna bagli. sonucta, riskten daha cok hazzetmeyen insanlar memuriyeti, digerleri ise girisimciligi secer. boylece, bu ekonomideki ortalama gelir de 3 ile 5 arasinda olur.

peki daha iyi bir sonuc nasil elde edilebilir? nasil elde edilemez? ikincisinden baslayalim. diyelim ki, risksiz uretim teknolojisini tumden yasaklamak ve insanlari zorla girisimci yapmak mumkun. herkes mecburen girisimci olursa, insanlarin ortalama geliri de 5'e yukselir. gordugumuz gibi bu durumda ortalama gelir artiyor. lakin onceki durumda memuriyet sececek insanlarin uzerine, fazladan istemedikleri bir risk bindirmis oluruz. bu da yangin sigortasi yaptirmak isteyen insani, paran cebinde kalsin deyip geri gondermek gibi bir sey. bu zoraki risk yuzundendir ki, ortalama gelir artsa bile, toplumsal refahin azaldigini soyleyebiliriz.

ote yandan, insanlarin riskleri paylasmalarinin bir yolu varsa, hem uzerlerindeki riskleri alip hem de ortalama geliri 5 seviyesine cikarmak mumkun. ornekle gosterelim. diyelim ki, ornek ekonomimizde insanlar once mesleklerini secsinler. sonra girisimciligi secmis olanlar, uretim yapilmadan, yani kimin basarili, kimin basarisiz oldugu ortaya cikmadan, bir araya gelsinler. bir havuz kurup herkesin kazancini havuza koymasini ve havuzdaki kazancin daha sonra tum girisimciler arasinda esit olarak bolunmesini kararlastirsinlar; ve bunu kontrata baglasinlar. (pratikte, sozunu ettigimiz havuz, yatirimcilardan hisse satin alan bir banka, risk sermayesi fonu ya da benzeri bir finans kurumu olabilir.) sonucta, girisimci sayisi yeterince buyukse, girisimcilerin yarisi basarili ve yarisi basarisiz olacagindan, girisimci olan herkes sonuclar belli olup kontratin sartlari yerine getirildikten sonra garanti 5 alacaktir. eger girisimciligin getirisi garanti 5 olacaksa, kimsenin getirisi garanti 3 olan memuriyeti secmesi icin bir sebep kalmaz. boylece herkesin girisimciligi sectigi bir dengeye ulasiriz. (iktisat teorisine vakif okuyucalarimiz, burada baska dengeler de olacabilecegini ve bir koordinasyon sorunu olusabilecegini gormuslerdir. lakin bir blog yazisinda detaya girmeyi gereksiz buluyorum. ayrica, ornegi acik ve basit tutmak icin, kontratin baglayici oldugunu, insanlarin hareketlerinin kontratin denetiminde oldugunu, dolayisiyla aylaklik etme, havuzdan mal kacirma gibi sorunlarin olmadigini varsaydim. istenirse problem elbette daha da dallandirilabilir.)

ornek ekonomimizde ele aldigimiz riskler, sistematik olmayan, ekonominin geneline gore kucuk boyuttaki aktorler uzerindeki kisiye ozgu (idiosyncratic) riskler. yani, bir girisimci, yapacagi yatirimin sonucunda basarisiz olabilir; ama bu ekonominin baska yerlerinde, bagimsiz olarak riskli kararlar alan cok sayida yatirimciyi etkilemez. toplamda bu girisimcilerin belli bir orani basarili, belli bir orani basarisiz olacaklardir. aktorlerden kimin basarili ya da basarisiz olacagini bilemesek de, genel basari oranini bilebiliriz. o yuzden, boyle kisiye ozgu riskler, ekonominin geneli icin bir belirsizlik yaratmaz. dolayisiyla, mesela eger ekonomide yeterince zengin finansal araclarin bulundugu gelismis finans piyasalari varsa, bu riskler tamamen ortadan kaldirilabilir. boylelikle, insanlarin ortalama getirisi yuksek, ama sonucu belirsiz yatirimlardan kacmalari icin bir sebep kalmaz. (elbette, ekonominin geneline gore buyuk olcekteki iktisadi aktorlerin aldiklari kararlar, sistemik risk yaratabilir. o baska bir mevzu.)

ozetle, diyorum ki, mesele insanlari gonul rizasiyla girisimcilige yoneltmekse, onlara sadece nasihat etmenin, gaz vermenin ise yaramadigi ortada. ekonomik sistemin kurumlarinin ve kurallarinin da, riskleri uygun bicimde dagitilacak, girisimci guduleri harekete gecirecek sekilde duzenlenmesi gerek. somut bir ornek vermek gerekirse, aklima ilk olarak, arge faaliyetleri (inovasyon nedir) ve teknoloji yatirimlarinin finansmanini saglayacak bir risk sermayesi piyasasi kurulmasi geliyor. seneleeer once, bir vesileyle, israil'de uygulanan yozma adli devlet destekli bir programdan haberdar olmustum. bildigime gore, bu programla devletin ortakligiyla bir risk sermayesi fonu kuruluyor, birkac sene sonra da devletin elindeki fonlar ozellestirilince bir piyasa ortaya cikiyordu. (google'da aratinca businessweek turkiye'de gecen sene cikmis, israil orneginden dersler cikaran su yaziyla karsilastim: tiklayin.) muhataplari bizi okumazlar ama, sizin de akliniza bununla ilgili bir politika onerisi geliyorsa, yorum bolumunde paylasabilirsiniz.

Borsa Yorumları
Altın Yorumları
Borsa nedir?
Borsa nasıl oynanır
Hisse Yorumları
Ekonomi nedir Read More!

Makat

Denemedim ama soyle bisi var, belki ise yariyordur:


Nükleer Kirlilik  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Olasılık Soruları ve Çözümleri  Marksizm Nedir  Spam Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları  Bono Nedir?  Fareli Köyün Kavalcısı  Arge Nedir?  Kalite Nedir  Açık Arttırma Nedir  Pesimist Nedir? Read More!

Keynes: The Return of the Master

Deniz Gökçe, TCMB ve Kayıkçı Kavgası başlıklı yazımda, Deniz Gökçe'nin "İktisatçıların Kayıkçı Kavgası" yazısının okunmasını tavsiye etmiştim. o yazıda geçen, "Arayolcuların bir tanesi .... Bir başkası da hem ülkemizde hem de yurtdışında en popüler makroekeonomi ders kitaplarından birini üretmiş olan Harvard Üniversitesi Profesörü Gregory Mankiw!Mankiw sonunda patladı ve Skidelsky'nin 'Keynes: The Return of the Master' kitabının değerlendirmesini 24 Eylül tarihinde Wall Street gazetesinde yaparken, Skidelsky'nin ekonomist değil, tarihçi olduğunu, tartışmaları yeterince anlayacak kadar matematik bilmediğini, Keynes'in ise verdiği cevaplardan çok daha fazla sorular miras bıraktığını vurguladı.Tabii bu tartışma henüz bitmeyecek ve daha uzun zaman devam edecek." ben de merak bu ya Mankiw ne demiş diye gittim baktım. Mankiw'in yazısı nın bir kısmı aşağıda, koyular bana ait, önemli noktaları belirtmek ve okuma kolaylığı sağlamak için belirttim.
John Maynard Keynes. The name, by itself, is something of a Rorschach test (test to examine a person's personality characteristics and emotional functioning benim notum.) for economists. More than half a century after the death of this famed Cambridge University professor, he remains among the most controversial figures in the field. The recent economic crisis has raised Keynes's profile yet again and further stoked the debate over his contributions.

Nükleer Kirlilik  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Olasılık Soruları ve Çözümleri  Marksizm Nedir  Spam Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları  Bono Nedir?  Fareli Köyün Kavalcısı  Arge Nedir?  Kalite Nedir  Açık Arttırma Nedir  Pesimist Nedir?
Most macroeconomists—that is, those who study the ups and downs of the overall economy—fall into one of two broad camps: Keynes admirers or Keynes detractors.
There is no doubt where Robert Skidelsky stands. A professor at the University of Warwick, he is the author of a magisterial three-volume biography of Keynes. After his years of research, he is a true believer. To understand the global economic crisis of the past year, he says, we need more unadulterated Keynes.
His preface, Mr. Skidelsky says that he is a historian, not an economist. The book bears out the claim, in both its strengths and weaknesses. ... Mr. Skidelsky would like to think that his math-aversion allows him to focus on the big ideas rather than being distracted by mere analytic details. But mathematics is, fundamentally, the language of logic. Modern research into Keynes's theories—I have conducted such research myself—tries to put his ideas into mathematical form precisely to figure out whether they logically cohere. It turns out that the task is not easy.
Keynesian theory is based in part on the premise that wages and prices do not adjust to levels that ensure full employment. But if recessions and depressions are as costly as they seem to be, why don't firms have sufficient incentive to adjust wages and prices quickly, to restore equilibrium? This is a classic question of macroeconomics that, despite much hard work, is yet to be fully resolved.
Which brings us to a third group of macroeconomists: those who fall into neither the pro- nor the anti-Keynes camp. I count myself among the ambivalent. ... Keynes was a creative thinker and keen observer of economic events, but he left us with more hard questions than compelling answers.
Read More!

Deniz Gökçe, TCMB ve Kayıkçı Kavgası

Deniz Gökçe, basında takip ettiğim nadir yazarlardan; bazı yazarlara ise sırf buraya malzeme olsun diye bakıyorum. Neyse konumuza dönelim. Daha önce "Merkez Bankalarının Bağımsızlığı" diye bir yazı yazmış ve hem taraf gazetesi yazarı süleyman yaşarı hem de Merkezin bağımsızlığını tartışmaya açan Erdoğan'ı eleştirmiştim. Deniz Gökçe'de "Merkez Bankası'nı Hırpalamayalım Lütfen" başlıklı yazısında bu konuya değinmiş ve benim kurukafama benzer biçimde "'cehenneme giden yol iyi niyet taşları ile döşenmiştir' demiş....Gökçe iyi bir değerlendirmeden sonra yazısını şöyle bitirmiş:

"Şahsen Merkez Bankası'nın çok iyi yönetildiğini düşünmekteyim!Bu ülkede iki Başbakan 1976-1978 arasında Avrupa'ya girmeleri teklif edilirken girmemeyi seçtiler, ülke 50 yıl kaybetti. Bu ülkede bir Başbakan 1991 yılında erken emeklilik adımı ile sosyal güvenlik sistemini 50 yıllık deliverdi. Fatura yılda 30 milyar dolar. Bir başka Başbakan 1994 krizini göre göre çıkarttı. Bir diğer Başbakan ile Cumhurbaşkanı ise 2001 yılında Anayasa'yı birbirlerine atıp, 'zirvede kavga var' beyanatını da merdiven altında verip Cumhuriyet'in en büyük krizini tetiklediler. Lütfen duralım, 2002 yılından bu yana özelleştirmeleri yapan, doğrudan yatırımın kapılarını açan, bankaları stabilize eden, ülkeye rezerv biriktiren ve borç stokunu azaltan, bütçeyi toparlayan, güven getiren yaklaşımlardan vazgeçmeyelim!"... Finish.

Manipülasyon Nedir   Küresel ısınma Karikatürleri  Türk Bilim Adamı  Liderlik Nedir?    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri  Enformasyon Nedir    Slogan Nedir    Enflasyon Nedir    Nükleer Santraller  Devlet Nedir

Gökçe'nin bugünki yazısının başlığı "İktisatçıların Kayıkçı Kavgası". Krizde iktisatçıların tarafları ile ilgili ilgilenenler için iyi bir yazı olmuş. okumanızı tavsiye ederim.
Read More!

Talihsiz bir reklam sloganı

TT'nin son çıkardığı ve bir VoIP uygulaması olan Wirofon için seçtiği slogan: Cebi Hafifleten Teknoloji!

Niyet belli ki iyi. Cep telefonu faturalarının hafifleyeceğine vurgu yapılmak istenmiş ama esnek dilimiz sayesinde tam tersi bir anlam da içeriyor. Komik olmuş velhasıl.

Manipülasyon Nedir   Küresel ısınma Karikatürleri  Türk Bilim Adamı  Liderlik Nedir?    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri  Enformasyon Nedir    Slogan Nedir    Enflasyon Nedir    Nükleer Santraller  Devlet Nedir

Ürünü denemedim, deneyen varsa ve görüşünü paylaşırsa sevinirim.

Bu arada bir de Hakkı Devrim'in Vodafone 3G reklamındaki yapmacık repliklerine takılmış durumdayım. Belki de tuhaflık bendedir. Read More!

Uçan Dizüstü Bilgisayarım!

Uzun zamandır 2003 model dizüstü bilgisayarım yavaşlıktan beni çatlatıyordu. Sık sık sevimsiz mavi ekranla karşılaşıyordum. Çoğunlukla Web Browser'ımı kapatmak zorunda kalıyordum ya da herşey tamamen donuyordu.

Sorunumun sadece 256 MB Ram'e sahip olmaktan kaynaklandığını biliyordum ama aklım da doğrusu şu yeni netbooklardaydı. Sonuçta Japon yapımı kaliteli bir model de olsa 2003 yılından kalma bir dizüstü eski sayılır değil mi? Hiç de öyle değilmiş!

Bu arada belirtmem gerekir ki, makinemi sadece temel Windows Office uygulamaları ve Net'te sörf için kullanıyorum. Oyun oynamak ya da bilgisayarda birşeyler izlemek adetim yoktur. Bilgisayar işleriyle uğraşan bir arkadaşımla konuştum. Ne kadar RAM upgrade yapılabileceğine baktı. 2 slottan birinin boş, diğerinde ise 256 MB RAM olduğunu görünce, elinde bulunan 1 GB RAM'i boş olan slota taktı ve bilgisayarıma biraz bakım yaptı. Makinem adeta yeniden doğmuş gibi oldu. Bırakın yavaşlığı şimdi adeta uçuyor!

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir

Tabii söylememe gerek bile yok ama ben de bu tutumlu çözümden dolayı mest oldum. Bilgisayarınıza sinirlenmeden evvel, kapasite artırıp artıramayacağınıza bakın, bakımdan geçirin ve gereksiz programlar varsa kaldırmayı deneyin. İşinize yarayacağı süreyi uzatmanın sadece bütçenize değil çevremize de yararı olduğunu unutmayın.

Bu yazi Tasarruf Yöntemleri konusunda yazilmistir, izinsiz alinamaz. Read More!

En iyi saklanmakta olan ülke sırları

Memleketin en iyi saklanmakta olan sırları arasında Sosyal Güvenlik ile ilgili konular var. SGK sitesinden alınabilecek bilgi son derece kısıtlı. Emekli ücretini hesaplamak için uzman olmak gerekiyor.

Bildiğim kadariyla "emekli olduğumda elime kaç para geçer" diye hesaplama yapmak isteseniz bunu sadece Mali Müşavirlerin erişebildiği bir sitede ve Ali Tezel'in sitesinde (artık ücretli) olarak yapmak mümkün.

Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım Ali Tezel'den danışmanlık almaya gitmiş. Kendisi yaklaşık 5 yıldır kurduğu şahıs şirketi üstünden danışmanlık yapıyor ancak SSK'lı statüsünü kaybetmemek için bir yakınının şirketinden asgari ücretten primlerini ödemeyi sürdürmüş. Emekliliğine 2 yıl kalan bu arkadaşım, bu seçimi nedeniyle emekli oldugunda yıllarca en üstten yatırdığı primler hiç dikkate alınmaksızın alabileceği maksimum ücretin yaklaşık yarısını almak durumunda kalacağını öğrenip fena üzülmüş. Üstelik de şu aşamada bu durumu önemli ölçüde iyileştirmesine olanak yokmuş. Kendi şahıs şirketini kurarken anlaştığı Mali Müşavir'in kendisini bu konularda hiç uyarmadığını söyledi. Asgari ücretten sigortalanmak yerine kendini part-time çalışıyor gösterse ve primleri maksimumdan ödese bu duruma düşmeyecekmiş.

Nükleer Enerjinin Zararları
Gönüllü Çevreci Kuruluşlar
GSYH, CPI ve GSYH Deflatoru

Şu sıra ben de kendi işimi yapma planları yaptığımdan, bu bilgilerin bana da fevkalade faydası dokundu.

Ali Tezel çok iyi bir uzman ve bu becerisini işe dönüştürmekle çok da iyi yaptı. Onun gibi daha yüzlerce uzmana ihtiyaç var. Zira, bu konularda deneyim sahibi olmayan insanların mevzuatı takip etmesi ve gereken tedbirleri alması pek de olası değil. Read More!

Bu Kampanya Niye Saçma

Ok, iktisat teorisini tartışmayacağım. yani ekonomilerin bu derece gelir daralması yaşadığı dönemlerde kişilerin harcamalarını kısmaları ekonomiye ikinci bir darbe niteliği taşıyabilir.

Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir
Benim eleştirdiğim nokta kampanyanın pazarlama mantığının yanlış olması. Satmak istediğin ürün ne: alış-veriş. sorun ne: kriz. çözümü nasıl buldun reklamda: meşhur kişilerin tavsiyeleri ile. şimdi bakalım bunlar kim: Akın Öngör: Bankacı, WWF Türkiye Başkanı, Deniz Gökçe: ekonomist,Meliha Okur: Ekonomi Yazarı, Yaman Törüner: Eski TCMB Başkanı. şimdi can alıcı soru. kampanyanın hedef kitlesi kim. anlaşılan oki bu kişileri normal halk giysileri içine sokup, manavcı, bakkal yapmak hedef kitlenin düşük ve orta gelir düzeyi olduğunu gösteriyor. Peki bu işe yarar mı? Sizce? Hangi düşük-orta gelir düzeyindeki insan bankacı, ekonomist, köşe yazarı kişinin kendine benzer haline (dikkat edin daha burda aldatma doğuyor bilinçaltında) kanıp harcamasını artırır. Bir ikincisi, insanlar zaten krizde simit, gıda gibi zorunlu harcamalarından pek bir kısıntıya gitmiyorlar ki. hatta krizde simit tüketimi arttı bile. sen gidip bankacıyı simitçi yapıyorsun, sonrada harca diyorsun. mazallah adam ekmek, peynir yerine simit almaya başlar da reklamın ters teper!
Read More!

Küresel Mali Kriz

Bu krizde en fazla sacmalayan "kriz teget gecti", "krizi firsata ceviririz" gibi lakirdilar sarfeden ve krize cok gec (ekonomi 3 ceyrek ust uste kuculdukten sonra) mudahale eden Basbakan ve hukumet oldu. En son da gecen gun Merkez Bankasina laf etti.

Oysa bu krizde benim de beklentilerimin cok otesinde en cesur adimlari atan ve neticede hakli cikan Merkez Bankasi oldu. Bakiniz bugun gosterge faizler %9 sinirinin altinda. Bunun boyle olmasinin tek nedeni Merkez Bankasidir. Basbakan Merkez Bankasina tesekkur edecegine, yapmadigini birakmadi. Var mi bundan daha buyuk nankorluk.

Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir

Adamin derdi Turkiye'deki butun gucleri kendinde toplamak: askeriyeyi hizaya getirdi, medyayi hizaya getirdi, bir Merkez Bankasi kalmisti.

Bu arada normalde cok takdir ettigimiz Babacan da Basbakan'a yalakalik yapmis ve "...Onun ötesinde vereceği kararlar, hükümetin kararlarıdır. Nihai sorumluluk, bu işin siyasi sorumluluğu hükümettedir. Başbakanımızın çok haklı olarak (onun hesabını biz veriyoruz) cümlesi vardır. O çok doğrudur. Yarın Türkiye'de bir şeyler ters gittiğinde, kimse dönmez ki Merkez Bankasına (bu senin yüzünden böyle oldu). Kimse Merkez Bankasına sormaz. Bunun siyasi sorumluluğu, yüzde 100 hükümetin üzerindedir. Merkez Bankamızın da diğer birimlerle ve genel politikayla uyumlu bir çizgi çizmesi önemlidir.'' demis.

Birincisi Merkez Bankasi hata yaptiginda hic kimse Merkez Bankasina bir sey soylemezse ben soylerim, gecmiste de cok soyledim zaten. Yani sapla samani ayirabilecek bir suru insan var, sen merak etme. Ikincisi, adamlar 2007'de faizleri indirmedikleri zaman yapmadiginizi birakmadiniz, dolayli yollardan gazetelere carsaf carsaf ilanlar verdirip adamlari madara etmediniz mi? Ucuncusu, maden nihai sorumluluk hukumette, neden 1 yildir krizin sucunu ustlenmediniz? Habire palavra salliyorsunuz. Adam gibi mikro reform yapacagimiza, kendi sorunlarimizi kendimiz cozecegimize, disaridan yardim etmeye calisan IMF'ye de hayir diyorsunuz. 2007 yilindan beri de bir numaranizi gormedim. 2003-2006 doneminde de siz vardiniz. Ne oldu da bu kadar degistiniz, uyusturucuya mi basladiniz, kotu arkadas mi edindiniz, ne oldu anlamadim gitti. Read More!

MSGH: Milliyetçi Sosyalist Gençlik Hareketi

Saka sandim once, ama gercekmis: MSGH, yani "Milliyetçi Sosyalist Gençlik Hareketi". Surada facebook gruplari, surada da eksi sozluk yorumlari.

Zamaninda cografyanin bile "milli"si okutulurdu okullarda (belki hala oyledir) sasirmamak lazim. Milli Matematik yoktu, universite sinavinda ortalama dort net cikartamayan gencligin matematigi mi olurmus.

Neymis adi? Tekrar yazalim: Milliyetçi Sosyalist Gençlik Hareketi. Bunun ingilizcesi: National-Socialist Youth Movement. Bu biraz tanidik geldi. Almancaya cevirelim bir de: Nationalsozialistische Jugendbewegung. Evet, biz bunlara asinayiz.

Altın Yorumları    UNESCO Nedir    Sosyalizm Nedir  Forex Nedir    Fraktallar  Altın Oran Nedir

Grubun description kisminda su not var: "her türlü ırkçılık, dincilik, kapitalist politikaları mazur gören her türlü ideoloji; bu ideolojinin tam karşıtlarıdır..." Wikipedia'da Nazi'lerin programinda da "strictly folkic party fighting against all reactionary efforts, clerical, feudal and capitalistic privileges" diyor. Rastlanti mi? Hayir, degil kesinlikle.

Iliklere isleyen millyetci cendereden bu tarz urunler cikmasi surpriz degil. Swastika'lari yok henuz. Muhtemelen Ataturk portrelerini kullanacaklar sembol olarak. Daha henuz 25 maddeli program hazirlamamislar sanirim. Bir tercuman bulup onu da kopyalasinlar surdan.

Ekonomi alaninda zaten bu maddelerden cogu bilfiil isler durumdadir. Cogunun da sempatizani coktur. Mesela karlarin esit sekilde bolusulmesi, sirketlerin devletlestirilmesi, borc-faiz koleligine son verilmesi, butun yaslilara refah devleti, saglikli bir orta sinif yaratilmasi, toprak reformu, her Alman evladina devlet eliyle yuksek ogrenim, ulusal saglik plani, cocuk isciliginin yasaklanmasi. Neden yaziyorum bunlari? Bunlari harfiyyen savunanlar var da, once dusunsunler kimlerle ayni safta yer adiklarini.

Ha unutmadan, 9. maddede her yurttasin esit haklara sahip oldugu 24. maddede de din ozgurlugu yazar. Bunlar da secimle iktidara gelmislerdir, demokrasi anlayisi secimlerden ibaret olanlar bunu da dusunsun. Read More!

Deve kaç para?

Rahmetli babaannemin anlattığı bir eski zaman hikayesidir: Çocuk heyecanla koşarak dedesinin yanına gelmiş “Dede dede, pazarda bir pula deve satıyorlar. Ne olur biz de alalım bir tane!” demiş. Dedesi başını sallayarak “Buna sarf edecek bir pulumuz bile yok” diyerek torununu geri çevirmiş. Aradan uzunca bir süre geçmiş, torun bu sefer süklüm püklüm ve üzüntüyle dedesinin yanına gelmiş ve “Biliyor musun o bir pula satılan develeri şimdi bin pula satıyorlar, artık hiç alamayız” demiş. Dedesi gülümseyerek cebinden kocaman bir kese çıkartıp torununa uzatmış “Bununla en az 10 deve alabilirsin demek ki… Al bakalım keseyi koş pazara” demiş.

Altın Yorumları    UNESCO Nedir    Sosyalizm Nedir  Forex Nedir    Fraktallar  Altın Oran Nedir

Son günlerde çeşitli yayın organlarında düşmeye başlayan mortgage faizleri nedeniyle emlak fiyatlarının yükseleceği ve emlak almak için doğru zamanın şu içinde bulunduğumuz günler olduğunu anlatan haberlere rastladıkça aklıma hep yukarıdaki hikaye geliyor. Haberler ya büyük inşaat projeleri yapan şirketlerin yöneticilerine ya da banka yöneticilerine dayandırılıyor. Pekiyi ya talep? Faizlerin düşmesi talebi hemen şimdi canlandıracak bir unsur mu acaba? Krizden çıkışın kısa sürede olmayacağını tahmin eden, sütten ağzı yanıp da yoğurdu üfleyerek yiyen, iş güvencesi olup olmadığı konusunda kaygılar taşıyan insanlar hemen koşup emlak almaya kalkışacaklar mı?

Krizden çıkmaya başladığımızı düşünmek için bence biraz erken. İşsizliğin bu kadar yükseldiği, önümüzdeki yılın neler getireceğinin hala çok belirgin olmadığı, insanlarımızın tasarruf alışkanlıklarının bulunmadığı memleketimizde kanımca maksatlı bu haberlere kapılmamak lazım.

Kimin ne söylediğine değil kendi içinde bulunduğumuz finansal duruma bakmamız gerekir. Özellikle iş kaybetme riski olan insanların şu dönemde en az bir yıllık geçim paralarını kenara ayırmadan herhangi bir yatırıma girişmesi anlamlı olmaz. Read More!

Suudi Arabistan'da 3 Milyar Dolarlik Universite

Suudi Arabistan 3 Milyar dolara bir üniversite kurmuş üniversitenin hedefi de "Suudi krallığını bilimsel ve teknolojik araştırmalarda küresel sıralamanın zirvesine taşımak"mış. Ben bu hedefe ulaşacağına kesinlikle inanıyorum. Çünkü bu üniversiteyi diğerlerinden ayıran ve tek başına suudi arabistanı küresel sıralamanın zirvesine taşıyabilecek bir özelliği var! Açıklıyorum!!!

Kapitalizm Kapitalist nedir  Faşizm nedir?  Fraktal Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  Çernobil Faciası

Bu üniversite sınırları içinde kadınlar araba kullanabileceklermiş!!! Olay budur işte... Read More!

Merkez Bankalarının Bağımsızlığı

Bir garip adam şu taraf gazetesi yazarı Süleyman Yaşar. Ben artık iyice sapla samanı karıştırdığını, kafasında da adam gibi bir iktisat teorisine sahip olmadığına inanmaya başladım. sanırım bu iki durum, yazılarını bilimsel temelden çok ideolojik temele dayandırmayla birleşip, AKP'ye destek olacam diye herşeye yorum yapınca iyice sırıtıyor.

Yaşar, yazısında ABD'de FED'in bağımsızlığının sorgulanmaya başlandığını belirtiyor ve bunu güzelce özetliyor. bu kısım yazının gelişme kısmı ama yazının giriş ve sonuc bölümleri tam bir basitlik. Evet giriş paragrafı aynen şöyle:

"Gelişmekte olan ülkeler için bağımsız merkez bankası ve özelleştirme programı uygulamak kredibilite unsuru olarak kabul ediliyor. Eğer gelişmekte olan bir ülkenin merkez bankası politikacıların emirleriyle yönetiliyorsa, o ülkenin, kredi notu düşürülüyor. Özelleştirme uygulaması yapıp devletin ekonomideki rolü küçültülmüyorsa yine not düşürülüyor. Böylece, ülke, kredi bulmakta zorluk çekiyor. Ama son günlerde gelişmiş bir ülke olan ABD’de “bağımsız merkez bankasına” karşı bir hareket başladı."

Kapitalizm Kapitalist nedir  Faşizm nedir?  Fraktal Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  Çernobil Faciası

Şimdi sayın Yaşar, hiçbir kurum bir ülkenin notunu özelleştirme yapmadı yada merkez bankası bağımsız değil diye düşürmez. kredi notu sizin ülkenizin merkez bankasının elindeki para yaratma gücünü nasıl kullandığı ile ilgili olarak gelişir. Bizde bir general demişti sanırım, basın parayı ödeyin borcumuzu kardeşim diye. eğer bu tarz mantıkta bir ülke varsa karşınızda; paranızın reel satın alma gücünü düşünür ve ona göre hareket edersiniz. Ayrıca ilginç olan zaten FED'in bağımsızlığının da tam bu noktada sorgulanması. yani kafasına göre para basmasının istenmemesi. Ha ayrıca FED'in sizin dediğinizi yaptığını da belirtmeliyim. Yani politikacıların emirleriyle yönetiliyor. Şu durumda FED bağımsız değil zaten. O halde sorun Merkez Bankasının Bağımsızlığı sorunu değil, "merkez bankasının elindeki para yaratma gücünü nasıl kullandığı" sorunudur. Asıl tartışılan, "bağımsız merkez bankacılığı" değil "sınırlandırılmış merkez bankacılığı"dır. Yani para yaratma gücünün bir takım kurallarla sınırlandırılmasının gerekli olup olmadığı. ha bir takım dusunce grupları (örneğin Avusturya okulu) tamami ile FED'in kaldırılıp, para basma kartelinden kurtulmayı öneriyorlar o başka.

Benzer bir değerlendirme özelleştirme için de geçerli. özelleştirme yapmadın diye değil, ekonomik yapınla verimsiz olduğun için özelleştirme anlamlı bir değişken. zaten verimli olsaydın neden benden borç isteyesin ki! Yani ülkenin kredi bulması/bulamaması kendi sorunu, yoksa bu iki değişkenin değil!

Şimdi gelelim yazının son kısmına bir de. "Türkiye’ye gelince... Geçen hafta sonunda Başbakan Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası’nın bağımsızlığından yakındı. Erdoğan “Davul benim boynumda tokmak onların elinde. Enflasyon yükselince suçlu ben oluyorum, düşünce onlar başarılı oluyorlar” dedi. Başbakan bu konuda haklı. Merkez Bankası, enflasyon hedefini tutturamayınca hükümete bir mektup yazıp işin içinden çıkıyor. Tutturulamayan enflasyon hedefinin bir yaptırımı yok. Ayrıca Merkez Bankası, TBMM tarafından da denetlenemiyor. Herhalde bizde de ABD benzeri sivil hareketler gelişmeye başlayacak. Çünkü, cebimizdeki paranın değeri geleceğimizin güvencesi. Bu nedenle enflasyonun ve faizlerin sorgulanması hepimizin görevi olmalı."

neresinden başlıyım ki...Birincisi Erdoğan yanlış söylüyor, enflasyon yükselince suçlu o olmuyor suclu TCMB oluyor ve o yuzden mektup yazıyor. ayrıca hem sucun hem de başarının oy olarak AKP'ye bir yansıması var. bence burda asimetri söz konusu oldu bugune kadar AKP için. yani enflasyonun dusmesi AKPye ciddi oy olarak geldi, halbuki yukselen enflasyonda karşıt oy potansiyelininin bu derece yüksek olmadığını düşünüyorum. TR'nin ilk defa tek haneli enflasyona dusmesinin de bunda buyuk payı oldu. bundan sonra bu asimetri biraz daha simetrik bir hal alabilir. Merkez'in TBMM tarafından denetlendiğini de gördük. yani aslında iktidara karşı sorumluydu ama biz çıkarmadık mı Türk parasının kıymetini koruma kanununu, ayrıca muhalif partiler başa gelince aynını yapmadı mı! Ciğeri kediye emanet et diyorsun yani :) !

Evet haklısın "cebimizdeki paranın değeri geleceğimizin güvencesi" fakat enflasyonun ve faizlerin sorgulanması kesinlikle hepimizin görevi olmamalı!!! Bizim görevimiz oldu da ne oldu Allah aşkına...Bende enflasyon hatıraları hala tazeliğini koruyor. Bu nedenle Merkez Bankasının bağımsızlığını sonuna kadar savunuyorum. 70 küsür yaşındaki akılları siyasetten ve mahalle kavgasından başka birşey bilmeyen ve her daim geleceğimizi düşünen (!) aklı selimlere cebimdeki parayı emanet etmeye hiç niyetim yok!
Read More!

Birkaç soru

Barış'ın yazısında yapılan iki yorum kaldırılmış. Belli ki blogda yer alması uygun görülmemiş ama bu yazıya yorum yapılması da engellenmiş.

Kavga etmeden de tartışmak mümkün değil mi?

Benim yapmak istediğim yorum mesela şuydu: "Dağda adam öldürmek" diye bir şeyden bahsederek askerler eleştiriliyor. "O adamlar dağda ne arıyor pekiyi? Terörist değil mi onlar? Sonuçta Kürtler parlamentoda temsil ediliyor ve seslerini demokratik olarak duyurabiliyorlar öyle değil mi?" diyebilmek istiyorum. Bu "sakıncalı" bir yorum mu?

Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Bilgisayar Nedir

Bir de bu yazıyı yazan adam karısının başından aşağı dışkı dökmüş birisi. Sözlerini ne kadar ciddiye almak gerek bilmem? Read More!

Yedek Kulübesindeki Futbolcu

Başlığa bakıp da memleketim insanının %99'u gibi futbol kritiği yapacağımı sanmayın. Rahmetli babamın mutlaka baş kaldırılması gereken bir otorite olduğunu kesfettiğimden beri, yani yaklaşık üç yaşımdan beri koyu Fenerbahçeliyim. Ailemin tamamı ise fanatik Galatasaraylıdır. Maçları falan takip etmem sadece Galatasaray'ı yendiğimizde mutlaka annemi ve kardeşimi arar, dalga geçerim.

Başlığı atmaktaki amacım, son zamanlarda dönen Vodafone reklamındaki bir cümleye takılmam. Reklamda oynayan futbolcu yedek kulübesinde bile 3G ile internete bağlananları gördüğünü söylüyor. Eğer o yedek oyuncular internet üstünden oynanmakta olan maçı farklı bir açıdan seyretmek dışında birşeylerle ilgileniyorlarsa yazıklar olsun. Yedek kulübesinde bile oturmayı hak etmedikleri çok açık.

Internet benim hayatımı inanılmaz ölçüde zenginleştirdi ama bir o kadar da beni kendisine bağımlı kıldı. Birçok insan için de durumun bu olduğunu düşünüyorum.

Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Bilgisayar Nedir

İşyerlerinde bütün gün internette gezinen, iş yapmayan insanlar var. Bu da muazzam bir zaman ve iş kaybına yol açıyor. "E, kardeşim interneti kısıtlasınlar!" demek de çözüm değil zira aslında gün içinde iş yaparken de işimiz internete düşüyor. Bir telefon numarası bulmak, bir firma ile ilgili bilgilere ulaşmak ya da işimizle ilgili herhangi bir konuda araştırma yapmak için internet inanılmaz bir kaynak.

İnsanların kaytarmalarını engellemenin, verimlerini artırmanın yolu bence Performans Yönetimi'nden geçiyor. Uzun saatler şirkette kalarak çalışır gibi yapmakta olan insanları gerçekten çalışanlardan ayırabilmenin tek yolu ölçülebilir, mantıklı hedefler koymak ve ücretin bir bölümünü performansa bağlamak. Tabii seçilen yöntem, uygulamanın sağlıklı ve objektif yapılabilmesi çok önemli hale geliyor. Uluslararası firmalarda Performans Yönetimi uzun yıllardır uygulanıyor. Bu yöntemler genellikle bir şirkette 3 yılda gerçek anlamda oturuyor ve kabul görüyor. Yani sabırsızlık başarısızlık demek. Performans Yönetimi konusunun başarılı olması için benim kendi gözlemlerime göre birkaç koşulu var:

1. Üst Yönetimin sisteme inanması ve %100 desteklemesinin yanısıra aktif olarak sistemin geliştirilmesine katkıda bulunması,
2. Orta Seviye yöneticilern sisteme sahip çıkması, geliştirilmesinde işin içinde bulunması,
3. İK Bölümü'nün hedeflerin tamamını incelemesi ve objektif kriterlere göre değerlendirmesi, bölümler arası haksızlıkları engellemesi.

Temelde bu sistemlerin getirilmesi ve hayata geçirilmesi İnsan Kaynakları Bölümlerine bırakılıyor ve bence bu yapılabilecek en büyük hata. Son yıllarda yeteri kadar kurumsal bir dayanağı olmayan İK Bölümleri kendi önemlerini hissettirmek (ve bazen patronun suyuna gitmek) uğruna yaptıklarıyla çalışanların kendilerine olan güvenini kaybettiler. Birçok çalışan artık işin başını İK çekiyorsa mutlaka çalışanlar açısından bunun bir maliyeti olacağına inanıyor. Örneğin bir şirkette İK yöneticisinin hedef koyma döneminde tüm yöneticilere bir toplantıda çalışanlarına ulaşılamayacak hedefler koymalarını önerdiğini, zira aslında çalışanlara performans primi olarak verilecek bir meblağın olmadığını söylediğini biliyorum. Böyle bir şirkette bu yöntem elbette işlemez. Bir mükafatının veya bir getirisinin olmadığını bilerek, kim niye kendini zorlasın ki?

Tabii bu arada İK ile ilgili olarak söylediğim şeyden ötürü lütfen tüm İK'cılar alınmasın. Yarası olan gocunur diyelim, keselim. Çok geleneksel, kurumsallaşmaktan nasibini almamış patron şirketleri için zaten fazla söze gerek yok. O tür şirketlerde genellikle İK değil İKK (İnsan Kaynakları Kurutma) Bölümleri çalıştırılıyor. Read More!

Türkiye aldı başını gidiyor

‘Kırkbin kişiyi katletmek yetmez daha kan isterük’, diyenleri tasfiye etmeye, rasyonel karar alma yeteneğini kaybetmiş bürokratik yapıyı yeni baştan kuracak personel reformunu yapmaya, eğitim sistemini ıslah etme hayalini bir yana bırakıp her şeyi baştan kurmaya cesaretimiz varsa ‘Açılım’ yolda demektir.

Yanlış Cumhuriyet çatırdıyor mu? Tabii çatırdıyor.

23 Ocak 2007’de Hrant Dink’in cenazesi Cumhuriyet tarihinin manipüle edilmemiş en büyük kitle gösterisine dönüştüğünde kirişler çatlamaya başlamıştı.

Milletin yeni halaskârlığına soyunmuş Büyükanıt Paşa 27 Nisan 2007’de muhtırasını verip “ne diyor bu adamlar yahu?” tepkisiyle karşılaştığında sistemin iç organlarının iflas ettiği anlaşıldı.

15 Ekim 2008’de Başbuğ Paşa 90 seneden beri kanıksadığımız malûm tehdit-hakaret nutuklarından birini atıp ertesi gün Taraf gazetesinde “Önce İndir o Elini” cevabını aldığında çatırtı kulakları sağır eden bir hal aldı.

Ümit Kıvanç, zelzele aslında 17 Ağustos 1999 depreminde başladı diyor; o da mümkün. Belki ben geç farkettim.

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

Ahali sağlam devlet köhne

Sonuçta bu binanın bu sıkleti çekemeyeceğini görmemek için ya kör olmak lazım, ya da belediye imar memuru.

Türkiye aldı başını gitti. Kör taşranın ücra köyüne yol gitti, televizyon gitti, internet gitti. “Hıh, bunlar da üniversite mi?” diye burun kıvırdığımız yüz tane taşra üniversitesinden dünyaya aç milyonlarca genç mezun oldu. İnsanlar Yozgat’ın köyünden çıkıp - bazan İstanbul’a bile pek uğramadan - gidip Sudan’da okul, Bulgaristan’da düdüklütencere fabrikası, Filipinlerde kerhane açıyorlar, Alman üniversitelerinde Zazaca filoloji okuyorlar, Adisababa Hilton’a müdür oluyorlar.

1920’lerde kalmış vatan millet, atam yatam edebiyatıyla daha nereye kadar gidebilirsin?

devami Read More!

Tutumlu Hayat

Tutumlu Hayat isimli bir blog acilmis, T'Pol'e rakip olmuslar. Cari acigi azaltmanin yolu tasarruflarimizi arttirmaktan geciyor. Ben de Deniz Gokce ve diger ekonomistler gibi reklam kampanyasi yapip, "bir sakiz alma, cari acigi sen de azalt" mesaji mi versem diyorum da medyanin isine gelmez bu. (ekonomi nedir?)

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir Read More!

Matematiksel Finans

Baska bir okuyucu sorusu (okuyucunun sorusu italic):

Ben blogunuzu uzun süredir takip eden ve blogunuzdaki tüm eğitim konulu postları okumuş olan, endüstri müh ve matematik okuyan bir 3. sınıf öğrencisiyim. Finans konusunda akademik kariyer yapmak istiyorum ve bu konuda size birkaç sorum olacak.
Aklımı kurcalayan ilk soru, hangi konuda doktora yapacağım, finansal matematik, uygulamalı matematik, finans mühendisliği konuları arasında gidip geliyorum. Uygulamalı matematik entelektüel açıdan beni en fazla tatmin edecek bölüm gibi gözüküyor, fakat bu bölümden mezun olduktan sonra iyi bir finansçı olabilir miyim bunu bilemiyorum. Aklımın bir köşesinde hep doktora yaptıktan sonra 5-6 sene çalışıp sonra okula dönüp hoca olma fikri var, ne kadar gerçekçidir bilemem tabi. Benim merak ettiğim ve size sormak istediğim uygulamalı matematik okuduktan sonra piyasada iyi bir iş bulabilir miyim, piyasada yeterince çalıştıktan sonra okula dönüp hoca olabilir miyim?
Ben sana hangi okullara gitmen gerektigini soyleyeyim, sen karar ver. Bu konuda iki tane okul var Columbia Universitesi ile NYU. Finans muhendisligine girmek daha zor tahmin edebilecegin gibi. O konuda Columbia biraz daha ileride sanki. Bu okullardan mezun olduktan sonra niye sadece 5-6 sene calisacaksin ki? 15-20 sene calis, ondan sonra emekli olursun zaten. Emekli olmak istemiyorsan Turkiye'de ufak bir okulda hoca da olabilirsin.

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

Ayrıca, finans sektörünün geleceği konusunda da kafamda sorular var. Etrafımdakilere bu planı anlattığımda genellikle aldığım tepki şu oluyor: Finans sektöründe bu süper karmaşık matematiksel kavramlar içeren modeller şu anki kriz yüzünden güvenilirliğini kaybettiler, böyle karmaşık modeller kurabilen analistlere ilerde zaten ihtiyaç olmayacak, bu fizik ve matematik phd li adamlar da yakında wall street ten silinecekler, ortam mba yapmış insanlara kalacak. Sizce bu öngörü ne kadar gerçekçidir, böyle bir olayın gerçekleşme ihtimali yüksek midir?
Challenger faciasi oldu diye Amerikalilar uzaya gitmeyi birakmadi. MBA yapmis adamlar bir halttan anlamiyor, adamlarin isi network yapmak, musteri ve politikaci kafalamak. O yuzden daha fazla para kazaniyorlar zaten. Senin rakiplerin degiller.

Son olarak, finans mühendisliği doktorası yerine uygulamalı matematik doktorası yaparsam bu benim finans alanında ilerleyeceğim yerleri kısıtlar mı, çok ileri gitmeme engel olur mu, bunu merak ediyorum.

Ikisi arasinda cok fazla fark oldugunu dusunmuyorum, finans muhendisligi biraz daha az teknik. Burada amac tecrube kazanmak, cevre edinmek ve neticede kendi dukkanini acmaktir.
Read More!