Deniz Gokce'nin Iki Faul Yazisi

Bir okuyucumuz Deniz Gokce'nin gecen sene Amerika ekonomisi uzerine yazdigi iki yaziya dikkatimizi cekmis. Biz daha once bu konuyu islemistik ama Amerikan ekonomisinin %6.3 hizla kuculdugu bir ortamda bu yazilara bakmak daha bir lezzetli oluyor. Okuyucumuz sunlari yazmis:
Deniz Gokce, Merkez Bankasi, Turk Ekonomisi disinda ders vermesin kimseye lutfen.Komedi gibi, 2008 Mayisinda yazilmis, linkler bugunu gosterse de...Lutfen okuyun vaktiniz oldugunda..

Iki yazi arsivlerden

http://www.aksam.com.tr/2009/03/27/yazar/8230/aksam/yazi.html ve http://www.aksam.com.tr/2009/03/27/yazar/8227/aksam/yazi.html

Bazi highlightler> > "..Tabii esas cevap verilmesi gereken kilit soru da, ABD'de beklenen muthisresesyon nerede, neden bir turlu gelemiyor? Cevap ise: 'Gelmeyebilir, cunkugaliba artik turning point geldi, yani duzeltme basladi'.... ABD ekonomisibasinda konut sektorunden kaynaklanan bir bunalima girmisti, simdi ise konutsektoru toparlanarak duzelmenin oncusu oluyor galiba"

> >> > "Medyada en cok palavranin sIkildigi konular uzucudur ki spor ve ekonomi.Benim icin kotu olan sey ise, uzucudur ki, ben bu iki konuda uzmanim... Butun buyazdiklarimiz kotumserlerin ciddi sekilde ofsayt durumuna dusmekte olduklarinive ABD ekonomisinde genel dusuncelerin tersine artik duzelmenin devreye girmeyebasladigini gosteriyor."


Manipülasyon Nedir   Küresel ısınma Karikatürleri  Türk Bilim Adamı  Liderlik Nedir?    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri  Enformasyon Nedir    Slogan Nedir    Enflasyon Nedir    Nükleer Santraller  Devlet Nedir

Yigidoyu oldur hakkini yeme. Deniz Gokce sosyal guvenlik, populizm gibi konularda bizim de tamamen katildigimiz yazilar yaziyor. Ama is ekonominin kotu gittigi zamanlarda verileri incelemeye gelince isler degisiyor ve objektiflik kayboluyor. Yine de adam Turkiye'deki diger ekonomistlerin yaptigi gibi veri uydurmuyor veya mevcut verileri "TUIK verilerle oynuyor" seklinde masallar soylemiyor. Read More!

Banner Yarismasi

Malum blogun gorunumunu degistiriyorum. Bu kapsamda kendim daha once cektigim resimden bir banner yaptim ama blogun konseptiyle pek uyusmuyor. Okuyucularimizdan yetenekli olanlari ekonomi ve finansla alakali bir banner hazirlayip gonderirlerse seve seve bloga koyacagim. Yalniz bannerda kullanilacak resimlerin copyright vs. turunden problemlerinin olmamasi lazim.

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir

Bu arada blogun yeni goruntusunu nasil buldunuz? Read More!

Bize Ulasin

Ekonomi Turk'e ulasmak icin su hesaplara email atabilirsiniz:

insidermonkey [at] gmail.com Read More!

Insaat Calismasi Yapiyorum

Biraz bos zaman buldum. Blogun gorunumunu degistirmeye karar verdim. Bir kac gun yamuk yumuk goruntulere maruz birakacagim sizi. Sasirip da bilgisayarinizin ayarlariyla oynamayiniz.

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir Read More!

Yalanci Bahar mi?

Bir okuyucumuz su soruyu yoneltmis:

bana göre borsalarda yalancı bir bahar yaşanıyor. bu bahar en fazla ne kadar sürer? biliyorum,siz büyük bir kriz bekliyorsunuz . bu bütçe ile ekonomi fazla dayanamaz.

abdurrahman yıldırım bugün haber türk'de bütçe üzerine çok güzel bir yazı yazmış."kriz ve seçimle devrilen bütçe"


Benim beklentilerim statik degil, piyasaya yeni veri geldikce beklentilerim de degisiyor. Ozellikle son bir haftada piyasaya (Amerikan piyasalarina) cok onemli yeni haberler geldi. Fed uzun vadeli faizlere mudahale edecegini acikladi. Dun de Hazine bankalarin elinde bulunan degersiz kagitlari (ustu kapali olarak) degerinin uzerinde fiyatlara satin alacagini duyurdu. Yani Amerika bu krize karsi ne yapabilecekse yeni bir kriz cikmasini beklemeden yapma yolunu secti. Bundan sonra ne olacagini cok iyi analiz etmek gerek.

Altın Yorumları    UNESCO Nedir    Sosyalizm Nedir  Forex Nedir    Fraktallar  Altın Oran Nedir

Henuz bu konuda bir karar vermis degilim. Bundan 3 hafta kadar once S&P 715 iken aldigim kagitlari elden cikardim ve neredeyse tamamen nakte gecmis durumdayim. Ama bu gelecekle ilgili karamsar beklentilere sahip oldugum anlamina gelmiyor. Ne olacagini tam olarak kestiremiyorum ve olabilecek ters bir duruma karsi kendimi koruyorum sadece. Sene basindan beri borsanin getirisi %-10 iken benim portfoyumun hem bu seneki hem de 3 senelik getirisi pozitif. Her babayigidin harci degil bu.

Ilk beklentilerim oncesine gore daha olumlu. Her ne kadar bankacilarin yanlislarini vatandasa odetmek adil olmasa da hemen hemen dogru bir davranis. Ama bu kadar belirsizligin arasinda simdilik bir muddet daha kenarda oturmaya geri donuyorum. Borsanin bu arada %20 deger kazanmasi (olursa tabii ki) ise beni gocundurmaz.

Turkiye'ye donecek olursak eskisi kadar cazip oldugunu soyleyemeyecegim. Amerika borsalari senede %5-10 kazandirirken Turkiye gibi piyasalarda %20 civarinda getiri saglamak cazip geliyordu. Ancak simdi buradaki firsatlar da en az Turkiye kadar cazip. Faizlere bakacak olursak Turkiye biraz daha cazip kaliyor. Ozellikle Amerikan Merkez Bankasinin (helikopter Ben diyorlar adama ama ben B52 agir bombardiman ucagi demeyi tercih ediyorum) simdi uygulamaya baslayacagi politikalar uzun vadede dolarin zayiflamasina neden olacak. Bizim 1$=2 YTL tahmini de yanlis cikacak gibi gorunuyor. 1.82'ye kadar geldik ama Viyana kapilarindan geri donduk gibi oldu. (Merkez'in faizleri dusurmesi ve hukumetin butce acigini patlatmasi belki bir son dakika golu atmamiza neden olabilir ama zor)

Neyse. Turkiye'de de faizde oturmus bekliyorum. Veriler aciklansin, secim bir gecsin hele.

Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir. Read More!

Muhasebe

Ekonomi Turk'te yazmaya baslayali neredeyse 3.5 sene oldu. Bu sure icerisinde ekonomide olan biteni verilere dayanarak gordugumuz gibi analiz ettik ve oldukca da isabetli bir cizgi tutturduk. Bugun burada Tayyip Erdogan'i elestiren yazilar yaziyorsak bunu tipine gicik oldugumuzdan degil, gercekten de yanlis isler yaptigini dusundugumuz icin yapiyoruz. Bundan 3 sene once burada kendisini yaptigi iyi islerden dolayi oven bir cok yazi da yazdik, hatta bugun secim olsa AKP'ye oy atariz dedik. O yazilar da simdi bize kendisini elestiren bu yazilari yazma hakkini veriyor diye dusunuyorum.

AKP gercekten de iktidardaki ilk 4 yilinda cok iyi isler yapti. Bunlarin neticesini ortalama %7.5 civarinda gerceklesen buyume rakamlarinda gorebilirsiniz. Ancak 2007'nin basindan itibaren parti ve lider olarak bir duraklama ve cepten yeme donemine girdiler. Son iki yildir da tas ustune tas koydularini soyleyemem. Bunun neticesini de 2007'de dusmeye baslayan buyume rakamlarimizda gorebilirsiniz. 2002-2006 arasinda %7.5 civarinda buyuyen ekonomimiz yavaslama sinyalleri vermeye basladi ve 2007'yi sadece %4.5'lik bir buyumeyle kapatti.

Altın Yorumları    UNESCO Nedir    Sosyalizm Nedir  Forex Nedir    Fraktallar  Altın Oran Nedir

2008 ise "cep delik cepken delik" donemi oldu. Harcayacak kredi kalmadi, ustune bir de kuresel kriz cikti ve ekonomik buyumemiz (rakamlar henuz aciklanmamis olsa da) %0 civarina geriledi. Yani kelimenin tam anlamiyla 2008'i kaybettik.

Buyume rakamlari aciklanmamasina ragmen 2008'in son ceyreginde ve 2009'un ilk ceyreginde bugune kadar aciklanan rakamlara bakarsak ekonomimizin en azindan %5 civarinda bir hizla kuculdugu sonucunu cikarmamiz cok guc olmaz. Yani 2 senede Tayyip Erdogan ulkeyi %7.5'lik buyumeden %5'lik kuculmeye getirme basarisini gostererek ulkeyi bu anlamda 90'li yillara dondurme basarisini gostermistir. Ulkenin altina dinamit koysan ancak bu kadar olur. Biz de bu sonuclara bakarak surekli Tayyip'i elestiren yazilar yaziyoruz. Tabii ki icerisinde bulundugumuz durumda kuresel krizin de cok onemli rolu var. Yani 2001 krizinde oldugu gibi icerideki sacmaliklari ihracati arttirarak telafi etme yolu da yok. Bu da Tayyip'e olan elestirilerimizin dozunu arttirmamiza yol aciyor. Yani disarida kriz olmasi hafifletici bir neden degil, agirlastirici bir neden.

Gectigimiz 3.5 yil icerisinde once goreve geldiginde destekledigimiz Durmus Yilmaz ozellikle 2007'de buyuk dangalakliklara imza atti. Mesela 2007'nin eylulunde 2008 icin %3.1'lik enflasyon tahmininde bile bulunmuslardi. Biz de bu sure icerisinde kendilerini cok hirpaladik. Ancak 2008'in ortalarindan itibaren nihayet hem disaridaki gelismeleri iyi okuyabildiler, hem de enflasyona yonelik iyi tahminler yapmaya baslayinca dogru politikalara da imza atmaya basladilar. Ekonominin icinde bulundugu bu krizde en akli basinda hareket eden Merkez Bankasi oldu. Biz de dikkatinizi cektiyse Temmuz 2008'de Merkez Bankasinin nihayet enflasyonu daha dogru okumaya basladigini belirtmis ve o tarihten bugune de elestirilerimizin dozunu bayagi hafiflettik.

Blogda yazmaya basladigimizda aralarinda Yigit Bulut, Gungor Uras vs. bulundugu bir suru dandik ekonomi yazarini takip ediyorduk ve onlarin koselerindeki sacmaliklariyla burada dalga geciyorduk. Bir muddet sonra bu tur yazarlar ve yazilar kabak tadi vermeye baslayinca biz de vazgectik. Yazilarinda cehalet veya art niyet tasimadigini dusundugumuz yazarlardan da Asaf Savas Akat'in "zayifligini" 2007 basinda kesfettikten sonra okumayi biraktik. Adam ciddi ekonomistten ziyade Mehmet Ali Erbil gibi sovmenmis megersem. Ote taraftan 2006 ve 2007'de yerinde yorumlar yapan Deniz Gokce 2008'de kendisinin muzmin bir iyimser oldugunu gosterince onun yazilarindan da sogudum. 2008 boyunca resesyon ve kriz oldugunu "veriler henuz gostermedigi" icin inkar eden Deniz Gokce en son gecen hafta "gecmisi birak, gelecege bak" baslikli yazisinda 2008 boyunca yaptigi davranisin tam tersini savunuyor. Biz burada 2008 boyunca "Amerika resesyonda, kriz geliyor" derken kendisi gecmise bakiyor ve isler gulluk gulustanlik diyordu, simdi ise agiz degistiriyor. Iste bizim blogda bunu goremezsiniz. Isler duzelmeye basladigi an biz de buradan islerin duzelmeye basladigini soyleyecegiz.

3.5 yil boyunca eleye eleye geriye en iyi ekonomi kose yazari olarak Ugur Gurses kaldi. Adam tam bizim kafadan. Isler yolunda giderken hukumete hakkini veriyordu, simdi ise bizim yaptigimiz gibi hukumetin yanlis davranislarini elestiriyor. Sezar'in hakkini Sezar'a vereceksin.(Orhan Karaca'nin da ozellikle veri bazli analizlerini begendigimizi belirtmeliyim.)

Bu arada blogda yasadigimiz en traji-komik gelisme ise 2006 yilinda AKP karsitlarinin bizi suclayan yorumlar birakmasi, ozellikle 2008'de ise AKP yandaslarinin bizi suclayan yorumlar birakmasi. Turkiye'de medyanin kamplara bolunmus olmasina sasirmamak gerekiyor demek ki. Vatandas kamplara bolunmus, gercekci ve verilere dayanan analize ancak cok ufak bir grup itibar ediyor. O yuzden de medyadaki organlar ya Hurriyet gibi AKP karsiti ya da Zaman gibi AKP yandasi. Yazilanlar ve cizilenler de vatandasin talep ettigi gibi bagnaz, herseyi kendine yontan turden yazilar. Biz de Ekonomi Turk'te haricten gazel okuyoruz iste. Kendin pisir kendin ye! Okuyucu sayimizin 2007'den beri gunluk 800-900 civarina coreklenmesi de bunu gosteriyor zaten.

Bu tur yazilarin sonunda veda cumleleri gelir ama bu sefer oyle olmayacak. Oylesine yazdim yaziyi. Nereden nereye geldigimizi bilmeyen yeni okuyucularimiz ogrensin diye.

Bu arada bir oz elestiri de yapacagiz. Ozellikle 2007'nin ortasinda Tugrul'un gitmesinden sonra ve benim 2008'in basindan itibaren Turkiye verilerini ciddi analiz etmeyi birakmamdan sonra blogun kalitesi de bayagi bir dustu. 2008 yazinda yeni arkadaslar aldik, onlar bir miktar canlilik getirdiler ama blogun da eski tadi kalmadi. Yogurtcu yogurdum eksi demez diye bir atasozu var (bana Tayyip'i hatirlatti) ama demek ki ben yogurtcu degilmisim. Neyse efendim gecmisi birakalim ve gelecege bakalim, Deniz Gokce'nin bir bildigi vardir herhalde. Read More!

Kuresel Kriz Teget Gececek, Sahibinden Satilik Kopru

Tayyip hala "kriz teget gececek" yalanlarina devam ediyor. Ben de diyorum ki Galatasaray bu sene UEFA kupasinda Sukru Saracoglu Stadinda rakibini yenerek sampiyon olacaktir. Nasilsa bu ulkede Tayyip'e inanan bir suru salak var, belki bir kaci bana da inanir. Bu arada Eminonu civarinda cok ucuza kelepir kopru satiyorum. Kriz var diye fiyatlar cok dustu, krizin teget gececegine inaniyorsaniz super yatirim firsati!!! Kredi kartina 12 ay taksit de yaparim :)

Altın Yorumları    UNESCO Nedir    Sosyalizm Nedir  Forex Nedir    Fraktallar  Altın Oran Nedir Read More!

PROMOTHEUS VE BOB

Bilenler bilir, cnbc-e’de ve nickelodeon’da (bunlar, hepsi fildişi kulelerinde oturup viski içen beyaz türklerin seyrettikleri kanallardır. Kanal 7, Samanyolu, TRT 2 gibi halk kanallarını seyretmezler bunlar. Allah hepsinin belasını versin) Promotheus ve Bob nam bir mini dizicik vardır. Burada bir mağara adamı olan olan Bob’u eğitip ondan bir medeni insan yaratmaya çalışan bir uzaylı olan Promotheus ve bunlarla ufaktan dalgasını geçen bir maymunun 1–2 dakika süren kısacık maceralarını izleriz. Bob, zannımca kafaları batıyla ve parayla tanıştıktan sonra çok karışan muhafazakarları, Promotheus ise onları eğitip medeni hale getimeye çalışan bir takım modernci-çağdaş yaşamı destekleyici dernekleri simgeliyor. Biz liberaller ise zıpırlık yapan maymunuz.

Biz liberaller, kendimi bildim bileli muhafazakârlara dünyanın nasıl döndüğünü öğretmeye çalışıyoruz. İnanın, en temellerden başladık. Ortaokulu bitirdiğim, lisede fırtınalar estirdiğim dönemi, (bir tek kız bana seni seviyorum demişti de kendimi dünyanın en önemli adamı zannetmiştim) ( Gerçekten dünyanın en önemli adamı olduğumu sonraları öğrendim) neden “Allah’ın dediği olur” sözünün değil de “Adalet Mülkün Temelidir” sözünün mahkeme duvarlarına yazılı olması gerektiğini dinci arkadaşlarıma anlatmakla geçirdim. Yanlış yerden başlamışım. Çok daha temelden girmemiz gerekti dinci arkadaşları medeni siyasi sistemle tanıştırmamız için. ((burada büyük bir parantez açmak gerekiyor: neden dincilerle uğraşıyoruz? Ne sanırlasa sansınlar, neden bize ne diyip geçmiyoruz? İki sebebi var. Birincisi, çok ama çok kalabalıklar ve çok organizeler. Zırt pırt siyasi iktidarı ele geçiriyorlar. Radarımızın dışında tutamıyoruz. Örneğin tinercilerle hiç uğraşmıyoruz, çünkü hiç siyasi iktidarı ele geçirmiyorlar . İkincisi, ve zannımca daha önemlisi, kalın kafalı bazı refiklerimiz gibi değiller. Güzelce anlatırsan dinliyor ve işlerine gelirse direktiflerinizi uyguluyorlar. Lakin dikkatli olmak lazım, sık sık akıl dışı işlere girişiyorlar. Bir gün bakmışsın Maraş’ta alevi kovalıyorlar, öbür gün Sivas’ta ateş yakıyorlar. Organize olduklarını söylemiş miydim? Evet, söylemiştim. Konuya dönelim. ))

Kapitalizm Kapitalist nedir  Faşizm nedir?  Fraktal Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  Çernobil Faciası

Onikinci mi onüçüncü mü ne sene-i devriyesini yeni yaşadığımız 28 Şubat gibi bir dönemde, liberaller saçlarını yoluyorlardı. Başbakanımız patates dininden olmayan bi amcaydı; adalet bakanımız, Sivas’takilerin avukatıydı. Hacca giden milletvekillerimiz “demokrasiyi, laikliği, modernliği yıkacağız” diye yemin ediyordu – evet liberallerin kötü huyudur, hafızaları iyidir. TRT 2’yi seyredip “kalkancıların yüzünden olduydu 28 şubat, hani nerede ali kalkancı, nerede müslüm gündüz” furyasına kapılmaz ne yazık ki. Neyin niye olduğunu bilirler. Neyse, evet, dinci hükümetin ve onların ne idüğü belirsiz ortaklarının ve ipsiz sapsız 7’ye bölünmüş muhalefetlerinin her şeyi ellerine ve yüzlerine bulaştırdıkları dönemdi, ama bir liberal demokratın asla kabul edemeyeceği bir şey olmuştu. Devletin bir takım memurları, yarı zorla yarı gönülle siyasi otoritenin elinden iktidarı almışlardı. Ortanın solu ve sağı gık etmeden önlerine atılan iktidar kemiğini yalarken (ve dahası deveyi hamuduyla yutarken) ezilen ve dışlanan dinciler, yanlarında çok küçük bir azınlığın durduğunu gördüler: liberalleri. (Mustafa Erdoğan hocamın kulakları çınlasın) Liberaller için, demokrasi ancak ikincil bir amaçtır aslında. Hukuk devleti ve özgürlükler liberal bir sistemin temelleridir; sadece çoğunluğun iktidarı anlamına gelen yalın demokrasi, değildir. Belki siyasi iktidarın düşürülmesi hukuk dışı yollarla yapıldığından, belki çeşitli hukuksuzlukların bu iktidar değişikliği ile birlikte gelmesinden (başörtülü kızların mağduriyeti gibi), belki de bambaşka bir sebepten, liberaller o dönemde dincilerin yanında durdular. Öğrenmeye açık olanlarının bu yan yana duruştan çok ders aldıkları kanaatindeyim. Liberal – İslamcı yakınlaşması bugün benim konum değil. Başka zaman bakarız.
Dinciler, “Demokrasi 101” dersini çok güzel anladılar. Temel kuralları öğrendiler: Kuran’ı en güzel okuyan değil, en çok oy alan iktidara gelir, din devleti kurmaya çalışmak tehlikeli ve yasaktır, liberaler salaktır, lazım oldukça onları kullanabiliriz, çok işe yararlar.

Bu ve benzeri temel kurallarla işe giriştiler ve oldukça da başarılı oldular. Her seçim öncesi karşı cenahtan bir salak çıkıp işlerini kolaylaştırdı ve 2002 seçimlerinden beri girdikleri her seçimde bir öncekinden daha çok oy aldılar. Yaklaşmakta olan seçimde de birinci parti olacaklarına kimsenin pek şüphesi yok. Oylarını artırmaları da ben dahil kimse için sürpriz olmayacak. Bu dönemde ekonomi başta olmak üzere her şey de lehlerine çalıştı.

Şımardılar.

Güç onları şımarttı, Bob idiler, Promotheus’un bile sahip olmadığı kadar güzel uzay gemilerine sahip oldular. Herkes onları dinler oldu, vurdukları yerden ses getirdiler. Ve dönüp dolaşıp kendilerinin meşruiyetlerini var eden bize, kimseler yokken yanlarında olan bize, liberallere sataşmaya başladılar.

Halbuki en başta söyledim, biz ne Bob’uz, ne Promotheus. Sizin iktidar liginizde değiliz. Biz liberaliz. Önce bunu anlamanız lazım. Biz başarısız filan değiliz. Biz, sizin veya rakiplerinizin yaptıkları gibi iktidara talip olup, halkı çeşitli yollarla kandırıp, onların oyunu alıp iktidarın getireceği para ve gücü aramızda paylaşmak istemiyoruz. Biz, bu rantın ve gücün sınırlı olması gerektiğini düşünüyoruz sadece. Sizin veya rakipleriniz yaptıkları gibi “insanları nasıl soyarım” sorusuna değil “ne yapsak da kimse kimseyi soyamasın” sorusuna cevap arıyoruz. Biz, siz başarılı olduğunuz için başarısızız kuzum.

Derin Düşünce’den Emre Er, yakınlarda okuduğum yazısında “malınızı gasp ederiz” demiş açık açık. Ne zaman kanımızı içip ırzımıza geçecek acaba? Yerel seçimlerden sonra mı? Şaka yapmıyorum. Malımı gasp etmeyi kendine hak gören birisine kanımın, ırzımın hakkı olmadığını nasıl söyleyebilirim? Yoksa kapışır mıyız meydanda, kim kimi öldürebilirse diye? Muhafazakar kardeşlerimize çüş demenin zamanı gelmiştir. Dr. Frankenstein gibi, “aman tanrım, bir canavar yarattım” diyip dövünecek değiliz. Hak edene ağzının payını verecek, hak eden vampirin kalbine tahta kazığı çakacağız. Meşruiyetinizi sadece fikirlerimizin gücüyle biz yarattık, yine sadece fikirlerimizle yok olduğunda meşruiyetiniz, yok olmuştur demeyi de biliriz.

Emrullah ve benzerleri; demokrasi, yalın haliyle, sadece “daha çok insanın” istediğinin olması demektir. Bugün, çoğunluk sende diye, daha kalabalıksın diye her istediğini yapabileceğini zannediyorsan sadece şunu hatırlaman gerekir: bir gün senden daha kalabalık bir güruh gelir, sana da istediğini yapar ve düşünce sistematiğin içinde bunu kabullenmek zorunda kalırsın. O yüzden, gel, çok hoşuna gitti biliyorum ama eline verdiğim demokrasi oyuncağının yanına bir tane daha koyayım, onunla da oyna. Tek oyuncağınla tehlikeli oluyorsun, bununla birlikte olursa daha az tehlike arz edersin. Adı, hukuk devleti.

Hukuk devletinde, demokrasinin yanında 3 hak ve 3 kurum daha olur. Bunlardan haklar sırasıyla hayat, hürriyet ve mülkiyet; kurumlar da sırasıyla siyasi partiler, özgür basın ve derneklerdir. Bunlar için uzun uzun yazamayacağım. Sevan Nişanyan Yanlış Cumhuriyet diye bir kitap yazmış o kitaptaki 17. ve 18. soruları okuyun. Adam kitabı 90’ların başında yazmış, anca yayınlayabilmiş. Bugün düşünün, kim nerede duruyor, kararınızı kendiniz verin. Kitabın geri kalan kısımlarını da seveceğinize eminim. Paranız boşa gitmeyecek.

Haa, Promotheus ve Bob demiştik, Bir bölümde Promotheus bir evrim makinesi getirmişti Bob’un yanına. Bob makineye girip evrimini ileri alınca Promotheus oluyordu, Promotheus’un evrimi geri alınınca Bob oluyordu. Dinci - laikçi arasındaki benzeşmeyi iyi anlatıyor korkarım. Maymun makinenin içine girince de insan oldu.

İlk dersi öğrenmeniz 10 yıl sürdü, umarım 2019’dan önce hukuk devletini içinize sindirirsiniz.
Read More!

Durmus Yilmaz Basmane Dolmusuna Binmez

Helikopter Ben beklenen hamlesini dun beklenenden cesurca yapti. FED 300 milyar dolari hazine bonosu olmak uzere toplam 1.15 trilyon dolarlik borclanma kagidi alarak bilancosunu genisletecegini aciklarken, bakalim bu aksam toplanacak Durmus Yilmaz ve arkadaslari nasil bir karar alacak. Simdiye kadar faiz indirimlerinde surekli beklentilerin uzerinde hareket eden Merkez Bankasi, bu kez frene basacak bana gore. Beklenti 100 puan daha faiz inidirimi olmasi yonunde. Fakat ozellikle son aciklanan paketler ile Mehmet Simsek'in deyimiyle hukumet "iyice acildi". MB karar verirken genelde maliye politikasini da izledigi icin, ben bugun beklentinin altinda bir indirim gelebilecegini dusunuyorum. Ben de isterdim tabi bizim de FED gibi para basma makinelerimizi calistirip ornegin OTV indirimlerini finanse edebilmemizi ama MB uyeleri kazin ayaginin bizim icin ayni formatta olmadiginin farkinda olmalilar...

Nükleer Kirlilik  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Olasılık Soruları ve Çözümleri  Marksizm Nedir  Spam Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları  Bono Nedir?  Fareli Köyün Kavalcısı  Arge Nedir?  Kalite Nedir  Açık Arttırma Nedir  Pesimist Nedir?

Basmane dolmusu tabiri icin "Izmir" anahtar sozcugunu veriyorum:) Read More!

Bedelli askerlik bir kriz önlemi midir?

Süleyman yaşar bedelli askerlik konusunu kapatmaya niyetli değil. dünkü yazısında yine buna değinmiş. (Taraf gazetesinin web sitesi çok geç güncelleniyor o yüzden aynı gün link vermek zor)

Konuyla ilgili kendi yorumumuzu da yapalım: bedelli askerlik çıkmasın. Askere ihtiyaç yoksa herkesin askerlik süresi kısaltılsın. Askere ihtiyaç var deniliyorsa da hakkari şırnak gibi mahrumiyet yörelerindeki orduevleri hariç tüm ordu evleri kapatılsın, yemek, temizlik gibi işler outsource edilsin; ikili antlaşmalar sayesinde aynı askeri paktlar içinde olduğumuz ülkeler bize saldırırsa diye tutulan orduların asker mevcudu azaltılsın, komutan eşlerine özel şöför uygulamalarına son verilsin. Ordu 1942'den bu güne gelsin. Nihayetinde varılacak nokta, zannımca zorunlu askerlik uygulamasının kaldırılması olacaktır. Topyekün bir savaş hali zaten başka bir tartışmanın konusu. 80 yıldır barış içinde olup da bu kadar büyük bir ordu tutan kaç ülke vardır, bilmem.

Nükleer Kirlilik  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Olasılık Soruları ve Çözümleri  Marksizm Nedir  Spam Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları  Bono Nedir?  Fareli Köyün Kavalcısı  Arge Nedir?  Kalite Nedir  Açık Arttırma Nedir  Pesimist Nedir?

Lütfen Süleyman Yaşar'ın önerisinin kısa vadeli çözüm için uygun olduğunu ve bedelli askerlikteki bedellinin bir tür vergi olduğunu aklınızda tutunuz.

Edit: Bir de bu var,


Yazinin linke tiklanarak gorulecek kalan kismi buraya yazilacak.
Read More!

Istihdamda Henuz Korkulan Olmadi

Aralik ayi issizlik oranimiz %13.6 olarak aciklaninca normal diyip gecmistim ama bugun Ege Cansen ilginc rakamlar vermis. Biz devamini getirelim.

"...2007 yılında çalışan sayısı 20 milyon 443 bin; nüfus ise 69 milyon 246 bin kişi. Bu sayılara göre çalışanların toplam nüfusa oranı %29.5. 2008 yılında çalışan sayısı 20 milyon 736 bin, nüfus ise 70 milyon 5 bin. Bu sayılara göre, çalışanların toplam nüfusa oranı %29.6”

Ben de rakamlara baktim, toplam istihdamın toplam nüfusa oranında ufak da olsa bir artis var. (Hoca hesaplarinda yil sonu rakamlarini kullanmis, ayni hesabi 2008 ve 2007 ortalamaları ile yaptığımızda dahi yine %30.8’den %31.0’e yükseliyor 2008'de oran) Görünen o ki istihdamda çok büyük bir kayıp yok. Asagida aylik grakleri mevcut. Yaz aylarinda turizm, insaat ve tarim nedeniyle istihdam arttigi icin aylik verilerden trendi kestirmek guc. O yuzden 12 aylik ortalamalari gosteren 2. grafige bakabiliriz (orn. 2008 aralik rakami= son 12 ayda ortalama istihdam yani calisan nufus).

Manipülasyon Nedir   Küresel ısınma Karikatürleri  Türk Bilim Adamı  Liderlik Nedir?    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri  Enformasyon Nedir    Slogan Nedir    Enflasyon Nedir    Nükleer Santraller  Devlet Nedir

Istihdamin 2007 sonuna dogru dususe gecmis olmasi, bizim krizden once yavaslamaya basladigimiz tezini guclendiriyor (sebebi kimilerine gore maliye politikasinin gevseklesmesi). Fakat 2008 yılında sirketler krizi yeterince gorememis ve istihdam hizli bir sekilde artmis. Bunu bircok sektor spesifiginde dogrulamak mumkun. Aylik istihdam degisimine baktigimizda da 2008’in son 3 ayinda yasanan toplam istihdam kaybi 1.48 milyon ve 2007 yilinin ayni donemindeki 1.44 milyon ile hemen hemen ayni seviyede (2006’da ise 0.95 milyon)



Ozetle, bu rakamlar krizin etkisinin henuz istihdama cok fazla yansimadigini gosteriyor. Bunun sebebi isverenlerin tevazu gostermesi mi, krizi okuyamamasi mi? Her ikisinden de bir miktar var bana gore. Bir de bizim ticaret ve sanayiyle ugrasan insanimiz hatrini sorsan bin ah eder ama iclerinde bitmeyen bir iyimserlik vardir. Buna ragmen, kriz devam ederse gercek issizlik artislarini o zaman gormeye baslayacagiz ne yazik ki.

Peki bu %13.6 issizlik nereden mi cikiyor? Onu da Ege Hoca cok guzel aciklamis. Artisin buyuk kismi istihdam azalisindan degil, onceden issiz oldugu halde is aramayan buyuk bir grup simdi is aradigini belirterek issiz sinifina giriyor. (konuya Fransız kalanlar issizlik oranının hesaplanmasiyla ilgili yaziya bakabilir)

Yine Hoca’nin yazisindan alintiyla bitirelim:

"...İngiltere’de bir şatoda, şömine başında sohbet eden gruptan bir gazeteci diklenmeden dik duran bir adama "geçiminizi hangi işte çalışarak sağlıyorsunuz?" diye sorunca, soylu kişi hafif kızarak "pek tabii çalışmayarak" şeklinde cevap vermiş. Bu yüzden İngilizcede "çalışan sınıf" avam anlamında kullanılır. Türkiye’de bir yıl içinde esas değişen şey, "çalışmadığı halde iş aramayanların, şimdi iş arar hale gelmesidir". Bu işsizlik arttı saptamasından farklı bir resimdir. İşsizlik ile gelirsizlik aynı şey değildir. Sosyal sorun işsiz değil, gelirsiz kalmaktır. İstatistikler, işsizliğin kimyasının fiziğinden hızlı değiştiğini göstermektedir"
Read More!

Ekonomi Yorumlari ve Yorumculari

Ekonomi yorumlari ve yorumculari okuyucularimiz tarafindan da elestiriliyor. Bir okuyucumuz Baybars Sezen hakkinda su sozleri iceren mesaj atmis:

9 Mart tarihli bir yazi, ben hayatimda bu kadar salakca yazilmis bir yazi gormedim, lutfen blogunuza koyun. Piyasa konseptinin P'si yok, bilgi yok; Bu adamlar piyasa profesoru falan diye geciniyor, maskelerinin dusurulmesi lazim..O yuzden blogunuza koyun, ben de guzel bir yorum doserim isterseniz.Dunyadan haberi yok, milleti uyutuyor, bir de stratejist yapmislar bunu inanilmaz.

Baybars Sezen hakkinda sazanlik yapmayacagim, daha once kendisinden bahsetmistik, isteyen arsivden okusun.

Diger bahsedecegim konu ise Dogan Medya'da sanayi uretimi rakamlarinda yapilan cambazlik. Bu konudan daha once burada da bahsedildi. Ekonomig blogu da diger ulkelerin rakamlarini derlemis ve Turkiye'nin listenin en tepesinde olmadigini belirtmis, ellerine saglik:

Sanayide Çöküş * (%)
Tayvan -43,1
Ukrayna -34,1
Japonya -30,8
Singapur -29,1
Slovakya -27,0
Estonya -26,8
Güney Kore -25,6
Moldova -25,1
İspanya -23,6
İsveç -22,9
Macaristan -22,9
Tayland -21,3
Türkiye -21,3
Malezya -20,2
Finlandiya -19,5
Brezilya -17,2
Sırbistan -17,1
Makedonya -16,7
Rusya -15,9
Polonya -14,9
Kırgızistan -14,6
Fransa -13,8
Bulgaristan -13,3
İngiltere -11,4
Güney Afrika -11,1
ABD -10,0

Nükleer Nedir    Yatırım Fonları    Taksi Şöförü   VOB nedir?  IMF Nedir   Borsa Tüyoları  Borsa Nedir  Zaman Nedir  Pi Sayısı Nedir

Misery loves company. Dunyada bizden daha kotu durumda olan bir cok ulke olmasina ragmen %21.3'luk dusus rakaminin sevinilecek bir tarafi oldugunu zannetmiyorum. Daha bu rakamlarin acisi karsimiza issizlik olarak tam cikmadi. Son aciklanan issizlik orani %13.6 olmasina ragmen bunun temel sebebi nufus yapimiz. Istihdam rakamlarimiz yanilmiyorsam hala cok ufak miktarlarda da olsa artiyor. Bu krizin teget gecen degil onikiden vuran cinsten oldugu tam olarak anlasildigi zaman istihdamda da azalmalarla birlikte issizlik oraninda da rekorlar kirmaya baslariz herhalde.

Bazi okurlarimiz soracaklar, peki ne yapilmasi lazim simdi diye? Buna verilecek en iyi cevabim "simdi mi akliniza geldi fikir sormak? Bundan 2 sene once ulke %7 hizla buyurken bizim dedigimiz gibi butce fazlasi verseydiniz simdi de elinizde oynayacak kart olurdu. Ekonomiyi (ekonomi nedir?) duvara toslatmislar, akil soruyorlar."

Olaya Deniz Gokce gibi bir de pozitif tarafindan bakalim. 2001 krizinden buyuk dersler cikardik. Muhtemelen bu krizden de guzel dersler cikaracagiz. Read More!

Müsrif vs. Mağdur

Akşam gazetesinden bir haber.

Bazı insanlar mecburiyetten kredi kartına yükleniyor olabilirler. Kredi Kartı borçlusu herkes müsrif değildir eminim ama etrafımda müsrif kredi kartı borçlusu o kadar insan var ki, hepsinin zor durumda olduğuna inanmak güç. İndirimlerde kendini tutamayıp ihtiyaçtan fazla giysi, ayakkabı vs. almış, yahut da yeni çıkan cep telefonu modelininin albenisine kapılmış ya da kendini plazma televizyonsuz ev olamayacağına inandırmış ve şimdi de kredi kartının tamamını ödeyemeyen bazı iş arkadaşlarım var. Kredi kartlarının faizleri her bankanın web sitesinde ve her kredi kartı sözleşmesinde belirtiliyor. Kredi kartı edinirken en önemli kıstaslardan biri de bu faiz oranı olmalı diye düşünüyorum.

Komünizm nedir    iktisat Nedir  Devlet Üniversiteleri  Eğitim Nedir  Dejavu Nedir  Bilgi Nedir  Wifi Nedir    Teknoloji Nedir

RTE temel olarak doğru birşey söylemiş ama kriz herkesin gözünün içine baka baka gelirken, bize teğet geçeceği beklentisiyle hiçbirşey yapmayan hükümetin başı olarak zor duruma düşen ve işini kaybeden insanlara karşı da sorumluluğunu yerine getirmemiş bir başbakan olarak kendini de suçlamalı.
Read More!

Linda'nin Bari ve Finansal Kriz

Son yasadigimiz finansal krizi ve genel olarak sermaye ve para piyasalarında yasanan finansal krizlerin nedenini basit bir ornekle anlatmaya calisan bir posta, bloglarda ve emaillerde dolasiyor bugunlerde. Orijinal kaynagini bulamadigimdan, link veremedigim oykuyu asagiya alintiliyorum.

Ozellikle de Google'dan arama yaparak Blog'a ulasan okuyuculara ilgili su ve su yazilara da bakmalarini oneririm. Yazinin son paragrafi okunduktan sonra da su yazi ve karikature bakilabilir.

Cok kompleks gibi gorunen mali krizin basitce genel resmi iste boyle bir sey:


Turkce cevirisi icin deneyiniz.

Linda is the proprietor of a bar. In order to increase sales, she decides to allow her loyal customers - most of whom are unemployed alcoholics - to drink now but pay later. She keeps track of the drinks consumed on a ledger (thereby granting the customers loans). Word gets around and as a result increasing numbers of customers flood into Linda’s bar. Taking advantage of her customers’ freedom from immediate payment constraints, Linda increases her prices for wine and beer, the most-consumed beverages. Her sales volume increases massively. A young and dynamic customer service consultant at the local bank recognizes these customer debts as valuable future assets and increases Linda’s borrowing limit. He sees no reason for undue concern since he has the debts of the alcoholics as collateral. At the bank’s corporate headquarters, expert bankers transform these customer assets into DRINKBONDS, ALKBONDS and PUKEBONDS. These securities are then traded on markets worldwide.

Altın Yorumları    UNESCO Nedir    Sosyalizm Nedir  Forex Nedir    Fraktallar  Altın Oran Nedir

No one really understands what these abbreviations mean and how the securities are guaranteed. Nevertheless, as their prices continuously climb, the securities become top-selling items.

One day, although the prices are still climbing, a risk manager (subsequently of course fired due to his negativity) of the bank decides that the time has come to demand payment of the debts incurred by the drinkers at Linda’s bar. However they cannot pay back the debts. Linda can not fulfil her loan obligations and claims bankruptcy. DRINKBOND and ALKBOND drop in price by 95 %. PUKEBOND performs better, stabilizing in price after dropping by 80 %. The suppliers of Linda’s bar, having granted her generous payment due dates and having invested in the securities are faced with a new situation. Her wine supplier claims bankruptcy, her beer supplier is taken over by a competitor.

The bank is saved by the Government following dramatic round-the-clock consultations by leaders from the governing political parties (and vested interests). The funds required for this purpose are obtained by a tax levied on the non-drinkers.
Read More!

Süpermarketler Yine Sürgün Tehdidinde

Süper, hiper ve diğer marketlerle yine uğraşılıyor.

Bu konu geçen sefer gündeme geldiğinde (3 yıl önce) yazdığım yazıya link vereyim dedim. 3 yıl değil, 300 yıl da geçse konudaki fikrim sabittir bu arada.
Liberallere omurgasız diyenlerin kulakları çınlasın :)

Kapitalizm Kapitalist nedir  Faşizm nedir?  Fraktal Nedir  Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi  Çernobil Faciası


Read More!

Tasarruflarımız nereye gidiyor?

Bugünkü yazımı blogumdan okuyabilirsiniz.

Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Bilgisayar Nedir Read More!

İşsizlik Maaşı

Rastladığım bir blogda çocuklar güzel bir analiz yapmışlar. Güzel bir yazı olmuş, tavsiye ederim.

Borsa Nasıl Oynanır  inovasyon nedir    Borsa Yorumları    Petrol Fiyatları    Bilgisayar Nedir


Read More!

Alaattin AKTAŞ ne diyor?

Açıkcası pek köşe yazarlarını takip etmiyorum. Genelde merak ettiğim bir konuyu doğrudan kendim öğrenmeye çalışıyorum. Bugün bir tane okuyayım dedim, sonunu zor getirdim. Valla iyiki bu blog var, adam gibi tartışılabiliyor bazı şeyler. her neyse, Alaattin Aktaş diye bir yazar var Dünya gazetesinde(daha önce hiç okumamıştım kendisini) , "Sanayi Üretimi Ne Kadar Düştü?" diye sorup, Eko Analiz başlıklı köşesinde cevap arıyor. Bence kafası çok karışmış, hani canınız sıkıldıysa okuyun da sizin de kafanız karışsın :) (the end)

Demokrasi Nedir   Küresel ısınma Nedir  Özel Üniversiteler Read More!

Ifade ozgurlugu

Soru:Ifade ozgurlugu herkese caninin istedigini soyleme hakki verir mi?
Cevap: Evet. Nokta.

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir Read More!

Diyarbakir'da Neler Oluyor?

Radikal’de bir haber okudum ve dehsete kapildim.

Baris’in, gazetede mansetten cikan bir ekonomi haberi nedeniyle verdigi linkle web sitesine girince kanimi donduran bir haberle karsilastim.

Haberin sunumu, verilis tarzi gercekten cok tuhaf.

Acaba haberde bir seyleri mi kaciriyorum, ben mi yanlis anliyorum dusuncesiyle, bir kac kirik dokuk cumleden olusan haberi bir kac kez daha okudum. Hayir, sonuc ayni. Ama ben bir sey anlayamiyorum.

Haberi kaynagindan dehsetle okuyoruz:


Diyarbakır'daki bir lisede bazı erkek öğrenciler ders aralarında namaz kılarken görüntülendi.

Ziya Gökalp Lisesi Müdürü Salih Tunç, "Okulda öğrencilerin namaz kılabileceği bir oda yok" dedi. Ama mescide dönüştürülen oda kamerayla görüntülendi. Bir öğrecinin cep telefonu kamerasıyla kaydettiği okuldaki mescidi Doğan Haber Ajansı (DHA) kamerası da görüntüledi.

Öğrenci tuvaletlerinin karşısındaki odanın yeri halıyla kaplı. Üzerinde seccadeler var. Merdiven altında küçük bir oda...

Okul müdürü Salih Tunç o odanın depo olarak kullanıldığını savundu, "Burası eğitim yuvası. Okulda namaz kılınması mümkün mü? Binada öğrencilerin namaz kılacağı bir yer yok" dedi.

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir


Sanirsiniz, Diyarbakirli liseliler, okulda merdiven altinda silah imalati yapiyorlar. Bir de hayal meyal bir fotograf koymuslar ki, Ugur Dundar'in 80'lerde yaptigi gizli kamera cekimleri tadinda. Haber basligi ise Lise'de Dehset gibi bir sey. Gercekten cok tuhaf geldi bana.

Yani nedir ki bu; biz lisedeyken de, universitede lisans yillarimizda da gayet siradan bir konuydu bu. Hatta mescidin kapisina kadar kiz arkadasiyla giden, sonra cikista elele beraberce kantine, sinifa donen arkadaslarimiz da olurdu. Isteyen arkadasimiz camiye mescide gider, isteyen kahveye birahaneye giderdi. Hatta her ikisine birden gidildigi de pek rastlanan bir durumdu. Bizim lise yillarimizda da boyleydi, universitede de boyle. Imam hatip lisesi ya da ilahiyat fakultesinden bahsetmiyorum. Acikcasi ben bunun hala boyle oldugunu saniyordum. Tabi bu bahsettigim anilar 28 Subat (1997) oncesine aittir. Sonrasinda ozellikle de bazi universitelerde baslarini orten kiz ogrencilere uygulanan baskidan ve diger zorbaliklardan haberim elbetteki var. Ama itiraf edeyim, namaz kilmanin bile yasaklandigindan ve okulda namaz kilanlarin gizli cep telefonu kayitlariyla gazetelere servis edilerek genel ahlaka ya da kamu guvenligine aykiri isler karistiriyormus muamelesi gorduklerinden hic haberim yoktu. Radikal’de bir kac sene once buna benzer bir haberin daha ciktigi bilgisine sahip oldugumu da belirteyim.

Simdi diyecegim su ki; koskoca gazete bunun haber degeri tasidigina inaniyor ki yayinlamis. O halde soyle bir durumla karsi karsiyayiz. Okulda ibadet etmek (namaz kilmak) duzenlemelerce (yasa, tuzuk, teblig, yonetmelik) ciddi bir sekilde yasaklanmis ve mueyyide uygulaniyor. Ya da boyle olmasa bile boyle bir eylem halk, toplum, yonetim, devlet nezdinde uygun olmayan agir bir kusur.

Az bucuk hukuk bilgisi olan ve mevzuat takip eden ben, bas ortusu / turban konusundaki yasal durumu ve sureci iyi biliyorum. Ne var ki okullarda ibadetin de (en azindan islam dinine gore ibadetin) benzer bir sinirlamaya tabi tutuldugu hakkinda hic bir bilgim, hatta duyumum dahi yok. Zaten nasil bir duzenleme olabilir ki (namaz, oruc, dua etmek gibi) ibadetler icin. Turban degil, sakal degil, kurban degil ki okula sokulsun bu. Hayir, yasak olan seccade olsa anlayacagim da, uzerinde cami resmi olmayan bir ortu ustunde de (ortu olmasa da temiz ve yumusak bir yerde) namaz kilinabilir, oyle degil mi? Gercekten boylesi bir uygulama ve okuyanda korku filmi tadi birakan ajite edici haberde ben bir mantik ve rasyonalite kurgulayamadim. Bir bilgisi ya da fikri olan varsa, biri bana anlatsin lutfen.

Amacim bir tartisma, hele de bir din tartismasi baslatmak degil. Cinselligin ve dinselligin bu ulkede en cok satanlar oldugunu da bilirim. Konuyu ucuz siyasetle, gunluk politik kavgalarla aciklama cabasina girmeyin lutfen. Samimi olarak, bu konudaki yasal prosedür, resmi uygulamayi merak ediyorum. Ilgim olmadigindan dolayi, hic bir bilgim yok cunku. Tabiki de sosyolojik, politik analize her zaman saygim var. Ancak ben daha cok bu konudaki bilgiyi merak ediyorum. Read More!

ABD'ye yetişmek için % 27.19 Küçülmemiz Gerekiyor!

Evet gerçekten, Dünya ve Türkiye zor günler geçiriyor. En son Ocak ayı Sanayi üretiminin geçen yılın aynı ayına göre % 21.3 küçüldüğünü öğrendiğimde de canım bir hayli sıkıldı. Çünkü ülke üretiminin 5’de 1’ine denk geliyordu bu rakam ve Türkiye için rekor bir küçülmeydi.

Bununla birlikte, medyada gördüğüm bir yaklaşım, bende soru işaretleri doğmasına neden oldu. Bu yaklaşımın tipik örneğini Mahfi Eğilmez bugünkü yazısında ortaya koydu : “Ocak ayı verileriyle birlikte son altı ayın ortalama sanayi üretimi gerilemesi yüzde 11, imalat sanayi üretimi gerilemesi yüzde 12.9 olmuş. Küresel krizin asıl çıkış yeri olarak kabul edilen ABD’de son altı ayda sanayi üretimi gerilemesi aylık ortalaması yüzde 1.7, imalat sanayi gerilemesi ise yüzde 2 olarak gerçekleşmiş. Yani bu verilere bakınca bizdeki sanayi üretimi gerilemesinin ABD’dekinden 6.5 misli büyük olduğu ortaya çıkıyor.” diyor Eğilmez, yani ABD’ye göre biz 6.5 kat fazla küçülmüşüz. Suçlu da onlarken, biz bu kadar daraldıysak en büyük suçlu iş bilmez, paket açıklamaz hükümet! Noktasına varıyor eleştiriler.


üstüne bir de Hurriyette şu haberi gordum. CHP lideri Deniz Baykal gazetecilerle ekonomik kriz üzerine basın toplantısı düzenliyor. Baykal, toplantının başında hurriyet.com.tr'nin manşetine taşıdığı 'Çöküş Tablosu'nun çıktısını alarak bilgileri tek tek okudu. İktidara hurriyet.com.tr'nin tablosuyla yüklendi.

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

Gerçekten de vahim bir tablo. Ama benim bu açıklamalara karşı bazı itiraz noktalarım var. Öncelikle, ABD ekonomisiyle TR ekonomisini birebir kardeşim 6.5 kat kotüyüz diye karşılaştırmak yanlış. Bir kere iki ekonominin büyüme yapısı farklı. Aşağıdaki grafik, 1990’dan 2009 Ocak ayına kadar ABD ve TR deki gecen yılın aynı ayına göre hesaplanmış Sanayi üretimi büyüme oranlarını veriyor. Bizim ne kadar dalgalı ve istikrarsız büyüdüğümüz açık beyan ortada. Bizim daralmalarımızda, genişlemelerimizde ABD nin çok üstünde gerçekleşiyor. ABD, 1990’dan günümüze en büyük daralmasını % - 9,72 ile 2009 Ocakta görüyor. Bizim için de aynısı geçerli, % 21,3’lük daralmamız 1990dan bugune en kötü performansımız : ( peki en iyiler de durum ne, ABD’de en iyi % 9,31, TRde % 24.13. Ortalama büyümelerimiz ise, ABD için % 2.44 ve TR için % 4.5. İkinci nokta, bizdeki kayıtdışılık. Bu başlıbaşına bir konu o yuzden buraya hiç bulaşmıyorum. Peki kardeşim hangimizin performansı daha kötü! Ben şöyle düşündüm. Her iki ülkenin büyüme serilerini standart normal dağılıma çevirirsem. ABD’nin % 2.44 ve TRnin % 4.5’lik ortalama büyümelerini “0” a çekmiş olurum. Daha sonrada bu “0” etrafındaki büyümelerine (standart normal dağılıma uydurulmuş) bakarım ve iki ülkeyi karşılaştırmış olurum. (diye dusundum, belki de full yanlıştır, istatistiği kuvvetli olanların katkısını bekliyorum bu konuda).

Her iki ülkenin 2009 Ocak ayı büyüme oranları : ABD: -9.73 TR: -21.31
1990:01-2009:01 Ortalama büyümeleri : ABD: 2.44 TR: 4.51
Standart Sapması : ABD: 3.18 TR: 8.29
Standartlaştırılmış 2009 Ocak ayı büyüme oranları : ABD: -3.82 TR: -3.11Şu durumda, Türkiye’nin ABD’nin -3,82’lik standartlaştırılmış küçülme rakamına ulaşması için % 27.19 küçülmesi gerekiyor! Ne Dersiniz?
Read More!

Salak Radikal

Aptallari gazetenin basina koymayacaksin. Ustelik manset atmalarina hic izin vermeyeceksin.

Yukaridaki manset iki caz cd'si dinleyip caz yorumlari yazmaya baslayan, okumadan kitap elestirebilen, herseyin uzmani ama hic bir boktan anlamayan Ismet Berkan'in yonettigi Radikal gazetesinin 10 Mart 2009 tarihli manseti. Haberin linki'ni de verelim tam olsun. Rakamlari da suradan almislar sanirim. Yillik data alsalar belki bu salakligi yapmayacaklar. Avrupa'da Amerika'da kendini ciddi gazete sayan biri bu manseti atacak utancindan ertesi gun baski yapmaz. Neyse yaziyi uzatmaya gerek yok. Ekonomi Turk okuyanlar konuyu anladi. (Ismet Berkan gelip bunlari okursa o anlamaz tabi.) O da gitsin bu blogda daha once yazilan yazilara baksin. Mesela suna. Ya da buzdolabini acsin elmalarla armutlari karistirsin.

Reeskont Nedir  Bütçe Nedir  Aritmetik Ortalama Nedir   Hisse Senedi Nedir   Bilanço Nedir   Akreditif Nedir  Tahvil Nedir    Broker Nedir    Portföy Nedir  Tutumluluk Nedir  Varlık Barışı Nedir  Evrim Teorisi Nedir  Reyting Nedir

Bu tarz konulari islemekten 2-3 yil once sikilmistik biz yahu! Read More!

Kuresel Isinma Konferansi






Nükleer Kirlilik  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Olasılık Soruları ve Çözümleri  Marksizm Nedir  Spam Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları  Bono Nedir?  Fareli Köyün Kavalcısı  Arge Nedir?  Kalite Nedir  Açık Arttırma Nedir  Pesimist Nedir? Read More!

Cifte standart

Sayın Başbakan, bizden yaşlısın.

İsrail’in insan öldürmeyi çok iyi bildiğini bildiğin gibi, Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir’in de “marifetlerini” iyi bilirsin.

Darfur’da işlediği cinayetleri herkesten iyi bilirsin.

300 bin insanı nasıl katlettirdiğini, küçücük masum çocuklara yaptırdıklarını iyi bilirsin.

Nükleer Kirlilik  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Olasılık Soruları ve Çözümleri  Marksizm Nedir  Spam Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları  Bono Nedir?  Fareli Köyün Kavalcısı  Arge Nedir?  Kalite Nedir  Açık Arttırma Nedir  Pesimist Nedir?

Bu zulme alkış tutanları, destek çıkanları kınıyoruz. Çünkü bu çocukları öldürenleri, bu insanları öldürenleri kalkıp da alkışlamak öyle zannediyoruz ki, o da ayrı bir insanlık suçudur.

Bakınız burada bir gerçeği, bir kenara atamayız.

Bir katili savunup, ona yardım ve yataklık etmek katliama ortak olmakla eşdeğerdir.

Excuse me,

Hud suresi 113. Ayet der ki: “Sakın zalimlere eğilim, yakınlık göstermeyiniz. Yoksa cehennem ateşi yakalar sizi.”

One minute.

Ama Tayyip Erdoğan 8 dakika konuştu... One minute...


Genc Siviller
Ayrica: Yıldıray Oğur/Taraf



Read More!

Hamdolsun Kesin Mevsimseldir!

Orhan Karaca Erdogan'in issizlikteki artis icin "mevsimseldir" dedigini aktariyor. Kesin mevsimseldir. Bugun de Ocak sanayi uretim rakamlari aciklanmis, bir sene oncesine kiyasla %21'lik dusus varmis. Kesin mevsimseldir.

Nükleer Kirlilik  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Olasılık Soruları ve Çözümleri  Marksizm Nedir  Spam Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları  Bono Nedir?  Fareli Köyün Kavalcısı  Arge Nedir?  Kalite Nedir  Açık Arttırma Nedir  Pesimist Nedir?

Okuyucularimizdan icinde bulundugumuz duruma uyacak bir "mevsimsellik" tanimini yapmalarini bekliyorum.

Benim buyume tahminleri yine cok iyimser kalacak. Allahtan en iyi ihtimalle %4 kuculuruz demistim (oyle demistim di mi?). Read More!

Biri hukuk mu dedi?

Tayyip Erdoğan'ın Mersin mitinginden önce, daha evvel onu protesto eden çiftçi göz altına alınmış. Hukuk devleti, ergenekoncular için geçerli sanırım sadece.

Nükleer Kirlilik  Gönüllü Çevreci Kuruluşlar  Olasılık Soruları ve Çözümleri  Marksizm Nedir  Spam Nedir    Nükleer Enerjinin Zararları  Bono Nedir?  Fareli Köyün Kavalcısı  Arge Nedir?  Kalite Nedir  Açık Arttırma Nedir  Pesimist Nedir?

Bin kere söyledim, yine söylüyorum. Hukuk devleti olmadan ne kalkınma olur, ne de başka bişiy. Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, onurlu bir yaşam sürmenin ilk koşulu. Ama kime söylüyorsun? ismin ne, reşit, kendin söyle, kendin ,işit.

Yazinin linke tiklanarak gorulecek kalan kismi buraya yazilacak.
Read More!

Turkiye Cumhuriyeti’nin Savcilarini Goreve Cagiriyorum!

Bugune kadar blog ortaminda fazlaca yer vermesem de, Basbakan’in ozellikle de malum medyanin bilincli ve kasitli tutumu karsisinda, sinirlerine hakim olamayip muvazenesiz tepkiler vermesini kendimce elestirmis, hatta Basbakan’i suclamisimdir.

Amma ve lakin bu sefer benzer bir tepkiyi, hatta daha fazlasini ben verecegim. Zira “Turkiye’nin Gazetesi” olarak nam yapmis olan ‘sey’de tam bir fecaatle karsilastim. Hayir bu ‘sey’i alip okudugumdan felan degil. Cok uzun zamandir bu ‘sey’i temizlik yaparken yere serme amacli bile kullanmiyorum. Sanirim en son evime girdiginde, evimin duvarlarini boyayan ustalar parkelerin uzerine sermisti.

Simdi buradan Cumhuriyet’in bagimsiz savcilarina sesleniyorum.

Asagidaki satirlarin yazari, Turk Ceza Kanunu’nun o meshur 301. maddesine gore suc islemis olmuyor mu?



“ Toplam 36 Padişah çıkarmış Osmanlı hanedanından Fatih Sulan Mehmet'i, hadi kılıçlarının hakkını vermek için Yavuz Sultan Selim ile bir de Kanuni Sultan Süleyman'ı ayırırsanız geriye kalan 33 Padişah'tan hangisini saygıyla, hayranlıkla, ileri görüşlülükle anacaksınız?

Manipülasyon Nedir   Küresel ısınma Karikatürleri  Türk Bilim Adamı  Liderlik Nedir?    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri  Enformasyon Nedir    Slogan Nedir    Enflasyon Nedir    Nükleer Santraller  Devlet Nedir


Kurucu tebaasını yani Türk halkını ezen ve azınlıklara ezdiren başka bir hanedan biliyor musunuz?


Tüm tarihinin üçte birini zilletle geçiren hangi hanedana özlem duyulabilir?


Hadi askeri alandaki yenilgilerini sineye çekmeye çalışalım. Tüm Osmanlı tarihinin medeniyete katkı anlamında ortaya koyduğu -Mimar Sinan'ın hepimizin göğsünü kabartan muhteşem eserleri dışında- ne vardır da biz bilmiyoruz?


Koskoca 600 yılı bir tek Sinan'la açıklayabilir miyiz? ”

Sayin savcilar! Geregini yapin ya da bir izah getirin lutfen.

Tamam biliyorum, yasa degisiklige ugradi. Ama yukaridaki satirlar, Turk Milleti’ni alenen asagilamak kapsamina girmiyor mu? Ama pesinen soyleyeyim; tarifini yapmakta zorlandiginiz ‘Turk Milleti’ kavraminin icinde 600 yillik Osmanli yok da yalnizca 1923 sonrasi, hadi bir de olsa olsa bundan bir kac bin yil onceki Orta Asya cografyasi var ise, soz konusu suc duyurusunu dikkate almamanizi rica edecegim. Fakaaat... o zaman da 1915’de yapilanlari, hem de donemin Osmanli hukumetinin kendi vatandaslarina yaptiklarini elestirmenin nasil oluyor da bu ceza yasasi kapsamina girdigini izah etmeniz gerekecek.

Simdi gelelim yukaridaki zavalli satirlarin yazari zircahil beyefendiye. Bu zatin ayni zamanda, ulkemde kerameti kendinden menkul, Basin Konseyi’nin de baskani sifatini tasidigini ayrica hatirlatmak isterim.

Zannimca fikre fikir ile, tahkire tahkirle mukabele etmek lazimdir.

Bre mendebur adam! Cehalet ve hamakatin hiyanet curetiyle karistirilmis hali. Ne yapmali simdi seni?

Umarim, bir Osmanli Pasasi olarak Osmanli'nin kurumlarinda yetistirilmis olan Mustafa Kemal Ataturk bir gece ruyana girer, o ablak suratina bir Osmanli tokati yerlestiriverir de “koskoca 600 yili” neyle aciklayabiliriz, bir guzel ogretir sana. Read More!

Borsada Alım Zamanı yada Borsa Borsa Söyle Bana-2

Daha önce "Borsa Borsa Söyle Bana" yazımızda "ya kardeşim şu hisse senetlerini almak icin en iyi zaman ne zamandır?" diye aklıma takılan bir soruya yanıt aramıştık. Şimdi de bir senaryo üzerinden 2009 sonuna kadar en iyi alım aralığını belirlemeye çalışacağız.


Şimdi ilk olarak kısaca daha önceki analizde ne yapmıştık ona bakalım. (detayı merak edenler bu konudaki ilk yazıyı okusunlar lutfen). borsa endeksinin tufeye gore indirgenmiş haline reelborsa demiştik. reelborsa, borsadaki şirketlerin gelecekteki karlılığı için piyasanın biçtiği reel değeri gösteriyordu. reel borsanın aylık sanayi üretim endeksine bölünmesi ile de uretimborsa yı elde etmiştik. yani ulkedeki birim sanayi uretimi başına gelecekteki karlılık icin biçilen reel değer.

Daha onceki yazıda uretim borsa değerinin mininum olduğu yerlerden ve bu yerlerden yapılan alımların reel getirisinin yüksekliğinden bahsetmiştik. o yazıda kullanmadığımız bir grafikle başlayalım bu yazıya. Yukarıdaki grafikte sol eksen uretimborsa değerini ve sağ eksen 12 aylık hareketli ortalamaya göre borsanın % getirisini getirireel serisi ile gosteriyor. neden boyle bir grafik hazırladım, uretimborsa değerinin dusukluguyle, reel getiri arasındaki guclu ilişkiyi gormeniz acısından. Neyse burada cok zaman kaybetmeden asıl noktaya gelelim.

Manipülasyon Nedir   Küresel ısınma Karikatürleri  Türk Bilim Adamı  Liderlik Nedir?    Türkiyede Ödenen Vergiler, Vergi Türleri  Enformasyon Nedir    Slogan Nedir    Enflasyon Nedir    Nükleer Santraller  Devlet Nedir

Bir onceki yazıyı okuyanlar, Borsauretim değerinin Temmuz 2003'de 0.02460 ile minimum olduğunu, son donemde ise Kasımda 0.03135 ile yerel minimuma ulaştığından bahsettiğimizi hatırlarlar. Şimdi analizi bir adım ileri goturuyoruz (en sevdiğim kısım bu:) ne yapıyoruz. ya diyoruz, madem kasım uretim değerinin altında yatırım yapın dedik, temmuz 2003 ü ise minimum değer ilan ettik; gelecekle ilgili bir alım bölgesi oluşturabilir miyiz. Eğer, SUE icin bir gelişme senaryosu uydurursak, zaten sabit kabul ettiğimiz Kasım uretim borsa değerini kullanarak, reelborsa değerini bulabiliriz. Eğer bir TUFE gelişim senaryosu da elimizde olursa, reelborsa ve fiyat endeksini kullanarak IMKB 100 de alım icin maksimum değer bulabilirz. benzer analizi, temmuz değeri icin yaptığımızda ise, borsa icin bir minimum değer de bulabiliriz. O halde un var helva var daha niye duruyorsun dedim kendi kendime!
Oncelikle, SUE ve TUFE endeksinin senaryosunu verelim. bulduğumuz sonucların bu varsayımlara dayandığını hatırlatmama gerek yok sanırım. Enflasyonunun Temmuz ayına kadar % 7'ye gerileyeceğini ve sonrasında artış trendine girerek hedeflenen oran olan % 7.5'de yılı kapatacağını varsaymışız. SUE icin ise, Mart ayında % 14'lük bir gerilemeyle başlayan (gecen yılın aynı ayına gore) ve Kasım ayına kadar suren bir dusus ongormusuz. SUE ancak 2009 aralık da % 10 artıya gecebiliyor. Diğer bir deyişle bu senaryo ekonominin agustos 2008 de başladığı daralma macerasının 2009 Kasım ayına kadar devam edeceğini gösteriyor.
Evet, olay yukarda! alttaki kırmızı temmuz 2003 uretim borsa değerine göre, borsanın minimum düşeceği değeri, ustteki ise kasım 2008 uretim borsa değerine göre borsaya yatırım yapılabilecek maksimum endeks değerini gosteriyor. bu iki aralık o ay icin borsa max-min aralığı, karar size kalmış :) Örneğin, Mart icin grafik bize, IMKB 100 24.539 değerinin altına indiğinde AL diyor, 19.114 ise düşebileceği maksimum endeks değeri. Şu anda endeks, 23.220 yani alım aralığında haberiniz olsun!

Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir. Read More!

" Artik Yetti! "

Vay vay vay!!! Nasil bir cikistir bu yahu?

Sasirmamin nedeni su ki; (Ergenekon) yandasi medyada, kidemli bir ismin kaleminden boylesi curetkar bir yaziyla karsilasmak her zaman mumkun olmuyor. Hos ha bire agiz degistiren, yeri geldiginde dansoz gibi kivirtan ilgili medyanin hic bir yaptigina sasirmamak gerek.

Genel itibariyle, gazetelerde cikan yazi ve yorumlara “soyleyene degil, soyletene bakmak gerek” prensibiyle yaklastigimdan, yazarin sirf “icini dokup rahatlamak” icin bu yaziyi yazmis olmasi hic inandirici gelmedi bana tabi ki.

Tutumluluk  Inovasyon örnekleri  Türev Konu Anlatımı  EFT Nedir  Olasılık nedir    Ekonomi Nedir  Hisse Yorumları  Bilinçli Tüketici

Yazarin, zinhar yipratilmamasi gereken, gozbebegimiz, canimiz cigerimiz kurumlarimiz nezdinde ‘akreditasyon’ problemi olsa da gazetenin sahibinin boylesi bir yaziya, boylesi bir donemde nasil olup da goz yumabileceginin nedenlerini dusunmedim degil. Neyse… elbet bir bildikleri vardir.

Yazidan dikkat cekici bir kac satiri buraya tasiyip Stres Abi formatinda bir cift laf etmeye niyetlenmistim. Ne var ki Hurriyet’in web sitesinin kodlarinin kopyalanmamasi icin aldiklari onlemleri asamadim. Bu nedenle ibretlik yaziyi okumaniz icin link vermekle ve –belki simdilik– bu kadar yazmakla yetiniyorum. Read More!

Haftalik Piyasa Yorumu ve Tahminler

Isabetli tahminlerim devam ediyor. Bundan 2 hafta once "paramizi nereye yatiralim" baslikli yazimizda su tahminlerde bulunmustum:

"Ben bir kriz dalgasinin daha gelecegini ve borsayi 20000 seviyesine dusurmesini bekliyorum. Amerika'da da S&P 500 endeksinin 750'nin altina dusmesini bekliyorum. Enflasyon konusunda ise onumuzdeki 3-4 ay icerisinde Amerika'da senelik enflasyon (deflasyon) rakamlarinin %-3'e yaklasmasini bekliyorum...."

Demokrasi Nedir   Küresel ısınma Nedir  Özel Üniversiteler

O zaman 827 olan S&P 500 endeksi iki hafta icerisinde benim tahmin ettigim sekilde 750'nin altina gerileyerek dun 735'den kapandi. Bu son 12 yil icerisinde gerceklesen en dusuk kapanis degeri. Yani bundan 12 yil once borsaya ne koyduysaniz, bugun de borsada o kadar paraniz var demektir. Bundan 15 ay once ben kriz geliyor dedigim zaman aldiysaniz paranizin yarisini kaybettiniz demektir. Blogumuzu takip edenler Aralik 2007'den itibaren surekli bir bicimde Amerikan borsalarinin dusecegi tahminini yaptigimi bilirler. Bugun geldigimiz noktada ben artik dusecek tahminlerime bir son veriyorum ve Amerika'da ufak ufak alimlara gectigimi duyuruyorum. Muhtemelen borsadaki dusus kisa bir muddet daha devam eder, ben de pozisyonlarimi arttiririm ama bundan sonra en fazla %20 gibi bir dususle karsilasiriz diye bekliyorum.

Yurtdisi borsalari gerilerken Turkiye borsalari saskinlik verecek derecede dususlere duyarsiz kaldi. Eskiden yurtdisi borsalari %1 dustugunde bizim borsa %2-3 duserdi, simdi kilini kipirdatmiyor. Neden?

1. Bu sefer kriz yurtdisi kaynakli, bankalarimiz da 8 sene once yasadigimiz krizden onemli dersler cikardiklari icin ve duzgun bir sekilde denetlendikleri icin iyi durumdalar.
2. Bence bizim icin en buyuk problem disaridan dolar borclanan yerli firmalarimizin kriz zamaninda bu borclarini cevirmekte gucluk yasama ve buyuk zararlar ederek iflas etme olasiliklariydi. Ancak su gune kadar ciddi bir problemle karsilasmis degiliz. Ayrica medyada bu sirketlerin aslinda genelde carry trade yapmadigi, yurtdisi bankalarda olan mevduat hesaplarindaki paralari ipotek ederek borc para bulduklari yonunde haberlerle karsilastim. Ne kadar dogrudur bilemiyorum, arastirilmasi gereken bir konu.
3. Iceride faizlerin inmesi bir yandan dis soklara karsi riskimizi arttiriyor. Ancak isin iyi tarafi dusuk faizler hem bankalarin hem de tuketicilerin isine geliyor. Ozellikle ISGYO gibi gayrimenkul sirketleri de dusen faizlerden faydalandilar. Ote taraftan uzun vadeli faizler dususunu durdurdu ve %15 civarinda seyrediyor.
4. Sirketlerin fiyati bayagi bir dusmus gorunuyor, yine detayli bir arastirma yapmak lazim.
5. Disaridaki resesyon petrol ve dogalgaz fiyatlarinin dusmesine neden olarak Turkiye'nin cok isine yaradi. Araplarla Ruslarin kaybi bizim kazancimiz oldu.

Tum bunlara ragmen ben bizim borsanin 20000'e gerileyecegi tahminimi degistirmiyorum ve Turkiye'de hala yeni kagit almiyorum.

Not: Diger bir olasilik da benim Turkiye piyasalarini eskisi kadar detayli takip etmedigimden dolayi bu konulardaki becerimi kaybetmem olabilir. Eskisi kadar zaman ve emek harcamadigimdan hisse bazinda tahmin yapmaktansa sektor veya genel ekonomi bazinda tahmin yapmayi tercih ediyorum. O yuzden Turkiye konusunda yaptigim tahminlerin isabetli cikma olasiligi Amerika konusunda yaptigim tahminlerin isabetli cikma olasiligindan daha dusuktur. Uyarayim dedim.

Bu konu ile diger alakali bir yazi ise Borsa Nasıl Oynanır? En Sağlam Tüyolar baslikli yazimizdir. Read More!